Etiket: Eker:

  • AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Eker Silvan’da

    AK Parti Genel Başkan Yardımcı Mehmet Mehdi Eker, “AK Parti döneminde Kürtlere karşı asimilasyon politikalarını bir tarafa attık. Kürtlerde diğer Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gibi anlı açık, başı dik onurlu kendi kimlikleri ve dilleriyle bu ülkeye katkı sunmaya devam etsinler. Bu toprakların gerçek sahibi Kürtler, Türkler hepimiz birlikteyiz” dedi.

    Eker, Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde partisinin ilçe başkanlığını ziyaretinde, 16 Nisan’daki halk oylamasına değindi. Parti olarak 2003 yılından beri bu bölgede barış tesis etmek için çok çaba sarf ettiklerini dile getiren Eker, “Terör örgütü PKK çözüm sürecinde silahlarını gömüp Türkiye’nin dışına çıkacaktı. Ama birileri onların kulağına fısıldadı. Gezi olayları sırasında dediler ki bunu yapmayın bu silahlar size lazım olacak. Millete ve bizlere verdikleri sözü tutmadılar ve tekrar kan dökmeye, saldırmaya başladılar. Bunun acısını en çok hisseden yerlerden bir de Silvan’dır. Ne zaman barışı tesis etmek için çaba sarf ettiysek maalesef terör örgüt PKK bu projeyi sabote etti. Bu terör örgütü PKK Kürtlerin diniyle, diliyle, adetiyle ve örfüyle hiçbir ilişkisi yok. Terör örgütü Kürtlerin bütün değerlerine saldırıyor. Onun için onlar ve siyasi türevleri bizi temsil etmiyor. Biz kendi değerlerimizle ve inancımızla tanınıyoruz” diye konuştu.

    Her Silvanlının rüyasının Silvan Barajı olduğunu aktaran Eker, “Silvan Barajı bittiğinde bırakın Silvan’ı Diyarbakır’da bir tane işsiz insan kalmayacak. Terör örgütü PKK barajın yapılmaması için bomba döşedi ve çocukları öldürdü. Her türlü kepazeliği çıkardı. Silvan Barajı yapılmasın, buradaki insanlar işsiz kalsın diye barajın yapımına bomba döşediler. Çünkü buradaki insanlar işsiz kalırsa bizim kucağımıza düşer diye bekliyorlar. Bu ülkede Kürt, Kürt olmakla iftihar etmeli, Türk, Türk olmakla iftihar etmeli. Hepimiz kendi kimliğimizle, dilimizle ve kültürümüzle iftihar etmeliyiz” şeklinde konuştu.

    “Terör, Kürt halkına kan ve göz yaşından başka bir şey vermedi”

    Terörün Kürt halkına kan ve göz yaşından başka hiç bir şey vermediğini belirten Eker, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

    “Terör örgütü PKK’nın efendileri kimse, bunların Kürtler olmadığı belli, başka yerlerde birileri onlara talimat veriyor. Terör örgütü PKK ölümden, kandan ve göz yaşından başka Kürt halkına hiç bir şey vermedi. Bir şeyde vermeye niyetleri yok. Çünkü efendileri öyle istiyor. AK Parti döneminde Kürtlere karşı asimilasyon politikalarını bir tarafa attık. Kürtlerde diğer Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gibi anlı açık başı dik onurlu kendi kimlikleri ve dilleriyle bu ülkeye katkı sunmaya devam etsinler. Bu toprakların gerçek sahibi Kürtler, Türkler hepimiz birlikteyiz.”

    Daha sonra esnaf ziyaretinde bulunan Eker, 16 Nisan’daki halk oylaması için destek istedi.

  • Mehdi Eker: “Lordlar Kamarası, ’Sizi şimdi anladık’ dedi”

    ANKARA (İHA) AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehdi Eker, Londra’daki terör saldırısı için “Lordlar Kamarası’ndaki milletvekili dostumuz, ‘Sizi şimdi anladık’ dedi” ifadelerini kullandı. Eker, Almanya’da ifade özgürlüğünün ‘hapis cezası’ ile tehdit edilerek engellendiğini, namaz kılmak istediğini, ‘Camiyi kapatırız’ diye mukabele edildiğini söyledi. TGRT Haber’in konuğun olan Eker, bölücü terör örgütü PKK’nın lider kadrosunun Almanya’da ‘telekonferans’ ile miting yapabildiğine dikkat çekti.

    “LORDLAR KAMARASI, ‘SİZİ ŞİMDİ ANLADIK’ DEDİ”

    Londra’daki terör olayı üzerine konuşan Eker, “Türkiye olarak biz öteden beri, terörün bir bumerang gibi, bir gün Batı’yı da vuracağını söylemiştik. Ancak Avrupa’daki dostlarımız, bize inanmadılar. Talihsiz olay sonrası Lordlar Kamarası’ndaki bir milletvekili arkadaşımı hemen aradım; açmadı. Arkasından mesaj gönderdi; ‘Merak etme; ben iyiyim, ancak parlamento bloke oldu’ dedi. Sonra bir cümle daha yazdı; bu çarpıcı ‘Şimdi bu işin ne demek olduğunu daha iyi anlıyor gibiyim’ dedi. Terör belasını Batı, yeni yeni yaşıyor. Avrupa’nın sorunu aslında şu; hem merkez sağ hem de merkez sol güçlü bir lider eksikliği yaşıyor. Bu da bir boşluk oluşturuyor; yabancı düşmanlığı, İslamofobi, aşırı uç söylemleri besliyor. Dünyayı tehdit eden DEAŞ ve PKK gibi yapılar, buralarda zemin bulabiliyor. Paris, Berlin, Londra Her yer, herkes bunu yaşıyor. Şu anda steril bir ülke yok. Bütün Batı ülkeleri, enfekte Ancak hâlâ Batılılar, enfeksiyonun farkında değil. Bünyelerinde ağır tahribata yol açacak bir sürece girdiklerini henüz göremiyorlar” değerlendirmesinde bulundu.

    “TERÖR İLE MÜCADELE İÇİN KÜRESEL İŞBİRLİĞİ ŞART”

    Mehdi Eker, Avrupa Birliği’ne seslenerek, “Dünyanın daha güvenli bir yer olması için Türkiye’deki çoğulculuktan faydalanmaları gerekiyor” dedi ve şöyle devam etti: “Terör için bir küresel işbirliği gerekiyor. Nihayetinde kıta Avrupa’sında bir ülkeye girmek ile bir ada ülkesine girmek ve en güvenli yer olan parlamento yakınında terör eylemi yapmak aynı şey değil. Terörle küresel, topyekün bir mücadele konusunda samimiyet göstermemiz gerekiyor. Türkiye’de bu vahşet yaşanınca farklı, Fransa, Almanya, İngiltere’de olunca başka bakıyor, yaklaşıyorsak; burada bir çifte standart vardır. Bunu da insanlık ailesi görüyor; kimse görülmüyor zannetmesin. Nereden, kimden gelirse ve kime karşı olursa olsun biz, terörist eylemi, terör faaliyetlerini, terörizmi lanetliyoruz.”

    “HANNOVER’DE 1 YIL HAPİS CEZASI İLE TEHDİT EDİLDİK”

    12 Mart’ta Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın Rotterdam’da sınır dışı edilmesinden sonra Mehdi Eker de 17 Mart’ta Hannover’de antidemokratik engelleme ile karşılaştığını hatırlatarak, “Siyasi faaliyet yapıyoruz gerekçesiyle bizim, Almanya ve Hollanda’daki toplantılarımızı iptal edenler; aynı gün PKK’ya açık alanda, binlerce kişiyi bulan mitingler yaptırdılar. Geçtiğimiz cuma günü, Hannover’de daha havaalanı kapısında polisler önümüzü kesti. Yanlarındaki bir evraktan okuyarak, ‘Siz buraya oy istemek için geldiniz. Burada siyasi toplantı yapmanıza müsaade edemeyiz’ dediler. Benim ‘1 milyon 440 bin’ vatandaşım var ve milletvekili seçimi değil; halk oylaması yapıyoruz; ancak insanların bilgi edinme haklarını ellerinden alıyorlar. Polise; demokrasi, ifade özgürlüğü, hukukun üstünlüğü ve insan haklarını da içeren ‘Kopenhag Siyasi Kriterleri burada geçerli değil mi?’ diye sordum. Ardından bir mektup gösterdiler; Hannover Belediye Başkanı imzasıyla Karşı koyarsak, faaliyetlerimizde eğer ısrar edersek, bir yıl hapis cezası ve para cezası kesilerek muamele edileceği yazıyor. İtiraz hakkınız mevcut, ancak ceza-i uygulama geciktirilmeyecektir; çünkü sonuç alınıncaya kadar siz gerekli çalışmanızı yapmış olursunuz. Yani; o nedenle, ‘itiraz hakkınız da kapalıdır’ demeye getiriyor. İfade özgürlüğümüzü kısıtlayan bu antidemokratik, siyasal uygulamaları, uluslararası mahkemelere taşıyacağız” diye konuştu.

    “NAMAZ KILMAK İSTEDİK, POLİS ‘CAMİYİ KAPATIRIZ’ DEDİ”

    Eker, Almanya’nın Hannover kentinde polislerle bir müddet köşe kapmaca oynadıklarını ifade ederek, “Alman gazeteler, kendi internet siteleri üzerinden navigasyon vasıtasıyla benim nerelere girip çıktığımın lokasyonlarını paylaştı. Bir manada; beni hedef gösterdiler. Nitekim, bir lokantada PKK’lılar ile karşılaştık. Orada sloganlar attılar. Aynı PKK’lılar bir müddet sonra haber aldığımız üzere bizim girip çıktığımız mekanların sahiplerini, bizi misafir ettiler diye tehdit etmeye başlamış. Almanya Polisi bu ölüm tehditlerine ise kayıtsız kalmayı tercih ediyor. Bir cami ziyaret etmek ve namaz kılmak istedik; polisler ‘camiyi ibadete kapatırız’ diye tehdit etti. Eğer ihlâl söz konusu olursa; ‘20 bin Euro’ da para cezası kesilecekmiş. Parası mesele değil de; bizim yüzümüzden insanlar mağdur olmasın diye vazgeçtik. Toplantı yapacağımız salonların sahibi işletmelere de ihtarnameler geçiliyor; ‘Buna müsaade ederseniz, sözleşmelerinizi iptal eder, mekanınızı kapatırız’ diye baskı yapılıyor. Yani; özetle, bir sistematik bir ‘hayır’ kampanyası yapılıyor. Bu da şunu gösteriyor; Türkiye badire, tuzakları bir bir aşıyor; geçtikçe engellemeler artıyor, büyüyor” dedi.

    “16 NİSAN KABUSLARI; ÇÜNKÜ ‘KALKINMA’ ARTACAK”

    Berlin Havalimanı’nın çok uzun yıllardır bitirilemediğine dikkat çeken Eker, “Ancak biz, 3. Havaalanı’na başladık, bitiriyoruz. 29 Mayıs 2013’te, Gezi Olayları’nın patlak verdiği gün temeli atılan 3. Köprü bitti. Türkiye’nin böyle uluslararası çapta, mega projeleri hayata geçirmesi birilerinin menfaatine dokundu. Almanya’yı, Hollanda’yı rahatsız eden işte bu Türkiye’nin büyük projelerle kalkınıp onlarla arasındaki farkı açmaya doğru yönelmesi Bakınız, Brexit’le İngiltere Avrupa Birliği’nden ayrıldı. Çünkü birlikteki ekonomik çıkmazdan etkilenmemek için kendini dışarı attı. Yakında AB diye bir şey de kalmayacak zaten. Avrupa parçalanma ve dağılmanın eşiğinde Bunun yanında da Türkiye yükselişini sürdürüyor. Bir de bu referandum meselesi kabûsları oldu. Türkiye’nin bir sistem değişikliği ile eğer önü açılır da istikrar sağlanırsa; durdurulamayacağını kestiriyorlar. Türkiye’nin önünü açacak oylama yüzünden geçmişte gizli saklı yaptıkları tüm engelleme faaliyetlerini artık açıkça, ulu orta yapıyorlar” açıklamasında bulundu.

  • AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehdi Eker:

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehdi Eker, Avrupa’nın “Hayır” kampanyasına Türkiye’den önce başladığını belirterek, “Türkiye’nin anayasasında bir değişiklik yapılacak. Bu Türkiye’nin, 80 milyonunun bir işidir. Sizin işiniz değildir” dedi.

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehdi Eker, referandum kampanyası için Diyarbakır’ın Çermik ilçesine geldi. AK Parti Diyarbakır Milletvekilleri Ebubekir Bal ve Galip Ensarioğlu, İl Başkanı Muhammed Dara Akar ve partililerle ilçeye gelen Eker’i, Çermik Belediye Başkanı Şehmus Karamehmetoğlu karşıladı. Bir düğün salonunda düzenlenen toplantıda konuşan Eker, 18 maddelik anayasa değişiklik paketinin Türkiye’ye istikrar getireceğini belirterek, “İki başlı yönetime son verecek, ekonomik sıçrama yapacak ve bürokratik vesayetle mücadele edecek bir reforma paketidir. Gücümüz millet, millet de bizimle olduğu sürece biz bölgemize de, ülkemize de daha önemli daha büyük hizmetler yapacağız. AK Parti reformlar partisidir. Türkiye’nin milli gelirini 3 bin dolardan, 12 bin dolarlara kadar çıkardı. Bu hükümet sistemiyle bu 12 bin doları 24 bin dolara çıkarmamız çok zor. Çünkü bu hükümet sistemi bürokratik vesayetin altında. Milli iradeyi gerçek anlamda hakim kılmadığınız zaman bürokratik vesayetten kurtulamazsınız. Dolayısıyla da Türkiye’ye ekonomik hamle yaptıramazsınız. Bu yüzden bizim hükümet sistemini değiştirmemiz lazım. Sebep budur. Başka bir sebebi yok. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçildiğinde de aynı şeyleri söylediler. Bunların zihniyeti sadece yalan üretmek, sadece gerçekleri çarpıtmak, halkın zihnini bulandırmaya çalışmaktır. Turgut Özal’ın, Süleyman Demirel’in, Menderes’in, Erbakan hocanın dönemi dahil bu memleketin selameti, huzuru, kalkınması için ne zaman hayırlı bir karar alındıysa, ne zaman bir projeye başlanıldıysa bu zihniyet müşterek koro halinde hep ‘Hayır’ dedi. Ama millet de sandıkta bunların kendisine ‘Hayır’ dedi. Onun için bu zihniyet milletin ‘Evet’ oyuna mazhar olamadı. Milletin değerleriyle barışık değiller, saygı duymuyorlar. Biz milletimize sevdalıyız. Kürt, Zaza, Arap, Acem, Türk hepimiz hep birlikteyiz. Biz 80 milyon Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşını bir ve beraber kabul edip güçlü bir Türkiye inşa etmek istiyoruz” diye konuştu.

    “Bu Türkiye’nin işidir, sizin işiniz değildir”

    Avrupa ülkelerinin Türkiye’den daha önce “Hayır” kampanyası başlattığını anlatan Eker, şunları kaydetti:

    “Almanya, Danimarka, Hollanda Türkiye’ye karşı ‘Hayır’ kampanyası başlattı. Türkiye’nin anayasasında bir değişiklik yapılacak. Bu Türkiye’nin 80 milyonunun bir işidir, sizin işiniz değildir. ‘Hayır’ demek için gidenlere kapıları sonuna kadar açıyorlar, kırmızı halılar seriyorlar, her türlü desteği veriyorlar ama ‘Evet’ demek için giden siyaset ve hükümet üyelerine karşı engeller koyuyorlar. Bu hem Avrupa Birliği’nin değerlerine aykırıdır hem de barışa, huzura, ikili ilişkilere hizmet etmeyecek bir vahim durumdur.”

  • Mehdi Eker İsveç’teki toplantı krizinin ardından Türkiye’de

    İsveç’teki toplantı krizinin ardından İstanbul’a dönen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Mehdi Eker, Atatürk Havalimanı’nda yaptığı açıklamada Stockholm’de yaşananları anlattı. Eker, PKK’lıların iş yeri sahibini tehdit ederek sözleşmeyi iptal ettirdiğini belirtti.

    16 Nisan’da gerçekleştirilecek yeni Anayasa referandumu öncesi gerçekleştirilen toplantılar kapsamında İsveç’in başkenti Stockholm’de iş yeri sahibi tarafından sözleşmesi iptal edilen, ancak sorunun çözülmesinin ardından planlanan toplantıyı başka bir yerde gerçekleştiren AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Mehdi Eker, İstanbul’a döndü. Atatürk Havalimanı VIP salonunda gazetecilerin konuya ilişkin sorularının yanıtlayan Mehdi Eker, Stockholm’de yaşananları anlattı.

    PKK baskısı iş yeri sahibine geri adım attırdı

    PKK terör örgütü yandaşlarının toplantı için kiralanan iş yeri sahibini tehdit ettiğini dile getiren Mehdi Eker, “İsveç’te bir salon tutulmuş fakat PKK’lılar baskı yapmışlar. PKK’lıların baskısı sonucu oradaki salon sahibi kiralamaktan vazgeçmiş. Bunun üzerine tabi alternatif bir yer planlanmıştı ve onun üzerine biz vatandaşlarımızla orada görüştük. PKK’lıların bazı protestoları dışında orada herhangi bir şey yok” şeklinde konuştu.

    “Hollanda’nın tutumu bazı Avrupalı politikacıların uyuyan Hitler ruhunun ortaya çıkmasıdır”

    Hollanda’nın son günlerdeki demokrasiye uymayan tutumuna da değinen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Mehdi Eker, “Esas bizi üzen Hollanda’nın Rotherdam’daki tutumu. Bu maalesef bazı Avrupalı politikacıların uyuyan Hitler ruhunun ortaya çıkmasıdır. Bu Avrupa açısından vahim bir durumdur. Çünkü Avrupa Birliği değerlerine açıkça bu ihanet ve hıyanettir. Bunu temizlemek ve bunun karanlığını bastırmak, gidermek de Avrupalılara düşüyor. Bu ruh tarihte Avrupa’ya, çok büyük bedeller ödetti. Bugün o ruhu taşıyan bazı davranışlar maalesef görüyoruz. Rotherdam’da itlerle ve atlarla oradaki vatandaşlarımıza yapılan saldırılar bunun tezahürüdür. Almanya’nın ve Hollanda’nın Türkiye’nin bir iç meselesi olan Anayasa değişikliğiyle ilgili bir halk oylamasında hayırdan yana açıkça tavır takınması ve bir hayır kampanyası başlatmaları kabul edilebilir bir durum değildir. Yani bütün diplomatik teamülleri yerle bir eden, ikili ülke ilişkilerini ve tüm NATO’da müttefik olma durumunu hiçe sayan tutumu şiddetli bir şekilde kınadığımız bir durumdur. Buna karşı Türkiye Cumhuriyeti soğukkanlılıkla gereğini yapacak” dedi.

    “Avrupa’nın bazı ülkeleri koyunlarında yılanlar besliyorlar”

    Bazı Avrupa ülkelerinin PKK terör örgütü ve FETÖ terör örgütlerine destek verdiğini belirten Eker, “Avrupa’nın bazı ülkeleri koyunlarında yılanlar besliyorlar. Bu yılanları hangi maksatla besledikleri, onlardan ne şekilde istifade etmek için mi bu yılanları besliyorlar o onların bildiği bir iş. Bizim bildiğimiz bir iş değil. Gerek FETÖ’nün, gerek PKK’nın orada bazı uzantıları, yandaşları var. Onlar da bazı hükümetlerle birlikte hayır kampanyası düzenlemiş durumdalar. Almanya hayır kampanyası düzenliyor, Hollanda hayır kampanyası düzenliyor, PKK ve FETÖ’nün yurt dışındaki uzantıları hayır kampanyası düzenliyor. Demek ki herkes birlikte bunlar bir cephe halinde çalışıyorlar. Ne için? Türkiye’deki vatandaşların karar vereceği bir mesele bu, bizim kendi meselemiz. Bizim anayasamızda maddeler değişiyor. Almanya’yı, Hollanda’yı ne ilgilendirir. PKK ve FETÖ belli onlar Türkiye’ye zarar vermek istiyor. Demek ki bunun Türkiye’ye yarar getireceği düşünülüyor ve bu yararın Türkiye’de vuku bulmasına, Türkiye’nin bu yararla buluşmasını istemiyorlar. Hayır olsun istiyorlar ki kendi kendilerine göre bunda bir çıkar görüyorlar” ifadelerini kullandı.

    “İsveç hükümetinin tutumunu takdirle karşılıyoruz”

    İsveç hükümeti tarafından toplantılara yönelik olumlu yöndeki açıklamaya da değinen Mehdi Eker, “İsveç hükümetinin tutumunu biz taktirle karşıladığımızı oradaki konuşmamda ifade ettim. İsveç hükümetinin dışişleri bakanlığı sözcüsü beyanat da verdi. ‘Türkiye’den insanlar buraya gelip programladıkları konuşmaları yapabilir’ şeklinde ancak PKK terör örgütü oradaki vatandaşlarımıza baskılar düzenliyor, onları tehdit ediyor. Dün de bunu yer yer gördük. Ama oradaki vatandaşlarımız bu tehditlere de pabuç bırakmadı. Bu sevindirici bir gelişme Bu bir mücadele biz bunu sürdüreceğiz” dedi.

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Mehdi Eker, Anayasa referandumu kapsamında Stokholm’de gerçekleştireceği işletme sahibi kira sözleşmesini iptal etmiş ancak sorun daha sonra çözülmüştü. İsveç Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Kent Öberg İsveç Radyosuna yaptığı açıklamada “İsveç’te ifade özgürlüğü vardır, herkes konuşma ve toplantı yapma hakkına sahiptir. Böyle bir izin alınmışsa o toplantı yapılabilir” demişti.

  • AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehdi Eker:

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehdi Eker, ‘tek adamlık’ iddiasının gerçek dışı bir isnat olduğunu belirterek, “Çünkü yeni teklif Cumhurbaşkanına sorumluluk getiriyor. Artık eskisi olmayacak. Sorumlu olacak” dedi.

    AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehdi Eker, Diyarbakır’da partisinin il başkanlığınca düzenlenen genişletilmiş il danışma meclis toplantısına katıldı. AK Parti Diyarbakır milletvekili Ebubekir Bal, Çüngüş Belediye Başkanı Zübeyir Arslanca, İl Başkanı Muhammed Dara Akar ve partililerin katıldığını toplantıda bir konuşma yapan Genel Başkan Yardımcısı Mehdi Eker, AK Parti’nin her zaman milleti ile istişareye önem verdiğini ifade ederek, “Türkiye’nin bir sistem değişikliğine ihtiyacı var. Diyorlar ki rejim değişiyor. Eğer bunu bilerek söylüyorlarsa bu cehalettir. Çünkü bu rejim değişikliği değildir. Rejim demokrasidir. Demokrasi halkın oyuna başvurmaktır. Kararın millete ait olduğunu kabul etmektir. Demokratik rejim zayıflamak yerine aksine daha büyük bir güç kazanacak. Çünkü artık perde arkasında kirli oyunlar ve darbelerle koalisyon oluşturmak için partilerin kapatılması veya partilerden milletvekillerinin menfaat karşılığı veya tehditle istifa ettirilmek suretiyle kurdurulan koalisyon hükümetleri ebediyen tarihin çöplüğüne atılacaktır. Halkın oyuna müracaat etmek, halkın iradesini kabul etmek, onu baş tacı etmek demokrasi ise demokratik rejim bu son yapılacak olan halk oylamasıyla birlikte güçlenecektir. Ana muhalefet partisinin ‘rejim tehlikeye giriyor, rejimi değiştiriyorlar’ söylemleri cehaletten öteye bir anlam taşımamaktadır. İdare de değişmiyor. İdaremizin adı ‘Cumhuriyet’tir. Biz hükümeti halkın seçtiği Cumhurbaşkanı tayin etsin diyoruz. Gençlere seçilme yaşını 18’e getiriyoruz. Oy kullanma yaşı 18’e indirildi. Bu CHP kafası buna karşı çıktı. Biz şimdi seçilme yaşını da 18’e getiriyoruz. Biz gençliğimize inanıyoruz, gençliğimizin ufkuna da aklına da bilgisine de güveniyoruz” dedi.

    “Bu milletin gönlünde Recep Tayyip Erdoğan sevgisi var”

    Milletin gönlünde Recep Tayyip Erdoğan sevgisi olduğunu ve halkın oyuyla seçildiğini anımsatan Eker, “Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı adayı oldu. Ona karşı hepsi birleşti. Millet yüzde 52 oyla Cumhurbaşkanı seçti. Mevcut anayasaya göre Cumhurbaşkanı iki defa seçilebiliyor. İnanın bugün bu anayasa ile tekrar seçime gidilsin Allah’ın izniyle milletin gönlünde Recep Tayyip Erdoğan sevgisi var ve Recep Tayyip Erdoğan’ın buna ait bir endişesi yok. Milletin gönlünde olan yeri hazır duruyor. Eğer Recep Tayyip Erdoğan tek adam olmak isterse mevcut sistemde yetki çok, sorumluluk da yok. İsterse burada da aynı olur ama Recep Tayyip Erdoğan’ın gönlünde ve kafasında millete hizmet var, milletinin önünü açmak var. Milleti tarih önünde devraldığı bir noktadan daha ileri bir noktaya taşıma azmi ve kararlılığı var. Bunun için çalışıyor, bunun için çaba sarf ediyor. Tek adamlık iddiası gerçek dışı isnattan ibarettir. Çünkü yeni teklif Cumhurbaşkanına sorumluluk getiriyor. Artık eskisi olmayacak. Sorumlu olacak” diye konuştu.

    “2007’den beri bunun üzerinde çalışıyoruz”

    2007’den beri bu anayasa üzerinde çalıştıklarını aktaran Eker, “Meclis’te grubu bulunan bütün partilerin her birinden eşit sayıda üye alındı ve bir komisyon oluşturuldu. Her gelen elinde kalın kırmızı dosyalarla geldi. Bunlar benim kırmızı çizgilerim bunlarla olmaz dedi. Dört sene Türkiye’ye zaman kaybettirdiler. Bunların niyeti üzüm yemek değil bağcı dövmek. Millete üzüm yedirmek de değil. Öyle bir dertleri yok. Bu CHP’nin kafası vesayetçi ve bürokratik oligarşiden sürekli besleniyor. Milletin değerleriyle barışmayacak. Öyle bir şeye niyeti yok. Milletle buluşmaya niyeti yok. Milletin değerlerine saygı duysa, mutlak surette bu aziz millet, bu asil millet o partiye oy verir. Yeter ki milletin değerlerine küfretmesin, milletin değerlerine hakaret etmesin. Millet kendi istekleri dışında oy verdiği zaman, aziz milletimize bidon kafalılar demesin, millete hakaret etmesinler ama bunların böyle bir şey yapmaya niyeti yok” ifadelerinde bulundu.

    “FETÖ’nün bir lobi şirketine verdiği para 8 buçuk milyon dolar”

    Fetullahçı Terör örgütü’nün (FETÖ) 2013’e kadar dindar insanların samimi duygularını istismar ettiğini dile getiren Eker, şunları kaydetti:

    “Bazen tezgahla bazen tehditle bazen şantajla bazen ikna ederek insanlardan paralar topladılar. Bu paraları alıp Avrupa ve Amerika’da Müslümanların ve Türkiye’nin ve AK Parti’nin aleyhinde faaliyet yapan lobilere ve karanlık odaklara aktardılar. Sadece bir tek lobi şirketine FETÖ tarafından verilen para 8 buçuk milyon dolar. Bunlar 15 Temmuz’a kadar farklı yöntemlerle yaptılar. 15 Temmuz’da kanlı bir terör eylemiyle bir darbe yapmaya kalkıştılar. O gece PKK elebaşları Kandil’den Türkiye’de eylem yapan teröristlere ‘bu gece karışmayın’ diye sesleniyorlar. Yani FETÖ’ye destek çıkın diyorlar. Her yerde herkesin umudu Türkiye ve Türkiye’de Recep Tayyip Erdoğan. Onun için Tayyip Erdoğan’a, AK Parti’ye saldırıyorlar. Biz milletin aşı artsın, ekmeği artsın, gelişmesi hızlansın diye bu değişiklikleri yapıyoruz. Biz bu kampanya süresince AK Parti teşkilatları olarak hep birlikte sahada olacağız. Milletimize anlatacağız. Milletimizin desteği ve sevgisi ile bu reformla Türkiye’nin önünü açacağız. Türkiye, ekonomik, siyasi, demokratik ve sivilleşme hedeflerine ve medeniyet inşa etme sürecine çok daha hızlı adımlarla yaklaşacaktır. Çabamız bu, gayemiz bu.”