Etiket: Ekber

  • Aydemir: ‘Allahü Ekber Ruhu ilelebet diri kalacak’

    Aydemir: ‘Allahü Ekber Ruhu ilelebet diri kalacak’

    AK Parti Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir, ‘Soğanlı’da Şühedanın izinde; Allahü Ekber’de destan yazan ecdadın ufkunda; ezan, bayrak, vatan ve devlet rabiasına sadakatte buluşan dadaşlar, sıtkı bütünle devlet-i ebed müddet diyor. Hınıs’tan Şenkaya’ya, Pasinler’den Karayazı’ya, ilçe ilçe Erzurum Aziziye ruhunu koruma kararlılığında.’ dedi.

    AYDEMİR’DEN ŞENKAYA BULUŞMASI

    AK Parti Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir 31 mart seçim çalışmaları Şenkaya etabında dadaşlarla buluştu. İlçe merkezinde Şenkayalılara seslenen Milletvekili Aydemir, Akşar beldesinde düzenlenen açık hava toplantısında 31 Mart seçimlerinin ehemmiyetini vurguladı. Milletvekili Aydemir, Şehit Yakup Aktürk ve şehit Turgay Algül’ün ailelerini ziyaret ederek, ‘İla’yı kelimetullah için nefsinden geçen şehitlerin aziz ruhları için yapılan niyaza ortak oldu, şehit annelerinin duasını aldı.

    ÖZCAN’A HİZMET TEŞEKKÜRÜ

    Şenkaya Belediye Başkan adayı Yavuz Bedir, AK Parti ilçe Teşkilatı yöneticileriyle bir araya gelen Aydemir, 3 kez görev yaptığı için tekrara aday olmayan Belediye Başkanı Görbil Özcan’a kaydettiği hizmetlerden dolayı minnettar olduklarını belirtti.

    AYDEMİR ŞENKAYALILARA SESLENDİ

    Seçim süreci üzerinde görüş alışverişinin yapıldığı toplantı sonrasında AK Parti ilçe Başkanlığı önünde Şenkayalılara hitap eden Milletvekili Aydemir, ‘Milli iradenin yüksek vicdanı, Türkiye, Erzurum ve Şenkaya için doğruda buluşacak, ezanı ıslıklayan güruh değil, ezan uğruna canlarından geçenlerin torunları galip gelecektir. Terörist yapılarla müttefik olanlara bu aziz millet 31 Mart tokadı atacaktır’ dedi.

    AYDEMİR AKŞAR MİTİNGİNDE KONUŞTU

    Milletvekili Aydemir daha sonra beraberindeki AK heyetle Akşar Beldesine konuk oldu. İlçenin en büyük beldesi olan Akşar’da açık hava toplantısı gerçekleştiren Aydemir, 31 mart seçimlerinin ülke, bölge ve ilin geleceğine ışık tutacağını kaydederek, ‘Biz Şenkayalıların, Akşarlıların basiretine teslimiz. ‘ dedi. Aydemir sosyal medyada yaptığı ‘Gözlemimiz o ki, bu defa Şenkaya Erzurum’un ilçeleri arasında ön sıralarda yer alacak gibi. Şenkaya ilçe ziyaretimizde ak kadroya büyük bir hüsnü kabul müşahade ettik. 3 dönemden dolayı değişen adayımıza ilginin ve önceki belediye başkanımıza minnettarlığın yüksekliğinden büyük memnuniyet duyduk.’ paylaşımında bulundu.

    GÖZALAN VE DEĞİRMENDERE’DE İSTİŞARE

    Milletvekili Aydemir seçim çalışmaları kapsamında Şenkaya Gözalan ve Değirmendere köylerinde dadaşlarla istişare etti. Gözalan’da merhum Zabit Kara, Değirmendere’de merhum Kılıç Ayas’ın ailelerini ziyaret eden Milletvekili Aydemir taziyelerini sundu, ailelerin acılarını paylaştı, sabrı cemil niyazında bulundu.

  • Ali Ekber Çiçek, Mezarı Başında Anıldı

    Türk Halk Müziği sanatçısı Ali Ekber Çiçek, ölümünün 10. yılında Balıkesir’in Edremit ilçesi Tahtakuşlar Mahallesi’nde bulunan mezarı başında anıldı.

    Yerel yönetim tarafından düzenlenen anma törenine sanatçının eşi Can Çiçek, Ebru Çiçek, Edremit Belediye Başkanı Kamil Saka, siyasi parti temsilcileri ve mahalle sakinleri ile sanatçının sevenleri katıldı. Ali Ekber Çiçek’in mezarına karanfiller bırakıldı.

    Ali Ekber Çiçek’in mezarı başında yapılan anma töreni sonrasında Tahta Kuşlar Mahallesi sosyal tesislerinde hayır yapıldı.

  • Erdoğan: “Ölenin Allahu Ekber Dediği, Öldürenin De Allahu Ekber Dediği Bir Anlayış Olabilir Mi?”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düzenlenen Medeniyetler İttifakı’nın 7. Küresel Forumu’nda yaptığı konuşmada, DAEŞ’in İslam’la uzaktan yakından bir alakasının olmadığını belirterek, “Ölenin Allahu Ekber dediği, öldürenin de Allahu Ekber dediği bir anlayış olabilir mi?” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düzenlenen Medeniyetler İttifakı’nın 7. Küresel Forumu’nda konuşma gerçekleştirdi. Erdoğan konuşmasında, 21. yüzyılın sorumlu liderleri olarak tehlikeli gidişata son vermek zorunda olduklarını ifade ederek, “Zira insanlık din ve kültür temelli kutuplaşmaların, gerilimlerin vicdanlarımızda açtığı yaraları artık taşıyamaz hale gelmiştir. Bugün 60 milyon insanın ülkelerindeki çatışlmalar yüzünden evlerini terk etmek zorunda kaldıkları bir dünyada yaşıyoruz. Büyük kısmını çocukların ve kadınların oluşturduğu bu masum insanların bir bölümünün çıktıkları umut yolculuğu denizlerin karanlık sularında daha büyük acılarla sonuçlanıyor. Ulaşmak istedikleri yere varabilenler ise misafir edildikleri toplumlarda şüphe ile karşılanmanın ve ötekileştirmenin sıkıntılarını yaşıyorlar. Bu dramların çıkış noktası olan coğrafyalara baktığımızda ise gerçekten çelişkilerle dolu bir fotoğraflarla karşılaşıyoruz. İslam adına eylem yaptığını iddia eden örgütler, en büyük katliamları Müslümanlara yapıyor, en büyük zararı onlara veriyor. Açık ve net söylüyorum: Bu terör şebekeleri eli ile binlerce yıllık medeniyet birikimi yok ediliyor. Kadim şehirlere harabeye çevriliyor. Bu örgütlerin sebep oldukları algı yüzünden özellikle Batı ülkelerinde yabancı düşmanlığı ve İslamofobinin hızla yayıldığını görüyoruz. Kimi art niyetli çevrelerin fırsattan istifade ile ayrıştırmayı, sevgi yerine nefret tohumları ekmeyi, ötekileştirmeyi kendilerine görev addettiklerine şahit oluyoruz. Bu şekilde farklı medeniyetlere farklı, inançlara, farklı kültürlere sahip insanlar arasındaki uçurumun derinleşmesi daha büyük felaketlerin habercisi olarak karşımıza çıkıyor” ifadelerini kullandı.

    “İNSANLIK OLARAK KARŞI KARŞIYA BULUNDUĞUMUZ BU TEHDİT HEPİMİZE YÖNELİK”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, her zaman terörün, teröristlerin ve terör örgütlerinin dini, kökeni, bölgesi ve kültürü olmadığını ifade ettiklerini hatırlatarak, “Masum insanların hayatına kast etmeyi hiçbir inanç, din, hiçbir vicdan tasvip etmez. Özellikle de İslam kelime itibari ile manası barış olan bir dindir. Manası barış olan bir din teröre müsaade eder mi? Bizim dinimizde terörün asla yeri yoktur ve İslam adına ortaya çıkan bu örgütler ki başta DAEŞ, bunların İslam’la yakından uzaktan alakası yoktur. Çünkü terör diğer tüm vasıfların ötesinde bizatihi insanın kendisine düşmandır. İnsanlık olarak karşı karşıya bulunduğumuz bu tehdit hepimize yönelik. Düşünebiliyor musunuz ? Şu salondaki birinci derece yakından ilgilendirdiği için söylüyorum. Ölenin Allahu Ekber dediği, öldürenin de Allahu Ekber dediği bir anlayış olabilir mi? Bunun bizim dinimizle alakası yoktur. Hiçbir medeniyet bu tehdidin dışında değildir. Terör örgütleri Medeniyetler İttifakı projesi ile kurmaya çalıştığımız ortak idealin en büyük hasmıdır. Bu tehdidi ancak ortak mücadele ile aşabiliriz. Aksi yöndeki her tutum, her beyan teröre, terör örgütlerine destek anlamına gelmektedir” açıklamasını yaptı.

    “SURİYE’DE DEVLET TERÖRÜ ESMEKTEDİR VE ORADA BİR TERÖRİST İŞ BAŞINDADIR”

    Erdoğan üç başlığın çok önemli olduğunu vurguladığı konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Bunun birincisi mezhepçiliktir ki biliyorsunuz bir zamanlar özellikle Orta Çağ ve sonrasında mezhepçilik yine farklı mezhepler arasında birbirilerine karşı çok ciddi tehdit oluşturuyordu. Şu anda yine bunu yaşıyoruz. İki ırkçılık. Çok ciddi bir tehdit olarak teröre zemin oluşturuyor. Üçüncüsü terör. Eğer bu mezhepçiliğe karşı ortak mücadeleyi veremezsek barışı temin demeyiz. Irkçılığa karşı bu ortak mücadeleyi veremezsek terörle mücadele edemeyiz. Biz şu ırktan bu ırktan diye insanlara bakamayız. Şu siyahtır, şu beyaz ırktandır diye insanları birbirinden ayırmayız. Biz karşımızdaki tüm ırkların mensuplarına insan olarak bakmak ve insan olarak hepsini sevmek zorundayız. Dünyada barışın temelini bu oluşturmaktadır. Üçüncüsü terör. Teröre karşı küresel ittifakı sağlamak zorundayız. Eğer küresel ittifakı teröre karşı sağlayamazsak burada da barışı temin edemeyiz. Şu anda ülkem terörle mücadelede çok ciddi bir sorun yaşamaktadır. 35 yıldır terörle mücadele ediyoruz. Şu ana kadar teröre karşı mücadelede ölen insanımızın sayısı 40 bini aşmış durumda. Aynı şekilde geliyoruz yanı başımızda artık terörle başlayan süreç Suriye’de iç savaşa dönüşmüştür. Ölenlerin sayısına bakıyoruz, 500 bini aşmış vaziyette. Orada artık bireysel terör yok. Suriye’de devlet terörü esmektedir. Orada bir terörist iş başındadır. İnsanlarını artık varil bombaları ile öldüren, toplarla, tanklarla öldüren terörist vardır. Bunlara karşı acaba kırmızı halılar serenler, kırmızı halılarla bunları karşılayanlar sorumlu değil mi? Eğer teröre karşı bu mücadeleyi vereceksek samimi olmak zorundayız. Onlarla silah yardımında bulunanlar sorumlu değil mi, onlara parasal yardımda bulunanlar sorumlu değil mi”

    “AYLAN BEBEĞİN O KUMSALA VURDUĞU ANA KADAR NEREDEYDİNİZ?”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Medeniyetler İttifakını kurarken, Türkiye olarak biz bu anlayışa bu işin içerisinde bulunduk. Biz o yavruların denizlerde ölerek sahile vurmalarını görmek istemiyoruz. Bizim en çok üzüldüğümüz, kahrolduğumuz an budur. Aylan bebeğin kumsala vurduğu zaman, insanlık ‘ne yapıyoruz’ demeye başladı. Peki, Aylan bebeğin o kumsala vurduğu ana kadar neredeydiniz? 6 yıldır Suriye’de bu insanlar ölüyor. Sadece Ege’de, Akdeniz’de denizden topladığımız insan sayısı bizim şu anda 100 bine ulaştı. Onları ölümden kurtarabilirdik” ifadelerini kullandı.

    “BAL BAL DEMEKLE AĞIZ TATLANMAZ”

    Cumhurbaşkanı Suriye ve Irak’tan olmak üzere 3 milyon mültecinin Türkiye’de olduğunu belirterek, “Sağ olsun bize dostalar geliyorlar ve teşekkür ediyorlar. Bizde bir söz var. ‘Bal bal demekle ağız tatlanmaz’. Balı yersen ağız tatlanır. bize teşekkür ediyorlar iyi güzel de bizim şu ana kadar faturalı olarak yaptığımız harcama 10 milyar doları aştı. STK’larımızın, belediyelerimizin yaptığı harcamaları söylemiyorum. Onlarla beraber ele alırsak 15, 20 milyar dolara ulaşmış vaziyette. Kamplarımızda yaşayan insanların sayısı 280 bin. Ayıca şehirlerimize dağılmış olanlarla beraber 3 milyon insanı ülkemizde misafire ediyoruz. Hala kapılarımızı batı Batılı ülkeler gibi kapatmıyoruz. O bombalardan kaçıp gelenlere, yine açmaya devam edeceğiz. Çünkü biz o insanları ölüme terk edemeyiz” açıklamasını yaptı.

  • Yaş Haddinden Emekli Olan İl Emniyet Müdürü Ali Ekber Bektaş Uğurlandı

    Yaş haddinden emekliye ayrılan Bilecik İl Emniyet Müdürü Ali Ekber Bektaş Bilecik’e veda etti.

    İl Müdürü Bektaş, bugün saat 14.00’da Bilecik Polis Evi önünden Bilecik Valisi Ahmet Hamdi Nayir, Vali Yardımcıları, Bilecik Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahiner, Garnizon ve 2. Jandarma Er Eğitim Tugay Komutanı Tuğgeneral Halis Zafer Koç, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Taş, kurum müdürleri ve Bilecik İl Emniyet Müdürlüğü kadrosundaki personeller katıldı. İlk olarak Bilecik Valisi Ahmet Hamdi Nayir’in vedalaştığı Ali Ekber Bektaş, daha sonra kendisini uğurlamaya gelen herkesle vedalaştı.

    Vedalaşma ardından Bilecik İHA muhabirinin sorularını yanıtlayan Bektaş, çok yoğun bir duygu seli içerisinde olduğunu söyledi. 15 ay önce Bilecik’e geldiğini ve çok güzel anılarla emekliliğine ayrıldığını ifade eden Bektaş “Bilecik’te görev yapmaktan dolayı kendimi çok fazla mutlu hissediyorum. Buradaki insanların tamamı siz değerli basın mensupları da olmak üzere bize hep sıcak davrandınız. Bize hep kucak açtınız. Görev esnasında çok destek ve yardımlarda bulundu. Bilecik halkı bize sevgisini verdi. Bu bizim için olmazsa olmaz değerlerden bir tanesi. Gerçekten kuruluşun ve kurtuluşun kenti Şeyh Edebali diyarında görev yapmak benim için çok gurur verici oldu. O nedenle sizin aracılığınızla tüm Bilecik halkına saygılarımı sevgilerimi sunuyorum. Herkes hakkını helal etsin. Benim de az da olsa bir hakkım varsa tüm Bilecik halkına helal olsun. Bu vesileyle de hepinize teşekkür ediyorum” dedi.

    “YERİME HİCRİ GÖRGÜN VEKALETEN EDECEK”

    Yerine Bilecik İl Emniyet Müdür Yardımcısı Hicri Görgün’ün vekaleten bakacağını söyleyen Bektaş, “Yeni Emniyet Müdürü atanıncaya kadar arkadaşımız devam edecek göreve. Atanmanın ne kadar süreceğini bilemiyorum. Yeni emniyet müdürünün ne zaman atanacağı konusunda herhangi bir tarih vermek doğru olmaz” dedi.

    “EMNİYET İLE BASIN ARASINDA SANSÜR OLAMAZ”

    Bilecik’te yaşanan asayiş olaylarında basının bilgi almakta zorlandığı soran İHA muhabirine, “Emniyetle basın arasında sansür gibi bir şey yok, olamaz da. Sizler haber almak için görev yapıyorsunuz. Bu çok doğal, böyle bir şey söz konusu olamaz, mümkün de değil” şeklinde cevap verdi.

    Son olarak tören mangası selamlayan Bektaş, aracına binerek Bilecik’ten Ankara’ya yola çıktı.