Etiket: Eğitimlerine

  • Malatya Büyükşehir, İngilizce eğitimlerine devam ediyor

    Malatya Büyükşehir, İngilizce eğitimlerine devam ediyor

    Büyükşehir Belediyesi İnsan Kaynakları ve Eğitim Dairesi Başkanlığı, Malatya Kent Konseyi ve Halk Eğitim Merkezi işbirliğiyle, Malatya Büyükşehir Belediyesi personeline İngilizce eğitimleri devam ediyor.

    Hizmet İçi Eğitimleri kapsamında Büyükşehir Belediyesi, personellere yönelik verilen Yabancı Dil İngilizce eğitimleri Akademisyen Öğretim Görevlisi Haluk Ateş Koordinatörlüğünde yürütülüyor. Malatya Kent Konseyi toplantı salonunda verilen eğitimlerin çok olumlu bir şekilde devam ettiğini ifade eden Haluk Ateş, “Ocak ayında Malatya Kent Konseyinde Büyükşehir Belediye personeline yönelik başlatmış olduğumuz Yabancı Dil İngilizce eğitimlerimiz başarılı bir şekilde kaldığımız yerden devam ediyoruz. Dönem dönem yabancı uyruklu arkadaşları derslere katarak uygulamalı İngilizce konuşma noktasında pratik eğitimler gerçekleştiriyoruz” dedi.

    Toplam 260 personelin katıldığı eğitim kapsamında personeller 4 gruba ayrılarak 120 saat İngilizce eğitimi alıyor. Eğitim sonunda personellere sertifika verilecek.

  • Ömeroğlu: “Cinsel istismar eğitimlerine son verilmeli”

    Ömeroğlu: “Cinsel istismar eğitimlerine son verilmeli”

    Uzman Eğitimci Dikkat Akademisi Kurucusu Adalet Ömeroğlu, son yıllarda yaşanılan çocuk istismarlarının sayısının artmasıyla birlikte üzerinde titizlikle durulan Cinsel İstismar hususunun bugün gösterilen sonuçlara göre ivedilikle önlem alınarak değerlendirilmesi ve kaygı artırıcı boyutlara sürüklendiğine dikkat çekilmesi gerektiğini belirtti.

    Ömeroğlu, “Körpecik zihinlere şüphe çivisi çakmak, ilerleyen yaşlarda öfke ve saldırganlığa dönüşebilmektedir! Kendini koruyabilme becerisi, modelleme yoluyla ancak sevgi ve güven bağı ile kazanılır” dedi.

    Özellikle istismarın artması ile birlikte okul öncesi dönemden başlanılarak, televizyon programları, konferanslar, seminerlerin yanında yazılı ve görsel medyada da ön plana çıkmış, farkındalık çalışmalarının farklı boyutlar kazandığını anlatan Adalet Ömeroğlu, “Yapılan çalışmaların iyi niyetli olmasına rağmen istismarda önleyiciliğin ötesinde, eylemin tekrarını ve ailelerin endişesini artırmıştır. Gelişimsel sürecin en önemli basamağı olan okul öncesi dönem maruz kalınma bakımından riskli gurubu oluşturduğu için, kendini koruyamayacak yaş aralığında olunması hem kaygıyı artırmış hem de önlem almayı zaruri kılmıştır. Oysa üzerinde asıl durulması gereken önlem alıcı tavırlardan ziyade çocuğu her durumda kendini korumayabilmeye hazır hale getirmek için aile içinde de çocuğu koruyabilmeye vurgu yapılmalıdır. Soyut dönem basamağına henüz ulaşamamış bu yaş aralığındaki çocuklar, ne tehlikeyi tanımlayabilir ne de kendini nasihatlerle koruyabilir. Bu yüzden zihinlerine erken ekilen bu kaygı tohumları ve dolayısıyla sosyal beceri kazanma süreçlerinde sergiledikleri şüpheli tavırları guruba dahil olma ve uyum problemlerini de beraberinde getirmiştir. Dahası, henüz güvenli bağlanma pratiklerini kazanamamış bu çocukların, aile, akraba, arkadaş, komşu, öğretmenler vb. yetişkinleri ile nasıl iletişime geçme deneyimlerini de zedelemektedir. Kim, hangi durumda bana dokunmalı ve özel alanımın ne kadarını sergileyebilirim muhakemesini de yapamamaktadır. Sevildiğini anlayan çocuklar kendilerini güvende hissetmekte ve doğru ilişki kurabilmektedir. Ayrıca bu aralıktaki çocuklar en çok dokunsal iletişim kurmakta ve sözsüz iletişimi yani duyusal iletileri çok sık kullanmaktadırlar. Kendisine gülümseyen bir yetişkini samimi bulabilirken, bir başka yetişkininin bitişiğinde oturmasını ise bir sevilme türü olarak anlayabilmektedir” diye konuştu.

    “Öyleyse küçücük zihinlere hangi durumda nasıl davranması gerektiğini ve hangi davranışın nasıl yorumlanması gerektiğini nasıl öğreteceğiz?” diyen Adalet Ömeroğlu, açıklamasını şöyle sürdürdü;

    “İstismardan korunmanın önlemleri, aile ve toplumsal türlerde farklılık göstermektedir. Dokunma ve izin alma öğretileri çeşitli olabilmektedir. Kaygılı ebeveynler, durumun hassasiyetinin telaşıyla, istismarı izah etmede ve çocuğunun kendini koruyabilmesi adına önlem alma sürecinde henüz çocuğun tanımlayamadığı özel bölgelerine dikkat çekmekte ve bu özel bölge sınırını da kestirememektedir. Çünkü cinsiyet ayırımı (kız-erkek) ve cinsel aktivite eylemlerinin 4-6 yaşlarında kazanılmaya başlanıldığı bu kritik süreçte istenmeyen eylemlere vurgu yapılmasıyla başka uyandırmalara da neden olabilmektedir. Çünkü henüz soyut dönem becerilerini kazanamadığından önlemlerin bölge gösterilerek uyarılması, çocuğun kaygısını artırabilmekte ve özel bölge alanlarına hassasiyeti geliştirebilmektedir. Engellenen alanlara merakı artırmakta hatta akranları arasında pratik yapma heyecanı bile uyandırabilmektedir. Peki, istismarı hangi basamağa ayırmalı ve çocuk eğitiminde buna nasıl yer vermeliyiz

    Çocuk bu istismara kendini koruyamadığı için değil, çocuk yaşta kendi mahremiyeti korunmayan yetişkinleri tarafından maruz kalıyor.

    Mahremiyet eğitimi ailede başlar ve modelleme yoluyla uzun süreci kapsar. Anne ve baba tutumu ve tutarlılığı bu eğitimin kazanılmasında son derece önemlidir. Çocuğun bezinin değiştirilmesi, tuvalet eğitimi ve banyo mahremiyetin en çok göz ardı edildiği alanlardır. Anne ve babanın bu alanlardaki hassasiyeti çocukta kendini koruyabilme duyarlılığını zaten geliştirecektir. Yalnız yabancıların yanında değil 1,5-2 yaşından itibaren anne ve babanın kıyafet değişiminde dahi hem kendilerini hem çocuğu koruma tavırları, bez değiştirme sırasında özel alana geçilmesi, banyoda dahi çamaşırın çıkarılmaması ve asla banyoda eşlik edilmemesi, izinsiz eşya kullanımı ve özel alanların kullanılmaması gibi öğrenme süreçlerinin özenle desteklenmesi çocuğu doğal koruma ve korunma becerilerine hazırlayacağından altını çizerek, korku ve kaygı aşılayarak onların anlayamayacakları kurgulara da ihtiyaç kalınmayacaktır. Kendi özel alanımızda koruyamadığımız çocuklar, yabancı kavramını bile tanımlayamadığı kişilere karşı kendini nasıl koruyacaktır. Çamaşırını istediği yerde çıkaran ve ulu orta yerde tuvaletini yapabilen çocuklara istismarı ve korunma yollarını öğretemeyeceğimiz gibi onların hayal dünyalarında olumsuz duyguları canlandırma ve gübrelemeye de fırsat vermemeliyiz. Dolayısıyla istismar eğitimleri yerine anne-babama-çocuk eğitimleri artırılmalı ve koruma, güven ve sevgi gibi kavramların ailede başlanıldığı gerçeğiyle olumsuz davranışların sonucunda önlem almaya yönelik eğitimler ve farkındalık çalışmaları sınırlandırılmalı ve “istismar“ gibi çok olumsuz sonuçlar doğurabilecek kavramların, olumsuz davranışın tekrarını güçlendirebileceği endişesiyle küçücük zihinlerin yanında dahi kullanılmamasına dikkat edilmelidir.”

  • İŞKUR İş Kulübü eğitimlerine devam ediyor

    İŞKUR İş Kulübü eğitimlerine devam ediyor

    Erzurum İŞKUR İl Müdürlüğü ücretsiz olarak verdiği iş kulübü eğitimlerine hız kesmeden devam ediyor.

    “Çalışmak İsteyen Herkese Göre Bir İş” olduğu düşüncesinden yola çıkılarak Erzurum Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü’nde 2018 Kasım ayından buyana faaliyette olan İş Kulübün de eğitimler devam ediyor

    Geçtiğimiz hafta “Çalışmak İsteyen Herkese Göre Bir İş” projesi kapsamında iş kulübündeki eğitimini tamamlayan Erzurum Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği son sınıf öğrencileri ile genç iş arayanlar sertifikalarını Erzurum Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü v. Abdulkadir Mutlu ve Sağlık Kültür ve Spor Dairesi Başkanı Levent Çakmur sertifikalarını takdim etti.

    Erzurum İŞKUR İl Müdürü Abdulkadir Mutlu ve Erzurum Teknik Üniversitesi Sağlık Kültür ve Spor Dairesi Başkanı Levent Çakmur, ‘’Temel amacı çalışmak isteyen herkese göre bir iş olduğu fikrinin işsizlerde oluşmasını sağlamak olan iş kulübümüz, ayrıca işsizlerin özgüvenini yükselterek ve gerekli sunum tekniklerini uygulayarak işsizlerin açık işlere yönlendirilmelerini kolaylaştırmayı hedefliyor. İş Kulübümüz eğitimlerine kurum bünyesinde olduğu gibi kurum dışında da devam etmektedir. Sertifikalarını alan katılımcılarımızın bundan sonraki süreçte de yanında olmaya devam edeceğiz’’ dedi.

    İş Kulübünde eğitim veren, İş Kulübü lideri Ali Haydar Kolik, “İş Kulübü Eğitiminde, kendini ve meslekleri tanıma, iş arama kanalları, özgeçmiş hazırlama, mülakat teknikleri, örnek olay üzerinden grup mülakatı, işveren beklentileri ve Hibe Destekleri konularında çok yönlü bir eğitim veriyoruz. Eğitime katılan iş arayanlarımızın iş arama sürecini takip ediyoruz. Eğitim sonrası katılımcıların mutluluğunu görmek, bizlere her geçen gün daha da güç veriyor. Erzurum ilimizde 3 İş Kulübü lideri olarak eğitimlerimize devam ettiğimizi Erzurum ilimizde bulunan ve iş bulmakta zorlanan tüm vatandaşlarımızı Erzurum İŞKUR bünyesinde bulunan İş Kulübü eğitimlerine davet ediyoruz’’ dedi.

  • Sanat eğitimlerine ilgi büyük

    Sakarya Büyükşehir Belediyesi Bulvar SAMEK’te Keman, Piyano ve Filografi dersinde öğrenciler, müziğin ve el sanatlarının en güzel örneklerini ortaya koyuyor.

    Sakarya Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Bulvar SAMEK’te dersler devam ediyor. Keman, Piyano ve Filografi dersinde öğrenciler, müziğin ve el sanatlarının en güzel örneklerini ortaya koyuyor.

    “Unutulmaması gereken sanat”

    Filografi dersi eğitmeni Leyla Akıncı konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Tahta bir zemin üstüne çakılmış çivilerin arasından geçirdiğimiz ipliklerle, örgü ve dolgu tekniklerini kullandığımız güzel bir sanat ortaya çıkarıyoruz. Bu vesileyle öğrencilerimiz filografi’yi öğrendikten sonra yaptıkları ürünlerisatıp evlerine katkı sağlıyorlar. Ben de 7 yıldır SAMEK’te insanlara filografinin önemini ve unutulmaması gereken bir sanat olduğunu aşılıyorum. Filografi öğretirken sadece el becerisi değil, katılımcıların boş zamanlarını değerlendirmeleri için ve sosyal yaşamlarını geliştirebilmeleri için çok güzel bir ortam oluşuyor. Bu yüzden dersimize çok yoğun bir ilgi var. İnsanlar filografi dersini öğrenmek istiyorlar ve sanatla uğraşmak onlara mutluluk veriyor” dedi.

    “Piyano emek ister”

    Piyano dersi eğitmeni Mehmet Akif Ersoy, “En başta temel piyona eğitiminden başlıyoruz. Öğrencilerime piyanodaki tuşları ve notaları öğreterek parmaklarının tuş takımına alışmasını amaçlıyorum. İlerleyen zamanlarda kolay öğrenebilecekleri müzikler ile piyano çalmaya başlıyoruz. Piyano kursuna gelen öğrencilerimizin özgüvenleri artıyor ve katıldıkları ortamlar arasında kendilerini daha rahat ön plana çıkartabiliyorlar. Bazı öğrencilerimizin hedefleri daha büyük. Geleceklerini daha güzel hazırlamak için güzel sanatlar ve konservatuar okumak istiyorlar. Bende 6 yıldır SAMEK’te öğrencilere piyano dersi vererek hedeflerine ulaşmalarına yardım ediyorum. Piyano emek isteyen ve nankör bir enstrümandır. Her zaman piyano ile pratik yaparak hafızamızda yer edindirmeliyiz” diye konuştu.

  • İş Kulübü eğitimlerine katılanlara sertifikaları verildi

    Mersin Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü bünyesinde 2017 döneminde dezavantajlı grupların istihdam edilebilirliğini arttırmak amacıyla kurulan İş Kulübü eğitimlerine katılanlara sertifikaları verildi.

    İŞKUR Mersin İl Müdürlüğü’nden yapılan açıklamaya göre, Türkiye’de ilk kurulan iş kulüplerinden biri olan Mersin İş Kulübü’nde, özellikle dezavantajlı grupta yer alan engelliler, eski hükümlüler, uzun süre işsiz olanlar, kadınlar, Suriyeli göçmenler ve üniversite öğrencilerinin iş hayatına kazandırılmaları amacıyla iş ve meslek danışmanları tarafından eğitimler veriliyor, işgücü piyasasının liderleriyle buluşturuluyor.

    Bu kapsamda Mersin Şefkat İşitme Engelliler Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi işbirliği ile işitme engellilere, ’iş arama becerileri, CV hazırlama ve mülakat teknikleri, iş hayatının beklentileri ve İŞKUR hizmetleri’ konularında verilen eğitimlerin ardından, katılımcılara sertifikaları verildi.

    Mersin Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürü Mustafa Kutlu, iş kulüplerinin, ’Bu kulüpte engel yok iş var’ sloganıyla İŞKUR’ların en önemli hizmetlerinden birini gerçekleştirdiğini söyledi. Özellikle dezavantajlı grupların istihdam edilebilirliğini arttırmak amacıyla program ve hizmetlerini çeşitlendiren İŞKUR’ların, yeni nesil teşvik modelleri ile işgücü piyasasında etkinliğini önemli oranda arttırdığını kaydeden Kutlu, iş kulübü faaliyetleri çerçevesinde iş ve meslek danışmanları tarafından verilen eğitimlerden sonra sertifika almaya hak kazanan engelli vatandaşların iş hayatına kazandırılması amacıyla çalışmalara devam edeceklerini belirtti.