Etiket: Eğitiminin

  • Bakan Varank: “Lisans eğitiminin her dönemindeki gençler TÜBİTAK’ın Stajyer Araştırmacı Burs Programından faydalanacak”

    Bakan Varank: “Lisans eğitiminin her dönemindeki gençler TÜBİTAK’ın Stajyer Araştırmacı Burs Programından faydalanacak”

    Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, bir dizi açılış ve incelemelerde bulunmak üzere Erzurum’a geldi. Bakan Varank, “2019 yılında araştırma ve geliştirme harcamalarının milli gelire oranı yüzde 1,06 olarak gerçekleşti. Son 10 senenin rekoruna imza attık” dedi.

    Ziyaretlerin ardından Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, 2. Organize Sanayi Bölgesi açılış törenine katıldı. Bakan Varank, açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Lisans eğitiminin her dönemindeki gençler TÜBİTAK’ın Stajyer Araştırmacı Burs Programından faydalanacak” dedi.
    Kalkınma yatırımı projelerinin, resmi açılışlarını gerçekleştirmek üzere Erzurum’a geldiklerini belirten Bakan Varank, “Gelmişken de dolu dolu bir program olsun, sanayi ve teknolojinin elinin değdiği altyapıları ziyaret edelim istiyoruz. Doğu Anadolu Yüksek Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Doğu Anadolu Gözlemevinde önemli görüşmelerimiz olacak. Bu kritik altyapılarda yürütülen projeleri ilk ağızdan dinleyeceğiz. Bu önemli altyapıları sadece ülkemizin değil nasıl bölgemizin göz bebeği yapabiliriz bu hususları tartışacağız. Sonrasında da Erzurum Sanayi ve Ticaret Odamızda reel sektörün nabzını tutup, sanayicilerimizle geniş kapsamlı bir istişare toplantısı yapacağız. Erzurum’u her zaman çok yakından takip ediyoruz. Burası mevcut kapasitenin çok daha ötesinde işler yapacak bir potansiyele sahip. Bu potansiyeli açığa çıkarmak için son 8 senede özel sektörün 2 buçuk milyar liralık yatırımını, teşvik belgelerimizle destekledik. Bu sayede 8 bin vatandaşımıza yeni iş kapıları açıldı. 4 bin KOBİ, KOSGEB desteklerinden faydalandı. Şehrimizdeki 3 organize sanayi bölgesi ve 9 sanayi sitesine toplamda 320 milyon liralık düşük faizli uzun vadeli kredi kullandırdık. Birinci OSB’de Elektrik Enerjisi Nakil Hattı Projesini inşallah seneye tamamlıyoruz. Su ve doğalgaz altyapısına da 2 buçuk milyon lira kaynak aktarıyoruz. Bu proje sayesinde, bölgedeki sanayicilerimizin elektrik maliyetleri ortalama yüzde 14 azalacak. Tüm üreticilerimize şimdiden hayırlı, uğurlu olsun” ifadelerini kullandı.
    Erzurum’u daha ileriye taşıyabilmek için bölgesel kalkınma projeleri hızla devreye aldıklarını ifade eden Bakan Varank, “Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansımız ve DAP Bölge Kalkınma İdaremiz, ilimizde 500’ün üzerinde projeyi destekledi. Bu projeler sayesinde; tarım, sanayi, hayvancılık ve turizmde önemli başarılara imza atıldı, bundan sonra da aynı şekilde devam edeceğiz. İşte bugün Cazibe Merkezlerini Destekleme Programı kapsamında yatırımı tamamlanan projelerin resmi açılışını gerçekleştiriyoruz. Bu program kapsamında 4 farklı proje için toplamda 43 milyon liralık yatırım yaptık. Ben kısaca bunlara değinmek istiyorum. Erzurum’un imalat sanayinde daha fazla yer edinmesi hedefiyle yola çıktık. Üretim, istihdam ve ihracat kapasitesini geliştirmek adına, İkinci OSB’de Tekstilkent projesini başlattık. Bu projenin bütün süreçleri bizzat Kalkınma Ajansımız tarafından takip edildi. Verdiğimiz destekler sayesinde, Tekstilkent 1. Etapta 4 fabrikanın inşaatı tamamlandı ve halihazırda 650 vatandaşımız iş başı yaptı. Bu fabrikalarda üretilen maske, önlük, tulum ve kaban gibi ürünler Almanya, Polonya, İspanya, İngiltere gibi ülkelere ihraç ediliyor. Yine bu projenin devamı niteliğinde olan ikinci etabı da destekliyoruz. Bu 2. etabın tamamlanmasıyla da 4 bin Erzurumlu hemşehrimize istihdam sağlanmış olacak. Tekstilkent yatırımları, sektöre girdi sağlayan KOBİ’lere de dinamizm getirecek. Ayrıca burada oluşan kümelenme; makine-ekipman üreticileri ve lojistik firmalarının Erzurum’a yatırım yapmasını da teşvik edecek. Böylece Erzurum’da istihdam ve rekabet gücü artacak” diye konuştu.

    “Sanayinin yanı sıra, şehrimizin turizmini de geliştirecek projeleri destekliyoruz”
    Erzurum’un sadece kış turizmiyle anılmamasını, 4 mevsim turist çekmesini istediklerini kaydeden Bakan Varank, “İşte bu amaçla Tortum Gölü Cam Teras Projesini hayata geçirerek; Tortum Şelalesi ve Tortum Gölü gibi doğal güzellikleri barındıran Uzundere bölgesinin turizm altyapısını zenginleştirdik. Erzurum, spor turizmi için çok iyi bir destinasyon. Buradan hareketle Sporcu Performans Ölçüm Değerlendirme ve Rehabilitasyon Merkezini kurduk. Merkez; kamp yapan sporcuların performans ölçümlerini yaparak, potansiyel sakatlıkların önüne geçmeyi hedefliyor. Bu Merkezle birlikte, aslında Erzurum’u yüksek irtifa sporcu kampları konusunda stratejik bir alternatif haline getirmiş olduk. Bu merkez, ülkemizde İstanbul ve Antalya’dan sonra üçüncü merkez olma niteliğini taşıyor. İnanıyorum ki; süper lig takımlarımızın yanı sıra, dünyanın dört bir yanından sporcular da zamanla Erzurum’u tercih etmeye başlayacaklar” dedi.
    Erzurum’un aynı zamanda üniversite gençliğinin bölgedeki çekim merkezi olduğunu belirten Bakan Varank, “Hep söylüyorum, bizim en büyük avantajımız dinamik ve cevval genç nüfusumuz. Bu gençler inovasyona ve girişimciliğe daha yoğun bir biçimde odaklanırlarsa, kendi işlerini çok rahat bir şekilde kurabilirler. Erzurum’da bu manada çok ciddi bir potansiyel olduğunu biliyoruz. Bu amaçla Erzurum Teknik Üniversitesi bünyesinde Kristal Girişimcilik Merkezini kurduk. Bu merkezde; gençlere fiziki imkânların yanında, danışmanlık, eğitim ve mentörlük destekleri de sunuyoruz. Çok kısa bir zaman dilimi olmasına rağmen, bu yerleşkeden daha şimdiden 345 girişimci adayı faydalandı ve 100’ün üzerinde iş fikri değerlendirildi. Hatta yazılım ve görüntü işleme üzerine bir iş fikri de ticarileşti. Ben buradan daha nice yeni fikirlerin çıkacağına bunların ticarileşeceğine tüm kalbimle inanıyorum. Şunu samimiyetle söyleyeyim. Ülkemizin yazılım sektöründeki kabiliyetlerinin şu an sadece bir kısmını gördük. Oyun, simülasyon, bulut teknolojileri, yapay zeka ve siber güvenlik gibi alanlarda sessiz ama derinden ilerleyen gencecik şirketlerimiz var. Eminim ki Erzurum’da da bu işlere kafa yoran gençler var. İşte açtığımız girişimci merkezi, bu çocukların hayallerine hızla koşmasına imkan verecek” şeklinde konuştu.

    “Lisans eğitiminin her dönemindeki gençler TÜBİTAK’ın Stajyer Araştırmacı Burs Programından faydalanacak”
    Bakan Varank, “Konu üniversite gençliğinden açılmışken, Sayın Cumhurbaşkanımızın Salı günü verdiği müjdeyi buradan tekrar duyurmak istiyorum. Lisans seviyesindeki öğrencilerimiz için, TÜBİTAK’ın Stajyer Araştırmacı Burs Programını devreye aldık. İster birinci sınıf ister son sınıf, hiç fark etmez. Lisans eğitiminin her dönemindeki gençler bu programdan faydalanabilecek. Bölüm şartı da bulunmuyor. Yani; temel bilimler, mühendislik, sağlık bilimleri, sosyal ve beşeri bilimlerde eğitim gören gençler pekala bu programa başvurabilir. Temel şartımız gençlerin TÜBİTAK tarafından desteklenen bir projede çalışmak için başvurması. Burs programımızdan ilk etapta bin öğrencimiz faydalanacak. TÜBİTAK’ın STAR programında bursiyerlik hakkı kazanan gençlerimize, 6 ay süresince ayda 750 lira destek vereceğiz. Daha da önemlisi gençlerimiz, kendi alanlarında en başından saha tecrübesi edinecekler, teoriyle pratiği birleştirebilecekler. STAR Programı başvuruları 2 Kasım’da başlayacak. Ülkemizde ilk defa bu denli büyük proje tabanlı bir burs programı hayata geçiyor. Erzurumlu gençleri de bu programa bekliyoruz. Bizim zamanımızda maalesef böyle imkanlar yoktu. İstedik ki gençler, bizim karşılaştığımız zorlukları yaşamasınlar. Bakanlık olarak; gençleri yönlendirmeye, onlara yeni fırsatlar sunmaya ve kabiliyetlerini keşfetmelerini sağlamaya devam edeceğiz. Teknofest, deneyap teknoloji atölyeleri, verdiğimiz burslar ve sunduğumuz staj imkanları bu amaçla attığımız en temel adımlar. Elbette bu adımları daha da çeşitlendireceğiz” dedi.

    “2019 yılında araştırma ve geliştirme harcamalarının milli gelire oranı yüzde 1,06 olarak gerçekleşti. Son 10 senenin rekoruna imza attık”
    Bugün ülkemizde yenilikçilik ve inovasyon kapasitesini gösteren çok önemli bir verinin açıklandığını kaydeden Bakan Varank, “2019 yılında araştırma ve geliştirme harcamalarının milli gelire oranı yüzde 1,06 olarak gerçekleşti. Son 10 senenin rekoruna imza attık. Daha da sevindirici olan; Ar-Ge harcamalarının yüzde 64,2’sini, AR-Ge finansmanının da yüzde 56,3’nü özel sektörün gerçekleştiriyor olması. Her iki rasyoda, geçtiğimiz seneye göre yükseldi. Bu şu anlama geliyor, özel sektör inovasyonun öneminin farkına vardı. Katma değerli üretime giden yolun, inovasyondan geçtiğini daha güçlü idrak etti. İşte bu durum, bizim hedeflerimizle de bire-bir uyumlu” ifadelerini kullandı.

    “Kalkınma Ajansımız reel sektörü desteklemeye yönelik toplamda 10 milyon lira bütçeli iki destek programını uygulamaya alacak”
    Bakan Varank, “Bunlardan ilki; turizm ve imalat sanayi sektörlerinde faaliyet gösteren işletmelerimiz için.
    3 yıl vadeli finansman desteği sunmayı planlıyoruz. İkinci programımızla; özel sektörün ihracata yönelik pazarlama, tanıtım, markalaşma ve üretim süreçlerini destekleyeceğiz. Ayrıca, yine Ajans aracılığıyla bölge için 30 milyon lira bütçeli bir altyapı programını da yürütmeye başlıyoruz. Bu programla turizm, tabi kaynaklar ve tarım sektörlerinin rekabet gücünün artırılmasını hedefliyoruz. Sözlerimi noktalamadan önce hepimizi derinden yaralayan, kardeş ülke Azerbaycan’ın işgal altındaki topraklarını kurtarma mücadelesine değinmek istiyorum. Biz bir asır önce istiklalimizi Erzurum’da büyük mücadeleler vererek kazandık. İşgalin, talanın, zulmün ne demek olduğunu benim dadaş kardeşlerim çok iyi bilir. İşte hemen yanı başımızda, Azeri kardeşlerimiz de büyük bir mücadelenin içindeler. Maalesef dünya, 30 yıllık bu işgale, orada hayatını kaybeden sivil ve masum Azeri kardeşlerimize karşı sağır ve dilsiz. İşte birkaç gün önce televizyonlarda canlı izledik. Gence şehrinde çocuk yaşlı demeden sivilleri acımasızca hedef aldılar. Bir asır önce Erzurum’da Hınçak-Taşnak çeteleri ne yapıyorsa maalesef aynı sahnelere 21. yüzyılda Azerbaycan’da şahit oluyoruz. Ama biz buradan, Erzurum’dan, dadaşlarla birlikte bir kez daha ifade ediyoruz ki. Tüm dünya arkasını dönse de Türkiye Azerbaycan’ın yanında durmaya devam edecek. Azeri kardeşlerimize, hangi desteği nasıl vermemiz gerekiyorsa, eksiksiz ve istisnasız desteği vereceğiz. Biz tek millet, iki devletiz. Tüm dünya bunu öğrenecek” açıklamalarında bulundu.
    Konuşmaların ardından Bakan Varank, Tekstilkent’i gezerek incelemelerde bulundu.

  • GAÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aytaçoğlu: “İyi bir tıp eğitiminin iyi bir temeli olmalıdır”

    Bilim ve eğitim yolunda hiç durmadan ve yorulmadan, yapılan atılım ve yatırımlarla gün geçtikçe büyüdüklerini söyleyen GAÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Barlas N. Aytaçoğlu, GAÜ’nün KKTC’nin ilk üniversitesi olarak çıktığı ve bu alandaki çıtayı basamak basamak üst seviyelere taşıyan bir kurum olduklarını belirtti. Prof. Dr. Aytaçoğlu, iyi bir tıp eğitiminin iyi bir temeli olması gerektiğini belirtti.

    GAÜ Tıp Fakültesi, sağlık alanındaki kararlılığını ve başarısını bir adım daha ileriye taşıyor. Prof. Dr. Aytaçoğlu, GAÜ’nün bünyesine süreç içerisinde katmış olduğu Eczacılık Fakültesi, Sağlık Bilimleri Fakültesi, Hemşirelik ve Ebelik Yüksek Okulu ve Sağlık Meslek Yüksek Okulunu, Tıp Fakültesi ile güçlendirmek suretiyle sağlık alanındaki kararlılığını ve başarısını bir adım daha ileriye ulaştırırken; aynı zamanda bunun haklı mutluluğunu ve gururunu da yaşamakta olduğunu söyledi.

    “Tıp Fakülteleri, bulundukları şehirlere, ülkelere ve insanlığa doğrudan katkı sağlar”

    “Hekimlik bir sanat olarak mütalaa edilmektedir. Eğitimi en uzun olan sağlık programıdır ve üstelik süreç sadece tıp fakültesinden mezun olmakla bitmemekte. İhtisas alanları, farklı konularda sertifikasyonlar, hiç bitmeyen hasta sorunları, farklı vakalar nedeniyle hayat boyu öğrenilen ve yenilenen bir bilgi birikimidir. Bu nedenle tıp fakülteleri üniversitelerin bir yerde amiral gemileri gibidirler. En çok araştırmaların yapıldığı ulusal veya uluslararası araştırmalar ve yayınlar genellikle tıp fakülteri kaynaklıdır. Bulundukları şehir ve ülkelere nihayetinde insanlığa doğrudan katkı sağlarlar. İşte bu vizyonla hayatına başlayan GAÜ Tıp Fakültesi, Entegre Eğitim Sistemi ile eğitime başlama noktasındadır. İlk öğrencilerini Languages for Specific Purposes-Medicine programına kaydetmiş ve Terminoloji ve Türkçe hazırlık derslerini başlatmıştır. GAÜ Tıp Fakültesi Laboratuvarları; Temel Bilimler ve Klinik Derslere Giriş dönemlerini kapsayan ilk 3 yılda eksiksiz eğitim verecek şekilde yapılandırılmıştır. Öğrencilerin bu laboratuvarlarda eğitimleri için gerekli tüm deneyleri icra edebilecekleri donanım mevcuttur” diyen Aytaçoğlu şöyle devam etti:

    “’İyi bir tıp eğitiminin iyi bir temeli olmalıdır’ felsefesiyle hareket eden fakültemizde temel bilimler eğitimine özel bir önem atfedilmiştir. Bu süreç gücünü eğitimdeki kökleşmiş gelenekleriyle GAÜ ilkelerinden alacak ve tavizsiz olarak uygulanacaktır.”

    “GAÜ Tıp Fakültesi ilk yılında yoğun talep görüyor”

    GAÜ Tıp Fakültesinin henüz öğrenci alımlarına yeni başlamış olmasına rağmen, talebin beklenilenden fazla olduğunu belirten Aytaçoğlu, “Bahsedilen programa kesin kayıtlar alınmış ve başvurular devam etmektedir. Giriş kriterlerini karşılayan öğrencilerimizin kayıtları Öğrenci İşleri tarafından yapılmaktadır. Başvuru yapan ve kabul edilen öğrencilerimiz Mısır, Ürdün, Suriye, Irak ve Filistin’den gelmektedirler. Dersler tamamen İngilizce dilinde anlatılmaktadır. Ayrıca öğrencilerimize Türkçe hazırlık dersleri de verilecektir. Bu bağlamda daha ilk yıldan dolu bir program ile karşılanan öğrencilerimize düşen, sıkı çalışmak ve başarılı olmaktır” dedi.

    “Bundan sonraki hedefimiz, diş hekimliği fakültemizi bünyemize katmak”

    Yeni atılımlar ile hedeflerini yüksek tuttuklarını ifade eden Aytaçoğlu, “Bundan sonraki hedefimiz, Diş Hekimliği Fakültesi’ni bünyemize katmak. Bilhassa sağlık alanındaki eğitime verilen önem, Diş Hekimliği Fakültesinin katılımı ile zirve yapacak. GAÜ ise adına yakışır bir şekilde KKTC’de sağlık konusunda tam hizmet ve eğitim veren bir kurum haline gelecektir” ifadelerini kaydetti.

    Aytaçoğlu, son olarak “Tüm öğrencilere mutlu ve başarılı bir yıl geçirmelerini, GAÜ Tıp Fakültesinin, ülkemize ve tüm insanlığa faydalı olmasını dilerim” dedi.

  • Denizli’de “Kız Kardeşim” eğitiminin sertifikaları verildi

    Denizli Ticaret Odası (DTO) tarafından Şubat ayında düzenlenen “Kız Kardeşim” eğitimlerine katılan kursiyerlere, sertifikaları verildi.

    Denizli Ticaret Odası, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Denizli İl Kadın Girişimciler Kurulu ve Denizli İş Kadınları Birliği Derneği’nin (DİKAB) ev sahipliğinde, gerçekleşen “Kız Kardeşim” Projesi kapsamında eğitimlere katılım sağlayan 170 kursiyer ve 29 mentörlük eğitimi alan katılımcıya sertifikaları verildi.

    Denizli Ticaret Odasında düzenlenen törene Denizli Ticaret Odası Başkan Vekili Salih Sarıkaya, Denizli İl Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Başkanı Semra Akça Acar, Coca-Cola Türkiye Kurumsal İletişim Müdürü Zeynel Çağlar ve Boğaziçi Üniversitesi Yaşamboyu Eğitim Merkezi Kurumsal Sosyal Sorumluluk Projeleri Direktörü Dr. Işıl Keskin Şahan ve sertifika almaya hak kazanan kursiyerler katıldı.

    Denizli Ticaret Odası Başkan Vekili Salih Sarıkaya, “Denizli’de 4/a kapsamında istihdam edilen 223 bin kişinin yüzde 43’ü kadınlardan oluşmaktadır. İstihdama yeni kaydedilen 8 bin 250 kişinin de 4 bin 170’i kadındır” dedi. Denizli Ticaret Odası olarak eğitime önem verdiklerini belirten Sarıkaya, “Bu yılın Şubat ayında, Denizli Ticaret Odamızın ev sahipliğinde kadınlarımızın evlerinden çıkarak, özgüvenli bireyler olarak, meslek ve iş sahibi olmaları amacıyla ‘Kız Kardeşim’ temalı eğitim çalışmasına başlamıştık. Bu eğitim çalışmasının sonunda, 170 kursiyerimize sertifika veriyoruz. Başarı belgelerini alan kursiyerlerimize de başarılı bir gelecek diliyorum” diye konuştu.

    Denizli İl Kadın Girişimciler Kurulu İcra Komitesi Başkanı Akça ise Denizli’nin kadın girişimciliği bakımından bölgenin ve ülkenin önemli merkezlerinden biri olduğunu belirterek, Denizli Ticaret Odası kayıtlarına göre Denizli’de şirket ortağı durumunda olan yaklaşık 2 bin 500 kadın girişimci bulunduğu bilgisini paylaştı.

    2020 yılına kadar tüm dünyada 5 milyon kadının ekonomik ve toplumsal hayattaki varlığını güçlendirmek için çalışma yürüttüklerini kaydeden Zeynel Çağlar da “Projenin adını kadınlarımızdan ilham alarak belirledik. Kadınlar arasındaki dayanışma kavramından yola çıkarak ‘Kız Kardeşim’ adını verdik” dedi. Konuşmalar sonrasında kursiyerlere sertifikaları verildi.

  • Beylikova Fen Lisesi’nin Eğitiminin Güçlendirilmesi İçin Bir Araya Geldiler

    Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Rektörlüğü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Beylikova Kaymakamlığı ve Beylikova Belediyesi arasında “Beylikova Fen Lisesi’nde Eğitimin Güçlendirilmesi ve Desteklenmesi” protokolü imzalandı.

    Protokol, Osmangazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Gönen, İl Milli Eğitim Müdürü Necmi Özen, Beylikova Kaymakamı Selçuk Haskırış ve Belediye Başkanı Özkan Alp tarafından imzalandı. İmzalanan protokol ile planlı çalışmalar yürütülerek, fen lisesinde görev yapan öğretmenlerin niteliğini artırma ve eğitimin güçlendirilmesi hedefleniyor. Ayrıca protokol ile imzalanan işbirliği kapsamında, Osmangazi Üniversitesi akademik personel sağlama, akademik personelce verilecek eğitimler için gerekli önlemleri alma ve üniversitenin fiziki imkanlarından öğrenci ve öğretmenlerin faydalandırılması gibi görevleri üstlenirken, İl Milli Eğitim Müdürlüğü gerçekleştirilecek etkinliklerde, üniversite tarafından yapılacak faaliyetlere öğretmen ve öğrenciler için gerekli kolaylıkları ve izinleri sağlama, lise bünyesinde yapılacak faaliyetlerde de koordinasyon görevini üstlendi. Öte yandan Beylikova Kaymakamlığı ve Beylikova Belediyesi ise, öğrencilerin üniversiteye ulaşımı, lisede gerçekleştirilecek organizasyonların planlanması, etkinlik, seminer ve benzeri faaliyetlerde altyapının sağlanması görevlerini üstlendi.

  • “İş Sağlığı Ve Güvenliği Eğitimi”nin Kapıları Anadolu Üniversitesi İle Açılıyor

    Eskişehir Anadolu Üniversitesi, bilgi ve tecrübesini Açıköğretim Sistemi e-Sertifika programları aracılığıyla toplumun bütün kesimleriyle paylaşmayı sürdürüyor.

    Anadolu Üniversitesi’nin Personelden Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Aydın Aybar, 9 Ekim 2015 tarihinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Anadolu Üniversitesi arasında imzalanan iş birliği protokolü kapsamında yürütülmesi planlanan çalışmalara ilişkin fikir alışverişinde bulunmak üzere Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdür Yardımcısı İsmail Gerim ve Daire Başkanı İsmail Gültekin’i makamında ağırladı. 11 Ocak Pazartesi günü gerçekleştirilen ziyarette, 10 kişinin altında çalışanı bulunan ve az tehlikeli sınıfta yer alan iş yerlerindeki işveren ve işveren vekillerinin, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini kendilerinin yürütebilmelerinin kapılarını açan “İşveren ve İşveren Vekilinin İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi” e-Sertifika Programı kapsamında yürütülmesi planlanan çalışmalar ele alındı.

    Anadolu Üniversitesi ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş birliği ile hayata geçirilen, “İşveren ve İşveren Vekilinin İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi” e-Sertifika Programı sayesinde, 10 kişinin altında çalışanı bulunan ve az tehlikeli sınıfta yer alan iş yerlerinde, işveren ve işveren vekilleri iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini kendileri yürütebilecek. Ayrıca herhangi bir diploma derecesi aranmaksızın 18 yaşını doldurmuş herkes sertifika programına başvuru yaparak bu fırsattan yararlanabilecek.

    ADAYLAR İÇİN SON BAŞVURU TARİHİ 15 OCAK 2016

    Sertifika programından yararlanmak isteyen adaylar, 28 Aralık 2015 – 15 Ocak 2016 tarihleri arasında bulundukları ildeki Açıköğretim Fakültesi (AÖF) Bürolarından başvuru işlemleriyle ilgili detaylı bilgi alarak başvurularını gerçekleştirebilecek. Kayıt bedeli olarak 250 TL ödeyecek adaylar, kayıt işlemlerinin ardından sertifika programı kapsamında kendileri için hazırlanmış olan ders kitabını 81 ildeki AÖF Bürolarından temin edebilecek. 15 Şubat tarihinden itibaren ise katılımcılar, e-Sertifika Programları Portalına kullanıcı adı ve parolaları ile giriş yaparak bütün e-Öğrenme hizmetlerine ulaşabilecek. Programı tamamlayan katılımcılar, 7 Mayıs tarihinde belirlenen merkezlerde tek oturumda gerçekleştirilecek sınavda başarılı oldukları takdirde “İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerinin Yürütümüne İlişkin İşveren veya İşveren Vekili Eğitimi Tamamlama Belgesi” almaya hak kazanacak.

    Katılımcıların başarılı olabilmesi için sınavdan 100 tam puan üzerinden 50 puan almaları yeterli olacak. 50 ve üzeri puan alan katılımcılar “İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerinin Yürütümüne İlişkin İşveren veya İşveren Vekili Eğitimi Tamamlama Belgesi” almaya hak kazanacak. Sınavdan 15 gün sonra adayların başarı durumunu gösteren “Sınav Sonuç Belgesi” internette yayınlanacak. Sınav sonuçları ayrıca Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bildirilecek. İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) hizmetlerini üstlenmek isteyen ve sınavı kazanan işveren veya işveren vekilleri, “İSG-KATİP” sistemine internet üzerinden kayıt yaptırmaları hâlinde, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini yürütebilecek.