Etiket: eğitim

  • UYGULAMALI PROJE YAZMA EĞİTİMLERİ SONA ERDİ

    Kuzeydoğu Anadolu Kalkınma Ajansı (KUDAKA)’nın 2015 yılı proje teklif çağrısı kapsamında ilan ettiği İktisadî Kalkınma Mali Destek Programı ve Yerel Kapasitenin Arttırılması Mali Destek Programlarına yönelik bölgede düzenlediği proje yazma eğitimleri uygulamalı olarak 27-29 Ocak 2015 tarihleri arasında Erzurum merkezde iki ayrı grup halinde düzenlenen eğitimle birlikte sona erdi.

    Bölgedeki il merkezleri ve ilçelerde proje yazma kapasitesini ve proje kalitesini artırmak, başvuru sahiplerinin mali destek programları kapsamında sunulan desteklerden daha fazla yararlanmalarını sağlamak amacıyla KUDAKA Program Yönetimi Birimi uzmanları tarafından düzenlenen eğitim toplantılarına kamu kurumu, STK ve özel sektör temsilcileri yoğun ilgi gösterdi.

    Belirlenen takvim çerçevesinde Erzurum, Erzincan ve Bayburt il merkezleri ile belirli ilçe merkezlerinde gerçekleştirilen eğitim toplantılarında toplam 369 kişiye uygulamalı proje yazma eğitimi verildi. Düzenlenen eğitim programlarının birinci ve ikinci gününde; proje hazırlığının temel aşamaları olan mevcut durum analizi, paydaş analizi, sorun ve hedef analizi ile stratejinin belirlenmesi aşamaları katılımcılara uygulamalı olarak aktarıldı. Bütçe ve mantıksal çerçevenin hazırlanmasında dikkat edilecek hususların anlatıldığı üçüncü gün toplantısında, Kalkınma Ajansları Yönetim Sistemi (KAYS) üzerinden başvuru formunun ve eklerinin doldurulması ile programlara başvurularda izlenecek adımlar katılımcılarla paylaşıldı.

  • KUYAP Eğitim Semineri tamamlandı

    Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası tarafından Kobi Çalışanlarına ve İşverenlere “Küresel Ekonomideki Değişimlere Uyum Yeteneğini Arttırma Eğitimi” Pasinler Turizm ve Yaylacılığı Geliştirme Derneği salonunda verildi. 
    Türkiye’de belirlenen 15 Büyüme Merkezinde devam eden KUYAP ”KOBİ Çalışan ve İşverenlerinin Küresel Ekonomideki Değişimlere Uyum Yeteneğinin Artırılması Projesi” kapsamında sürdürülen eğitimler Pasinler Ticaret ve Sanayi Odasının öncülüğüyle Pasinler’de verildi.
    Pasinler Tur Yay Derneği’nde gerçekleştirilen Kuyap İşveren ve Yönetici Eğitimi’ne çeşitli sektörlerden işveren ve yönetici katıldı. ”KOBİ İşverenlerinin Uyum Yeteneklerinin Artırılması Eğitimi sonucunda katılımcılara Değer Yaratma ve İşletme Değer Zinciri, Pazarlama Stratejisi ve Pazarlama Planı, Konumlandırma, Etkinlik ve Pazara Nüfus Etme, Ekonomik ve Finansal Kontrol Araçları, İnnovasyon, Fiyatlandırma Teknikleri ve Maliyet Analizi, Organizasyon ve İnsan Kaynakları Yönetimi” başlıkları altında önemli bilgiler aktarıldı. Eğitim sonunda katılımcılara sertifikaları verildi.
    Alberto Gomez liderliğinde, Tuğçe Duru Kaya kordinatörlüğünde verilen eğitim seminerine Pasinler Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Hikmet, Meclis Başkanı Aydın Taşbaşı e yönetim kurulu üyelerinin yanı sıra ilçeden çok sayıda ticaret erbabı katıldı.
    Konuyla ilgili açıklamada bulunan Pasinler Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Aydın Taşbaşı, “Koyap tarafından verilen bu eğitim seminerini bize sağlayan Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Lütfü Yücelik’e ve semineri veren Alberto Gomez’e ve Tuğçe Duru Kaya’ya odamız olarak teşekür ederiz. Bu seminer sayesinde iş adamlarımız ve ticaret erbabı arkadaşlarımız dünyada gelişen ekonominin ve ticaretin nasıl yapıldığını seminerde gördüler.” dedi.

  • Eğitimde yaygınlaştık ama kalitelileşemedik!

    Türkiye’nin eğitimde yaygınlık ve ulaşılabilirlik alanlarında başarılı bir ülke olduğunu fakat eğitimin kalitesiyle ilgili istenilen yere gelemediğini söyleyen Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Genel Başkanı Gürkan Avcı, “Türkiye, bilgi ve teknolojideki değişimin çok hızlı ve çok boyutlu bir şekilde yaşandığı küreselleşmenin bu yepyeni evresinde, bölgesel sarsıntılar nedeniyle önemli bir dönemeçte bulunmaktadır. Türkiye’nin heyecan verici hedeflere ulaşması kaliteli bir eğitim sistemi ve bilgi temelli bir milletle mümkün olur” dedi. 
    Çağdaş, demokratik ve kaliteli eğitim sistemlerinin temel hak ve özgürlükleri, toplumsal sivilleşmeyi merkeze aldığını söyleyen DES Genel Başkanı Gürkan Avcı, DESAM’ın düzenlediği haftalık toplantısında yaptığı konuşmada “Ülkemiz eğitim sisteminde birtakım otoriter tabu ve zihniyetler yıkılıyor fakat yerini özgürlükçü, demokratik ve bilimsel anlayışlar alamıyor. Okullarımızı akıllı tahtalarla, tablet ve bilgisayarlarla donatıyoruz fakat bilim ve teknoloji üretemiyoruz” eleştirisinde bulundu.
    KALİTELİ EĞİTİM OLMADAN ASLA!…
    Eğitim reformlarına dönük tepki ve güvensizliklerin temelinde, toplumsal kapsayıcılık ve uzlaşma eksikliği bulunduğunu söyleyen Avcı, “Fatih projesiyle çağın en önemli bilgi ve iletişim teknolojisi bilgisayar ve internetin ulaşmadığı okulun kalmaması, okul ve derslik sayısındaki artış, ücretsiz ders kitabı, , müfredatın yapılandırmacı bir anlayışla yeniden düzenlenmesi, e-devlet uygulaması kapsamında MEBBİS, e-okul ve daha ileri uzaktan eğitim çalışmalarına geçilmesi, öğrenci annelerine ödenen şartlı eğitim yardımları gibi… bütün bunlar elbette çok başarılı çalışmalar. Ancak yapılan ortak sınav sonuçlarına baktığımızda görüyoruz ki demografik göstergeler yoksul semt okullarında okuyan çocukların aleyhine işlemeye hızla devam ediyor” diye konuştu.
    YENİDEN BÜYÜK TÜRKİYE DEMEK CİDDİ BİR MEYDAN OKUMADIR!
    Özellikle ekonomik ve politik olarak 2023, 2053, 2071 gibi hedefler ortaya koyan Türkiye’nin aslında eğitim alanında böylesine uzun vadeli ve derinlikli hedefler ortaya koyması lazım geldiğini ifade eden Avcı, “Türkiye, kaliteli insan kaynağına dayalı yüksek katma değer üreten bir eğitim sistemiyle yeniden büyük Türkiye olur. Yeniden büyük Türkiye demek bir meydan okumadır. Yeniden büyük Türkiye’nin güç kaynağı da çağdaş ve nitelikli eğitim sistemi olacaktır. Bu hedeflerin başarısı iç ve dış politika önceliklerine uygun biçimde hedeflenen çok boyutlu eğitim sistem yapıları inşa edilebilmesiyle mümkündür. Türkiye yumuşak ve sert güç kapasitesini de tam olarak eğitimli bir gençlikle harekete geçirebilir. Bir eğitim sistemi inşası plan ve programı olmadan üretilecek büyük politikalar ve dillendirilen hedefler kalıcı sonuç vermez. Türkiye’nin önündeki en önemli zihinsel eşiği; eğitim sisteminde sektörel, finansal ve stratejik derinleşmesidir” dedi.
    BAŞBAKAN, BAKAN VE MÜSTEŞARA TASVİYELER…
    Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı ve Müsteşar Yusuf Tekin’in eğitim sisteminin böylesi sorunlarına dair vizyon ve entellektüel birikime sahip kişiler olmalarına rağmen henüz bu seviyeye yönelik çözüm yol haritalarını işletme aşamasına ulaşamadıklarının altını çizen Gürkan Avcı, “Başbakan Ahmet Davutoğlu’da bu hususlarda eleştirel düşünce kapasitesine sahip bir siyasetçi ancak eğitimi, diğer tüm sorunların bir adım önünde tutması gerekiyor. Özetle hükümet ve eğitim bürokrasisi büyük ölçüde eğitim sistemini yenilemesi, özgün bir anlayışla çağdaşlaştırması ve altyapısını dönüştürülmesi gerekiyor. Hükümetin eğitimde hızla insan kaynağının dönüşümünü sağlayarak, teknoloji ve medeniyet üretecek bir eğitim sistemi revize etmesi elzem. Türkiye’de eşitlikçi, adaletli ve demokratik bir hayat alanı inşasında temel referans güçlü, çağdaş, özgün bir eğitim sistemi olacaktır” dedi.
    2015 EĞİTİM BÜTÇESİ EN BÜYÜK BÜTÇE OLSA DA YETMİYOR!
    2015 Bütçe Kanunu Tasarısı’na göre 472 milyar 943 milyon TL olarak öngörülen Türkiye bütçesinin, geçen yıla oranla yüzde 11 artarak 62 milyarla en büyük bölümünü oluşturan eğitim bütçesinin de hükümetin eğitime verdiği önemin bir göstergesi olduğunu söyleyen Avcı, “Ancak, 2015 eğitim bütçesi 62 milyar lirayla Cumhuriyet tarihinin en yüksek bütçesi olmasına rağmen OECD ve AB ortalamasının altındadır. En büyük bütçenin eğitime ayrılıyor olmasından memnuniyet duyuyoruz fakat bu miktarın eğitimin temel ihtiyaçlarını ve zorunlu harcamalarını karşılamaya yeterli olmadığını ve eğitimde yakalamamız gereken hedefe bizi taşıyamayacağını ifade etmek isterim” diyerek sözlerine son verdi.

  • ATA-AÖF’de Yüzyüze Eğitim 1 Kasım’da başlıyor

    Atatürk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Suphi Orhan, Atatürk Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi’nin (ATA-AÖF) yüzyüze Eğitimi 1 Kasım tarihi itibariyle başlayacağını söyledi. 
    Yüzyüze eğitimlerinin öğrencilere tamamen ücretsiz olduğunu ifade eden Atatürk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Suphi Orhan, tüm öğrencilerin bu eğitimden faydalanması gerektiğini kaydetti. Suphi, “Açık Öğretim Fakültelerinin Eğitim ve Öğretimleriyle ilgili olarak, uzaktan eğitim adını verdiğimiz eğitim 15 Eylül tarihi itibariyle başladı. Benim burada aktarmak istediğim konu şudur ki, Atatürk Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi’nin Yüzyüze Eğitimi 1 Kasım’da başlıyor. Açık Öğretim Fakültesi öğrencileri, Erzurum Merkez de veya çevre illerde ikamet edenleri istedikleri takdirde, 1 Kasım da Atatürk Üniversitesi’nde başlayacak olan ve Cumartesi, Pazar günleri programı altında verdiğimiz yüzyüze eğitim derslerine katılabileceklerdir. Yüzyüze eğitim de öğrenciler, ünitelerdeki konuları hocalar tarafından anlatımını veya varsa tabi kendilerinin sorularını cevaplama imkânı bulabileceklerdir. Güz dönemi 1 Kasım’da başlayan yüzyüze eğitimde ara sınavları 6-7 Aralık tarihlerinde yapılacak. Dönem sonu sınavları ise 24-25 Ocak tarihlerinde olacak. Üniversitemiz yüzyüze eğitiminde hangi dersler var diye merak eden öğrencilerimize de bilgi amaçlı, Matematik-1,Genel Muhasebe-1, İktisada Giriş-1, Osmanlıca Türkçe dersine Giriş-1, Eski Türk Edebiyatına Giriş ve Ölçü, Mikro iktisat, İstatistik-1, Maliyet Muhasebesi, Finansal Yönetim, İngilizce-1. Bu dersler hocalarımız tarafından Cumartesi ve Pazar günleri belirlenen program çerçevesinde öğrencilere verilecektir. Bu yüzyüze eğitimimiz Açık Öğretim Fakültesi öğrencilerine tamamen ücretsizdir.” dedi.

  • Erzurum’da Can Kurtarma Eğitimi

    112 Komuta Merkezi’ne alınan mankenler üzerinde eğitim gören acil tıp teknisyenleri, solunum güçlüğü çekenler, kalp krizi geçirenler ve kanamalı hastalara müdahaleyi çalışıyor. Sağlık Müdürlüğü’nde görevli uzmanlar tarafından eğitime alınan sağlık ekipleri, yaptıkları müdahalenin doğru mu yanlış mı olduğunu bilgisayar ortamında görüyorlar.

     
    Trafik kazaları, afetler veya meydana gelen olaylarda yaralananlara müdahale ederek onları hayata döndüren 112 Acil Sağlık ekipleri, fırsat buldukça eğitim çalışmalarına katılarak bilgi ve becerilerini artırıyor. Bölgenin eğitim koordinatörü olan Erzurum’da acil tıp teknisyenleri, yaşanabilecek olaylarda daha fazla yaralıyı hayata döndürmenin yollarını mankenler üzerinde öğreniyorlar.

     

     
    Sağlık sektörünün en önemli görevlileri olan acil tıp teknisyenleri Erzurum’da eğitime alındı. Ardahan, Bayburt ve Erzurum’da 112 Acil’de çalışan sağlıkçılar, solunum güçlüğü, kalp krizi ve kanamalı hastalara müdahale eğitimine alındı. Sağlık Müdürlüğü’nün Çat Yolu’ndaki 112 Komuta Merkezi’nde ayrı salonlarda kurs gören ekiplere önce kanamalı ve solunum güçlüğü çeken hastaya müdahale bilgisi veriliyor. Sağlık Müdürlüğü’nün görevlendirdiği uzmanların mankenler üzerinde eğittiği acil tıp teknisyenleri daha sonra yaralıyı ambulansa yerleştirme konusunda bilgilendiriliyor. Soluk borusuna cisim kaçtığı için nefes alamayan bir kişiye müdahale konusunda eğitim alan acil tıp teknisyenlerine olaylarda sıkça karşılaştıkları kalp krizi, kalp durması sonrası yeniden canlandırma eğitimi bilgisayar bağlantılı manken üzerinde veriliyor.

     

     
    2009 yılında yaklaşık 50 bin dolara alınan manken bilgisayara bağlanarak kalp krizi geçiren bir kişinin yaşama döndürülmesi eğitimini alan acil tıp teknisyenleri, yaptıkları müdahalenin doğru mu yanlış mı olduğunu bilgisayar uyarısıyla öğreniyor.
    Erzurum’da bugüne kadar 979 sağlık çalışanının eğitildiğini belirten Sağlık Müdürü Serhat Vançelik Vançelik, maketle eğitimin yaşama döndürmede büyük fayda sağladığını bildirdi. Eğitimlerden geçen acil tıp teknisyenlerinin olaylarda kaybedilmek üzere olan çok hastayı yeniden yaşama döndürdüğünü kaydeden Vançelik, “Annesinin süt verdiği bir bebek nefes alamıyor. Morarmaya başlıyor. İhbar üzerine arkadaşlar 4 dakikada olay yerine ulaşarak bebeği ambulansa alıyorlar. Bu tür bir eğitimden geçen arkadaşlarımız ambulansta yaptıkları müdahaleyle minik bebeği yeniden yaşama döndürüyorlar. Acil olaylarda hastayı bir iki dakikayla kaybedebiliyoruz. Hayatla ölüm arasındaki çizgi bu arkadaşların elinde. Onun için bu tür eğitimleri önemsiyoruz” dedi.