Etiket: Eğitim-öğretim

  • Vali Zorluoğlu’ndan 2017-2018 eğitim-öğretim yılı mesajı

    Van Valisi Murat Zorluoğlu, 2017-2018 eğitim öğretim yılının öğrencilere, öğretmenlere ve eğitim camiasına hayırlı olmasını diledi.

    2017-2018 eğitim öğretim yılı nedeniyle bir mesaj yayımlayan Van Valisi Murat Zorluoğlu, “Güçlü ve müreffeh Türkiye’mizin geleceği çocuklarımız ile onları türlü emekler vererek yarınlara hazırlayan değerli aileler ve eğitim camiamız, bir eğitim ve öğretim yılına daha başlamanın heyecanını yaşarken, biz kamu idarecileri de öncelikli hazırlıkları tamamlatmış, yeni yatırım ve projelerin de talimatlarını vermiş halde, ilimiz için eğitimde atılım yılı olmasını hedeflediğimiz 2017-2018 eğitim-öğretim yılının açılış heyecanına ortak oluyoruz” dedi.

    Van’ın tespit edilen önemli sorunları arasında eğitimin, üst sıralarda bulunduğuna dikkat çeken Vali Zorluoğlu mesajında, “Bu tespit doğrultusunda, gerek tekli (tam gün) eğitime geçiş süreci, gerek okullaşma gerekse akademik başarı sıralamasındaki yerimizi daha yukarılara taşıma hedeflerimize ulaşma yolunda kararlı adımlar atacağımızı buradan bir kez daha ifade ediyorum. İnanıyorum ki; eğitim camiamızın her kademesi, bu konuda üzerine düşen görev ve sorumluluğun bilincinde çalışarak, ilimize yakışmayan eğitim bilançosunu lehimize çevirecek gelişmelere el birliğiyle imza atacaktır. Eğitime yapılan yatırımın her türlü maddi getiriden daha önemli olduğu gerçeğinden hareketle, geleceğimizin teminatı yavrularımızın, hem teorik öğretimi hem de milli-manevi pek çok kıymetimizi barındıran değerler eğitimini, okullarımızdan layıkıyla edinebilmesi için devletimizin, valiliğimizin ve büyükşehir belediyemizin kaynaklarını seferber edeceğimizi de bu vesileyle yineliyor, 2017-2018 eğitim-öğretim yılının başta öğrencilerimiz ve öğretmenlerimiz olmak üzere tüm eğitim camiamıza hayırlı olmasını temenni ediyor, başarılar diliyorum” ifadelerine yer verdi.

  • 2017-2018 eğitim-öğretim yılı sene başı toplantısı yapıldı

    Besni İlçe Milli Eğitim Müdürü Neşet Yazar başkanlığında İlçe Milli Eğitim Şube Müdürü Ramazan Sertpolat’ın ve müdürlüğe bağlı tüm okul müdürlerinin katılımıyla 2017-2018 eğitim öğretim yılı sene başı toplantısı yapıldı.

    Yeni müfredat üzerinde ağırlık verilen toplantıda bu işin önemine değinen İlçe Milli Eğitim Müdürü Yazar, “Şu an itibari ile bakanlığımız bu işe iyice eğiliyor bakanlık yaklaşık 1.5 yıldır müfredat çalışması yaptı, incelemeler hala devam etmektedir. Bakanlığımız yaklaşık 7 bin kişi yetiştirmiş 10 binlerce öğretmenlerin görüşlerinin alınmış, hatta 250 -300 bin kişiye ulaşılmıştır. Bu sene 1,5 ve 9 sınıflarda bu ise başlıyoruz seneye hepsini kapsıyor. Zaten bu sınıflar uyum eğitimi nedeniyle bir hafta önce ders başı yapacaklar. Akademisyenlerle uzun süre çalışmalar yapılmış bu müfredatın en güzel yanı öğrencinin tamamen kendi basına yetişmesi göz önüne alınmış bu müfredatta değerler eğitimi kitapların içine alınmış illerde yapılmış olan tüm zümre çalışmaları rapor olarak istenmiş yapılan değişikliğe bakarsak değer eğitimin asıl amaçlarından bir olduğu görülüyor öğrenci dersi görürken o dersin değerler eğitimini de alacaktır. Bu kadar önemsenen bir müfredatın başarıya ulaşması konusunda bizlerde elimizden geleni yapmalıyız” dedi.

  • Tekkeköy yeni eğitim-öğretim yılına hazır

    Tekkeköy Belediye Başkanı Hasan Togar, “Tekkeköy’deki tüm okulların yeni eğitim öğretim yılına hazırlanması için İlçe Milli Eğitim Müdürlüğümüz, okul müdürlerimiz, öğretmenlerimiz, velilerimiz ile kapsamlı istişareler ve görüşmeler gerçekleştirerek eğitim-öğretim yuvalarımızı öğrencilerimizle buluşacakları güne hazır hale getiriyoruz” dedi.

    Eğitimin her şeyin üstünde olduğunu ve Tekkeköy’ü eğitim alanında marka kent yapmaya kararlı olduklarını söyleyen Tekkeköy Belediye Başkanı Hasan Togar, “Eğitim her zaman önceliğimizdir ve yapılacak her türlü eğitim yatırımında taşın altına elimizi koyarak, üzerimize düşen görevleri en iyi şekilde yerine getiriyoruz” ifadelerini kullandı.

    Eğitim öğretim kurumu sayısı kat kat arttı

    Tekkeköy’ün üç buçuk yıllık süre içerisinde eğitim alanında çok büyük ve önemli yatırımlarla buluştuğunu ifade eden Tekkeköy Belediye Başkanı Hasan Togar, “AK Parti iktidarıyla ilçemizi buluşturarak Tekkeköy’ü her alanda olduğu gibi eğitim alanında örnek ve adından söz ettiren bir ilçe haline getirdik. Özellikle son üç buçuk yıl içerisinde aydınlık yarınlarımızın asıl sahibi çocuklarımızın çağın bilgi, beceri ve birikimi ile donatacak fiziki mekanların sayısını üç kat arttırdık. Yeni yapılan bütün binalar fiziki yapısı, donanımı ve işlevselliğiyle çağın tüm gereksinimlerini bünyesinde barındırıyor. Örf ve adetlerini bilen, vatan millet sevgisiyle ahlaki ve dini duygularla yoğrulan gelecek nesillerin yetişeceği yeni eğitim öğretim kurumlarının ilçemizde inşa edilmesi için elimizden gelen tüm imkanları seferber ederek üstün çaba sarf ediyoruz. İlçemizde her türlü Eğitim Öğretim kurumunun inşa edilmesi, yapılması için imar düzenlemesi, yer tahsisi, arsa üretilmesi, yatırımcı bulunması, resmi kurum kuruluş ve bakanlıklarla gerekli temasların kurulmasının yanında tüm imkanlarımızı sonuna kadar kullanıyoruz. Eğitimde marka şehir olma hedefiyle çıktığımız çalışmaların artık meyvelerini toplamaya başladık. Evlatlarımıza, gençlerimize, yarınlarımıza bırakacağımız en büyük miras, yapacağımız en güzel ve en önemli yatırım eğitimdir. İlçemizde üç buçuk yıl içinde dev eğitim yuvaları yükseldi. 2017 – 2018 Eğitim Öğretim yılında inşaatı tamamlanan Büyüklü Lisesi, Sarıyurt İlk- Ortaokulu, Anadolu İmam Hatip Fen ve Sosyal Bilimler Lisesi, Anadolu İmam Hatip Kız Lisesi öğrencileriyle buluşacak. Yine ilçemize yeni eğitim öğretim kurumları kazandırmak için çalışmalarımıza da devam ediyoruz. İnşallah ilerleyen günlerde ilçemize bir de fakülte kazandıracağız. Tekkeköyümüz tüm donanımları, yeterlilikleri ve paydaşları ile Fakülte kurulması için hazır durumda. Bizlerde böyle bir girişimde her türlü imkanları seferber etmeye hazırız. Eğitim alanında yapılacak her türlü yatırıma destek vermeyi gelecek adına bir borç olarak görüyoruz ve ona göre hareket ediyoruz” diye konuştu.

    Tekkeköy Belediyesinden eğitime sınırsız destek

    Son üç buçuk yıl içerisinde ilçedeki eğitim öğretim kurumu sayısının üç kat arttığına dikkat çeken Başkan Togar, “Eğitime bugüne kadar tahsisler ve diğer çalışmalar dahil belediye olarak yaklaşık 11 milyon lira yatırım yaptık. Eğitim öğretim kurumlarının, okulların yapılabilmesi için yer tahsisi, imar düzenlemesi gibi çalışmaların yanında okullarımızdan gelen talepler doğrultusunda eğitim yuvalarımızın fiziki ve teknolojik ihtiyaçlarını giderdik. Boya, badana, tadilat, bakım onarım işlerini yaptık. Okullarımızın bahçelerini ve çevrelerini düzenleyip peyzajını yaptık. Öğrencilerimizin okul kıyafeti, kırtasiye gibi okul ihtiyaçlarını karşıladık. Geleceğimizin önündeki en büyük engel olan cehaletin yıkılması ve yok edilmesindeki en büyük silah eğitimdir. Bu anlayış çerçevesinde yolumuza devam ediyoruz. Çocuklarımız artık her türlü donanıma sahip eğitim yuvalarında çağın gerekliliğine uygun bilgiyle donatılarak geleceğe hazırlanıyor. Tekkeköy eğitim konusunda alt yapısı güçlü ve adından söz ettiren bir ilçe haline geline gelmiştir. Çocuklarımızı ve gençlerimizi çağın gerektirdiği şekilde donatarak şehrine, ülkesine, milletine faydalı, başarılı bireyler olarak yetiştirmek en büyük hedefimizdir. İlçemizden bugün olduğu gibi bugünden sonrada her türlü sınavlarda dereceye giren öğrenciler yetişmeye devam edecek. Bizlerde eğitim için çocuklarımızın daha iyi şartlarda eğitim öğretim görebilmesi için her türlü çalışmayı destekleyip, yeni projeler üretmeye, tüm imkanlarımızı seferber etmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

  • Karaman’da “Bilim ve Eğitim-Öğretim Dili Türkçe” paneli

    2017 Türk Dili Yılı münasebetiyle, Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) tarafından Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesinin ev sahipliği ve Necmettin Erbakan Üniversitesinin desteği, Atatürk Kültür Dil Tarih Yüksek Kurumu ve Türk Dil Kurumunun katkılarıyla düzenlenen “Bilim ve Eğitim-Öğretim Dili Türkçe” konulu konferans ve panel gerçekleşti.

    Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Akgül, böyle bir etkinliğe ev sahipliği yapmaktan son derece mutlu olduklarını ifade etti. Rektör Akgül, dilin insanı diğer varlıklardan ayıran en büyük özellik olduğunu söyleyerek, “Dil, insanın dünyayı anlamlandırmasının en önemli aracıdır ve insanı diğer varlıklardan ayıran en büyük özelliktir. İnsan toplumlarının gelişimi ve bilimin varoluşu dil sayesindedir. İnsan zihni kendini en çok dille ifade eder. Dil, toplumla birlikte gelişen canlı bir organizmadır. Aynı zamanda milletleri ayakta tutan, varlıklarını ve devamlılıklarını sağlayan, bir millete dünya milletleri arasında ayrı bir kimlik veren en önemli unsurdur” dedi.

    Rektör Akgül, bütün dillerin kutsal ve kendine özgü olmakla birlikte kişinin dünyayı anlamlandırmasının anadille mümkün olduğunu belirterek, “Hiçbir zihinsel süreç ve bilimsel düşünce üretimi, bizim anadilimizden bağımsız gerçekleşmez ve biz hangi dille dünyayı anlıyorsak o dil bizim anadilimizdir. Bilimin hiçbir zaman yabancı bir dilin tekelinde olmadığını unutmamalıyız. Anadili Türkçe olan bizler, bilim camiasına Türkçe seslenemezsek milletimize karşı görevimizi asla yerine getirmiş olamayız. Bununla birlikte dünya milletlerine de Türkçe bir düşünüşü, Türkçe bir bakışı gösterememiş oluruz. Maalesef Türkçemiz bilim dili anlamında tarihin belli dönemlerinde talihsiz bir süreç yaşamıştır. Yaklaşık 300 milyon insanın konuştuğu bu dil, bilim dili olarak görülmüyorsa burada hepimize önemli sorumluluklar düşüyor demektir. Üst düzey Türkçe eserler yazamazsak milletimize karşı görevimizi yerine getirememiş oluruz” ifadelerini kullandı.

    Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kaçalin ise, Türk Dil Kurumu’nun böyle bir faaliyetin içinde bulunmaktan kıvanç duyacağını kaydederek, “Türk Dili Yılı ilanımız ile başlayan bu süreç 23 Mayıs’ta Cumhurbaşkanımızın ifadesi ile hız kazandı. Karamanoğlu Mehmet Bey, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan en üst seviyede bu dilimizin ehemmiyetini fark ettiler ve farkına vardırdılar. Dilin unutulmasını engellememiz lazım. Bunlarla ilgili çalışmalara dahil olmaktan onur duyarız. Katkı sunan tüm paydaşlara da ayrıca teşekkür ederiz” dedi.

    “Türkçe, Türk milletini var eden en büyük unsurlardan biridir”

    Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Prof. Dr. Derya Örs de, Türkiye Cumhuriyeti’nin birkaç milli davası olması gerekiyorsa bunlardan bir tanesinin Türkçe davası olduğunu kaydetti. Bizi biz yapan şeyin Türkçe olduğunu aktaran Prof. Dr. Örs, “Türkçe yakın geleceği itibariyle yabancı dillerin tehdidi altındadır. Kimileri için bu önemsiz sayılmaktadır ancak biz Türkçe sevdalıları olarak, Türkçemizi böyle bir yok oluşa terk edemeyiz. Türkçe, Türk milletini var eden en büyük unsurlardan biridir. Yabancı dile düşman değiliz ama Türkçe’nin dostuyuz. Sosyal Bilimlerdeki eğitim öğretimimizi Türkçe yapmamız gerektiğini söylüyor, bu konuda hep beraber mücadele veriyoruz. Türkçeyi savunduğumuz için bizi tehlike olarak görenler olsa da biz Türkçe’yi savunmaya devam edecek, atalarımızdan aldığımız değerlerimizi gelecek kuşaklara aktaracağız. Bilim, edebiyat, sanat dilimizi yabancı unsurlardan arındırmalıyız. Türkçe’ye sahip çıkılmazsa tehdit ve tehlike altındadır. Biz üzerimize düşen her şeyi yapmaya hazırız. Biz yolu aydınlattık, eş olan, yardımcı olan herkese teşekkür ediyoruz” şeklinde konuştu.

    “Türkiye’nin bir medeniyet iddiası varsa eğitim, öğretim ve bilim dili Türkçe olmalı”

    TÜBA Başkanı Prof. Dr. Ahmet Cevat Acar da, 2017’nin Türk Dili Yılı ilan edilmesi konusundaki destekleri için başta Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve paydaş kurumlara teşekkür ederek konuşmasına başladı. “Şu anda Türk milleti ve devleti İslam dünyasını oluşturan diğer devletlerle birlikte, hukuk ve ahlak dışı her türlü yöntemin kullanıldığı bir savaşla karşı karşıyadır” diyen Acar, özellikle devletimizin bekası için her alanda böylesi bir saldırı ile karşı karşıya olduğumuzun bilinciyle hareket etmemiz gerektiğini söyledi.

    Prof. Dr. Acar, “Türkçe milli kimliğimizin oluşumunda birinci faktör ve böyle giderse ilerleyen yıllarda belki de bu günkü biçimiyle bir Türkçe bile bulamayacağız. Bu bakımdan buradaki en önemli tehlike, maalesef Türkiye’de en önemli tehditlerden birincisi yaygın şekilde yabancı dille öğretim yapılmasıdır. Etkili olmayan bir yoldur. Yapılan çalışmalar göstermiştir ki ana dilin dışında yapılan bir öğretim ana dille yapılan gibi olmamaktadır. Türkiye’nin bir medeniyet iddiası olacaksa esas olarak bilim, eğitim ve öğretim dili Türkçe olmak zorundadır. Eğer en iyi okullardaki, en seçme beyinlerinize yabancı dille eğitim veriyorsanız o medeniyet iddiasını desteklemiyorsunuz demektir. Özellikle Türkçe’nin ihya edilmesi açısından yabancı dil öğretimi ile ilgili ivedilikle gerekli çareler üretmek zorundayız. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak Türk milletinin milli bekasında dilin sandığımızdan önemli olduğunu ifade etmek istiyorum. Türkiye’nin bir medeniyet iddiası var ve olacaksa eğitim, öğretim ve bilim dilinin Türkçe olması gerektiğini tekrar söylemek istiyorum” diye konuştu.

    “Hayatta dil ile inanç düzeninden daha önemli hiçbir husus yoktur”

    TÜBA Şeref Üyesi ve İbni Haldun Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Teoman Duralı ise, konuşmaların ardından bir konferans verdi. Konferansında akıl, din, dil gibi kavramların çağımızdaki önemine değinen Prof. Dr. Duralı, insanın anlam inşa eden bir varlık olduğunu kaydederek, “İnsan, evrende bir mucizedir, eşsizdir. Dünya üzerinde hiçbir varlık anlam vermek suretiyle yaşamıyor. Ancak insan her ne olursa olsun anlam vermek zorundadır. Anlam verme kabiliyetini yitiren yaşayamaz. Hayatın dayandığı temel anlamlandırmadır” dedi.

    “Hayatta dil ile inanç düzeninden daha önemli hiçbir husus yoktur” diyen Prof. Dr. Duralı, insanı oluşturan bir biyolojik, bir de biyolojik olmayan yanının olduğunu söyledi. İnsanı meydana getiren işleyişler bütününün kültür olduğunu kaydeden Duralı, “Kültür ve medeniyetleri oluşturan dindir. 17 yüzyılla birlikte dinin yerini felsefe almıştır. Dinin anlamlandırma işlevi felsefede de devam etmiştir. İnançsız ve dilsiz insan düşünülemez. İnanç yalnızca dünya ötesi varlık ile insan arasındaki bağlantıyı kurmamaktadır; her köşe bucağımızı belirlemektedir” ifadelerini kullandı.

    Prof. Dr. Teoman Duralı, “Din ile dil ortadan kalkarsa o millet ölür. Bizim milli varlığımıza en önemli tehdit, dilimizin elimizden gidişidir. Bir milletin düşünme yetisi neyse dilinin gücü de odur. Akılla dilin gücü koşuttur. Dolayısıyla dilimiz yetersiz demek, akılsızız demektir, milletimize hakarettir” dedi.

    Türkçe’nin de önemine değinen Prof. Dr. Teoman Duralı, yabancı ve yerli sözcükleri doğru ayırt etmek gerektiğini kaydetti. Uzun süreden beri dilimize geçmiş olan Arapça sözleri içleştirildiğini kaydeden Duralı, benzeri bir durumun Farsça ile olduğunu da belirtti. Dile en önemli zararı İngilizce ve Fransızca’nın verdiğini söyleyen Prof. Dr. Duralı, “İngilizce bize sözlerini yedirerek emperyalist tasarılarını da aşılamaktadır. İngilizceyi Türkçe’nin yerine koyarak yaptığımız iş bir intihardır. Emperyalizmin en baş aracı eğitim-öğretimdir. Unutmayın 19. yy’ın başlarında Amerikan kolejleri açılmıştır. Neden? Sermayeci zihniyeti aşılamak üzere” şeklinde konuştu.

    Program, Karaman Valisi Fahri Meral, Prof. Dr. Teoman Duralı’ya plaket takdim etmesiyle sonra erdi.

    Programa, Karaman Valisi Fahri Meral, Yükseköğretim Yürütme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Şişman, Türkiye Bilimler Akademisi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Cevat Acar, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Prof. Dr. Derya Örs, Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kaçalin, Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Akgül, Necmettin Erbakan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Şeker, Afyon Kocatepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Solak, Aksaray Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Şahin, Çağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ünal Ay, davetliler, akademisyenler ve misafirler katıldı.

  • DİTİB, Almanya’da yeni eğitim-öğretim yılına yeni yayınlarla başlıyor

    Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) Yayınevi tarafından Almanya DİTİB camilerindeki Kur’an-ı Kerim ve Temel Dini Bilgiler Kursları için hazırlnan yeni eğitim-öğretim yılında kullanılacak kitaplar yayınlandı.

    Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) Yayınevi tarafından Almanya DİTİB camilerindeki Kur’an-ı Kerim ve Temel Dini Bilgiler Kursları için hazırlanan “Camiye Gidiyorum 1” din dersi kitabının ardından 7-9 yaş düzeyi için “Camiye gidiyorum 1 – Öğretici Kitabı”, 7-15 yaş düzeyi için “Kur’an-ı Kerim ve Temel Dini Bilgiler Öğretim Programı” ile çocuk diliyle imanın şartlarını anlatan serinin kaderin Allah’tan geldiğine dikkat çeken “Allah kennt mein Schicksal” isimli kitabı yayınlandı.

    Almanya’daki DİTİB camilerinde okutulacak

    KÖLN – DİTİB Akademi tarafından alanında uzmanların katılımıyla hazırlanan, 7-15 yaş düzeyine yönelik yeni öğretici ve öğretim programı kitapları bu eğitim döneminden itibaren tüm DİTİB camilerinde kullanılacak. Ayrıca çocuklara yönelik Almanca olarak hazırlanan okuma kitabı da okutulacak.

    Almanya’da Müslüman çocuklara yönelik din eğitimi alanında büyük bir adım atıldı

    Almanya’da Müslüman çocuklara yönelik din eğitimi alanında büyük bir adım atıldığını ifade eden DİTİB Genel Başkanı Prof. Dr. Nevzat Aşıkoğlu konu hakkında şu bilgileri verdi: “Söz konusu “Camiye Gidiyorum 1 Öğretici Kitabı” öğreticiler için bir kılavuz kitabıdır. Kitapta, öğreticilerimizin daha önce yayınlanan beceri, kazanım ve öğrenci merkezli olan, “Camiye Gidiyorum 1” kitabını nasıl kullanacakları sayfa sayfa anlatılmış, nerede hangi metodu uygulayacakları açıklanmıştır. Alman eğitim sistemine alışkın çocuklarımıza dini konularımızın daha anlaşılır şekilde anlatılması büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle sahih bilginin modern şekilde ve nasıl verileceği konusu da eğitimin önemli baş konularındandır. Bu hedefe yönelik olarak kitabın girişinde eğitim metodu, derste karşılaşılan sorunlara çözümler, sosyalleşme ve cami derslerine adaptasyon gibi konulara da yer verilmiştir. Kitapta aynı zamanda ek etkinlik örnekleri hazırlanmış, kaynak bilgiler de TDV İslam Ansiklopedisi ve DİB İlmihallerinden derlenerek eklenmiş, bu bilgilerin öğreticilerimizin elleri altında bulunması sağlanmıştır.

    Almanca dilinde hazırlandı

    Aşıkoğlu, Kur’an-ı Kerim ve Temel Dini Bilgiler Öğretim Programının ise camilerde verilen din dersleri müfredat programı olup günümüz ihtiyaçlarına göre hazırlandığını belirterek, “Öğretici ders kitabında verimliliği artırmak üzere din görevlilerine ve cami derneklerine gönderilmek üzere basıldı” dedi. Yayınlanan bu kitaplar sayesinde, derslerin değişik etkinlik ve pratik görevlerle daha verimli ve renkli geçeceğine dikkat çeken Aşıkoğlu, “Kur’an-ı Kerim ve Temel Dini Bilgiler Öğretim Program kitapçığı ve çocuklar için özel olarak hazırlanmış İman Serisinin “Allah kennt mein Schicksal” isimli Almanca okuma kitabı ile DİTİB camilerindeki çocuklara yönelik eğitim kalitesinin günümüz ihtiyaçlarına cevap verecek seviyede şekilleneceğini de belirtti.