Etiket: Eğitim Bir- Sen

  • Eğitim-bir-sen Mayıs Ayı İl Divan Toplantısı Gerçekleştirildi

    Eğitim-Bir-Sen Manisa Şubesinin Mayıs ayı İl Divan Toplantısı Manisa Öğretmenevinde gerçekleştirildi.

    Manisa Öğretmenevinde gerçekleşen toplantıya Eğitim-Bir-Sen Manisa Şube Başkanı Mesut Öner, Eğitim-Bir-Sen Manisa Şube Yönetim Kurulu Üyeleri Mehmet Akış, Halil Kallat, Ramazan Karaman, Metin Gencay, Aziz Bulut, Ahmet Yasav, Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen Manisa Kadınlar Komisyonu Başkanı Mehtap Şirin ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Eğitim-Bir-Sen İlçe Başkanları ve Yönetim Kurulu Üyeleri katıldı.

    Sendikal çalışmaların değerlendirildiği toplantının açılış konuşmasını yapan Eğitim-Bir-Sen Manisa Şube Başkanı Mesut Öner, “Emek ve özgürlük mücadelesinde tüm yönetimlerimizle hiç durmadan, yorulmadan, aşkla ve heyecanla yolumuza devam edeceğiz.” dedi.

    ANNELERİMİZ, EN DEĞERLİ VARLIKLARIMIZ

    “Anneler, aile ve toplum hayatının temel direğidir.” diyen Öner, “Bizi millet yapan değerlerin her birimizde hayat bulmasında, yaşatılmasında en büyük pay cennetle müjdelenen annelerindir. Var oluşumuzun ilk anından son nefese kadar derdimizi, yükümüzü çeken annelerimize sevgi ve hürmetle, iyilik ve güzellikle davranmak, hizmetlerinde olmak başta gelen görevimiz olmalıdır. Başta Kadınlar Komisyonumuz olmak üzere tüm annelerin Anneler Günü’nü kutluyoruz. ” şeklinde konuştu.

    KAZANIMLARIN ADRESİ, MAZLUMLARIN GÜR SESİYİZ

    Üçüncü Toplu Sözleşmede önemli kazanımlara imza attıklarını ifade eden Öner, “Eğitim-Bir-Sen olarak 3. Toplu Sözleşmede önemli kazanımlara imza attık. Kamu görevlilerinin maaş ve ücretlerine iki yıllık yüzde 19.2 zam yapılması, nöbet görevine ücret ödenmesi, sınav ücretlerinin yüzde 250 arttırılması, 2005 yılından sonra göreve başlayan kamu görevlilerine ilave bir derece verilmesi, Cuma saati izni gibi kazanımlar elde ettik. Yeni kazanımlar için mücadelemizi hız kesmeden sürdüreceğiz.” dedi.

    BİZ, BÜYÜK VE GÜÇLÜ BİR AİLEYİZ

    Üyelik çalışmalarına hızla devam edilmesi gerektiğini vurgulayan Öner, “15 Mayıs’a az bir zaman kala üyelik çalışmalarına hız vermeliyiz. Eğitim-Bir-Sen’e yeni üyeler katma, Memur-Sen’in 1 milyon üye hedefine katkıda bulunma gayretimizi artırarak, çalışmalarımızı sürdürmeliyiz. Geride kalan bir yılda aramıza yeni katılan ve katılacak olan üyelerimizle gücümüze güç katacak, yetkimizi pekiştirecek ve etkimizi daha da arttıracağız. Biz, büyük ve güçlü bir aileyiz.” diye konuştu.

    Eğitim Bir Sen İl Divan Toplantısı İlçe Başkanlarının ve Yönetim Kurulu Üyelerinin görüşlerinin alındığı değerlendirmelerin ardından sona erdi.

  • Eğitim-bir-sen Genel Başkan Yardımcısı Hasan Yalçın Yayla:

    Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim Bir-Sen) Bartın Şubesi’nin İl Divan Toplantısı’na katılan Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Hasan Yalçın Yayla, “Yeni anayasa halkın değerleriyle kavga etmeyen bir anayasa olmalıdır” dedi.

    Eğitim-Bir-Sen Bartın Şubesi tarafından, Genel Başkan Yardımcısı Hasan Yalçın Yayla’nın katılımıyla il divan toplantısı gerçekleştirildi. Bartın Öğretmenevi’nde düzenlenen Eğitim Bir-Sen Bartın Şubesi İl Divan Toplantısı’nda açılış konuşmasını Şube Başkanı Muhammet Akça yaptı. Akça, “Değerli sendikamızın değerli dava arkadaşları olarak ne kadar sonsuz şükranlarımı sunsam azdır. Bizim gibi küçük illerin, ama siyaseti büyük olan illerin derdi de büyük olur. O günlerde 7-10 kişi biz buna inandık çıktık yürüdük. Eğitim-Bir-Sen’in kahraman yiğitleri, üyeleri, temsilcileri de yürüdü. Bugün bini aşan üye sayısına sahip olduk. Geçen sene Bartın’da 907 ile toplamda en büyük ve en çok üyeye sahip sendika olduk. Fakat birileri dedi ki, ‘Eğitim-Bir-Sen Şubesi Her ne kadar üye sayıları 900’ün de üzerinde olsa da yetkili sendika biziz, onlar boşuna konuşuyor’ dedi. Oysaki onların gözden kaçırdığı bir nokta var. Biz birde olsan binde olsak hak bildiğimiz yoldan bir gram sapmadan yürüdük. Madem ki insanlar sayıdan anlıyor, rakamları çok önemsiyorlar, biz yıllardık azınlıktık, hiç gocunmadık. Dimdik ayakta durduk. O zaman biz o sayıya da ulaşalım, yetkiyi de alalım. Biz değerler sendikacılığı yapıyoruz. Değerlerin en üst seviyede, zirvede, en yükseklerde olmasını savunan bir sendikayız. İnşallah sizlerin destekleriyle Mayıs ayındaki mutabakatlarda bu mutluluğu da beraberce yaşayacağız. Genel Başkan Yardımcımın huzurlarında sizlerin adına söz veriyorum” dedi.

    Akça’nın konuşmasının ardından kürsüye gelerek, yeni anayasa yapılması konusuna değinen Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Hasan Yalçın Yayla, “Yeni anayasa, hakkın yapması gereken, halkın değerleriyle kavga etmeyen bir anayasa olmalıdır. 1982 yılında yapılan darbe ürünü anayasasının milletin iradesinin vesayet kurumlarıyla ortadan kaldırıldığı bir anayasa olmamalıdır. Öyleyse bu konudaki öncülüğümüzü devam ettiriyoruz. Bugün Türkiye’de en son siyasi gelişmelerdeki temel problemler işte budur. Bir sistem problemi, sistem sıkıntısı var. Türkiye’nin sadece başkanlık değil, yeni bir anayasaya, o anayasanın milletin değerlerini bir an önce hayata geçirecek hızlı ve pratik çözümlere ihtiyacı var. Memur-Sen, Eğitim-Bir-Sen bu yolda önder olmaya, milletin iradesini siyasete hükümetlere aktarma rolünü de üstlenmektedir. Onun için genel başkanımız anayasa platformunun önderliğini, öncülüğünü yapıyor. Aynı zamanda sivil toplumun, sivil toplumculuğunun da anayasanın içerisinde olmasını ifade ediyor” dedi.

    Düzenlenen İl Divan Toplantısına, Eğitim Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Hasan Yalçın Yayla, Eğitim-Bir-Sen Bartın Şube Başkanı Muhammet Akça ve yönetim kurulu üyeleri, İl Milli Eğitim Müdür Yaşar Demir ve sendika temsilcileri katıldı.

  • Eğitim-bir-sen Sinop Şubesi Divan Kurulu Yapıldı

    Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Şükrü Kolukısa, Sinop Öğretmenevi’nde gerçekleştirilen Eğitim-Bir-Sen Sinop Şubesi Mayıs Ayı İl Divan Kurulu Toplantısı’na katıldı.

    Toplantıda İl Milli Eğitim Müdürü Nevzat Türkkan, Şube Yönetim Kurulu Üyeleri, ilçe ve üniversite temsilcileri, kurum müdürleri ve işyeri temsilcileri de hazır bulundu. Divanın açılış konuşmasını Sinop Eğitim-Bir-Sen Şube Başkanı Ramazan Çelik gerçekleştirdi. Çelik, “Türkiye olarak çok kritik dönemlerden geçiyoruz. Milli birlik ve beraberliğimizi bozmak adına ülkemizde oynanan oyunları görüyoruz, biliyoruz. Bu uğurda canlar feda ediliyor, şehitler veriyoruz. Ben bu ülke için bu topraklar için bu bayrak için dinimiz, İslam’ımız için toprağa düşen yiğitlerimize Allah’tan rahmet; yakınlarına başsağlığı diliyorum” diyerek 15 Mayıs’ta yapılacak Sinop’ta yetkili olmanın gururunu yaşayacaklarını belirtti.

    Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Şükrü Kolukısa konuşmasında, “Eğitim-Bir-Sen ideolojik saplantıları olmayan bir sendikadır. Eğitim-Bir-Senlilerin pedagojik yönü ideolojik yönünün içerisine dahildir. Biz pedagojiyi ıskalayan bir ideolojiye asla agreje olmadık. Çünkü bizim için aslolan eğitimdir ve bu ülkenin geleceğidir. O yüzden bir homojen ideolojiye saplanmış, kendisi gibi olmayanların asla barınamayacağı kısıtlı bir sendika değiliz. Biz hizmet üreten, vatanını ve milletini seven, birbirinin değerlerini hoşgörü ile karşılayabilen, diğer çalışanların da bizim hak ettiğimizi düşündüğümüz şeyleri emeği ölçüsünde hak ettiklerini düşünen bir sendikayız. O yüzden bir Türkiye’nin tüm vilayetlerinde varız. İlkeleri, değerleri kuşanan, milletini seven, ülkesine karşı vatandaşlık görevini yerine getiren, bu millet için ne yapacağı kaygısını taşıyan herkes ile bir araya gelebiliriz. Dinden hesap sorma ve dindarlardan uzak durmanın modernleşme olmadığı, darbe çığırtkanlığı yapmanın vatanseverlik olmadığı, darbe çağrısı yapmanın bilimsellik ile asla ifade edilemeyeceğini, ay ışığında demokrasiye balyoz, millet iradesine ise kafesi layık görmenin bir suç olduğu çok net bir şekilde ortaya çıktı. Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen bu vesayeti deşifre etti. Artık lider müsvetteleri ile halkları modifiye edemeyecekler. Yalancı baharlar ile sosyolojiyi yeniden dizayn edemeyecekler. Kurdukları taşeron örgütler ile ülkelerin sınırlarını refüje edemeyecekler. Çünkü bunların karşısında güçlü ve diri bir Eğitim-Bir-Sen ve Memur-Sen vardır. Asla bunlara bir daha izin vermeyeceğiz” dedi.

    Kolukısa konuşmasında kılık kıyafet yönetmeliğine de değinerek, yaptırdıkları geniş çaplı bir anketle öğretmenlerin yüzde 63’ünün yönetmeliğin değişmesinden yana olduğunu tespit ettiklerini açıklayarak, öğretmenlerden özenli ve düzenli olmalarını istedi. Kolukısa konuyla ilgili konuşmasında şunları söyledi: “Yaptırdığımız ankette öğretmenlerin yüzde 63’ünün serbest kıyafetten yana olduğunu tespit ettik. Tüm sendikaların serbest kıyafet konusunda bir eylem kararı var. Fiili olarak da biz bu kararı yaklaşık 4 yıldır uyguluyoruz. Sonuç alana kadar da devam edeceğiz. Zaten mevcut kılık kıyafet yönetmeliğine uyan öğretmen de yok. Zaten öğretmenlerimiz bu yönetmeliği reddetmiş ancak bazı mülki amirler bunu uygulamakta ısrar ediyorlar. Bu yönetmeliği uygulamayanlar değil, bu çağdışı yönetmeliği uygulatmak isteyenler sorumludur. Çünkü uygulanabilir bir yönetmelik değildir. Favoriden bıyığa kadar, ayakkabı topuğundan etek boyuna kadar tarif eden bir yönetmelik bugün uygulanabilir bir yönetmelik değildir. Arkadaşlarımız okullarında öğretmen olduğunun fark edilmesini zorlaştıracak; düzensiz, nizamsız, tertipsiz bir kılık kıyafetlerinin eylemimize katkısı olmadığı gibi zaman zaman zararı da olmaktadır. Samimi olarak söylüyorum. Hiç kimse kendi özensizliğini ve düzensizliğini bizim kılık kıyafet eylemimizin içerisine dahil etmesin” diye konuştu.

    Toplantı soru-cevap bölümüyle son buldu.

  • Eğitim-bir-sen Genel Başkan Yardımcısı Yalçınyayla Bilecik’te

    Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Hasan Yalçınyayla, “Bugüne kadar kurulan sivil toplum örgütleri sadece vesayet odakları olmaktan başka bir şey yapmadılar” dedi.

    Eğitim-Bir-Sen Bilecik Şubesi İl Divan Kurulu Toplantısı, Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Hasan Yalçınyayla’nın da katılımı ile yapıldı. Bilecik Kent Ormanı’nda yapılan toplantının açılışında konuşan Eğitim-Bir-Sen İl Başkanı Ahmet, Selöz Eğitim- Bir-Sen kurucusu Mehmet Akif İnan’ı ve şehitleri anarak, “Mehmet Akif İnan’ın ifade ettiği gibi ‘Sırtımız doğuda, gözümüz gönlümüz bütün cihanda yeniden büyük Türkiye diyerek yola çıktığımız medeniyet yolculuğumuzda zirveden yeni ufuklara hedefiyle’ sözüyle ülke genelinde Eğitim-Bir-Sen 400 bin, Memur-Sen ile 1 milyon eşiğini aşmak üzereyiz. Türkiye’nin en büyük sendikası sloganı artık yerini Avrupa’nın en büyük sendikası sloganı ile değişmek üzere. Bu bağlamda bizler Bilecik’te 2012 yılında görevi devralmıştık. 2012 yılında 800 üye ile devraldığımız sizlerin, siz değerli başkanlarımın gayretleri, fedakarlıkları, çabaları ile bugün bu yıl inşallah bizim dışımızdaki sendika üyelerinin toplamının iki katına ulaşarak Bilecik’te yeni bir refah imzalayacağız. 2012 yılında 800 üyemiz vardı, 2013’te 855 üye ile mutabakat imzalamıştık. 2014 yılında 999 üyemiz oldu. 2015’te bin 104 üye ile her şeye, herkese, fırtınalara, krizlere, ihanetlere rağmen yükselişimize devam ettik. Bu yıl Milli Eğitim’de bin 300 üye ile diğer sendikaların toplamının neredeyse iki katına imza atacağız. Kredi yurtlarda çalışanların yüzde 80’ini üye yaparak Kredi Yurtlar Kurumu’nda da yetkimizi sağlamlaştırmış olacağız. Bilecik Şeyh Edebali Üniversitemizde her türlü entrika, baskı ve uygulamalara rağmen çelikleşmiş üyelerimizle yola devam ediyoruz’’ dedi.

    “BUGÜNE KADAR KURULAN SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ SADECE VESAYET ODAKLARI OLMAKTAN BAŞKA BİR ŞEY YAPMADILAR”

    Daha sonra Eğitim-Bir-Sen’in 2015 yılı tanıtım filmi izlendi. Tanıtım filminin izlenmesinin ardından konuşan Eğitim Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Hasan Yalçınyayla, bu teşkilatın hedeflerinin sadece bugünü değil yarınları da amaçladığını söyledi. Yalçınyayla sözlerine şöyle devam etti:

    “Bundan 24 yıl önce mütefekkir ünlü düşünür şair hocamıza niye böyle bir sendika kurulduğu sorulduğunda iki şey ifade ediyor. Birincisi ne kadar vesayet odakları varsa her birini tek tek deşifre etmek için sivil bir hareket başlatmak, sivil bir sendikal yol çizmek. İkincisi de kendi gibi olmasa dahi, kendi düşünce dünyasına sahip olmasa dahi haksızlığa uğrayan mazlumun, mağdurun hakkını sonuna kadar dile getirmek ve kazanımları için mücadele etmek. Biz sendikacılığa daha başlarken siz bu işi bilemezsiniz, bu sizin işiniz değil derlerdi. Ama gördük ki gelinen süreçte bu işi en iyi yapan, hak mücadelesini bizden daha iyi yapan başka odaklar yok. Çünkü bugüne kadar kurulan sivil toplum örgütleri sadece vesayet odakları olmaktan başka bir şey yapmadılar.”

    “27 MAYISLAR, 17-25 DARBE SÜREÇLERİ BİZİM GİBİ GÜÇLÜ SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİNİN GEREKLİLİĞİNİ BİR KEZ DAHA ORTAYA KOYDU”

    Yalçınyayla, üyelerin çabası olmasa Eğitim-Bir-Sen olarak 400 binlere, Memur-Sen olarak 1 milyonlara yaklaşamayacaklarını belirterek, “Çünkü artık vesayetin çeşidi değişti. Memur-Sen gibi, Eğitim-Bir-Sen gibi sivil inisiyatiflere, medeniyet değerlerimizle kavga etmeyen, kadim coğrafyamızdan çıkan sivil toplum örgütlerine ihtiyaç var. Buradan tekrar Memur-Sen’i, Eğitim-Bir-Sen’i kuran rahmetli Akif İnan hocamıza, bu davada rahmeti rahmana intikal eden değerli teşkilat mensuplarına tekrar Allah rahmet eylesin diyorum. Bu arkadaşlarımızın çabası olmasaydı bugün biz Eğitim-Bir-Sen olarak 400 binlere, Memur-Sen olarak 1 milyonlara yaklaşamazdık. Çok önemli süreçler geçirdik. Bu süreçler aynı zamanda Türkiye’nin demokratikleşme sürecinde de önemli adımlar getirdi. 28 Şubatlar, 27 Mayıslar, 17-25 darbe süreçleri bizim gibi güçlü sivil toplum örgütlerinin gerekliliğini bir kez daha ortaya koydu. Ama Memur-Sen, Eğitim-Bir-Sen bu darbe süreçlerinin her birinde milletin yanında olmuştur. Milletin değerleriyle kavga edenlerle değil, onlarla mücadele edenlerin tarafında olmuştur. İşte biz bugün 1 milyonlara bu duruşun sayesinde geldik. 28 Şubat dönemlerinde sayımız çok az olmuş olabilir, sesimiz çok az, cılız çıkmış olabilir. Biz o dönemlerde dik durmasaydık, omurgamız olmasaydı biz bugünlere gelemezdik. Öyle ise bizim büyümemiz sadece nicelik değil, niteliksel bir büyüme, değerli bir büyümedir” dedi.

    “ÜLKEMİZ HER 10 YILDA BİR DARBELERE ALIŞIK”

    Ortak akıl mitinglerinde, 2010 referandumunda, diğer sendikalar ve sivil toplum örgütleri karşı tarafta iken Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen’in milletin yanında durmayı her zaman bildiğini söyleyen Yalçınyayla, ’’Maalesef ülkemiz her on yılda bir darbelere alışık bir ülke iken ne zaman Memur-Sen gibi, Eğitim-Bir-Sen gibi sivil toplum örgütlerinin büyüdüğü süreçte artık bunların yaşanmadığını görüyoruz. Hedef 1 milyon olmalı, birler yan yana gelmeli. Bunu söylerken sadece sayısal üstünlükten bahsetmiyoruz. Çünkü bu sayı aynı zamanda niteliğin oldu” diye konuştu.

    Konuşmanın ardından Eğitim-Bir-Sen Bilecik İl Başkanı Ahmet Selöz, Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Yardımcısı Hasan Yalçınyayla’ya üzerinde Osmanlı arması olan bir tablo hediye etti.

  • Eğitim-bir-sen Genel Başkan Yardımcısı Kolukısa: “Medya İle STK’lar İşbirliği Yapmalı”

    Uluslararası Medya Enformasyon Derneği’nde devam eden Medya Okulu’nun bu haftaki konuğu konuğu Eğitim-Bir-Sen’in Basından ve İletişimden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Şükrü Kolukısa oldu. Kolukısa, “Gençler, okumalı, araştırmalı, öğrenmeli, öğrendiklerini yaymalı geçmişin tecrübesi üzerinden yürüyerek gelecek için yeni bir nefes farklı bir ses olabilmeli. Aklen tutarlı, ahlaken iyi, estetik olarak ta güzeli ortaya koyabilmeli” dedi.

    Uluslararası Medya Enformasyon Derneği (UMED) tarafından yeni nesil gazeteciler yetiştirmek amacıyla kurulan “Medya Okulu” eğitimleri devam ediyor. Medya Okulu’nun bu haftaki konuğu Memur-Sen Konfederasyonuna bağlı, Eğitim-Bir-Sen’in Basından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Şükrü Kolukısa oldu.

    Ülkemizde demokratikleşmenin artmasıyla birlikte bugün Sivil Toplum Örgütlerinin toplumun her katmanında, insanın üretimde bulunduğu her kademede eğitimden sağlığa, insan haklarından kalkınmaya, kriz yönetiminden diplomasiye kadar uzanan çok geniş bir alanda faaliyet gösterdiğini belirten Şükrü Kolukısa, “En büyük amacımız, sorunlara kalıcı çözüm üretmek, toplumsal barışı sağlamak, normalleşmeye katkı sunmak, özgürlük alanlarını genişletmek, özlük haklarını geliştirmek emeği değerli ve ekmeği helal kılmaktır. Bu hizmetlerimizi yaparken, hak için mücadele ederken bizim en önemli sesimiz medyadır. Yaptığı haberlerle toplumun STK’ları tanımasını ve yaklaşmasını sağlayan medya, yanlışlıkları önlemek ve iyi olanı önermek konusunda yanımızda olduğunda mesafe kat etmemiz daha kolay oluyor. Haklı taleplerimize medya omuz verdiğinde, taleplerimizi kazanıma dönüştürmemiz daha hızlı oluyor” dedi.

    Sivil toplum örgütlerinin medya ile işbirliği içerisinde, meydanın da hak mücadelesinde STK’ların yanında durması gerektiğini vurgulayan Kolukısa, “Güçlü bir Türkiye, adil bir dünya için STK’lar ve medya işbirliği yapmalıdır. Hak ihlallerinin duyurulması, toplumsal sorumluluk- bireysel sorumluluk bilincinin yükseltmesi ve demokrasinin tam anlamıyla oturmasını sağlamak için yapılması gereken budur. Bu birliktelik ne kadar geniş alanda sağlanırsa, tam anlamıyla adaleti herkes için yeryüzünde sağlarız” diye konuştu.

    Eğitim-Bir-Sen olarak her zaman gençleri bugün için heyecan yarın için güvence olarak gördüklerini vurgulayan Kolukısa, “Bizim bugünden yarına taşıyacağımız en kıymetli hazinemiz emek vererek yetiştirilmiş, duruşuyla yerel savunduklarıyla evrensel gençlerimizdir. Gençlerimizin önünü açacak projeleri desteklemek bizler için ödevdir. Sizlere de düşen büyük görevler var. Gençler, merak etmeli, araştırmaya önem vermeli, kültür işçisi, hakikatin elçisi olmayı her şeyden üstün bilmelidir. Ciddi mana bir bilgi birikimine sahip olmayı önemsemeli, bugünden yarına iyi planlar yapabilmeli, doğru ve iyi olanı yaygınlaştırmalıdır” dedi.

    Medya Okulunda Kenan Adem Kızılağıl ise uygulamalı foto muhabirliği eğitimi verdi. Kızılağıl, fotoğraf makinesinin kullanım tekniklerini anlattı, haber fotoğrafı çekim teknikleri, haber fotoğrafı işleme teknikleri, haber fotoğrafı iletim teknikleri, foto röportaj çekimi ve dünya haber fotoğrafçılığı kültürü gibi konularda iletişimcilere sunum yaptı.