Etiket: Egeli

  • Nilüfer’in tohumları Egeli üreticiyle buluştu

    Aydın’ın İncirliova ilçesinde düzenlenen Yerel Tohum Takas Şenliği’ne katılan Nilüfer Kent Konseyi Kırsal Alan Grubu ve EKODER üyeleri, Nilüfer Kent Bostanları’nda üretilen yerel tohumları Egeli üreticilerle paylaştı.

    Aydın’ın İncirliova ilçesinde bu yıl ilk kez Yerel Tohum Takas Şenliği düzenlendi. Şenliğe Bursa’dan, Nilüfer Kent Konseyi EKODER üyeleri katıldı. Nilüfer heyeti şenlikte, geçen yaz Nilüfer Kent Bostanları’nda üretilen tohumları meraklıları ile paylaştı. Ağırlıklı olarak Ege Bölgesi’ndeki kent konseyleri, tohum dernekleri ile yerel tohum gruplarının katıldığı şenlikte, yaklaşık 40 yerel üretici standı ve 20 yerel tohum takas standı yer aldı.

    Nilüfer Kent Konseyi ve EKODER üyeleri, Tohum Kütüphanesi’nde yer alan 25 çeşit yerel sebze tohumundan oluşturdukları yaklaşık 1.500 tohum paketini İncirliova’da dağıttı.

    29 Nisan 2017 tarihinde Nilüfer’in Ürünlü Mahallesi’nde gerçekleştirilecek Nilüfer 3.Tohum Takas Şenliği’nde de yerel sebze tohumlarının yanı sıra Nilüfer Kent Bostanları’nda üretilmekte olan çeşitli sebze fideleri dağıtılacak.

  • Egeli ayakkabı ihracatçıları Ortadoğu pazarında büyüyecek

    Egeli ayakkabı ihracatçıları Dubai yolcusu. Ayakkabı sektörü, 2016 yılında ihracatta yakaladığı başarıyı 2017 yılında da sürdürmek için kolları sıvadı.

    2016 yılında Türkiye’nin deri ve deri mamulleri ihracatının yüzde 51’ini tek başına gerçekleştirerek ülkemize 708 milyon dolar döviz kazandıran ayakkabı ihracatçıları, ihracatta yakaladıkları başarıyı sürekli kılmak için 12-15 Mart 2017 tarihleri arasında Ortadoğu’nun cazibe merkezi Dubai’ye yönelik “Ayakkabı Sektörel Ticaret Heyeti” düzenliyor.

    Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği organizasyonunda düzenlenecek olan “Ayakkabı Sektörel Ticaret Heyeti”ne 9 ayakkabı ihracatçısı firma katılıyor.

    Türk ayakkabı sektörünün ihracatında; Irak ve Suudi Arabistan başta olmak üzere Ortadoğu ülkelerinin en büyük ihraç pazarları arasında yer aldığını belirten Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkan Yardımcısı Erkan Zandar, Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki pazar paylarının ise potansiyelin altında olduğunu BAE’ye ihracatlarını arttırmak için harekete geçtiklerini kaydetti.

    “Birleşik Arap Emirlikleri pazarı, geçmiş yıllarda Ege Bölgesi başta olmak üzere tüm Türk ayakkabı ihracatçılarının dominant olduğu bir pazardı” diyen Zandar, “Tekrar bu potansiyeli yaratmak için bu organizasyonu devamlı hale getirmeyi hedefliyoruz” dedi.

    Ege’den deri ihracatı 41 milyon doları aştı

    Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin 2016 yılındaki ihracat rakamının 119 milyon 221 bin dolar olarak kayıtlara geçtiği bilgisini paylaşan Zandar, “Ayakkabı sektörü olarak, 2016 yılında Ege Bölgesi’nin ihracatına 41 milyon 148 bin dolarlık katkı sağladık. Son 11 yılda EDDMİB üyelerinin ihracatında ayakkabının payı yüzde16’dan yüzde 35’e çıktı ve deri konfeksiyon ürünleri ihracatını geçerek deri ve deri mamulleri ihracatında birinci sektör konumuna yükseldi. Amacımız, bu konumumuzu güçlendirmek” diye konuştu.

    Ayakkabı ihracatında Irak ilk sırada

    Türkiye’nin ayakkabı ihracatında 2016 yılında ilk sırayı 81 milyon 293 bin dolarlık tutarla Irak alırken, Almanya 44 milyon 143 bin dolarlık Türk ayakkabısı tercih etti. Suudi Arabistan ise 37 milyon 87 bin dolarlık ayakkabı ihracatı ile üçüncü sırada yer aldı.

    2016 yılında Türk Ayakkabı Sektörü’nün ihracatını en fazla arttırdığı ülkelerin başında ise İran geldi. İran’a ayakkabı ihracatımız 2015 yılında 11 milyon 307 bin dolar iken, 2016 yılında yüzde 171.5’luk rekor artışla 30 milyon 702 bin dolara tırmandı.

    Ege Bölgesi’nden yapılan ayakkabı ihracatında Almanya 6 milyon 579 bin dolarla birinci olurken, İngiltere 3 milyon 671 bin dolarla ikinci, İtalya ise 3 milyon 167 bin dolarlık tutarla üçüncü sırada yer aldı. Ege Bölgesi’nden 2016 yılında Birleşik Arap Emirlikleri’ne 249 bin dolarlık ayakkabı ihracatı yapıldı. Ege Bölgesi’nde ayakkabı ihraç edilen ülke sayısı ise 84 oldu.

  • Egeli ihracatçıya online destek

    Ege İhracatçı Birlikleri üyelerine daha hızlı hizmet verebilmek için web sitesi üzerinde online destek hizmetine başladı.

    Yıllardır üyelerine daha hızlı ve etkili hizmet verebilmek için yürüttüğü çalışmaları bir üst seviyeye taşıyan Ege İhracatçı Birlikleri, üyelerine online destek hizmetine başladı. www.eib.org.tr web sitesi üzerinden çalışan sistemde, site ziyaretçileri destek almak istedikleri konularda Ege İhracatçı Birlikleri uzmanlarıyla doğrudan iletişime geçebiliyor.

    Rekabetin iyice çetinleştiği günümüzde zamanın ekonomik kullanılmasının çok önemli olduğunu ifade eden Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Sabri Ünlütürk, “Biz de üyelerimizin en kısa zamanda en doğru bilgiye ulaşmalarını sağlamak için bu hizmeti başlattık. Test aşamasında olduğumuz dönemlerde üyelerimize duyurmamış olmamıza rağmen iki haftadır yoğun bir ilgi ve memnuniyetle karşılaştık” dedi.

  • Egeli sanayicilerden ‘Sanayi 4.0’ çağrısı

    Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, Sanayi 4. 0 kavramının sadece beş yılda teorik bir kavram olmanın ötesine geçerek küresel ekonomiye yön verir hale geldiğini belirterek, bu konuda ulusal strateji hazırlanması çağrısında bulundu. Yorgancılar, “Bu akıl çağında, yenilik ve teknolojik ilerleme misyonuna sahip olmak ve kapsamlı bir Sanayi 4.0 stratejisi geliştirmek, gelişmiş bir ekonominin olmazsa olmazı haline gelmiştir” dedi.

    2011 yılında Almanya’da gerçekleştirilen bir fuarda ilk kez dile getirilen Sanayi 4.0’ın, her geçen gün, ekonomi dünyasının merkezine daha çok yerleştiğine tanık olduğumuz bir dönemden geçildiğini kaydeden Yorgancılar, “Bu dönem, teknolojik ilerleme odağında ciddi bir dönüşümü de beraberinde getirmektedir. Söz konusu dönüşüm kapsamında, sokaklardan şehirlere, ofislerden fabrikalara kadar hayatımız teknoloji odağında durmaksızın yenilenmektedir. Bu yenilenme, en açık etkisini ise iş dünyası üzerinde göstermektedir. Akıllı fabrikalar, sanayi sektörünün giderek daha çok temelini oluşturmakta; robotlar, küçük bir ofisten büyük bir fabrikaya kadar iş dünyasına hakim olmaktadırlar” dedi.

    Davos Zirvesi’nin ana teması

    Geçtiğimiz Ocak ayında, Davos Ekonomik Zirvesi’nin Sanayi 4.0 ana teması ile gerçekleştirildiğini hatırlatan Yorgancılar, “Zirve kapsamında, Sanayi 4.0’ın küresel ekonominin rehberi haline geldiği vurgusu yapılması dikkat çekicidir. Bu bağlamda, Sanayi 4.0’ın rehberliğini üstlenen ülkeler, aynı zamanda küresel ekonomin liderliğini de üstleneceklerdir” diye konuştu.

    Farkındalığı arttırmak için kitap hazırlandı

    Bu noktada ülkemizde Sanayi 4.0’ın tanınırlığının ve konuya olan ilginin özellikle son bir yıl zarfında dikkat çekici biçimde arttığını ifade eden Yorgancılar şunları söyledi:

    “Ege Bölgesi Sanayi Odası olarak, konuya ilişkin farkındalığın artmasına katkı sunmak amacıyla hazırladığımız, “Sanayi 4.0-Uyum Sağlayamayan Kaybedecek” başlıklı kitabımızın, geniş kitlelerce ilgi görmesi, bu anlamda bizler için gurur verici olmuştur. Bu noktada, en büyük beklentimiz, Sanayi 4.0 konusunda ulusal bir strateji hazırlanması ve mikrodan makro ölçeğe kadar tüm iş yerlerinin ve iş prensiplerinin bu strateji doğrultusunda yeniden yapılandırılmasıdır. Bu yapılandırma, katma değerli üretimde atağa geçmemizi ve teknoloji ihracatı yapan gelişmiş ekonomiler sınıfında ülkemizin de yer almasını, böylece 2023 hedeflerimize daha da yakınlaşmamızı sağlayacaktır.”

    “Eğitim konusu unutulmasın”

    Sanayi 4.0 konusunda çok önemli olan diğer bir ayağı ise eğitimin oluşturduğuna dikkat çeken Yorgancılar, “Zira, Sanayi 4.0’ın anahtarı olan teknolojik ilerleme, ancak ve ancak dinamik bir eğitim almış, yaratıcı ve yeni icatlar geliştirebilen kuşaklar tarafından gerçekleştirilebilmektedir. Sanayi 4.0 stratejisi odağında Ar-Ge yatırımlarının artırılması, üniversite-sanayi işbirliğinin geliştirilmesi ve teknoparkların yaygınlaştırılması, bu noktada bir kez daha önem kazanmaktadır. Sanayi 4.0 bilincinin yaygınlaştırılması için iş insanları olarak çaba göstermeye ve ülkemizde konuyla ilgili atılacak adımları heyecanla izlemeye devam edeceğiz” diye konuştu.

  • Egeli sanayicilerden darbe gündemi

    Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar, darbe girişimin ekonomiye olumsuz bir yansımasının olmayacağını belirterek, Almanya ve Fransa örneğini de vererek OHAL kararının yargılanmaması gerektiğini ifade etti.

    Ege Bölgesi Sanayi Odası Temmuz ayı meclis toplantısında gündem 15 Temmuz darbe girişimi ve ekonomik yansımalarına Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen ve 15 Temmuz şehitlerine saygı duruşu ile başlayan mecliste, ardından İstiklal Marşı okundu. Meclisin açılış konuşmasını yapan EBSO Meclis Başkanı Salih Esen, darbeyi lanetlerken, siyasileri de şapkayı önlerine koyup düşünmeleri gerektiğini hatırlattı.

    “15 Temmuz akşamı Kızılay olmasaydı..”

    Meclisin bu ay ki konuğu Ege Bölge Kan Merkezi Müdürü Gökay Gök de 15 Temmuz gecesi İstanbul ve Ankara’ya havayolu tehlikesinden dolayı karayolu ile kan gönderdiklerini anlattı. Gök, “Kan bağışının önemini son olarak 15 Temmuz akşamı yaşayarak hepimiz gördük. Eğer o gün 2 saat içinde binlerce kan hazır olmasaydı, binlerce insan şehit olacaktı. Her ilden her yerden kan temin ettiğimiz için kimse kan kaybından dolayı yaşam kaybı yaşamadı” dedi.

    İzmirlilere kan bağışı çağrısı

    İzmir’e kan bağış karnesinde yetersiz olduğunu ve kan ihtiyacının her kes için mecburi olduğunu hatırlatan Gök, “İzmir kendi ilinin kan ihtiyacını karşılamıyor. Geçen sen İzmir’de 50 bin kişi kan aradı. Bulduğu kan ne kadar güvenli? İzmir’e 190 bin ünite kan gerekiyor. Biz geçen sene 125 bin ünite kan toplayabildik. Yaklaşık 15 bin ünite çevre illerden geldi. Demek ki geçen sene İzmir’de 50 bin kişi sokaklarda kan aradı. Bunu siz destekçilerimizin kan bağışlarıyla aşacağız. Bu ülkede temel sorun kan bulmak değil, doğru anı bulmaktır. Önemli olan düzenli ve bilinçli bir şekilde kan vermektir” diye konuştu.

    “Biz olduk, bir olduk ve artık böyle olacağız”

    EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar da yapılan darbe girişimini sert sözlerle lanetleyerek, hukuk çerçevesinde darbecilerin en ağır cezayı almaları gerektiğini dile getirdi.

    İlk defa siyasilerin darbeye karşı birlik olduğuna ve bu birlikteliğin bozulmaması gerektiğine işaret eden Yorgancılar, “Konu ülke olunca, siyaseti bir kenara bırakıp ülke meseleleri ön plana çıkmaktadır. Söz konusu vatansa, gerisi teferruattır sözünün tam da gereği budur. Unutmayalım ki, demokrasi, partiler üstü bir kavramdır ve ülkemizin bekası, milli iradenin temelidir. Ortak değerimiz olan Türk bayrağının gücü etrafında birleşmek, yaralarımızı saracak ve bizleri daha da güçlendirecektir. Biz olduk ,bir olduk ve artık böyle olacağız. Normalleşme sürecine katkı koyup, ülkemizi hedeflerine ulaştıracağız. Güçlü demokrasi, hukukun üstünlüğü ve güçlü Türkiye için el ele vermeye mecburuz. Bu demokrasi sınavının ilk ayağını bir olarak verdik. Ancak bundan sonra atacağımız adımlar çok daha önemli. Atatürk’ün mirasına sahip çıkmak hepimizin ortak sorumluluğudur” şeklinde konuştu.

    “OHAL’i yargılamamak gerekiyor”

    Hükümet tarafından alınan 3 aylık olağanüstü hal kararının millete, ekonomiye karşı değil sadece ülkenin güvenliği için alındığının altını çizen Başkan Yorgancılar, “Olağanüstü hali yargılamamak gerekiyor. Ülkenin güvenliğinin sağlanması için alınan bir karardır. OHAL kararı kişi hak ve özgürlüklerine, ekonomiye, ithalata, ihracata etki yapacak bir karar değildir. Fransa terör saldırılarında 3 ay aldı. 3 ay daha uzattı. Almanya Münih’teki saldırı sonrası OHAL kararı aldı. Ülkeler bu durumlarda olağanüstü hal kararı alıyorsa bizim sorunumuz terör değildi, ülkemizin geleceğiydi. Hepimiz bu durumu anlatmak durumundayız. Ümit ediyoruz ki, OHAL’in amacı doğrultusunda devlet yapılanması bu örgütten temizlenir ve tüm terör yapıları çökertilir. Son bir hafta içinde yapılanlar bu iradenin gösterildiği yönündedir” ifadelerini kullandı.

    “Erdoğan’dan başkası darbe girişimini önleyemezdi”

    Türkiye’nin çok güçlü bir devlet ve ekonomi yapısına sahip olduğunu kaydeden Yorgancılar, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Şimdi yeni bir hikaye yazmanın ve yeniden ayağa kalkmanın tam zamanıdır. Tekrar ve ısrarla altını çizmek isterim: darbe girişimi de teyit etmiştir ki, başta eğitim olmak üzere ülkemizin geleceğine ilişkin altyapı oluşturacak reformları ve adımları bir an evvel atmak ve gerçek Türkiye algısını yeniden oluşturmak zorundayız. Demokrasinin olmadığı yerde, huzurun güvenin, ekonominin, millet olma bilincinin olmayacağı unutulmamalıdır.”

    EBSO Meclis Üyesi Nedim Anbar da söz alarak, hükümeti birçok kere eleştirdiğini hatırlatarak, “Şu gerçeği söylemem gerekiyor ki, Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’dan başkası bu darbe girişimini önleyemezdi” dedi.