Etiket: Efendi’nin

  • Gazzeli Ahmet Efendi’nin ismi Bursa’da yaşayacak

    Osmangazi Belediyesi’nin Alipaşa Mahallesi’nde yeniden ayağa kaldırdığı 19. yüzyıla ait sivil mimari örneği yapının ince işçilikleri devam ediyor. Tarihi yapı, rekonstrüksiyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından Gazzeli Ahmet Efendi Kültür Merkezi adıyla hizmet verecek.

    Tarihi ve kültürel mirasın korunup yaşatılmasına yönelik çalışmalarını sürdüren Osmangazi Belediyesi, Alipaşa Mahallesi’ndeki 19. yüzyıldan kalma sivil mimari örneği yapıyı çöküntü halinden kurtardı. Toplam 210 metrekare alan üzerine bodrum +2 kat olarak inşa edilen tarihi yapıda, ahşap karkas bölümü, kaba sıva işlemleri ve binanın çatısı tamamlandı. Kapı, pencere ve ahşap döşeme işlemlerinin devam ettiği binada, ince işçilikler ve binanın orijinalinde yer alan kalem işleri de büyük bir titizlikle yapılıyor.

    Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, tarihi yapıdaki çalışmaları Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Tasavvuf Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kara ile birlikte inceledi. Osmangazi’nin her köşesinde yer alan tarihi yapılara, mimarisi ve özgünlüğünü koruyarak sahip çıktıklarını belirten Dündar, “Tarihi ve kültürel mirasın korunup yaşatılmasına yönelik çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Tarihimizi ayağa kaldırdığımız oranda değerlerimizi görüyoruz. Alipaşa Mahallemiz’deki bu tarihi yapıyı da çöküntü halinden kurtardık. Bu çalışma ile 19. yüzyılın mimari yapısını günümüze taşıyarak kentin tarihi kimliğini ortaya çıkarıyoruz. Bu yapıda artık ince işçilikler yapılıyor. En kısa sürede bu binayı Bursa kültür hizmetine sunacağız. Bu kültür merkezimize, Bursa’ya önemli hizmetleri olan Gazzeli Ahmet Efendi’nin ismini vereceğiz” dedi.

    Prof. Dr. Mustafa Kara da Bursa’da bugüne kadar çok sayıda ilim ve gönül adamı yaşadığını ifade ederek, “Bunlardan biri de Gazzeli Ahmet Efendi’dir. Filistin’in Gazze şehrinden 3 asır önce Bursa’ya gelip, uzun yıllar kültür hizmeti verdi. Bu yapıya da Gazzeli Ahmet Efendi’nin ismini vermek, çok anlamlı olacak. Bu insanlar, bu şehrin ilim ve kültür hayatına hizmet vermiş kişilerdir. Onlara olan vefa borcumuzu ödemiş oluyoruz. Bu tarihi yapıyı çöküntü vaziyetten kurtarıp, ayağa kaldıran Başkanımız Mustafa Dündar’a tekrar teşekkür ediyorum” diye konuştu.

  • Edirneli Şehit Yüzbaşı Yusuf Kenan Efendi’nin heykeli törenle açıldı

    Edirne Belediyesi tarafından Çanakkale Savaşı’nda 250 askerle, 2 bin 500 İngiliz askerini durduran Edirneli Şehit Yüzbaşı Yusuf Kenan Efendi’nin heykeli törenle açıldı.

    Yüzbaşı Yusuf Kenan Efendi’nin torunu Hüsnü Uras, törende duygu dolu anlar yaşarken, Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan da “Bu topraklar Yüzbaşı Yusuf Kenan gibi adamlar da yetiştirmiştir. O yüzden Edirneliler olarak Yüzbaşı Yusuf Kenan’ın hemşehrisi olmaktan, Mustafa Kemal Atatürk’ün evladı olmaktan hep gurur duyduk, duymaya da devam edeceğiz” dedi.

    Çanakkale’de büyük bir başarıya imza atmış olan Edirneli Şehit Yüzbaşı Yusuf Kenan Efendi’nin heykeli, Edirne Belediyesi tarafından Heykeltraş Müslüm Özcan’a yaptırılarak İlhan Koman Parkı’nın önüne konuldu. Edirneli Şehit Yüzbaşı Yusuf Kenan Efendi’ye ait heykel düzenlenen törenle açıldı. Törene Edirne Valisi Günay Özdemir, Garnizon Komutanı Tuğgeneral Salim Afgün, Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, Edirneli Şehit Yüzbaşı Yusuf Kenan Efendi’nin torunu Hüsnü Uras ile eşi Esra Şennur Uras katıldı.

    Edirneli Şehit Yüzbaşı Yusuf Kenan Efendi’nin torunu Hüsnü Uras, açılışta yaptığı konuşma sırada duygu dolu anlar yaşadı. Uras, “Bundan 103 yıl önce, henüz 35 yaşında vatanı için büyük bir kahramanlık örneği vererek, Gelibolu Yarımadası’nda İkiz Koyunda şehit düşen Edirneli Yüzbaşı Yusuf Kenan’ın heykelinin açılış törenine katıldığınız için en içten teşekkürlerimi sunarım. Çanakkale Savaşları’nın kahramanlık öyküleri o kadar fazla ki, dedem bu savaşta şehit düşen binlerce askerden birisiydi. Harbiye’ye giriş itibariyle Mustafa Kemal Atatürk’ün dönem arkadaşı olan dedem şehit olduğu Gelibolu Cephesinde ilk görev değildi. Hayatını son 3 yılını Gelibolu Yarımadası ve Çanakkale Boğazı’nın savunmasında geçirdi. İngilizlerin İkiz Koyu’na yaptığı çıkartmaya ilk fark eden ve 250 kişilik birliği ile 2 bin 500 kişilik düşman birliğini durduran 7. Bölük Komutanı’dır. Şehit olduğunda 34 yaşındaydı ve arkasında 27 yaşında eşi Zehra (ananem) ile biri 3, diğeri 6 aylık olan iki çocuk bırakmıştı. Eşi Zehra Hanım ile yaptığı yazışmalar Bahçeşehir Üniversitesi’nin katkılarıyla yayınlanmış, Yönetmen Mesut Gengeç ve Bülent Günal tarafından da Yusuf Kenan Belgeseleri olarak öyküleri ölümsüzleştirilmiştir. Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan’a ve emeği geçenlere teşekkürlerimi sunarım” diye konuştu.

    “Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır”

    Bir milleti millet yapan ortak değerlerin olduğunu belirten Belediye Başkanı Recep Gürkan, “Bir milleti bugünden alıp geleceğe taşıyacak ortak değerler var. Bunların en başında vatan dediğimiz, aslında sadece bir toprak parçası olan ama tıpkı Yüzbaşı Yusuf Kenan Efendi gibi gözünü kırpmadan canlarını vererek, ‘vatan’ yaptıkları topraklar var. Diyor ya şair; ‘Toprakları toprak yapan üstündeki kandır. Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır.’ İşte bu toprakları bize vatan yapan başta Cumhuriyeti’mizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ü, Osman Gazi’den başlayarak Yüzbaşı Yusuf Kenan Efendi’ye ve bugün Afrin’de gözünü kırpmadan vatanın bölünmez bütünlüğü için canını veren şehit olan bütün aziz şehitlerimizi bir kez daha rahmetle, şükranla ve minnetle yad ediyorum” dedi.

    Bir milleti geleceğe taşımanın en kesin ve en garantili tarafın geçmişteki kahramanlıkların, kültürün ve sanatın olduğunu ifade eden Gürkan, “Bu topraklar Yüzbaşı Yusuf Kenan gibi adamlar da yetiştirmiştir. O yüzden Edirneliler olarak Yüzbaşı Yusuf Kenan’ın hemşehrisi olmaktan, Mustafa Kemal Atatürk’ün evladı olmaktan hep gurur duyduk, duymaya da devam edeceğiz. Tarihimizin gizli kalmış bir çok kahramanı var. Çok samimi bir itirafta bulunmak gerekirse, Yüzbaşı Yusuf Kenan’ı ben dahil hiçbir Edirnelinin tanıdığını sanmıyorum. Yüzbaşı Yusuf Kenan’ı hem belgesel, hem de eşiyle yazıştıkları mektuplardan oluşan kitapla tanıdık. Havsa Belediye Meclis Üyesi Tufan Baş’a da ayrı bir teşekkür ediyorum. Zekası, pratikliği, karar verme becerisi ve yetenekleri ile belki de Çanakkale Savaşları’nın tarihi değiştiren kahramanlarımızdan birisi. Şehit oluşunun 103. Yılında onun heykelini Edirne’nin en gözde yerine dikmenin haklı gururunu yaşıyoruz” diye konuştu.

    Edirne’de görev yapmaktan duyduğu mutluluğu dile getiren Edirne Valisi Günay Özdemir, “Fatih Sultan Mehmet’in hemşehrisi olarak Fatih Sultan Mehmet’e sahip çıkan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün hemşehrisi olarak Atatürk’e sahip çıkan ve Yüzbaşı Yusuf Kenan Efendi’ye sahip çıkan asil bir Edirne’nin asil evlatlarının hizmetkarı olmak benim için gurur verici” dedi.

    Edirneli Şehit Yüzbaşı Yusuf Kenan Efendi’nin heykeli okunan duaların ardından açıldı. Daha sonra Edirne Belediyesi tarafından halka pilav ikramı gerçekleştirildi.

  • Ali Rıza Efendi’nin Zübeyde hanıma aşkı ilham kaynağı oldu

    Cumhuriyeti’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün babası Ali Rıza Efendi’nin eşi Zübeyde hanıma hitap ettiği “Gülizar-ı Cenneti Zübeydem” sözünden esinlenerek Didim Belediyesince Akbük’te yapılan Zübeyde Hanım Parkına konulacak heykelde son aşamaya gelindi

    Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım adına Didim Belediyesince Akbük’te yapılan parka konulacak olan heykel, Türkiye’de bir ilk olacak. Didim Belediyesi Heykel ve Seramik atölyesinde çalışan Heykeltıraş Olgaç Demirkol tarafından yapılan titiz araştırmalar ve çalışma neticesinde, Atatürk’ün babası Ali Rıza Efendi’nin eşi Zübeyde hanıma hitap ettiği “Gülizar-ı Cenneti Zübeydem” sözünü kitaplardan bulan ve ayrıca Zübeyde Hanım’ın yaşadığı sıkıntılar ve 4 çocuğunu küçük yaşlarda kaybetmesinden yol çıkarak hazırlanacak heykel, özellikleriyle farklı bir anlam taşıyor.

    “Evlat acılarını heykele yansıttı”

    Mustafa Kemal Atatürk’ün 6 kardeş olduğunu ve bunlardan Naciye (12 yaşında), Fatma (4 yaşında), Ahmet (9 yaşında) ve Ömer (9 yaşında) küçük yaşlarda hayatını kaybettiğini ve annesi Zübeyde hanımın 4 çocuk acısı çektiğini öğrendiğini belirten Demirkol, hayatta kalan çocuklarının ise Mustafa Kemal Atatürk ve Makbule hanım olduğunu söyledi.

    Olgaç Demirkol, Zübeyde Hanım’ın yaşadığı bu acılar nedeniyle hazırladığı 5 yapraklı heykelin ortasında Zübeyde hanımın yer alacağını etrafındaki 5 yaprağın ise ölen çocukların simgeselleştirildiğini söyledi. Parkta konulacak heykele ayrıca iki Gül yaprağının da ekleneceğini söyleyen Demirkol bunların da eşi Ali Rıza Efendi ile Mustafa Kemal Atatürk olacağını dile getirdi.

    Heykelin yapımı öncesinde Zübeyde hanım hakkında bir çok araştırma yapıp kitaplar okuduğunu kaydeden Demirkol Atatürk’ün babası Ali Rıza Efendi’nin eşi Zübeyde hanım hitap ettiği “Gülizar-ı Cenneti Zübeydem” sözünü kendisini çok etkilediğini söyledi.

    İlham aldığı sözün ardından hazırlanan bu heykelin yapımı öncesinde Belediye Başkanı Deniz Atabay’a bilgi verdiğini ve maketi görmesinin ardından onay aldığını belirten Olgaç Demirkol, “Ülkemizde bugüne kadar yapılmayan ve farklı bir anlam taşıyan heykel yaptık. 2,5 aydır bununla uğraşıyorum. Gaz beton ile heykel örülüp ardından oyularak şekle sokuldu. Rengi beyaz kalacak ve çalışmaların tamamlanmasının ardından parka konulacak” dedi.

    “Farklı bir eser oldu”

    Didim Belediye Başkanı Deniz Atabay ise hazırlanan heykelin farklı bir anlamı olduğunu ve bugüne kadar Zübeyde Hanım için hazırlanan heykel ve büstlerden farklı olduğunu söyledi. Atatürk’ün babası Ali Rıza Efendi’nin eşi Zübeyde hanım hitap ettiği “Gülizar-ı Cenneti Zübeydem” sözünün kendisini de etkilediğini belirten Atabay Didim Belediyesi seramik atölyesinden bu tür güzel eserlerin çıkmasının da kendileri için memnuniyet verici olduğunu ifade etti. Heykelin tamamlanmasının ardından açılışla konulacağını söyleyen Başkan Atabay Didim’de kente yönelik dokunuşların devam edeceğini dile getirdi.

  • Müftü Alim Efendi’nin Kahramanlıkları Anıldı

    Manisalı Müftü Alim Efendi, Celal Bayar Üniversitesi’nde düzenlenen program ile anıldı. Programda, Müftü Alim Efendi’nin hayatı ve Kurtuluş Savaşı esnasındaki Manisa’da verdiği mücadele anlatıldı.

    Celal Bayar Üniversitesi, Milli Mücadele kahramanlarından ve Manisa’nın kurtuluşunda önemli rolü olan Müftü Alim Efendi’yi Anma Programı düzenledi. Celal Bayar Üniversitesi Profesör Ümit Doğay Arınç Kültür Merkezi’nde düzenlenen konferansa, Manisa Valisi Erdoğan Bektaş, Büyükşehir Belediye Başkan Danışmanı Yaşar Coşkun, Yunusemre Belediyesi Meclis Üyesi Hüseyin Köroğlu, Celal Bayar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemal Çelebi, Manisa İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Altınsoy, Manisa Müftüsü Sinan Cihan, rektör yardımcıları, eğitmenler ve öğrenciler katıldı. Konferansın açılış konuşmasını Celal Bayar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kemal Çelebi gerçekleştirdi. Çelebi konuşmasında, Manisalı Müftü Alim Efendi ile olan akrabalık bağlarına değindi. Müftü Alim Efendi’nin bu ülkenin istiklal ve hürriyet mücadelesi ile karşılaştığında bir din adamı, ilim adamı ve şehrin bir önderi olarak göstermiş olduğu mücadelesinin unutulmaması gerektiğine değinen Çelebi, bu mücadele ruhunu yeni nesle aktarmak gerektiğinin altını çizdi. Yrd. Doç. Dr. Nejdet Bilgi de konuşmasında, Milli Mücadele kahramanı Manisalı Müftü Alim Efendi’nin hayatına, sanatçı kişiliğine ve en önemlisi Manisa’nın kurtuluşunda vermiş olduğu mücadelenin ayrıntılarına değindi. Gelecek nesillerin milli mücadele ruhunu iyi bilmesi gerektiğini belirten Bilgi, Manisalı Müftü Alim Efendi’nin unutulmaması gerektiğini söyledi. Konferansın bitiminin ardından protokol üyeleri, Manisalı Müftü Alim Efendi’nin araştırmalar sonucu elde edilen hayatından kesitlerin yer aldığı sergiyi gezdi.

  • Kazasker İzzet Efendi’nin Hilye-i Şerif’i, 260 Bin Liradan Satışa Çıkarılacak

    Hat sanatının en büyük temsilcilerinden Kazasker İzzet Efendi’ye ait Hilye-i Şerif, 260 bin liradan satışa sunulacak.

    Çukurcuma Müzayede Evi’nde, önümüzdeki pazar günü, 2015 yılının son müzayedesinde, birbirinden değerli antikalar ve nadir bulunan objeler koleksiyonerlerin beğenisine sunulacak. Müzayedede toplam 400 parça satışa çıkartılacak. Müzayedede en dikkat çekecek eserlerin başında Kazasker İzzet Efendi’ye ait bir Hilye-i Şerif geliyor. 19. yy’da Osmanlı Devleti’nin bilim, sanat ve siyaset dünyasının önemli bir ismi ve Hat sanatının en büyük temsilcilerinden birisi olan Kazasker İzzet Efendi, başta İstanbul olmak üzere Bursa ve Kahire’de pek çok binanın yazı ve kitabelerine imza atmıştır. Ayasofya’da asılı büyük levhaların da hattatı olan Kazasker İzzet Efendi’ye ait 1850 imzalı Hilye-i Şerif, müzayedenin en kıymetli eseri olarak 260 bin liradan satışa çıkartılacak.

    EŞSİZ SAAT KOLEKSİYONU

    Dünyaca ünlü markalardan oluşan özel bir saat koleksiyonu da müzayedede satışa sunulacak eserler arasında dikkat çekiyor. Altın, gümüş, metal, bağa ve mineli olmak üzere toplam 91 adet cep saatinden oluşan koleksiyonun satış fiyatı 275 bin lira olacak. Koleksiyonu oluşturan saatler arasında saat tutkunlarının yakından tanıdığı; Patek Philippe, Ralph Gout, Isaac Rogers, Geo Charle, Benjamin Barber, Edward Prior ve George Prior markaları yer alıyor. Tek parça halinde satışa çıkartılacak koleksiyona alıcı çıkmaması halinde saatlerin tekil satışlarına geçilecek. Eşi benzeri bulunmayan saat koleksiyonunun antika severlerin yakın takibinde olacak eserler arasında yer alacağı tahmin ediliyor.

    ÖZEL KILIFINDA ÇİFT PİŞTOV

    Müzayede’nin dikkat çekici bir diğer eseri ise 3. Selim dönemine ait saray işi bir çift Piştov olacak. Kökeninin İspanyollar’a dayandığı bilinen ve “Tabancaların atası” olarak da adlandırılan Piştov’lar özel kılıfları içinde ve son derece iyi korunmuş durumda. Üzerinde Osmanlı arması bulunan silahlar altın ve gümüş kakmalarla bezeli. Gümüş işlemeli kılıfı içinde satışa sunulacak bir çift Piştov’un müzayede çıkış fiyatı ise 45 bin lira olacak. Piştov’ların özellikle koleksiyonerlerin büyük ilgisini çekeceği belirtiliyor.

    1850’DEN KALMA TAHT

    Müzayedede satılacak parçalar arasında; 19. yüzyıl Osmanlı dönemine ait eserler, Osmanlı ve Avrupa dönemi mobilyalar, ustaların elinden çıkmış hat sanatının nadide parçaları, tablolar, tespihler, kılıçlar, yemek takımları da yer alacak. Pelesenk ağacından bronz kakmalı 1850 Avrupa yapımı taht, 1900’lere ait ve bir sanat eseri olarak değerlendirilen Avrupa kuzine, saray işi 1870 yapımı bronz kuş kafesi, Osmanlı Leventleri’ne ait 1700’lerden kalma el işlemeli gümüş pala müzayedede dikkat çekecek eserler arasında yer alacak. Fransız kahve değirmeni, dekoratif amaçlı Kabe örtüleri, saray işi mangal, 1. Dünya Savaşı’na ait Fransız savaş pilotlarının giydiği ceket-pantolon ve çizmeden oluşan deri takım, Mehmet Nuri Sivasi imzalı ay yıldız formunda besmele-i şerif de müzayedede satılacak toplam 400 eser arasında yer alacak.