Etiket: Ediyoruz”

  • Bakan Yardımcısı Daniş: “Rusya ile ticaretimizin kısa sürede krizden önceki duruma döneceğini ümit ediyoruz”

    Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakan Yardımcısı Mehmet Daniş, Rusya ile yaşanan krizin tarım sektörü üzerinde ağır bir baskı ve yük oluşturduğunu, artık bunun sonuçlarının yavaş yavaş giderilmeye başlandığını belirterek, “İnşallah ticaretimiz kısa sürede hemen hemen krizden önceki duruma dönecek diye ümit ediyoruz. Bunun için çalışıyoruz” dedi.

    Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından sektör temsilcilerinin görüş, sorun ve önerilerinin alınacağı “Yaş Meyve-Sebze, Kuru Meyve ve Seracılık Dış Pazar Sektör Toplantısı”, Akdeniz İhracatçı Birlikleri’nin (AKİB) ev sahipliğinde Mersin’de yapıldı. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakan Yardımcısı Mehmet Daniş başkanlığında AKİB hizmet binasında gerçekleştirilen toplantıya, Mersin Valisi Özdemir Çakacak, Akdeniz Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kavak, Ulusal Turunçgil Konseyi Başkanı Kemal Kaçmaz ile Bakanlık bürokratları, Mersin, İzmir, Antalya, Muğla, Bursa, Aydın’ın da aralarında bulunduğu ihracat ağırlıklı illerin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Müdürlükleri temsilcileri, ihracatçılar ve sektör temsilcileri katıldı. Toplantının açılış konuşmasını yapan Vali Çakacak, toplantıda sektör temsilcilerinin üretimden satışa kadar dile getirmek istedikleri konuları birinci elden Bakan Yardımcısı Daniş’e ve bürokratlara ileteceklerini ve bir değerlendirme yapılacağını belirtti.

    Bakan Yardımcısı Daniş ise, bu toplantıların Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik’in göreve gelmesinden kısa bir süre sonra başladığını anımsattı. “Özellikle üreticimizin pazarda yaşadığı sorunların üreticimize yansıması ve bunun tarımsal üretimimizi etkilemesi nedeniyle artık bizim de Bakanlık olarak ürünlerimizin dış pazarlarda ve içerideki sorunlarını ele almamızı gerektirdiği düşüncesiyle Sayın Bakanımızın talimatıyla böyle bir çalışma modeli belirledik” diyen Daniş, bu kapsamda Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü bünyesinde özellikle tarımsal dış pazarlara yönelik bir strateji gurubu oluşturdukları bilgisini verdi.

    “Bu toplantıyla yeni bir sinerjinin, yeni bir dönemin başlayacağını ümit ediyoruz”

    Mersin’deki toplantının sektörel anlamda 4’üncü toplantı olduğunu ifade eden Daniş, “Daha önce süt, beyaz et ve yumurta, dondurma sektörleriyle bir araya geldik. Bugün de yaş sebze-meyve, kuru meyve, seracılık sektör temsilcileriyle bir araya geldik. Buradaki amacımız, sektörümüzün üretimden pazara kadar yaşadığı sorunları birinci ağızdan yetkililerden dinleyip, Bakanlık olarak biz ne yapabiliriz sektör için, bunun arayışı içindeyiz. Bu toplantılarda hem bir sinerji oluşturuyoruz hem karşılıklı olarak ne yapabileceğimizi konuşuyoruz hem de sektörle Bakanlığımız arasında aslında yeni bir iletişim kanalı da oluşturmuş oluyoruz. Bizim Dış İlişkilerde oluşturduğumuz strateji grubu, anında üreticilerimizin ve ihracatçılarımızın yaşadığı, diğer Bakanlıklar da dahil sorunlarına birinci elden yardımcı olmak istiyoruz. Onların yanlarında olmak istiyoruz. Sayın Bakanımızın talimatları bu yönde. Dolayısıyla bu toplantıyla beraber yeni bir sinerjinin, yeni bir dönemin başlayacağını ümit ediyoruz” diye konuştu.

    “Rusya ile bir süreç başladı ama bazı ürünlerle ilgili ağır işleyen bir süreç var”

    Rusya ile Türkiye arasında uçak düşürme ile başlayan krizin üreticiler ve ihracatçılar üzerindeki etkilerine değinen Daniş, “Geçtiğimiz dönemde özellikle Rusya ile yaşamış olduğumuz sorun, üreticimiz üzerinde, sektörler üzerinde, tarım ürünleri üreticisi üzerinde ağır bir baskı ve yük oluşturdu. Artık bunun sonuçları yavaş yavaş giderilmeye başlandı. Bu sürecin devamı olarak da 18 Kasım’da yine Sayın Bakanımızın başkanlığında Soçi’ye bir tarım fuarına katılmak üzere geniş bir heyetle gidiyoruz. Orada yaptığımız ön görüşmelerde de evet, bir süreç başladı ama bazı ürünlerle ilgili ağır işleyen bir süreç var. Bunun daha da hızlandırılması niyetini taşıdığımızı, Sayın Bakanımızın bu amaçla Soçi’ye ciddi bir heyetle katılacağını ifade ettik. Onlar da bunu memnuniyetle karşıladılar” ifadelerini kullandı.

    “Rusya ile ticaretimiz, kısa sürede krizden önceki duruma döneceğini ümit ediyoruz, bunun için çalışıyoruz”

    Şu anda Rusya’dan bir heyetin Antalya’ya geldiğini, bugün İzmir’de, birkaç gün sonra da Adana’da olacağını kaydeden Daniş, “İnşallah ticaretimiz kısa sürede hemen hemen krizden önceki duruma dönecek diye ümit ediyoruz, bunun için çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

    Sektörün bu toplantının özellikle Mersin’de yapılmasını istediğini de aktaran Daniş, şöyle devam etti:

    “Biz de bunun çok doğru ve yerinde olduğunu düşünüyoruz. Mersin’deyiz, hem üreticilerimiz burada hem ihracatçılarımız, sektörümüz burada hem de bizim konuyla ilgili bürokrat arkadaşlarımız ve ihracat yoğun il müdürlerimiz aramızda. Dolayısıyla bugün söz sektörde. Biz sektörü dinleyeceğiz. Biz sektör konuşmak istediği sürece onları sonuna kadar dinleyeceğiz, önerilerini alacağız ve hızlı hareket etmek istiyoruz. Yani varsa bir sorun ve bu bizim çözebileceğimiz bir şeyse hemen, başka bakanlıkları ilgilendirebilir veya mevzuat değişikliği gerektiriyorsa da bununla ilgili çalışmalarımızı hızlı bir şekilde tamamlayarak sektörün önünü açmak istiyoruz.”

    Toplantı daha sonra basına kapalı olarak devam etti.

  • Ercan Görken: “Mağduriyetleri gidermeye devam ediyoruz”

    Hasar değer kaybı firması Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Görken, firma olarak trafik kazası sonucunda uğranılan mağduriyetleri gidermeye devam ettiklerini belirterek, “Önemli olan haklı olduğu durumda zamanında gerekli yasal süreci başlatmak ve sonrasında takip etmek” dedi.

    Oto kiralama (rent a car) sektöründe faaliyette bulunan Lider Oto Kiralama ve Hasar Değer Kaybı firmasının Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Görken, araç sahiplerinin mağduriyetlerini gidermek için deneyim ve bilgi önemli ifadelerinde bulundu.

    Ercan Görken, “Hasar değer kaybı sektörde kısa bir sürede kendinden söz ettirmeye başladı ama çok bilgi kirliliğini de beraberinde getirdi. 2 bin 500 kaza yapan ve bize müracaat eden araç sahiplerinin gerekli kaza raporlarını incelediğimizde araç sahiplerinin kulaktan dolma birçok kirli bilgiye sahip olduklarını konusunda uzman çalışma arkadaşlarımızın anlamaları fazla bir zaman almıyor. Burada önemli olan her kazaya karışan bir araç sahibinin haklı veya haksız olduğunun dışında aracında bir hasar değerinin olup olmadığına dikkat etmek gerek” dedi.

    “Geçmiş yıllara göre 3 katı müracaat var”

    Görken, sözlerini şöyle tamamladı: “Geçmiş yıllara nazaran neredeyse 3 katı müracaat olması sebebiyle bir aracın hasar değer kaybı olup olmadığının süreci ise 4 ile 6 ay arası sürmekte. Firma olarak araç sahiplerinin bu tarz mağduriyetlerini gidermelerine danışmanlık firmalarının konusunda uzmanlar çalışarak gerekli yasal süreci takip etmeleri vatandaşın mağduriyetini de kısa sürede gidermiş oluyor. Sektörde 2 bin 500’e yakın hasar değer kaybı müracaatın 400’e yakın bir dosyanın sonuçlandığını gördüğümüzde geçen yıllara oranla artık mağdur olan araç sahiplerinin sayısının 3 katı fazla olduğunu da görmüş oluyoruz”.

  • Bakan Faruk Çelik: “Engelleri elimizin tersiyle iterek kalkınmaya devam ediyoruz”

    Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik,Türkiye’nin dört tarafı sorunlarla çevrili bir coğrafyada bulunduğunu ve terör belasıyla uğraştığını ancak Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin bütün sorunlara rağmen kalkınmayı sürdürdüğünü belirtti.

    Genç Çiftçi Destekleme Projesi kapsamında Lüleburgaz ilçesinde bulunan Türkgeldi Tarım İşletmesi’nde düzenlenen hayvan dağıtım törenine katılan Bakan Faruk Çelik, burada yaptığı konuşmada, “Üç tarafı sularla, denizlerle çevrili ama dört tarafı sorunlarla dolu güzel bir coğrafyada yaşıyoruz. Terör belasıyla karşı karşıyayız, bölgemizde yaşanan savaşlar var. Binlerce mülteciler var, Türkiye’nin gelişmesine kalkınmasına içerden kastedenler var, yolumuzu kesmeye çalışanlar var, enerjimizi tüketmek için çalışan Türkiye düşmanı, ay yıldızlı bayrak düşmanı unsurlar var ama bu günkü bu program ve Türkiye’nin dört bir yanında devam eden gerçekleşen programlar ülkemizin gelişmesi, tarım ve hayvancılığın gelişmesi için bütün bu kötü planlar hükümetimiz tarafından elimizin tersiyle itip geçiyoruz ve gelişmeye devam diyoruz, tüm düşmanlara rağmen” dedi.

    Bakan Faruk Çelik, konuşmasının devamında, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) tarafından Genç Çiftçi Destekleme Projesi kapsamında hibe destekler verildiğini aktararak, “TİGEM tarafından 308 çiftçimizin 40’ına küçükbaş, 268 çiftçimize düve dağıtıyoruz. Bu 450 milyon liralık bir proje. Toplamda 3 bin 208 hayvan dağıtımını gerçekleştirmiş olacağız” diye konuştu.

    “Zaman köye dönme zamanı”

    Toprağın, genel çerçevede, genç yada yaşlı herkesin döneceği mübarek bir olgu olduğunu anlatan Bakan Faruk Çelik, “Son dönemlerde, özellikle sanayi devrimiyle birlikte sanayideki gelişme neticesinde, tarım sanki ikinci kulvarda kaldı. Bu doğru değil, bu yaklaşımın doğru olmadığını bütün dünya görmeye başladı. Şimdi Avrupa Birliği ülkeleri bütçelerinin yüzde 40’ını tarıma ayırıyorlar. Neden çünkü büyük bir tehlike görünüyor. Büyük bir sıkıntıyla dünya karşı karşıya kalmak üzere. Nedir bu, gıdaya, suya erişim. İşte bu yüzden, tarıma sevdalı gençlerimizin sayısı artması gerekiyor. şehirlerde gelip, daracık sokaklarda, fabrikalarda, askeri ücretin bir katı, bir buçuk katı, ücretle geçimini temin eden, şehir hengamesi içinde ayakta durmaya çalışan ama diğer taraftan da köydeki varlığını terk ederek şehre koşan gençlerimize buradan sesleniyorum, artık o bir geçiş dönemiydi, şimdi köye dönme zamanı. Toprağa dönme zamanı. Tarıma dönme zamanı ve hayvancılığıa dönme zamanı diye sesleniyorum herkese haykırıyorum” ifadelerini kullandı.

    “Et üretimi ithalata değil üretime dayalı hale gelmeli”

    Bakan Faruk Çelik et üretimin arttırılması gerektiğini belirterek konuşmasına şöyle devam etti:

    “ Et tüketimimiz artıyor, talepler artıyor, ülkemize ciddi şekilde rağbet eden turistler var. Ayrıca sığınmacılar var 3 milyon Suriye’den gelen vatandaş var, Türkiye büyük bir ülke 79 milyon nüfus var. Tüketimimiz sürekli artıyor. Onun için burada hayvan varlığımızın ithalata dönük değil, mevcut üretimi çok daha arttıracak, damızlık üretimi şeklinde, bir üretim sistemine geçmemiz gerekiyor. Kendi hayvan varlığını kendi topraklarında, meralarında üreten bir anlayışı mutlaka oturtmamız gerekiyor, bununla ilgili kimi hibe ile, kimi çok ciddi desteklerle, kimi önümüzdeki hafta sayın Başbakanımızla açıklayacağımız çok ciddi destek politikalarıyla, merkezler oluşturarak o merkezlerden hayvan temininin daha da mümkün olacağı sistemleri inşallah kısa süre içerisinde devreye koymuş olacağız”

    Konuşmaların ardından, Bakan Faruk Çelik, projeden hayvan desteği alan genç çiftçilere hayvanlarının belgelerini teslim etti.

  • AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ataş: “14 yıldır ülkemize hizmet ediyoruz”

    AK Parti Antalya Serik İlçe Danışma Kurulu toplantısında konuşan AK Parti Teşkilatlardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Ataş, “AK Parti Hükümeti olarak 14 yıldır ülkemize hizmet ediyoruz. Dünya çapında projeler yapıyoruz” dedi.

    AK Parti Serik İlçe Danışma Kurulu toplantısı Teşkilatlardan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Ataş’ın katılımıyla Serik Belediyesi toplantı salonunda gerçekleştirildi. Toplantıya, Antalya Milletvekilleri Mustafa Köse, İbrahim Aydın, Gökçen Özdoğan Enç, Antalya İl Başkanı Rıza Sümer, Serik Belediye Başkanı Ramazan Çalık, Serik İlçe Başkanı Hasan Kozan ve mahalle başkanları katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından toplantının açılışında 15 Temmuz’da ki darbe kalkışmasında şehit olanlar için dua edildi. AK Parti Serik İlçe Başkanı Hasan Kozan teşkilat başkanlığına geldikten sonraki faaliyetler ve bu süreçte yapılan seçim çalışmaları ve seçim sonuçları hakkında bilgi verirken yapılacak seçimlerde teşkilat olarak hazır olduklarını dile getirdi.

    “Bizim milletimiz hiçbir millete benzemiyor”

    AK Parti Antalya İl Başkanı Rıza Sümer ise 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Antalya teşkilatları tarafından gerçekleştirilen çalışmalar ve demokrasi nöbetlerini anlatarak, “Bizim milletimiz hiçbir millete benzemiyor. Milletimize maalesef bir gecede 15 Temmuz gecesinde bize Filistin’i yaşattılar, Suriye’yi yaşattılar, Mısır’ı yaşattılar. Antalya’da herhangi bir şekilde kalkışma olmamasına rağmen vatandaşlarımız ve partililerimiz meydanlardan bir dakika bile ayrılmadı. Hepsinden Allah razı olsun” dedi.

    “AK Parti’de siyaset yapmak ayrıcalık”

    Ak Parti Teşkilatlardan Sorumlu genel Başkan Yardımcısı Mustafa Ataş ise yaptığı konuşmada, AK Parti’nin kuruluş yıllarında Türkiye’nin durumunu hatırlattı. O dönemde kendilerinin çok çetin bir göreve talip olduklarını söyleyen Ataş, 2002’de koalisyon hükümeti döneminde ülkenin çok zor durumda olduğunu kaydetti. AK Parti’de siyaset yapmanın ayrıcalık olduğunu belirten Ataş, AK Parti’de herhangi bir görevde bulunanların ileride çocuklarına ve torunlarına övünerek anlatacağı bir çok olay olduğunu ifade etti.

    “27 gün meydanlarda nöbet tuttuğunuz için hepinize teşekkür ediyorum”

    Ataş, “AK Parti Hükümeti olarak 14 yıldır ülkemize hizmet ediyoruz. Otoyollar yaptık. Dünya çapında projeler yapıyoruz. 3. Boğaz Köprüsü, Kocaeli Körfez Yolu, 3. Havalimanı Projesi yaptık. Bizler düne geline kadar IMF’den borç alıyorduk. Şimdi IMF ye borcumuz yok. Bunları da dünya lideri Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan sayesinde yapıyoruz. Sizlerin destekleriyle sizlerin alın terleriyle sizlere hizmet ediyoruz. Bu büyük projeleri sizlerin destekleriyle yapıyoruz. AK Parti’de siyaset yapmak onun için ayrıcalıktır” dedi. Ataş, darbe kalkışmasına karşı sergilenen duruşa da teşekkür ederek, “15 Temmuz darbe gecesinden sonra 27 gün meydanlarda nöbet tuttuğunuz için hepinize teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

  • Palandöken: “Her yıl 9 milyar dolar hurda ithal ediyoruz”

    Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, geri dönüşüm stratejisinin hem ekonomiye katkı sağlayacağını hem de çevre kirliliğinin azalacağını söyledi.

    Hem çevre kirliliğinin önlenmesi hem de ekonomiye katkı sağlanması amacıyla acilen geri dönüşüm strateji planının hazırlanması gerektiğini ifade eden TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken “Geri dönüşüm stratejisi hem ekonomiye katkı sağlayacak hem de çevre kirliliği azalacak” şeklinde konuştu.

    “Sanayi envanterinin yanında hurda envanteri de yapılmalı”

    Yerli sanayinin en büyük girdilerinin başında demir-çelik hurdasının geldiğini belirten Palandöken “Her yıl ortalama 9 milyar dolar demir-çelik hurdası ithal ediyoruz. Son 10 yılda hurda ithalatına 68 milyar dolar ödedik. Sanayi envanterinin yanında hurda envanteri yaparsak, ithalatımız ve cari açığımız azalır, sanayicinin hammadde ihtiyacı karşılanır ve çevre kirliliği azalır” diye konuştu.

    “Çöpten enerji üretmeliyiz”

    İsveç’te 250 bin evin elektrik ve ısınma ihtiyacının çöplerden karşılandığını ifade eden Palandöken “Biz atık çöpleri nerede ve nasıl saklayacağımızı tartışırken İsveç enerji üretmek amacıyla çöp ithal ediyor. Geri dönüşüm stratejisi ile ekonomide ve çevre kirliliğinde çok büyük avantajlar elde edebiliriz. Ülkemizde bunun için çok büyük fırsatlar ve imkanlar var. Bunu iyi değerlendirmeliyiz” ifadelerini kullandı.