Etiket: Edin

  • Orgeneral Akar: “TSK’nın sosyal paylaşım sitelerini takip edin”

    Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, yurtiçinde ve yurtdışında gerçekleştirilen terör faaliyetlerine ilişkin bilgilerin TSK’nın sosyal paylaşım sitelerindeki hesaplarından paylaşıldığını anımsatarak, “TSK’nın sosyal paylaşım sitelerini takip edin” dedi.

    TBMM’nin 98’inci kuruluş yıl dönümü ile 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla TBMM’de gerçekleştirilen resepsiyon TBMM Başkanı İsmail Kahraman’ın ev sahipliğinde başladı. Resepsiyona, Başbakan Binali Yıldırım, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın yanı sıra bakanlar ve kuvvet komutanları da katılıyor. Basın mensuplarınca Orgeneral Akar’a Tel Rıfat’taki terör odaklarına yönelik çalışmalar soruldu. Yurtiçinde ve yurtdışında gerçekleştirilen terör faaliyetlerine ilişkin bilgilerin TSK’nın sosyal paylaşım sitelerindeki hesaplarından paylaşıldığını hatırlatan Akar, “Sakladığımız hiçbir şey yok. TSK’nın sosyal paylaşım sitelerini takip edin. Oradan bilgileri paylaşıyoruz ve paylaşmaya da devam edeceğiz. Hatta bazıları ’fazla bilgi veriyorsunuz’ diyor” ifadelerini kullandı.

    “Washington’da bir teknik komiteniz var. Bu teknik komitenin çalışmaları devam ettiği belirtiliyor. Amerikan heyetiyle çalışmalar yürütülüyor mu?” şeklindeki bir soruya ise Akar, “Bütün çalışmalar devam ediyor. Her yerde çalışmalar var, komiteler var. Bunlarla ilgili Dışişleri Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı, ilgili bakanlıklar zamanında ve yerinde gerekli açıklamaları yapıyor” cevabını verdi.

    Akar, Suriye’de gerginliğin azaltılması için her türlü çalışmaların yürütüldüğünü kaydetti.

  • Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürü Ahmet Erdal: “Güven damgası olan siteleri tercih edin”

    Son günlerde gündemde olan internet üzerinden yapılan dolandırıcılığa yönelik Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürü Ahmet Erdal, e-ticarette uygulanmaya yeni başlanan güven damgalı internet sitelerinin tercih edilmesi tavsiyesinde bulundu.

    Tüketiciyi koruma haftası kapsamında Kırıkkale Üniversitesi Hukuk Fakültesi Kocatepe Konferans Salonunda ‘Tüketici Mevzuatı ve Tüketici Hakları’ konulu panel düzenlendi. Kırıkkale İl Ticaret Müdürlüğü ve Hukuki Araştırmalar Derneği ortaklığıyla düzenlenen panelin açılış konuşmasında Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürü Ahmet Erdal, “Devlet; Anayasanın 182. maddesinde bahsedildiği gibi tüketiciyi korumakla elbette yükümlü, sorumlulukta bakanlığımıza yüklenmiş. Ama, en önce bilinçli olarak biz kendimizi koruyacağız. Kendi önlemlerimizi alacağız, ondan sonra yine bir sıkıntı varsa devletin desteğini alacağız. Devlette bu ilgili sıkıntılarla ilgili yasaları, gerekli düzenlemeleri yapmakla yükümlü. Gençlerin alışveriş yöntemi artık değişti. İnsanlar internet üzerinden alışveriş yapıyor. Önceden bilgisayarlarla yapıyorduk, artık cep telefonlarımızla alışveriş yapar hale geldik. Tabii bu alışverişleri yaparken güvenliği karşıdakinin samimiyetini veya ticari anlayışını bilemiyoruz. Alışveriş yaptığımız internet sitelerinin güvenli olup olmadığına dikkat etmemiz lazım. Geçen ay içerisinde bakanlığımız internet ticaretinde güven damgası ile ilgili TOBB’la birlikte ortak bir anlaşma yaptı. Bundan sonraki süreçte yine internet siteleri üzerinde güven damgası olan sitelerden alışveriş yapmanızı, ben bizzat konunun içerisinde biri olarak size tavsiye ediyorum” şeklinde konuştu.

    İnternet üzerinden piyasa değerinin çok altına satış yapan siteler üzerine açıklamalarda bulunan Ahmet Erdal, “Ucuz ürün alıyoruz diye marka değeri olan ürünleri piyasa fiyatının çok altında satana sitelere lütfen rağbet etmeyelim. Çünkü kesinlikle bu sitelerden gelen ürünler ya fason ürünler ya da istediğiniz ürünün dışında gelen ürünler ve para iadesi alamıyorsunuz. Birçok firma, ’com’ uzantısı olan firmalar yurt dışında açılmış firmalar. Biz onları Türkiye’de de maalesef iletişim bilgileri olmadığı için veya yanlış adreslerle amaçları sahtekarlık olduğu için, dolandırıcılık üzerine olduğu için o internet sitelerine biz hiçbir şekilde yaptırım uygulayamıyoruz. Çünkü muhatap yok, çünkü ödediğiniz paralar direk yurt dışı bankalarına aktarılıyor. Dolayısıyla ne bu paraların iadesi söz konusu, ne de sizin istediğiniz ürünün sizin elinize gelmesi söz konusu” dedi.

    Erdal, Tüketici Hakem Heyetlerine başvuruda belirlenen sınırların illerde 6 bin 860 lira ve ilçelerde ise 4 bin 570 lira olarak güncellendiğine dikkat çekti. Program, panelist Hakim Özgür Karadağ, Prof. Dr. Hamdi Pınar, Doç. Dr. Ozan Can, Yard. Doç. Dr. Turan Şahin ve Yakup Güzel’in konu üzerine sunumlarıyla devam etti.

  • Enerji Sistemleri Mühendisi Prof. Dr. Hepbaşlı: “Elektrikli soba değil klima tercih edin”

    Soğuğun etkisini göstermesiyle birlikte evlerini ısıtmak için elektrikli cihazları tercih eden vatandaşları uyaran Enerji Sistemleri Mühendisi Prof. Dr. Arif Hepbaşlı, enerji verimliğinin ve bilinçli tüketimin en büyük tasarruf olduğunu vurguladı.

    Bu hafta başından itibaren önce fırtına, yağmur ardından da birçok kentte de kar yağışıyla birlikte soğuğun iyice etkisini göstermesi, konutlardaki ısıtma harcamalarındaki artışı da beraberinde getirdi. Ülkemizde tüketilen enerjinin yaklaşık yüzde 40’ının konutlarda kullanıldığını, bunun da yüzde 85’inin ısıtma ve soğutma harcamalarına gittiğini belirten Yaşar Üniversitesi Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Arif Hepbaşlı, enerji verimliğinin ve bilinçli tüketimin en büyük tasarruf olduğunu vurguladı.

    Türkiye’nin enerjideki dışa bağımlılığı nedeniyle her yıl 10 milyarca dolar kaynak harcadığını hatırlatan Yaşar Üniversitesi Enerji Sistemleri Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Arif Hepbaşlı, hane halkı alışkanlıklarının da mutlaka değişmesi gerektiğini belirtti. Hepbaşlı, elektrik, doğalgaz, kömür kullanılan yakıt türü ne olursa olsun konutlarda ısı tasarrufunu sağlamak için öncelikle yalıtımın sağlanması gerektiğini belirterek, “Yapılan hesaplamalar, enerji verimliliğine gereken önemi gösterdiğimiz takdirde, enerji harcamalarımızda en az yüzde 20-30 oranında tasarruf olacağını gösteriyor” dedi.

    Elektrikli soba değil klima

    Elektrikli cihazlarla ısınmanın vatandaşlar için ekonomik olmasa da temiz ve zahmetsiz olması nedeniyle özellikle batı bölgelerimizde sıklıkla tercih edildiğini kaydeden Prof. Dr. Arif Hepbaşlı, “Elektrikli ısıtıcılar, kullandığı her 1 kilovat elektrik enerjisi için, ısıtılacak alana en fazla 1 kilovat ısı enerjisi yayar. Bu cihazların kullanımı hem bütçemiz hem de enerji verimliliği açısından tam bir felakettir. Elektrikle ısınma tercih ediliyorsa mutlaka alacağınız cihazın COP değeri olarak bilinen ’Performans katsayısı’na bakmanız gerekir. COP değeri bize o cihazın 1 birim enerjiyle kaç birim ısı ürettiğini ifade eder. A sınıfı klimalarda, COP değeri 3,60 ve üzeridir. A enerji sınıfında da bu değer 3,60’ın ne kadar üzerine çıkarsa klimanız o kadar az elektrik harcayarak daha çok ısıtma sağlar. A sınıfı klima ile kıyaslayınca, elektrikli ısıtıcıların aynı miktardaki ısı enerjisini elde etmek için 3-4 misli daha fazla elektrik harcayacağı ortada. Klima pahalı gibi görünebilir, ancak ödeyeceğiniz faturayı düşündüğünüzde uzun sürede elektrikli ısıtıcıya göre hem kendini amorti edecektir hem de elektriğinin büyük kısmını ithal kaynaklarla üreten ülkemizde enerji verimliliği için çok önemli” diye konuştu.

    Yalıtımla hem aile hem ülke bütçesine katkı

    Büyük enerji kaybı yaşadığımız yerlerden birinin de yalıtımsız binalar olduğunu ifade eden Hepbaşlı, “Özellikle ısıtma konusunda bu konu çok hassas. Yalıtımsız binalarda ısıtma ve soğutma yaparken yalıtımlı binalara göre iki kat enerji harcıyoruz. En temiz, ucuz, yerli ve milli enerji, israf edilmeyen, verimli kullanılan enerjidir. Çok küçük detaylara dikkat ederek, bazı alışkanlıklardan vazgeçerek, binalarımıza ısı yalıtımı yaparak, doğru cihazları kullanarak, üretim süreçlerin gözden geçirerek ciddi tasarruf elde etmemiz mümkün. Elektrik ve yakıt tüketimleri düşük, verimliliği yüksek ve düşük emisyona sahip çevreci cihazlar tercih edilmeli. Cihazların enerji tasarruf özelliği olmalı. 1 saatteki yakıt tüketimi en az olan tercih edilmeli. Yapılan hesaplamalar, enerji verimliliğine gereken önemi gösterdiğimiz takdirde, enerji harcamalarımızda en az yüzde 20-30 oranında tasarruf olacağını gösteriyor” şeklinde konuştu.

    Isı tasarrufu için bazı öneriler

    -Pencerelerin çift camlı olması ve yalıtım yapılması.

    -Evlerde ısı kazanlarını düşük sıcaklıkta gece-gündüz yakmak, gündüzleri yakıp, gece söndürmekten daha ekonomik.

    -Antre, koridor, merdiven holü, bodrum ve kullanılmayan kiler ve odalardaki radyatörler iptal edilmeli, her radyatöre termostatik vana monte edilmeli ve uygun sıcaklıkta ayarlanmalı.

    -Odalarda masa, sandalye ve yatakları dış duvarlardan uzak tutmalı.

    -Güneş alan camları her gün temizlemeli ve güneşin pasif ısıtmasını sağlamalı.

    -Gece, gündüz ısınan evleri yüzde 50-55 oranında nemlendirmeli. Çünkü nemli hava, sıcaklığı daha iyi tuttuğundan buharlaşma azalacak; vücut daha az ısı kaybedecektir.

    -Kullanılmayan oda, kiler antre ve merdiven radyatörlerini kapatmalı, radyatörlerin üstlerini kapatmamalı.

    -Pencere ve kapıların hava sızdırmazlığı kontrol edilmeli. Hava sızıntısı olabilecek yerleri, hava sızdırmaz şeritlerle, bantlarla kaplamalı.

    -Çatı odanız varsa üst katını uygun şekilde yalıtmalı, mümkünse pencereler çift camlı olmalı.

    -Radyatörlerden taşınım ve ışınım yoluyla çıkan ısı radyatörün arkasındaki duvarı ısıtır.

    -Kombi, klima, kalorifer, ısı merkezlerinin yıllık bakımları mutlaka yaptırılmalı.

  • “Yardım edin” diye bağıran genç mahalleyi sokağa döktü

    Bolu’da evinin balkonuna çıkarak “yardım edin, beni kurtarın” diye bağıran genç mahalle sakinlerini sokağa döktü.

    Edinilen bilgiye göre, Karaçayır Mahallesi Şehit Necip Emre Sokak’ta bulunan 3 katlı apartmanın birinci katında yalnız yaşayan 25 yaşındaki Ömer Faruk K., evinin balkonuna çıkarak “yardım edin, beni kurtarın” diyerek bağırdıktan sonra tekrar evine girdi. Evin içinde de bağıran ve yardım isteyen genci duyan çevredeki vatandaşlar durumu polis ekiplerine haber verdi. Olay yerine gelen ekipler sesin geldiği dairenin kapısının kapalı olması üzerine, eve balkondan girilmesi için itfaiye ekiplerine haber verdi. Eve giren itfaiye ekipleri genci yerde baygın halde yatarken buldu.

    112 ekiplerinin de hazır bulunduğu olayda, 25 yaşındaki Ömer Faruk K. ilk müdahalesi yapıldıktan sonra tedavisi için İzzet Baysal Devlet Hastanesi Köroğlu Ünitesi Acil Servisi’ne kaldırıldı.

    Öte yandan yardım çığlıklarıyla panik yaşayan onlarca mahalleli olay yerinde toplanarak dakikalarca gencin evden çıkarılmasını bekledi.

  • Bayramda beslenmenize dikkat edin

    Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Diyetisyeni Banu Özbingül Arslansoyu, Kurban Bayramı’nda şeker ve şekerli gıda tüketiminin yanı sıra et tüketiminin de arttığını, bu yüzden diyabet, hipertansiyon, kalp ve damar hastalığı ve bunun gibi kronik hastalığı olan bireylerin kontrollü beslenmeleri gerektiğinin altını çizdi.

    Kırmızı et ortalama yüzde 20 oranında yağ içermekte

    Kırmızı etin doymuş yağ ve kolestrolden zengin bir besin olduğunu söyleyen Diyetisyen Banu Özbingul Arslansoyu, etin üzerinde görünen yağın etten ayrılsa dahi ortalama yağ içeriğinin yüzde 20 olduğunu belirtti. Kronik hastalığı olan bireylerin yağsız ya da az yağlı etleri tercih etmesi gerektiğini söyleyen Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu, etlerin haşlama ya da ızgara şeklinde tüketilmesine dikkat edilmesi gerektiğini belirtti. Diyetisyen Arslansoyu sözlerine şöyle devam etti:

    “Etler haşlama ya da ızgara tercih edilmeli, kızartmadan kaçınılmalıdır. Etle yapılan yemekler kendi yağı ile pişirilmeli, ilave yağ eklenmemelidir. Etler E ve C vitamini içermezler. Bu nedenle etlerin mutlaka sebzelerle beraber tüketmesi önemlidir. Bu yöntem hem besin çeşitliliğini sağlayacak hem de bazı minerallerin vücut tarafından emilimini arttıracaktır.”

    Mangalda yanlış yöntemle pişirilen etlerde kanserojen madde oluşmakta

    Ülkemizde bayram denilince akla ilk gelenin mangal olduğunu söyleyen Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu, mangalda pişirilen etlere bilmeden uygulanan yanlış yöntemlerin ette bazı kanserojen maddelerin oluşmasına sebep olunduğunu da söyledi. Arslansoyu, etin yüksek sıcaklıkta pişip yanması sonucunda heterosiklik aminler, etten ateşe damlayan yağlardan çıkan dumanın etle temasından polisiklik aromatik hidrokarbonların oluştuğunu söyledi.

    “Etlerin pişirme öncesi bazı baharat ve otlarla marine edilmesi kanserojen madde oluşumunu azaltmakta”

    Mangalda pişirilen etlerin kanserojen madde oluşumunu önlemek için kömür kullanımında çok yüksek ateşi tercih etmemek gerektiğini vurgulayan Arslansoyu, mangalda yakılan ette kanserojen maddelerin açığa çıktığını ve B grubu vitaminlerin kayba uğradığını söyledi. Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu, kömür közüyle et arasında en az 15 santimetrelik bir mesafenin olması gerektiğini ve etlerin alevle yakılarak pişirilmemesi gerektiğini belirtti. Arslansoyu sözlerine şöyle devam etti:

    “Pişirme öncesi etlerin bazı baharat ve otlarla marine edilmesi kanserojen madde oluşumunu azaltır. Bu yüzden etlerinizi marine edin. Mangal ve ızgaralarınızı her kullanımdan sonra çok iyi temizleyin. Ateşe damlayan yağ ile açığa çıkan kanserojen maddelerin oluşumunu azaltmak için yağlı etlerden kaçının.”

    “Etler toplamda 24 saat bekletildikten sonra tüketilmeli”

    Özellikle Kurban Bayramı’nda çok sayıda hayvanın kesilmesi ile kesim öncesi ve sonrasında gereken kontrol ve hijyen kurallarına uyulmaması ile hastalıkların ortaya çıktığını söyleyen Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu, kurbanlık hayvanın kesiminden sonra “rigor mortis” adı verilen ölüm sertliğinin ortaya çıktığını ve etlerin bu sertlikle bekletilmeden tüketilmesi durumunda midede şişkinlik, hazımsızlık gibi sıkıntılara yol açtığını belirtti. Diyetisyen Banu Özbingül Arslansoyu sözlerine şöyle devam etti:

    “Bunu önlemek için etler kesildikten hemen sonra serin bir yerde (14-16 C) 5-6 saat bekletilmeli. Etler (14-16 C) 5-6 saat bekletildikten sonra 18-19 saat buzdolabında bekletmeli, toplamda 24 saat beklettikten sonra tüketilmeli. Etler kesinlikle çok az pişmiş tüketilmemeli, büyük parçalar halinde değil, birer yemeklik olacak şekilde küçük parçalara ayrılarak buzdolabı poşetinde, buzdolabında ya da derin dondurucuda saklanmalıdır. Bu şekilde hazırlanan etler buzdolabında 3 gün, derin dondurucuda 3 ay muhafaza edilebilmektedir. Kıyma olarak saklanacaksa bu sürenin daha da kısa olduğunu unutmayın. Etler dondurulduktan sonra buzdolabında çözdürülmeli, çözünen et hemen pişirilmeli, tekrar dondurulmamalıdır.”