Etiket: Edilmelidir”

  • Palandöken: “Sigorta şirketlerinin fiyatları dikkatle takip edilmelidir”

    Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, zorunlu trafik sigortası primlerinin indiğine dair açıklamaların şoför esnafını rahatlatmadığını belirterek, “Trafik primlerinin düşüyor haberleri şoför esnafımızı rahatlatmıyor. Sigorta şirketlerinin yeni fiyatları ilan etmesini bekliyoruz. Yüksek primler hala seviyesini koruyor. Yetkililerimizin sigorta şirketlerinin fiyatlandırmasını dikkatle takip etmesini bekliyoruz” dedi.

    Sigorta şirketlerinin garajdaki araca kestikleri primin çok yüksek olduğunu söyleyen Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Trafik sigortası yaptırmadan karayoluna çıkmak suç. Ülkemizde 20 milyon 250 bin civarında taşıt var. Sigorta primlerinin yükü hem ticariyi hem de özel araç sahiplerini canından bezdirdi. Garajda kullanmadığınız 4 bin liralık aracınıza bile bin 100 TL prim ödüyorsunuz. 40 bin liralık kamyonunuza ödediğiniz zorunlu sigorta primleri 3-4 yılda aracınızın değerinden fazla tutuyor. Garajda kullanılmayan araca bir muafiyet verilsin, ayrı bir sigorta yapılsın” şeklinde konuştu.

    “Metropol ve küçük şehirler arasında fark olmalı”

    Trafik sigortasında bölgesel olarak aynı primin ödenmesinde haksızlık olduğuna dikkat çeken Palandöken, “Aslında zorunlu trafik sigortaları her ile göre ayrı olmalı veya Büyükşehirler ile metropol şehirler ve küçük şehirler arasında mutlaka bir fark olmalı. Araç bazında ve bölgesel olarak taban/tavan prim fiyatı belirlenmesinin de faydalı olacağını düşünüyoruz” diye konuştu.

  • Ordu Tabipler Odası Başkanı: “3 Doktor Meslekten Men Edilmelidir”

    Ordu Tabipler Odası Başkanı Doç. Dr. Özgür Enginyurt, Diyarbakır’da teröristlerle girdikleri çatışmalarda yaralanan 2 güvenlik görevlisinin ameliyatını yapmayı reddettikleri için haklarında soruşturma açılan 3 doktorun meslekten men edilmesini istedi.

    Ordu Tabipler Odası Başkanı Doç. Dr. Özgür Enginyurt, 28 Aralık 2015’te çatışmada yaralanan 2 güvenlik görevlisinin Diyarbakır Asker Hastanesi’ne kaldırılması sonrasında acil olarak ameliyata alınması için Diyarbakır Valiliği’nden doktor talebinde bulunulduğunu ancak Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden 4 kalp damar cerrahi uzmanı doktorun görevlendirilmesine rağmen 3 doktorun bunu reddettiğini ve rapor alarak ameliyattan kaçtıklarını belirtti.

    Doç. Dr. Enginyurt, sosyal paylaşım sitesinden yaptığı açıklamada, “Bu 3 doktor hakkında Diyarbakır Tabip Odası görevini yapmalı ve bu 3 doktoru meslekten men etmelidir. Hem maaşını alacaksın hem de bu vatan uğruna yaralanan askere, polise bakmayacaksın. Bunların bu topraklarda bırakın doktorluk yapmayı, yaşamaya bile hakkı yok” dedi.

  • Myp Lideri Yılmaz: “Azerbaycan’ın Yalnız Olmadığı Bütün Dünyaya İlan Edilmelidir”

    Muhafazakar Yükseliş Partisi (MYP) Lideri Ahmet Reyiz Yılmaz, “Hükumete derhal Kafkas cephesinde ortak tatbikat öneriyorum. Azerbaycan’ın yalnız olmadığı fiilen bütün dünyaya ilan edilmelidir” dedi.

    Muhafazakar Yükseliş Partisi (MYP) Lideri Ahmet Reyiz Yılmaz, yazılı bir açıklama yaptı. Yılmaz, yaptığı açıklamada, “Hükumete derhal Kafkas cephesinde ortak tatbikat öneriyorum. Azerbaycan’ın yalnız olmadığı fiilen bütün dünyaya ilan edilmelidir. Azeri kardeşlerimiz bu savaşta 80 milyon bir Türkiye ile beraber olduklarını bilmelidirler. Türkiye hükumet kararları dışında halk olarak sivil inisiyatifleri ile de Azerbaycan’a her türlü maddi manevi desteğe hazır olacaktır” dedi.

    “DÜNYA BAŞINA BELA ARIYOR”

    Yılmaz yaptığı açıklamada Bütün dünya yeniden Türk milletine ait topraklar üzerinde operasyon için düğmeye bastığını iddia ederek, “Bütün Dünya Türkiye’de ortaya çıkan son 14 yıl içindeki ulusal yönetim politika zayıflığını fırsata çevirmek konusunda geri durmamıştır. Gördük ki bir kez daha Türkiye sorumsuz ve ciddiyetsiz özellikle dış dünyaya karşı dik durmadan yönetilebilecek bir ülke değildir. Bütün dünya yeniden Türk milletine ait topraklar üzerinde operasyon için düğmeye basmış durumdadır. Amaç Balkanlardan Hazara bütün Anadolu’da Müslüman-Türk varlığına son vermektir. Hangi mantıkla sınırlarımız açıldı? Hangi akla hangi dine hizmet ile Yezidi, Dürzü ve Ermeni unsurlar ülkemize sokularak Türkiye’nin demografik yapısı ile oynandı?Şimdi 4 milyona yakın dini İslam olmayan ırkı Türk olmayan Yezidi, Süryani Ermeni, Dürzü halklar bu ilkenin içine dolduruldu. Bu ne demek? Bu milletin kızı evladı bir kuşak sonra sokaklarda neyle karşılaşacağı belli olmayan bir geleceğe teslim edildi demektir” diye konuştu.

    “AVRUPA KENDİNİ KORUDU BİZ İSE ÇÖPLÜK HALİNE GELDİK”

    “Avrupa ülkeleri bu göç dalgasında kendisini en iyi şekilde korudu” diyen Yılmaz, “Türkiye ne yaptı? Hükümet eli ile ülke halkının geleceği uydurma bir insanlık hikayesi ile aldatılarak ne oldukları belli olmayan unsurlara teslim edilecek şekilde sokaklar güvenlikten yoksun hale getirildi. Bir ülkeye göç alınır ama elenerek seçerek belirli bir seviye de kontrole tabi tutarak senin gelenek ve göreneğine uygun olarak ancak yapılır” ifadesini kullandı.

  • Öz İplik-iş Sendikası Genel Başkanı İnanç: “45 Yaş Ve Üzeri Çalışanların İstihdamda Kalmaları Teşvik Edilmelidir”

    Öz İplik-İş Sendikası Genel Başkanı Murat İnanç, “45 yaş ve üzeri çalışanların istihdamda kalmaları ve katılmaları teşvik edilmelidir” dedi.

    Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan İnanç, “Seçim beyannamesi kapsamında gençlerin istihdama katılmaları durumunda verilecek teşviklerin olumsuz etki edeceğine inandığımız 45 yaş ve üzerinde çalışan işçilerin de istihdamda kalmalarına ve katılmalarına yönelik bir politika geliştirilmelidir” dedi.

    Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun açıklamış olduğu, toplumu kucaklayan ve herkesin içinde kendini bulduğu AK Parti seçim beyannamesinde önemli konuların olduğunu düşündüklerini belirten İnanç, “Asgari ücret başta olmak üzere kadınlar, engelliler, emekliler, polisler, askerler, öğrenciler, yaşlılar, taşeron-mevsimlik işçiler, çiftçiler ve gençlere yönelik atılacak önemli adımlarla toplumun olumlu etkileneceği kanaatindeyiz. Ancak üzerinde durulması gereken önemli bir konu daha var ki, 45 yaş ve üzerinde çalışan işçilerin istihdamda kalma mücadelesidir. Bir yandan bu paketle birlikte ekonomik refah sağlanmak istenirken, diğer yandan 45 yaş üzerinde çalışanları ciddi bir tehlike bekliyor. Türkiye’de toplam işgücünün üçte birine yakın bölümünü 45 yaş ve üzerindeki kişiler oluşturmaktadır. Bu işçiler, yaptıkları işlerde uzun yıllar çalışmaları sonucunda deneyim ve kıdeme bağlı olarak daha yüksek ücret ile ek yardımlar elde etmeleri, işverenler için daha maliyetli hale gelmektedir” diye konuştu.

    Seçim beyannamesi kapsamında gerçekleştirilmesi düşünülen ilk kez iş bulan her gencin maaşının 1 yıl boyunca devlet tarafından karşılanacak olmasının genç işçi çalıştırmayı teşvik ederken, 45 yaş üzeri işçiler için de tehlike oluşturduğunu hatırlatan İnanç, “Teşvik kapsamında işverenler, daha deneyimli olan 45 yaş üzeri işçileri daha az deneyimli genç işçilerle değiştirdiklerinde maliyetlerin azalacağının bilincindeler. Günümüzde 45 yaş üzerinde olan işçilerin kıdemi, bilgi birikimi, tecrübesi hiçe sayılarak, bu işçilerin genç işçilerden daha az esnek, daha az motivasyona sahip ve daha az yenilikçi olduğu hakkında düşünceler, onların fiziksel kapasiteleri ve yeterlilikleri ile ilgili kanılar ve önyargılar bulunmaktadır. Gençlerin istihdama katılması planlanırken teşvikle 45 yaşın üzerinde olan işçilerin herhangi bir şekilde istihdama ara vermeleri durumunda tekrar istihdama katılmaları daha da zor hale gelecektir. Bu işçiler, iş bulma konusunda zaten dezavantajlılardır. Emeklilik yaşını ve süresini doldurmaya çalışan ve bir şekilde istihdamda kalma mücadelesi veren 45 yaş üzeri çalışanlar diğer yandan da ucuz emek, işsizlik ve sosyal güvence kaybı, yoksulluk gibi sorunlarla karşılaşacaklardır. Öz İplik-İş Sendikası olarak 45 yaş ve üzeri işçilerin istihdama katılmaları ve istihdamda kalmaları için pozitif ayrımcılık yapılması gerektiğini düşünüyoruz” dedi.