Etiket: Ediliyor

  • Aksaray’da kurbanlık satışlarında küçükbaş hayvan tercih ediliyor

    Aksaray’da kurbanlık satışlarında küçükbaş hayvan tercih ediliyor

    Kurban Bayramı’na sayılı günler kala Aksaray’da hayvancılık sektöründe hareketlilik başladı. Küçükbaş hayvan üreticileri, son yıllarda olduğu gibi bu yıl da kurbanlık için koyun ve keçinin tercih edilmesini beklediklerini dile getirdi.

    Konuyla ilgili bilgi veren Aksaray Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Mahmut Aktürk, küçükbaş hayvancılığın çok önemli olduğunu belirterek, “Tabii küçükbaş hayvancılık için kurban çok önemli. Zaten büyük oranda kurbanlık ve adaklık olarak bizim hayvanlarımız tercih ediliyor. İnşallah bu sene de son 2-3 yıl olduğu gibi yine milletimiz, hemşehrilerimiz küçükbaş hayvanı tercih ederler diye ümit ediyoruz. Çünkü kasaplarda küçükbaş hayvan eti büyükbaşa göre daha az satılıyor. O yüzden adaklık ve kurbanlık olarak tercih edilmesi işletmelerimizin büyümesi ve geleceği açısından bizim için çok önemli” dedi.

    Fiyatların geçen senenin biraz üzerinde olduğunu kaydeden Aktürk, “Fiyatlarımız geçen seneki fiyatlardan belki 100-150 lira gibi civarında bir artış gösteriyor. Ama daha kaliteli, daha organik ve daha lezzetli olduğunu iddia ediyoruz, insan sağlığı için çok önemli olduğunu iddia ediyoruz. Çünkü ata sporumuz güreş, ata mesleğimiz koyunculuk. Bizim genlerimizde var bu hayvancılığı yapmak. Bu hayvanın etini, sütünü, yağını, peynirini tüketmek bizim Türk mutfaklarının, Türk sofrasının vazgeçilmezleri. O yüzden küçükbaş hayvancılık bizim için çok önemli. Geliştirmeye, artırmaya, sayısını çoğaltmaya, verimliliği ve üretimi, kaliteli ve sağlıklı gıdayı üretmeye gayret ediyoruz. Üretim arttıkça fiyatların da düşeceğini tahmin ediyoruz ama girdi maliyetlerinin de düşürülmesi lazım. Üreticimiz bununla geçiniyor, geçim kaynağı bu. Bunun yetiştirilmesi, bu noktaya gelmesi, insanların kasaplara gidip eti alması, marketlerde vitrinlerden tereyağını, peyniri alması kadar kolay değil. Çok büyük bir zahmet, emek ve ciddi bir maliyetle bu hayvanlar yetişiyor ve insanların sofralarına geliyor. O yüzden bu insanların desteklenmesi ve bu hayvanların etlerinin, sütlerinin tercih edilmesini bekliyoruz” dedi.

    Küçükbaş hayvan üreticisi Vedat Kulaksız (35) ise, vatandaşlara yerli ve milli üretimi tercih etmeleri çağrısında bulunarak, “İlk önce kurban kesecek vatandaşlarımızın yerli ve milliyi tercih etmelerini istiyorum. Mallarımız işte gördüğünüz gibi 70-80 kilonun üzerinde. Kendi yerli ve milli ırkımız olan Akkaraman. Ayrıca bu hayvanlar halk elinde ıslah projesinde. Vatandaşların sadece küçükbaş hayvanları, yerli ırkı tercih etmelerini istiyoruz” diye konuştu.

    Üretici Recep Kulaklı (52) da, “Bizde bunlara emek veriyoruz. Kolay değil, anasından doğduğunda 3 kilo, 5 kilo doğuyor. 70-80 kiloya getirene kadar büyük bir zahmeti var, eziyeti var, maliyeti yüksek. Şimdi vatandaşa kurban satarken fiyat istedikleri zaman parası çok gibi geliyor ama çok da değil. Girdileri pahalı. Samanı kışın kilosunu bin liraya kadar aldık. Yemler de pahalı. Arpa şu anda bin 300, bin 400 lira. İşte eziyeti fazla olduğu için vatandaşa çok gibi geliyor ama yetiştiriciyi de düşünmeleri lazım. Bizler olmazsak bu hayvanlar hiç olmaz” şeklinde konuştu.

  • Patlayan fabrikanın çalışma ve imar izni iptal ediliyor

    Patlayan fabrikanın çalışma ve imar izni iptal ediliyor

    SAKARYA (İHA) – Sakarya’nın Adapazarı ilçesinde 3 askerin şehit olduğu olayın ardından bölgeye gelen İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, fabrikanın çalışma ve imar izinlerinin iptal edileceğini açıkladı.

    İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, ikinci patlamanın yaşandığı olay yerindeki incelemelerin ardından Sakarya Valiliği’ne geçerek yetkililerle bir araya geldi. Bakan Soylu yaptığı açıklamada, “Geçen hafta Cuma günü Hendek ilçemizde patlayıcı, yanıcı üretim ruhsatı olan fabrikada patlama meydana geldi. Bugünde buradaydık, acı kayıplarımız oldu. Hem orada var olan depolanmış patlayıcıların oradan taşınması için tüm yetkililer bir araya geldi. Her gün ortak koalisyon yapıldı. Özellikle bu konularda ülkemizde çok yetkin olan, jandarmamıza bağlı patlayıcı konusunda uzman timlerimiz var. Onlar geldiler, naklin, taşınmanın tüm sürecini gerçekleştirmek üzere çalışmalara başladılar. İlk etapta 15 tonluk patlayıcının taşınması hususunu değerlendirdiler. 15 tonluk patlayıcı, iki ayrı taş ocağına taşınmaya başlandı. Maalesef bugün, patlayıcıların bitmesine yakın bizi ve memleketi çok üzen bir olay ile karşı karşıya kaldık. Orada 3 jandarma personelimiz şehit oldular. Cenabı Allah’tan rahmet diliyorum. İlk etapta 12 yaralımız vardı. 3’ünün durumunun farklı olduğunu ifade etmiştim. Birinin ağır olduğunu söylemiştim. Hastanelerde 6 yaralımız kaldı. Birisi aracı süren, Hendek Belediyesinde çalışan şoförümüz. İkisi de jandarma personelimiz. Onlara da geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz” dedi.

    “Burada kimin, en ufak bir ihmali söz konusu ise, bunun gereği yerine getirilecektir”

    Mülkiye teftiş kurulu ve başsavcılığın kendi soruşturmalarını devam ettirdiklerini ifade eden Soylu, “Biz Mülkiye Teftiş kurulumuzun ilk etapta gördüklerini değerlendirmek üzere bugün Ankara’da toplanacaktık ama bu olay oldu. Ben ve ardından onlarda buraya intikal ettiler. Bu patlama olduktan sonra hep birlikte, oturup bir değerlendirme yaptık. Burada yaptığımız değerlendirme çerçevesinde bir kararı kendi aramızda değerlendirdik. Özellikle can ve mal güvenliği açısından, bu tip işletmelerin kurulumuna cevaz veren tüzük açısından, için neler yapılabileceğini ortaya koyduk. Birincisi 87 yılında özellikle patlayıcı, yanıcı, depolama, üretim gibi oluşturulan bir tüzüğün çerçevesinde faaliyet gösteren fabrikadan bahsediyoruz. Mülkiye teftiş kurulumuzun bulmuş olduğu bir takım değerlendirmeler var. Çalışma izninin askıya alınması ve iptal edilmesi hususunu teklif ediyorlar. Hem teftiş kurulunun teklif ettiği, valiliğin uhdesinde olan patlayıcı ve yanıcı, depolayıcı üretim izninin olduğu çalışma iznini hemen askıya, ardından iptalini gerçekleştirilecek adımın atılması. Hemen ardından imar planının o alan için resen Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından değiştirilmesi hususu. Bu değerlendirmeleri Cumhurbaşkanımıza aktardık. Hemen değiştirilmesi hususunu talimat verdiler. Gerekli çalışmaları arkadaşlarımız yaptılar. Teftiş kurulunun kararı ile valiliğimiz askıya alarak, iptal işlemlerini gerçekleştirecek. Çevre ve Şehircilik Bakanımız talimat verdi. Resen buranın imar izninin iptalini gerçekleştirmiş olacaklar. Böylece son günlerde yaşadığımız, bizi derinden üzen, bu meseleyle ilgili soruşturmalar çerçevesinde ortaya çıkan sonuçlara yönelik nasıl bir adım attığımızı kamuoyuna arz etmeyi kendimize bir görev olarak görüyoruz. Bizim için önemli olan can ve mal güvenliğidir. Hepimiz insanız ve bizim için can kıymetlidir. Bir kişinin tırnağına bir şey gelse, bu ülkeyi yönetenler olarak kendi yükümlüklerimizin farkındayız. Burada kimin, en ufak bir ihmali söz konusu ise, bunun gereği yerine getirilecektir. Var olan hadise canımızı yakmıştır, bunun tekrar etmesi bizi bambaşka bir sorumluluğun altına iter. Bu konuda ihmali olanlarla ilgili, tutuklama konusunda, fabrikanın yöneticileri için, gerekli kararları adalet mekanizmamız, adliyemiz yerine getirmiştir” ifadelerini kullandı.

    “Başsavcılığımız, jandarma bölgesi olması sebebiyle, onlara yetkiyi verdi”

    Bakan Soylu, özel şirkete ait olan patlayıcının, neden jandarma tarafından taşındığına yönelik eleştirilere ise, “Bu bir çerçevede gerçekleştiriliyor. Buradaki temel mesele kamu güvenliğinin tesis edilmesidir. Bunların muhafazasını, nakliyesini, imhasını yapmak üzere görevlendirilecek kişiler uzman kişilerdir. Bu da bizim kolluk kuvvetimizde vardır. Başka bir şey söz konusu değildir. Başsavcılığımızın koordinesinde yürütülüyor. Başsavcılığımız, jandarma bölgesi olması sebebiyle, onlara yetkiyi verdi. Patlayıcı imha konusunda, Türkiye’de en önemli noktadayız. bizden daha iyi bu işi yapabilen, kuma güvenli açısından bu işin sağlığı açısından kimse yok. Biz mayınların gerek sınır ötesi, gerek kendi sınırlarımızda temizlenmesi, tüm patlama olaylarında bunların tedbirleri önlenmesi konusunda emniyet ve jandarmamızın kendine ait birimleri var ve bu konuda yetkinler. Nerede ve hangi meselede olursa olsun, birinci tedbir alması gereken jandarma ve polisimizdir. Burası jandarma bölgesi olduğu için, jandarmamız bu tedbiri almaktadır. Siyaseten bu tartışmalar yapılıyor. İllaki kendimizi bir kabahat bulacak isek başka alanlarda bulalım. Bu tartışmaların bu dönemde olmaması gerekir. Ben kendim soruşturma memuru gibi, herkesle teker teker konuşarak olayı kendi açımızdan aydınlatmaya çalışıyoruz” cevabını verdi.

    “Diğer patlayıcılar oradaki depolarda”

    Olay yerinde iki tür patlayıcı olduğunu söyleyen Soylu, “Birincisi depolarda var olan ve soğutulan patlayıcılar. Onlar halen orada. Esas ortak noktada olan patlayıcılar var. 16.5 ton olanın 16 tonu patlatıldı. Diğer patlayıcılar oradaki depolarda” dedi.

    Bakan Soylu, ‘Yerinde imha edilmesi gerektiği’ eleştirilerine ise, “Bu kadar büyük patlayıcıların olduğu alanda neyi nasıl ve ne şekilde imha edeceksiniz. Herkesin kendine ait mesleki tecrübesi olabilir. Olayın yerini görmeden, etkisi değerlendirmeden bir takım dayanağı olmayan tespitlerde bulunmak son derece yanlış. Eksik elbette var. Eksik olduğu için bir takım tedbirler alınıyor. Oradaki eksikleri değerlendirecek olan adli ve idari soruşturmadır. Yerinde nasıl patlatacaksın” yanıtını verdi.

  • Prof. Dr. Ceylan: “Atbaşı mezar taşları defineciler tarafından yok ediliyor”

    Prof. Dr. Ceylan: “Atbaşı mezar taşları defineciler tarafından yok ediliyor”

    Erzurum Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Alpaslan Ceylan, Tunceli’de tahrip edilen mezar taşları ile ilgili yaptığı açıklamada, “Dönemin tarihine ışık tutan, devrin özelliklerini ve bölge kimliğini yansıtan Tunceli’nin Hozat İlçesindeki Atbaşı mezar taşları defineciler tarafından yok ediliyor” dedi.

    Prof. Dr. Ceylan, Mezar taşlarının, ölenlerin hatıralarını yaşatması ve yapıldıkları zamanın özelliklerini yansıtması bakımımdan büyük önem taşıdığını belirterek, “Altaylar’dan Anadolu’ya uzanan geleneklerden en önemlilerinden birisinin Tunceli’de bulunan ve Türklerin taşlardaki damgası olarak kabul edilen koç, koyun, at ve insan üsluplu mezar taşları olduğunu belirterek bu geleneğin ilk örneklerinin M. Ö. 3000’de Hakasya Özerk Cumhuriyeti’nde görüldüğü ve son örneğinin de Tunceli’de görüldüğünün de altını çizmek isterim. Mezar taşları, toplumların kültürel kimliklerini gösteren çok önemli belgelerdir. Bir mezarlığa bakarak; orasının hangi millete ait olduğunu kolayca tespit edebilirsiniz. Bu nedenle Tunceli’de bulunan eski Türk mezarları; bölgenin Türk milli kimliğini yansıtırlar. Tunceli bölgesi ile buranın batıdaki uzantısı Koçgiri alanlarında, mezar taşlarının koç biçiminde ya da koçbaşı biçiminde dikildiği görülüyor. Karakoyunlu ve Akkoyunlu (Bayındırlılar) Türklerinin İran’da ve Doğu Anadolu’da yerleştiklerini; devletler kurduklarını; bunların koyun-koç sembollerini mezar taşlarına işlediklerini biliyoruz. Koç biçimli veya koçbaşı biçimli sembollerin Türkler tarafından kullanılması binlerce yıl eskiye gitmektedir. Hun Türklerinde koç, en makbul kurban sayılıyordu. At ve koç heykelleri mezar taşı olarak dikiliyordu. Altaylar-da 8. ve 10. yüzyıllara ait bir mezarda erkeğin yanında at, kadının yanında da koç bulunmuştur. Değişik Türk halkları koç-başını çeşitli eşyalarına süs olarak işlemişlerdir. Kırgız, Oğuzlar, Avar, Karakalpak, Çuvaş, Bulgar Türk halkları gibi” diye konuştu.

    Altaylar’dan Anadolu’ya uzanan geniş Türk coğrafyasındaki bu geleneğin dağlık Tunceli ve Bingöl bölgelerinde de aynen görülebildiğini anlatan Prof. Dr. Ceylan, açıklamasını şöyle sürdürdü;

    “M.Ö. I. Binden itibaren Avrasya coğrafyasında yaygınlaşmaya başlayan koç-koyun-at biçimli mezar taşlarının çeşitli Türk devlet ve topluluklarındaki gelişimi kronolojik bakımdan şu şekilde takip edilir:

    İskitler: MÖ 7. yy’dan itibaren Ön Asya’ya ulaşan İskitler; aynı tarihlerde Kafkaslar üzerinden aşarak Orta Anadolu’ya kadar uzanmışlardır.

    Hunlar: MS 396’dan başlayarak değişik tarihlerde Doğu Anadolu’ya hatta Suriye’ye akınlar yapmışlardır. Ağaçeriler Bizans’la anlaşmalı olarak buralardan başlayarak Toroslara kadar yerleşmişlerdir.

    Sabırlar: 516’da Kafkaslar üzerinden bu bölgelere ve Orta Anadolu’ya kadar uzanmışlardır.

    Hazarlar (Batı Gök Türkleri): 7. yüzyılın ilk çeyreğinden itibaren Hazar Türkleri Kafkasya üzerinden güneye inmişler ve bölgede etkili olmuşlardır.

    Kıpçaklar (Kumanlar): 10. yy Bizans askeri olarak Doğu Anadolu’da yer aldılar. Bunlar daha sonra da bu bölgere indiler ve Karadeniz hattına yerleştiler. Beyaz tenli, yeşil gözlü, sarı veya kumral Türkler, işte bu Kıpçakların torunlarıdır. MÖ bölgeye inen İskitler de Sarı ve esmer diye iki gruba ayrılmışlardır.

    Guzlar (Oğuzlar): 11. yy’dan başlayarak büyük kütleler halinde geldiler. Büyük Selçukluların bölgeyi ele geçirmesinden sonra Türk boyları dalga dalga gelerek Doğu Anadolu’da çoğunluğu ele geçirdiler. Oğuz boyları; 16. yüzyılın ilk çeyreğine kadar Asya’dan Anadolu’ya akmayı sürdürdüler. Bunların önderlerine de Horasan Erenleri deniliyordu.

    Karakoyunlular-Akkoyunlular: 14. yüzyıldan itibaren İran ve Irak hattında devlet kuran bu Türk boyları özellikle Tunceli bölgesin’de çok etkili olmuşlardır. Bunların; bölge nüfusuna kuvvetli biçimde hakim oldukları devam eden kültürel benzerlikten de anlaşılmaktadır.

    Türk tarihi açısından bu kadar önemli bir yere sahip olan Tunceli ilimizde bulunan mezarlığın bulunduğu alan yaklaşık olarak 10 dönüm büyüklüğündedir. Fakat zaman içinde hazine bulmak amacıyla mezar taşlarını çalınmış, kırılmış ve tahrip edilmiştir. Tarihimizin korunması ve tarihe sahip çıkılması için bu mezarlık alanının en kısa zaman içerisinde SİT alanı ilan edilmesini ve koruma altına alınmasını istiyoruz.”

  • Kağızman’da LGS öncesi okullar dezenfekte ediliyor

    Kağızman’da LGS öncesi okullar dezenfekte ediliyor

    Kağızman’da belediye LGS sınavı öncesinde okullarda Korona virüs tedbirleri kapsamında dezenfekte çalışması başlattı.

    Kağızman Belediye Başkanı Nevzat Yıldız’ın talimatlarıyla Korona virüs tedbirleri kapsamında 20 Haziran Cumartesi gününe ertelenen LGS sınavı için ilçe merkezindeki tüm okulları kapsayacak şekilde belediye dezenfekte ekipleri tarafından temizlik ve ilaçlama çalışmaları başlatıldı.

    Başkan Yıldız’ın yakından takip ettiği çalışmalarda okullar tek tek dezenfekte ediliyor. Yıldız, LGS sınavına girecek öğrencilere başarılar diledi.

  • Van’da LGS öncesi okullar dezenfekte ediliyor

    Van’da LGS öncesi okullar dezenfekte ediliyor

    Van Büyükşehir Belediyesi, korona virüs tedbirleri kapsamında 20 Haziran Cumartesi günü yapılacak olan Liselere Giriş Sınavı (LGS) öncesi okulları dezenfekte ediyor.

    Van Büyükşehir Belediyesi korona virüs salgınının Türkiye’de görülmeye başlandığı ilk günden itibaren insan sağlığının korunmasına yönelik il genelinde başlattığı kapsamlı dezenfeksiyon çalışmalarını kesintisiz sürüyor. Çalışmalar kapsamında Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı kent genelinde okulları ilaçlayarak hafta sonu yapılacak olan LGS’ye hazırlıyor. Dezenfekte çalışmaları okulların giriş kapısından kapı kollarına, merdivenlerden korkuluklara, masa ve sıralara kadar öğrencilerin temas edebileceği her alanda titizlikle yapılıyor. Dezenfekte çalışmaları Milli Eğitim Bakanlığı tarafından sınav yapılması kararlaştırılan 174 okulda cuma gününe kadar devam edecek. Yine 27-28 Haziran’daki Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) öncesinde de sınavların yapılacağı okullarda da ayrıca dezenfekte çalışması yapılacağı belirtildi.

    Okullarda yürütülen dezenfekte çalışmaları hakkında konuşan Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanı Adil Allahverdi, gençlerin sağlıklı ve güvenilir ortamda sınava girmeleri için geceli gündüzlü çalışma yürüttüklerini ifade etti. Allahverdi, “Hafta sonu tüm Türkiye’de olduğu gibi ilimizde de 174 okulda Liseye Giriş Sınav yapılacak. Bu anlamda tüm ekibimizle bu okullarda içeride ve dışarıda dezenfekte çalışmalarımızı başlattık. Sınav öncesi olduğu gibi sonrasında da dezenfekte işlemlerimizi yapacağız. Bu sınavımızın ardından 27-28 Haziran tarihinde de üniversiteye giriş sınavları olacak. Bu sınavlar öncesinde de 145 okulda da çalışmalarımızı yapacağız” dedi.