Etiket: Ediliyor

  • Tokat’taki orman yangınına uçakla müdahale ediliyor

    Tokat’ın Niksar ilçesinde ormanlık alanda çıkan yangına Türk Hava Kurumuna ait yangın söndürme uçağıyla müdahale ediliyor.

    Niksar ilçesine bağlı Serenli beldesi yakınlarında dün saat 11.45 sıralarında başlayan yangın kısmen kontrol altına alındı. Yangına Tokat, Amasya, Giresun, Samsun, Çorum ve Sivas Orman İşletme Müdürlüklerine bağlı 17 arazöz, 10 itfaiye ekibi ile yaklaşık 80 kişi tarafından müdahale edildi. Çalışmalarda vatandaşlarla birlikte askerler de görev aldı. Ankara’dan havalanan Türk Hava Kurumuna ait yangın söndürme uçağı öğle saatlerinde yangın söndürme çalışmalarına katıldı. Almus Barajı’ndan su alarak yangının olduğu bölgeye havadan bırakan yangın söndürme uçağı yangının kontrol altına alınmasında önemli rol oynadı.

    Amasya Orman İşletme Bölge Müdürü Zekariya Nane, yangının rüzgar nedeni ile kısa sürede yayılarak büyüdüğünü ifade ederek, “Gün içerisinde de rüzgar değiştiği için yangın büyüdü. Şu anda 75 hektar alan zarar gördü. Yaklaşık 10 metre küplük bir orman zarar gördü. Bu yangının büyümesinin sebebi rüzgardan. Sürekli rüzgarın yön değiştirmesinden dolayı önce poyraz esiyordu sonra doğuya doğru rüzgar esmeye başladı. İster istemez de kontrol sağlanamadı. Bu yangında 17 tane arozöz, 10 tane su tankeri görev aldı. Kısmi olarak kontrol altına alındı. Yangının çıkış sebebi şuan araştırılıyor” dedi.

    Kısmen kontrol altına alınan yangına havadan ve karadan müdahale devam ediyor.

  • Türk Hat Sanatı Kumbarıcı4 sergisi ile MÜSİAD EXPO’da temsil ediliyor

    Türkiye’nin ilk Türk İslam Eserleri sanat galerisi Kumbaracı4 sergisi, 16. MÜSİAD EXPO’da geleneksel sanatlarımızın güzel örneklerini sanatseverlerle buluşturdu.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla dün kapılarını açan 16. MÜSİAD EXPO 700 şirkete ev sahipliği yapıyor. Yurt içi ve dışından binlerce iş insanı ve yatırımcıyı yeni iş birliği ve ortaklık fırsatlarıyla buluşturan ve 12 Kasım Cumartesi gününe kadar sürecek fuarda geleneksel sanatlar, Türkiye’nin ilk Türk İslam eserleri sanat galerisi Kumbarca4 ile temsil ediliyor. 5. Hall’de yer alan sergi, 33 eserden oluşuyor. Dünyaca ünlü Türk Ressam İsmail Acar’ın da 5 eserinin yer aldığı sergi dış ülke bakanlarının da dahil olduğu pek çok ziyaretçinin ilgi odağı oldu. Kumbaracı4’ün ortaklarından Erhan Geyik, duydukları ilgiden memnun olduklarını belirterek, geleneksel sanatların bölgemizin ortak mirası olduğunu söyledi. Geyik, “Sergimizi, Kosovalı ve Makedonyalı bakanlar dahil olmak üzere bir çok yabancı ziyaret etti. Hepsinin görüşü geleneksel sanatlarımızın ortak mirasımız ve değerlerimiz olduğuydu. Osmanlı’dan bu yana hat sanatının merkezinin İstanbul olduğunu ve bunun halihazırda bugün üretilen eserlerle hala değişmediğini bir çok İranlı, Arap, Endonezyalı gibi farklı milletlerdeki ziyaretçilerimizden duymak da gurur vericiydi. Ülkemizde yaşanan olağanüstü gelişmelerle geleneksel sanatlara ilgi yeniden eski günlerine dönüyor. Buna bir nebze de olsa katkımız oluyorsa bizim için en büyük mutluluk” dedi.

    Galerinin ortağı Ebubekir Mete ise “Kumbaracı4 Türk ve İslam eserleri sanat galerisi olarak bu yıl 16. MÜSİAD EXPO Fuarı’na katıldık. 33 eserden oluşan sergimizle bu fuarda çok renkli bir stant hazırladık. Hattat Mustafa Cemil Efe, Ahmet Bursalı ve ressam İsmail Acar’ın çok kaliteli görselliği olan eserleriyle MÜSİAD fuarına damga vurmayı hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.

  • Asırlık Osmanlı Konağı restore ediliyor

    Çamaş ilçesine bağlı Edirli Mahallesi sınırları içinde yer alan ve Ordu’nun en büyük konaklarından birisi olan tarihi Cevat Bey Konağı, Ordu turizmine kazandırılıyor.

    Cevat Bey Konağı’nın hissedarlarından birisi olan ve Bafra Belediye Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Hüseyin Çamaş, Çamaş Kaymakamı Hacı Hasan Gökpınar ve Çamaş Belediye Başkanı Alahitdin Giden, Vali İrfan Balkanlıoğlu’nu ziyaret ederek, Cevat Bey Konağı’nın turizme kazandırılması için yürütülen çalışmalar hakkında bilgiler verdi.

    Cevat Bey Konağı’nın, Ordu Büyükşehir Belediyesi tarafından restore edilmesi için mülk sahipleri ile anlaşmaya varıldığını belirten Hüseyin Çamaş, “Çamaş ilçesindeki tarihi Cevat Bey Konağı’nın hissedarlarından biriyim. Bu konağımız biz Bafra’da olduğumuz, diğer varislerde değişik yerlerde yaşadığından dolayı uzun zamandan beri atıl vaziyette kalıyordu. Ordu Büyükşehir Belediye Başkanımızla görüştük. Çamaş Kaymakamımız, Çamaş Belediye Başkanımız hep beraber bu konağın yaşamasıyla ilgili zaman zaman görüş alışverişlerinde bulunduk. Neticesinde Ordu Büyükşehir Belediyemiz bu konağın tadilatını yapmayı kendileri de uygun gördü. Biz de Çamaş ailesi olarak kendilerine desteklerinden dolayı ailemiz adına teşekkür ediyoruz. Konağı Çamaş ilçesi ve Ordu turizmine kazandırmak istiyoruz” dedi.

    Cevat Bey Konağı’nın, Ordu’nu tarihi ve kültürel bir değeri olduğunu ve restore edilerek turizme kazandırılacak olmasından dolayı da çok mutlu olduğunu ifade eden Vali İrfan Balkanlıoğlu da “Hüseyin Çamaş bey arkadaşımız soyadının da anlaşıldığı gibi Çamaş ilçemizden. Tabi senelerce önce dedesi, babası Bafra’ya göç etmiş. Bafra’nın eşrafından olmuşlar artık. Çamaş’ta Cevat Bey konağı diye de tarihi mirasımız ve mimarimiz binaları var. Büyükşehir Belediyesi talip oldu sağolsun yardımcı oldular. Büyükşehir Belediyemiz konağı restore ederek turizmin hizmetine açacak. Hem pansiyon gibi ya da butik otel gibi, hem de özgün yemeklerin sunulduğu restoran niyetleri olduğunu biliyoruz. Burası restore edildiğinde özgün haliyle restore edilirse biz de turizmi ve ilimizi tanıtma çabasındayız malum turistleri götürebileceğimiz veyahut yol güzergâhında yemek yedireceğimiz yerine göre de konaklatacağımız güzel bir eser kazanmış olacağız. Kendilerine teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    Asırlık konak

    Çamaş ilçesi Edirli Mahallesi’nde bulunan Cevat Bey Konağı, 1909 yılında ilçenin tanınmış ailelerinden olan Çamaş ailesine mensup Osman Ağa tarafından yaptırıldı. Yapımında taş ve kestane ağacı kullanılan konağın 18 odası bulunuyor. Avlusunda bir aşevi, bir de fırın bulunan konak, Samsun Kültür Varlıklarını Koruma Kurulunun 20.01.2012 tarih ve 223 sayılı kararı ile tescil edilerek koruma altına alınmıştı.

  • FETÖ’den gözaltına alınan 12 şüpheli adliyeye sevk ediliyor

    Bilecik’te, Fethullahçı Terör Örgütü (FETÖ) Paralel Devlet Yapılanması (PDY) soruşturması kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheli, peyderpey adliyeye sevk ediliyor.

    Bilecik İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı ekipler sabaha karşı FETÖ/PYD soruşturması kapsamında aralarında iş adamı, avukat, öğretmen, eski il müdürü ve esnafın bulunduğu 10’u il merkezi 2’si il dışından toplam 12 kişiyi gözaltına alınmıştı. Bilecik İl Emniyet Müdürlüğüne sorguları tamamlanan şüpheliler bugün tek tek Bilecik Adliye Sarayına getirilmeye başlandı. Şüphelilerin bugün savcılık sorgusunun ardından yarın mahkemeye çıkarılacağı öğrenildi.

  • Kanser hastalığı suistimal ediliyor

    Eskişehir Kanserle Yaşam Derneği Yönetim Kurulu üyeleri Altuğ Ulucan ve Hakan Çelikbilek, dernek görünümlü şirketlere karşı vatandaşları uyararak, kanser hastalığının suistimal edilmesine izin verilmemesi gerektiğini belirttiler.

    Eskişehir ve çevre illerde yaptığı sosyal sorumluluk projeleri ile adından sıkça bahsettiren Kanserle Yaşam Derneği, kanser derneklerinin isminin kullanılarak para toplanmasına karşı vatandaşlara çağrılarda bulundu. Çoğu para toplayan kişilerin maaş ya da prim karşılığı çalıştığı öne sürülürken, toplanan paraların akıbetinin belli olmadığı da anlatıldı.

    Kanserle Yaşam Derneği Yönetim Kurulu üyesi Altuğ Ulucan, kanser hastalığının suistimal edilmemesi gerektiğini ifade etti. Köylere kadar bağış adı altında paraların toplandığına dikkatleri çeken Ulucan, “Gazetelere, özellikle üniversite gençlerine dergi sattırmak için ilanlar veriliyor. Bizim kanserde farkındalık oluşturmak için yaptığımız bir proje vardı. Proje kapsamında Kütahya, Afyon, Bilecik ve Eskişehir’in tüm ilçelerini gezdik. İlçelerde bile dergi satanlara rastladık. Bu, tüm ilçelerin ortak sorunuydu. Her gittiğimiz yer öncelikle bize de tepki gösterildi. Bizi de dergi satıp bağış toplayacağız sandılar. Bizim kimliğimizi vatandaşlar öğrendiğinde, tepkilerini bu sefer dernek görünümlü şirketlere yönelttiler. Bunlar bizim gezdiğimiz ilçelerin dışında tüm Türkiye’de de faaliyetlerini sürdürüyorlar. Öğrencileri kullanarak boyama dergisi gibi bir şey sattırmaya çalışıyorlar. Genellikle satan kişilerin ellerinde bir tane dergi var. ’Son bir dergim kaldı’ diyerek onu da almamanızı sağlıyorlar. Bağış makbuzu gibi fişler vererek bu bedelleri topluyorlar. Bizimle karşılaşan çoğu kişi bundan şikayetçi olduğunu söylüyor. Kanseri suistimal ettikleri için aslında bizler de çok şikayetçiyiz. Şirket olarak açılıyorlar ve kanser ismini kullanıyorlar. Bu paranın ne kadarı kanser hastalarına ve kansere gidiyor onu da kimsenin bildiği yok. Ortada yapılan bir şey de yok. Ama çok yoğun bir şekilde ilçelere ve hatta köylere kadar taranarak bu paralar toplanıyor. Vatandaşlarımız bu suistimallere inanmasınlar. Hiçbir dernek kapı kapı dolanıp para toplamaz. Yani bizim dernek bağış makbuzumuz binamızdan dışarı çıkmaz. Bu ciddi bir hastalığın suistimal edilmesi bizlere çok fazla üzüntü veriyor” dedi.

    “Ticari işletme oldukları ortaya çıktı”

    Kanserle Yaşam Derneği kurucularından Hakan Çelikbilek ise, sokakta bağış toplayanlarla aralarında geçen bir anıyı paylaştı. O zamanlar kendisinin de kanser hastalığı ile savaştığını belirten Çelikbilek, şöyle konuştu;

    “Biz bu derneği 2003 yılında kurduk. O zamanlar biraz da çocukluk döneminde olduğumuz için tam bilgilere sahip değildik. Sokakta dergi satıyorlardı. Neden dergi sattıklarını sordum. Bende kanser hastalığını atlattığım için, gerçekten kanser hastalarına yardımın gidip gitmediğini sormuştum. Biz olayın olduğu an dernekler masasını çağırdık. Bu dergi satanlar İzmir’den geldiklerini söylediler. Sonrasında ticari işletme oldukları ortaya çıktı. Bunlar hiçbir şekilde engellenemiyor ve yaptırım cezası almıyorlar. Kanser hastası olan hiçbir hastaya yardım edilmiyor. Bu da dernek olarak bizim en büyük mağduriyetimiz. Halkımız gelsinler ve Kanserle Yaşam Derneğini görsünler. Yapmış olduğumuz faaliyetleri sorsunlar. Hangi hastalara, ne gibi yardımlarda bulunduğumuzu öğrensinler. Buna göre adım atabilirler. Yardım edeceklerse öğrendikten sonra etsinler. Dergi satanlara da ne yaptıklarını sorsunlar. Bilinçsiz bir şekilde hiç kimseye para vermesinler.”