Etiket: Edilemez

  • Türk Eğitim Sen Genel Başkanı Geylan: “Mesnetsiz şikayetlerle öğretmenlerimiz huzursuz edilemez”

    Türk Eğitim Sen Genel Başkanı Geylan: “Mesnetsiz şikayetlerle öğretmenlerimiz huzursuz edilemez”

    Türk Eğitim Sen Genel Başkanı Talip Geylan, “Öğretmenlerin emeklerini hiçe sayan bu tür yaklaşımlar, mesleğin itibarını daha da geriye götürmektedir. Mesnetsiz şikâyetlerle öğretmenlerin ifadesini almak, onları huzursuz etmek ve motivasyonlarını bozmaktan başka bir amaca hizmet etmemektedir” dedi.

    Tarsus’da online ders görevini ifa eden bir matematik öğretmeni hakkında CİMER’e yapılan başvuru neticesinde Tarsus İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından öğretmenden savunma istendi. CİMER’e yapılan şikayette, “Ders işleme esnası sırasında bir öğrenci ile ilgilendiği, sadece 10 dakika ders işleyip, ders dışı konuştuğu, canlı derslerde ders işlemeyi bırakıp kızıyla ilgilendiği, ders esnasında gerekli bilgileri aktarmadığı” iddiaları yer aldı.

    Konuyla ilgili açıklama yapan Türk Eğitim Sen Genel Başkanı Talip Geylan, öğretmenlerin sadece yüz yüze eğitimde değil, uzaktan eğitimde de gece gündüz demeden fedakârca görevlerinin başında olduğunu söyleyerek, “Öğretmenlerin emeklerini hiçe sayan bu tür yaklaşımlar, mesleğin itibarını daha da geriye götürmektedir. Mesnetsiz şikayetlerle öğretmenlerin ifadesini almak, onları huzursuz etmek ve motivasyonlarını bozmaktan başka bir amaca hizmet etmemektedir. Bir zamanlar Alo147 saçmalığı vardı; velileri müşteri, okulları ticarethane, öğretmenleri tezgahtar gören anlayışın eseriydi. Müşteri memnuniyet hattına gelen hastalıklı başvurularla inceleme/soruşturma açılırdı. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, göreve geldiğinde ilk iptal ettiği uygulama Alo147 hattının kapatılması oldu. Şimdi de aynı saçmalıkları CİMER üzerinden mi yaşayacağız. Cumhurbaşkanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığının öğretmenlerimizi tahkir eden bu tür saçmalıklara alet edilmemesi gerekir. Takipçisi olacağız” diye konuştu.

  • “Hastalarımız tarif edilemez acılar çekiyor”

    “Hastalarımız tarif edilemez acılar çekiyor”

    Kayseri Şehir Hastanesi Göğüs Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ahmet Oral, korona virüse yakalanıp da hastaneye yatan bazı hastaların virüsü güçlükle atlattığını söyleyerek, “Toparlayan hastalarımız ile sohbet ettiğimiz zaman hayatlarındaki en büyük acıları çektiklerini ifade ediyorlar” dedi.

    Kayseri Şehir Hastanesi Göğüs Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ahmet Oral, pandemi sürecinde yaşadıklarını İhlas Haber Ajansı’na anlattı. Kayseri’de vak’a sayılarının düştüğünü kaydeden Oral, “6 aydır pandemi sürecinin içerisinde aktif birisi olarak ilk dönemi başarılı bir şekilde atlattık. Sayılarımızı fazlasıyla düşürdük. Daha sonra Kayseri’de yaz dönemi olması nedeniyle düğün ve tatiller ile birlikte bir pik yaşandı. Sağlık hizmetlerinde bir aksamama yaşatmamak için tüm sağlık çalışanları ve yönetim ile birlikte gece gündüz çalıştık. Pik dönemini yaşadık, şuan plato fazında olduğunu söyleyebiliriz. Sayılarımız ağustos sonundaki yüksek sayılardan biraz daha düşüşte ama hali hazırda sıkıntı geçmiş değil. Maske, mesafe ve temizliğe azami şekilde dikkat etmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.

    Korona virüs tedavisi gören bazı vatandaşların tarif edilmez acılar yaşadıklarını dile getiren Oral, “Özellikle yoğun bakımda gerçekten kovid hastalarımız entübasyon dediğimiz ventilatöre bağlanarak tarif edilmez acılar yaşamaktadır. Süreç de en az 10-15 gün devam etmektedir. Toparlayan hastalarımız ile sohbet ettiğimiz zaman hayatlarındaki en büyük acıları çektiklerini ifade ediyorlar. O yüzden ‘Bana bir şey olmaz’ demek hiç doğru değil. Hepimiz bu riskin içerisindeyiz. Mümkün mertebe dikkat etmeye devam etmeliyiz” şeklinde konuştu.

    Sağlık çalışanlarına karşı yapılan şiddete tepki gösteren Kayseri Şehir Hastanesi Göğüs Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Ahmet Oral, “Bütün sağlık çalışanları olarak birim ayırt etmeksizin bizim motivasyonumuzu düşüren olaylar ne yazık ki sağlıkta şiddetle karşılaşmamızdır. Bütün sağlık çalışanları bu zorlu süreçte en değerli varlıkları olan çocuklarının eğitim sürecinden fedakarlık yaparak gece gündüz 24 saat esasına göre nöbet tutmaktadır. O yüzden sağlık çalışanlarının da devamlılığının ve moralinin yüksek olması için vatandaşlarımızı azami şekilde dikkate davet ediyoruz” dedi.

  • Milletvekili Dikbayır, “Tank Palet fabrikasının özelleştirme kararı kabul edilemez”

    İYİ Parti Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır, Tank Palet Fabrikası ile ilgili alınan özelleştirme kararının kabul edilemez olduğunu söyledi.

    İYİ Parti Sakarya Milletvekili Dikbayır, halk arasında Tank Palet Fabrikası olarak bilinen 1. Ana Bakım Fabrikası’nın, Cumhurbaşkanı’nın imzasıyla 2019 yılı sonuna kadar özelleştirilmesi kararını eleştirdi. Milletvekili Dikbayır, bunun bir özelleştirilmeden çok, şu anda belli olan bir gruba devir işlemi olarak gördüklerini, özelleştirme fikrinden, şekline kadar tüm boyutlarıyla konunun karşısında olduklarını ifade etti.

    ‘Bunu kabul etmemiz mümkün değil’

    Milletvekili Dikbayır yaptığı açıklama, “AK Parti iktidarları döneminde devletimizin tüm stratejik kurumları özelleştirilmiştir. Telekom, Şeker Fabrikaları gibi bir devletin olmazsa olmaz kurumlarının özelleştirilmesi bir tarafa, yabancılara altın tepsilerde sunulmuştur. Milli güvenliğimizde derin yaralar açan bu adımların bir yenisi daha bu defa da milli savunma sanayi alanında yapılmak istenmektedir. Bunu kabul etmemiz mümkün değildir” diye konuştu.

    “Türkiye’nin gözbebeği”

    Binden fazla kişinin istihdam edildiği ve bugün tanklar, obüsler yapan fabrikanın Sakarya’nın gururu, Türkiye’nin de gözbebeği olduğunu kaydeden Milletvekili Dikbayır, “Bu fabrikamız zaten modern tanklar, obüsler yapabilmektedir. Çok ileri düzeyde bir tecrübesi bulunmaktadır. Biraz daha destekle milli tank yapabilecek seviyeye bile çıkartılabilecekken, bunu özel sektöre devretmenin masum hiçbir tarafı yoktur. Var olan tecrübe de çöpe atılmak istenmektedir. Türkiye’nin verimlilik açısından ilk sıralarında yer alan fabrikaya kimse el uzatamaz. Konu vatan millet olduğunda gözünü kırpmadan tankların önüne yatan vatan evlatları varken, adımlarınızı doğru atmanız gerekmektedir” dedi.

    “Sakaryalıların da bir hesabı var?”

    Sakarya’daki herkesin bu kararın ardından şok yaşadığını ve şehirde büyük bir tepki olduğunu ifade eden Milletvekili Dikbayır, “Aslında bu fabrikanın kime devredilmek istendiği hepimizin malumudur. Bu şahsa önce savunma sanayi ve demiryolu sanayi yatırımları için Karasu’da yer tahsisleri yapılmamış mıydı? Bu kadar yatırıma ne gerek var, Sakarya’da Tank Palet fabrikası, TÜVASAŞ fabrikaları var zaten mi denilmiştir. Kimseye danışmadan, sormadan karar alan Cumhurbaşkanının ve yandaş işadamının Tank Palet ile ilgili bir hesapları varsa, Sakaryalıların da ondan daha büyük bir hesabı vardır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın” şeklinde konuştu.

    “31 Mart’ta sağlam bir tokat geliyor”

    Konuyu “Nereden tutsanız elinizde kalıyor” şeklinde özetleyen Milletvekili Dikbayır, “Şimdi yandaş tüccar gazeteciler bile korkudan dile gelmeye başladılar. ‘Millet bize sağlam bir tokat atmaya hazırlanıyor’ diyorlar. Korkunun ecele faydası yok. Evet bu millet size sağlam bir tokat atmaya hazırlanıyor. 31 Mart’ı sabırsızlıkla bekliyor. Elimizde kalan gözbebeğimiz fabrikalarımızı size yedirtmeyiz. Midenize öyle bir oturur ki, ağırlığının üstesinden gelemezsiniz. AK Parti iktidarı uzatma dakikalarını oynuyor. İYİ Parti iktidarında elbette ki tüm bunların hesabı sorulacak ve açılan tüm yaralar onarılacaktır” dedi.

  • ABD Başkan Yardımcısı Pence: “Rohingya Müslümanlarına yapılan zulüm kabul edilemez”

    ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence, Myanmar lideri Aung San Suu Kyi ile görüşmesinde Rohingya Müslümanlarına yönelik zulmün kabul edilemez olduğunu söyledi.

    ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence, Singapur’da Myanmar lideri Aung San Suu Kyi ile bir araya geldi. Pence, Myanmar ordusunun Rohingya Müslümanlarına yönelik zulmünün kabul edilemez olduğunu ve sorumluların cezalandırılmasını istediğini söyledi. Myanmar ordusunun zulmü nedeniyle Bangladeş’e 700 bin Müslümanın kaçtığını belirten Pence, ABD’nin Bangladeş’teki mülteci kamplarında bulunan Müslümanların kendi iradesiyle Arakan eyaletine geri dönmesi yönündeki talebini dile getirdi.

    Uluslararası Af Örgütü (UAÖ), ordunun Myanmar’da gerçekleştirdiği operasyonlara kayıtsız kaldığı gerekçesiyle Myanmar lideri Aung San Suu Kyi’ye 2009’da verilen “Vicdan Elçisi” ödülünü geri çektiğini açıklamıştı.

    Myanmar ordusu ve Budist milliyetçilerin zulmüne maruz kalan 700 bin Müslüman, geçtiğimiz Ağustos ayında Arakan eyaletinden kaçarak Bangladeş’in güneyindeki Cox Bazar’a sığınmıştı.

  • Fransa Cumhurbaşkanı Macron: “Rejimin hamileriyle birlikte İdlib’e yapacağı askeri harekat kabul edilemez”

    Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen Dörtlü Suriye Zirvesi sonrasında açıklamalarda bulunan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, “Rejimin hamileriyle birlikte İdlib’e yapacağı bir askeri bir harekat, saldırı kesinlikle kabul edilemez olacaktır, insani konularla ilgili olarak” dedi.

    Türkiye’nin ev sahipliğinde İstanbul’da gerçekleştirilen Dörtlü Suriye Zirvesi saat 16.20 sıralarında başladı. Vahdettin Köşkü’nde gerçekleşen zirveye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Angela Merkel katıldı. Liderler zirve öncesinde köşkü gezerek aile fotoğrafı çektirdi. Yaklaşık 3 saat süren zirvenin ardından liderler ortak basın toplantısı düzenledi.

    “Rejimin hamileriyle birlikte İdlib’e yapacağı askeri harekat kabul edilemez”

    Zirve sonrasında açıklamalarda bulunan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, “Amerikan halkı ile ilgili olarak taziye dileklerimi dile getirmek isterim. Sinagogda yaşanan saldırıdan dolayı onların yanındayız. Bu zirve Suriye meselesiyle ilgili olarak zaten mevcut olan formatların yaklaşmasını ortaya koydu. Zaten birkaç ay önce birlikte çalışmalıyız demiştik. Bir yıla aşkın sürede bu süreçlerin birbirlerine yaklaşması gerektiğini söylemiştim. Astana grubu üyeleri ve ABD ve diğer ülkeleri eş güdüm içinde hareket ediyoruz. Terör ile mücadele alanında devam edilen bir mücadele, bunun askeri ve siyasi öncelik olduğunu unutmamalıyız. Bu bağlamda terörle mücadele devam ederken aynı zamanda yapılacak askeri harekatların insani yardım konusunda saygı göstermesi gerektiğini unutmuyoruz. Bu da bizi İdlib’e götürüyor. Bu konuyla ilgili olarak biz açık bir şekilde söyledik, rejimin hamileriyle birlikte İdlib’e yapacağı bir askeri bir harekat, saldırı kesinlikle kabul edilemez olacaktır, insani konularla ilgili olarak. Burada Avrupa’nın, bölgenin ve Türkiye’nin istikrarı söz konusudur. Buradaki risk teröristlerin dağılması ve yeni sığınmacı dalgaların ortaya çıkması anlamına gelecektir” dedi.

    “Kimyasal silah nerede kullanılırsa kullanılsın kabul edilemez”

    İdlib’teki çalışmanın kalıcı ve sürdürülebilir olmasının önemine değinen Macron, “Rusya ve Türkiye birkaç hafta önce harfiyen yerine getirilmesi gereken mutabakata imza attılar. Bu konuyla ilgili teminatlar dile getirildi, biz de bunu sonuç bildirgesinde belirttik. İdlib’te kalıcı ateşkesin sürdürülmesi çok önemli. Türkiye Cumhurbaşkanının bu konuda yaptığı istihbarat paylaşımı ve insani yardım konularına katılıyoruz. Rusya’ya da Suriye’deki rejimi üzerinde baskı kurması konusunda güveniyoruz. Konuyla ilgili olarak bölgede ve dünyanın diğer bölgelerde kimyasal silahları kabul edilemez. Nerede kullanılırsa kullanılsın kabul edilemez” diye konuştu.

    “Anayasa Komitesinin toplantısının yapılması hayati öneme sahip”

    Suriye’de iki savaş olduğunu söyleyerek konuşmasını sürdüren Macron, “Siyasi süreç konusu Suriye’de iki savaş süregeliyor. Hep birlikte teröristlere karşı bir savaş var, tüm terör gruplarına karşı ve bir de Suriye rejiminin kendi muhaliflerine karşı çatışma ve bunun sonucu olarak milyonlarca sığınmacı var. Bunun siyasi çözüm bulunmasından geçiyoruz. Tüm Suriyelilerin ülkelerine dönmesi için çözüm gerekiyor. Biliyoruz ki rejim asker olarak fetih mantığında davranıyor bu da Suriye’nin istikrarı sağlayacak bir yaklaşım değil. Soçi toplantısından 10 ay sonra anayasa toplantısını yapmış değil. Sene sonuna kadar listelerin onaylanmasını ve toplantının yapılmasını istiyoruz. Suriye halkı kendi geleceği hakkında söz hakkına sahip olmalı, şeffaf ve özgür seçimlerin uluslararası gözetim altında yapılmalıdır. Şu anda elle tutulur bir jest görmedik. Konuyla ilgili güçler konuyla ilgili mekanizmayı hayata geçirmeye çalışıyor, bugün de bunu yaptık. Anayasa Komitesinin bir an önce toplantısıyla ilgili toplantının bir an önce yapılmasının hayati öneme sahip olduğunu biliyoruz” şeklinde konuştu.

    “Siyasi çözüm getirilmediği sürece sığınmacıların ülkelerine dönüşleri inandırıcı ve kapsayıcı olamaz”

    Mültecilerin geri dönüşleriyle ilgili konuşan Macron, “Mültecilerin geri dönüşü konuşunda Türkiye, Ürdün’ün ve Lübnan’ın çabalarını takdirle karşılıyorum. Bu ülkeler sorumluluklarını uzun yıllardır yerine getirerek Suriye’den kaçan ve başka ülkelere giden sığınmacıları ağırlıyorlar. Açık konuşmak gerek sığınmacıların geri dönmesi inandırıcı ve kapsayıcı olamaz. Siyasi bir çözüm getirilmediği sürece. Çünkü bu kişiler rejimin gaspından kaçıyorlar. Her birimizin İdlib ile ilgili olarak yaptıklarımızı ülkeyle ilgili yapmazsak bunun önüne geçemeyiz. Mülteciler konseyinin belirlediği şartlar dahilinde geri dönüşünü ancak onların geri dönüşü gerekli şartlar sağlandıktan sonra sağlanır. Güvenli, insan hassasiyetine uygun gönüllü alt yapıdan bahsediyorum. Bu zirve son derece yararlı bir aşama oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan bir daha teşekkür ediyorum. Bizlerin sorumluluğunu beraberinde getiriyor. Birkaç milyon Suriyeliden bahsediyoruz. Aslında bütün bölgeyi ilgilendiriyor. Bugün görüştüğümüz konular önümüzdeki aylarda bizlere sorumluluk yüklüyor” ifadelerini kullandı.