Etiket: Ederek

  • Anne Karnını Taklit Ederek Hayata Bağlıyorlar

    Zamanında önce doğan bebekler deneyimli doktorlar ve hemşireler sayesinde 24 saat izleniyor, adeta anne karnındaki gibi büyümesi ve gelişimi sağlanıyor.

    İzmir Üniversitesi Hastanesi Yeni Doğan Yoğun Bakım Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Sezgin Güneş, yeni doğan yoğun bakım ünitelerinin artması ile prematüre bebeklerin sağlıklı şekilde yaşama tutunduğunu söyledi. Yrd.Doç.Dr. Güneş, “Ülkemizde yılda yaklaşık 1 milyon 300 bin doğum oluyor. Bu bebeklerin yüzde 10’u erken doğum yani prematüre bebeklerden oluşuyor. Prematüre bebeklerin önceki yıllarda hayatta kalması adeta mucizeydi. Bin gram altındaki bebekler şans eseri yaşıyordu. Yaşasa bile görsel, işitsel veya nörolojik hasarlar oluyordu. Hem ülkemizde, hem dünyada yeni doğan yoğun bakım ünitelerinin gelişmesi ile bebeklerin hayatta kalma ve kaliteli yaşama oranı arttı“ dedi.

    “ANNE KARNINI TAKLİT EDİYORUZ”

    Yeni Doğan Yoğun Bakım Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Sezgin Güneş, “Tıp dilinde 37 haftanın altına doğan bebeklere prematüre bebek diyoruz. Doğum eğer 34 haftanın altında gerçekleşmişse bebeği kesinlikle yoğun bakım ünitesine alıyoruz. Bin gramın altındaki bebekler ortalama 2 ay boyunca hastanede yatıyor. Yeni doğan yoğun bakım servisimizde bebeğin normal doğumda sahip olması gereken tüm gelişimini anne karnında olduğu gibi tamamlamaya çalışıyoruz. Bir nevi anne karnını taklit ediyoruz” diye konuştu.

    “DENEYİMLİ EKİPLERİ HAYAT KURTARIYOR”

    Son yıllarda yeni doğan bakımıyla ilgili çok başarılı yeni doğan hekimleri ve hemşirelerin yetiştiğini kaydeden Yrd.Doç.Dr. Sezgin Güneş, “Kaliteli doktor ve hemşireler ile tam donanımlı cihazlar yeni doğan ölümlerini büyük ölçüde azalttı. İzmir Üniversitesi Hastanesi Yeni Doğan Yoğun Bakım Servisi’nde her bebeğin gelişimini 7 gün 24 saat kontrol eden uzman hekimler ve hemşirelerimiz var. Onları günün her saati izliyoruz. Gelişimlerini ve sağlık durumlarını takip ediyoruz. 500-600 gram ağırlığındaki bebekleri yaşatabilecek alt yapıya ve personel tecrübesine sahibiz. Bu konuda tüm gelişmeleri yakından takip ediyoruz” dedi.

    “TAKİBİ ÇOK ÖNEMLİ”

    Yeni Doğan Yoğun Bakım Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Sezgin Güneş şunları söyledi: “Prematüre bebeklerin yoğun bakım sürecinin ardından 2 yaşına kadar takipleri çok önemli. Göz, işitme ve biyolojik gelişimlerine dikkat ediyoruz. 34 haftanın altında doğum yapacak ailelere, yeni doğan ünitesi olan hastanelerde doğum yapmalarını öneriyorum. Çünkü bebeklerinin bir süre yoğun bakımda yatması gerekebilir.”

  • Yazar Sevinç Çokum: “Uykularımı Feda Ederek 45 Yıldır Yazıyorum”

    Usta öykücü Hüseyin Su’nun moderatörlüğünde düzenlenen “Bir Hayat Bir Hikaye” seminerine konuk olan roman ve hikaye yazarı Sevinç Çokum, “Bazı insanlar, ’Yazmak istiyorum ama vaktim yok’ diyor. Anlamıyorum. Ben kaç tane görevimin dışında uykularımı feda ederek 45 yıldır yazıyorum”dedi.

    Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen “Bir Hayat Bir Hikaye” adlı söyleşinin bu haftaki konuğu, roman ve hikaye yazarı Sevinç Çokum oldu. “Hayatları hikayelere denk düşen” yazarları dinleyicilerle buluşturmaya çalıştıklarını söyleyen usta öykücü Hüseyin Su, söyleşiye Sevinç Çokum’un hayat hikayesini özetleyerek başladı. Su, hayat hikayesinden sonra konuk yazar hakkında şunları söyledi:

    “Sevinç Çokum’un hayatının birikimi 29 kitap. Hikaye dünyasının sınırlarını şu cümlelerle çizebiliriz; bütün çocukluğu, koşup oynadığı sokaklar, komşu teyzeler ve ablalar, sıcak insan ilişkileri, eski evlerin pencerelerinden taşan sardunyalar, küpe çiçekleri, fesleğenler, duvarlara tırmanan hanımelleri, kaybolan İstanbul. Dev akasyalar, yaşlı çınarlar. İşte bu dünya Sevinç Çokum’un hikayelerinin ve romanlarının genel dünyası.”

    Hikaye ve roman yazarı Sevinç Çokum ise, iki hayatı olduğunu belirterek, “Birincisi normal, gördüğünüz zaman ’Bu kadın yazar mı?’ diye soracağınız bir Sevinç Çokum. Mesela, üniversitedeyken hocam Mehmet Kaplan hikaye yazdığımı duyunca yine bir diğer hocam olan İnci Enginün’e ’Hangi öğrenciydi bu?’ diye sormuş, o da ’Şöyle narin bir kızcağız vardı’ diye beni hatırlatmış. Sonra Mehmet Kaplan hocaya kitabım gidince resmimden beni tanımış. Ardından güzel bir mektup yazıp, Konya’dan bir kart yollamıştı. ’Bugün kar yağıyor, karlar savrulurken senin hikayelerinde bir bağ kurdum’ manasında cümleler yazmıştı. Halen saklıyorum bunları” dedi.

    Çokum, yazdığı ilk hikayeleri okuması için bir arkadaşına verdiğini, onun da “Dayıma okutacağım” diyerek Tarık Buğra’ya ulaştırdığını, Buğra’nın da okuyarak kendisinden habersiz dergilere gönderdiğini ve yayımlandığını ifade etti.

    “YAZILARIMI ACI HADİSELERİN ORTASINDA YAZDIM”

    Yazı hayatında 45 yılı geride bıraktığını vurgulayan Çokum, sözlerine şöyle devam etti:

    “Bazı insanlar ’Yazmak istiyorum ama vaktim yok’ diyor. Anlamıyorum. Ben kaç tane görevimin dışında uykularımı feda ederek 45 yıldır yazıyorum. Ben yazarken sobalar geçer, kaloriferler söner, sırtıma karlar yağar, zamanı, mekanı unutup yazarım. Yazmak bir sevdadır aslında, bir sevda ki kurtulamıyorsunuz ondan. Belki kurtulsanız hayata uyum sağlayamayacaksınız. Sait Faik Abasıyanık demiş ya, ’Yazmasam deli olacaktım’, onun gibi. Yazılarımı bütün acı hadiselerin ortasında, felaketlerin, kimi zaman ekonomik sıkıntıların ortasında yazdığım oldu.”

  • Kocasinan Ziraat Odası Çiftçileri Ziyaret Ederek Sıkıntılarını Dinliyor

    Kocasinan Ziraat Odası Başkanı Abdulkadir Güneş, çiftçileri ziyaret ederek sıkıntılarını dinlediklerini, hazırlanan dosyayı, bakanlara ve milletvekillerine iletmek için çalıştıklarını bildirdi.

    Kocasinan Ziraat Odası Başkanı Abdulkadir Güneş, “Kocasinan Ziraat Odası olarak Yönetim Kurulu Üyelerimizle birlikte Mahzemin, Ebiç Beydeğirmeni, Dadağı Mahallelerinde çiftçilerimizi ziyarette bulunduk” dedi. Güneş, “İlçemizde çiftçilik ile alakalı 70 mahalle muhtarlarına ve çiftçilerimize evlerinde muhtarlıklarda ziyaretlerimiz devam edecektir. Çiftçilerimizin bölgemizde uygulanacak olan sulama, arazi toplulaştırma projeleri ile ilgili ve diğer sıkıntılarını dinleyerek Ziraat Odası olarak çözüm noktasında neler yapılabilir ve nasıl yardımcı oluruz bu konuları çiftçilerimizle görüşerek sıkıntılarını dinlemeye ve yardımcı olmaya devam edeceğiz” ifadesinde bulundu.

    Kocasinan Ziraat Odası Başkanı Abdulkadir Güneş şunları söyledi:

    “Çiftçilerimizin bu sıkıntılarını bir dosya halinde ilgili kurumlara, Kayseri Milletvekillerimize, Ekonomi Bakanımıza, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanımıza, Ak Parti MKYK Üyesi Yaşar Karayel’e iletmek üzere gerekli çalışmaları yapmaktayız. Ayrıca ilimizde IPARD projesine eşdeğer bir proje olan Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı kapsamındaki Ekonomik Programlar uygulanacaktır. Bu proje Tarım Bakanlığı tarafından önümüzdeki günlerde yayınlanacak genelge ile şartları belli olacaktır. Hükümetimiz tarafından verilen bu hibe desteklerinden odamıza bağlı çiftçilerimizi bilgilendirerek bu desteklerden nasıl yararlanacakları konusunda ilgili çalışmaları yapmaktayız.”

  • Av Tüfeğiyle Başına Ateş Ederek İntihar Etti

    Kayseri’de, nedeni henüz belirlenemeyen sebepten dolayı bunalıma giren şahıs av tüfeğiyle başına ateş ederek intihar etti.

    Edinilen bilgilere göre, Kocasinan ilçesi Buğdaylı mahallesinde meydana gelen olayda nedeni henüz belirlenemeyen sebepten dolayı bunalıma giren 23 yaşındaki M.B. av tüfeğiyle başına ateş ateş etti. Olay sonrası çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine gelen 112 acil sağlık ekipleri sevk edildi. Ekipler M.B.’nin hayatını kaybettiğini belirledi. M.B. olayın ardından otopsisi yapılmak üzere Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı.

    Yetkililer, olayla ilgili inceleme başlattı.

  • (Özel) Şehitlere Dua Ederek Mesaiye Başladılar

    Manisa Merkezefendi Devlet Hastanesi çalışanları, mesaiye şehitler için saygı duruşunda bulunup dua ederek başladı. Türk Sağlık Sen’in öncülüğünde yapılan etkinlikte şehitlere rahmet teröre lanet okundu.

    Son aylarda artan terör olayları toplumda birliği artırırken önceki gün Ankara ve Diyarbakır’daki terör saldırılarında şehit olan asker ve polisler için Türk Sağlık Sen Manisa Şubesi tarafından Manisa Merkezefendi Devlet Hastanesi bahçesinde aşrı şerif okutularak dua edildi. Mesai öncesi gerçekleştirilen etkinliğe farklı sendikalara üye hastane çalışanları yoğun katılım gösterirken, yapılan duaya sabahın erken saatinde hastaneye gelen vatandaşlar eşlik etti.

    Dua öncesi bir konuşma yapan Türk Sağlık Sen Manisa Şube Başkanı Rıtvan Mutlu, “Asker ve polisimize haince düzenlenen saldırıları şiddetle kınıyor lanetliyoruz. Dili, dini, vatanı ve milleti olmayan terör bir kez daha iğrenç yüzünü göstermiştir. Ülkemizin birliğine beraberliğine ve kardeşliğine ve bekasına yönelik bu saldırıların arkasındaki güç biran önce gün yüzüne çıkarılmalı ve adalete teslim edilmelidir” dedi.

    Türk milletinin tehditlere boyun eğmeden vatanın birliği ve beraberliği için mücadelesini sonsuza kadar sürdüreceğini kaydeden Mutlu, şunları söyledi:

    “Haince ve alçakça düzenlenen bu saldırılar Türk milletinin üzerinde oynanan kalleş oyunların bir göstergesidir. Ancak milletimiz her zaman olduğu gibi bu çirkin oyunları bozacak ve hainler asla emellerine ulaşamayacaktır. Türkiye Kamu Sen camiası olarak Ankara ve diğer yerlerde yaşanan bu hain ve kalleş saldırıları bir kez daha lanetliyor, hayatlarını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına ve Türk milletine başsağlığı diliyor, yaralılarımıza acil şifa temenni ediyorum.”

    Türk Sağlık Sen Manisa Şubesi Başkanı Rıtvan Mutlu’nun konuşmasının ardından bir dakikalık saygı duruşunda bulunuldu. Saygı duruşu sonrası İstiklal Marşını okuyan sağlık çalışanları açtıkları Türk bayrağı ile birlik beraberlik mesajı verdi.

    Hastane imam hatibi Kadir Yılmaz tarafından yaptırılan dua sonrası şehitler için helallik alındı. Yapılan duaya vatandaşlar da katılırken helallik alınmasının ardından sağlık çalışanları mesaiye başlayarak hastalarıyla ilgilendi.