Etiket: Edenler

  • Yatağan’da karantinayı ihlal edenler KYK’ya gönderildi

    Yatağan’da karantinayı ihlal edenler KYK’ya gönderildi

    Yatağan İlçesinde Covid-19 salgın tedbirleri büyük bir kararlılıkla uygulanırken, denetimlerde en üst seviyeye çıkartıldı.

    Kaymakamlık koordinesinde sürdürülen denetimler esnasında haklarında ikametlerinde karantina tedbiri uygulanmasına rağmen iki vatandaşın izinsiz olarak ikametleri dışına çıktıkları tespit edildi. Her iki vatandaş hakkında Yatağan Polis Merkezi Amirliğinde adli makamların bilgisi dahilinde TCK 195. Maddesi gereği adli tahkikat başlatılırken, Hıfzıssıhha Kanunu 282. Maddesi gereği kişi başı 3 bin 150 TL olmak üzere toplamda 6 bin 300 TL idari para cezası uygulandı. İki şahıs 14 günlük karantina tedbirlerinin kalan kısımlarının tamamlamaları içi polis refakatinde Muğla Kredi ve Yurtlar Kurumu Yurt Müdürlüğüne gönderildi.

    Yetkililer, haklarında karantina tedbiri uygulanan vatandaşların kesinlikle tedbirlere uymalarını isteyerek, uyulmaması halinde gerek adli gerek ise idari işlemlerin yapılarak, karantina sürelerinin tamamlanması için Muğla KYK Yurduna gönderileceğinin özellikle bilinmesini istediler. Yetkililer ayrıca vatandaşlardan zorunlu olmadıkça evlerinde kalmalarını ve Covit-19 salgınının tam anlamıyla kontrol altına alınmadan ev ziyaretlerine gidilmemesini tavsiye ettiler.

  • Sivas’ta karantina kurallarını ihlal edenler evine dönemeyecek

    Sivas’ta karantina kurallarını ihlal edenler evine dönemeyecek

    Sivas Valisi Salih Ayhan, sosyal medya hesapları üzerinden karantina kurallarını ihlal edenler hakkında ceza niteliğindeki yeni kararı duyurdu.

    Sivas Valisi Salih Ayhan, karantina kurallarını ihlal edenlerin, KYK yurtlarına alınarak yurtlarda devam edecek karantina süreci içerisindeki masraflarının kendilerinden tahsil edileceğini belirtti. Ayhan sosyal medya hesapları üzerinden yaptığı duyuruda, “Pozitif olduğu halde evinde bulunmayan ve toplum sağlığını tehdit eden kişiler, KYK yurtlarına alınarak karantina sürelerinin tamamlanması sağlanacaktır. Yurtlarda kalma süreleri boyunca oluşacak olan konaklama, yemek ve benzeri masraflarda kendilerinden tahsil edilecektir” ifadelerine yer verdi.

  • Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: “Gençliği ihmal edenler bir ülkenin geleceğini imha etmiş olur”

    Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, “2018 yılı Mevlid-i Nebi haftasının temasını ‘Peygamber Efendimiz ve Gençlik’ olarak belirledik. Gençlerini ihmal edenler geleceklerini imha etmiş olurlar. Diyanet İşleri olarak gençlik hizmetlerine özel bir önem veriyoruz” dedi.

    Diyanet İşleri Başkanlığının düzenlediği Mevlid-i Nebi Haftası Açılış Programı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirildi. Sinan Erdem Kapalı Spor Salonu’nda düzenlenen Mevlid -i Nebi programına Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Mevlüt Uysal, ilçe belediye başkanları ve çok sayıda davetli katıldı. Peygamberimiz ve Gençlik temasıyla düzenlenen Mevlid-i Nebi programında ilahiler ve dualar okundu.

    “Peygamber Efendimizin gelişiyle tarihin en büyük inkişafı ve inkılabı gerçekleşmiştir”

    Mevlid-i Nebi Haftası açılış programında konuşan Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, “Peygamber Efendimizin dünya teşriflerin gün dönümü olan Mevlid-i Nebi onun şahsında insanlığın yeniden doğuşunu ve aydınlık geleceğini ifade etmektedir. Zira cehaletin zulmün hakim olduğu merhametin erdemin, hikmetin kaybolduğu güçlünün zayıfı ezdiği bir toplum onun gelişiyle ilmin, adaletin, şefkatin, aydınlığında Asrı Saadete dönüşmüştür. Onun gelişiyle bireysel, toplumsa ve evrensel düzeyde zihin, fikir ve ahlak planında tarihin en büyük inkişafı ve inkılabı gerçekleşmiştir. Mevlid-i Nebi’yi anmak aynı zamanda savaşlar ve ümitsizliğin kuşattığı yeryüzünü yeniden adaletle tanıştırmanın yolunu ve yöntemini anlamaktır. Hz. Muhammed Efendimizin sünneti Kur’an’ın hayata dönüşmüş şeklidir. Kur’an’dan sonra İslam’ın ikinci temel kaynağıdır. Dolayısıyla Peygamberimizi sünnetini göz ardı ederek İslam’ın anlaşılması ve yaşanması mümkün değildir” dedi.

    “Gençliği ihmal edenler bir ülkenin geleceğini imha etmiş olurlar”

    Diyanet İşleri Başkanlığı olarak gençlere yönelik yapılan çalışmaları aktaran Erbaş, “Diyanet İşleri Başkanlığımız mübarek gün ve geceleri etraflıca ele almayı vesile kılmaktır. Bu bağlamda 2018 yılı Mevlid-i Nebi haftasının temasını ‘Peygamber Efendimiz ve gençlik’ olarak belirledik. Gençlerini ihmal edenler geleceklerini imha etmiş olurlar. Diyanet İşleri olarak gençlik hizmetlerine özel bir önem veriyoruz. 81 il ve 922 ilçede toplamda kadın erkek gençlik koordinatörü olarak 2 bin 6 hocalarımız başta olmakla birlikte görevlilerimizle birlikte gençlerimizle buluşuyoruz. Kur’an kurslarımızdan aile ve dini rehberlik bürolarımıza, gençlerimize yönelik rehberliği daha özel bir şekilde planlamaya çalışıyoruz. Gençlik ve Spor Bakanlığımızla işbirliği içinde Kredi Yurtlar Kurumda görevlendirdiğimiz çalışanlarımız gençlerimize yön vermektedir” diye konuştu.

    “Başkanlığımız merkez ve taşra teşkilatında bütün kapılarımız gençlerimize açıktır”

    Gençlikle ilgili seferberlik başlattıklarını söyleyen Erbaş, “Dini istismar eden ve bölücülük yapan FETÖ, DEAŞ, PKK gibi terör örgütleriyle mücadele kapsamında özellikle gençlerimizi bilinçlendirme ile ilgili çalışmalarımız devam etmektedir. Bütün gençlerimizi manevi rehberliklerimize ve müftülüklerimize davet ediyorum. Başkanlığımızı merkez ve taşra teşkilatında bütün kapılarımız gençlerimize açıktır. Bütün hocalarımız sizlerle tanışmaktan mutluluk duyacaktır. İnanıyorum ki biz bu çağın gençlerine peygamberimiz gibi yaklaşırsak bize ilgi göstereceklerdir. Gençlik heyecanı ile İslam’ın hakikatleri buluşursa dünya güzelleşecektir. Peygamber Efendimiz ve gençlik konusunu yurtiçinde ve yurtdışında ele alacağız. Gençlerimize özel buluşmalar gerçekleştiriyoruz, salonlarda halkla buluşuyoruz, okullarda etkinlik yapıyoruz, radyo televizyon programları oluyor. Mevlid-i Nebi’yi gençliğe yönelik hizmetin seferberliğinin devamı olarak kabul ediyoruz” şeklinde konuştu.

  • Araca ateş edenler kıskıvrak yakalandı

    Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde bir araca ateş ettiği ileri sürülen 3 şüpheli kıskıvrak yakalandı.

    Olay, dün saat 16.00 sırasında Mithatpaşa Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, cadde üzerinde ilerlemekte olan S.B. yönetimindeki 10 Z 6387 plakalı araca, 10 AAS 968 plakalı araçtan bir el ateş edildi. Kurşun aracın ön çamurluğuna isabet ederken, ateş ettikleri iddia edilen şüpheliler olay yerinden kaçtı. Polisin takibi sonucu yakalanan F.B, Y.K. ve D.A. isimli şahıslar ilk sorgularının ardından adliye sevk edildi.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan: “FETÖ denilen adam sembolik, idare edenler başka”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “99’da Amerika’ya giden FETÖ denilen adama Pensilvanya’da 400 dönüm arazi tahsis edildi. Oradan 170 ülkeyi bu adam idare ediyor. Tabii bu adam sembolik, idare edenler başka. Yoksa onun idare edebilecek kabiliyeti yok” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan TRT World Forum’unda konuştu.

    Dünyada bugün adaletin olmadığını ifade eden Erdoğan, “Özellikle ekonomik noktada güçlü olanın ’haklı’ olarak takdim edildiği bir dünyada yaşıyoruz. Haklı olanın güçlü olduğu değil, güçlü olanın haklı olduğu bir dünya. Böyle bir dünyayı kabullenmek mümkün değildir. Bu dünyada yaşamak bizim için bir zul. 7’den 70’e masum, mağdur insanların üzerine varil bombalarının indirildiği bir dünyada yaşamak, bizim için zuldür. Böyle bir dünyada yaşayıp da ne yapacaksınız? Bunu gündeme getirdiğiniz zaman, güçlü olan ülkelerle bunu paylaştığınız zaman kimse kalkıp da ’Doğru söylüyorsunuz burada bir şeyler yapmamız gerekir’ demiyorlar. Şu anda Türkiye bildiğiniz gibi Suriye’den kaçan 3,5 milyon insana ev sahipliği yapıyor. Şu ana kadar harcadığımız para, 30 milyar doların üzerinde. Peki, bizim bu yaptığımız harcamaya destek veren var mı? Yok. Yaklaşık 800 milyon avro, Avrupa Birliği’nin söz verdiği 3 milyar avrodan, 2016 Temmuz’u itibarıyla bunu ödeyecekti ki bu ödenmedi, aynı şekilde Birleşmiş Milletler Mülteciler Komiserliği’nin de verdiği şu ana kadar 550 milyon dolar. Ama bizim yaptığımız harcama 30 milyar doları aşmış vaziyette. Bütün bunları ilgili yerlere ilettiğimizde aldığımız cevap ne? Aldığımız cevap şu: Diyorlar ki ’Türkiye takdire şayan çalışmalar yapıyor.’ Tamam da Türkiye’ye olan desteğiniz ne? Bunu bizimle ikili yaptıkları görüşmede söylüyorlar da uluslararası toplantıya gelince orada söylemiyorlar” diye konuştu.

    “DEAŞ’ı beraber yok edelim’ diyorum, diyorlar ki ’PYD, YPG ile yapacağız”

    Erdoğan, panelin moderatörünün, “Size destek veren ülkelerin sayısı giderek artıyor değil mi?” sorusuna, “İkili görüşmeleri yaptığımız zaman artıyor. Fakat o güçlerin karşısına geldikleri zaman, kalkıp da ’Dünya beşten büyüktür.’ diyemiyorlar. Niye? Bir yerden bağlılıkları var” şeklinde yanıtladı.

    Türkiye’nin Suriye ile sınırı 911 kilometre olduğunu hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan “Terör örgütü PKK, onun düşük çocukları var: PYD, YPG. PYD ve YPG’yi DEAŞ denilen bir terör örgütüne karşı kim yanına alıyor? Amerika. Şimdi bir terör örgütünü bir başka terör örgütü ile ıslah etmek, yok etmek akıl karı mıdır? ’Hem böyle konuşuyoruz, gelin bunu beraber yapalım. DEAŞ’ı beraber yok edelim’ diyorum. ’Bak bunun için iki tugay da hazırladık’ diyorum. ’Beraber yapalım bu işi.’ Diyorlar ki ’PYD, YPG ile yapacağız.’ 3 bin 500 tır zırhlı taşıyıcılar, silahlar ne yazık ki Kuzey Suriye’ye girmiştir. Orada beş tane hava üssü var, 8 tane de üs var. Bunların dışında terör örgütüne bunlar veriliyor. Bundan DEAŞ da istifade ediyor. Velev ki istifade etmediğini kabul edelim. Bunlar benim için, ülkem için yarın tehdit oluşturmaz mı? Kimse buna ’Oluşturmaz’ diyemez ifadelerini kullandı.

    Moderatörün Avrupa ülkelerinin terör saldırıları sonrasında gösterdikleri tepkide çifte standart yaptığını hatırlatması üzerine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan şöyle konuştu: “Bunların birbirleriyle dayanışması yeni değil. Bakın Almanya’ya ben PKK ile ilgili 4 bin 500 dosya verdim ve bu 4 bin 500 dosyanın hiçbirinden bize geri dönüş olmadı. Bunların hepsi elini kolunu sallaya sallaya başta Almanya olmak üzere, Avrupa’da dolaşıyor. Hani PKK, Avrupa Birliği kayıtlarında terör örgütü olarak görülüyor. Terör örgütüyse bak ben sana dosya veriyorum.”

    “Alman polisinin nezaretinde benim idam fermanımı açıkladılar”

    FETÖ ile ilgili de benzer durumun yaşandığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Alman polisinin nezaretinde benim idam fermanımı açıkladılar. G-20’ye gittik. Hamburg’da ve Berlin’deki başbakanlığın önünde bir pankart, bir de Mercedes otomobil. Pankartta benim resmim var, Sayın Putin’in resmi var, bir de Suudi Arabistan Kralı’nın resmi var. ’Öldüren Mercedes’i alır. ’Ben bunu Bayan Merkel’e söylediğim zaman, Bayan Merkel yanındakilere bakıyor, farklı bir duruma yatıyor. Dürüst olalım. Yani bu başbakanlığın önünde oluyor, senin bundan haberin yok, böyle bir şey olabilir mi?” dedi.

    “99’da Amerika’ya giden FETÖ denilen adam sembolik, idare edenler başka”

    Cumhurbaşkanı Erdoğan devamla şöyle konuştu; “Türkiye’de partim açık ara önde seçim kazanıyor. Açık ara benim partim seçim kazandığı halde kalkıp da Batı eğer benim partimi yargılıyorsa ben bu Batı’dan şüphe ederim. Demokrasi değil mi? Soruyorum. 15 Temmuz gecesi bu ülkede darbe girişiminde bulunuldu mu? Bulunuldu. Peki, biz bu ülkede otoriter, totaliter bir rejim mi kurduk? Yok. Halkımın verdiği oylarla iktidar olmuş bir partiyiz ve 15 yıldır da ülkemizi yönetiyoruz ve 3,5 kat ülkemizin bütün maddi olarak gücünü katladık. Darbe girişiminde bulunuldu ve darbe girişiminde bulunulmasına rağmen demokratız diye geçinen ülkelerden inanın bizi üç gün, bir hafta sonra aramaya başladılar. Baktılar ki darbe netice getirmedi bu defa arayarak dostlar alışverişte görsün kabilinden bize ’geçmiş olsun’ demeye başladılar. Böyle şey olabilir mi? Şu anda çok açık konuşuyorum, 99’da Amerika’ya giden FETÖ denilen adam, Pensilvanya’da 400 dönüm arazi kendisine tahsis edildi veya satın aldılar, bilmem. Oradan 170 ülkeyi bu adam idare ediyor. Tabii bu adam sembolik, idare edenler başka. Koyarsın ön tarafa birisini, suflörler arkadan işi idare ederler. Yoksa onun idare edecek bir kabiliyeti de yok, gücü de yok. Şimdi bütün bu olaylar olurken eğer ben stratejik ortağıma 85 koliyi veriyorum da benim stratejik ortağımdan bize herhangi bir destek gelmiyorsa bunun karşısında demokrasiye inanmış bir insan olarak biz ne yapacağız? Demokratik bir hukuk devletinin gereği neyse onun gereğini yapacağız. Kalkıp da yani adeta bizi emir kulu gibi görüp ’İşte birisi var içeride, onu bize verin.’ Sen onu alacaksan önce sen kendindekini bize ver. Bizimki yargıdan geçmiş ve hakkında tutukluluk var. Seninki yargıdan geçmemiş, orada çiftlikte duruyor. Sen çiftliktekini ver bakalım. Ona göre biz ne kadar stratejik ortağız biz bunu görmüş olalım. Maalesef bu şekilde işte başkalarına da yaptıkları gibi, ’Türkiye’ye de biz böyle yaparsak buradan nasıl netice alırız bunu görelim’ diyorlar.”

    ” Stratejik ortaklığımı masaya yatırırım”

    Türkiye ile ABD’nin vize işlemlerini karşılıklı askıya almasına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte şimdi en son açık, net bir örnek, vize meselesi. Ne diyor vizede? Kalkıyor, hemen bir paragraf ’Vizeleri kaldırdık.’ Bunu diyen kim? Ankara’da büyükelçi, kim bu büyükelçi? Koskoca ABD adına stratejik ortağıyla ilişkide hemen şöyle bir paragrafla ’Vizeleri kaldırdık’ diyebiliyorsa o zaman ben bu stratejik ortaklığımı masaya yatırırım. Biz de ne yaptık? 2 saat içinde aynı şekilde, aynı kelimelerle biz de vizeleri kaldırdık. Niye? Burada adalet bunu gerektiriyor da onun için. Şimdi iki gündür Ankara’da görüşmeler yapıldı. Bakalım nereye varacak? Bu duruşlar önem arz ediyor ama ben bunu sadece ülkem için konuşmuyorum. Tüm dünyaya sesleniyorum. Diyorum ki, eğer demokrasiye sahipsek, eğer adaleti arıyorsak ve buna da inanıyorsak gelin hep beraber el ele verelim, omuz omuza verelim ’Dünya 5’ten büyüktür.’ diyelim ve 196 ülke dünyada bu hakkını istesin ve alsın” şeklinde konuştu.