Etiket: Edebiyat

  • SAMÜ’den “Usulden Yönteme: M. Fuad Köprülü’nün Edebiyat Tarihçiliği” Sempozyumu

    SAMÜ’den “Usulden Yönteme: M. Fuad Köprülü’nün Edebiyat Tarihçiliği” Sempozyumu

    Samsun Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü ile Samsun Üniversitesi Düşünce ve Sanat Araştırma Merkezi (DÜSAM) 4 Aralık Cuma günü “Usulden Yönteme: M. Fuad Köprülü’nün Edebiyat Tarihçiliği” isimli sempozyum gerçekleştirecek. Ücretsiz ve herkese açık olan program, online toplantı platformu üzerinden düzenlenecek.

    M. Fuad Köprülü’yü doğumunun 130. yılında anmayı arzulayan sempozyum dünyanın saygın üniversitelerinden Türk Dili ve Edebiyatı alanında çalışan önemli akademisyen ve araştırmacıları ağırlayacak. Washington Üniversitesi’nden Selim Sırrı Kuru’nun “Edebiyatı Dizgeye Getirmek: Köprülü’nün İlk Darbesi Olarak ’Türk Edebiyatı Tarihinde Usul’” başlıklı açılış konuşmasıyla başlayacak etkinlikte üç farklı panelde on bir konuşmacı yer alacak. Köprülü’nün 1913 tarihli “Türk Edebiyatı Tarihinde Usul” makalesini mercek altına alacak sempozyum Köprülü’nün Türk edebiyat tarihçiliğine ilişkin önerdiği yeni “usul”ü yirminci asır bilimselci “yöntem” tasarımıyla ilişkisi eşliğinde bir kritiğe tabi tutmayı amaçlıyor. Bununla beraber program edebiyat tarihçiliği ve Türk edebiyat tarihi yazımının genel sorunlarına dair konuşmalar da barındırıyor.

  • Şair Mehmet Aksu; “Edebiyat Yolu” Huzura açılan bütün kapılara uğramalı”

    Şair Mehmet Aksu; “Edebiyat Yolu” Huzura açılan bütün kapılara uğramalı”

    Siyaset Bilim Uzmanı ve Ceza Evi Müdürü Şair Mehmet Aksu, “Edebiyat yolu Kahramanmaraş’ta ikinci edebiyat yolu da Erzurum’da olmalı” dedi.

    Aynı zamanda Cezaevi Müdürü, Pdr. ve Siyaset bilim uzmanı da olan Şair- Yazar Mehmet Aksu, “Gören göze tutan ele, hakkı olanlara teşekkür ediyorum işte bu. Çok şükür şiirin ritminden şairin zikrinden olan erlerimiz var bizim. “Edebiyat Yolu” memleketime yakıştı hayırlı olsun, dua ile” dedi.

    Aksu, “Yüz yıl sonrasında bile ihtiyaca cevap verebilecek şekilde yapımı tamamlanan Kahramanmaraş – Göksun güzergahında bulunan yola “Edebiyat Yolu” adı ile güzergah üzerindeki tünellere de memleketimin şair- yazar ve ozanın isimlerini veren başta Şair ruhlu Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN ve yine Şair ruhlu Bakanımız Mahir ÜNAL olmak üzere diğer emeği geçenlere teşekkür ediyorum, teşekkürümüz duamız zikrindedir” diye konuştu.

    “Anlaşılmak; ederince el vermektir öteye uzanan yol taşlarına, ustanın uğraşılarına”

    “Yaşamış oldukları dönemlerinde güne sarılış nefeslerini, Türk toplumunun değerlerini sonraki kuşaklara eksiksiz aktarma kaygısını canlı tutarak sarf edenlerimizdir şair-yazarlarımız, ozanlarımız” diyen Aksu, daha sonra şunları söyledi;

    “Eserleriyle öteye açılan yoldaki tünelleri delen ötelerden gelen ışığın yansısını haneye sofra lezzetinde sunan isimlerin hatırlanması gerekli görünenlerimizdir onlar. Dünya yaşamından has yaşam arzusu zikrini yüksek perdeden seslenmeyi yaşam gayesi edinmiş memleketimin şair yazar ve ozanını, duyarlı devlet adamı şuuru ile kucaklayarak değerlerin yaşatılmasında neslin tanıması, zikrin doğruluğu teyidi ile aynı istikamette ilerleyişe istikamet göstergesi, bir diğer adıyla tünellerle özdeşmiş isimleri saygıyla anıyorum. Bu edebiyat yolundan yürüyüşümün sevinç ile, umudumu hep canlı tuttuğum ve ilkini 2012 yılında Erzurum da bir gurup şair arkadaşımla başlattığım Kahramanmaraş şairler şehri başkenti, “Erzurum ve Kahramanmaraş Kardeş Şair Kent Olsun” seslenişimizle yaptığımız şiir dinletilerimizi her yıl her tekrarlayarak, neden gerekliliğini dilendirdik uygun zeminde de dilendirmeye devam ediyoruz. “Edebiyat Yolu” projesinin devamının olduğuna inanıyorum. Önceki yıllarda sesimizi duyan basın çevresinin de desteğiyle sesimizi her iki ilin idarecilerine, devlet büyüklerine geniş halkalara duyurmaya çalıştık. Bu zikrimizle toplumumuzdan neslimize bırakacağımız kültür aktarımında sancak taşıyıcı er eller yetiştirmek adına sorumluluk bilinci oluşturarak sorumluluk yüklemektir.

    Bu sene corona virüsü-pandemi süreci nedeniyle şiir dinletimizi yapamasak da “Erzurum ve Kahramanmaraş Kardeş Şair Kent Olsun” arzumuzu uygun zeminlerde dillendirmeye devam ediyoruz, inşallah “Edebiyat Yolu” bizim arzumuza uğrar “kardeş yolu” nu bulur.

    Bu yol “Edebiyat Yolu” huzura aşılan bütün kapılara uğramalı. Umudumuz var yol kardeşe uğrayacak.”

  • Erzurum’lu Emrah Edebiyat Müze Kütüphanesi ışıklandırıldı

    Erzurum’lu Emrah Edebiyat Müze Kütüphanesi ışıklandırıldı

    Erzurum’lu Emrah Edebiyat Müze Kütüphanesi yeni yüzü ve değişen çevresiyle ışık saçıyor.

    Göreve geldiği günden beri başarılı çalışmalara imza atan ve kurumlarla koordineli bir şekilde çalışmalar yürüten İl Halk Kütüphanesi Müdürü Ahmet Duran Kardaşlar, yapılan restorasyon çalışmalarında emeği geçen, İl Kültür ve Turizm Müdürü Cemal Almaz’a, Rölöve ve Anıtlar Müdürü Tümer Eslek’e, Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürü Güven Yavuz’a teşekkür etti.

    Erzurum’lu Emrah Edebiyat Müze Kütüphanesinde yapılan restorasyon çalışmaları kapsamında boya, badana, kalorifer tesisat yenilenmesi, çatı onarımı, bahçe peyzajı ve çevresi ışıklandırılması yapıldı. Erzurum’lu Emrah Edebiyat Müze Kütüphanesinde yapılan bu çalışmalar vatandaşlardan ve öğrenciler tarafından takdirle karşılandı.

    Erzurum İl Halk Kütüphanesi Müdürü Ahmet Duran Kardaşlar, ”Erzurum için ne yapsak azdır. Kütüphanelerimizin daha güzel, kullanışlı ve öğrencilere verimli olabilmesi için çalışmalarımız hız kesmeden devam edecek ”dedi.

  • Türkiye Dil ve Edebiyat Derneğinden Rektör Çomaklı’ya ziyaret

    Türkiye Dil ve Edebiyat Derneğinden Rektör Çomaklı’ya ziyaret

    Türkiye çapında faaliyet gösteren ve çeşitli illerde şubeleri bulunan Türkiye Dil ve Edebiyat Derneğinin (TDED) Erzurum Şubesi yöneticileri, Atatürk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ömer Çomaklı’yı ziyaret etti.

    Rektör Çomaklı ile makamında bir araya gelen Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş ve dernek yöneticileri, çeşitli konular hakkında görüş alışverişinde bulundular.

    Türkiye’ye insan kaynağı sağlayan en büyük kurumlardan birinin Atatürk Üniversitesi olduğuna vurgu yapan Murat Ertaş, bu insan kaynağından herkesin yararlanma yoluna gitmesi gerektiğini belirtti.

    Atatürk Üniversitesinden mezun olan insan hazinesini bir araya getirmek için birlikte hareket etmek istediklerini söyleyen Ertaş ayrıca üniversite ile insani değerlerin paylaşılacağı sempozyumlar düzenlemek ve öğrenciler arasında deneme, hikâye vb. konularda yarışmalar yapabilmek için Rektör Çomaklı’dan destek istedi.

    Şube Başkanı Murat Ertaş ve yönetimine ziyaretleri dolayısıyla teşekkür eden Rektör Çomaklı konuklarına; Arama konferansları, Üniversite-STK buluşmaları ve STK ziyaretleri hakkında bilgi verdi. İnsanların Atatürk Üniversitesinden çok şey beklediğini söyleyen Rektör Çomaklı, şehre katma değer sağlamak ve Erzurum halkının üniversite imkanlarından faydalanması için çalıştıklarını belirtti.

    Üniversite-STK buluşmaları ve ziyaretleri sonucunda birçok sorunun tespit edildiğini aktaran Rektör Çomaklı, gerçekleştirilecek ortak çalışmalar neticesinde sorunların çözülebileceğini, bu noktada ise Atatürk Üniversitesinin her türlü desteği vermeye hazır olduğunu söyledi.

  • Prof. Dr. Ahmet Sarı’dan “Edebiyat ve Suç” konferansı

    Prof. Dr. Ahmet Sarı’dan “Edebiyat ve Suç” konferansı

    Güneş Vakfı tarafından geleneksel olarak düzenlenen Cuma Günü Konferanslarında bu hafta Edebiyat Fakültesi, Alman Dili ve Edebiyatı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Sarı, “Edebiyat ve Suç” ile ilgili sunumunu yaptı.

    Konuşmaya Hz. Adem’in ilk günahından başlayan Prof. Dr. Ahmet Sarı konuşmasının devamında “Suçun kökenine ineceksek ilk günahın kökenine inmemiz gereklidir” dedi.

    “İradesi olanların suç işleyebildiği, iradesi olmayanların suç işleme kapasitelerinin olmadığını” dillendiren Sarı, “suçun ve günahın canlılara iradenin teslim edilmesiyle sıkı bağının olduğunu” da sözlerine ekledi.

    Prof. Dr. Ahmet Sarı, insanların zamanla çoğalmasıyla suçun da perçinlendiğini, insanlardaki hırsın, şehvetin, açgözlülüğün, ekonomik, politik, sosyolojik şartların da suça etken olduğunu kaydetti.

    Bugün artık modern ya da postmodern insanın suçsuz yaşayamayacağını, bunun için de kapatma aygıtlarının olduğunu sözlerine ekleyen Sarı, edebiyatta suçu örnek alan dört romandan hareketle bu suçların nasıl göründüğünü anlattı.

    Kabil’in Habil’i öldürmesi ve kanının toprağa bulaşması ile başlayan suçun bütün bir uygarlık tarihi boyunca; çıkar kavgaları, kin, nefret, ötekini aşağılamak, etnik öfkeler, aşağılamalar ve sair sebeplerle insanlar, insanlara düşman olmaya ve toprağı kanla sulamaya inatla devam ettiklerini vurgulayan Prof. Dr. Ahmet Sarı, edebiyatın da bu duruma kayıtsız kalmadığını cinayet, katil, mağdur, suç, suçlu, vicdan ve ceza mekanizması, yargı sisteminin işleyişi ve hükmü, adalet gibi temel insanlık sorunlarının ve temlerinin, bütün büyük sanatçıların ilgisini çektiğini söyledi.

    “Edebiyat ve Suç” kitabında dünya edebiyatının dört büyük eserinin unutulmaz kahramanları üzerinden heyecan verici bir arayışa çıkan Sarı, Mrquez’in “Kırmızı Pazartesi” romanındaki Santiago Nasar’ı; Albert Camus’nün “Yabancı” adlı romanındaki Meursault’su; Franz Kafka’nın “Değişim” romanındaki Gregor Samsa’sı; Dostoyevski’nin “Suç ve Ceza”sındaki Raskolnikov’u; yani felaketin kapısını dört defa çalanları sorguladığını belirtti.

    Konferansın ardından Güneş Vakfı Genel Başkanı Prof. Dr. Alpaslan Ceylan ve Doç.Dr. Kamil Civelek Prof. Dr. Ahmet Sarı’ya teşekkürlerini ileterek katılım belgesini takdim etti.