Etiket: Eczacılık

  • İran Eczacılık Tarihi Birliği Başkanı Zargaran, ERÜ’de

    Tahran Tıp Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi ve İran Eczacılık Tarihi Birliği Başkanı Dr. Arman Zargaran, Erciyes Üniversitesi Eczacılık Fakültesinde ‘Müslüman Bilim İnsanlarının Eczacılığa Katkıları’ konulu konferans verdi.

    Eczacılık Fakültesi Kırmızı Salonunda düzenlenen etkinliğe, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Sıdkı İlkay, Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Narin, Eczacılık Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Halil Tekiner, Tahran Tıp Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi ve İran Eczacılık Tarihi Birliği Başkanı Dr. Arman Zargaran ile çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı.

    Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Sıdkı İlkay konuşmasında, İslam tıbbında kullanılan ilaç bilgisinin Grek-İskenderiye, Hint ve İran tıbbının zenginliğinden sağladığını belirtti. İlkay, “İslam tıbbında kullanılan ilaçların çoğunun bitkisel olduğu görülmektedir. Günümüzde ise artık Kişiye Özel Tedavi üzerinde çalışılmaktadır. Aynı hastalığın teşhisi konulmuş iki hasta, aynı ilaca farklı tepkiler gösterebilir. Bir hasta uygulanan tedaviden fayda görürken, bir diğeri arzu edilen klinik sonuçlar yerine ilacın istenmeyen yan etkilerinden olumsuz etkilenebilir. Bu değişkenliğin bir kısmı hastalar arasındaki genetik ve diğer bazı biyolojik farklılıklardan kaynaklanmaktadır. Kişiye Özel Tedavi altında yatan düşünce de bu farklılıkları moleküler düzeyde değerlendirerek, belirli hasta gruplarının ihtiyaçlarına uygun butik tedavi yöntemleri geliştirmektir. Bu yaklaşım, sağlık hizmetlerinin daha iyi, daha güvenli ve daha az maliyetli olması konusunda çok önemli bir katkı sağlama potansiyeline sahiptir. Bu potansiyelin tam olarak gerçekleştirilebilmesi için biraz daha zamana ihtiyaç olsa da, sağlık pazarı gözle görülür bir şekilde ‘herkese uyan’ ürünlerden uzaklaşmaktadır. İlaçların kişiselleştirilmesinin önemli bir faydası da ilaç ile teşhisin etkileşiminde yatmaktadır. İlaçlar giderek daha kişiye özel hale gelmektedir. Bizlerin de bu gelişmeleri yakından takip etmemiz gerektiği inancındayım” şeklinde konuştu.

    Eczacılık Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Halil Tekiner ise, “İslam bilim tarihine ışık tutan nitelikli araştırmalar sayesinde, ülkemizin de içinde bulunduğu geniş bir coğrafyada yetişmiş bilim insanlarının, tarih boyunca bilim ve teknoloji alanında yaptıkları önemli katkıların daha iyi anlaşılmaya başlandı” dedi.

    Tahran Tıp Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi ve İran Eczacılık Tarihi Birliği Başkanı Dr. Arman Zargaran ise ‘Müslüman Bilim İnsanlarının Eczacılığa Katkıları’ konulu konferansında, İslam biliminin özellikle 9. ve 13. yüzyıllar arasında altın çağını yaşadığını söyledi.

    Zargaran, Müslüman bilim insanların dünya eczacılığına yeni ilaç ve ilaç hammaddeleri, kimyasal yöntemler, laboratuvar araç-gereçleri ve bilimsel kaynak eserler kazandırdıklarını da sözlerine ekledi.

    Etkinlik, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Sıdkı İlkay’ın, Dr. Arman Zargaran’a plaket takdiminin ardından sona erdi.

  • Park Hospital Hastanesi Eczacılık Haftasını kutladı

    Adıyaman Özel Park Hospital Hastanesi yönetimi Eczacılık Haftasını kutladı.

    Özel Park Hospital Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Derviş Dal, Hastane Başhekimi Sadık Eryılmaz,Hastane Müdürü Ozan Güngör, Başhekim Yardımcılarından Ali Tutuş ve Ulaş Öztürk, hastane içerisinde bulunan eczane görevlisi Başak Tanrıverdi’nin Eczacılık Haftasını kutladı. Başhekim Yardımcısı Ali Tutuş, “Hastane eczacımız Başak Tanrıverdi’nin Eczacılık Haftasını kutlayarak kendisini tebrik edip başarılar diledik. Bu vesileyle bütün eczacıların Eczacılık Haftasını kutluyoruz. Sağlık alanının önemli bir kısmını oluşturan eczacı grubumuza başarılar diliyoruz” diye konuştu.

  • Eczacılık fakültesi serasında yüzden fazla tıbbi bitki yetiştiriliyor

    İnönü Üniversitesi Eczacılık Fakültesi bünyesinde kurulan iki ayrı serada oluşturulan tıbbi aromatik bitkiler bahçesinde yüzden fazla tıbbi bitki yetiştiriliyor.

    Seralarda yetiştirilen bitkiler bir taraftan fakülte öğrencilerinin eğitimlerine fayda sağlarken diğer taraftan Turgut Özal Tıp Merkezi Geleneksel Tıp Tedavileri bölümüne materyal sağlıyor. Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yılmaz Çiğremiş, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, devletin geleneksel tıp ve alternatif tedavilerle ilgili yeni hedeflerinde bitkilerle tedavilere zemin hazırlayacak materyalleri yetiştirmek üzere fakülte olarak tıbbi bitki işine koyulduklarını söyledi. Tıbbi aromatik bahçelerinin yirmi dönümlük bir arazi üzerinde kurulduğunu belirten Dekan Çiğremiş, “Burası yüzden fazla tıbbı bitki türünü yetiştirdiğimiz bir alan. Fakülte bazında bu uygulamadan dolayı da çok gururluyuz. Burada daha çok bitkilerle tedavi alanıyla ilgili kullanabileceğimiz bitki türlerini yetiştirmeye yoğunlaşıyoruz” dedi. Dekan Çiğremiş, Zeytinburnu Belediyesinin tıbbi aromatik bitkiler bahçesinden sorumlu olan Ziraat Teknisyeni Mehmet Ali Altıokka’nın, Eczacılık Fakültesinin tıbbi aromatik bahçesinin gelişmesinde çok önemli katkıları olduğunu ifade ederek, destekleri için teşekkür etti. Turgut Özal Tıp Merkezi bünyesinde açılan Geleneksel Tıp Tedavileri Bölümüne de tıbbi aromatik bitkiler bahçesinin materyal sağlayacağını kaydeden Dekan Çiğremiş, “Fakültemizin böyle bir bahçeye sahip olması bizler için bir avantaj ve gurur kaynağı. Mezun olan öğrencilerimizin eğitimlerinde yeni bir sayfa açıldı. Biz buna eczacılıkta uzmanlık adını veriyoruz. Bunun iki tane dalı var, birisi klinik eczacılık, birisi de fitofarmasi. Devletimizin yönelmesinin nedeni şu, birçok kişi böyle bitkisel ilaçlar yapıp sattığını veya merdiven altı üretimler yapıp sattığını söyleyerek insanlarımızın hayatıyla oynayabilmektedir. Dolayısıyla devletimiz şimdi buna el attı ve bu konunun yani bu tip bitkilerle tedavilerin veya ilaçların hazırlanmasının, satılmasının uzman kişilerce yapılması gerekliliğini söyledi. Onun için de fitofarmasi uzmanlarını yetiştireceğiz. Hem öğrencilerimiz için hem de uzmanlarımız için uzmanlık eğitimi alacak asistanlarımız için bu bahçe ve bu ortam bulunmaz bir nimettir. Öğrencilerimiz buraya geldikleri zaman bu bitkileri görerek, tanıyarak bize daha çok fayda sağlayabilecekler” şeklinde konuştu. Dekan Çiğremiş, İnönü Üniversitesi Eczacılık Fakültesini tercih eden öğrencilerin pişman olmayacaklarını ifade ederek, “Buraya bilim insanlarını ve uzmanları davet ediyoruz. Öğretim elemanları olarak Eczacılık Fakültesini tercih etmelerini, buraya gelmelerini istiyoruz. Üniversitemizde gerçekten liyakata, bilime dayalı bir sisteme sahibiz. Herkese değer veren, çalışana değer veren bir sistemimiz var. Öğrencilerimiz içinde fakültemizi tercih ettikleri zaman bir avantaj ve ayrıcalık olacağını iddia ediyoruz ve buraya gelerek bu avantajlardan faydalanarak buradan mezun olarak ayrılmalarını istiyoruz” ifadelerini kullandı. İnönü Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Eczacılık Meslek Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Turan Arabacı ise, bitki dağılımıyla ilgili bilgi vererek, “Bahçemizde iki seramız var. Bunlardan bir tanesi üretim serası. Burada biz bitkileri tohumdan itibaren üretimini yapıyoruz. Buradaki otsu bitkilerin tamamını tohumdan ürettik. Bu tohumların bir kısmını da Zeytinburnu Belediyesinin tıbbı ve aromatik bahçesinden temin ettik. Burada bitkilerin dağılımı daha çok tıbbi kullanım alanlarına göre yapılmıştır. İmünüss sistem hastalıklarında kullanılanlar, yara yanıklar, termatolojik olarak konular gibi sınıflandırmalar burada yapılmış ve mevcuttur. 100’den de fazla otsu bitki örneğimiz var. Ayrıca bahçemizin bir kısmı da odunsu bitkilerden oluşmaktadır” diye konuştu. Zeytinburnu Belediyesi Tıbbı Aromatik Bitkiler Bahçesi Sorumlusu Ziraat Teknisyeni Mehmet Ali Altıokka da Zeytinburnu Belediyesi tarafından yapılan tıbbi aromatik bitkiler bahçesinin bu konuda yapılan çalışmaların öncüsü konumunda olduğunu söyledi. Altıokka, tıbbi aromatik bitkiler konusunda yapılan çalışmalara destek vermenin kendileri için önemli olduğuna değinerek, “Çünkü bu bitkiler birçok alanda kullanılabiliyor. Özellikle eczacılıkta burada yoğun miktarda kullanılabilmektedir. Aynı şekilde bu bitkiler baharat olarak yemek sektöründe yine yoğun miktarda da kullanılabiliyor. Yine tekstilde, giyim sanayinde birçok sektörde bu bitkilerden faydalanılabilmektedir. Bizler için önemi bu bitkilerin sadece kullanımı değil floru açısından da değerlidir. Çünkü ülkemiz bu bakımdan çok zengin bir yapıya sahiptir. Avrupa Kıtasında yetişebilen bitki çeşit sayısı on iki, on üç bin tür iken bizim ülkemizde yetişebilen tür sayısı on bir bine yakındır ve bu türlerin yaklaşık 3 bin 500 endemik olan türlerdir. Bu türlerin korunabilmesi, geleceğe aktarabilmesi bizler için çok önemlidir. Onun için birçok kuruma bu şekilde destek vermeye, yardım etmeye özen gösteriyoruz” diye konuştu.

  • Stand Up’lı Eczacılık Günü kutlaması

    Tüm dünyada ve ülkemizde bu yıl 8’incisi kutlanan Dünya Eczacılık Günü, İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi’nde stand up gösterisiyle kutlandı.

    Türk Eczacılar Birliği’nin önerisiyle ülkemizde ve tüm dünyada 2009 yılından bu yana kutlanmaya başlanan Dünya Eczacılık Günü için İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nde bir dizi etkinlik düzenlendi. Etkinliğin açılışında konuşan İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İmer Okar, bu anlamlı günün ülkemizin öncülüğünde tüm dünyada kutlanan bir gün olmasının önemine işaret ederek, “Yüzyıllara dayanan geçmişiyle tüm insanlığa hizmet sunan Türk eczacılığı, dünyaya Dünya Eczacılık Günü’nü armağan etmiştir. Türk Eczacılar Birliği’nin önerisiyle 2009 yılında İstanbul’da düzenlenen Dünya Eczacılık Kongresi sırasında, Uluslararası Eczacılık Federasyonunun (FIP) kuruluş tarihi olan 25 Eylül’ün tüm dünyada ortak olarak, ‘Dünya Eczacılık Günü’ adıyla kutlanması önerisi kabul edilerek, tüm dünya ülkelerine bildirilmiştir. Bu durum, Türk eczacılık sektörünün bir başarısıdır” dedi. Eczacılığın gerek mesleki, gerekse ekonomik olarak bazı sorunlarının bulunduğuna değinen Prof. Dr. Okar, “Eczacıların mesleki ve ekonomik sorunlarının aşıldığı, hastaya hizmet odaklı bir eczacılığın mümkün olduğu, mesleğe emek ve gönül vermiş, çok değerli hizmet ve gayretleriyle değer kazandırmış, katkı sağlamış tüm eczacıların ve eczacılığa gönül verenlerin Dünya Eczacılık Günü kutlu olsun” diye konuştu.

    Öğretim üyesinden stand-up gösterisi

    Yapılan konuşmaların ardından İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Öğretim Üyesi Ecz. Dimitris Dalianis bir stand up gösterisi yaptı. Dalianis gösterisinde, eczacılık mesleği sırasında karşılaştığı ilginç olayları salondaki davetlilere mizahi bir dille anlattı.

  • 1. Ulusal Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Sempozyumu başladı

    Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi tarafından bu yıl ilki düzenlenen “1. Ulusal Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Sempozyumu (ANES) başladı.

    Eczacılık Fakültesi konferans salonunda gerçekleşen sempozyumun açılışına Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi öğretim elemanları ve davetliler katıldı. Doktora düzeyinde 38 konuşmacı katıldığı sempozyumun açılış konuşmasını yapan Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yusuf Öztürk, ilk kez düzenledikleri bu kongrenin aslında oldukça temel bir ihtiyaçtan ortaya çıktığını anlatarak, “Bu toplantıda özellikle sözlü sunumları fazla tutmaya gayret ettik. Sözlü sunum biliyorsunuz yeni değişen doçentlik ve atama kriterlerinin oldukça önemli ögelerinden biri oldu. Çok iddialı çok büyük bir kongre değiliz henüz ama her kongrenin bir tarihi vardır, gelişme süreci vardır ben gerçekleştiğimiz bu kongrenin uzun yıllar boyunca sürdürülmesi taraftarıyım birçok kişinin bu organizasyonda katkısı oldu. En önemli katkıda çalışmalarını bu kongreye sunan hocalarımızın ve ilgili komisyon ve komitelerde çalışan arkadaşlarımızındır. Ayrıca sponsorlarımıza teşekkür ediyorum. Hoşgeldiniz, bilim hayatımız için hayırlı olsun diyorum” dedi.

    Sempozyumun ilk günü 4 oturum halinde yapılırken oturumlarda “Farmasötik Biyoteknoloji, Farmasotik Kimya, Analitik Kimya ve Farmakoloji” gibi konular konuşuldu. ANES, 2 Haziran Cuma Kongre Merkezinde devam edecek. 4 oturum halinde gerçekleşecek sempozyumun 2. gününde “Farmakognozi, Farmasötik Toksikoloji, Farmasotik Teknoloji ve Eczane İşletmeciliği” konu başlıkları konuşulacak.