Etiket: Eczacıbaşı

  • Eczacıbaşı VitrA, imza gününde taraftarlarla buluştu

    Eczacıbaşı VitrAlı voleybolcular, Kanyon’da düzenlenen organizasyonda taraftarlarla buluştu. Özellikle Güney Koreli oyuncu Kim’i görmek için gelen Koreli voleybolseverler dikkat çekti. Oyunculardan imza almak isteyenler, AVM’de uzun bir kuyruk oluşturdu.

    Eczacıbaşı VitrAlı voleybolcular, bu yıl 7. kez imza gününde sevenleriyle bir araya geldi. Kanyon AVM’de gerçekleşen imza gününde taraftarlar, uzun kuyruklar oluşturdu. Voleybolcularla fotoğraf çektiren ve imza alan taraftarlar arasında Güney Kore vatandaşlarının olması dikkatlerden kaçmadı. Sezon başında takıma dahil olan Güney Kore’li oyuncu Kim’i görmek isteyen vatandaşları, imza gününe akın etti. Birçok Güney Kore vatandaşı, etkinliğe yoğun ilgi gösterdi. Küçük bir taraftarın voleybol topunu imzalayan başarılı oyuncu Simge Aköz, böyle günlerde taraftarlarla bir araya geldikleri için çok mutlu olduklarını ifade etti. Küçük hayranlarına dikkat çeken Aköz, “İnşallah zamanı geldiğinde yerimizi onlara bırakırız. Desteklerinin devam etmesini bekliyoruz” diye konuştu.

  • Eczacıbaşı VitrA sezonu açtı

    Eczacıbaşı VitrA, yeni sezonun açılışını gerçekleştirdi. Kanyon’da gerçekleşen toplantıda açıklamalarda bulunan Eczacıbaşı VitrA Başkanı Faruk Eczacıbaşı, “Bu sene çıtayı düşürmeyeceğiz” diyerek hedeflerinin zirve olduğunu söyledi.

    Eczacıbaşı VitrA yeni sezonun açılışını gerçekleştirdi. Kanyon’da gerçekleşen basın toplantısında Eczacıbaşı Spor Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Eczacıbaşı, Antrenör Marco Aurelio Motta, Takım Menajeri Nalan Ural, Kaptanlar Jordan Larson ve Büşra Kılıçlı soruları yanıtladı. Tam kadro olarak toplantıda yer alan Eczacıbaşı VitrA takımı, toplantının ardından Kanyon’da düzenlenen imza töreni etkinliğinde taraftarlarla bir araya geldi.

    “Aldığımız ödül, kendimizi ifade edebildiğimizi gösterdi”

    Toplantıda ilk konuşan Eczacıbaşı Spor Kulübü Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Eczacıbaşı oldu. Bu konuşmayı her sene iple çekerek yaptığını söyleyerek sözlerine başlayan Faruk Eczacıbaşı, “Göreve geldiğimizden bu yana tüm kategorilerde 36 kupa almışız. Toplam A takımda 52 şampiyonluğumuz var. Altyapı takımlarında da 22 şampiyonluk var. Eczacıbaşı’nın kurulduğundan bu yana alınan şampiyonlukları saymıyoruz. Onu ayrı hesaplayacağız. Bu kupaların her biri alın teri ve emektir. Fakat bu sene bizim içimizi ısıtan, gerçekten gururlandıran bir ödül aldık. Uluslararası Olimpiyat Komitesi tarafından Kadın ve Spor Dünya Ödülü’nün sahibi olduk. Bu bizi çok mutlu etti. Kendimizi ifade edebildiğimizi gördük. Bütün sporcularımız bizim için çok değerli. Hepsi bütün dünya için örnek. Ama bir diğer örnek de, kadınlarımızın neler yapabildiğini dünyaya gösterebildiklerini anlattılar. Bu nedenle çok gururluyuz. Birlikte çalıştığımız arkadaşlara, sizlere, bu mirası bize devredenlere çok büyük bir teşekkür borçlu olduğumu hissediyorum. Bu sene de çıtayı düşünmeyeceğiz. Önce şampiyonlar kupası, sonra Türkiye Ligi, Dünya Kulüpler Şampiyonası ve Avrupa Şampiyonası bizim hedeflerimiz” ifadelerini kullandı.

    “Altyapımızı güçlendireceğiz”

    Kadrolarına Güney Koreli başarılı oyuncu Kim, Galatasaray’dan pasör Gamze ve Amerikalı oyuncu Lauren Gibbemeyer’ı kattıklarını ifade eden Faruk Eczacıbaşı, “Altyapıdan da Merve’yi bu sezon aramızda göreceğiz. Altyapımızı güçlendirmek istiyoruz. Yaptığımız anlaşma sonucunda farklı coğrafyalarda voleybol okullarını hayata geçirdik. Gençlerimize destek olmaya devam ediyoruz. Bütün sponsorlarımıza çok teşekkür ederim. Heyecanlı bir sezon diliyorum” dedi.

    Kendileri açısından bakıldığında hedeflerinin ve amaçlarının yalnızca 1 sezonluk şampiyona olmadığına dikkat çeken Eczacıbaşı, “Bizim için genelde neyi sunabildiğimiz ve neyi ortaya koyabildiğimiz önemli. Bunun maçlarla sınırlandırıldığını düşünmüyorum. Bu konuda örnek olmayı başarabiliyorsak bizim için bir gurur. Hepimiz bir takım hedefler peşinde koşuyorsak bunu da belli bir takım amaçlar adına yapıyoruz. Bu görülebiliyorsa ne mutlu bize” diye konuştu.

    Her zaman karşılarında çeşitli zorlukların olduğunu da sözlerine ekleyen Faruk Eczacıbaşı, “Ekonomik koşullar, zorlukların yalnızca 1 tanesi. Her zaman karşımıza farklı zorluklar çıkıyor. Spor, mücadele demek. Bütün koşullar altında mücadeleyi yapıyoruz. Ekonomik koşullar bunlardan yalnızca birisi. Bizim için voleybol yalnızca 1 sezonluk kupa değil” açıklamasını yaptı.

    Motta: “Performansımız artacak”

    Toplantıda konuşan Antrenör Marco Aurelio Motta, geçen yıl son sayıya kadar şampiyonluğa oynadıklarını belirterek, “Geçen sene bize kimse şans vermedi ama geçen yıl son sayıya kadar zirveye oynadık. Bundan dolayı çok gururluyuz. Geçtiğimiz sene yaptığımız işten son derece gururluyuz. Bu sene yeni hedeflerimiz var. Takımımızın daha iyi performans göstermesi için ne yapılması gerektiğini ortaya çıkardı. Pek çok oyuncumuz kendi ülkelerinin milli takımlarında oynadı ve performansları daha iyi durumda. Milli takımlardaki oyuncuların performanslarına bakabilirsiniz. Bunu bu sezon da devam ettireceğiz. Bazı genç oyuncularımız var. Pek çok genç oyuncumuzu başka takımlara kiraladık. Hande ve diğer oyuncularımızı daha fazla tecrübe kazanmaları için başka takımlara kiraladık. Döndüklerinde onlardan daha çok yararlanacağız. Bu sezon performansın artacağını göreceksiniz. Hem geçen seneden kalan oyuncuların nasıl geliştiklerini hem de yeni gelenlerin nasıl adapte olduğunu göreceksiniz” diye konuştu.

    “Ayda 10 maç yapacağız”

    Sıkışık olan fikstürle ilgili olarak konuşan Motta, “Sezonun uzayıp uzamaması bizimle ilgili bir durum değil. Biz takımımızı mayısta bitecek şekilde oynatmak durumundayız. Bu durum federasyonların yaptırımında olan bir şey ama bu takvim, oyuncular için iyi değil. Programı, oyuncularımızın en iyi oynayacakları şekilde ayarlamaya çalışacağız. Herkes biliyor ki, bu kadar çok maç oyuncular için fazla yük. Kasım ayında kulüp maçlarımıza başlayabiliyoruz. 5 ay içinde 50 maç oynamak zorundayız. Bu da her ay 10 maça denk geliyor. İyi bir grubuz. Oyuncularımızı en iyi şekilde kullanabilecek durumdayız. Kadromuz geniş. Sadece bizim için değil, tüm kulüpler için geçerli bu durum. Çin’de Dünya Kupası maçları oynanacak. 14 gün lige ara vermiş olacağız. Oyuncular maçları yoğun şekilde oynadıkları zaman fiziksel olarak kayıpları oluyor. Biz bütün maçları İstanbul’da oynamıyoruz, seyahat ediyoruz. Oyuncuları fiziksel olarak aynı seviyede tutmak kolay olmuyor. Bu sadece bizim için geçerli değil, Vakıfbank ve Fenerbahçe gibi bütün takımlar için de geçerli” ifadelerini kullandı.

    Nalan Ural: “Dünya yıldızlarıyla olmak heyecan verici”

    Toplantıda konuşan Büşra Kılıçlı ve Jordan Larson, sıkışık fikstürün zorlayıcı olduğunu ifade etti. Her iki oyuncu da takımdan emin olduklarının altını çizerek, “Bu işin üstesinden geleceğiz” dedi. Menajer Nalan Ural da kadroda bulunan bütün oyuncuların çok üst düzey isimler olduğunu söyleyerek, “Genç oyuncuları geliştirmek de bizi heyecanlandırıyor. Dünya yıldızlarından da bir takım oluşturmak çok heyecan verici. Dünya Şampiyonası’nda Amerika, Sırbistan, Kore oynadığı zaman kendi takımımız oynuyormuş gibi hissettik. Sırbistan’ın son maçında sanki Eczacıbaşı oynuyormuş gibi heyecanlandık” dedi. Konuşmaların ardından takım fotoğrafı çektirilerek toplantı sona erdi.

  • Bülent Eczacıbaşı 45 yıllık deneyimleriyle yazdı; “İşim gücüm budur benim”

    Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı’nın, iş hayatında 45 yıla yaklaşan deneyim ve birikimlerinden yola çıkarak kaleme aldığı “İşim gücüm budur benim” kitabı raflardaki yerini aldı.

    Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı’nın yazdığı, ‘İşim gücüm budur benim’ adlı kitap, Yapı Kredi Yayınları etiketiyle raflardaki yerini aldı. Bir iş insanının 45 yıllık deneyimlerinden yararlanarak hazırlanan kitap, özellikle gençlere yepyeni bakış açıları kazandırmayı hedefliyor.

    Kitabı, ulkemiz ve dunyamız icin onem tasıyan, iş insanlarının cozumune katkıda bulunabileceği çeşitli sorunları ele almak ve ilgili herkesi, çıkış yollarını birlikte düşünmeye davet etmek için yazdığını belirten Bülent Eczacıbaşı, “Nejat Eczacıbaşı gibi iş dünyamızın kurucu liderleri, her zaman ‘bir şey yapmak lazım’ diyen, ülke sorunlarıyla yasayan insanlardı. Bu kitabı, biraz da onları anmak için yazdım. Tabii en önemlisi, bu kitap özellikle is yasamında basarılı olmak isteyen gencler için yazıldı. Buradaki tartışmalar, onlara yeni bakış açıları kazandırabilirse, ne mutlu bana, ne mutlu bizlere” dedi.

    Yönetim, ekonomi, sürdürülebilirlik, toplum ve kültür-sanat alanlarına odaklanan kitap, “Türkiye’de ve dünyada hangi temel zorluklarla karşı karşıyayız?”, “Hangilerine öncelik vermeliyiz?”, “Geçmişten aldığımız derslerin ve yeni paradigmaların ışığında, neler yapabiliriz?”, “İş insanı kimdir?”, “Hangi sorumlulukları taşır?”, “Hangi alanlarda, ne tür katkılarda bulunabilir?” benzeri pek çok soruyu gündeme taşıyor. Bülent Eczacıbaşı kitapta, her konunun uzmanlarıyla gerçekleştirdiği söyleşilerden hareketle, bugüne ve yarına ilişkin görüşlerini dile getiriyor.

    Eczacıbaşı, “İşim gücüm budur benim” başlıklı kitabını, şu sözlerle özetledi:

    “Çağdaş gelişmeler, iş insanları için yeni sorumluluklar ortaya çıkarıyor. Özel kesimimizde ağırlık taşıyan aile kuruluşları, ülkemizde kurucu kuşaktan ikinci, üçüncü kuşakların yönetimine geçiyor. Bu kurumların devamlılığını sağlamak için yönetişimlerini geliştirmek, yeni liderler yetiştirmek zorundayız. Ekonomide artık ülkemizin sorunları kadar küresel sorunların da çözümü iş insanlarının öncü roller üstlenmelerini gerektiriyor.

    İnsanlığın geleceğini tehdit eden sürdürülebilirlik sorunları da öyle.

    Günümüzün koşulları, bir toplumsal oyuncu olarak iş insanının kamu ile, toplum ile, sivil toplum kuruluşları ile ilişkilerinde yeni bakış açılarını, yeni düzenlemeleri gerekli kılıyor. Ülkemizin en büyük zenginliği olan, sağlıklı bir toplum yapısı için çözümleri elinde tutan kültür alanı, iş insanlarımızı göreve çağırıyor. İş insanları bu yeni sorumluluklarına, küresel düzenin temellerinden sorgulanmasını da içeren cesur yaklaşımlarla sarılmak zorunda. Çünkü yapılması gerekenlerin, iş insanlarının yararlarına kısa dönemde aykırı gibi gözüken reformları da içermesi kaçınılmaz görünüyor. Bu zorunluluk, yeni bir sosyal sorumluluk anlayışını gündeme getiriyor.

    Kitapta ele aldığımız konuların pek çoğunda “kuresel cozumler” bekleyen buyuk sorunlarla karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz. Yani, artık dunyanın butun sorunları bizim sorunumuz. Dolayısıyla, kendi ulkemizin sorunlarını goz ardı etmeden, kuresel capta işbirlikleri içinde harekete gecmek zorundayız. Karşımızdaki riskleri gerçekçi bir iyimserlikle değerlendireceğiz. Kapsayıcı ve katılımcı çözümler geliştireceğiz. Genç kuşakların iş insanlarına ve siyasetçilerine, geleceğin liderlerine güveneceğiz”

    Kitapta yer alan bölümler

    Kitabın “Kurumların Kaptan Koskunde Is Insanı” bölümünde Yılmaz Arguden ve Ozlem Yıldırım-Oktem ile ağırlıklı olarak kurumsallaşma, yönetim ve yönetişim sorunları tartışılıyor. Şirketlerin omrunu uzatmak, etkin bicimde yonetilmelerini saglamak icin yapılması gerekenlerin, aile şirketlerinin zayıf ve güçlü yönlerinin ele alındığı bu bölümde, aile anayasası, kurum kültürü, değerler, girişimcilik, yetkin insan kaynağının önemi ve liderlik gibi konulara değiniliyor.

    ’Ekonominin Çarkları Arasında Is Insanı’ başlıklı bölümde ise, Refet Gurkaynak ve Murat Ucer ile ekonominin sorunları ele alınıyor. Tartışmanın ana başlıklarının, orta gelir tuzağı, inovasyon, verimlilik, enflasyon, kur, teşvikler ve sanayi politikaları olduğu bu bölümde, dünyadaki gelişmeler de dikkate alınarak, Türkiye’nin sürdürülebilir büyümesi ve şirketlerin başarısı için alınması gereken vizyoner kararlar değerlendiriliyor.

    Bülent Eczacıbaşı, ‘İş İnsanı ve Gezegenimizin Geleceği’ başlıklı bölümde, Fikret Adaman ve Hande Paker ile sürdürülebilirliği çevre, toplum ve ekonomi boyutlarıyla ele alıyor. Bu bölümün ağırlıklı konusu, sürdürülebilirliğin iş insanını birinci derecede ilgilendiren unsurları Dünyamızı tehdit eden en büyük sorun olan iklim değişikliğinin önemli bir yer tuttuğu bu bölümde, ortak hedeflere ulaşmanın zorlukları, yeni büyüme paradigmaları, iş insanları ile siyasetçilerin sorumlulukları tartışılıyor.

    ‘Toplumsal Oyuncu Olarak İş İnsanı’ başlıklı bölümde, toplumun is insanına bakısından yola çıkarak şirketlerin toplumsal konularda neler yapabilecekleri, Ali Çarkoğlu ve Işık Özel ile birlikte tartışılırken, Türkiye’de hayırseverlik, eğitim, fırsat eşitliği, özel kesimin STK’larla ilişkileri gibi konulara değiniliyor.

    ‘İş İnsanı ve Kültür Dünyamız’ bölümünde ise, Hasan Bülent Kahraman ve Jale Nejdet Erzen ile birlikte, “En büyük zenginliğimiz olan kültür, neden aynı zamanda en büyük sorunumuz? Kreatif insan gücümüzü nasıl artırabiliriz?” sorularına yanıtlar aranıyor ve özellikle kapsayıcı kultur politikaları icin yapılabilecekler sıralanıyor.

  • Esra Eczacıbaşı ve Murat Coşkun evlendi

    Esra Eczacıbaşı ile Murat Coşkun, 30 Haziran akşamı Eczacıbaşı ailesinin Bodrum’daki evlerinde yapılan törenle dünya evine girdi.

    Oya-Bülent Eczacıbaşı çiftinin kızı Esra Eczacıbaşı ile Ayşe-Ahmet Coşkun çiftinin oğlu Murat Coşkun, 30 Haziran akşamı Eczacıbaşı ailesinin Bodrum’daki evlerinde yapılan törenle evlendikleri duyuruldu. Eczacıbaşı açıklamasına göre yaklaşık 700 davetlinin katıldığı düğün töreninde nikahı, Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon kıydı.

    Nikahta Esra Eczacıbaşı’nın şahitliğini ağabeyi Emre Eczacıbaşı, Murat Coşkun’un şahitliğini ise ablası Zeynep Coşkun Süren üstlendi.

    Esra Eczacıbaşı kimdir?

    1989 yılında doğan Esra Eczacıbaşı, Harvard’da ekonomi ve sanat tarihi eğitimi, ardından INSEAD’da ise MBA eğitimi aldı. İstanbul Modern Sanat Müzesi’nin modern ve çağdaş sanatla ilgilenen gençlere yönelik platformu Genç Modern’in kurucusu olan ve bir süre McKinsey’de yönetim danışmanlığı da yapan Esra Eczacıbaşı, halen Eczacıbaşı Topluluğu’nda İş Geliştirme Müdürlüğü görevini sürdürüyor.

    Murat Coşkun kimdir?

    1985 doğumlu Murat Coşkun ise University of Chicago’da ekonomi eğitiminin ardından A.B.D.’de Marcus and Millichap’te ticari gayrimenkul geliştirme konusunda çalıştı. McGill’de MBA eğitimini aldıktan sonra Türkiye’ye dönen Coşkun, bir süre Turcom Teknoloji’de yönetici olarak çalıştı. 2014’te kendi girişimini kuran Coşkun, halen kurucusu olduğu Paladin’de gayrimenkul yatırım fonu yöneticiliği yapıyor.

  • Vestel Venus Sultanlar Ligi: VakıfBank: 3 – Eczacıbaşı VitrA: 0

    Vestel Venus Sultanlar Ligi Final Etabı ilk maçında VakıfBank, Eczacıbaşı VitrA’yı 3-0 mağlup etti.

    VakıfBank, Sultanlar Ligi Final Serisi ilk maçında Eczacıbaşı VitrA’yı sahasında 25-22, 25-17, 25-20 setlerle 3-0 mağlup etti ve seride 1-0 öne geçti. Final serisinin ikinci maçı 19 Nisan Perşembe günü saat 18.30’da VakıfBank Spor Sarayı’nda oynanacak.

    Salon: Vakıfbank Spor Sarayı

    Hakemler: Nurper Özbar, Erol Akbulut

    Vakıfbank: Gözde, Kübra, Naz, Zhu, Rasic, Sloetjes, Gizem (L), Robinson

    Eczacıbaşı VitrA: Ognjenovic, Larson, Büşra, Boskovic, Meliha, Beyza, Simge (L), Güldeniz, Adams, Ezgi

    Setler: 25-22, 25-17, 25-20

    Süre: 84 dakika (30, 26, 28)