Etiket: Ecem

  • Ecem Balcı cinayetinde yargılama devam etti

    Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde 5 Ocak’ta ortadan kaybolan ve ormanda gömülü halde cesedi bulunan 17 yaşındaki Ecem Balcı cinayetiyle ilgili açılan davanın duruşmasına devam edildi. Duruşmada cinayet zanlısı olarak tutuklu yargılanan Süleyman K.’nin eşi tanık olmak istemediğini söyledi.

    Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde yaşayan 17 yaşındaki Ecem Balcı, 5 Ocak’ta evinden ayrıldıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamadı. Ailenin durumu polise bildirmesi üzerine polis ekipleri Ecem’i bulmak için arama başlatırken, Ecem’in annesi Esra Ercömert (41) bir not bırakarak Kandıra’ya bağlı Kerpe’de kayalıklardan denize atlayıp hayatına son verdi. Polis ekipleri, Esra Ercöment’in intiharının şüpheli olabileceği üzerinde durarak olayla ilgili inceleme başlatarak Ecem’in annesinin arkadaşı Süleyman K. ve akrabalarını gözaltına almıştı. Gözaltındaki Süleyman K.’nın ifadeleri üzerine ekipler, 16 Şubat gecesi Ecem’in cesedini Gölcük’e bağlı Ayvazpınar köyü Yapraklı Deresi mevkiinde gömülü halde buldu. Süleyman K. sorgusunda Ecem’i öldürerek gömdüğünü itiraf etmesi sonrasında tutuklanarak cezaevine gönderildi. Gözaltına alınan şüphelilerden N.K., Y.K., R.Ö.Y., K.A. ve İ.D. suç ve delilleri yok etme veya değiştirme suçundan adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.

    İlk duruşmada katil zanlısı suçlamaları reddetti

    Yaklaşık 11 ay önce gerçekleştirilen cinayet olayının davası Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesinde 19 Eylül’de görülmeye başladı. İlk duruşmada polis ifadesinde Ecem Balcı’yı öldürdükten sonra ormana gömdüğünü iddia eden Süleyman K., cinayeti kendisinin işlediği yönündeki iddiaları reddetti. Süleyman K., emniyette verdiği ifadesinde polis baskısının olduğunu iddia etti. Duruşmada tutuksuz yargılanan N.K., Y.K., R.Ö.Y., K.A. ve İ.D. ise suçsuz olduklarını belirterek, cinayetle hiçbir bağlarının olmadığını ifade ettiler.

    Duruşmaya devam edildi

    Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesinde bugün görülmeye devam edilen duruşmaya, tutuklu sanık Süleyman Kara, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Davada delilleri yok etmek suçundan tutuksuz yargılanan sanıklardan İ.D.’nin oğlu ve Ecem Balcı’nın arkadaşı olduğu iddia edilen M.E.D. tanık olarak dinlendi. İfadesinde cinayet ile ilgili hiçbir alakasının olmadığını belirten M.E.D., “Cinayet olayı hakkında benim hiçbir bilgim yok. Bana babamın simkart vermesi konusu da söz konusu değildir. Kendisi de böyle bir işin içinde olsa getirip bana vermezdi. Oysa kendisi İzmir’den Elazığ’a biletini iptal edip sim kartı teslim etmiştir. Ecem benim çok yakın arkadaşımdı. Geçen sene yaz aylarında onunla telefonlarımızı değiştirdik. Olaydan sonra arkadaşlarımızı telefonlarımızı değiştirdiğimizi bildikleri için benden IMEI numarası istediler. Kendisinin ölüm haberini duyduktan sonra telefonu götürüp polis ekiplerine verdim” diye konuştu.

    Süleyman K.’nin eşi tanık olmadı

    Daha sonra tanık olarak duruşma salonuna alınan Süleyman K.’nin eşi E.K. ise tanık olmak istemediğini belirtti. E.K. daha sonra isteğinin mahkeme heyeti tarafından kabul edilmesinin ardından duruşma salonundan çıkartıldı.

    Duruşma 19 Ocak 2019 tarihine ertelendi

    Mahkeme heyeti tarafından Süleyman K.’nin tutukluk halinin devamına karar vererek, dosyadaki eksikliklerin tamamlanması ve Ecem Balcı’nın kuzeni A.A.’nın tanık olarak dinlenmesi için duruşmayı 19 Ocak 2019 tarihine ertelendi.

  • Ormanda gömülü olarak bulunan Ecem Balcı cinayetinde yargılama başladı

    Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde 5 Ocak’ta ortadan kaybolan ve ormanda gömülü halde cesedi bulunan 17 yaşındaki Ecem Balcı cinayetiyle ilgili açılan davanın ilk duruşmasında cinayet şüphesi ile tutuklu yargılanan Süleyman K., baskı altında ifade verdiğini söyleyerek Ecem’i kendisinin öldürmediğini söyledi.

    Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde yaşayan 17 yaşındaki Ecem Balcı, 5 Ocak’ta evinden ayrıldıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamadı. Ailenin durumu polise bildirmesi üzerine polis ekipleri Ecem’i bulmak için arama başlatırken, Ecem’in annesi Esra Ercömert (41) bir not bırakarak Kandıra’ya bağlı Kerpe’de kayalıklardan denize atlayıp hayatına son verdi. Polis ekipleri, Esra Ercöment’in intiharının şüpheli olabileceği üzerinde durarak olayla ilgili inceleme başlatarak Ecem’in annesinin arkadaşı Süleyman K. ve akrabalarını gözaltına almıştı. Gözaltındaki Süleyman K.’nın ifadeleri üzerine ekipler, 16 Şubat gecesi Ecem’in cesedini Gölcük’e bağlı Ayvazpınar Köyü Yapraklı Deresi mevki’inde gömülü halde buldu. Süleyman K. sorgusunda Ecem’i öldürerek gömdüğünü itiraf etmesi sonrasında tutuklanarak cezaevine gönderildi. Gözaltına alınan şüphelilerden N.K., Y.K., R.Ö.Y., K.A. ve İ.D. suç ve delilleri yok etme veya değiştirme suçundan adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.

    Cinayetin davası görülmeye başladı

    Yaklaşık 9 ay önce gerçekleştirilen cinayet olayının davası Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başladı. Duruşmada tutuklu yargılanan Süleyman K., cezaevinden SEGBİS sistemiyle katılırken, tutuksuz yargılanan N.K., Y.K., R.Ö.Y., K.A., İ.D., Ecem Balcı’nın babası Gökhan Balcı, yakınları, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı avukatı, ve Kadın Meclisleri platformu üyeleri ise davada hazır bulundu. takip etti. Davanın ilk duruşmasında tutuklu Süleyman K., ağabeyi Y.K., ablası K.A., abisinin eşi N.K., ortağı R.Ö.Y. ve arkadaşı İ.D.’nin savunmaları dinlendi.

    Sanık, polis ifadesinde kabul ettiği suçlamaları mahkemede reddetti

    Duruşmada ilk savunmayı yapan ve polis ekiplerine verdiği ifadesinde Ecem Balcı’yı öldürdüğünü ve ormana gömdüğünü söyleyen Süleyman K., cinayeti kendisinin işlediği yönündeki iddiaları reddetti. Süleyman K., emniyette verdiği ifadesinde polis baskısının olduğunu iddia ederek, “Üzerime atılan suçlamayı kabul etmiyorum. Benim maktulün annesi ile yaklaşık 1 yıllık bir ilişkim oldu. İlişki bir süre önce bitti ama Esra ile dostluğumuz devam ediyordu. Bu süreçte Ecemle çok yakından ilgilendim. Kendisinin bizim ilişkimize karşı olduğu söylenemezdi. Ancak para almazsa olumsuz tepkiler gösterebiliyordu. Maktulü ben öldürmüş değilim. Kaybolduğu gün kendisine araba kullanmayı öğrettim. Daha sonra siyah bir jip geldi, ona binip gitti. Bu kendisini son görüşümdü” dedi.

    “Olay benim üzerime yıkılmaya çalışılıyor”

    Kendisinin gözaltına alındığında annesinin Ecem’in cesedinin gömülü olduğu yerin yazılı olduğu bir not verdiğini iddia eden Süleyman K., “Ecem kaybolduktan sonra emniyete çağırıldım. Ben Ecem sebebi ile çağrıldığımı sanıyordum ama başka olaydan kaynaklı bir aranmam varmış. Orada Ecem’in annesi ve babası da vardı. Ben karakoldan ayrılırken Esra bana bir not verdi. Bu notta kızının cesedinin bulunduğu yer ile bir cep telefonu SİM kartı vardı. Sırrını saklamam gerektiği ve başka çare kalmazsa cesedin yerine ulaşabileceğim yazıyordu. Cezaevindeyken polisler 3 defa yanıma geldiler. Ben Esra’nın ilişkisinin olduğu şahısın Ecem Balcı’ya karşı cinsel istismarda bulunduğunu, hatta Ecem’in kendisinden olan bir çocuğunu hamileyken aldırdığını biliyorum. Ortada bir istismar var. Olay bana yıkılmaya çalışılıyor. Diğer sanıkların Ecem’in cinayeti ile ilgili hiçbir ilgileri yoktur. Ben sadece Esra’nın bana verdiği SİM kartını kız kardeşimin saklamasını istedim. Daha önce verdiğim ifadeleri kabul etmiyorum. İfadeyi polis ekiplerinin yoğun baskısı altında verdim” diye konuştu.

    Süleyman K.’nin ablası, suçsuz olduklarını iddia atti

    Ecem Balcı’ya ait sim kartını cezaevindeki ziyaretinde Süleyman K.’den alan sanıklardan K.A. ise savunmasında, “Suçlamaları kabul etmiyorum. Ağabeyim olay tarihinde başka bir suçlama ile cezaevindeydi. Bu dönemde Ecem’in öldürülmesi gündeme yansımıştı ve ağabeyimin adı da bu olayda geçiyordu. Cezaevine yapmış olduğumuz ziyarette Süleyman K., abim Y.K.’ye memur aracılığıyla bir zarf teslim etti. Ben zarfı açtığımda içerisinde SİM Kartı gördüm. Daha sonra R.Ö.Y’ye verdim” ifadelerine yer verdi.

    Diğer sanıklar da iddiaları ret ettiklerini iddia ettiler

    Sanıklardan S.K. ve eşi N.K.’de suçsuz olduklarını söyleyerek, Süleyman K.’den alınan SİM kartı ile ilgili hiçbir alakalarının olmadıklarını iddia etti. K.A.’dan sim kartı alan R.Ö.’ye ise SİM kartı saklaması için Süleyman K. ile ortak olan arkadaşları İ.D.’ye teslim ettiğini söyledi. Kartın Ecem Balcı’ya ait olduğunu bilmediğini iddia eden sanıklardan İ.D., kartı arkadaşı olan Süleyman K.’nin emaneti olarak aldığını ve daha sonra istenmesi üzerine polis ekiplerine teslim ettiğini belirterek suçsuz olduğunu kaydetti.

    Davanın 21 Kasım tarihine ertelenmesine karar verildi

    Sanıkların ifadelerinin dinlenmesinin ardından kararı açıklayan mahkeme heyeti davanın 21 Kasım tarihine ertelenmesine karar vererek, Ecem Balcı’nın otopsi raporunun istenmesine, Esra Ercüment’in intiharına ait soyaların istenmesine, Süleyman K.’nin tutukluluğunun devam etmesine, dosylarda isimleri geçen tanıkların bir sonraki duruşmada mahkemeye getirilerek dinlenmesine ve Gölcük’te Ecem’in cinsel istismara uğradığı iddialarının soruşturulduğu dosyanın gizlilik kararının kalkmasının ardından istenmesine karar verildi.

    “Artık kadın cinayetlerine son vermek istiyoruz”

    Duruşmanın ardından açıklamada bulunan Ecem’in babası Gökhan Balcı, kızının katillerinin hak ettiği cezayı çekmesini istediğini söyledi. Avukat Aslıhan Şen ise dava süreci hakkında bilgi verdiği açıklamada, “Sanık Süleyman K. Ecem’i nasıl gömdüğüne kadar her ayrıntıyı daha önceki ifadesinde verdi. Ama bugün ki cinayetinde ifadesinin doğru olmadığını beyan etti. Tamamen çelişkili beyanlar var. Şimdi 2. Celsede otopsi sonuçlarını bekliyoruz. İstismar var mı, yoksa Ecem bir define cinayetine mi kurban gitti? Bunlar araştırılacak. Esra’nın intiharı da incelenecek. İntihar mı yoksa bir yönlendirmenin olduğu incelenecek. Adalete güveniyoruz. Artık kadın cinayetlerine son vermek istiyoruz” ifadelerini kullandı.

  • Kayıp Ecem son yolculuğuna çok sevdiği Beşiktaş forması ile uğurlandı

    43 gündür haber alınamayan ve yapılan incelemeler sonucu Süleyman K. tarafından öldürüldüğü tespit edilen Ecem Balcı son yolculuğuna çok sevdiği Beşiktaş forması ile uğurlandı.

    Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde 5 Ocak günü evden çıkan ve bir daha kendisinden haber alınamayan Ecem Balcı’yı arama çalışmaları devam ederken kötü haber geldi. Ecem’in kaybolmasının ardından intihar notu bırakarak kendisini Kandıra açıklarında denize bırakan ve hayatını kaybeden Esra Ercömert’in ardından kızı Ecem’inde cansız bedenine ulaşıldı. Esra Ercömert’in intiharının ardından imam nikahlı eşi olan Süleyman K.’nin evinde yapılan aramalarda kaçak tarihi eserler rastlandı ve tutuklandı. Tutuklanarak cezaevine gönderilen Süleyman K.önceki günlerde hapisten çıktı ve yine sorguya alındı. Sorguda Ecem’in katili olduğunu ve onu Ayvazpınar Köyü’nde ormanlık bir alana gömdüğünü itiraf etti. Alınan bilgiler sonrasında bölgede araştırma yapan ekipler Ecem’in toprağa gömülmüş cansız bedenine ulaştı.

    Ecem Balcı Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde Tevfik Hoca Camii’nde öğle namazına mütaakip kılınan cenaze namazının ardından son yolcuğuna uğurlandı. Cenazede Ecem Balcı’nın babası Gökhan Balcı ayakta durmakta zorlandı. Ecem’in akrabaları ve arkadaşları ise tabutun başında göz yaşlarına boğuldu. Genç kızın yakınları, Ecem’e bunu yapanların en ağır ceza ile cezalandırılmasını hatta idam edilmesi gerektiğini söyledi.

    Kılınan cenaze namazının ardından Ecem’in Beşiktaş formasına sarılı tabutu Sakarya’nın Hendek ilçesinde toprağa verilmek üzere cenaze arabasına konuldu.

  • 43 gündür kayıp olan Ecem buraya gömüldü

    Kocaeli’de evinden ayrıldıktan sonra kendisine 43 gün ulaşılamayan Ecem Balcı’nın cansız bedeni, Gölcük’e bağlı Ayvazpınar Köyü Yapraklı Deresi mevkinde ormanlık alana gömülü olarak bulundu.

    Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde yaşayan Ecem Balcı (17) 5 Ocak’ta evinden ayrıldıktan sonra bir daha kendisinden haber alınamamıştı. Ailenin durumu polise bildirmesi üzerine polis ekipleri Ecem’i bulmak için arama başlatırken, Ecem’in annesi Esra Ercömert (41) bir not bırakarak Kandıra’ya bağlı Kerpe’de kayalıklardan denize atlayıp hayatına son vermişti. Polis ekipleri, Esra Ercöment’in intiharının şüpheli olabileceği üzerinde durarak olayla ilgili inceleme başlattı.

    Ecem’in kaybolmasından sonra polis ekipleri, anne Esra Ercömert’in imam nikahlı eşi Süleyman K.’nın evinde arama yaptı. Yapılan aramalarda evde uyuşturucu madde ile tarihi eserler bulundu. Süleyman K. ise tarihi eser kaçakçılığından tutuklanarak cezaevine gönderildi. Emniyet güçleri defineci olduğu iddia edilen Süleyman K.’nin ablası Sultan K., Kezban K., ağabeyi Yusuf K. ve oğlu Emin K. ’yi gözaltına aldı.

    Ecem’in kaybolması olayı ile ilgisi olduğu belirlenen Sülayman K. tekrardan ifadesi alınmak üzere emniyete getirildi. Daha öncede mobese kameralarında Süleyman K.’nın otomobil ile Ayvazpınar yolunda seyir halinde olduğunu fark eden ekipler Süleyman K.’nın sorgusunu derinleştirdi. Sorguda cinayeti itiraf eden Süleyman K. Ecem’in cesedini gömdüğü yeri söyledi. Gece saat 02.30’da Süleyman K. Gölcük’e bağlı Ayvazpınar Köyü Yapraklı Deresi mevkiine götürülerek yer tespiti yaptırıldı. Olay yerinde yapılan aramalarda 17 yaşındaki Ecem’in cansız bedenine ulaşıldı. Ecem Balcı’nın cesedi gömüldüğü yerden çıkarılmasının ardından İzmit Asri mezarlık Morgu’na kaldırıldı. Ecem Balcı, öğlen namazına müteakiben Gölcük ilçesindeki Teyfik Hoca Camii’nde kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verilecek.

    Konu hakkında Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada ise, “İlimiz Gölcük ilçesinde E.B. isimli kız çocuğunun kaybolduğuna ilişkin Gölcük Cumhuriyet Başsavcılığımıza yapılan 9 Ocak 2018 tarihli müracaat sonucu, Gölcük Cumhuriyet Başsavcılığımızca adli soruşturma başlatılmıştır. Soruşturma kapsamında elde edilen bilgiler doğrultusunda, kız çocuğunun bulunması için titizlikle yapılan araştırmalarımız bugün sonuç vermiş ve kayıp E.B.’nin cesedine ulaşılmıştır. Soruşturma işlemleri devam etmekte olup gerek duyulması halinde ayrıca bilgilendirme yapılacaktır” denildi.

  • Ecem hayatta olsaydı bugün evleneceklerdi

    İzmir’in Konak ilçesinde, 10 gün önce trafik kasında hayatını kaybeden Ecem Halilğolu hayatta olsaydı bugün nişanlısı Bircan Tektaş ile evlenecekti. Nişanlısı Ecem’e çalıştıkları iş yerinde sürpriz evlenme teklifi yaparak hem gözyaşlarına boğan hem de güldüren Bircan Tektaş, ’’Hayatımın anlamı, bir trafik canavarı nedeni ile bu dünyadan göçtü. Birbirimize çok değer veriyorduk. Bizim için aşk zaten ayrı bir yerdeydi ama öncesinde saygı, sevgi ve sadakat vardı. Bugün yaşasaydı evlenecektik ve birlikte kurduğumuz evde yaşayacaktık ama olmadı. Bu bir kaza değil cinayettir. O sürücü bulunursa belki acımız bir nebze de olsa hafifleyebilir’’ dedi. Polis ekipleri, Ecem Haliloğlu ve teyzesine çarptıktan sonra kayıplara karışan sürücüyü arıyor.

    Olay, 11 Ağustos gece yarısı, Mustafa Kemal Sahil Bulvarı’nda meydana geldi. Konak yönünden Balçova yönüne giden ve sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DM 4333 plakalı otomobil, yolun karşısına geçmek isteyen Lütfiye Yurdaer (60) ve yeğeni Ecem Haliloğlu’na (26) çarptı. Çarpmanın etkisiyle yaklaşık 50 metre savrulan ve ağır yararlanan Yurdaer ve Haliloğlu, sağlık ekipleri tarafından kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybetti.

    Polis, sürücüyü hala bulamadı

    Kaza sonrası kimliği belirsiz sürücü izini kaybettirdi. Polis ekiplerinin yaptığı araştırma sonucu kazaya karışan plakadan aracın sahibine ulaşılırken, aracın sahibi iddiaya göre o gün aracını akrabası olan Ankara’da müteahhitlik yapan N.D.’ye verdiğini söyledi. Soruşturmayı derinleştiren İzmir polisi, N.D.’yi arama çalışmalarına başlarken kazadan 10 gün geçmesine rağmen 2 kişinin ölümüne neden olan sürücüyü hala bulamadı.

    Sürpriz evlilik teklifi Ecem’i hem ağlatmış hem de çok sevindirmişti

    Hayatının baharında trafik canavarı kurbanı olan Ecem Haliloğlu ise hayallerine sayılı günler kala geride gözü yaşlı bir aile ve eğer yaşasaydı bugün evleneceği çok sevdiği nişanlısı Bircan Tektaş’ı (27) bıraktı. 10 gün önce trafik kazasında teyzesi ile hayatını kaybeden Ecem Haliloğlu, hayalini kurduğu beyaz gelinliği Bircan Tektaş ile hayatını paylaşmak için bugün (21 Ağustos) giyecek ve hayatının en mutlu gününü geçirecekti. Mutlu güne az bir süre kala Ecem ile Bircan’ın hayali bir trafik canavarı tarafından söndürüldü. Bir teknoloji mağazasında birlikte çalışırken tanışan ve kısa sürede mutluluğu her geçen gün artan çiftin sevgileri evlenme yoluna doğru ilerliyordu. Satış danışmanı olan Bircan Tektaş, canından çok sevdiği Ecem Haliloğlu’na, birlikte çalıştıkları iş yerinde diğer çalışma arkadaşlarının da yardımıyla sürpriz evlenme teklifi yapmıştı. Her şeyden habersiz televizyon satışı için müşteri ile ilgilenen Ecem Haliloğlu, nişanlısı Bircan Tektaş ile en sevdikleri parça olan Birsen Tezer’in söylediği ‘Hoşgelidn’ şarkısı bir anda iş yerinin bütün hoparlöründen çalmaya başlayıp televizyonlardan da kendilerini resimlerini görünce şoke oldu. Ecem ne olduğunu anlamaya çalışırken televizyonların arkasından çıkan Bircan Tektaş’ın, yukarıdan arkadaşlarının attığı kalp şeklindeki balonların altında ‘Bundan sonra bir ömür boyu ele ele tutmaya var mısın?’ sorusunda Ecem Haliloğlu ‘Evet’ diye karşılık verdi. Hiç beklemediği bir anda evlilik teklifi alan Ecem Haliloğlu mutluluktan gözyaşı döktü. Bu anlar ise gizli kamera ile saniye saniye çekildi. Ecem’in mutlu dolu bakışı ve güler yüzü, evlilik teklifinde çekilen görüntülerde kaldı. Ömrünü Ecem ile geçirmeyi planlarken bir anda hayatı söndürülen Bircan Tektaş ise sevdiğine kavuşamadan ayrıldı.

    “Kaza değil cinayet”

    O gece yaşadığı olayı anlatan Bircan Tekcan, “Benim için bu olay bir kaza değil, cinayet. Benim o gün bir toplantım vardı. Haberi 23.40’ta telefonla aldım. Telefonla birlikte hemen hastaneye gittim. Bana ilk başta ne olduğunu söylememişlerdi. Hastaneye gidince Ecem’in kazada hayatını kaybettiğini söylediler. Kazanın oluşu ise, Ecem ile teyzesi birlikte sahilde otururken tuvalet ihtiyaçlarını gidermek için ışıklarda karşıdan karşıya geçmek isterlerken meydana geliyor. Şu detay önemlidir; Ecem ve teyzesi trafik kurallarına çok fazla uyan insanlardı. Işıklara asla dikkat etmeme gibi bir hata içerisine bulunmazdı. Kaza esnasında ise çarpan aracın fren izi ise hiç yokmuş” dedi.

    “Ceza aldığı zaman bir nebze acımız hafifleyecek”

    İnsani yeteneğini kaybetmiş birçok insanın artık bu dünyada olduğunu belirten Tektaş, “’Kaza dememe amacım da tam olarak bu aslında. Bu bir cinayet diyorum. Tamam belki kaza olabilir, çarpabilirsiniz, her insanın başına gelebilir. Ama bu kazadan sonra o insana yardım etmek varken kaçmanız, buna da internet ortamında diyorlar ki panikledi kaçtı. Tamam panikledi kaçtı, ama sonrasında vicdanı rahat bırakmaz ve gelir adalete teslim olur. O insan ne kadar kaçıyor, ne yapıyor, ne ediyor? O insanın kaçması bizlerin acısını, hastanede kayın validemin attığı çığlığı duysalar. Sürücü gelip de teslim olduğu zaman belki acılarımız bir nebze hafifleyebilir. Veya o sürücü yakalandığı zaman, gereken cezayı çektiği zaman belki acımız bir nebze hafifleyecek” dedi.

    Eğer yaşasaydı bugün evleneceklerdi

    Ecem ile olan ilişkilerini anlatan talihsiz adam Bircan Tekcan, “Birlikte çalıştığımız iş yerinde, Ecem ile olan ilişkimiz 20 Ağustos 2015’de başladı. Beraber çalışıyorduk. Hızlı ve iyi giden bir ilişkimiz vardı. Birbirimize çok fazla şeyler verebildik. Yaşadığımız ilişkinin aşkın da üstü olduğuna inanıyorum. Kısa süre sonra evlenme teklifinde bulundum. Birlikte çalıştığımız mağazada, çalışma arkadaşlarımın da yardımı ile sürpriz bir evlenme teklifinde bulundum. O anda gözyaşlarını tutamadı. Ardından nişanlandık. Evlenmeye karar verdik. Eğer, Ecem yaşasaydı bugün evlenecektik. Bugün saat 13.30’da, Karşıyaka Nikah Saray’ında nikahımız olacaktı. Ama olmadı” ifadelerini kaydetti.

    “Çok uzun süre geçireceğimizi düşünürken hayalimiz bir anda birileri tarafından sona erdirildi”

    Birbirlerini çok sevdiklerini belirten Tekcan, “Birbirimize çok değer veriyorduk. Bizim için aşk zaten ayrı bir yerdeydi ama öncesinde saygı, sevgi ve sadakat vardı. Bu insanların kolay kolay kazanamayacağı bir şey. Bunu yakaladıktan sonra artık evlenmeniz gerekiyor ve yuva kurmanız gerekiyor. Canımızı dişimize katarak biz bir yuva hazırladık. Evimizde boyamızın kestirmelerini Ecem yaptı. Boyaları ben yaptım. Evliliğimizi nasıl hayal ediyorduk; o kadar mutlu olacağız ki artık, 26 senedir çektiğimiz bazı şeyler var diyorduk, artık bunlar son bulacak, birbirimizin dertlerine çare olacağız, birbirimize koltuk değneği olacağız diyorduk. Çok uzun bir süre geçireceğinizi zannederken bir anda hayalinize bile ulaşamamak, hayalinizin birileri tarafından sona erdirilmesi maalesef kabul edilemiyor. Benim çok uzun süredir kaldığım ufak bir evim vardı. Onu beraber restore ettik. Her geçen gün bir şeylerini daha birleştirip eve eşya aldık, tadilatını yaptık. İzin günlerimizde beraber yaptık Ecem ile birlikte. Ama o evde maalesef birlikte yaşama şansımız olmadı. Şuan o eve girmekte zorlanıyorum. Arkadaşlarımda kalıyorum” dedi.