Etiket: Düzey

  • Prof. Dr. Mehmet Ünal; “Üst düzey entelektüel seviye, Alzheimer’ı önlüyor”

    İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi’ndeki Sağlık Sempozyumu bu yıl çok geniş bir nüfusu ilgilendiren “Alzheimerli Olmak, Alzheimerli Hasta İle Yaşamak” başlığı ile gerçekleştirildi. Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ünal ; ” Entelektüel seviyemizi üst düzeyde tutalım, okuyalım, araştıralım, sanatsal aktivitelerde bulunalım, bol bol müzik dinleyelim, bunların hepsi Alzheimer’a giden süreci yavaşlatan hatta o kötü duruma gitmemizi engelleyen durumlar” vurgusunu yaptı.

    “Alzheimerli Olmak, Alzheimerli Hasta İle Yaşamak” başlığı altında farklı sunumların yer aldığı sempozyum hem akademisyenler hem de öğrenciler tarafından büyük ilgi gördü. İnsan beyninin yapısının incelenmesinden; Alzheimerli hastaların klinik ve rehabilitasyon tedavilerine kadar tüm detayların konuşulduğu sempozyuma konuşmacı olarak çok sayıda alanında uzman akademisyen ve hekim katıldı. Dolu dolu geçen ve açılışı İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yaşar Hacısalihoğlu tarafından yapılan etkinlik, katılımcı sertifikalarının dağıtılması ile sona erdi.

    “Alzheimer her yıl artıyor”

    Alzheimer’ın her geçen yıl arttığına dikkat çeken Prof. Dr. Mehmet Ünal ” Yaş ortalamamız her geçen gün artıyor. İnsan ömrünün uzaması güzel haber ancak yaş ortalamamızın yükselmesi ile birlikte sadece güzel haberler duymuyoruz. Beraberinde Alzheimer gibi yaşla paralel problem de ortaya çıkıyor. Bu yüzden bizde bunu araştırıp irdeleyelim ve bütün yönleriyle ortaya koyalım istedik. Yapmış olduğumuz sempozyum bu konunun her detayını ele alacak. Alzheimerli bir hastanın anatomik yapılanmasından, fizyolojik ve nörofizyolojik değişikliklerinde, genetik yatkınlığına, klinik tablosuna, egzersizlerle nasıl önleyebilirize, etik ve hukuki boyutuna kadar bütün konuları içine alan bir etkinlik. 65’li yaşlardan sonra maalesef Alzheimer artıyor. 65’li yaşlarda yüzde 6’larda görünürken geçen her 5 yılda ikiye katlayarak ilerliyor. 85’li yaşlara geldiğimizde toplumdaki nerdeyse her iki kişiden birinin Alzheimer olma gibi bir riski olduğunu görüyoruz. Bunun için nasıl önlem alabiliriz, nasıl engelleyebiliriz kısmında akademisyenlerin bilgi birikimini bir araya getirelim dedik” dedi.

    “Alzheimerı önlemek için egzersiz şart”

    Alzheimer hastalığında egzersizin önemini vurgulayan Prof. Dr. Mehmet Ünal; “Öncelikle fiziksel aktiviteyi yaşamamızın bir parçası haline getirelim. Bu egzersiz yapalım cümlesi dilimizde kalıp moda akımı olarak kalmasın. Nasıl yemek yemeyi ve su içmeyi atlamıyoruz aynı şekilde egzersizde yaşamımızın bir rutini haline gelsin. Fiziksel aktiviteler Alzheimer’a gidişi önlemede en önemli önleyici unsurdur. Entelektüel seviyemizi üst düzeyde tutalım, okuyalım, araştıralım, sanatsal aktivitelerde bulunalım, bol bol müzik dinleyelim, bunların hepsi Alzheimer giden süreci yavaşlatan hatta kötü duruma gitmemizi engelleyen durumlar” ifadelerini kullandı.

    “Çocuklarını bile unutuyorlar”

    Alzheimer hastalığını tüm aile için acı bir tablo olduğuna değinen Prof. Dr. Ünal; Çocuklarımızı bile unuttuğumuz bir tablo yaşıyoruz. En değerli varlıklarınız olan anneniz babanız sizi tanımıyor. Büyük sabır, çaba ve sürekli diyaloglarla götürülmesi gereken bir süreç gerektiriyor” dedi.

    “Bakımı üstlenmek zorlayıcı”

    Açılış konuşmasında Alzheimer hasta akımının oldukça sabır gerektirdiğini ifade eden, İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Rektörü Yaşar Hacısalihoğlu; “İnsanın bütün organları önemli, aralarında bir mukayese yapmak zor ama en önemlisi ve bütün organları ayakta tutan şey beyindir. Nefes aldığımız sürece beyin sağlığını ayakta tutabilmek son derece önemli. Bu açıdan bu seyrin geldiği nokta en dramatik olanı Alzheimer hastasıyla yaşayabilme gücünü kuvvetini bulabilmek, önemli bir bilgi birikimi ile davranabilmeyi, psikolojik direncini ayakta tutabilmeyi gerektiriyor” şeklinde konuştu.

  • Canikli, ihraç edilen ve açığa alınan üst düzey FETÖ’cü sayısını açıkladı

    Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, “FETÖ ile mücadele kapsamında 2 tane AYM üyesi, 131 tane Yargıtay üyesi, 43 tane Danıştay üyesi, 5 tane HSYK üyesi, 2 tane orgeneral, 10 tane korgeneral, 6 tane tümgeneral, 148 tane tuğgeneral, 24 tane vali, 101 tane vali yardımcısı, 115 kaymakam, 712 profesör, 837 doçent, bin 356 yardımcı doçent, 1 müsteşar, 4 müsteşar yardımcısı, 2 kurum başkan yardımcısı, 2 kurum başkanı, 8 üst kurul üyesi, 8 genel müdür, 188 daire başkanı uzaklaştırıldı ve ihraç edildi” dedi.

    TGRT Haber televizyonunda “Neler Oluyor” programında İhlas Haber Ajansı ve TGRT Haber televizyonu Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar ile İhlas Medya Ankara Grup Başkanı Nuri Elibol’un sorularına cevap veren Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli, şu ana kadar ihraç edilen ve görevden uzaklaştırılanların pozisyonları ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

    “2 AYM üyesi, 131 Yargıtay üyesi, 43 tane Danıştay üyesi”

    “FETÖ ile mücadelede alt tabakadaki memurlarla uğraşılıyor, üst tabakadaki yönetici kadrosuna bakılmıyor” eleştirilerine cevap veren Nurettin Canikli, bu algının doğru olmadığını, birilerinin kamuoyuna bu algıyı pompalamaya çalıştığını kaydetti. İhraç edilenlerin pozisyonlarına yönelik bilgiyi ilk kez açıklayan Nurettin Canikli, “Yargı mensuplarından başlayalım, şu ana kadar 3 bin 821 ihraç olmuş yargıda, görevden uzaklaştırma 558. Bunların 2 tanesi AYM üyesi, yargının en üst elemanı. 122 tane, açığa alınanlarla beraber 131 tane Yargıtay üyesi, 43 tane Danıştay üyesi, 5 tane HSYK üyesi, 2 bin 306 hakim, açığa alınanlarla beraber 2 bin 522 hakim, bin 183 savcı, 474 askeri hakim, 15 tane askeri Yargıtay. Tamamı bunların en üst yargı mensubu” dedi.

    “2 orgeneral, 10 korgeneral, 6 tümgeneral, 148 tuğgeneral”

    Diğer üst kadrolarla ilgili bilgileri de paylaşan Nurettin Canikli, “TSK; 2 tane orgeneral, 10 tane korgeneral, 6 tane tümgeneral, 148 tane tuğgeneral, hem açığa alınma hem ihraç, 11 tane de diğer rütbeli generaller. Rütbeli subay bin 882, subay 6 bin 563, astsubay bin 589. Emniyet; emniyet müdürü dahil rütbeli ihraç edilen toplam emniyet mensubu sayısı 8 bin 356. Hepsi rütbeli, emniyet müdüründen üst seviye. Rütbesiz 12 bin 114. Açığa alınanlarla beraber rütbeliler 10 bin 294, rütbesizler 26 bin 704, 12 bin ihraç, diğerleri açıkta. Mülki idare amiri; 24 tane vali, 101 tane vali yardımcısı, 115 kaymakam, bunlar ihraç. Üniversiteler; 712 profesör, bunların içinde rektör, dekan olan var. 837 doçent, bin 356 yardımcı doçent. 1 Müsteşar, 4 müsteşar yardımcısı, 2 kurum başkan yardımcısı, 2 kurum başkanı, 8 üst kurul üyesi, 8 genel müdür, 188 daire başkanı, açığa alınanlarla beraber 230 tane daire başkanı. 122 müşavir. Kariyer ve taşra uzamanı 2 bin 647, müfettiş bin 635, müdür 925. Neredeyse memurların sayısına yakın sayı söz konusu. Taşradan örnek vereyim, 22 bölge müdürü, 15 bölge müdür yardımcısı, 62 tane il müdürü, 54 il müdür yardımcısı, 45 ilçe müdürü. Şu sayılara baktığınızda operasyonun önemli bir bölümünün kesinlikle üst yönetim üzerinden gidildiği görülür. Şu rakamlar karşısında yukarı ile mücadele edilmiyor, aşağı ile mücadele ediliyor hükmü verilebilir?” şeklinde konuştu.

    “ByLock kullanan aktif milletvekili ve bakan yok”

    “Bizim şuanda elimizde aktif milletvekilleri ve bakanlarla ilgili ByLock kullandığına dair hiçbir somut bilgi yok. Ya da ByLock kullanan bakan ya da milletvekili yok” açıklamasında bulunan Canikli, Kılıçdaroğlu’nun bazı milletvekillerinin ByLock kullandığı yönündeki iddiasına da değindi. Canikli, “Bakın böyle bir şey varsa bize bilgi belge geldiğinde gereğini yapıyoruz. Bu mücadelede beyanlar üzerinden yola çıkarak işlem gerçekleştirmedik. Somutlaştırılmadığı zaman başka amaçlarla kamuoyu ile paylaşılmıştır” ifadelerini kullandı.

    Canikli, Kılıçdaroğlu’nun kendilerine bu konuda bir bilgi vermediğini belirtti.

    “O örgüte mensup, gizli bırakılmış insanların olduğunu biliyoruz”

    “FETÖ ile mücadelede alt tabakadaki memurlarla uğraşılıyor, üst tabakadaki yönetici kadrosuna bakılmıyor” eleştirilerine cevap veren Nurettin Canikli, FETÖ’nün kriptolar dışında büyük oranda temizlendiğini söyledi. Kriptolar olduğunu bildiklerini belirten Canikli, “Kriterlere takılmamış, iz bırakmamış. Ama biz biliyoruz ki, terör örgütünün çalışma yöntemlerinden bir tanesi, belli amaçlar için bazılarını özel olarak ayırmış, hiçbir şekilde bağlantısı yok, tırnak içinde söylüyorum, onları kendi açılarından tamamen temiz tutmuş, bunu biliyoruz. Zaman zaman ortaya çıkan belge ve bilgilerle bunların varlığını biliyoruz. Hiçbir izleri yok, o yapıyla ilgili olduğunu gösteren hiçbir belge, delil, bilgi yok. Buna rağmen o örgüte mensup, gizli bırakılmış insanların olduğunu biliyoruz. Her kurumda teorik olarak olması mümkündür. Şuana kadar finansal kaynak sağlayan kurumların tamamı kapatıldı, yaklaşık 4 bine yakın. Kamudan 110 bine lakın ihraç gerçekleştirildi, yargıda, iş aleminde tutuklu olanlar var. Mücadele bitmedi, devam edecek. Tamamen temizlenene kadar, kriptoların büyük oranda temizlenmesine kadar bu görev bitmeyecek” diye konuştu.

  • Uğur Okulları’na üst düzey atama

    49 yıldır bugün akademik ve bireysel gelişim odaklı eğitim anlayışıyla okul öncesinden lise son sınıfa kadar hizmet veren Uğur Okullarının Genel Müdürlüğüne Nevzat Kulaberoğlu atandı.

    Nevzat Kulaberoğlu, yeni görevi kapsamında eğitim öğretim, IT, yatırım ve operasyonlar, finans ve pazarlama olmak üzere 5 ayrı birime liderlik ederken 104 okul, 13 kampüs, yeni açılması hedeflenen 25 yeni kampüs ve toplamda 2200 kişinin görev aldığı kurumun sorumluluğunu üstlenecek.

    Boğaziçi Üniversitesi Fizik Öğretmenliği Bölümü mezunu Kulaberoğlu, iş hayatına 1994’te Marmara Kolejinde Fizik öğretmeni olarak başladı. Marmara Kolejinde görev aldığı 18 yıllık süre zarfında farklı birim ve alanlarda liderlik yaptı. Kulaberoğlu, eş zamanlı olarak Boğaziçi Üniversitesi Eğitim Fakültesinde dersler verdi. Eğitim sektöründe özgün, yenilikçi projeleri hayata geçirmeye önem veren Kulaberoğlu, 2012 yılında kariyerine Darüşşafaka Eğitim Kurumlarında Lise Müdürü ve Kampüs Koordinatörü olarak devam etti.

    Uğur Okullarına 2016 Eylül ayında “Uğur Okulları Eğitimden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı” göreviyle başlayan Kulaberoğlu, nisan ayı itibariyle Uğur Okulları Genel Müdürü pozisyonuna atandı.

    Kulaberoğlu “49 yıl önce Enver Yücel’in vizyonu ile kurulan, ülkemizin eğitim sisteminde önemli ve başarılı bir yer edinen Uğur ailesinin bir üyesi olmaktan gurur duyuyorum. Önümüzdeki dönem 50. yılda 50 kampüs hedefiyle Türkiye’nin her noktasında akademik ve bireysel gelişimi destekleyen, nitelikli eğitim anlayışı ile başarılı nesiller yetiştirecek kampüslerimizin yatırımına devam edeceğiz” dedi.

    Nevzat Kulaberoğlu, yeni göreviyle ilgili şu açıklamalarda bulundu;

    “Bir çocuğun hayatına eğitimle dokunmakla hem çocuğun hem de dünyanın değişim ve gelişimini sağlıyoruz. Daha yaşanabilir bir dünya ve insanlığın karşı karşıya olduğu tüm sorunların çözülmesinde en önemli faktör eğitimdir. Bu nedenle okulların ve biz eğitimcilerin sorumluluğu hiçbir meslekte olmadığı kadar hassasiyet ve ciddiyet gerektirir. Uğur Okulları, geçmişinden günümüze kadar bu hassasiyet ve ciddiyetle her zaman nitelikli eğitimi ön planda tutmuş ve tutmaya devam edecektir.”

  • Emeklilik sadece üst düzey çalışanlara yarıyor

    İngiltere’de yapılan araştırmaya göre, üst düzey pozisyonlarda çalışanlar altlarına göre emeklilikte daha az stres yaşıyor.

    Memurların stres düzeyini ölçmek için Oxford Üniversitesi tarafından yapılan araştırmada, kariyer basamaklarının üstünde bulunanların altlarına göre daha az kaygı ve stres yaşadığı ortaya çıktı. Öte yandan araştırmada bu durumun emeklilik sonrasında da değişmediği tespit edildi.

    Araştırma, 1000 İngiliz memur üzerinde emeklilik öncesi ve sonrası olmak üzere iki kısımda yürütüldü. Çalışmada memurların kortizol seviyeleri, ast ve üst pozisyon ayrımı yapılarak belirli aralıklarla ölçüldü. Yapılan ölçümlerde üst düzeyde çalışan memurların emeklilik sonrasında altlarına göre stresle ilişkili olan kortizol hormonunu daha az salgıladıkları görüldü.

    Araştırmayı yürüten sosyologlardan Tarani Chandola’ya göre sonuçlar şaşırtıcı. Chandola, “Sonuçlar bizi şaşırttı çünkü daha kötü koşullarda çalışan memurların, emekliliklerinde üstlerine göre daha az stres yaşayacaklarını düşünüyorduk” dedi.

  • DHKP-C’nin üst düzey ismi öldürüldü

    Terör örgütü DHKP-C’nin en üst düzey isimlerinden Sıla Abalay’ın, polisle girdiği çatışmada ölü olarak ele geçirildiği bildirildi.

    Emniyet kaynaklarına dayanan bilgilere göre, geçen yıl Aralık ayında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu Savcısı Evliya Çalışkan’a yönelik silahlı saldırı gerçekleştiren terör örgütü DHKP-C’li Sıla Abalay’ın polisle girdiği çatışmada öldürüldüğü belirtildi.

    Polisin Küçükçekmece’de bir hücre evine düzenlediği baskında ‘teslim ol’ çağrısına ateşle karşılık vermesi üzerine güvenlik güçleri ile teröristler arasında çıkan çatışmada Sıla Abalay’ın ölü olarak ele geçirildiği kaydedildi.

    Operasyonu, İstanbul Emniyet Müdürlüğü istihbarat ve Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri düzenledi.