Etiket: Düzenli

  • Aksaray’da otobüs terminali düzenli dezenfekte ediliyor

    Aksaray’da otobüs terminali düzenli dezenfekte ediliyor

    Aksaray Belediyesi, şehirler arası yolcu otobüslerini ve terminalini belirli periyotlarda dezenfekte ediyor.

    Korona virüs salgınının dünyada ilk vakalarının görülmesi ile birlikte şehrin birçok noktasında tedbir amaçlı dezenfekte çalışması başlatan Aksaray Belediyesi, tedbirleri en üst seviyede tutuyor. Tüm dünyayı ve ülkemizi tehdit eden son yılların en büyük küresel sağlık sorunu olan korona virüs salgınına karşı mücadele eden Aksaray Belediyesi, salgının önüne geçmek için başlattığı tedbir çalışmaları kapsamında çalışmalarını sürdürüyor.

    Belediye Başkanı Evren Dinçer’in talimatları ile bir taraftan belediyecilik hizmetleri aksatılmadan devam edilirken diğer tarafta da salgına karşı verilen mücadele ilk günkü hassasiyetle takip ediliyor. Aksaray Belediyesi ekipleri şehrin birçok noktasında yaptığı dezenfekte çalışmalarına şehirler arası yolcu terminalinde ve yolcu otobüslerinde devam etti. Ekipler terminalde yolcu peronlarında bilet satışı yapan gişelerde, dinlenme alanlarında ve terminal çevresinde dezenfekte çalışması yaptı. Belediye ekiplerince terminale gelen ve giden yolcuların ateşi ölçülerek salgının son bulmadığına ve tedbirlere uyulması gerektiğine dikkat çekiliyor.

    Belediye Başkanı Evren Dinçer, Aksaray Belediyesi olarak salgın sürecinde alınan tedbirlerle ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı; “Yerel yönetimler olarak süreci en başından itibaren hassasiyetle takip ediyoruz. Vatandaşlarımıza maske ve hijyen malzemesi temin edilmesi noktasında çaba sarf ediyoruz. 2 milyona yakın kendi imkanlarımızla ürettiğimiz maskeyi şehrin her noktasında vatandaşlarımıza dağıttık. Salgın sürecinde de dağıtmaya devam edeceğiz. Ekiplerimiz gece gündüz demeden şehrimizi karış karış gezerek dezenfekte etti. Bu süreçte vatandaşlarımızın da maske ve temizlik kurallarına uygun hareket etmelerini rica ediyoruz. İnşallah bu süreçleri hep birlikte atlatacağız” dedi.

  • Eğitimci-Araştırmacı Zeynal: “Dünyada düzenli ordulara karşı kadınların savaştığı tek yer Aziziye Tabyaları’dır”

    Eğitimci-Araştırmacı Zeynal: “Dünyada düzenli ordulara karşı kadınların savaştığı tek yer Aziziye Tabyaları’dır”

    Eğitimci-Araştırmacı Yazar Abdurrahman Zeynal, Erzurum’un tarihinde önemli bir yere sahip olan Aziziye Tabyaları’nın, dünyada düzenli ordulara karşı kadınların savaştığı tek yer olduğunu söyledi.

    Eğitimci-Araştırmacı Yazar Abdurrahman Zeynal beraberindekilerle birlikte, Aziziye Tabyaları’nda bulunan Nene Hatun’un mezarını ziyaret etti. Ziyaret sonrası açıklama yapan Zeynal, Aziziye Tabyaları’nın Erzurum’un koruyucuları olduğunu belirtti.

    “Anadolu’da Erzurum’u müdafaa edemeyen, dünyada ve tarihte hiçbir devlet Anadolu’yu müdafaa edememiştir”

    Aziziye Tabyaları’n yapılmasındaki amacın Anadolu’yu savunmak olduğunu ifade eden Yazar Abdurrahman Zeynal, “1828-1829 Osmanlı-Rus harbinde Ruslar Erzurum’u birinci defa işgal ediyorlar. Erzurum’un nüfusu 130 binden o tarihte 15 binlere kadar düşüyor. 115 bin insan Erzurum’dan muhacir olarak Anadolu’nun diğer illerine gidiyor. Sonra Osmanlı Devleti, Erzurum’u geçeceği tahminini yaparak bulunduğumuz bu alanda ve mücavir alanlarda 23 adet tabya yapıyor. Şimdi bu tabyaların amacı muhtemel bir Rus taarruzuna karşılık şehri savunmak, Anadolu’yu savunmaktır. Çünkü Anadolu’da Erzurum bir kilit kapıdır. Kilit yerde Anadolu’da Erzurum’u müdafaa edemeyen dünyada ve tarihte hiçbir Devlet Anadolu’yu müdafaa edememiştir. Osmanlı bunun şuurundadır yani farkındadır. Erzurum ahalisinin de destekleri ile şu an bulunduğumuz yerde Aziziye ve Mecidiye tabyalarını inşa ediyor. 1877-1878 Osmanlı Rus harbinin cereyan ettiği ve sonuçlandığı nokta olarak şu an burada bulunuyoruz. 1877 yılında yani tarihteki 93 Harbi olarak bilinen Kars yöresinde saldırılarda 5 meydan muharebesi oluyor. Bunların 4’ünü Osmanlı Ordusu kazanıyor, beşinciyi Ruslar kazanınca Osmanlı Ordusu 15 Ekim’den 4 Kasım’a doğru çekilerek bulunduğumuz yerlere geliyorlar. Şehir savaşa hazırlanmıştır. Zaten şehirde kadınlar, kızlar, nineler ve gelinler kalmıştır. Yani ihtiyarlar kalmıştır. Çünkü eli silah tutan tüm erkekler cephededir. 8 Kasım’ı 9 Kasım’a bağlayan gece, bir kısım Ermenilerinde yardımı ile Ruslar, Aziziye üç tabyasına girerler. Gece Mehmetçik uykudadır. Geçiş sebepleri de parolayı bilmeleri, patika yolları bilmelerinden kaynaklanmaktadır. Sonuçta 1300 veya 1600 Mehmetçik Aziziye üç tabyası denilen yerde uykudayken şehit edilirler. Oradan Aziziye iki tabyasına doğru gelirken çatışma başlar. Burada bulunduğumuz Yarbay Bahri Bey bulunmaktadır. Yarbay Bahri Bey uykudan askeri kaldırır ve Ruslara karşı gece taarruzu başlar. Gece savaşı olurken buradan şehre haber gönderilir. Haberi ilk duyan Ayaz Paşa müezzini Abdullah Efendidir. Abdullah Efendi ezanı davudi sesiyle okur, sonra Allah’ını seven, namusunu seven, dinini seven, vatanını seven, Mehmet’in askerin imdadına koşun diye nida eder. O gün Erzurumlu kadını ile kızıyla, çocuğu ile buraya koşarak gelirler, bu gelişte yalın ayak, başı açık, öğlene kadar burada Ruslarla büyük bir mücadele meydana gelir. Öğlen üzeri Ruslar yüzlerce ölü vererek tabyalardan çekilmek zorunda kalırlar. Dolayısıyla Aziziye Destanı veya Aziziye Zaferi olarak tarihe geçen olay burada gerçekleşmiş olur” dedi.

    “Dünyada düzenli ordulara karşı kadınların savaştığı tek yer Aziziye Tabyaları’dır”

    Aziziye Tabyaları’nın Anadolu için önemli bir yere sahip olduğunu kaydeden Yazar Zeynal, “Buranın önemi şu, eğer o gün Osmanlı Erzurum’da kaybetmiş olsaydı İskenderun Körfezine kadar hiçbir askeri birliğimiz yoktu. Ruslar o gün sıcak denizlere inecekti. Dolayısıyla sıcak denizlere Rusların hayalinin gömüldüğü nokta Aziziye Tabyaları’dır. Bu anlamı ile tarihi önemi fazladır. Buranın bir diğer önemi ise bu savaşta kadınların ön saflarda olmasıdır. Dünyada düzenli ordulara karşı kadınların savaştığı hiçbir yer yoktur. Yalnızca Aziziye Tabyaları vardır. Dolayısıyla kahramanı kadın olan şehir yalnızca Erzurum’dur diyebiliriz. Bu tarihte de böyledir. Nene Hatun’u biliyorsunuz 1955 yılında vefat ettiği zaman 3. Ordunun kararıyla ve o yıl, yılın annesi olarak seçilmesi hesabıyla ordu buraya törenle getiriyor. Törenle defin işlemleri yapılıyor. O günden beri anıt mezar vardı. Şimdi yeni bir anıt mezar yapılıyor. Ümit ediyorum ki eskisinden çok daha görkemli, çok daha tarihe veya şanına layık bir mezar yapılacak önümüzdeki günlerde. Buda ister istemez mutlu etmektedir” açıklamalarında bulundu.

    Aziziye Tabyaları Tarihçesi

    Erzurum-Kars karayolunun geçtiği Hamamderesi’ni kontrol altında tutmak için 1867-1872 yıllan arasında Sultan Abdülaziz tarafından Karskapı’nın kuzeyinde bulunan Topdağı’nın güney ucunda, 2068 metre yükseklikte konumlandırılan 1 Numaralı Aziziye Tabyası’nın günümüze ancak çok az bir kısmı sağlam olarak ulaşabilmiştir. Güneyden kuzeye yan yana üç tane olan Aziziye Tabyaları “C” şeklinde bir planla konumlandırılmışlardır. 1877 – 1878 Osmanlı – Rus Savaşı’nda (93 Harbi) kahramanca çarpışmalara sahne olmuştur. Deveboynu’nda düşmana yenilen Osmanlı Kuvvetleri geri çekilmeye başlayınca Rus Ordusu, Erzurum’u kuşatma hazırlıklarına başladı. Şehrin çarpışmasız teslim edilmesi önerisi kabul edilmeyen Ruslar, Topdağı tarafından Aziziye Tabyaları’na doğru yoğun topçu atışıyla saldırıya geçti. Saldırı neticesinde 2 ve 3 numaralı Aziziye tabyaları Rusların eline geçti.1 Nolu Aziziye Tabyası Komutanı Yarbay Bahri Bey’in üstün cesareti ve askeri bilgisi sayesinde Ruslara teslim olmaz. Rusların tabyaları işgal ettiğini öğrenen, Nene Hatun’un da arasında bulunduğu Erzurum Halkı Osmanlı askerlerinin yardımına koştu ve göğüs göğüse kanlı çarpışmalardan sonra Rus Ordusu bozularak tabyalardan geri çekilmek zorunda kaldı. 2 Nolu Aziziye Tabyası, Aziziye 1 ve Aziziye 3 Tabyası ile birlikte 8 Kasım 1877 gecesinde yapılan Rus baskınında saldırıya uğramıştır. 2 No’lu Aziziye tabyası Ruslar tarafından işgal edilen ilk tabya olduğu gibi kurtarılan ilk tabyada burası olmuştur.

  • Düzenli Brokoli tüketmek kanseri engelliyor

    Uzman Diyetisyen Şebnem Kandıralı Yıldırım, “Diyette düzenli brokoli tüketimi kanser, diyabet, kalp hastalığı, yüksek tansiyon, yüksek kolesterol gibi rahatsızlıkları azaltmaya ve önlemeye yardımcıdır. 1 bardak çiğ brokoli günlük C vitamini ihtiyacının yüzde 153’ini, folat ihtiyacının yüzde 14’ünü, A vitamini ihtiyacının yüzde 11’ini ve diyet lifi ihtiyacının da yüzde 9’unu karşılar” dedi.

    Uzman Diyetisyen Şebnem Kandıralı Yıldırım, brokolinin faydaları hakkında şu bilgileri verdi:

    “K vitamini: Kanın pıhtılaşması için gerekli birçok proteinin çalışması için gereklidir.

    C vitamini: Vücudun doku ve kemik yapısında olan kollajenin yapımı için gereklidir. Yaraların iyileşmesini sağlar. Çok güçlü bir antioksidandır ve serbest radikal hasarına karşı vücudu korur.

    Lif: Yüksek lif içeren diyetler sağlıklı bir sindirim sistemi oluşturur. Aynı zamanda kolesterolün düşürülmesine de yardımcıdır.

    Potasyum: Sinirlerin iletimi ve kalbin kasılma fonksiyonları için gerekli bir mineral ve elektrolittir.

    Folat: Vücutta yeni hücrelerin üretimi ve korunması için gereklidir.

    Lutein: Yaşa bağlı makula dejenerasyonu ve katarakt oluşum riskini yavaşlatabilir.

    Osteoartiriti önler: Brokoli içerdiği sulforaphen adlı bileşik sayesinde eklem rahatsızlıklarına karşı savaşır. Bu bileşik iltihaplanmaya neden olan enzimleri yok ederek kıkırdağın yapısını korur.

    Cildi UV ışığın etkilerine karşı korur: Brokoli cilt kanserini önlemeye yardımcıdır. Bu özelliğinden brokoliyi yiyerek değil cilde doğrudan uygulayarak faydalanabiliriz. Yapılan çalışmalarda ultraviyole radyasyonun zararlı etkileri cilde brokoli ekstresi uygulandığında azaltılmıştır.

    Diyabetle oluşan kalp hasarını önler: Brokoli tüketimi kalp kan damarlarını koruyucu etki gösteren enzimlerin üretimini sağlayıp, bu enzimlere zarar veren moleküllerin etkisini azaltır.

    Kanser riskini azaltır: Her ay 3 kez brokoli tüketimi mesane kanserine yakalanma riskini yüzde 40 azaltmaktadır.”

    Brokoli bitkisinin bileşikleri vücudu havadan kaynaklı kirleticilerin etkisinden arındırdığını ifade eden Yıldırım, “Yapılan bir çalışmada 1/2 bardak brokoli filizi içeren içecek tüketimi yüksek oranda benzen ve akroleynin vücuttan atılmasını sağlamıştır. Bunlar insanlar için kansorejen ve akciğeri tahriş edici maddelerdir. Brokoli içindeki mirosinaz enzimi kanser oluşum riskini azaltır. Bu enzim brokolide bulunan kükürt içeren bileşikleri ( glukosinolatlar ) izotiyosiyanatlara çevirir, bunlarda kanser karşıtı olarak görev yaparlar. Bu sebzeden en iyi faydayı almak istiyorsanız buharda hafif pişirin. Maximum fayda için çiğ olarak da tüketilebilir. Brokoliyi aşırı pişirir veya kaynatır iseniz besin öğesi kayıpları yüzde 60’lara kadar çıkacaktır. Koyu yeşil ve mor brokoliler daha fazla sağlık faydası için tercih edilebilir. Brokoli sevmiyorsanız karnabahar, lahana, kale ( kıvırcık lahana ) veya brüksel lahanası deneyin. Brokoli sapları da 1 orta boy havuç ve 1 elma eşliğinde kolay ve besleyici bir içecek olarak tercih edilebilir” açıklamalarında bulundu.

  • Solhan’da düzenli kan bağışı yapan 4 kişi madalya verildi

    Bingöl’ün Solhan ilçesinde düzenli olarak kan bağışında bulunan 4 kişiye madalya verildi.

    Bingöl’ün Solhan ilçesinde Kızılay’ın kan bağışı aracı kuruldu. Yoğun ilgi gösteren çok sayıda vatandaş, kan bağışında bulundu.125 kişinin bağış için başvuruda bulunduğu ilçede 104 ünite kan alındı. Öte yandan daha önce 10’kez kan bağışı yapan 4 kişiyi de bronz madalya verildi.

    Vatandaşları teşvik etmek için madalyayı kabul ettiğini belirten düzenli kan bağışçılardan Fırat Yardımcı; “Hem kendi sağlıkları için, hem de ihtiyaç olduğunda hastalara ve yaralılara destek olmaları adına herkesi kan bağışı yapmaya davet ediyorum”dedi.

  • Dt. Kolbakır: “Diş hekimleri düzenli ziyaret edilmeli”

    Uzm. Dt. Filiz Kolbakır, “Diş hekiminizi düzenli ziyaret ederek pek çok ağız sağlığı sorununu önlemeye veya en aza indirmeye yardımcı olabilirsiniz” dedi.

    Medicana Samsun Hastanesi Ağız ve Diş Sağlığı Bölümünden Uzm. Dt. Filiz Kolbakır, ağız ve diş sağlığı konusunda bilgi verdi. İyi diş sağlığı uygulamasının sağlıklı bir ağız, diş ve diş etleri için önemli olduğunu ifade eden Kolbakır, “Ayrıca görünümüz ve yaşam kalitenize de yardımcıdır. Diş sağlığı ekibiniz, siz ve diş sağlığı hekimlerinizden oluşur. Birlikte, azalmış yaşam kalitesinden ve olası tıbbi komplikasyonlardan kaynaklanan pek çok diş sorununu önleyebilirsiniz. Hastalıklı, çarpık, eksik dişler veya deforme olmuş bir çene konuşmanıza engel olabilir, yiyecekleri çiğnemenizi zorlu ve ağrılı bir hale getirebilir ve pahalı düzeltme uygulamalarına yol açabilir” dedi.

    “Çürükler hemen tedavi edilmeli”

    Çürüyen mine ve diş kökünün dışarı çıkması ile oluşan dişlerdeki ağrılı bölgelere çürük denildiğini aktaran Kolbakır, “Soğuk veya sıcak yiyecekler veya içecekler bir şeylerin yanlış gittiğine işaret edebilir. Çürükler, dişte belirgin bir hasar olana kadar herhangi bir belirti vermeyebilir. Bu nedenle, diş hekiminizi düzenli ziyaret etmeniz oldukça önemlidir. Diş çürüğünün erken belirtilerini tedavi etmek, ilerlemiş vakalardan daha kolaydır. Modern dental teknoloji sayesinde, diş çürüğünü tedavi etmek, özellikle de ilk evrelerde sıklıkla kötüleştiği evrelerden daha az rahatsız edici boyuttadır” diye konuştu.

    “Diş eti hastalığı gelişir”

    Diş eti hastalığının kötü ağız sağlığının bir diğer komplikasyonun ilk aşamada hafif olup tedavi edilmediğinde ise çok daha ciddi sorunlara yol açacağını kaydeden Kolbakır, “Diş eti hastalığı veya periyodontal hastalık; diş kaybı, enfeksiyon ve diğer komplikasyonlara neden olabilir. Araştırmalar; periyondontal hastalığın kalp komplikasyonları, felç, diyabet komplikasyonları ve solunum sorunları dahil diğer sağlık sorunları ile bağlantılı olduğunu göstermiştir. Diş hekiminize yapacağınız düzenli ziyaretler; sağlıklı diş, diş eti ve ağıza kavuşmanıza yardımcıdır” şeklinde konuştu.

    “Ağız sağlığınıza doğru bakımı uygulamamak diğer sağlık sorunlarına yol açabilir”

    Diş veya ağız sağlığının dişler, diş etleri ve ağızla ilgili olduğuna dikkati çeken Kolbakır, “Amaç, diş çürümesi ve diş eti hastalıkları gibi komplikasyonları önlemek ve ağzınızın genel sağlığını korumaktır. Sağlıklı ağız, enfeksiyon, yara ve diş ve diş etleri ile ilgili diğer sorunların olmaması genel sağlığınızın korunmasında önemlidir. Farklı tıp doktorları diş sağlığı üzerinde odaklansa da, halen düzenli sağlık ekibinizin bir parçasıdırlar. Hastalık ve diğer durumlar diş sağlığınızı, diş sorunları da vücudunuzun diğer kısımlarını etkileyebilir. Ağız sağlığınıza doğru bakımı uygulamamak diğer sağlık sorunlarına yol açabilir. Düzenli önleyici adımlar atarak ve diş hekiminizi düzenli ziyaret ederek pek çok ağız sağlığı sorununu önlemeye veya en aza indirmeye yardımcı olabilirsiniz. Ağız ve diş yaralanmaları, özellikle de sporla uğraşan gençlerde sorunlara neden olabilir. Genç atletlerin, özellikle temas sporları ile uğraşan veya düşme ve ağza darbe olasılığının olduğu aktivitelerle uğraşanların doğru ağız korumasını kullandığından emin olun” ifadelerini kullandı.

    “Çocukluktan itibaren başlar”

    Ağız sağlığının doğumdan kısa bir süre sonra başladığını ve hayatın geri kalanı boyunca devam ettiğinin altını çizen Kolbakır, “Sabit ve tutarlı ağız sağlığı alışkanlıkları bir ebeveynin yönlendirmesi ile çocukken oluşturulan alışkanlık ve modellerden gelir. İyi ağız sağlığı uygulamaları ve düzenli diş hekimi ziyaretleri, parlak bir gülüşün ve ağrısız bir ağzın keyfini sürmenize yardımcı olur. İyi ağız sağlığı uygulamalarına erken yaşta başlamışsanız ve yetişkinlik döneminde bunlara bağlı kaldıysanız; sağlıklı bir ağız, ferah bir nefes, güçlü dişler ve parlak bir gülüşe sahip olmanız kaçınılmazdır. Zaman içinde diş sorunlarının gelişmesine izin verseniz dahi, düzeltme uygulamaları için bir diş hekimine görünmek için hiçbir zaman geç değildir. Modern uygulamalar sayesinde, bazılarının korktuğu ağrının çoğu diş sağlığı uygulamaları sırasında ortadan kalkar” dedi.

    Diş sağlığı ve diğer hastalıklar

    İnsanın genel sağlığının ve diş sağlığının birbiriyle bağlantılı olduğunu belirten Kolbakır, “Kötü ağız sağlığı alışkanlıkları hastalık riskinizi veya koşullarınızı artırır ve bazı hastalıklar veya durumlar ağzınızı etkileyebilir. Ağzınızın içinde olan vücudunuzun diğer kısımlarını etkileyebilir ve etkiler. Bu nedenle, iyi diş sağlığı alışkanlıkları genel sağlığınız açısından önemlidir. Ağzınızda pek çok bakteri türü bulunmaktadır. Bazıları zararsızken, bazıları ağzınızda veya vücudunuzun başka kısımlarında sorunlara neden olabilir. Kötü diş sağlığı alışkanlıkları, zararlı bakterilerin diş etlerinize ve dişlerinize saldırmasına, diş eti hastalıkları ve diş çürümesine yol açar. İyi diş sağlığı alışkanlıkları, çoğu zararlı bakterinin ağzınızda ve vücudunuzun diğer kısımlarında sorunlara neden olmasını önler. Çeşitli durumlarda, zararlı bakteriler ağız yoluyla kan dolaşımına girebilir veya vücudunuzun diğer bölgelerine yayılabilir. Bu durum meydana geldiğinde, ciddi sağlık sorunları olasılığı vardır. Benzer şekilde, sağlık sorunları ve durumları ağzınızda sorunlara neden olabilir” diye konuştu.

    “Alışkanlıklar nedeniyle pek çok hastalıklarla karşılaşılabilir”

    Dt. Kolbakır, kötü diş sağlığı alışkanlıkları nedeniyle insanların diyabet, kalp hastalığı bağışıklık sisteminde zayıflama, kemik erimesi, enfeksiyon ve kanser gibi sorunlar yaşayabileceğini de aktardı. Diş eti hastalığının belirtileri hakkında da bilgiler veren Kolbakır, “Diş etlerinin kanaması, kırmızı, şiş ve hassas diş etleri, dişler ve diş etleri arasında iltihabı akıntı, sallanan dişler, sürekli kötü ağız kokusudur. Özel dental aletler kullanarak plak ve diş taşları diş eti cebinden uzaklaştırılır. Bu tedavinin yeterli olmadığı durumlarda diş eti operasyonlarının da yapılması gerekebilir. Diş eti hastalıkları, kendi kendine, gargara, vitamin ve antibiyotik kullanımları ile düzelmez. Ancak profesyonel temizlik sonrasında uzman doktorunuzun size verebileceği tedavilere uyularak diş eti sağlığının idamesi sağlanabilir. Ağız sağlığı, konuşmamızı, gülmemizi, çiğneme ve yutmamızı, yüz ifadelerimizi, duygu dünyamızı dışarıya açan dokuların genel sağlığı demektir” şeklinde konuştu.