Etiket: Düzenleme

  • AK Partili Eldemir: “Bu düzenleme evlilik müessesesi gerçekleşmiş olan mağdurların mağduriyetini gidermek adına yapılmıştır”

    Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Bilecik Milletvekili Halil Eldemir, cinsel istismar önergesine ilişkin, “Bu düzenleme aile müessesi kurulmuş olan, yani evlilik müessesesi gerçekleşmiş olan mağdurların mağduriyetini gidermek adına yapılmıştır” dedi.

    AK Parti Bilecik Milletvekili Halil Eldemir, bir restoranın açılışında basın mensuplarının sorularını yanıtladı. 44 yaşında olduğunu ve kendi jenerasyonundaki kişilerin anne babalarının tamamının neredeyse 18 yaşından önce evlendiğini söyleyen Eldemir, “Kendi annelerinize, babalarınıza, büyüklerinize sorun. Şuanda bu durum suçtur. Kabul edilmesi yani yasa çıkartılırken 18 yaşından önceki evliliklere karşı gelinmiştir. Ama burada bunu istismar ederek fiili olarak sanki tecavüzde bulunmuş, zor kullanmış, şuur etkileyici hareketlerle cinsel taciz yapmış insanlara yönelik bir çalışma değildir. Bu tamamen karşılıklı rıza ile yapılmış evliliklerde aile bütünlüğünün sağlanması adınadır. Burada muhalefet bir çığırtkanlık yapıyor. Bizim kızların eğitimi konusunda, kız çocuklarının erken yaşta evlenmemesi gerektiği konusunda yaptıklarımız belli. Biz Haydi Kızlar Okula Kampanyası’nı başlattık. Zorunlu eğitimi 12 yıla çıkarttık. Kız çocukları zaten 12 yıllık eğitimi tamamladıkları zaman 18 yaşına erişmiş oluyor. Burada yapılan tamamıyla siyasi istismardır. Hadisede cinsel istismar, çocuk istismarı yoktur. Burada tecavüzcüye iltimas tanımak yoktur. Bu tamamen yasadan kaynaklı 18 yaş öncesi evliliklerde erkeğe tacizci, kadına da cinsel istismara uğramış çocuk olarak tariflenmesinden kaynaklıdır. Bu da şöyle bu evliliği yapmışlar, nikahlarını kıyamamışlar. Gitmiş çocuk sahibi olurken hastanede şu anda evli olmaman gerekir ama hamilesin. Tutmuş kamu davası açılmış. Bu durumda da erkeği tacizci diye tutuklamışız. Kızın anne babasını da tacize yardım ve yataklık ediyor diye tutuklamışız. Biz bu durumun onun önüne geçmek adına Türkiye’de 3 bin küsür tane kurulmuş aile müessesinde kadın erkek birlikteliğini sağlamak adına böyle bir şey yapıyoruz. Bu yasaya da el kaldırdık, inanarak kaldırdık, doğru olduğunu düşünerek kaldırdık” dedi.

    “Biz zaten çocuk yaşta evlilikler olmasın diye bir mücadele veriyoruz”

    Kendilerinin çocuk yaşta evlilikler olmasın diye bir mücadele verdiklerini anlatan Eldemir, “Ama bu mücadeleyi verirken de toplumun örflerine, adetlerine, bölgelerde yaşanan olaylara duyarsız kalamayız. Buradaki mesela meşru yollardan yapılmış evliliğin, nikah akdi tesis edememiş olduğumuz evliliklerin bu vesileyle şöyle düşünün iki genç birbirini sevmiş, ailelerin rızasını almışlar beraber düğün yapmışlar. Ondan sonra aradan bir süre geçmiş bu tespit edilmiş. Kadını bir kenara bırakmışsınız, erkeği hapse atmışsınız. Olayın özeti bu. Biz burada şunu istiyoruz. Önümüzdeki yıllarda giderek Türkiye’de eğitim yaşı yükseldikçe, kızlar okula gittikçe, çocuk evliliklerini azaltmak yönünde zaten ciddi anlamda bir mücadelemiz var” diye konuştu.

    “Tecavüzcü ifadesini kullanmak doğru değil”

    Milletvekili Eldemir, Bilecik’te veya Türkiye genelinde 18 yaş altında evlilik yapmış birçok insan olduğunu söyledi. Eldemir sözlerine şöyle devam etti:

    “Barlarda bir takım 16 yaşındaki, 18 yaş altındaki kız çocuklarını sahneye çıkartacaksınız. Bunun adı kızları korumak olacak veya kızlı erkekli aynı evde kalmalarını meşru göreceksiniz. Öbür taraftan da diyeceksiniz ki ailelerin rızası olan kızların evliliğine hayır diyeceksiniz. Buna tecavüzcü ifadesini kullanmak doğru değil” dedi.

    “Bu konuda Cumhuriyetçi Halk Partisi’nin iki milletvekili ciddi anlamda destek anlamında geldiler yanımıza” diyen Eldemir, “Romanlar’da biliyorsunuz 18 yaş altı evlilik çok. İzmir Milletvekili bir tanesi Özcan Bey, bir tanesi de Afyon Milletvekili Burcu Hanım. Bunlar bu kanunun çıkmasıyla ilgili zaten bu yasanın düzeltilmesiyle ilgili ciddi anlamda talepte bulunuyorlar. Aynı talep bize de geliyor” şeklinde konuştu.

  • ASEF’ten yasal düzenleme talebi

    Anayasa Mahkemesi’ne yapılan bir başvuru sonucunda yeni doğan çocuklarda yapılan aşıların zorlanmayacağı şeklindeki karar, sağlık personelini harekete geçirdi.

    Yeni doğan çocuklarda topuktan kan alımı (fenilketonüri) zorunlu, fakat aşılar için velilerin zorlanamayacağı şeklinde kararın sağlık sorunları oluşturabileceğini kaydeden Aile Sağlığı Elemanları Federasyonu (ASEF) Başkanı Filiz Birtane, “Çocuklarımıza sağlıklı bir gelecek verebilmek için ailelerin aşıları zamanında ve tam yaptırmaları gerekiyor. Sağlık Bakanlığı’ndan bu konuyla ilgili acilen bir yasal düzenleme talep ediyoruz” dedi.

    ASEF Başkanı Birtane, Aile Sağlığı Elemanları Federasyonu olarak, aşıların hastalıkları ve salgınları önlemede etkili olduğunu ve sağlıklı bir toplum için gerekli olduğunu düşündüklerini belirterek, “Ölümlere ve ciddi sakatlıklara neden olan birçok bulaşıcı hastalıktan aşılarla ömür boyu korunma sağlayabiliyoruz. Aşılar bulaşıcı hastalıklarla savaş da en etkili silahlarımızın başında gelir. Yüzyıllardır insanların en büyük sorunu olan bulaşıcı hastalıklarla ve salgınlarıyla aşılar sayesinde baş edilmiş ve bu hastalıkların bir kısmı da tamamen yeryüzünden eredike edilip tamamen yok edilmiştir” diye konuştu.

    “Bir başvuru neticesinde 26 Ekim 2016’da Anayasa Mahkemesi’nin bir kararıyla zorunlu ve genel aşıların yaptırılamayacağı gibi bir algı oluşturan karar ortaya çıktı” diyen Birtane, şunları kaydetti:

    “Bu kararın da yeni doğandan topuktan kan alımı (fenilketonüri) zorunlu, fakat aşılar için velilerin zorlanamayacağı şeklinde bir çıkarımda bulunabileceğimiz karar verilmiş oldu.”

    Aile hekimliği çalışanlarının bu aşılardan sorumlu tutulduğunu ifade eden Birtane, “Eğer aşı kararı bireysel karara bırakılacaksa bu konudaki sorumluluk aileye verilmeli. Anayasa Mahkemesi kararı aileye bırakıyor ama Sağlık Bakanlığı çocuk aşılarını yapmaları için aile hekimliği çalışanlarını sorumlu tutuyor ve maaşlarından kesinti bile uyguluyor. Suriye’den gelen aşısız bebeklerle hastalıklar tekrar ortaya çıkabilir. Bu da ciddi bir sorun oluşturur. Bu yüzden çocuklarımıza sağlıklı bir gelecek verebilmek için ailelerin aşıları zamanında ve tam yaptırmaları gerekiyor. Sağlık Bakanlığı’ndan bu konuyla ilgili acilen bir yasal düzenleme talep ediyoruz. Ben anne ve babalara seslenerek şunu söylüyorum: Lütfen çocuklarımızın sağlığı, sağlıklı bireyler ve sağlıklı toplumlar için çocuklarımızın aşı takvimini aksatmayalım” dedi.

  • GED, ‘maker kültürü’nü geliştirecek yasal düzenleme istedi

    Girişimcilik Ekosistemi Derneği (GED) Başkanı Esra Özden, başarılı markaların şirketlerinde ‘maker’ kültürü geliştirdiğini, Türkiye’deki firmaların da bu yönde çalışma yapması gerektiğini söyledi. ‘Teknoloji ile kendin yap’ anlamına gelen ‘maker’ çalışmaları kapsamında inovatif ürün çıkışının hızlandığını belirten Özden, ekonomi yönetiminden ‘maker’ bölümü açan şirketlerin teşvik edilmesine yönelik düzenleme istedi.

    GED Başkanı Esra Özden ve GED Yönetim Kurulu Üyeleri Temsa’nın açtığı Maker Lab’ta incelemelerde bulundu. Temsa çalışanlarının gönüllü olarak katılabileceği otomotiv sektöründeki yeniliklerin merkezi olacak laboratuvarı beğendiğini belirten Özden, “Türkiye sanayisini geliştirecek, icatlar çıkaracak, ihracat kilogram bedelini yükseltecek çalışmalar arasında maker kültürünü geliştirecek bu merkezler büyük önem taşıyor. Bu merkezlerde harcanacak kaynağa ekonomi yönetimi destek olmalı. Gıdadan otomotive, tekstilden makineye her sektörün maker merkezine sahip şirketlerine destek olduğumuzda teknolojide söz sahibi ülke olmamız kolaylaşacak” dedi.

    Temsa Ar-Ge Direktörü İbrahim Eserce, Teknoloji Müdürü Burak Onur, Kurumsal İletişim Müdürü Ebru Ersan, Yenilikçilik ve Girişimcilik Sorumlusu Pınar Türkmen’in hazır bulunduğu ziyarette Temsa Maker Lab’ın çalışmaları hakkında bilgi verildi. Temsa Ar-Ge Direktörü İbrahim Eserce, Temsa Maker Lab’ın tüm çalışanların özgürce teknolojik fikirlerini deneyip hayata geçirecekleri bir ortam sağlandığını söyledi.

    Oluşturulan laboratuvarın otomotiv sektöründeki yeniliklere hız kazandıracağını belirten Eserce, “Hayal ettiğini faydalı ürüne dönüştürenlere maker diyoruz. Temsa’nın her bölümünde bu sürece destek verecek arkadaşlarımız var. Bu merkezle çalışanlarımızın maker kültürüne adapte olmasını, yeni teknolojileri test etmeyi, akıllı fabrika sürecimizi hızlandırmayı ve otomotiv sektörüne bu yönde öncülük etmeyi hedefliyoruz. Üyesi olduğumuz GED’in bu yöndeki çalışmalarında da işbirliği yapmaya hazırız” diye konuştu.

  • Sağlıkta ölüm belgesi ve adli nöbetlerde düzenleme yapıldı

    Sağlık-Sen Aydın Şube Başkanı A. Baki Karaer, sağlıkçıların ölüm belgesi düzenlemesi ve adli nöbetlerde düzenleme yapıldığını belirtti.

    Türkiye Halk Sağlığı Kurumu’nun (THSK), Ölüm Belgesi ve Adli Nöbetler yazısını yayınladığını belirten Sağlık-Sen Şube Başkanı Baki Karaer, “Yazıda, ölüm belgesi verecek kurumlar ve hekimlere yönelik düzenleme yer alıyor. THSK’nun yazısında, mesai saatleri içerisinde ölüm belgesinin cenazenin bulunduğu yerdeki belediye tabibi tarafından, belediye tabibi bulunmayan yerlerde toplum sağlığı merkezi hekimi tarafından, yoksa aile hekimi tarafından verileceği ifade edildi. Ölüm raporunun mesai saatleri dışında ise hak sağlığı müdürlüğü tarafından, belediye başkanı ve başkan yardımcıları hariç tüm belediye hekimleri, toplum sağlığı merkezi hekimleri ile aile hekimlerinin dahil edildiği aylık nöbet planı ile yürütüleceği kaydedildi. Nöbetlerin icap nöbeti olarak tutulmasının esas olduğunun belirtildiği yazıda, halk sağlığı müdürlüğünce gerekçesi belirtilerek teklif edilen ve il halk sağlığı müdürlüğünce uygun görüler yerlerde aktif nöbet tutulabileceği belirtildi. Nöbet planlaması yapılırken mümkün olduğunca adli hizmetlerle ilgili nöbetin birleştirilerek yazılmasının istendiği yazıda, Adli Tıp Kurumunun doğrudan hizmet verdiği yerlerde hekimlere ayrıca adli nöbet görevi verilmeyeceği kaydedildi” diye konuştu.

    Lojistik hizmetleri halk sağlığı verecek

    Yeni düzenlemelerden söz eden Baki Karaer, şöyle konuştu: “Yazıya göre, nüfusu 50 binin üzerindeki ilçelerin toplum sağlığı merkezi başkanları nöbete dahil edilmeyecek. Daha az olan ilçelerin başkanları ise nöbet tutacak. Mesai saati dışında tutulan nöbetlerde, her kurumun kendi mevzuatına göre hareket edilecek. Halk Sağlığı Kurumu’na bağlı olarak nöbet tutanlar tutulan nöbete göre icap veya aktif nöbet için belirlenen ücreti 657 Sayılı Kanunun Ek 33. maddesine göre nöbet ücreti alacak. Defin nöbetindeki ihtiyaç duyulan lojistik hizmetler olan bilgisayar, yazıcı, şoförlü ve araç gibi hizmetler halk sağlığı müdürlüğünce verilecek”

  • Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz: “TEDES kaldırılmadı, sadece yeni düzenleme getirildi”

    Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Enver Yılmaz, TEDES’in kaldırılmadığını, sadece yönetmeliğinde yeni bir düzenleme yapıldığını açıkladı.

    Başkan Enver Yılmaz, son günlerde TEDES’le ilgili Ordu’ya ve şahsına yönelik yapılan haberlere açıklık getirdi. TEDES’in Ordu ili ile gündeme geldiğini ancak kamuoyunda konuşulan yanlışlıkların Ordu için olmadığını belirten Yılmaz, “Bizde 30, 40, 50, 60 ile ceza yiyen kimse yok. En az ceza sınırımız 77’dir. Osmancık ve Afyon’daki örnekler sanki Ordu’da yaşanıyormuş gibi bize isnat etmeye çalıştılar. Sahil yolundan bu bayramda günde 127 bin araç geçti. Dolayısıyla burası için bir baskı oluşturdular” dedi.

    “TEDES devam edecek”

    TBMM tatile girmeden önce TEDES’le ilgili bir kanun değişikliği yapıldığını, yüzde 30’luk yatırımcı ile belediye ortaklığındaki payın yüzde 15’e düştüğünü belirten Yılmaz, “Kanun değişikliğinin ardından bakan değişikliği yaşadık. Yeni Bakanımız Sayın Süleyman Soylu, bayramda bu konu hakkında bir açıklama yaptı. Daha sonra da bu açıklamasını düzeltti. Herkes TEDES’in kaldırıldığı gibi bir algı yaşarken, Sayın Bakanımız da TEDES’in kaldırılmadığını ve yönetmeliğin çıkarılarak yeni bir düzenleme yapıldığını söyledi. Yani TEDES uygulaması devam edecek. Ordu’daki TEDES uygulaması da yeni yönetmeliğe gayet uygun. Bu saatten sonra işin muhatabı biz değiliz, İçişleri Bakanlığı’dır. Biz bu uygulamada sadece kırmızı ışık ihlali ve sürat yapanlara ceza yazdık. Bu kurallara uymayanların yediği ceza nasıl meşru olabilir” ifadelerini kullandı.

    Yılmaz, “Yeni düzenlemede arka arkaya ceza yazılmayacak, bizde arka arkaya ceza yazılmıyordu zaten. İşaretlemeler de ışıklı olacak. Sistem biraz daha rahatladı. Bir hafta, 10 gün sonra TEDES devam edecek. Bundan sonra işin muhatabı İçişleri Bakanlığı’dır” açıklamasında bulundu.

    “Çevre yolu bitince trafik rahatlayacak”

    TEDES uygulamasını hizmete sunduklarında yaptıkları ilk açıklamalarda bu projenin çevre yolu hizmete girene kadar bir rahatlama sağlamasına yönelik olduğunu hatırlatan Başkan Yılmaz, “Aslında sormak lazım neden hep Ordu tartışıldı. Çünkü Samsun’un çevre yolu var ve araçlar rahat gidiyor. Giresun, Trabzon ve Rize’de sahilden geçen çevre yolu var. Ancak Ordu’da çevre yolu yok. Bu sistem, trafikte yüzde 35 rahatlamaya sebep oldu ve en güzeli tüm Ordulular ceza yemelerine rağmen bu sisteme sahip çıktı. Amacımız çevre yolunun birinci ve ikinci kısmı bitene kadar trafiği rahatlatmaktı. Çevre yolu hızla ilerliyor, tamamlandığında bu konular artık tartışılmayacak. Hükümetimiz bu yolu tamamlayarak halkımızın hizmetine sunacaktır” diye konuştu.