Etiket: Duyunca

  • 15 liradan satılan hamsinin kilosunun 3 TL’ye düştüğünü duyunca balıkçıya akın ettiler

    15 liradan satılan hamsinin kilosunun 3 TL’ye düştüğünü duyunca balıkçıya akın ettiler

    Artvin’in Hopa ilçesinde bir balıkçı kilosu 10 ile 15 liradan satılan hamsinin fiyatını 3 liraya indirince vatandaşlar balık haline akın etti. Tezgahın önünde sosyal mesafe kuralına uygun uzun kuyruklar oluşurken, 60 ton hamsi 6 saatte Hopalılar tarafından satın alındı.

    Artvin’in Hopa ilçesinde balıkçılık yapan Serkan Aksoy her eve balık girmesi düşüncesiyle hamsinin kilosunu 3 liradan satışa sunarak kampanya başlattı. Gün boyu belediye hoparlöründen yapılan anonslarla tüm ilçeye duyurulan kampanya yoğun ilgi gördü. İlçedeki Kars Caddesi üzerindeki balıkçı dükkanında gerçekleştirilen hamsi kampanyası ara ara uzun kuyrukların oluşturdu. Vatandaşlar yeni tip korona virüs (Covid-19) çerçevesinde sosyal mesafe ve maske kurallarına büyük oranda uyarken, uymayan vatandaşlar da polis ekiplerince ikaz edildi.

    Kampanya hakkında gazetecilere açıklamalarda bulunan işletme sahibi Serkan Aksoy, deden babadan beri balıkçıkla uğraştıklarını söyledi. Hamsi kampanyasını 3 yıldır düzenlediklerini ifade eden Aksoy, “Kampanya süresince 3 yıldır hamsinin kilosunu 3 liradan veriyoruz. Bu yıl ki kampanyamızı bugün yaptık. Emniyet Müdürlüğümüzün de desteği ile Covid-19 tedbirleri kapsamında sosyal mesafe ve maske kurallarına uyarak, kampanyamızı sürdürüyoruz. Kampanya kapsamında bu sene 60 ton hamsiyi 3 liradan vereceğiz. Akşam saatlerine kadar bunun tamamını bitirmeyi hedefliyoruz” diye konuştu.

    “Evden çıkamayanlara kapılarına kadar servis yapıyoruz”

    Evden çıkamayan, ya da çıkamayacak durumdaki aileleri de düşündüklerini kaydeden Aksoy, “Yaşlı ve ihtiyaç sahibi ailelere evlere servisimiz vardır. Evlere kadar hamsi götürüyoruz. Bu kampanyayı bize ulaşan yaşlılarımızın ayağına kadar götürüyoruz” dedi.

    Karadeniz’in hamsisiyle meşhur olduğunu anımsatan Aksoy, “Kampanyadaki amacımız hamsi girmeyen ev kalmasın. Hamsinin kilosunun 50 liraya kadar çıktığı günler oldu. Biz hamsi girmeyen sofra kalmasın istedik. Bizde bu gaye ile 3 senedir kampanyamızı sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.

    Kayserili ucuz hamsiden 10 kilogram aldı

    Kampanya kapsamında 10 kilogram hamsi alan bir otobüs firmasında muavinlik yapan Mustafa Çaybaşı ise “Ben Kayseriliyim. İşim gereği bugün Hopa’dayım. Kampanyayı duydum. Fiyatlar çok uygun. Kayseri’de 15 lira civarında. Bende bu fırsatı değerlendirerek 10 kilogram hamsi alarak memleketime götüreceğim” dedi.

    Ümit Kepelek isimli vatandaş ise “Hamsinin ucuzu olduğunu duyunca hemen geldim. Kilosu 3 lira gerçekten çok uygun. Başka bir yerde 3 liraya hamsi almamız imkansız. Bizde fazla fazla alıp eşe dosta hamsi ziyafeti çekeceğiz” diye konuştu.

  • Yaralanan kişinin kendi oğlu olduğunu duyunca şoka girdi

    Yaralanan kişinin kendi oğlu olduğunu duyunca şoka girdi

    Erzurum’da geçtiğimiz gün bir grup Afganlının muşta ile saldırdığı Ömer Faruk Özkan, olay öncesi yan baktı tartışması çıktığını söyledi. Özkan’ın annesi ise olayı duyduğunda kendi oğlu olduğunu bilmeden “Allah annesine sabır versin” dediğini, daha sonra o kişinin kendi oğlu olduğunu öğrenince şoka girdiğini söyledi.

    Olay, 28 Temmuz Pazar günü saat 19.00 sıralarında Yakutiye Kent Meydanı’nda meydana geldi. Bir grup Afganlı, Ömer Faruk Özkan (20) ile yan baktı tartışmasına girdi. Tartışma sonrasında Afganlı genç cebinden çıkardığı muşta ile Ömer Faruk Özkan’ı burnundan yaraladı. Afganlılar hızla olay yerinden uzaklaşırken, çevredeki vatandaşlar ellerindeki bezlerle gencin yüzüne tampon yaptı. Ardından olay yerine gelen 112 Acil Servis ekipleri genci Atatürk Üniversitesi Araştırma Hastanesine kaldırdı.

    Taburcu olan Ömer Faruk Özkan yaşadıklarını anlattı. Bir anda arkasından darbe aldığını, burnunun nasıl kırıldığını ise polisin izlediği videoda gördüğünü belirten Özkan, “Arkadaşlarla halı saha maçına gidiyorduk. 8 kişilik Afgan uyruklu grup ile yolda aramızda bir sürtüşme oldu. Biz çok aldırış etmeden oradan uzaklaştık. Sonra birden arkadaşıma saldırmaya başladılar. Bende gözümdeki gözlüğü çıkarıp saldıranın üzerine yürüdüm. Arkamdaki bir kişi bir anda muşta ile vurdu. Nasıl vurduğunu polislerin izlettiği video ile gördüm nasıl olduğunu da. Çevredekiler hemen tampon yaptı. Burnumda çatlak vardı. Burnumu yerine tutturdular. Davacı ve şikayetçi oldum” dedi.

    “Allah annesine sabır versin dedim, benim oğlum çıktı”

    Olayı duyduğunda başka birisinin olduğunu zannederek “Allah annesine sabır versin, annesi acaba şimdi ne haldedir” dediğini anlatan anne Lütfiye Özkan ise, “Cezalarını çekmesini istiyoruz. Beni dün komşum aradı, bize gel önemli bir şey söyleyeceğim diye. Gittim Ömer’in olayını duydum. Olaydan önce böyle bir olay olduğunu duydum, hatta öldü diye bilgi geldi. Ama ben bu olaya karışanın oğlum olduğunu bilmiyordum, hatta Allah annesine sabır versin dedim. Akşam eve gelince baktım o benim oğlummuş” dedi.

    Baba Ali Özkan, “Bu olayın yaşanmasını istemezdik. Biz Türk milleti olarak hep mazlumun yanında olduk. Bu olayın gereğini devlet büyüklerimiz yapacaktır. Sınır dışı edilmelerini istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    Yabancı uyruklu saldırgan Ö.Ö. ise Erzurum Adliyesinde işlemleri tamamlandıktan sonra tutuklanarak cezaevine gönderildi.

  • Yayla evlerine ayıların girdiğini duyunca tüfeklerini alıp yaylaya çıktılar

    Gümüşhane’nin Kürtün ilçesi sınırları içinde bulunan ancak Trabzon’un Şalpazarı ilçesi Geyikli mahallesi sakinleri tarafından kullanılan Alaca Yaylası’nda kışın etkisiyle aç kalan ayılar yayla evlerine girdi. Yaylada evleri bulunan vatandaşlar ise ellerinde tüfekle yaylaya çıkarak ayı nöbeti tutmaya başladı.

    Kış ayları ve kar olmasına rağmen arazi araçları ile zaman zaman yaylalarına çıkan vatandaşlar, evlerini ayı saldırılarına karşı kontrol etmeyi ihmal etmiyor. Evlerini kontrol etmek için Alaca Yaylası’a giden vatandaşlar yaylada ayı izlerine rastlayınca tek tek evleri dolaştılar. Yayla evlerini kontrol eden vatandaşlar bazı evlere ayıların girdiğini ve evlere zarar verdiğini görünce ev sahiplerine haber verdiler. Bunun üzerine yaylaya çıkan ve evlerinin zarar gördüğünü gören vatandaşlar, tüfekle yaylada ayı nöbeti tutmaya başladılar.

  • Kusma sesi duyunca zehirlenen çocuklarını ölümden kurtardılar

    Hatay’da 3 kardeş sobadan zehirlendi, onları kurtarmaya çalışan anneleri ise dumandan etkilendi.

    Olay, Kırıkhan ilçesinde meydana geldi. çocuklarının kusma sesiyle uyanan baba Abdurrahman İşkinat ve anne Remziye İşkinat, sobadan zehirlenen çocukları Durdane İşkinat, Ali İşkinat ve Yusuf Eren İşkinat’ı dışarı çıkarttı. Anne Remziye İşkinat ise çocuklarını kurtardığı sırada dumandan etkilendi. Baba Abdurrahman İşkinat’ın kendi çabalarıyla aile ilk olarak Kırıkhan Devlet Hastanesine getirildi. Burada yapılan ilk müdahalenin ardından aile, Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Araştırma Hastanesi’nde tedavi altına alındı. 3 çocuğun ve annelerinin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

    Sobadan zehirlenen Ali İşkinat, “Ben uyumuştum sonra annem beni kaldırdı. Arabada gözlerimi açtım, serum vurdular bir de oksijen verdiler” dedi.

    Uyudukları sırada dumanların odayı sardığını söyleyen Durdane İşkinat ise, “Ben uyuduğum sırada etraf duman olmuş. Ondan sonra annem kaldırdı dışarı beni, balkona. O zaman biraz kendime geldim. Daha sonra beni babam arabaya aldı. Devlet hastanesine geldik. Oradan da Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Araştırma Hastanesine geldik” diye konuştu.

    Çocuklarının kusma seslerini duymalarıyla olayı fark ettiklerini söyleyen baba Abdurrahman İşkinat, rüzgarlı ve fırtınalı havalarda kömür atılmaması gerektiğini söyledi. Çocuklarını bir daha sobalı odada yatırmayacağını söyleyen İşkinat, “Kömür sobasından çocuklarımız zehirlenmiş. Gece 12 sırasında uyumuştuk. Bir ara çocukların kusmasıyla uyandık. Çocuklar baygın haldeydi. İlk önce Kırıkhan Devlet Hastanesine getirdik. Sonra araştırmaya bizi sevk ettiler. Kömürden dolayı, ters rüzgarın esiminden dolayı böyle bir olay geldi başımıza, Allah kimsenin başına vermesin. Sağlık durumları çok iyi, üçüncü gün oldu bugün. Kimse sobalarına rüzgarlı havada kömür atmasın. Ben bundan sonra çocuklarımı kesinlikle sobalı odada yatırmam. Soğukta yatsalar bile, Allah kimsenin başına vermesin, böyle bir olay” dedi.

    “Karbonmonoksit zehirlenmeleri rüzgarlı ve fırtınalı havalarda meydana gelmektedir”

    Yakıt ürünlerinin iyi yanmaması sonucunda zehirli gazların oluştuğunu söyleyen Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Üyesi Yrd. Doç. Dr. Çiğdem El, karbonmonoksit zehirlenmelerinin rüzgarlı ve fırtınalı havalarda meydana geldiğini söyledi. Karbonmonoksit zehirlenmelerinin ölümle de sonuçlanabileceğini belirten Çiğdem El, “Karbonmonoksit gazı, kömür, petrol, odun gibi yapısından karbon bulunan yakıt ürünlerinin iyi yanmamasıyla ortaya çıkan zehirli bir gazdır ve soluduktan sonra hızlıca kana geçmektedir. Özellikle tahriş edici olmaması nedeniyle, zehirlenmenin fark edilmesi güç olmakta. İlk planda baş ağrısı, halsizlik, güçsüzlük, bulantı gibi yakınmalara sebep olmaktadır. Kış aylarıyla birlikte ülke genelinde olduğu gibi ilimizde de karbonmonoksit zehirlenmeleri olguları artmaktadır. Özellikle rüzgarlı ve fırtınalı havalarda baca sistemlerinin yeterli verimde çalışmaması gibi durumlarda karbonmonoksit zehirlenmeleri meydana gelmekte ve maalesef ki zaman zaman ölümle sonuçlanmaktadır” ifadelerini kullandı.

    “Soba zehirlenmelerinde erken müdahale hayat kurtarıcıdır”

    Zehirlenen vatandaşların erken başvuru ve tedavileri sonucunda sağlıklarına kavuştuklarını belirten Yrd. Doç. Dr. Çiğdem El, erken müdahalenin hayat kurtarıcı olduğunu söyledi. Vatandaşların soba zehirlenmeleri konusunda bilinçlendirilmesi gerektiğini ifade eden El, “Karbonmonoksit zehirlenmesi nedeniyle Mustafa Kemal Üniversitesi Araştırma Hastanesi Çocuk Kliniğine getirilen hafif, orta ve ağır klinik tablolardaki vatandaşlarımız, erken başvuruları ve tedavileri sayesinde, çok şükür ki sağlıklarına kavuştular. Renksiz, kokusuz, tatsız ve zehirli bir gaz olmasından dolayı fark edilmesi zor olan karbondioksit konusunda, vatandaşlar bilinçlendirilmelidir. Soba ve şofben zehirlenmelerine karşı uyarılmalı ve belirtileri fark edilen kişilerin hızlıca temiz ortama geçmeleri ve 112 sağlık yardımına başvurmaları gerekmektedir. Karbonmonoksit zehirlenmelerinde tedaviden daha önemli durumun, zehirlenmenin gerçekleşmemesi olması gerektiğinin altını çizerekten, gönül ister ki hiç yaşanmasın ancak meydana geldiğinde unutulmamalıdır ki, erken müdahale hayat kurtarıcı olmaktadır” dedi.

  • Otomobilden gelen kedi sesini duyunca soluğu sanayide aldı

    Antalya’da bir aracın motorun altındaki ara bölmeye sıkışan yavru kedi, oto tamircide neredeyse otomobilin ön kaporta parçalarının tamamının çıkartılmasının ardından uzun uğraşlar sonucu internetten açılan ‘kedi sesiyle’ kurtarıldı. Tamircilerin kediyi çıkartabilmesi için uzun süre kedi taklidi yapan otomobil sahibiyse, aracının parçalara bölündüğünü görünce, “Bir can kurtardık. Feda olsun” cümlelerini kullandı.

    Antalya 100. Yıl Caddesi’nde trafik ışığında duran bir otomobilden yavru kedi sesinin gelmesi, aynı ışıkta duran gazetecilerin dikkatini çekti. Gazetecilerin uyarmasının ardından aracı kullanan Rıfat Çetin aracını müsait bir yere çekerek, kedi sesinin nereden geldiğini anlamaya çalıştı. Aracı çalıştırdığında kedinin ses çıkardığını duyan Çetin hemen Eski Sanayi Sitesi’ne giderek, oto tamircisinden kediyi kurtarması için yardım istedi.

    Oto tamircisi Cumhur Şenoğlu ise aracı inceleyerek, kedi sesinin geldiği noktaya göre çalışmalara başladı. Diğer sanayi esnafları da yavru kedi için seferber oldu. Ustalar, tam olarak yeri tespit edilemeyen yavru kediyi kurtarmak için otomobilin ön düzenini sökmeye başladı. Uzun uğraşlar sonucu kedinin motor altındaki ara bölmede olduğunu gören Cumhuroğlu, elini uzatarak kediyi alma çalıştı fakat korkan kedi bu defa da aracın radyatör kısmına kaçtı. Bu sırada kurtarma çalışmalarını izleyen araç sahibi Çetin, kedinin ürkmemesi ve olduğu yerden çıkması için kedi taklidi yaptı. Çevredekiler de internetten ‘yavru kedi sesi’ videosu açarak, kedinin tepki vermesini bekledi. Minik yavru seslere karşılık vererek yerini belli edince ustalar yine aracın ön tarafındaki parçaları sökmeye başladı. Yaklaşık 1 saat süren seferberliğin ardından yavru kedi kurtarıldı.

    “Bir can kurtardık, feda olsun”

    Çok enteresan anlar yaşadığını ifade eden Çetin, “İş yerinden çıkıp randevu adresime gitmek için trafiğe çıktım. Müzik sesinden kedinin miyavlamasını duymadım. Sizler, ‘Araçtan kedi sesi geliyor’ deyince aracı müsait bir yere çektim ve kediyi aramaya başladım. Sanayi Sitesinde Cumhur Usta’nın yanına geldim. Tüm gayretlerle minik kediyi kurtardık. Aracımın her yerini açtılar ama yapacak bir şey yok. Bir can kurtardık, feda olsun” dedi.

    ‘Yavru kediyi ne yapacaksınız?’ sorusu üzerine Çetin, “Bu ufaklığı iş yerindeki Evrim isimli arkadaşıma hediye edeceğim. Kendisi, ‘Küçük kedi beslemeyi düşünüyorum’ demişti. Bu vesileyle ona hediye edeceğim” şeklinde yanıt verdi.

    Minik yavruyu kurtarmanın otomobil tamirinden daha zorlu geçtiğini belirten oto tamir ustası Cumhur Şenoğlu ise, “Küçük olduğu için zor bulduk. Radyatörün arkasında çıktı. Tüm çabalarımıza değdi, sonuçta bir can kurtardık” ifadelerini kullandı.