Etiket: Duyanları

  • Organları ters tarafta olan adam duyanları şaşırtıyor

    Adıyaman’da Abuzer Ürkmez isimli vatandaşın kalp, karaciğer, dalak ve midesi ters tarafta bulunuyor.

    Ailede 4 kardeşten biri olan Abuzer Ürkmez ve ablasının iç organları ters tarafta bulunuyor. Abuzer Ürkmez’in karaciğeri sağda bulunması gerekirken solda, dalağı sağda bulunması gerekirken solda, kalbi sol göğüs boşluğunda olması gerekirken sağda, midesi de solda olması gerekirken sağda bulunuyor.

    Tıpta ‘Situs İnversus’ olarak bilinen organların ters tarafta bulunması durumu çok nadir görülüyor. Çok sayıda organın ters tarafta olması ise daha da nadir görülüyor. Hayatını sağlıklı bir şekilde sürdüren Abuzer Ürkmez, Adıyaman Belediyesinde ilaçlama biriminde çalışıyor.

    Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Radyoloji Uzmanı Doç. Dr. Taner Bulut, Abuzer Ürkmez’in anne karnında organlarının yer değiştirmesi gerekirken yer değiştirmemesinden dolayı bu tersliğin ortaya çıktığını kaydetti. Doç. Dr. Bulut, “Karaciğer sağda olması gerekirken solda, dalağı solda olması gerekirken sağda, kalbi solda olması gerekirken sağda, midesi solda olması gerekirken sağda yerleşmiş vaziyettedir. Bu durum çok sık görülen bir durum değildir. Çok nadir görülen bir durumdur. Birden fazla organın ters yerleşim göstermesi daha nadir görülen bir durumdur. Biz buna tıp dilinde Situs İnversus’ diyoruz. Yani ters yerleşimli organlar anlamına gelen patoloji adını vermekteyiz. Bu durum Abezir Ürkmez’in hayatında çok bir soruna neden olmaz” dedi.

    Abuzer Ürkmez iç organlarının ters tarafta olmasının kendisini etkilemediğini belirterek, “İç organlarım terste ancak hayatımı olumsuz etkilemiyor. Normal hayatımı devam ettirmekteyim. Belediyede 11-12 yıldır ilaçlamada çalışıyorum. Ablamın da organları benim gibi ters tarafta bulunuyor. Dört kardeşten ben ve ablam aynı şekildeyiz. Bazen hastanede sorun yaşıyorum. Ultrason çektirirken sağlık çalışanları yanlış çekildiğini falan sanıyorlar ama ben organlarımın ters olduğunu söylüyorum” ifadelerini kullandı.

  • Bu insanların ne yapmaya çalıştığı duyanları şaşırtıyor

    Aydın’da çeyrek asır önce kurulan ve 25 yıldır sürdürdüğü eğitim öğretim faaliyetlerinde pek çok ilke imza atan Aydın Başak Koleji, astronomiyle ilgilenen öğrenciler için dünyada sayılı merkezlerde bulunan Vorteks Tüneli kurmaya başladı. Tales Matematik Müzesi’nin Fikir Babası Başak Koleji Genel Direktörü Metin Akyol, bu defa astronomiye merakı olanların yapay uzay yolculuğu yapabileceği devasa bir makine tasarladı. Bir ay içerisinde tamamlanacağı belirtilen proje ile Türkiye’deki eğitim kurumlarında bir ilk olacak.

    Başak Koleji olarak her zaman milli yazılım, milli sermaye ve atılımdan söz ettiklerini bu kapsamda Dünyada sayılı merkezlerde bulunan Vortex Tüneli’ni de milli proje ile yapmayı başardıklarını belirten Genel Direktör Metin Akyol, bu projede de tamamen milli düşündüklerini kullandıkları malzemeden birlikte çalıştıkları ustalara kadar her şeyin yerli olduğunu söyledi. Başak Koleji’nin bahçesinde bulunan Tales Matematik Müzesi yakınındaki bir alanda hummalı bir çalışma sürdüren Genel Direktör Metin Akyol “Birçok kişiye garip gelebilir ama Vortex Tüneli yapıyoruz. Projemiz bir ay içerisinde tamamlanacak. Astronomi eğitiminde kullanılan bu bilimsel makineyi Başak Koleji ve Aydın sanayisinde görev yapan demirci ustalarımız Emre Çakmak ve Osman Kızar ile yapmanın gururunu yaşıyoruz. Bir ay sonra proje tamamlandığında uzayda yolculuk yapma hissini tatmak isteyen herkesi bu tünelde ağırlayabiliriz” dedi.

    Bilimsel adı Vortex Tüneli olan halk arasında ‘Girdap Tüneli’ olarak adlandırabilecek devasa makinenin özel yansıtıcı maddeleri ve boyasının yanında kurulan bir sistem ile içerisindeki kişileri uzay boşluğunda gidiyormuş hissi verecek şekilde tasarlandığını kaydeden Metin Akyol, bu makinanın örneğinin Brıtish Museum’da ve Bursa Bilim Merkezi’nde bulunduğunu özel bir okulda ilk defa yapıldığını kaydederek “Aydın’a yeni bir bilimsel eser daha kazandırmayı hedefledik ve projemizin sonuna yaklaştık, bir ay içinde tamamlanacak. Makine astronot eğitimlerinde kullanılıyor. Tünelde uzayda yol alıyormuşçasına yer çekimsiz bir ortamdaymışız hissi veren bir yolculuk yapılacak. Bir ay içinde tamamlamayı hedeflediğimiz bu makine aynı zamanda Aydın’ın milli ürünü olacak. Çünkü bu eseri Aydınlı bir Yönetici ile Aydın sanayisinden iki demirci ustası yapmış olacak” dedi.

  • Bu eşeğin hikayesi duyanları şaşırtıyor

    Muğla’nın Yatağan ilçesinde 3 kuşaktır fırıncılık ve pidecilik yaparak ekmeğini kazanan Akyol Ailesi, bugün sahip oldukları her şeyi dedeleri Topal Mustafa ve dedesinin akıllı eşeği Karakaçan’a borçlu olduklarına inanıyor. Bu nedenle işletmenin baş köşesinde çerçevelenerek asılan dedeleri ile dedesinin akıllı eşeği Karakaçanın ilginç hikayesi duyanları şaşırtıyor.

    Edinilen bilgiye göre; Muğla Yatağan’da yaşayan Topal Mustafa Lakaplı Mustafa Akyol, 1920 yılında Yatağan’da bir fırın açıp ekmek pişiriyor. Topal olduğu için dağıtım işlerinde kullanmak üzere bir eşek alan Mustafa Akyol, ilk yıllarda pişirdiği ekmeği eşeğe yüklediği sandıklara doldurup ağzında düdük sokak sokak dolaşıp, lokantalara ve evlere servis yapıyor. Daha sonra abonelik sistemi oluşturan Mustafa Akyol her gün belli noktalara belli saatlerde ekmek bırakmaya başlıyor.

    “Dağıtım işini eşek devralıyor”

    Eşek bir süre sonra ekmek verilen teslimat noktalarında kendiliğinden durmaya başlayınca Fırıncı Mustafa, iş yoğunluğu nedeniyle bir gün eşeğe ekmekleri yükleyip kendi başına salıyor. Eşek, ekmekleri başarılı bir şekilde teslim edip fırına dönünce dağıtım işini tamamen eşek üstleniyor. Yaklaşık 25 yıl dağıtım işini kendi başına yapan eşeğin ünü her yere yayılıyor.

    1950’li yıllarda Muğla’ya gelen bir turist Yatağan’ı gezerken kendi başına ekmek dağıtan meşhur eşeği görünce sahibi Mustafa Akyol ile birlikte fotoğrafını çekiyor. Memleketine döndükten sonra da çok sevdiği eşeğin fotoğrafını bastıran İngiliz turist fotoğrafın bir tanesini de posta ile Yatağan’a gönderiyor.

    Adeta bir personel gibi yaklaşık 30 yıl çalışan Karakaçan daha sonra yaşlanıp telef oluyor. Aile, işine sadık bu vefalı hayvanı kefenleyip gömmeyi düşünüyor. Ancak uygun görülmediği için bu işlemden vazgeçiliyor. Yaklaşık 66 yıl önce telef olan Topal Mustafa’nın Fırıncı Eşeği bugün halen anılarda yaşıyor.

    Dede mesleğini torun sürdürüyor

    Topal olduğu için dedesinin eşeği ile sürdürdüğü fırıncılık mesleğini babası İbrahim Akyol’un kamyonetle sürdürdüğünü belirten torun Mustafa Akyol, “Babamın dedemden devraldığı mesleği ben de babamdan devraldım. Yaklaşık 96 yıllık bu işimizin temeli dedem ve vefalı eşeğidir. Bu nedenle 66 yıldır bu fotoğrafı işletmemizin baş köşesinde tutuyoruz” diye konuştu.

  • (Özel Haber) İzmir’in ünlü Konak Meydanı’nın asıl ismi duyanları şaşırttı

    Konak Meydanı olarak bilinen İzmir’in en meşhur meydanının asıl adının Atatürk Meydanı olduğu ortaya çıktı. İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi kayıtlarında meydan adının artık Atatürk Meydanı olarak yazılmasına karar verilirken, vatandaşlar ise meydanın asıl ismini öğrendiklerinde şaşkınlıklarını gizleyemedi.

    İzmir’in en meşhur alanı olan ve Konak Meydanı olarak bilinen meydanın asıl isminin Atatürk Meydanı olduğu ortaya çıktı. Neredeyse cumhuriyetle yaşıt olan Atatürk Meydanı ismi, İzmirliler tarafından “Konak Meydanı” olarak adlandırılıyor. AK Parti Grubu, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından yapılan İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi’nde meydanın adının 15 Temmuz Demokrasi ve Şehitler Meydanı olması için öneride bulununca İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, meydanın asıl isminin Atatürk Meydanı olduğunu belirtti. Bunun üzerine AK Parti Grubu önerisinden vazgeçti ve oy birliği ile belediye kayıtlarında Atatürk Meydanı-“Konak Meydanı” yazılmasına karar verildi. Kararın ardından haritada yer alan “Konak Meydanı” yazısı da değişerek, “Atatürk Meydanı” yazılmaya başlandı. Yıllardır kullandıkları meydanın asıl adının Atatürk Meydanı olduğunu öğrenen vatandaşlar ise şaşkınlıklarını gizleyemedi.

    88 yaşındaki Suzan Manavgat, meydanı Konak Meydanı olarak bildiğini belirterek, “Atatürk Meydanı olduğunu bilmiyordum. Bunun ilan edilmesi gerekiyor. İnsanların bilmesi gerekiyor. Artık ben biliyorum ama diğer insanların da bilmesi gerekir” dedi.

    İlhan Ertan isimli vatandaş ise, “1979 yılından beri İzmir’de yaşıyorum ve meydanın isminin Konak Meydanı olduğunu biliyorum. Bence uygun bir ad. Bu ada tabii ki alışırız. Atatürk’ün adına nasıl alışmayız? Bizim cumhuriyetimizin kurucusu. Adı ne kadar çok yerde olursa o kadar sevinirim” diye konuştu.

    Ekmek teknelerinin adına şaşırdılar

    Yıllardır meydanda ekmek parası kazanan fotoğrafçılar da Atatürk Meydanı ismini duyduklarında şaşırdıklarını ifade etti. Ekmek parası kazandığı yerin adını yeni öğrendiğini söyleyen Zeki Kaya, “Buraya yıllardan beri ‘Konak Meydanı’ deriz. 50 yıldır burada yaşıyorum, adının Atatürk Meydanı olduğunu ilk defa duyuyorum. Alışırken zorlanacağım. Biri ‘Atatürk Meydanı nerede?’ diye sorarsa ‘bilmem’ derim ama Konak Meydanı’nı sorarsa hemen gösteririm” ifadelerini kullandı.

    “Bu isim dillendirilsin”

    Gökhan Uzunoğlu isimli vatandaş da, “Bu meydanın ismini Konak Meydanı olarak biliyordum. Madem bu kadar güzel bir ismi var, o zaman dillendirilmesi gerekiyor. Belediye kayıtlarında artık resmi adının kullanılacak olmasına çok sevinirim. İnsanların da bunu bilmesi gerekiyor. İnsanlar mutlaka bir süre sonra alışır” derken, İstanbul’dan İzmir’e tatile gelen Meltem Ergüç ise, “Meydanın isminin Atatürk Meydanı olarak anılması gayet güzel olur. İzmir’e yakışır. Ben İstanbul’dan geliyorum ve bu meydanın adının Konak Meydanı olduğunu sanıyordum. Adının Atatürk Meydanı olması sevineceğim bir şey olur” dedi.

    Belediye meclisinde karar alındı

    İzmir Büyükşehir Belediyesi ağustos ayı Meclis toplantısının birinci bileşiminde AK Parti Grubu, Konak Meydanı isminin 15 Temmuz Demokrasi ve Şehitler Meydanı olarak değiştirilmesi önerisinde bulunmuştu. Bu öneri, Konak Meydanı’nın asıl adının Atatürk Meydanı olması dolayısıyla reddedilmişti. Başkan Kocaoğlu, “12 yıldır isim verme konusundaki prensibimizi her fırsatta dile getiriyoruz. Konak Meydanı’nın adının ne olduğunu bilen var mı? İsim değişikliği yapmıyoruz. Konak Meydanı’nın şuanda kullanılmamasına rağmen adının Atatürk Meydanı olduğunu, böyle bir karar alındığını hepimiz biliyoruz. Atatürk Meydanı ismini değiştirmek üzere bir meclisin karar almasını doğru bulmadığımı ifade etmek istiyorum. Bu önergenin gündeme alınıp alınmamasını oylara sunuyorum” demişti. Bunun üzerine İzmir Büyükşehir Belediyesi AK Parti Grup Başkanvekili Bilal Doğan da, öneriyi vermeden önce baktıkları kent haritalarında Atatürk Meydanı ismine rastlamadıklarını belirterek öneriyi geri çekmiş ve meydanın adının Atatürk Meydanı olarak kullanılması gerektiğini söylemişti. Kocaoğlu, “Meydanın adı Atatürk Meydanı ama hep Konak Meydanı olarak kullanılmış. Bu suç da değil, günah da değil ama Atatürk Meydanı olarak değiştirilmesinde fayda var. Belediye kayıtlarında Atatürk Meydanı, tırnak içinde de Konak Meydanı diyelim” ifadelerini kullanırken, karar oy birliği ile kabul edilmişti.

  • Çorumlunun Yaptığı Duyanları Şaşırttı

    Türkiye’de adliyelerdeki alacak ve dolandırıcılık davaları her geçen gün artarken, Aydın ile Danimarka hattında yaşanan ilginç bir olay ‘insanlık ölmemiş’ dedirtti. Aydınlı Mehmet Vergili kendisini 36 yıl sonra arayıp bulan ve borcunu ödeyen, Türkiye’den Danimarka’ya yerleşmiş Çorumlu Kemal Serinci’ye teşekkür edip, “Bu Çorumlunun yaptığını her Çorumlu yapar” dedi.

    Olayın fedakar ve takdire şayan kahramanı Çorumlu olunca halk arasında meşhur kelam olan ‘Bu yaptığını Çorumlu yapmaz’ sözü de bir kez daha tersine döndü.

    Edinilen bilgiye göre, inşaatlarda demir bağlama ustası olan Mehmet Vergili, 1980 yılında Ankara Siteler’deki bir inşaatta çalışırken ihtilal oldu. İhtilal yıllarında hızlı bir siyasetçi olan Mehmet Vergili o dönem çalıştığı sırada yakalanıp cezaevine atıldı. Bu sırada da Mehmet Vergili’nin o dönem yanında çalıştığı Kemal Serinci isimli işverenden 4 günlük yevmiyesi içerde kaldı.

    Bir süre cezaevinde kaldıktan sonra serbest bırakılan ve mesleği üzerinde çalışmaya devam eden Mehmet Vergili daha sonra emekli oldu ve Aydın’da siyaset de yapmaya başladı. Geçtiğimiz yıl bir haberden dolayı televizyonlara çıkan Mehmet Vergili’yi Danimarka’da ekranlarda gören Çorumlu Kemal Serinci, 36 yıldır borcunu ödeyemediği demir bağlama ustası Mehmet Vergili’yi tanıdı ve aramalarına tekrar başladı. Yaklaşık bir süren aramasının ardından alacaklısına ulaşan Danimarka’da yaşayan Çorumlu Kemal Serinci, Mehmet Vergili ile helalleşmek için 2 bin lira teklif etti.

    “DEFALARCA DOLANDIRILDIM AMA İYİ İNSANLAR DA VARMIŞ”

    Bugüne kadar defalarca dolandırıldığını belirten Mehmet Vergili, yaşadığı ilginç olayı, “Beni buldu ve 1980 yılından kalma 4 yevmiye borcunu 2 bin lira ödemek istedi. Ben kabul etmedim hiç para da almak istemedim. Israr edince sadece yevmiyemi alabileceğimi söyleyip sadece 400 TL kabul edebileceğimi söyledim. O da gönderdi. 36 yıl önce çalışıp cezaevine girdiğim için kalan yevmiyemi 36 yıl sonra çekmiş oldum” diyerek anlattı.

    “CEZAEVİNE GELEMEDİĞİ İÇİN ÇOCUKLARINA VASİYET ETMİŞ”

    Kendisinin 80 ihtilalinden hemen sonra cezaevine girdiğini kendisi cezaevine girdikten 2 yıl sonra da Çorumlu Kemal Serinci’nin Danimarka’ya iltica ettiğini öğrendiğini belirten Mehmet Vergili, “Çocuklarına tembih etmiş ‘Ben ölürsem bu adamı bulup parayı ulaştırın’ demiş. O zamanlar siyasi suçtan içeri girenlere ulaşılamıyor ve para vermeye gelenlere sıkıntı oluşturuluyordu. 12 Eylülden 1-2 yıl sonra iltica edip Danimarka vatandaşı olmuş. Emek demek ki yenilecek yutulacak bir şey değil. Ben saygıyla yad ediyorum kendisini. Eğer bu konu haber olur gönderilirse kendisini saygıyla anıyorum. Beni bu zamana kadar çok dolandırıldılar ama bu arkadaşımızın benim 4 yevmiyemi göndermesi ve dünyada halen böyle iyi şeylerin yaşanması beni umutlandırdı. Çorumlunun yaptığını herkes yapmaz sözü yanlış, bu arkadaşın yaptığını her Çorumlu yapar” diye konuştu.