Etiket: Düşüyor

  • İyi beslenen sporcularda sakatlık riski düşüyor

    Özel Gazi Hastanesi’nde görevli Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Alp Varılsüha ile Diyetisyen Buket Adanç, amatör ve profesyonel sporculara sağlıklı beslenmenin yollarını anlattı. Adanç’ın muayenehanesindeki Dönüşüm Mutfakta bir araya gelen iki uzman, “İyi beslenen sporcularda sakatlık riski düşüyor” dedi.

    Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op.Dr. Alp Varılsüha ve Diyetisyen Buket Adanç, Dönüşüm Mutfak’ta biraraya gelerek amatör ve profesyonel sporcuların doğru ve sağlıklı beslenmeleri konusunda bilgi verdi. Söyleşi sırasında kefirli smooty yapan Adanç, bu içeceğin kısa sürede enerjiye dönüşme özelliği olduğunu söyleyerek, sporcular için ideal bir tarif olduğunu söyledi. Dr. Alp Varılsüha ise beslenmenin özellikle kas sakatlıkları açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi.

    Söyleşide Op. Dr. Alp Varılsüha, her yaş grubuna ve her sportif aktiviteye özgü beslenme ihtiyacı olduğunu söyledi. Varılsüha, “Değişen beslenme ihtiyaçlarıyla ilgili olarak risk düzeyine göre hastaları sınıflandırarak diyetisyene yönlendirmek bizim işimiz. Hastalarımız arasında genç ve erişken sporcular var. Sporla hobi düzeyinde ilgilenen kişiler var. Bir de yaşlı sportif grup var. Bunların hepsinin beslenme ve antrenman ihtiyaçları farklı. Yanlış yaptıklarını gördüğüm durumlarda bir diyetisyene yönlendirebiliyorum” diye konuştu.

    Çocuk sporcuların beslenmesinde aileler bilinçlenmeli

    Özellikle çocuk sporcuların beslenmelerinin sakatlıkları önleme açısından büyük önem taşıdığını belirten Dr. Varılsüha, “Spor hayatına yeni başlayan çocuklar beslenme bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Çocuk ve ilk gençlik yıllarında beslenme şekilleri, hem büyüyüp gelişmeleri için hem de sportif faaliyetlerine devam etmeleri için büyük önem verilmesi gereken bir konudur. Bu yüzden onlar için daha özel ve kritik bir beslenme düzeni oluşturulması gerekiyor. Bu tür sporcuların büyük çoğunluğu kulüp yönetiminde dahi olsalar aile kontrolü altındalar. Ailenin bu konuda bilinçli olması gerekiyor” dedi.

    İyi beslenmemiş sporcularda sakatlanma riski daha yüksek

    Kas yaralanmalarının en fazla görülen sakatlık durumu olduğunu söyleyen Varılsüha, beslenme ve dinlenmenin sakatlıkları önlemede önemli bir yeri olduğunu söyledi. Varılsüha, “İyi beslenmemiş sporcularda sakatlanma riski daha yüksek. Aşırı kullanıma dayalı yaralanmalar da oluyor. Kas ya da tendonlar kopmuyor ama küçük yırtıklar meydana gelebiliyor. Canlılığın anlamı her gün hücrelerin yenilenmesidir. Sportif faaliyete girdiğimiz zaman kaslarımız sürekli yıkım ve yapım faaliyeti içerisinde olurlar. Yeniden yapımın düzenli olmasında beslenme ve dinlenme büyük önem taşıyor. Bunlara dikkat edilmediğinde sakatlıklar olarak karşımıza çıkıyor” dedi.

    Enerji ve lif oranı yüksek içecek

    Söyleşi sırasında sporculara yönelik yaptığı içecek hakkında bilgi veren Diyetisyen Buket Adanç, “Kefirli Smootymizin içinde hızlı enerjiye dönüşecek malzemeler var. İçerisine koyduğumuz bal, muz ve kuru kayısı kısa sürede enerjiye dönüşebilecek besinlerdir. Yine içeceğin içerisinde kullandığımız yulaf ezmesi lif oranını artırma amacıyla kullandığımız bir malzemedir” diye konuştu.

    Sporcuların kilolarına da dikkat etmesi gerekiyor

    Buket Adanç mutfaklarında yaptıkları smootynin fitness sporu ile uğraşan kişiler için uygun olduğunu söyleyerek, “İçerisinde kefir, kuru kayısı, yulaf ezmesi, muz ve bal bulunan içecek fıtness yapanlar için uygun bir besin. Spordan yarım saat veya 1 saat önceden tüketilmesi gerekiyor. 20 dakika kadar bir sindirim süresi var. Hızlı enerji veren bir karışım. Kuru kayısıdaki Potasyumu kas kramplarını önlemek amacıyla kullanıyoruz. Bu içecek greyfurt suyuyla da yapılabilir. Aynı zamanda spor öncesinde tüketilen mineralli su sakatlanmaları önlemede yardımcı olacaktır. Bunun dışında antrenman sürecinde kiloya dikkat etmek de çok önemli. Kiloya dikkat edilmediğinde yine çeşitli sakatlıklara davetiye çıkarılabilir” diye konuştu.

  • “Çocukların sınav hazırlıklarında en büyük görev ailelere düşüyor”

    Özel Bahçelievler İhlas Ortaokulu tarafından TEOG sınavına girecek olan 7. ve 8. öğrencilerinin ailelerine yönelik “Sınav Kaygısı ve Motivasyon” semineri düzenlendi. Seminere konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Mehmet Engin Deniz, “Çocukların sınav hazırlıklarında en büyük görev ailelere düşüyor” dedi.

    Özel Bahçelievler İhlas Ortaokulu, TEOG sınavına girecek olan 7. ve 8. öğrencilerinin ailelerine yönelik “Sınav Kaygısı ve Motivasyon” isimli bir seminer düzenlendi. Okulun konferans salonunda düzenlenen seminere Yıldız Teknik Üniversitesi Eğitim Fakültesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Engin Deniz konuşmacı olarak katıldı. Konuşmasında velilere sınav öncesi ve sınav esnasında yaşanabilecek olası kaygıları örnekleyerek, bunlarla başa çıkabilmeleri için yöntemler gösteren Prof. Dr. Mehmet Engin Deniz, “Sınav kaygısı ile kendisini sürekli yorgun, endişeli ve tahammülsüz hisseden, uyku ve beslenme düzeni değişen çocuklarınızın kendilerini tanımaları için fırsat tanıyın” diyerek ailelerin beklentilerini doğru belirlemeleri konusunda tavsiyede bulundu.

    “Sınav sonucu ne olursa olsun çocuklarınızın yanında olacağınızı söyleyin, hissettirin”

    Kaygının normal bir insani duygu olduğunu ifade eden Prof. Dr. Deniz, “Kaygının dozunda yaşanması ve doğru yönetilmesi durumunda başarıya daha rahat ulaşılabilir. Aileler olarak çocuklarınıza, motivasyonlarını yüksek tutarak, kaygılarını azaltarak ve en önemli doğru biçimde destek olarak yardımcı olabilirsiniz. Çocuklarınızdan olan beklentilerinizi onların kaygısını arttıracak biçimde belirlemeyin. Sınav sonucu ne olursa olsun yine onların yanında olduğunuzu söyleyin ve hissettirin” diye konuştu.

    TEOG döneminin çocuklardaki ergenlik dönemine denk gelmesinin de süreci zorlaştırdığına da vurgu yapan Prof. Dr. Deniz, “Ergenlik dönemindeki bir çocuk hem bu sürecin getirdiği zorluklarla uğraşırken bir yandan da önemli kararlar vermek zorunda kalıyor. Ayrıca ergenlik dönemindeki bir çocuğun ebeveynleri de dünyanın en zor işini yapıyorlar” şeklinde açıklamalarda bulundu.

    “Çocuklarımızın başarısı için okul ve aileler beraber çalışmalı”

    Semineri takip eden İhlas Eğitim Kurumları Genel Müdürü Bedri Yeltekin, TEOG sürecinin hem okulun hem de ailelerin iyi yönetmesi gereken bir süreç olduğunu ifade etti. “Çocuklarımızın başarısı için okul ve aileler beraber çalışmalı. Bu amaçla konusunda uzman çok değerli bir hocamızı velilerimizle bir araya getirdik. İnanıyorum ki hocamızın vermiş olduğu tavsiyeleri uygulayan ailelerimiz çocuklarına gerektiği şekilde destek olacaklardır” diyen Yeltekin, eğitim yılı içinde bu tür seminerlere devam edeceklerinin altını çizdi.

  • Soba satışları her geçen yıl düşüyor

    Hava sıcaklığının hissedilir derecede düşmesinin ardından Kırklareli’nin Lüleburgaz ilçesinde doğalgaza karşı direnen soba satışlarında hareketlilik yaşanmaya başlandı.

    Ticarethane sahibi Ahmet Durmaz, soba satışlarında hareketlilik yaşandığını fakat eski yıllara göre işlerde düşüş yaşandığını ifade etti. Doğalgazın yaygınlaşmasının işleri etkilediğini söyleyen Durmaz, “40 yıldır ticaretle uğraşıyorum. Lüleburgaz’ın bu işlerdeki en eski esnafıyım. İşler eskisi gibi değil. Son 6 yıldır düşüş yaşanıyor. Gün günü aratıyor. Doğalgazın yaygınlaşması işleri etkiledi. Ama doğalgazın verdiği ısı bu sobaların verdiği ısıyı tutmuyor. Isınmak için kullandığımız doğalgazın faturaları fazla geliyor. Evinde soba yakan kişi daha uygun fiyata ve daha fazla ısınıyor” dedi.

    “Soba kullanan vatandaşlarımız evlerinde yemeklerini soba üzerinde yapıyor”

    Sobanın bir gelenek olduğunu aktaran Durmaz, “Soba bizim geleneklerimizden. Köylerde oturan vatandaşlarımız ve evlerinde doğalgaz olmayan kişiler sobaları tercih ediyorlar. Soba kullanan vatandaşlarımız evlerinde yemeklerini soba üzerinde yapıyor. Yemek, ekmek, börek gibi fırın ürünlerinin hepsini sobada yapılıyor. Bir soba alındığında 10 yıl kullanılabilir” diye aktardı.

    “İkinci el soba gaz kaçırabilir”

    Fiyatlar hakkında açıklama yapan Durmaz, “Soba fiyatlarımız çok uygun. 130 TL ile 650 TL arasında değişiyor. Her bütçeye uygun sobalarımız mevcut. Ayrıca soba yedek parça ve tamir işlerini de yapıyoruz. Vatandaşlarımız soba alırken kalite ve devamlılığı olan yerleri tercih etsinler. İkinci el soba gaz kaçırabilir. Halkımız bildikleri ve güvendikleri yerlerden alışveriş yapsınlar. Soba temizliği de çok önemli. Zehirlenmelere karşı baca temizliğinin yapılması lazım” şeklinde konuştu.

  • Adana’da 3 kişiden 1’ine araç düşüyor

    Adana’da trafiğe kayıtlı araç sayısı 600 bine ulaştı. Adana Oto Galericiler Sitesi Başkanı İbrahim Öcal, Adana’da her 3 kişiden 1’ine araç düştüğünü, bunun da başta trafik olmak üzere çeşitli sorunları beraberinde getirdiğini söyledi.

    Adana’da her geçen gün büyüyen bir trafik sorunu olduğuna dikkat çeken Adana Oto Galericiler Sitesi Başkanı İbrahim Öcal, “Türkiye genelinde 16-17 milyon ikinci el kayıtlı araç var. Adana’da da 600 bine yakın kayıtlı araç var. Bu durumda Adana’da neredeyse her 3 kişiden 1’ine araç düşüyor. Bu kadar yoğun araç olduğu için de bitmek bilmeyen bir trafik sorunu var. Açılmayan yollar var. Bazı ailelerde 3 araç var. Kimse tek araçla gitmiyor. Yolların da eski düşünceyle dar yapılmasından dolayı ister istemez karşımıza trafik sorunu ortaya çıkıyor” diye konuştu.

    İkinci el araç piyasasının durgun olduğunu vurgulayan İbrahim Öcal, “Sıfır kilometre araçlarda kampanyalar var. O sistemde de herkes kredilerle araç alıyor. 2 maaşı olan biri gidip 0 km araç alıyor. Adana’da araç sayısı böyle giderse daha da artar” dedi.

    Noterler birliğine çağrı

    İkinci el araçlarda kilometre düşürme olayının çok olduğunu ve bundan dolayı insanların mağduriyet yaşadığını belirten Adana Oto Galericiler Sitesi Başkanı İbrahim Öcal, noterlerin araç satımında kilometre bildirme zorunluluğu getirmesini istedi. Öcal, şöyle devam etti:

    “Noterler birliğine sesleniyorum. Araç satışlarında kilometre bildirme zorunluluğu gelsin. Noter satışını yaparken alıcıyla satıcı ikinci el aracı alırken kaç bin kilometrede aldığını noter satış senedinde belirtmesini istiyoruz. Sorunu böyle çözersek tüketici mahkemelerine konu intikal etmez. Ben sana 100 bin kilometrede araç satmışım sen sonra 105 bin kilometrede aracı başkasına satmışsın. Kimse o yüzden kilometre düşürmeye cesaret edemez. Bir yazılımla noterler birliği bunu düzeltebilir ve konu tüketici mahkemelerine intikal etmez.”

    “Ağır hasarlı araçlar kırmızı kaşeyle trafiğe çıksın”

    Ağır hasarlı araçların ise kırmızı kaşe ile trafiğe çıkmasının daha doğru olacağını belirten Öcal, “Piyasadaki araçlarda ağır hasarlı olanların kırmızı bir kaşeyle trafikte gitmesini istiyoruz. Adam ağır hasarlı bir araç satıyor söylemiyor. Alıcı da aracına sigorta yaptırırken ağır hasarlı olduğunu öğreniyor. Sonra alıcı ve satıcı sıkıntıya düşüyor. Kırmızı kaşeyle birlikte ağır hasarlıdır yazılması konunun tüketici mahkemelerine yansımasını önler” şeklinde konuştu.

  • Doğa Sigorta Ceo’su Kırmızı: “Trafik sigortası primleri düşüyor”

    Doğa Sigorta CEO’su Nihat Kırmızı, Zorunlu Trafik Sigortası primlerinin Temmuz ayı itibarıyla aşağı düşmeye başladığını söyleyerek, “Temmuz ayında fiyatlarda belirli oranlarda düşüş yaşandı. Ağustos ayında da indirim yapacağız” dedi.

    Doğa Sigorta CEO’su Nihat Kırmızı, kamuoyunda son aylarda yoğun bir şekilde tartışılan Zorunlu Trafik Sigortası primlerinde trendin terse dönmeye başladığını belirtti. Kırmızı, yılın ikinci yarısı itibarıyla söz konusu poliçelerde fiyatların aşağı düştüğünü ifade etti. Nihat Kırmızı konuya ilişkin yaptığı açıklamada, yılın ilk yarısında oluşan ve kamuoyunda tartışılan fiyatların koşulların farklı olduğu zamanlarda hazırlanan tarifelerden oluştuğunun altını çizerek, “Hazine Müsteşarlığı tarafından yapılan çalışmalar sonucunda gerek yasal düzenlemeler ve gerekse de teknik koşullar değişmeye başladığı için yılın ikinci yarısından itibaren bu bağlamda da fiyatlarda ivme aşağıya dönmüştür” dedi.

    Zorunlu Trafik Sigortalarında değişen kanun maddeleriyle ortaya olumlu bir durum çıktığını hatırlatan Kırmızı: “Son iki yılda kasko sigortalarında yaşanan olumlu trendin trafik sigortasında da yeni düzenlemeler sonrasında olumlu etkilerini görmeye başlayacağız. Temmuz ayı itibariyle yaşanan düşüş trendinin önümüzdeki aylarda kademeli bir şekilde devamını görebiliriz” şeklinde konuştu.

    “Sektör mutlaka karlılığa kavuşacak”

    Sektörü yakından ilgilendiren doğrudan tazmin sistemine yönelik görüşlerini de paylaşan Nihat Kırmızı, “Yürürlüğe girdiğinde sistem tersine dönecek. Üçüncü kişiler, aracınıza her hangi bir hasar verdiklerinde, araç sahibi olarak siz, kendi sigorta şirketinize gideceksiniz. Sigorta şirketi de ödemeyi kusurlu şoförün sigorta şirketinden geri alacak. Doğrudan tazmin sistemi müşteriye hizmet kalitesinin arttırılması yönünde de etkili olacaktır” ifadelerini kullandı.

    Kırmızı, yürürlükteki düzenlemelerin sektörü beklenen ve arzulanan karlılığa ulaşmasını beklediğini ve bunun da ilerleyen dönemde fiyatları aşağıya doğru çekeceğini sözlerine ekledi.