Etiket: Düşüyor

  • Gezginci arıcılar yollara düşüyor

    Bal üretiminde başı çeken ilçelerden olan Milas’ta, verimi artırmak isteyen arıcıların yüzde 85’i Anadolu’nun bazı illerine çiçek balı için göç ediyor. 28 kiloluk tenekelerdeki balın 400-500 liraya alıcı bulduğunu ifade eden arıcılar, bal sezonundan oldukça umutlular.

    Türkiye’deki en fazla arıcıya sahip olan ilçelerden biri olan Milas, arıcılık kayıt sistemine kayıtlı 810 arıcı ve toplam 160 bin kovan varlığıyla dikkat çekiyor. Çam balı üretimiyle doğal bir marka halini alan arıcılar; yıllık bal üretimlerini artırmak için her yıl başta Konya, Edirne, Kayseri, Sivas, Afyon, Denizli, Isparta ve Eskişehir gibi Anadolu illerine göçüyorlar.

    aMilas Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’ne başvurarak gerekli evrakları tamamlayan arıcılar, daha sonra kovanlarını tırlara yükleyerek aynı gün hemen yola çıkıyorlar. Kovanlardaki arıların zarar görmemesi için adeta zamanla yarışan arıcılar, çiçek yönünden zengin olan il ve ilçelere vardıklarında yine oldukça zor şartlarda üretim yapıyor. Temmuz ayının ortalarına kadar kekik, tirfil, akasya, kanola, yonca ve karaçalı balı için gurbette mücadele verecek olan arıcılar, daha sonra çam balı üretimi için memleketlerine dönecekler.

    Gezginci arıcılık yaparak yıl içerisinde 2-3 defa bal sağımı yapabildiklerini söyleyen arıcılar, 28 kiloluk tenekelerdeki balın bu yıl 400 ila 500 liraya alıcı bulduğunu belirtiyor.

    Arıcıların ve arıların bin bir emekle elde ettikleri doğanın şifa kaynağı bir ürünü olan bal, sağlık açısından saymakla bitmeyen faydalara sahip Milaslı arıcılardan bazıları şuanda Edirne’de yetişen ve şifalı olduğuna inanılan karaçalı bitkisinden bal elde ediyor. Eşiyle birlikte Edirne’nin, Bulgaristan’a sınır Suakacağı köyü merasına giden Milaslı arıcı Hikmet Yılmaz da 600’e yakın kovanıyla geçen yılki bal verimini artırmayı hedefliyor.

    Yaklaşık 10 yıldır Trakya bölgesine gittiğini ifade eden Yılmaz, geçtiğimiz yıl 8 ton bal aldığını ve bu yıl 10 ton bal üretimi hedeflediğini belirterek şunları kaydetti: “Genelde ayçiçek balı üretimi için geliyorum ama bu sene karaçalı ile başladım. Yaklaşık 800 kilometre uzaktan eşimle birlikte buraya geldik. Burada yaklaşık 600’e yakın kovanımız var. Geçen yıl 4 ay içinde 8 ton bal ürettik. Bu yıl 10 ton bal üretimi bekliyoruz. Bir kovan 16 ila 30 kilo arasında bal veriyor.”

  • Gediz ve Bakırçay havzasında kirlilik oranı düşüyor

    Manisa Su ve Kanalizasyon İdaresi (MASKİ) Genel Müdür Yardımcısı Şehnaz Başaran, katıldığı bir televizyon programında MASKİ’nin atıksu arıtma tesisleri ilgili yatırımlarından bahsederek Gediz ve Bakırçay’ın özlenen temiz günlerine kavuşacağını söyledi.

    MASKİ Genel Müdür Yardımcısı Şehnaz Başaran, Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanı Ulvi Kaynak ve Atıksu Arıtma Daire Başkanı Gökhan Çevik, katıldıkları bir televizyon programında, Manisa il genelinde MASKİ’nin atıksu arıtma tesisi yatırımları, çevre denetimleri, dere ıslahları ve temizliği ile sosyal sorumluluk projeleri paylaştı. Manisa’nın daha yaşanılabilir bir kent olması için MASKİ’nin hangi çalışmaları yaptığı sorulması üzerine cevap veren MASKİ Genel Müdür Yardımcısı Şehnaz Başaran, MASKİ’nin kurulmasına takiben ilk iş olarak Gediz ve Bakırçay’da kirlilik düzeyini yükselten nedenleri incelediklerini ifade ederek, 11 adet atıksu arıtma tesisinin yüzde 80’inin kriterleri sağlayacak düzeyde çalışmadığını söyledi. Manisa’daki tesislerin eksikliklerinin tek tek belirlenmesinin ardından yapılan atıksu arıtma tesisleri işletim ihalesi sonucu tesisleri başarılı bir şekilde 2 yıl boyunca çalıştırdıklarını sözlerine ekleyen Başaran, daha sonra işletim ve denetim sorumluluğunun kurumlarınca gerçekleştirildiğini ve bu sayının 16’ya çıkmasıyla havzalardaki kirlilik sorununun ciddi oranda azaldığını vurguladı.

    Başaran’dan sonra söz alan Atıksu Arıtma Daire Başkanı Gökhan Çevik, tesislerinin işletim süreçleri ile ilgili bilgiler verdi. 140 personel ile 16 tesisin başarılı bir şekilde işletilerek doğaya sağlıklı bir şekilde salındığının altını çizen Daire Başkanı Çevik, personelin sağlığı, huzuru ve güvenliği için İSG birimi ile sürekli eğitim ve tatbikatlar yapıldığını belirtti. Çevik, şöyle devam etti: “Manisa’nın yüzde 75’ine atıksu hizmeti götürüyoruz. Şuan sadece 4 ilçemizde atıksu arıtma tesisimiz yok. Onların da çeşitli düzeylerde proje ve kredi çalışmaları devam ediyor. Hedefimiz, Manisa’nın yüzde 100’üne bu hizmeti ulaştırmaktır”

    “2018 hedefi 73 milyon metreküp atıksu arıtımı”

    Çevik, 2017 yılında 30 milyon metreküp atıksu arıttıklarını ve 2018 yılındaki hedeflerinin 73 milyon metreküp olduğunu paylaşarak, “Atıksu arıtma tesislerimizde içme suyu kadar berrak çıkış suyu elde ediyoruz. Bu süreci sürekli atıksu izleme sistemimizle takip ediyoruz veya bağımsız akredite laboratuvarlar aracılığı ile denetliyoruz. İşletim esnasında ortaya çıkan ve tehlikesiz atık özelliğinde olan arıtma çamurlarını da sızdırmazlık özelliğine sahip araçlarımızla uzaklaştırarak Büyükşehir Belediyemizin Uzunburun Katı Atık Bertaraf Tesisi’ne götürerek bertaraf ediyoruz. Ayrıca, şuana kadar başarı ile işlettiğimiz tesislerimizden bir milyon TL’nin üzerinde teşvikten yararlandık” Çevik, çalışan tesislerin halk arasında bilindiğinin aksine kokmadığını da sözlerine ekleyerek tesisleri ziyaret eden muhtarların, STK temsilcilerinin ve öğrencilerin de giriş ve çıkış suyu arasındaki farkı ve tesisin kokmadığını gördüğünde çok şaşırdıklarını belirtti.

    Genel Müdür Yardımcısı Başaran, programın sonunda söz alarak, kartlı sayaçlar ile ilgili yapılan araştırmalarda abonelerin daha bilinçli hareket ederek yüzde 10 oranında su tasarrufu yaptığını vurguladı. Başaran ayrıca, kartlı sayaçların Manisa Valiliği Bilim, Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü’nce akredite edilen laboratuvarda bakım onarımlarını yaptıklarını söyleyerek “İdaremiz, kartlı sayaç aboneleri için Yalnız Değilsiniz isimli bir sosyal sorumluluk projesi geliştirdi. Bin 582 yaşlı, engelli ve kimsesiz abonemiz, bir telefon ile kapılarına kadar hizmet alabiliyor. Bu sene İşitme Engelliler Derneği, Bedensel Engelliler Derneği, Altı Nokta Körler Derneği, ZİÇEV, Muharip Gaziler Derneği, Türkiye Gaziler ve Şehit Aileleri Vakfı’nın da içinde bulunduğu birçok dernek ve vakıf ile görüşerek projemizi daha da geniş kitlelere yaydık” dedi.

    Genel Müdür Yardımcısı Başaran, programın sonunda söz alarak, “MASKİ Genel Müdürlüğü olarak en büyük hedefimiz, Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Cengiz Ergün’ün Gediz ve Bakırçay’da eskiden olduğu gibi Manisalıların tekrar balık tutabileceği hayalini gerçeğe dönüştürmektir. Eğer bunu başarırsak, insanlığa ve Manisa’ya çok güzel bir hizmet kazandıracağız” dedi.

  • Araç sigortalarında primler düşüyor

    Koalay, yılın ilk 8 ayında 11,4 milyar TL’lik büyüklüğe ulaşan kasko ve trafik sigortalarında primlerin 2016’ya oranla düştüğünü açıkladı.

    Online sigorta satış platformlarından Koalay.com, Ocak-Ağustos 2017 döneminde kullanıcılarından elde ettiği veriler doğrultusunda, kasko ve trafik sigortasına yönelik eğilimleri açıkladı. İlk 8 ayda sektör genelinde 11,4 milyar TL’lik araç sigortası satışı gerçekleştirildiğini belirten yetkililer, 2016’da artan sigorta primlerinin 2017’de gerilediğine dikkat çekti. Verilere göre, trafik sigortası için ödenen ortalama prim geçen yıla oranla yüzde 17 azalarak 680,99 TL, kaskoda ise yüzde 3 düşüşle bin 1 lira 15 kuruş oldu.

    Araç sigortası satışları Kasım ve Aralık’ta tavan yaparken, en fazla ilgi İstanbul’da

    Kullanıcılar en çok Kasım ve Aralık aylarında araç sigortası alırken, satışların en düşük olduğu dönem ise Haziran ve Temmuz. Sigorta satışları 10.00, 13.00 ve 15.00 saatlerinde yoğunlaşırken; en fazla talep sırasıyla İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Kocaeli veAntalya’dangeliyor.Kullanıcılarının yüzde 85’i trafik, yüzde 15’i ise kasko sigortası satın alıyor.

    Online sigorta satın almayı, 30-40 yaş arası erkekler daha çok tercih ediyor

    Teklif oluşturmadan satın alma aşamasına kadar tam ve gerçek zamanlı online sigorta satış platformu olarak hizmet veren Koalay’da, kasko ve trafik sigortası satın alanların yaş aralığı 30 ila 40 arasında değişiyor. En fazla talep yüzde 82 ile erkeklerden geliyor.

    En yüksek sigorta talebi, Fiat ve Renault markalı araçlara

    Kullanıcıların 5 kısa adımda farklı şirketlerden teklif alarak sigorta satın almasını sağlayan şirkette, kasko ve trafik sigortası talebinde bulunulan araçların başını Fiat çekerken, onu Renault takip ediyor. Kaskosu yapılan araçların ortalama fiyatı ise 75 bin TL ile 100 bin TL arasında değişiyor.

  • Türkiye’de 7 kişiye 1 otomobil düşüyor

    Türkiye’de otomobil sayısı 11 milyon 740 bin 823’e ulaştı. Bu rakamla beraber ortalama 6,8 kişiye bir otomobil düştüğü belirtildi.

    Medya takibinin önemli kuruluşu Ajans Press, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerini derleyerek bir inceleme gerçekleştirdi. Yapılan araştırmaya göre, Temmuz itibariyle trafiğe kayıtlı toplam 21 milyon 763 bin 103 taşı bulunduğu saptanırken bunların yaklaşık yüzde 54’ünü otomobillerin oluşturduğu belirtildi. Yapılan medya incelemesinde otomobil konulu 92 bin 757 haber yansıması tespit edildi. Otomobiller medyada en çok vergiler ve trafik kazalarıyla konuşuldu.

    İllere göre otomobil dağılımlarında ise tahmin edileceği üzere İstanbul başı çekiyor, İstanbul’da 2 milyon 755 bin 250 otomobil kullanıcısı bulunuyor. Bu rakam Türkiye’de bulunan otomobillerin yaklaşık yüzde 24’lük kısmına tekabül ediyor. İstanbul’un başı çektiği sıralamada, ikinci sırada 1 milyon 343 bin 514 otomobil ile Ankara yer alırken, Başkenti 720 bin 824 otomobille İzmir, 464 bin 445 otomobille Antalya ve 457 bin 945 otomobille Bursa takip etti. En az otomobilin bulunduğu iller ise Hakkâri, Tunceli ve Ardahan oldu.

    Ankara’da dört kişiden biri arabalı

    Nüfusa göre otomobil oranlarında, nüfusa göre otomobil yoğunluğunun en fazla olduğu il Ankara oldu. Nüfusu 5,3 milyon olan başkentte kayıtlı otomobil sayısı 1milyon 343 bin 514, yaklaşık her dört kişiye bir otomobil düşüyor. Otomobil sayısının en fazla olduğu İstanbul’da ise 100 kişiden 19’u otomobil sahibi oldu.

  • Bel ve boyun fıtığında yaş oranı düşüyor

    Modern hayatın getirdiği alışkanlıklar, bel ve boyun ağrısı çeken yaş grubunu her geçen gün düşürüyor.

    Bel ve boyun ağrılarının insanlarda en fazla görülen rahatsızlıklardan biri olduğunu söyleyen Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzm. Dr. Ali Şahabettinoğlu, “Bel ve boyun ağrısının pek çok sebebi olabilir. Bunun için hastanın duruşundan, yürüyüşünden sonuca gitmemek gerekiyor. Klinik muayene, laboratuvar ve görüntüleme teknikleriyle tüm değişkenler dikkate alınarak teşhis konulmalıdır. Daha sonra kişiye uygun özel tedavi planı yapılmalıdır” dedi.

    Omurlar arası disklerin mekanik olarak zorlanmasının yıllar sonra ortaya çıkan bel ve boyun ağrılarının başlıca sebeplerinden biri olduğunu ifade eden Şahabettinoğlu, “Ayrıca hareketsiz yaşamak, aşırı kilo, sigara, stres ve bilinçsiz yapılan sportif faaliyetler de bunu sebep olabilmektedir. Olmadık anda ortaya çıkan bel-boyun fıtıklarının yüzde 98’i ameliyatsız yöntemlerle iyileşebilmektedir. Ameliyat sadece yüzde 2 hastada gerekebilmektedir. Ameliyatsız tedavi yöntemlerinden biri manipülasyon yani elle tedavi yöntemidir. Rahatsızlığın olduğu bölgeye ellerle birtakım bastırma, döndürme, germe ve esnetme manevraları uygulamakta ve oldukça başarılı sonuçlar alınmaktadır. Tedavi süresi hastadan hastaya değişmekle birlikte genel olarak hafif vakalar 2-3, orta vakalar 4-5, ileri vakalar ise 8-10 seans sürebilmektedir” diye konuştu.

    Amaçlarının omurga ve disk üzerindeki basının kaldırılması ve vücudun kendi kendini tamir etme mekanizmalarının kuvvetlendirilmesi olduğunu Şahabettinoğlu, “Bu süreç sırasında ve sonrasında özellikle hasta eğitimi ve kilo kontrolü çok mühimdir. Doktorun verdiği tavsiyelere uyulması ve egzersiz programının dikkatle takibi gerekir” dedi.