Etiket: Düşürüyor

  • (Özel Haber) Balkondaki lüks tekne görenleri hayrete düşürüyor

    Başakşehir’de denize ve teknelere tutkun bir işadamı, işyerinin balkonunda 14.5 metre uzunluğunda lüks tekne yaptı. Ahşaptan yapılan tekne, görenleri hem şaşırtıyor hem de merak ettiriyor.

    Başakşehir’de mobilya dekorasyon işiyle uğraşan işadamı Mesut Boz, 2013 yılında işyerinin balkonunda yapımına başladığı 14.5 metre uzunluğundaki lüks teknenin imalini bitirdi. Üç katlı binanın en üstündeki lüks tekne görenleri hem şaşırtıyor, hem de teknenin nasıl suya indirileceğini konusunda insanlarda merak uyandırmaya devam ediyor. İşadamı ise şimdi tekneyi balkondan nasıl denize indireceğinin planlarını yapıyor.

    “Hayal gibi bir şey ancak hayalimi gerçekleştirmek için başladım bu işe”

    Tekne yapma sevdasının çocukluktan geldiğini belirten işadamı Mesut Boz, “Yat tutkusu, çocukluktan beri bende var olan bir duygu. Denizi ve balık tutmayı seviyorum. Böyle olunca da tekne ve deniz tutkusu çocukluktan beri var. Belki hayal gibi bir şey ancak işyerimizin balkonunda böyle bir yerimiz vardı, hayalimizi gerçekleştirmek için başladığımız bir şey. İşyerimin balkonunda yapabilir miyim mantığıyla burada bu işe başladık. Başardığımıza da inanıyorum. Denize indirdiğimizde de tam anlamıyla başarmış sayılacağız belki ama bu noktaya kadar getirdik. Normal şartlarda tersanelerde olması gereken şeyi biz balkonda yapıyoruz. Biz de burada kendi tersane ortamımızı oluşturduk. Tersaneden tek farkımız ise yerimizin yüksekte olması” ifadelerini kullandı.

    Hava koşullarının yapım sürecinde sorunlar oluşturduğunu dile getiren Boz, “Bir çadırımız vardı ahşaptan yaptığımız, üzerini branda ile kapattık. Ciddi rüzgarlar oldu bu dönem içerisinde, desteklemek durumunda kaldık. Kar yağdı balkonun çökme riski oldu, alttan destekledik kuvvetli rüzgarlarda uçma riski oldu. Çelik halatlarla uçmasın diye çatıyı bağladık, yani sürekli olarak mücadele ettik. Yüksek olmasının da bu tip dezavantajları oldu bize, hava koşullarının hep bir dezavantajı oldu. Ama bir şekilde bu günlere kadar getirdik” diye konuştu.

    Tekneyi gören vatandaşlar şaştı kaldı

    Binanın balkonunda tekneyi görünce şaşkına dönen Kasım Tuncer, “Sabah işe geldim, camı açtığımda bir baktım karşımdaki binanın çatısında tekne var. Kendi kendime bu nasıl geldi buraya diye sordum. Daha sonra dışarı çıkıp baktık, adam meğer çatıda tekne yapıyormuş. Kendisi mobilyacı birisi, imkanı da var ve zevk amaçlı olarak bu tekneyi yapıyor. Helal olsun. Şimdi merak ettiğimiz bir şey var; o tekneyi orada yaptılar ancak aşağıya nasıl indirecekler” dedi.

    Yoldan geçerken görüp şaşkın bakışlarını gizleyemeyen Hasan Orbay ise, “Çok şaşırdık tekneyi görünce. Muhtemelen tekneyi koymaya yeri yok ki oraya koymuş. Yoldan geçen herkes de şaşırıyor. Bence değişik bir konsept olmuş. Gören herkes bakakalıyor. Değişik olmuş” diye konuştu.

    Yoldan geçen İbrahim Polat ise, “İlk kez görünce ben de çok şaşırdım tabi. Bunu hobi olarak mı yapıyor yoksa daha sonra vinç yardımıyla indirip denize mi götürecek diye düşündüm. Ama çok enteresan geldi ilk baktığımda. Hobi olarak düşünüldüğünde çok güzel bir çalışma olduğunu görüyoruz. Yapan kişi de ilginç biriymiş, çatıya tekne koyan birisini ilk defa görüyorum” şeklinde konuştu.

  • TZOB Genel Başkanı Bayraktar: “Fındık Fiyatlarını Tekeller Düşürüyor”

    Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, fındık tekellerinin rekolteyi her yıl yüksek göstererek fiyatları üreticinin aleyhine çevirmeye çalıştıklarını söyledi.

    Düzce Ziraat Odaları Birliği Başkanı Ramazan Öztürk’ün davetlisi olarak Düzce’ye gelen TZOB Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Düzce Ziraat Odası’nda ilçe ziraat odalarının başkanlarıyla bir araya geldi. Bayraktar, toplantı sonrası Karadenizli çiftçilerin ana gündem konusu olan fındıkla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Ziraat odalarının yalnız bırakıldığını belirten Bayraktar, “Kasım başında 14 veya 15 lira civarında seyreden fındık fiyatları bugün 7-7,5 lira civarına düşmüştür. Bölgede 400 bin ailenin geçimini fındıktan sağladığını biliyoruz. 2 milyona yakın insanımız geçimini fındıktan sağlıyor. Dünya ticaretinin yüzde 70’ini Türkiye sağlıyor. Maalesef alıcısı az, satıcısı çok olan bir sektörde rekabet ortamının olmadığını görüyoruz. Rekabet ortamının olmaması bu sektörde tekelleşme var demektir. Ziraat odaları olarak bu tekelleşmeyle büyük mücadele vermekteyiz. Biz bu tekellerle mücadele verirken çoğu zaman yalnız kaldık. Hiçbir paydaşta destek gelmedi. Bugün de bu mücadeleyi yalnız veriyoruz” dedi.

    Fındık tekellerinin rekolteyi her yıl yüksek gösterdiklerini ve fiyatları üreticinin aleyhine çevirmeye çalıştıklarını kaydeden Bayraktar, “Alanda yaptığımız rekolte çalışmaları sonucunda biz her yıl rekoltemizi açıkladık. Bizim açıkladığımız rekoltenin daima 100 bin ton üzerinde rekolte açıklandı. Gaye fiyatları düşük tutmak. Doğal afet yaşadık. Bir ilimizde üretici sıfır çekti. Biz üreticimizi rekoltemize inandırdık. 2014 yılında fındık fiyatlarının yükselmesini sağladık. Geçen yıl üreticimiz bizim rekolte tahminlerimize inandı, fındığını pazara indirmedi ve fındık 15 liradan satıldı” şeklinde konuştu.

    “ZİRAAT ODALARI HÜKÜMETE ŞİKAYET EDİLDİ”

    Bu çalışmaları yaparken yanlarında kimsenin olmadığını söyleyen Bayraktar, üreticiyi uyardıklarını, malınızı emanete vermeyin dediklerini ifade etti. Uçakla üreticiyi uyarı niteliğinde bildiri dağıtmaları nedeniyle hükümete odaların şikayet edildiğini hatırlatan Bayraktar, “Bu sene de rekolte tahminini açıkladık. Üreticimize dedik ki emanete fındık vermeyin. Ama üreticimiz bu sene bizi dinlemedi. Emanete keşke fındık vermeseydi. Bir yabancı firma manav ve tüccarlarla anlaşarak çiftçinin görüşünü almadan 20 bin fındığı dış piyasaya sattı. İşte bugün fındık fiyatlarının düşmesinin nedeni budur” dedi.

    “DEVREYE TMO GİRMELİ”

    Hükümetle görüşmelerin yapıldığını ve TMO’nun devreye girmesini istediklerini söylediklerini belirten Bayraktar, tekellerin istedikleri zaman fiyatı indirip çıkardıklarını söyledi. Devletin milyonlarca insanın kaderini yabancı sermayenin inisiyatifine bırakamayacağını belirten Bayraktar, hükümetin bir an önce harekete geçmesini istedi. Şemsi Bayraktar, “Sayın Başbakan geçtiğimiz günlerde Düzce’ye yaptığı ziyarette bir talimat verdiğini ifade etmiş. Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş da üreticiye yardımcı olacaklarını ve kısa sürede açıklama yapacaklarını ifade etti. Bu açıklama çok geç kalmadan yapılmalıdır. Üreticinin sabrı kalmamıştır. Zaman geçmektedir. Bir an önce üreticimiz rahatlatılmalıdır” dedi.

  • Görenleri Hayrete Düşürüyor

    Bilecik’te bir tavuğun yumurtasının, marketlerde satılanların yaklaşık 3 kat büyük olması görenleri şaşkınlık içinde bıraktı.

    Bilecik merkez Başköy’de 6 tavuk 1 horoz besleyen Münevver Dinçer’in “Sarı kız” ismi taktığı tavuğun, market yumurtalarından 3 kat büyük yumurta yumurtlama başlaması ev sahiplerini şakına çevirdi. Tavuklarına sevgi ve duyguları ile besleyerek baktığını anlatan Münevver Dinçer, “Bunlar benim sarı kızlarım. Günde ortalama 4 ile 6 arasında yumurta alıyorum. Yumurtaların büyüklüğü yanlarına marketten alınan yumurta koyulunca aradaki fark çıkıyor. Bir tavuğum zaman zaman normalinden 3 kat daha büyük yumurtalar. Bunun sebebi ise, onlara sevgimi vermemden kaynaklanıyor. Her sabah tavuklarımı yemlerken onlarla konuşurum, anlatırım, dertleşirim. Onların da bu sevgiye karşılık büyük yumurtalar yumurtladıklarına düşünüyor. Bu büyüklük farkını görenler şaşkına dönüyor” dedi.

  • Epal Paletler Lojistik Maliyetlerini Düşürüyor

    İkinci el pazarında değer kaybetmediği ve sağlam olduğu için dünya devi firmaların ilk tercihi olan EPAL paletler, firmaların lojistik maliyetlerini düşürüyor. İhraç ürünlerinde daha çok tercih edilen EPAL paletler, son yıllarda yurt içi taşımacılıkta da firmaların ilk tercihleri arasında yerini almaya başladı.

    Avrupa Paletçiler Birliği (EPAL) Türkiye Ulusal Komitesi olan Tüm EPAL Palet Üreticileri Kalite Derneği (TEPAL) Başkanı Muzaffer Balcıoğlu, rekabetin arttığı günümüzde, lojistik maliyetlerin üretici firmalar için giderek daha önemli olmaya başladığına dikkat çekti. Balcıoğlu, lojistik maliyetler içerisinde taşımacılık ve depolamanın önde gelen kalemleri oluşturduğunu belirterek, “Taşımacılık ve depolama faaliyetlerinin güvenilir bir şekilde gerçekleştirilmesi büyük bir öneme sahiptir. İçinde malzemelerin sevk edildiği paletler ve metal kasalar (Gitter Box) modern lojistik yönetiminin malzeme sevkiyatındaki vazgeçilmez gereçleri oldu” dedi.

    Ürün sevkiyatında kullanılan paletlerin ve metal kasaların sağlam, güvenilir ve ekonomik olması gerektiğini vurgulan Balcıoğlu, “Hesabını bilen üreticiler dünya genelinde EPAL paletleri ve metal kasaları tercih ediyorlar. Çünkü ürünlerimiz, tüm dünyadaki standart ölçüleri ve malzemeleri, ISPM 15 standartlarında ısıl işlem gördüğü için bakteri ve böcek oluşumuna engel olması, sağlamlığı ve çevreci yapısıyla kullanıcılarına güven veriyor” dedi.

    EPAL PALETLER 10 KAT DAHA UZUN ÖMÜRLÜ

    EPAL paletlerin diğer ahşap paletlere göre 10 kat fazla uzun ömre sahip olduğunu ve lisanslı firmalarca tamir edilerek, kullanım ömürlerinin daha da uzatıldığını vurgulayan Balcıoğlu, “Ürünlerimiz, Avrupa’daki yaygın havuz sistemiyle, ikinci elde de çok değerlidir. Bu EPAL paletlere olan ilgiyi daha da arttırmaktadır” dedi. Balcıoğlu, EPAL palet Havuzunun Türkiye’de kurulması için gerekli alt yapının hazırlanın devam ettiğini de ifade etti.

    TEPAL kurulmadan önce Türkiye’de 1 milyon olan EPAL palet üretimin, yaptıkları tanıtım çalışmaları ile yıllık 2 milyon âdete yaklaştığını vurgulayan Muzaffer Balcıoğlu, EPAL’in 1961 yılında Almanya’da kurulduğunu dünyada genelinde bin 600 dolayında lisanslı üreticisi olduğunu ve Türkiye dâhil 19 ülkede de Ulusal Komite kurulduğunu söyledi.

  • (Özel Haber) Otistik Gencin Zekası Görenleri Hayrete Düşürüyor

    Dünyanın tüm ülkelerini ve şehirlerini ezberleyen otizmli Barbaros Yıldırım, zekasıyla görenleri hayrete düşürüyor. Doğum tarihlerine göre karakter analizleri de yapan Yıldırım, yılın her gününün karakter özelliklerini sırasıyla sayabiliyor.

    Otizmli genç Barbaros Yıldırım zekasıyla görenleri hayrete hayrete düşüyor. Bilgisayar gibi okuduğu her şeyi hafızasına kaydeden otistik  genç  Yıldırım, dünyanın bütün ülkelerini, şehirlerini ve adalarını ezbere biliyor. Bununla da kalmayan Yıldırım, doğum tarihlerine göre karakter analizleri yapıyor. Yılın her gününün karakter özelliklerini sırasıyla sayabilen Barbaros, bu yeteneğini, internet üzerinden Geri Goldschneider ve Joost Elffers’in hazırladığı Language of Birthdays (Doğum Günlerinin Gizemli Dili) isimli kitabı ezberleyerek kazandığını söyledi. Eyüp Belediyesi bünyesinde hizmet veren Şeker Hayat İş Okulu’nda da çeşitli alanlarda eğitim alan Yıldırım, müzik alanında da kendini geliştirmek istiyor.

    “VAKTİMİN ÇOĞUNU OKUYARAK, ARAŞTIRMA YAPARAK GEÇİRİYORUM”

    Dünya ansiklopedisindeki bütün ülkeleri ezberlediğini belirten Barbaros Yıldırım, “Bütün ülkelerin önemli şehirlerini biliyorum. Her türlü şeyi kısa sürede ezberleyebiliyorum, aklımda tutabiliyorum. 11-12 yaşımdan beri ansiklopedilere bakıyorum. Lise 2’nci sınıfa kadar okudum. Şimdi açık liseye devam ediyorum. Benim için okumak çok önemli. Vaktimin çoğunu okuyarak, araştırma yaparak geçiriyorum” diye konuştu.

    “ÇOK ZEKİ BİR ÇOCUK”

    Eyüp Belediyesi Rehabilitasyon Koordinatörü Sevgi Akoğlu ise “Barbaros yaklaşık bir yıldır bizim öğrencimiz. Hem Şeker Hayat İş Okulu’nda hem de Engelliler Sürekli Eğitim ve Rehberlik Merkezi’nde (ESER) bizimle birlikte eğitim görüyor. Kendisi çok zeki bir çocuk. Dünyadaki tüm ülkeleri ezberlemiş ve Asya, Avrupa ve Afrika kıtalarında bulunan ülke ve şehirleri ezberlemiş. Sadece bununla da kalmayıp kişilerin doğum tarihlerine göre karakter analizleri de yapıyor. Barbaros, Eyüp Belediyesi bünyesinde hizmet veren Engelliler Sürekli Eğitim ve Rehberlik Merkezi’nde (ESER) de bizim müzik derslerimize katılıyor ve çok iyi bir şekilde ritim vurabiliyor” diye konuştu.