Etiket: Düşürülmesini

  • Esnaflar Bağkur primlerinin düşürülmesini istiyor

    Kilis Berberler ve Kuaförler Odası Başkanı Mustafa Sayaoğlu, asgari ücretin artmasıyla birlikte Bağkur primlerinin de yüzde 55 oranında artması nedeniyle en düşük pirimin 700 TL’den, 882 TL’ye yükseldiğini belirterek, esnafın bu rakamı ödeyecek durumun olmadığını söyledi.

    Oda Başkanı Mustafa Sayaoğlu, artan Bağkur pirimi nedeniyle esnafı mağdur olduğunu ifade ederek, “Hükümetten esnaflara bir kolaylık yapmasını istiyoruz. Bizler küçük esnaf ve sanatkar olarak hiçbir şekilde devletimize yük olmadık. Her daim devletimizin yanında yer aldık. Her zaman ekonominin temel taşları olduk, olmaya da devam edeceğiz. Sosyal güvencemiz olan Bağkur primi kendi alın teriyle ailemizin rızkından kısarak ödüyoruz. Hükümetimiz tarafından Bağkur primlerinin makbul bir seviyeye 400-500 TL’ye çekilmesini talep ediyoruz. . Devletimizin büyük şirketlere verdiği destek teşvik ve pirim desteğini küçük esnaf ve sanatkara da verilmesini istiyoruz çünkü bu bizim hakkımızdır. Bizler SSK ve Bağkur primlerini öderken diğer taraftan sayısı bilemeyecek kadar yüksek seviyede olan esnafların sadece berber esnafı olmamakla beraber tüm esnaflarda çok keşmekeşlik olduğunu görüyoruz. Bunların hiçbirinin bir tanesinde ne vergi kaydı ne sicil kaydı ne ruhsatı yoktur. Kayıt dışı çalışanlarla ilgili devletimizin mücadele etmesini istiyoruz” diye konuştu.

  • Emlakçılar ve inşaatçılar konut faiz oranlarının düşürülmesini istiyor

    Emlak ve inşaat sektörü temsilcileri konut faiz oranlarının düşürülmesini istiyor.

    Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Trabzon İnşaatçılar ve Emlakçılar Odası Başkanı Ayhan Taflan, Türkiye’de birçok inşaat firmasının yüksek faiz oranları nedeniyle zor duruma düşerken, Trabzon’da da bunun etkilerinin görüldüğüne dikkat çekti. Taflan “Diğer taraftan baktığımızda inşaat maliyetlerinde, hazır beton, çimento, elektrik malzemesi, kereste aksamı, pvc, vitrifiye vb. ürünlerde yüzde 40 zam yapıldı ve bu zamları dikkate aldığımızda müteahhit ve malzeme tedarikçileri zor durumdadır. Sektördeki malzeme fiyat artışları maliyetleri arttırdığı gibi sektördede tıkanıklığa neden olmaktadır. Sektörde faaliyet gösteren esnaflar firmalar inşaat sektöründeki tıkanıklığın aşılması için önlem alınmasını beklemektedir” dedi.

    “İnşaat sektörü deyip geçmemek lazım” diyen Taflan “Bu sektörden çok kişi ekmek yiyor. İnşaat sektörü işsizliği büyük oranda kapatan bir sektör. İnşaat sektöründe aklınıza ne gelirse camcıdan pvcye, kalıpçısından betoncusuna, inşaat malzemecisinden nalburuna, parkecisinden mobilyacısına, elektirikcisinden tesisatçısına, mimarından mühendisine emlakçısına kadar sayamadığımız bir çok meslek dalının ayakta kalması inşaat sektörünün ayakta kalmasına bağlıdır. Türkiye’de istihdamın önemli bir kısmını inşaat sektörü oluşturmaktadır, sektörün yavaşlamasının doğrudan işsizliğe olumsuz etki edecektir” ifadelerini kullandı.

    Devletin alım gücünü yükseltmesi ve sektörü canlı tutması için bazı yerlerde yapılan uygulamalarda olduğu gibi 0.98 kredi oranları ile düşük ve uzun vadeli kredileri acilen yürürlüğe girmesini isteyen Taflan “Artan bu maliyetler karşısında inşaat sektöründe faaliyet gösteren firmalar, işletmeler ayakta durabilmeleri için ayrıca konut sahibi olmak isteyen vatandaşlarında konut alabilmeleri için acil önlemler alınmalıdır. İnşaat maliyetlerinin artışı haliyle tüketiciye yansımaktadır. Hem maliyet artışı hemde kredi fazi oranlarının artışı konut almak isteyenleri zor durumda bırakmaktadır. Konut inşaat maliyetlerinin artışının satış fiyatlarına şimdilik tam olarak yansımadı fakat nisan ayından sonra gözle görülür bir şekilde konut fiyatlarında artış olacaktır. Bunun neticesinde konut sahibi olmak isteyenlerin ve yatırımcıların her ne olursa olsun yine de şu anki konut kredisi faiz oranlarını ve gelir gider bilançolarını dikkate alaraktan ve zamlar gelmeden alımlarda bulunmalarını tavsiye ediyoruz. Zamlar piyasalara yansımadan önce özellikle peşin olarak konut almak isteyen vatandaşlar bu süreçten karlı çıkacaktır” diye konuştu.

  • Tekstil üreticisi girdi maliyetlerinin düşürülmesini istiyor

    Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) 38 No’lu Tekstil, Konfeksiyon ve Ayakkabı Sanayi Meslek Komitesi Başkanı Ali Şimşek, yüksek girdi maliyetleri ve sürekli değişkenlik gösteren döviz kurları sebebiyle rekabetçi yapıyı korumakta güçlük çektiklerini belirterek, girdi maliyetlerinin düşürülmesini istediklerini söyledi.

    Sektöre ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şimşek, sürekli değişkenlik gösteren döviz kurları nedeniyle hammadde fiyatlarında artış yaşandığını belirterek, yüksek işçilik maliyetinin de sektörde sıkıntılar oluşturduğunu kaydetti.

    “Rekabetçi yapıyı korumakta zorlanıyoruz”

    Rekabetçi yapının korunmasının önemli olduğunu, fakat gün geçtikçe rekabetteki güçlerini korumakta zorluk çektiklerini savunan Şimşek, bunda en önemli etkenin ise döviz kurları olduğunu kaydederek, “Dolar 3.5 TL iken müşterimize bir fiyat veriyoruz, kısa süre sonra dolar 4 liraya çıkınca fiyatlarımızı güncelliyoruz ama çok geçmeden bu kez dolar 4.5 TL’ye yükseliyor ve biz bir daha fiyat güncellemesi yapamıyoruz. Çünkü müşterimiz de bizden aldığı ürünü başkasına satıyor ve onun da fiyatlarına bu güncellemeyi yansıtma imkanı olmuyor. Bu durumda ciddi sıkıntılar yaşıyoruz” dedi.

    “İşçi maliyetleri azalırsa işsizlik sorunu da çözülür”

    Sektörün en önemli sorunlarından birinin girdi maliyetini personel giderlerinin oluşturduğunu ifade eden Şimşek, “Bilindiği üzere tekstil, konfeksiyon sektörü emek yoğun bir sektör. Çok sayıda işçi çalışıyor olması nedeniyle işçilik maliyetlerinin minimum düzeyde olması rekabetçi yapımızın güçlenmesi adına büyük önem taşıyor. Oysa ülkemizde mevcut durumda işçinin eline geçen asgari ücret oldukça düşük olmasına rağmen işverene maliyeti oldukça yüksek. İşçi belki bin 600 TL maaş alıyor ve aldığı bu ücretten hoşnut kalmıyor ancak bunun işverene maliyeti en azından 2 bin 500 TL’ye denk geliyor. Maalesef sanayicinin bu kadar yükü kaldırabilecek bir gücü yok. Yeni dönemde hükumetten beklentimiz bu maliyetleri aşağı çekebilecek çalışmalara öncelik vermeleri olacak. Maliyetlerin aşağı çekilmesi halinde yalnızca sanayicinin rekabetçi yapısı güçlenecek, işsizlik sorunuyla mücadeleye de önemli katkılar sağlanmış olacak” ifadelerini kullandı.

    “Mersin dünya markalarına üretim yapıyor”

    Deneyimsiz personel sorununu ise İçel Sanayi Araştırma Teknoloji Geliştirme ve Eğitim Vakfı (İSGEV) gibi kurumların verdiği eğitimlerle çözme yoluna gittiklerini belirten Şimşek, bu yöndeki eğitimlerin artırılması gerektiğini dile getirdi. Mersin’de tekstil ve konfeksiyon sektörünün oldukça güçlü olduğunu vurgulayan Şimşek, özellikle Mersin Serbest Bölge’sindeki imalatçıların tümünün yurt dışındaki dünya markalarına üretim yaptığını bildirdi. Dünya markalarının çalıştıkları firmalardaki denetimlerini çok sıkı tutması nedeniyle kalitenin her geçen gün yükseldiğini ve diğer illerin bu alanda önüne geçtiklerini belirten Şimşek, bunun dünyadan ek talepler olarak geri döndüğünü söyledi.

  • Üreticiler, Bakan Fakıbaba’dan maliyetlerin düşürülmesini istedi

    İzmir’in Ödemiş ilçesinde tarım üretimi yapan çiftçiler, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba’dan üretim maliyetlerinin düşürülmesini istedi.

    Yeni kabinede Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı olarak açıklanan Ahmet Eşref Fakıbaba’ya seslenen üreticiler maliyetlerinin düşürülmesi konusunda yardım beklediklerini söyledi.

    Kaymakçı Kalkınma Kooperatifi Başkanı Raşit Tatlı, mazot, gübre ve sulama elektriği konusunda yeni düzenlemeler beklediklerini belirterek, maliyetlerin düşmesi durumunda kendi yem bitkilerini kendilerinin üretebileceklerini ve ithalata gerek kalmayacağını söyledi. Ödemiş’in Kaymakçı Mahallesi’nde 300 ortaklı kooperatif olarak yaklaşık 10 yıldır faaliyet yürüttükleri dile getiren Tatlı, “Üretim maliyetleri içinde en önemli kalemler, mazot, gübre ve elektriktir. Bu yıl baraj suyumuz ne yazık ki çiftçilerimize yeterli gelmedi. Zorunlu olarak elektrikle sulamaya geçeceğiz. Mazot ve gübre fiyatları belimizi büküyor. 300 ortaklı bir kooperatifiz. Günlük 30 ton süt topluyoruz ama bunu kendimiz yoğurt, ayran ve peynire dönüştürmekte zorlanıyoruz. Önümüzü görmekte zorlanıyoruz. Tarım bakanımızdan, küçük üreticileri ve kooperatifleri düşünmesini ve maliyetlerin düşürülmesi için çalışma yapmasını bekliyoruz” dedi.

  • TÜGVA Genel Başkanı Emanet: “Seçilme yaşının 18’e düşürülmesini destekliyoruz”

    Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Genel Başkanı İsmail Emanet, milletvekili seçilme yaşının 18’e düşürülmesini vakıf olarak desteklediklerini söyleyerek, “Bu hamle gençlere daha da özgüven verecektir” dedi.

    Cebelibereket Gazeteciler Cemiyeti (CGC) Başkanı Ali Cihangir’e ziyaret gerçekleştiren TÜGVA Genel Başkanı Emanet, vakıf çalışmaları hakkında bilgiler verdi. Türkiye Gençlik Vakfı olarak her zaman gençlerin yanında olduklarını ifade eden Emanet, “Yeni nesiller yetiştirmek için elimizden gelen ne varsa yapacağız. Farklı cemaatlerin farklı alanlarda yaptıkları çalışmalar kısa vadede hayır gibi gözükse de uzun vadede zararlarının dokunduğunu kısa bir süre önce gördük. Türkiye’nin son zamanda en büyük ihtiyacı, yeni, kabuğunu kıran Türkiye. Türkiye olarak kendi insan kaynağımızı yetiştirme zorunluluğu ortaya çıkmıştır. Türkiye’yi 2023, 2052 ve 2071 hedeflerinin daha da ötesine taşıyacak nesillerin yetişmesi gerekiyor. Bu yüzden bizde TÜGVA olarak Türkiye’deki gençliği kucaklayacak ortaokuldan başlayarak, lise, üniversite ve üniversite sonrası çalışan gençlik gibi birimlerimizle 12-35 yaş arası bütün gençliğin çalışma ve faaliyet alanlarında ciddi bir şekilde çalışma yapan ve bu alanda teşkilatlanan bir vakıf olarak hayatımızı sürdürüyoruz” dedi.

    Bölge uzmanı yetiştirme projesiyle Rusya, Çin, Hindistan ve Ortadoğu’ya hakim uzmanlar yetiştirdiklerini kaydeden Emanet, “Yeni nesillerin yetiştirilmesi için birçok alanda kurslar açtık. Şu anda medya ve iletişim alanında da çok ciddi insan kaynağı ihtiyacı var. Bu konuda iletişim atölye çalışmalarımız var. Buradaki hedefimiz milli manevi duygulara sahip medyacılar yetiştirmek. Hem toplumun ihtiyacı olan alanlarda hem de toplumu kucaklayan özel insan yetiştirme programlarıyla ülkeye hizmet etmeye çalışan bir vakıfız” şeklinde konuştu.

    Osmaniye’ye gelerek çalışmaları yerinde incelediklerini ifade eden Emanet, “Bizler için önemli olan yereldeki kardeşlerimizin yaptıkları faaliyetler. Çünkü birebir insana dokunan, gençliğe dokunan ve gençliğin gönüllerini kazanmaya yönelik çalışmalar yerelde yapılan çalışmalar oluyor. Bu konuda Osmaniye’nin de güzel çalışmalar yapacağınıza inancımız tam” ifadelerini kullandı.

    Anadolu basınının uzun yıllar sesini üst kesimlere iletemediğini vurgulayan Cihangir, “Toplumu kucaklayan bireylerin yetiştirilmesi gerekiyor. Uzun yıllar Anadolu basını bir tarafa bırakılmış durumda. Basın adına hizmet ettiklerini sanan bazı kesimlerin arka bahçesi olmuş” diye konuştu.

    15 Temmuz’da gördük ki yeni nesillere çok ihtiyacımız var diyen Cihangir, şunları söyledi:

    “Bunlar bizim geleceğimizi şekillendiren nesiller olmalı. Biz onları yetiştirmezsek başkaları gelir onları bir tarafa çekerek kendi emelleri doğrultusunda kullanır.”

    Ziyaret sonrası Cihangir, Emanet’e 15 Temmuz darbe girişimi konulu tablo hediye etti.