Etiket: düşürecek

  • Sera üretimi, domates fiyatlarını düşürecek

    Büyükşehirlerde kilosu 9-10 liraya kadar yükselen domatesin, Antalya’da sera üretiminin başlamasıyla birlikte uygun fiyata inmesi bekleniyor.

    Bu yıl havaların mevsim normallerinden önce ısınması domates üretim alanlarında Tuta Absoluta (Domates Güvesi) zararlısının daha hızlı çoğalmasını sağladı. Artan Tuta Absoluta nedeniyle Antalya’nın sahil kesiminde seralardaki domates üretimi sezondan önce sona erdi. Yayla üretim alanları da Tuta Absoluta’dan olumsuz etkilenince domateste arz-talep dengesi bozuldu. Bozulan denge fiyatlara yansıyınca vatandaş yaz aylarında normalinden daha pahalıya domates tüketmek zorunda kaldı.

    Müjdeli haber

    Antalya’da sera üretiminin başlamasına sayılı günler kala, vatandaşa müjdeli haber geldi. Antalya’da domates üretimi, yaş meyve sebze ihracatçılığı ve hal komisyonculuğu yapan İsmail Erten, domates fiyatlarının düşeceğini söyledi. İsmail Erten, “Fiyatların bu kadar yükselmesinde Tuta Absoluta domates güvesi etkili oldu. Zararlı nedeniyle üretim miktarında düşüş meydana geldi. İhracatımızın devam ediyor olması nedeniyle talep yükseldi. Bu olumsuzluklardan dolayı fiyatlar yükseldi” dedi.

    Şuan domatesin Antalya’da 4-5 TL civarında olduğunu ifade eden İsmail Erten, marketlerdeki fahiş fiyatların göz önüne alınmamasını isteyerek, “Önümüzdeki dönemde çiftçimiz desteklemelerin de etkisiyle üretimini artırarak sürdürecektir. Üretimin artması vatandaşlarımızın kaliteli ve normal fiyatlara sebze ve meyve yemesini sağlayacaktır. Sera üretimimiz de 15 Ekim tarihinden itibaren başlayacaktır. Umutsuzluğa ve karamsarlığa yer yoktur” diye konuştu. Yaş meyve sebze üretiminin ödemine de değinen Erten, “Hükümetimizin çiftçiye verdiği destekler, ihracat potansiyelimiz ve döviz kurları ihracata yönelik ürün yetiştiren üreticilerimizin faydalarına olacaktır” dedi.

  • Limonun ateşini hasat düşürecek

    İstanbul, Ankara gibi büyük şehirlerde 10 lirayı bulan limon, yüzde 65’inin üretildiği Mersin’in Erdemli ilçesinde dalında 1 lira 30 kuruş ile 1 lira 80 kuruş arasında satılmaya başlandı.

    Erdemli Ziraat Odası Başkanı Rasim Şahin, hasadın henüz tam anlamıyla başlamaması ve depolanan yatak limonun Ürgüp yöresinde büyük oranda çürümesiyle piyasadaki limonun azaldığını, bu sebeple fiyatın hasada yaklaşılırken yüksek göründüğünü söyledi. Şahin, “Şu an piyasada satılmakta olan limon Ürgüp piyasasındaki yatak dediğimiz limonlar. Ağustos ayının 15’inden sonra hasat edilen mayer cinsi limon da yine piyasadadır. Şu an dalında mayer limon fiyatı 1 lira 30 kuruş 1 lira 40 kuruş civarındadır. Kesilip işlenmesi, fabrikada sarartılması da dahil yaklaşık maliyeti 2 lira 80 kuruş 3 lirayı bulmaktadır. Enter dediğimiz limon da daha hasat edilmedi, fakat Akdeniz İhracatçılar Birliği ayın 20’sinden sonra kesime izin verdi. Bu limonun fiyatı da 1 lira 70 kuruş 1 lira 80 kuruştur dalında. Bunun da ihracat maliyeti 3,5 TL’yi bulur” dedi.

    Ürgüp’e götürülen yatak limonun maliyetinin 6 lirayı bulduğunu aktaran Şahin, “Yatak dediğimiz limonda 7-8 ay önce Ürgüp’e götürülen limonlar. Ürgüpte bunun maliyeti 5 lira 6 lira civarındadır. Bu limonun da yaklaşık yüzde 30-50’si çürümüş, telef olmuştur. Onun için limon fiyatı marketlerde yüksek görünmektedir. İstanbul gibi büyük kentlerde satılan limonlarımız Ürgüp’ten gelen yatak limonlardır. Bunların rengi, aroması ve tadı da güzeldir. Ancak maliyeti 5 lira 6 lira civarındadır” diye konuştu.

    İstanbul’daki yüksek fiyatın hasat öncesinde normal olduğunu ifade eden Şahin, “İstanbul’daki fiyat normaldir. Niye normal çünkü, Ürgüp’e giden limonumuzun en az yüzde 30’u çürümüştür. Neredeyse yarı yarıya telef oluyor. Onun için 10 lira fiyat normaldir. Piyasadaki limon miktarı hasadın tam manasıyla başlamaması dolayısıyla düşüktür. Onun için fiyatlar yüksek. Önümüzdeki süreçte hasadın başlamasıyla fiyatlar normale biner” dedi.

    Bütün ihracatçıları limon ihraç etmeye davet eden Şahin, “Bu yıl çiftçilerimizin maliyeti yüksek oldu. Dolar krizi dolayısıyla çiftçilerimizin maliyeti yüzde yüz katladı. 35 liralık gübre 70 lira, 100 liralık gübre 200 lira, 90 liralık ilaca 170 lira istiyorlar. Çiftçilerimiz de şaşkın, girdi fiyatları fazla. Dalında 1 lira 30 kuruş 1 lira 40 kuruş olan mayer limon çiftçileri kurtarmaz. Yaklaşık 2,5 ile 3 lira olması lazım” şeklinde konuştu.

    Limonun yüzde 65’inin Erdemli ilçesinde yetiştirildiğini hatırlatan Rasim Şahin, “İlçemizin bazı bölgelerinde mayer hasadı yapılıyor. Bu ay sonu itibariyle enter limon hasadı başlar. Bunlar kısım kısım ilerler. Eylül ayının 15’inden sonra, Ekim ayının başında ince kabuklu lamas limonu hasat edilmeye başlar. Dolayısıyla fiyatlar da oturur. İnşallah fiyatlar yüksek olur. Çiftçilerimiz memnun olur. İstanbul, Ankara ve İzmir şehirlerimizde hasatla birlikte fiyatlar normale biner. Tüketicilerimiz de istediği şekilde limonu alabilir” dedi.

  • Serim’den doların ateşini düşürecek reçete

    Strateji ve Finans Uzmanı Ali Serim, doların yükselmesindeki temel sebebin siyasi nedenler olduğunu vurguladı. Doların yükselmesini durduracak hamleleri sıraladı.

    Fin-As Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı, Strateji ve Finans Uzmanı Ali Serim, günümüzde gözlemlenen kur hareketlerinin bazı önemli ekonomik sebepleri barındırdığını ancak aslında en büyük nedenin büyük ölçüde siyasi olduğunu söyledi.

    Serim, doların ateşini düşürecek reçete olarak tanımladığı yapılması gerekenler listesini şu şekilde sıraladı:

    “Merkez Bankasının bağımsızlığı güçlendirilmelidir. Uzmanların ifade ettiği şekilde ifade etmek gerekirse Merkez Bankasının artan yasal bağımsızlığı, banka başkanlarının görev ve yetkilerini kullanırken siyasi otoritenin etkisi altında kalmaksızın fiyat istikrarı ile ilgili kararları alabilmelerini ve bu kararları uygulayabilmelerini kolaylaştırırken, merkez bankasının artan saydamlığı ise hesap verebilirliğini arttırarak uygulanan para politikasına duyulan güveni pekiştirmekte ve enflasyonun ardındaki önemli faktörlerden birisi olan enflasyonist bekleyişlerin kırılmasında önemli rol oynayabilmektedir.

    Yapısal reformlar

    Yapısal reformlar seçim sonrasında hızla devreye alınmalıdır. Ekonomistlere göre Yapısal reform, bir sistemin daha verimli çalışabilmesi ve şoklara karşı daha dayanıklı hale getirilebilmesi için o sistemin yeniden yapılandırılması olarak tanımlanabilir. Türkiye özelinde Büyümenin ithalâta bağımlı yapıdan kurtarılması ve cari açığın düşürülmesi; Vergi sisteminin dolaylı vergilere dayalı olmaktan çıkarılıp dolaysız vergilere ağırlık veren bir yapıya dönüştürülmesi; Enerji faturasının azaltılması için gerekli tasarruf önlemlerinin alınmasi temel başlılardır. Zaten yapısal reformlar üzerine hükümetin önemli yollar aldığını söyleyebiliriz. Kalan son dokunuşların yapılması gerekli. Seçim sürecinin bu dokunuşları geciktirdiği kesin.

    AB’den uzaklaşma değil daha da yakınlaşmak temel hedef olmalı. AB’nin ülkemize karşı adil olmadığı kesin ama AB Standartlarına uyumun muazzam faydaları olduğu da tartışmaya açık değil. Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğini, Cumhuriyetimizin kurucu felsefesini ve Atatürk’ün geleceğe bakışını doğrulayan kilit bir aşama ve Türkiye Cumhuriyeti için yeni bir basamak olarak değerlendirmeye devam etmek lazım. Avrupa Birliği müktesebatı niteliğindeki evrensel normlar ile Avrupa Birliği ülkelerinin uygulamalarına daha fazla uyum sağlamak amacıyla, gerekli tüm uluslararası sözleşmelere taraf olmak ve bunların etkin şekilde uygulanmasını sağlamak sadece yaşam kalitemizi yükseltmez aynı zamanda yabancı yatırımları da çeker.

    Türk Lirası’nı özendirici döviz kullanımını azaltıcı çalışmalar kapsamında dış ticarette doları rafa kaldıracak adımlar atıldı. Bu adımları daha da geliştirmek ve yaygın hale getirmek önemli.

    Vergi ve sigorta prim borcu yapılandırması sonrası vatandaşın yastık altında ve bankadaki dövizleri bozdurması, varlık barışından gelecek paranın hızla ekonomiye kazandırılması ile piyasada dövizde satış baskısını artırması kaçınılmaz ama uygulamaların geçerlilik tarihini uzatılmasının daha faydalı olabileceği tartışmaya açmak gerekli. Varlık Barışı da kurları aşağa çekmekde etkili olacaktır.

    Güven artırıcı adımlar

    İstikrar ve güven artırıcı adımlar; Mali disiplin (kamu borç yükünün hafifletilmesi); Fiyat istikrarına odaklı bir para politikası duruşu gibi başlıklar için atılan adımlardan cok bu adımların iletişiminin doğru yapılması önemlidir. İletisim konusunda zaaflar var. Bugünun dünyasında ne yaptığınız kadar bunun iletişiminin nasıl yapıldığı da önemlidir. Ülkemizde bu konu küçümseniyor. Diliyorum bakış açısı bu noktada değişir.

    Kabul etmeliyiz ki Dünyanın en kötü komşularına sahibiz. Bu komşular ve kontrolümüz dışında yaşanan gerilimlerle kurlar arasında ilişki olduğunu da unutmamalı, kullandığımız dili mümkün olduğunda müktedil hale getirmeliyiz. Komşuları istikrarsız, savaş halinde ve dünyanın önemli bir enerji koridoru olan bir ülkemizin istikrarsız olmasından memnun olacak güçlerin her zaman olacağını hatırlayarak kullanılan dili yumuşatmak temel prensibimiz olmalıdır zira gerilimin hat safhada olan bölgemize yabancı yatırımcı gelirken kullanılan gerilim dili sebebiyle çekingen davranmakta ve döviz girişi olumsuz etkilenmektedir. Ülkemize yönelik karalama kampanyaları olduğunu kabul edelim Ama önemli hataların da yapıldığını gözardı etmeyelim. Bu hataların tekrarlanmamasına yönelik irade koymanın çok pozitif etkileri olacaktır.”

  • Belediyeler bu sistemle çöp toplama maliyetlerini düşürecek

    Kayseri’de Erciyes Teknopark’ta faaliyet gösteren bir firma, yaptığı yazılımla belediyelerin çöp toplama maliyetlerini yüzde 40 oranında düşürdü. Yazılım halihazırda, Kayseri’de Melikgazi Belediyesi ve Sivas Belediyesi tarafından kullanılıyor.

    Mazaka Yazılım tarafından tasarlanan Akıllı Çöp Toplama Yönetim Sistemi yazılımı, belediyelerin çöp toplama ve bu alandaki maliyet sorunlarına çözüm getiriyor. Çöp toplama esnasında alınan hatalı geri dönüşüm ve şikayetlerden dolayı böyle bir yazılım yapmaya karar verdiklerini dile getiren Firma Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Yiğit, yaklaşık 1 yıl süren ar-ge çalışması sonucunda, maliyeti yüzde 40 oranında düşüren bir yazılım ve cihaz ürettiklerini söyledi. Konteynerlere monte edilen cihazların çöp toplama araçlarının içinde bulunan tabletlere, doluluk oranı ile ilgili veri gönderimi yapmasının yanı sıra; üzerinde bulunan ek sensörleri sayesinde gaz, ateş, yangın gibi ölçümlemeler yaparak güvenliği sağladığını belirten Yavuz Yiğit, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Önünde sensörleri, içerisinde de elektronik devresi olan cihazlarımızı çöp konteynerlerinin alt kısmına monte ediyoruz. Cihazımız saniyede 60 kez veri ölçümü yapıyor ve içerisinde bulunan algoritması sayesinde doğru oranı hesaplayarak belirli saat aralıklarıyla verileri yazılımımıza gönderiyor. Tabletler aracılığıyla ekip araçlarında verilerin gösterimini sağlıyoruz. Ekipler, doluluk seviyesi belirlenen miktarın üzerindeki noktaları görüyor ve araçlar için en uygun rotasyon planı çiziliyor. Böylece ekip araçları hem boş konteynerlere uğramıyor hem de rotasyon maliyetinden kurtuluyor. Ayrıca, boşaltılmayan çöplerle ilgili olarak belediyelere gelen şikayetlerin de önüne geçilmiş oluyor. Bu şekilde yüzde 40’a yakın tasarruf yapılabiliyor. Ortalama olarak bir ilçenin yıllık çöp toplama maliyeti 20 milyon TL’nin üzerinde. Dolayısıyla bu yüzde 40’lık oran ciddi bir tasarruf anlamına geliyor.”

    Brezilya’dan demoları istendi

    Sistemin halihazırda Kayseri’de Melikgazi Belediyesi ve Sivas Belediyesinde kullanıldığını belirten Yavuz Yiğit, amaçlarının Brezilya’dan da demoları istenen yazılımı yurt dışına pazarlamak olduğunu dile getirdi. Yavuz Yiğit, “Mazaka Yazılım olarak 3 yıl içinde ürünü çeşitli noktalara ulaştırdık ancak daha fazla potansiyelin olduğunu biliyoruz. Özellikle pazarlama faaliyetlerimizi artırabilmek adına projemiz için yatırımcılara da açığız” ifadelerini kullandı.

  • Nakliyeciler maliyetleri düşürecek formül bekliyor

    Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) 19 No’lu Komite Başkanı Muazzez Araç, nakliye maliyetlerini yükseltecek çok sayıda unsur bulunduğuna dikkat çekerek, “Taşımacılık ekonominin kalbidir. Kalp durursa ekonomimiz de durur. Rekabetçi yapımızı güçlendirmek adına maliyetlerimizi minimuma indirecek bir formül bulmalıyız” dedi.

    19 No’lu Yurtiçi Yük ve Eşya Taşımacılığı Meslek Komitesi Başkanı Muazzez Araç, sektör sorunlarını dile getirerek, çözüm önerilerini anlattı. Komite toplantılarında yaşadıkları sıkıntıları masaya yatırdıklarını ifade eden Araç, ardından bu sorunları derleyip MTSO Yönetim Kurulu üyeleri ile paylaştıklarını söyledi. Birçok sorunun yönetim aracılığıyla ilgili makamlara taşındığını kaydeden Araç, “Bu noktada Başkanımız Şerafettin Aşut’un önemli desteğini alıyoruz. Yaşadığımız birçok sorunumuz başkanımızın da takibi ile çözüme kavuştu” ifadelerini kullandı.

    Sektörde ise bekledikleri birlik beraberliği yakalayamadıklarını anlatan Araç, sorunları tespit adına sektör toplantıları düzenlemek istediklerinde yeterli katılıma ulaşamamalarından şikayetçi oldu. Bunun üzerine üyeleri bire bir ziyaret ederek talepleri dinlemeye çalıştıklarını kaydeden Araç, bunun ise çok zaman alması nedeniyle istenilen verimi sağlamadığını söyledi. Lojistik sektörü ile bağlantılı diğer komitelerle dirsek temaslarının sürdüğüne de dikkat çeken Araç, zaman zaman ortak toplantılar düzenleyerek sorunlara ortak çözümler aradıklarını bildirdi. Sektör olarak yaşadıkları sorunları anlatan Araç, ilk olarak HGS ve OGS geçişlerinde yaşanan sıkıntılara değindi. Arabalarında hem çekicilerde hem de dorselerde OGS etiketi bulunduğunu ifade eden Araç, “OGS’miz de HGS’miz de bulunmasına rağmen otoyol ya da köprülerden geçtikten bir ay sonra arkamızdan ceza geliyor. Biz o süre zarfında sisteme baktığımızda borç gözükmüyor. Herhangi bir tebligat yapılmadığı için haberimiz olmuyor ve bir ödeme yapmıyoruz. Cezanın yazıldığı günden 15 gün geçtikten sonra cezamız 10 kat, ikinci 15 gün geçtikten sonra ise 20 kat artmış oluyor. Böylece ceza bize bir ay sonra 20 kat artmış şekliyle ulaşıyor. Daha da kötü olanı, yaptığımız itirazlar kabul edilmiyor. Bu sorun özellikle köprülerde üst seviyede yaşanıyor. Maliyetlerimizin zaten yüksek olduğu bir dönemde yaşadığımız bu sıkıntı bizleri daha fazla yoruyor. Ceza varsa dahi bize zamanında ulaştırılırsa en azından 20 kat fazla ücret ödemek durumunda kalmayız” diye konuştu.

    Bankalarla yaşadıkları sıkıntılara da dikkat çeken Araç, “Son bir yıldır bankalar kredi aldığımız kurlar üzerinden kur farkı yansıtıyor. Kurlar zaten yüksek, bir de fark ödemek durumunda kalınca çok zorlanıyoruz. Hükümetimizden sıkıntılı dönemlerimizi atlatıncaya kadar bu konuya da düzenleme getirmesini talep ediyoruz. Araç yatırımı yapmak istiyoruz ama krediler çok yüksek. Ciddi sorunlarımız var” şeklinde konuştu.

    Trafik sigortalarında da düzenleme istediklerini kaydeden Araç, son bir yıldır trafik sigortalarının peşin alınmaya başladığını ve özellikle çok sayıda aracı bulunan firmaların ciddi sorunlar yaşadığını söyledi. Mağduriyetin giderilmesi adına yeniden taksitlendirme sistemine geçilmesini talep ettiklerini vurgulayan Araç, “Araçlarımızın sigortasız çalışmasını istemiyoruz ancak ödemelerde de zorlanıyoruz. Bu konuda bir orta yol bulunması gerektiğini düşünüyoruz. Sektörümüzde faaliyet göstermemiz adına almamız gereken çok sayıda belge var. Kurallara uygun çalışan firmalar yüksek bedellerle bu belgeleri temin ediyor ancak belgesiz çalışan firmalarla rekabet etmekte zorlanıyoruz. Yapılan çok ciddi indirimlerle ticaretimiz engelleniyor. Bu nedenle beklentimiz bir rayiç fiyat belirlenmesidir. Belli bir alt limitin altına düşülememesi halinde resmi çalışmayan firmaların da önüne geçileceğini düşünüyorum” dedi.