Etiket: Düşürdü”

  • (Özel Haber) Saldırgan Köpekler Motosikletçiyi Böyle Düşürdü

    Kayseri’de 2 köpeğin motosikletçiye saldırdığı an, kask kamerası tarafından saniye saniye kaydedildi. Saldırının ardından neye uğradığını şaşıran motosikletçi, kendini yerde buldu.

    Edinilen bilgiye göre, Melikgazi ilçesi Altınoluk mevkiinde meydana gelen olayda, motosikletiyle gezintiye çıkan M.A.K., başı boş iki köpeğin saldırısına uğradı. Önüne çıkan köpeklerin darbesiyle motosikleti devrilen M.A.K., neye uğradığını şaşırdı.

    Öte yandan, köpeklerin saldırı anı kask kamerası tarafından saniye saniye kaydedildi. Kameraya yansıyan görüntülerde, M.A.K.’nin motosikletiyle seyir halindeyken önüne aniden bir köpeğin çıktığı, biraz ilerledikten sonra yanından gelen köpeklerin motosiklete saldırdığı görüldü.

  • Bu Bisiklet Görenleri Hayrete Düşürdü

    Adana’da her tarafında poşet ve uçurtma bağlı olan bisiklet görenleri hayrete düşürdü.

    Seyhan ilçesine bağlı Döşeme Mahallesi Nuri Sabuncu Bulvarı’nda seyir halinde olan bir elektrikli bisiklet bütün sürücülerin dikkatini çekti. Seyyar satıcı olduğu tahmin edilen bir kişi bisikletine uçurtma ve poşet bağlayarak yola çıktı. Şehrin en kalabalık bulvarında seyreden elektrikli bisikletin sağ, sol ve arka tarafının tamamen poşetlerle kaplı olması diğer sürücüleri şaşkına çevirdi. Bisiklet sürücüsü herkesin şaşkın bakışları arasında trafikte gözden kayboldu.

  • Ziraat Odası Başkanı Başaran “Emanet Fındık Fiyatları Düşürdü”

    Akçakoca Ziraat Odası Başkanı Levent Başaran son günlerde kamuoyunu meşgul eden fındık politikası ile bazı açıklamalarda bulundu.

    Oda Başkanı Levent Başaran emanete verilen fındığın fiyatı düşürdüğünü belirterek “Fındık Akçakoca için çok önemli bir ürün. Üreticinin kendi fındığının politikasını oluşturamaması bizleri üzüyor. Fındıkta çözümler üretilmedikçe sıkıntılar hep devam eder. Fındık ihracatçılarının yurt dışına verdiği emanet fındık, ürün fiyatlarında ciddi manada düşüşe neden oldu. Fındık fiyatının bazı kesimler tarafından maksatlı düşürüldü. Bazı tüccar ve ihracatçılar üreticilerin kendilerine emanet ettiği fındığa ihanet ederek, hiçbir para almadan yurt dışına 20 bin ton fındığını emanete verdi. Bu nedenle fındıkta sert düşüşler oldu. Avrupa bizden yaklaşık 140 bin ton daha fındık alacak. O yüzden oyuna gelmeyin. Fındık ihracatçılarının yurt dışına verdiği emanet fındık, ürün fiyatlarında ciddi manada düşüşe neden oldu. Bu da fiyatlarının haksız yere düşürülmesine neden oldu. 7 firma için gerekli yasal işlem başlatılması için Rekabet Kuruluna başvuruldu. Bu firmalar 20 bin ton fındığı yurt dışına fatura ve kontrat anlaşması olmadan verdiği için yasal işlem başlatılması talebinde bulunuldu” dedi.

    Fındık politikasının oluşturulmaması, Lisanslı depoculuğun olmaması, Borsanın kurulmaması, Kooperatifleşmenin olmamasını değerlendiren Başaran “Fındık işleme tesislerin yetersiz olması, eğitimin verilememesi, üreticinin fazla bilgiye sahip olmaması gibi durumlardan dolayı üretici fındığını tüccara teslim etmek zorunda kalıyor. Emanete verilen fındıklar işlendi piyasa doydu. Şimdiye kadar 125 ton ihracat yapıldı. Geçen yıl 2 bin 800 Dolar getirisi oldu. Hemen akabinde fındığın bölgemizde 15 TL üzerine çıkması fiyat sirkilasyonu olmasını sağladı. Üretici rahatladı. Bizler fındığımızı iç piyasaya bırakmalıyız, dışarıya verdiğimiz takdirde sıkıntılar doğar. Lisanslı depoculuk yoksa sıkıntı doğar. Bunun yanında Borsa da olması gerekir. Fındık üretme tesislerinin biran önce oluşturmak lazım. Ürünü çeşitli ürünler adı altında pazarlamak gerekir. Emanete fındık verip de mağdur olan vatandaşlar var. Mal senin elinde değilse başkasının elindeyse sıkıntı doğar. Batıda Fındık geçim standardı kayboldu. Artık ek gelir olarak görülmeye başlandı. Fındığın bir çok evrelerden geçtiğini biliyoruz ondan dolayıdır ki ürün elinizde kalmalıdır. Emanete fındık vermek çok büyük hatadır. Bölgemizde son yıllarda fındık gerçekten ikinci plana itildi. Sanayileşme hızla artınca bu kaçınılmaz oldu” dedi.

    FINDIĞI DİĞER ÜRÜNLERDEN AYIRMAK LAZIM

    Başaran, Fındık milli bir ürün olduğu halde fındık politikası üretilmediğini iddia ederek “Ziraat Fakülteleri çok az. Bilimsel olarak araştırma yok. Üreticiler eğitim yönünden çok eksik. Fındığı diğer ürünlerden ayırmak lazım. Sanayileşme olunca tarım ikinci plana itildi bu çok yanlış bir politika. İşleyecek iyi bir sanayi kuruluşumuz yok, markalaşma yok, fındıkta markalaşma çok önemli. Bunun örnekleri ülkemizde mevcut. Marka yolunda çok iyi projeler üretmemiz lazımdır. Yoksa alıcının politikasına ayak uydurmak zorunda kalırız. Hedef koymalıyız. Yoksa hep konuşur dururuz havanda su döveriz, markalaşmadan olmaz’’ diye konuştu.

    FİSKOBİRLİK konusuna değinen Başaran ’’Üreticinin bir kooperatifi varsa ortakların buna destek verip sahip çıkması gerekmektedir. Türkiye genelinde bazı kooperatifler marka olmuş durumda. Bizde FİSKOBİRLİĞ’E sahip çıkıp bir marka değeri yaratmamız lazım. FİSKOBİRLİK’İN önünü açmalıyız. FİSKOBİRLİK Lisanslı depoculuğu yapmalı. Bu depoculuğu alıp kendi tesislerinde fındığı işleyebilir. Ortaklarının güvenliğini kazanmalıdır. Üretici ortağı olduğu kooperatife sahip çıkmalıdır, önünü açmalıdır, bazı ileriye dönük projeler geliştirmelidir” dedi.

  • Sahte Facebook Adresinden Hakaret Paylaşımları Aşireti Birbirine Düşürdü

    Erzurum’da sosyal medya sitesi facebookta sahte hesap açarak hakaret içerikli paylaşımlarda bulunan kimliği belirsiz bir kişi, aşiret fertlerini birbirine düşürdü. Sahte hesaptan paylaşımlar üzerine yaklaşık 1 haftadır aşiret kolları arasında silahlı, bıçaklı kavgalar meydana gelirken, emniyet yetkililerinden kimliği belirsiz şüphelinin bulunması istendi.

    Erzurum’un Yakutiye ilçesine bağlı Gölbaşı ve Şükrüpaşa semtlerinde yaklaşık 1 hafta boyunca her gün özellikle akşam saatlerinde birbirlerine akraba olan bir aşiret fertleri arasında silahlı, bıçaklı kavga olayları yaşandı. Kavga olaylarına resmi ekiplerin yetersiz kalması üzerine çevik kuvvet polisleri müdahalede bulundu. Zaman zaman yaralanan ve gözaltına alınanların olduğu olayların sahte facebook üzerinden yapılan hakaret içerikli paylaşımlardan kaynaklandığını belirten Coşkun Engin, devlet büyüklerine, emniyet yetkililerine seslenerek, “Bu sahte paylaşımları yapanları bulun. Yoksa cinayet çıkacak aşiret fertlerimiz arasında” dedi.

    Coşkun Engin, Cumhuriyet Savcılığına, emniyete gerekli şikayet başvurusunda bulunduklarını belirterek konuyu şöyle anlattı:

    “Facebook üzerinde ’Mehmet Uyuz’ adında bir kişi üzerinden sahte hesap açılmış. Bu hesaptan aşiretimizin kollarında bulunan akrabalarımıza hakaret içerikli, uygunsuz paylaşımlar, mesajlar gönderildi. Bunun üzerine aşiret birbirine düştü. Benim, yakınlarımın evleri, işyerleri silahlı saldırıya uğradı. Olaylar büyüdü. Daha vahim olayların yaşanmaması için Cumhurbaşkanımıza, Başbakanımıza, emniyet yetkililerine sesimi duyurmak istiyorum. Emniyet konuyu araştırıyor henüz bir sonuç yok ortada. Bu sahte hesap bulunmazsa aşiret fertleri arasında daha vahim olaylar yaşanacak. Cinayetler olacak. Bu sahte hesap aydınlatılsın ki gerçekler ortaya çıksın. Yoksa herkes birbirinden şüpheleniyor, silahlı olaylar çıkıyor. İsteğimiz daha fazla kan akmadan, kan davasına dönüşmeden olayın aydınlatılması” dedi.

    Öte yandan emniyet güçleri en son bahse konu aşiret fertleri arasında meydana gelen ve adeta meydan muhaberesine dönen olaya müdahale etmiş 10 kişi gözaltına almıştı.

  • MTSO’nun Girişimi Gübrede KDV’yi Yüzde 1’e Düşürdü

    Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) 5 No’lu Tarımsal Destek Faaliyetleri Meslek Komitesi’nin 3 yıldır sürdürdüğü çalışma sonuç verdi ve tarım sektörünün önemli girdi kalemleri arasında yer alan gübrenin KDV oranı yüzde 18’den yüzde 1’e düşürüldü. Uygulama ile 64. hükümet, Türk çiftçisine yaklaşık 500 milyon dolarlık doğrudan destek verdi.

    Tarım sektörünün özlemi olan gübrede uygulanan yüzde 18 KDV oranı MTSO’nun girişimleriyle sona erdi. MTSO, uzun süredir sürdürdüğü kararlı ve takipçi tutumu ve yürüttüğü lobi çalışmalarıyla Türk tarımına katkı sağladı. Gübrenin KDV oranının yüzde 18’den yüzde 1’e düşürülmesiyle çiftçinin gübreyi daha uygun fiyatlarla temin edebilmesi ve dekar başına gübre kullanımını artırarak ürünlerinin verimini ve kalitesini, paralelinde de ihracatını artırması hedefleniyor.

    MTSO Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut, konuya ilişkin açıklamasında, 3 yıldır yürütülen lobi faaliyetlerinin sonuç vermiş olmasının mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Yapılan çalışmanın yalnızca Mersin’i değil, Türk tarımını ilgilendirdiğini vurgulayan Aşut, “Meslek komitelerimiz odamızın mutfağını oluşturuyor. Komitelerimizin çalışmaları bizlere yön veriyor. Bu bağlamda 5 No’lu Tarımsal Destek Faaliyetleri Meslek Komitemizin çalışması da örnek niteliğindedir. Komitemizin çalışması bizlere rehber oldu. Bizim girişimlerimiz, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin (TOBB) desteği, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı nezdinde yürütülen çalışmalar sonuç verdi. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik ile Maliye Bakanımız Naci Ağbal’a da buradan sektör adına bir kez daha teşekkür etmek isterim” dedi.

    “TÜRK TARIMINA REKABETÇİ BİR YAPI SAĞLANDI”

    5 No’lu Meslek Komitesi Meclis Üyesi ve MTSO Yönetim Kurulu Üyesi Enis Hekimoğlu ise Türk tarım sektörü için önemli bir girdi kalemi olan gübrede yaşanan gelişmenin rekabetçi yapıya olumlu katkı sağlayacağını kaydetti.

    2008’den bu yana Türkiye’de hiçbir sivil toplum örgütünün, Türk tarımını etkileyecek bu denli önemli bir konu için bu kadar uğraşmadığına dikkat çeken Hekimoğlu, “Komitemiz bu konunun takipçisi oldu. Komitemizin çalışmaları, MTSO Yönetim Kurulumuz ve TOBB aracılığıyla yürütülen çalışmalar, bakanlıklar nezdinde sürdürülen takip ve lobi çalışmaları sonuç verdi” ifadelerini kullandı.

    64. hükümetin yeni uygulamasıyla Türk tarımına rekabetçi bir yapı sağladığının altını çizen Hekimoğlu, şöyle devam etti: “Kullandığımız gübrenin yüzde 85’i ithal ediliyor, yüzde 15’i üretiliyor. Umut ediyoruz ki, üretici ve ithalatçı firmalar yeni uygulama ile Türk çiftçisine doğru fiyatları yansıtmaya devam eder. KDV oranındaki düşüş, çiftçi ve bayi satışlarında fiyatlara yansıtılır.”

    Tarım sektörünün yıllardır beklediği bir uygulamanın MTSO’nun girişimiyle hayata geçirildiğini dile getiren Hekimoğlu, bu uygulamanın getireceği avantaj ile Türkiye’nin bitkisel üretimde, ihracatta söz sahibi olabileceğini kaydetti.