Etiket: Düşünenler

  • MAİB Başkanı Kutlu Karavelioğlu: “Türk malını değerinin altında ithal edebileceğini düşünenler yanılıyorlar”

    Makine ihracatı, Ağustos ayında 1,2 milyar dolar gerçekleşti, yılın 8 ayında sektörün toplam ihracatı 11 milyar dolara ulaştı. İlk 8 ayda geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16,6 ihracat artışı yaşandığını belirten Makine İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Kutlu Karavelioğlu makine ihracatında kilogram başına fiyatlarda yüzde 8,8 artış sağladıklarını kaydederek, “Kur farkını bahane ederek Türk malını değerinin altında ithal edebileceğini düşünenler yanılıyorlar” dedi.

    Makine sektörünün, yılın ilk 8 ayında makine ihracatını 11 milyar dolara yükselten aynı dönemde Türkiye’nin toplam ihracatı içindeki payı yüzde 10 olarak gerçekleşti. Makine sektörünün Ocak-Ağustos döneminde en fazla ihracat gerçekleştirdiği ülkeler Almanya, ABD ve İngiltere oldu. Gelişmiş ülkelerin tamamında pazar payını artırmayı başaran Türk makine sektörü ABD’de yüzde 21,9 Rusya’da ise yüzde 43,2 ihracat artışı sağladı.

    “Makinelerimiz gerçek değerini buluyor”

    Sektör geçen yılın ilk 8 ayında 5,7 dolar seviyesinde olan ihracatta kilogram başına fiyatları 6,2 dolara kadar yükseltmeyi başardığını belirten Makine İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Kutlu Karavelioğlu, “Makine İhracatçıları Birliği olarak, üyelerimizin dış ticaret süreçlerinde sorun yaşamaması ve sektörümüzün uluslararası rekabette geri kalmaması için ihracatçı firmalarla sürekli temas halindeyiz. İthalatçı ülkelerin kur farkını fırsata çevirmesine ve Türk makinelerin marka gücüne zarar vermesine izin vermeyiz. İleri teknoloji ve inovasyona yaptığımız yatırımlarla makinelerimiz gerçek değerini buluyor. Bunun en iyi örneklerinden biri kilogram başına ihracat fiyatlarımızın ABD’de 14,3 dolara kadar yükselmesidir” dedi.

    Özellikle türbin, turbojetler ve hidrolik silindir satışında önemli bir artış sağlanan ABD’ye ihracatıın ilk 8 ayda 787 milyon dolara ulaştığını bildiren Karavelioğlu, “Türkiye’nin toplam ihracatı içinde makine sektörünün payı Almanya’da yüzde 15,6’ya, ABD’de ise yüzde 14,9 seviyesine yükseldi” şeklinde konuştu.

  • (Özel Haber) Burun Estetiği Düşünenler Dikkat

    Burun estetiğinin kişide öz güven artışına sebep olduğunu ifade eden uzmanlar, estetikle birlikte kişinin daha geniş çevrelere katılabilme ve ekonomik durumunu geliştirme açısından da bir cesaret kazandığını söyledi.

    Ergenlik dönemlerinde çocukların fiziksel görünümlerine özellikle de yüzlerine karşı aşırı hassas olduklarını ifade eden uzmanlar, burnunda şekil bozukluğu olan kişilere karşı ailenin ve çevrenin davranışsal olarak dikkatli olması gerektiğini söyledi. Burun şekil bozukluğu olan çocuklar için en uygun ameliyat yaşının 18 olduğunu belirten Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Mesut Özcan, burun estetiği ameliyatının mutlaka estetik plastik cerrahlar tarafından yapılması gerektiğini belirtti.

    Burun estetiği için üst yaş sınırının bulunmadığını ifade eden Prof. Dr. Özcan, “Hastanın genel sağlık durumu iyi ve ameliyat olmasına engel herhangi bir sağlık problemi yok ise her yaşta burun estetiği yaptırabilir. Ancak burun, kemik ve kıkırdak yapılarından oluşan bir organ olduğu için bayanlarda 16, erkeklerde ise 17 yaşına kadar yapılmaması daha iyidir. Çünkü kemikler ve kıkırdaklar gelişimi tamamlamadan ameliyat doğru değildir. 13 yaşındaki bir kişiye burun estetiği yaptığımızı düşünürsek, ameliyattan sonra onun kemikleri ve kıkırdakları büyümeye devam edecektir. Ya da ameliyat esnasında bazı kemik ve kıkırdaklar çıkartılıyor. Çıkartılırken büyüme noktaları tahrip edilebilir. Dolayısı ile gelişim bozuklukları meydana gelebilir. Yani düzeltelim derken daha kötüye gitmesine sebep olunabilir” diye uyarıda bulundu.

    Burun ameliyatının ciddi bir estetik ameliyattı olduğunu belirten Prof. Dr. Özcan, bazı ameliyatların yarım saat bazı ameliyatların ise 3 saate kadar çıkabildiğini söyledi. Estetik olmak isteyen kişilerin estetiği düşündüğü takdirde iyi araştırma yapması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Özcan, “Burun ameliyatı lokal anestezi altında da yapılabilir. Ama genellikle genel anestezi altında yapılması gerekmektedir. Dolayısı ile vatandaşların tam donanımlı ameliyathanesi ve estetik cerrahı olan kurumlarda bu operasyonu geçirmesi çok önemlidir. Çünkü eğitimi olmayan, kulaktan dolma ve kitaba bakarak bilgi edinmeye çalışan kişiler de bu ameliyatı yapmaya kalkışıyorlar. Bu operasyon için en az 6 yıl eğitim alınması gerekiyor” dedi.

    Şekil ve solunum sıkıntısı olan kişilerin istemesi üzerine bu ameliyatın gerçekleştiğini belirten Prof. Dr. Özcan, “Kişi burnundaki şekil bozukluğundan psikolojik olarak rahatsız oluyorsa bu ameliyata ihtiyaç duyuyordur. Burnu çok kötü ve kemerli olup da hiç aklından bile estetik ameliyatı geçirmeyen bir sürü insan var. Ama artık gelişen estetik bilinci ile bu istek giderek artıyor” diye konuştu.

    Burun ameliyatına ihtiyaç duyan kişilerin kendini beğenmeme ve toplumda beğenilmeme içgüdüsü olduğunu ifade eden Prof. Dr. Özcan, “İnsanlar ister istemez hem kendisini beğenecek hem de toplumda beğenilecek bir yapıya sahip olmayı istiyorlar. Estetik operasyon sonucunda ve beğenildiğini düşündüğü anda kişide bir öz güven artışı oluyor. Bu özgüven ile birlikte girişim yeteneği artıyor. Daha girişken ve daha sosyal olabiliyor. Daha geniş çevrelere cesaretle katılıp hitap edebiliyor. Bununla birlikte ekonomik durumunu da geliştirme açısından bir cesaret kazanıyor” şeklinde konuştu.

  • Lazer Epilasyon Yaptırmayı Düşünenler Dikkat

    Lazer epilasyon, istenmeyen tüylerden kalıcı ve sağlıklı bir şekilde kurtulmayı sağlıyor ancak işlemin dikkatlice yapılması çok önemli. Üstelik uygulama herkes için uygun değil. Türkiye’de en sık uygulanan kozmetik prosedürlerinin başında gelen lazer epilasyon uygulaması için Estetik International Sağlık Grubu Lazer Epilasyon Birimi açıklamalarda bulundu.

    “Lazer epilasyon gönderdiği konsantre lazer ışıklarını, kıl köklerinin pigmenti tarafından emilip, kıl foliküllerinin yıpratılması prensibine dayanarak çalışan bir sistemdir” diyen Estetik International Sağlık Grubu Lazer Epilasyon Birimi, “Günümüzde çeşitli lazer cihazları geliştirilerek, kıl ve cilt tipine uygun bir şekilde kullanımı ve bireylerin istenmeyen tüyler sorununa kalıcı çözümler üretilmesi amaçlanmıştır. Fakat burada önemli olan, kime lazer epilasyonun yapılmaması ve kime, hangi cihazın kullanılması gerektiğidir” ifadelerini kaydetti.

    “BU TARZ DURUMLARDA LAZER EPİLASYON YAPILMAZ”

    Vücudunun herhangi bir bölgesindeki tüylerden kurtulmak isteyen herkesin lazer epilasyonu yaptırabileceğini söyleyen Estetik International Sağlık Grubu Lazer Epilasyon Birimi, açıklamalarına şöyle devam etti: “Kliniklerimizde özellikle dikkat ettiğimiz ve uygulama yapmadan evvel sorguladığımız hususlar şu şeklide. Söz gelimi eğer ilerlemiş bir şeker hastalığınız ve kalbinizde pil varsa, lazer epilasyon yapılacak bölgede akne, sivilce, yanık veya güneş yanığı, tahriş gibi cilt sorunları bulunuyorsa, ateşli bir rahatsızlık geçiriliyorsa, özellikle yüz bölgesinde herhangi bir cilt hastalığı varsa, lazer epilasyon yapmıyoruz.”

    “MERKEZDE MUTLAKA FARKLI CİHAZ ALTERNATİFLERİNİN OLMASINA DİKKAT EDİN”

    Bünyelerinde lazer epilasyon uygulamalarına bireysel ve kişiye özel çözümler getirdiklerinin altını çizen Estetik International Sağlık Grubu uzmanları, “Lazer epilasyonun ilk keşfedildiği zamanlarda, beyaz cilt rengi, koyu kıllar üzerinde etkili sonuçlar verdiği gözlemlenirken, bugün gelişmiş cihazlar hemen hemen tüm cilt ve kıl tipleri varyasyonlarına uygun hale getirilmiştir. Farklı lazer epilasyonları ışık kaynaklarının cinsi ve atım sayısına göre değişkenlik gösterirler. Bu sebeple lazer epilasyon yaptırmaya karar verdiyseniz, gideceğiniz merkezde mutlaka farklı cihaz alternatiflerinin olmasına, kişiye özel ve kişinin bedeni üzerindeki farklı tüy tiplerine özel cihazlar kullanabilecek kapasitede olmasına dikkat etmenizi öneriyoruz” dedi.

  • Erkoç: “İkinci El Araç Düşünenler İçin Şimdi Alım Zamanı”

    Motorlu Araç Satıcıları Federasyonu (MASFED) ve Başkent Otomobilciler Derneği (BOD) Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Erkoç, ikinci el araç almayı düşünenlerin fiyatlar henüz tepe noktaya çıkmadan bugünlerde alım yapmaları durumunda karlı çıkacaklarını bildirdi.

    MASFED ve BOD Yönetim Kurulu Başkanı Aydın Erkoç, kurlardaki aşırı yükselişin sıfır araçlarda yol açtığı pahalılığın, talebi ikinci ele kaydırdığını belirtti. Sıfır araçlarda kura bağlı yüksek fiyat düzeyi ve buna bağlı olarak ikinci ele yönelişin daha uzun bir süre devam edebileceğini ifade eden Erkoç, ikinci elde artarak devam edecek talebin bir süre sonra bu sektörde de fiyatları çok daha yukarılara iteceğini vurguladı. Erkoç, “Bu nedenle ikinci el almayı düşünüp de bekleme ya da erteleme eğiliminde olan vatandaşlarımıza, bugünlerde almalarını tavsiye ediyoruz. Çünkü bir süre sonra almayı planladığı aynı araca çok daha yüksek fiyat ödemek zorunda kalabilirler” dedi.

    “İKİNCİ ELE GÜVEN VE STANDART GETİRİYORUZ”

    İkinci el piyasada tüketicinin en büyük sıkıntısının kandırılma riski, dolayısıyla “güven” zafiyeti olduğuna değinen Erkoç, Esenboğa Yolu üzerinde 375 dönümlük alanda kurdukları Avrupa’nın en büyük otomotiv yaşam merkezi ‘Otonomi’ ile bu sorunun kökten aşılacağını bildirdi. Aynı zamanda Otonomi Yönetim Kurulu Başkanı da olan Erkoç, Ankara’daki tüm oto galerilerini içinde toplayacak bu merkezin faaliyete geçişiyle birlikte sektörde kurumsallaşmanın sağlanacağını ve güvenin tesis edileceğini ifade etti. Erkoç, sektörde ayaküstü satıcılar dolayısıyla var olan yaygın kayıt dışılığa işaret ederek, “Kilometresiyle oynanmış, ağır kazalara karışmış, ciddi teknik ve kalıcı sorunları olan araçları bilmeden, değerinin çok üstünde paralar ödeyerek alan vatandaşların yaşadığı mağduriyetleri, hukuki sorunları, sektördeki kayıt dışılığı sona erdireceğiz, güveni tesis edeceğiz. Artık bu işe bir standart getiriyoruz” ifadelerini kullandı.

    “OTONOMİ, SADECE TÜRKİYE’NİN DEĞİL AVRUPA VE ORTADOĞU’NUN EN BÜYÜK OTOMOTİV YAŞAM MERKEZİ OLACAK”

    Otonomi’nin açılışını ikinci elde “milat” olarak nitelendiren Erkoç, şunları kaydetti:

    “Otonomi’nin açılışı için gün sayıyoruz. Otonomi, sadece Türkiye’nin değil Avrupa ve Ortadoğu’nun en büyük otomotiv yaşam merkezi olacak. Otonomi, 2. el araç ticaretinin tek adresi olacak ve otomotiv piyasasında bir dönem başlatacak. Otonomi’de 2. el araçlar için 551 showroom ve sıfır araçlar için 10 oto plazamız hizmet verecek. Bu arada 13 işyerinden oluşan bir teknik servis bölümümüz var. Meydan ticarethane ve ofislerinden oluşan 28 işyeri, 48 ofis, akaryakıt istasyonu ve bir de 5 yıldızlı otel bulunuyor. Tabii bu arada otomobil yedek parçası, otomobil camı, aküsü satan arkadaşlarımız ve tamir bakım servislerimiz olacak. Flo kiralama hizmeti veren işyerleri ve tabii ekspertiz merkezi, test sürüş alanı ve bir fotoğraflama merkezi de olacak. Otonomi’ye günde 9 bin araç giriş çıkış yapabilecek. Showroomlarda aynı anda 12 bin araç sergilenebilecek. Günde 11 bin ziyaretçi ağırlayabileceğiz. Sıfır ya da 2. el araç almak isteyenler, aradığı her model aracı Otonomi’de bulabilecek. Noter ve trafik tescil bürosu da Otonomi’nin içinde; araç alan vatandaş tüm işlemlerini aynı yerde seri biçimde yapabilecek. Güven çok önemli dedik; satılan araca, tüm test ve kontrolleri yaparak 1 yıl garanti vereceğiz. Bu arada burasının sadece bir ticaret merkezinden ibaret olsun istemedik, işin sosyal boyutunu da düşündük. Otonomi içinde kafe ve restoranlar, bankalar ve kuru temizlemeden kırtasiyeye, camiden AVM’ye diğer tüm hizmet birimlerimiz mevcut. Aileler ve çocukları için zengin sosyal aktivitelerimiz olacak. Dolayısıyla Otonomi, bu yönüyle de tam anlamıyla bir ‘Otomotiv Yaşam Merkezi’ olacak. İlgili tüm vatandaşlarımızı açılışımıza bekliyoruz.”