Etiket: Düşmana

  • Başkan Orhan; 3 Temmuz düşmana galip gelmenin ilk adımıdır

    Başkan Orhan; 3 Temmuz düşmana galip gelmenin ilk adımıdır

    Aziziye Belediye Başkanı Muhammed Cevdet Orhan, 3 Temmuz Mustafa Kemal Atatürk’ün Erzurum’a gelişinin 101. Yıl dönümü münasebetiyle bir mesaj yayımladı.

    Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı ilk gün olarak 3 Temmuz’un önemine değinen Başkan Orhan, Erzurum ve Sivas Kongrelerinde alınan kararlar ile milletin şahlandığına dikkat çekti. Başkan Orhan mesajında, Düşman kuvvetlerinin topyekûn bir halde Anadolu’yu işgal etme girişimlerinin büyük direnişle püskürtüldüğünü hatırlattı. 3 Temmuz 1919’da Erzurum’a gelen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, fedakârlığın en büyüğüne, inanç ve inanmışlığın en üst mertebesine yine bu şehirde tanıklık edildiğini vurgulayan Başkan Orhan, şunları kaydetti. “Manda ve himayenin kabul edilemeyerek milletin şahlanışına sebep olan Erzurum ve Sivas Kongrelerinin öncesinde Mustafa Kemal Atatürk’ün Erzurum’a ilk geldiği yerin Ilıca oluşunu hatırlatmak istiyorum. Her yıl 3 Temmuz tarihinde törenlerle andığımız bu kutlu günü ne var ki pandemi dolayısıyla bu yıl düzenleyememiş olmanın burukluğunu yaşıyoruz. Bundan sonraki yıllarda da Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atılması olarak gördüğümüz 3 Temmuz ve akabinde büyük katılımla yapılan 23 Temmuz Erzurum Kongrelerinin yıl dönümünün tüm şehrimize hayırlar getirmesini diliyorum.”

  • Dumlupınar Üniversitesi Rektörü Gören: “Türkiye dosta güven, düşmana korku salmaktadır”

    Kütahya Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Rektörü Prof. Dr. Remzi Gören, “Türkiye ekonomik, teknolojik, sağlık, eğitim alanındaki yatırımlar ve gelişmelerle büyük ve saygın devlet olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir. Dosta güven, düşmana korku salmaktadır”. dedi

    DPÜ İslami İlimler Fakültesi’nin yeni hizmet binasının açılış töreninde konuşan DPÜ Rektörü Prof. Dr. Remzi Gören, Türkiye’nin son 15 yılda, özelde ise son birkaç yılda üst düzey gelişmeler yaşandığını kaydetti. Gören, “Türkiye ekonomik, teknolojik, sağlık, eğitim alanındaki yatırımlar ve gelişmelerle büyük ve saygın devlet olma yolunda emin adımlarla ilerlemektedir. Dosta güven, düşmana korku salmaktadır. Ülke olarak değerimiz artmakta, edilgen değil etken ülke olmaktadır. Dünyada, bir yandan iç ve dış kaynaklı hain terörle, hem ülke içinde hem ülke sınırları dışında mücadele ederken, diğer yandan büyük yatırımlar yapabilen ikinci bir ülke yoktur. Ülkemizin bu baş döndüren gurur verici değişim, dönüşüm ve kalkınma hızının yanında, aynı tempoda sosyal hayatta da devrimler yaşanmaktadır. Güçlenen STK’lar bunun en bariz örneğidir. Gelişim ve dönüşümden etkilenen alanlardan biri hiç kuşkusuz toplumun dini anlama, yorumlama ve yaşama biçimleri alanında yaşanmaktadır. Gelinen süreçte, insanlara özgür iradeleriyle kendi dini eğilimlerini seçme özgürlüğü tanınmış, doğru ile yanlışı, hak ile batılı seçme becerisine güvenilmiş, ama son zamanlarda oluşan tabloya bakıldığında din adamlarına duyulan saygı ve güvenden faydalanan bir kısım grup ve yapılar tarafından toplum sömürülmeye çalışılmaktadır” dedi.

    “Diyanet İşleri Başkanlığı inisiyatif alıyor”

    Mutlaka öz eleştiri yapılması gerektiğini ifade eden Gören, “15 Temmuz’da yaşanan travma, toplumun din merkezli sivil toplum kuruluşlara karşı güvenini sarsmış, dini yapı, grup ve otoritelere karşı ciddi önyargılar oluşmaya başlamıştır.

    İnsanlığın manevi huzur aradığı, dine sığınma ihtiyacı duyduğu bu dönemde, otorite boşluğuna fırsat verilmemesi gerektiğine, birilerinin bu alana sızmaya çalışan profesyonel yapılara karşı uyanık ve uyarıcı olma görevi üstlenmesi gerektiğine inanıyorum. İşte bu noktada, Diyanet İşleri Başkanlığı büyük bir inisiyatif almakta, ülkenin her yerini karış karış gezmekte, gereken tüm önlem ve uygulamaları hayata geçirmektedir. Aynı şeyi, ilahiyat fakülteleri de yapmak zorundadır. Bu bağlamda, aklı başında, makul ve mantıklı düşünen her Müslüman’a büyük görevler düşüyor. Beslendiğimiz kaynaklara aşırı güvenme, onlara kutsallık atfetme noktasındaki düşüncelerimizi, İslam’ı anlama ve yaşama noktasındaki bakış açılarımızı güncellemeliyiz diye düşünüyorum. Bazen basit düşünmek, sade yaşamak, detaylarda boğulmaktan daha kolay ve güvenli olabilir” ifadelerini kullandı.

    DPÜ İslami İlimler Fakültesi’nin yeni hizmet binası yapılan konuşmaların ardından törenle hizmete açıldı.

  • Cumhurbaşkanı İlham Aliyev: “Düşmana Gerekli Cevap Verildi”

    Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Bakanlar Kurulun’nun açılış konuşmasında, “Bu ayın başında cephe hattında çıkan çatışmalarda Ermenilere gerekli cevap verildi ve askeri mevzilerimiz daha da güçlendi” dedi.

    Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in başkanlığında Bakanlar Kurulu toplandı. Bakanlar Kurulu şiddetli çatışmalarda hayatını kaybeden Azerbaycan askerlerinin anısına bir dakikalık saygı duruşuyla başladı. Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunda 2016 yılı 1. çeyreğinde sosyal ekonomik kalkınmanın sonuçları ve yapılması gereken görevler konusunda oturum düzenlendi. Cumhurbaşkanı Aliyev, oturumun açılış konuşmasında “Bu ayın başında cephe hattında çıkan çatışmalarda Ermenilere gerekli cevap verildi ve askeri mevzilerimiz daha da güçlendi” dedi. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, yaşanan kanlı çatışmaların Ermenistan’ın işgalci siyasetini devam ettirdiğini, barışı istemediğini ve müzakereler sürecini bozmaya çalıştığını bir daha gösterdiğini bildirdi. Kanlı çatışmaların ardından uluslararası kamuoyunun bu konuya ilişkin rahatsızlığını dile getirdiğini bildiren Cumhurbaşkanı Aliyev, “Azerbaycan müzakereler sürecini destekliyor ve bu meselenin çözüleceğine umut ediyor” dedi. Cumhurbaşkanı Aliyev, halkların kendi kaderini belirleme ilkesinin, ülkelerin toprak bütünlüğünün ihlaline hizmet etmemesi gerektiğini açıkladı.

    Aliyev, “Hiçbir zaman Azerbaycan toprağında ikinci Ermeni devleti oluşturulmasına izin vermeyeceğiz. Kanlı çatışmalarından sonra uluslararası kamuoyu rahatsızlığını ifade etti. AGİT Minsk Grubu, AGİT Minsk Grubu Eş başkanı olan ülkeler barış görüşmelerine devam edilmesine ve sorunun barışçıl yollarla çözülmesinden yana. Biz de bunu istiyoruz. Defalarca bu sorunun barışçıl, siyasi yolla çözülmesi gerektiğini söyledik. Bugün de görüşmeler sürecini destekliyoruz ve umuyoruz ki, bu görüşmeler bir sonuca varacaktır. Çözüm aslında çok basit. Ermeniler işgal edilmiş topraklardan çıkmalı, Azerbaycan vatandaşları kendi topraklarına dönmelidir. Ondan sonra bölge barış ve güven içinde olur” açıklamasını yaptı.

    “ABD, SORUNUNUN AZERBAYCAN’IN TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜ ÇERÇEVESİNDE ÇÖZÜMÜNDEN YANA”

    Bu yılın birinci çeyreğinde bir çok ülkeyi ziyaret ettiğini vurgulayan İlham Aliyev, “Azerbaycan’ı 10 yabancı devlet ve hükümet başkanı ziyaret etti. Tüm bunlar Azerbaycan’ın etkin dış politika siyaseti ile ilgilidir. ABD’ye ziyaret çerçevesinde verimli görüşmeler yapıldı, ülkelerimiz arasındaki ilişkiler her iki taraf için yeni olanaklar sunuyor. ABD yetkilileri Dağlık Karabağ sorununun Azerbaycan’ın toprak bütünlüğü çerçevesinde çözümünden yana” dedi.

    Bölgede yeni işbirliği biçiminin ortaya çıktığını belirten Aliyev, “Azerbaycan-İran-Rusya, Azerbaycan-Gürcistan-Türkiye üçlü formatları bölgede güvenliğin sağlanması ve işbirliğinin gelişmesine hizmet ediyor” ifadelerini kullandı.

    BU YILIN İLK ÇEYREĞİNDE 37 BİN YENİ İŞ YERİ KURULDU

    Bu yılın ilk çeyreğinde gayri safi yurtiçi ürün oranının düşmesine rağmen, yıl içinde büyümenin öngörüldüğünü belirten Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, “Tüm mali, ekonomik sektörünün geleceğe dönük ilkeler temelinde gelişmesi önemlidir. Bölgesel kalkınma programının uygulanması, yatırımların yapılması, Kuzey-Güney ve Doğu-Batı ulaşım koridorlarının oluşturulması ile bağlı çalışmalar yapılıyor. ‘Güney Gaz Koridoru’ projesinin gerçekleşmesi yönünde çalışmaların grafiğe uygun olarak devam ediyor” dedi.

  • Gözümüzdeki Gizli Düşmana Dikkat

    Göz Hastalıkları Uzmanı Op.Dr. Şeyda Atabay, gözde görülen konjonktiva hastalığına dikkat çekti. Atabay, “Konjonktiva; göz kapaklarının iç kısmını ve gözümüzün beyaz tabakası yani skleranın ön kısmını örten ince, saydam, müköz membrandır. Bu nedenle gözlerimizle ilgili bir problemde ilk tepki veren ve bu tepkisini kızararak, kanlanarak, çapaklanarak, batma hissi yaparak gösteren bir zardır. Normal sağlıklı durumda beyazımsı bir renk olduğundan gözükmeyip, en ufak bir rahatsızlıkta yoğun kan damarları içerdiğinden aşırı kanlanarak kırmızı bir renk alır” dedi.

    Konjonktiva tümörlerinin tanısının diğer bazı konjonktiva lezyonlarına benzeyebildiği için güçlükler oluşturduğunu belirten Op.Dr. Şeyda Atabay, “Hastalarımızın başvuru anındaki şikayetleri en sık olarak büyüyen kitle şeklindedir. Bundan başka kızarıklık, şişlik, batma, çapaklanma olabileceği gibi bazen ise gözlük muayenesi için başvuran bir hastada rastlantısal olarak tanı konulmaktadır. Bu lezyonların erken tanı ve tedavisi hastanın görsel yeteneklerinin korunmasında, kozmetik deformite gelişiminin engellenmesi ve göz kaybının önlenmesinde önemlidir. Öykü tanıda büyük önem taşır. Hastada daha evvel konjonktivada öncü bir lezyon saptanıp saptanmadığı, travma geçirip geçirmediği, petrol ürünlerine maruziyet, sigara içimi, kronik viral enfeksiyon hikayesi, sistemik hastalıkları ve kullandığı ilaçlar gibi sorular sorulur. Hastalığın öyküsü ortalama 6 ay gibi kısa bir süredir. Başvurma süresinde gecikme, hiç kuşkusuz hastalığın tedavisinde güçlüğe ve hastalığın tekrarlama oranında artışa yol açabilir. Hastalara tam bir oftalmolojik muayene gerçekleştirilmelidir. Ek olarak lezyonların varlığı, yaygınlığı, yerleşim bölgesi muayene edilir. Metastatik hastalık olup olmadığı incelenmelidir” diye konuştu.

    Kesin tanının biopsi ile olduğunu ifade eden Op.Dr. Şeyda Atabay, şöyle konuştu:

    “Bu hastalık grubunun tedavisinde cerrahi olarak tümörün temizlenmesi, ek krioterapi, intraoperatif antineoplastik ajan kullanılması, postoperatif antineoplastik ajan kullanılması, enükleasyon, egzenterasyon, radyoterapi ve palyatif tedavi gibi çeşitli yöntemler kullanılmaktadır. Konjonktiva neoplazilerinin tedavisi için tek bir yaklaşım yoktur. Her hasta ayrı ayrı ele alınmalıdır. Birçok tedavi yöntemi kullanılsa da primer tedavi cerrahidir. Defekt küçük olduğunda primer kapama teknikleri ile kapatılabilir. Ancak çoğu vaka büyük tümörlerdir. Büyük defektlerde konjonktival flep, karşı gözden konjonktival greft, ağız mukoza grefti veya son zamanlarda tercih edilen amniyon membran transplantasyonu uygulanabilir.”