Etiket: Duruşmasında

  • FETÖ duruşmasında tanık, sanık avukatına kafa attı

    İzmir’de Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’nın sözde ’Karşıyaka eyaleti’ne yönelik soruşturma kapsamında haklarında dava açılan, aralarında örgüt elebaşı Fetullah Gülen’in yeğeni Mehmet Mezher Gülen’in de bulunduğu 14 tutuklu sanığın yargılanmasında tanık Hüseyin Sarıçiçek, sanık avukatı Tuğrul Çetin’e kafa atarak dudağını patlattı.

    İzmir’de Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’nın sözde ’Karşıyaka eyaleti’ne yönelik soruşturma kapsamında haklarında dava açılan, aralarında örgüt elebaşı Fetullah Gülen’in yeğeni Mehmet Mezher Gülen’in de bulunduğu 14 tutuklu sanığın yargılanmasına devam edildi. Sanık avukatı Tuğrul Çetin, reddi hakim talebinde bulunurken, duruşmanın devam ettiği sırada lavaboya gitmek için duruşma salonun kapısından çıktıktan sonra tanık Hüseyin Sarıçiçek ile karşılaştı. Aralarında daha önce husumet olan ikiliden duruşmada tanık olarak ifade verecek olan Sarıçiçek, avukat Çetin’e kafa atarak dudağını patlattı. Polis olay sonrası araya girerken Sarıçiçek gözaltına alındı.

    Sanık ve sanık avukatları tahliye taleplerinde bulundu

    İzmir 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye başlanan 2’inci duruşmaya FETÖ lideri Fethullah Gülen’in yeğeni tutuklu sanık Mehmet Mezher Gülen ile birlikte 14 tutuklu sanık, sanıkların avukatları ve sanıkların yakınları katıldı. Yoklama alındıktan sonra söz alan tutuklu sanık Abdullah Turgut’un avukatı Tuğrul Çetin, reddi hakim taleplerinde bulunduklarını ve bir önceki duruşmadan sonra UYAP üzerinden 1 Mart günü müvekkilinin tutukluluğunun devamına ilişkin kararın bozulmasını ve mahkeme heyeti ve mahkeme başkanı için reddi hakim talebinde bulunduklarını belirtti. Mahkeme heyeti talebi görüşmek üzere duruşmaya ara verdi. Mahkeme başkanı, gönderilen dilekçenin İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından değerlendirildiğini, sanık Abdullah Turgut’un tutukluluk itirazının reddedildiğini, reddi hakim talebinin 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından karara bağlanmadığını, ancak kesin karar verilmesi için dosyanın kül halinde tamamen 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verildiğini, sanıkların ve sanıkların avukatlarının sanıkların tutuklulukları ile ilgili sözleri soruldu. Sanık ve sanık avukatları tahliye taleplerinde bulundu.

    Tanıktan sanık avukatına kafa

    Tutuklu sanık Abdulluah Turgut’un avukatı Tuğrul Çetin, müvekkilinin tutukluluğuna ilişkin savunmasını yaptıktan sonra duruşma devam ederken lavaboya gitmek için mahkeme solonun dışına çıktı. Kapıdan çıkan Çetin, duruşmada tanık olarak dinlenecek Hüseyin Sarıçiçek ile karışlaştı. İddiaya göre daha önce aralarında husumet olan ikiliden görülen davada tanık olarak dinlenecek Hüseyin Sarıçiçek, avukat Tuğrul Çetin’e kafa attı. Aldığı darbe ile avukat Çetin’in dudağı patladı. Görevli polisler olaya hemen müdahale ederek ikiliyi ayırdı ve Hüseyin Sarıçiçek’i gözaltına alarak adliye karakoluna götürdü. Polislere saldırıda bulunan kişiden şikayetçi olduğunu söyleyen avukat Çetin, duruşmanın devam ettiğini, duruşma bitiminde karakola giderek şikayetini yazılı olarak vereceğini söyledi. Avukat Tuğrul Çetin, daha sonra duruşma salonuna girerek duruşmayı takip etti.

    Reddi hakim talebi değerlendirilecek

    Sanık avukatların savunmalarından sonra mahkeme heyeti ara verdi. Aradan sonra mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına, reddi hakim talebinin değerlendirilmesi için dosyanın 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verip duruşmayı eylül ayına erteledi.

    Olayın geçmişi

    İzmir’de FETÖ/PDY’nin sözde “Karşıyaka eyaleti”ne yönelik soruşturma kapsamında 27 Mayıs 2016’da İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekiplerinin düzenlediği operasyonda, örgütün ’okullar ve dershaneler Türkiye sorumlusu’ olduğu iddia edilen ve aynı zamanda Fethullah Gülen’in yeğeni Mehmet Mezher Gülen’in de aralarında bulunduğu 32 şüpheli gözaltına alınmış, 14’ü tutuklanmıştı. İzmir Cumhuriyet Savcısı Ayhan Yılmaz, tutuklu 14 sanık hakkında hazırladığı iddianamede, yeğen Gülen hakkında ’silahlı terör örgütü yöneticisi olmak’ suçlamasıyla 22,5 yıla kadar, diğer sanıklar hakkında da “silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçlamasıyla 15 yıla kadar hapis cezası talep etmişti.

  • Denizli’deki FETÖ duruşmasında ‘ByLock’un detayları anlatıldı

    Denizli’de, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında 31’i tutuklu 3’ü firar 75 zanlının yargılandığı ‘Tavas çatı yapılanması’nın anlatıldığı davanın duruşmasının ikinci gününde 16 sanığın ifadesi alındı.

    Duruşmaya önce tutuklu sanıklar getirildi, daha sonra tutuksuz sanıklar mahkeme salonuna alındı. Duruşmaya gelen sanıkların yakınları yapılan aramanın ardından salona alındı. Sanıklar, avukatlar ile sanık yakınlarının salona alınmasının ardından Mahkeme Başkanı Ünal Yalçınkaya duruşmayı başlattı. Sanık ifadelerinin alındığı ikinci gününde birinci arada 8 kişi, öğleden sonra 8 kişinin ifadesi olmak üzere toplamda 16 kişinin savunması alındı.

    İkinci gününde hakim karşısına çıkan isimlerden biri de örgütün Tavas yapılanmasında etkin isimlerden biri olduğu ileri sürülen Osman B.’ydi. ByLock kullandığı, evinde ele geçirilen belge ve dijital kayıtlarda örgütün ilçedeki kasası olduğunun belirlendiği ileri sürülen Osman B., mahkeme heyetine ifade verdi. Örgütün Tavas kasası olmasına rağmen 2008­-2014 yılları arasında Körfez Dershanesi, daha sonra Çağlayan Catering’de çalıştığı tespit edilen Osman B. bin 300 TL maaş aldığını belirtirken, Osman B.’nin daha sonra Bank Asya’ya 35 bin TL’yi yatırdığı ortaya çıktı.

    İfadesinde 2008­-2014 yılları arasında Tavas Körfez Dershanesi’nde muhasebeci olarak çalıştığını, şirkete bağlı kuruluşların gelir ve giderlerine baktığını belirten Osman B., para toplamadığını, belgesiz hiçbir işlem yapmadığını ileri sürdü. ‘ByLock’ kullandığı iddialarını kabul etmediğini belirten Osman B., ByLock tespit edilen telefonu da dershanede öğretmenlik yapan eşi Ü.B.’nin kullandığını savundu.

    Örgütün kasası olmadığını, şirketin banka işlemlerini yaptığı için bu şekilde bir algının oluşmuş olabileceğini anlatan Osman B., kimseye para toplamadığını, herhangi birine para aktarmadığını ileri sürdü.

    Savunmalarda sanıklar terör üyeliği suçunu kabul etmezken, bir kısmı Bank Asya’da hesabı bulunduğunu itiraf etti, bir kısmı örgüte para yardımında bulunmadığını ileri sürdü.

    ‘ByLock’ kullandıklarını itiraf eden itirafçı İbrahim Ö., örgütün gizli haberleşme programı olan ‘ByLock’u telefonuna yükleyenin ise sözde ’ilçe imamı’ Hüseyin C.’nin olduğunu ileri sürdü. Örgütün emirlerinin Hüseyin C.’den geldiğini itiraf eden İbrahim Ö., ‘ByLock’un ise telefona ‘VNP’ isimli bir programa yüklenildikten sonra, ‘ByLock’un kurulumunun yapıldığının savunmasını yaptı. Bunun ardından ise, isimlerin yüklenilip karşı tarafın eklenmesinin beklendiğini itiraf etti. İbrahim Ö., “Ekleme anında 2 kişinin aynı ortamda olması gerekiyor. Bu program ’Tavas imamları’ İbrahim K. ve Hüseyin C. ile Celal G. ve Asya Eğitim Hizmetleri Şirketi’nin personelinde vardı. İbrahim K. ile bu program üzerinden mesajlaşıyorduk” diye konuştu.

    ByLock’ta neler paylaşıldığı sorusuna ise İbrahim Ö., “Fetullah Gülen’den geldiği söylenen sohbetler, onun gördüğü söylenen rüyalar paylaşılırdı. Amaç morallerin yüksek tutulmasını sağlamaktı. Tavas’ta görev yaptığım 5 yılda ’ağabey’ olarak da ifade edilen 3 imam görev aldı. Bunlar Ali K., Hüseyin C. ve İbrahim K.’ydi. ’İlçenin ablası’ olarak ise Birgül M.’yi tanıyorum” itirafında bulundu.

    ‘Ağabey’ nedir sorusunu ise “İmam derler aslında. Hiyerarşik bir yapı düşünün, bir ilçenin kaymakamı, bir ilin valisi şeklinde tarif edilir” diye yanıtladı.

    Örgütte eğitim danışmanlarının çok etkin olduğunu aktaran İbrahim Ö., bunların genelde bulundukları yerin ikinci adamları konumunda olduklarını, bunların, ’il imamını’ değiştirme yetkisine bile sahip olduklarını ileri sürdü.

  • Betül Erkenci Cinayetinin İlk Duruşmasında Karar Çıkmadı

    Manisa’nın Turgutlu ilçesinde 22 Eylül 2015 tarihinde M.D. tarafından boğazından bıçaklanarak öldürülen Betül Erkenci cinayetinin ilk duruşması Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. İlk duruşmada karar çıkmazken, dava ileri bir tarihe ertelendi.

    Olay, Turgutlu ilçesinde 22 Eylül 2015 tarihinde gerçekleşmişti. Betül Erkenci’nin annesi Gülay Tok ile ilişkisi olduğu iddia edilen ve Gülay Tok’un ayrılmak istediğini belirttiği M.D., ailenin ikamet ettiği evde anne Gülay Tok’u bıçakla ağır yaralamış ve kızı Betül Erkenci de araya girmek isterken boğazına aldığı bıçak darbesiyle yaşamını yitirmişti.

    24 yaşındaki Betül Erkenci’nin katil zanlısı M.D. hakim karşısına çıktı. M.D. emniyetteki ifadesini değiştirerek, Betül Erkenci’yi kazara öldürdüğünü iddia etti. Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesi’nde olayla ilgili anne Gülay Tok olmak üzere 4 tanık dinlendi. Turgutlu Ağır Ceza Hakimi Pürzan Karahan, mahkemeyi 24 Mart 2016 tarihine erteledi.

    Öte yandan katil zanlısı M.D.’nin ise yakalandıktan sonra verdiği emniyet ifadesini mahkemede değiştirdiği ve Betül Erkenci’yi kazara öldürdüğünü, tartışma anında arkadan itildiğini ve bıçağın Betül Erkenci’nin boğazına geldiğini iddia ettiği öğrenildi.

    “ALLAH ONUN CİĞERİNİ DE YAKSIN”

    Mahkeme çıkışı gözyaşlarıyla açıklama yapan anne Gülay Tok, “Allah da onu ciğerinden yaksın, benim ciğerimi yaktı. Kızımı boğazından vurarak öldürdü, kızımın hiç bir suçu ve günahı yoktu. Dilerim Allah’tan onun ailesi de bu acıyı yaşasın. O benim ciğerimi yaktı, onunki de, ailesininki de yansın” diyerek gözyaşı döktü.

    Mahkeme çıkışı adliye önünde basın açıklaması yapan Kadın Cinayetleri Durduracağız Platformu İzmir Temsilcisi Sanem Deniz Kural, “Betül kardeşimizin katili tıpkı diğer kadın katilleri gibi ceza indiriminden yararlanmak için ilk duruşmada yalanlar söyledi. Kadın cinayetlerinde indirim uygulandığı sürece bütün kadın katilleri bu uygulamadan cesaret alacak ve az önceki duruşma olduğu gibi akla hayale gelmeyecek yalanlarla ceza indirimlerinden yararlanmaya çalışıyorlar. Bizler kadın cinayetlerini takip ediyoruz ve indirim almamalarını sağlıyoruz ancak bizler bunun yasal güvence altına alınmasını istiyoruz. Kaybettiğimiz kadın kardeşlerimizin ailelerinin de desteğiyle bu mücadelemiz devam edecek” dedi.

    Turgutlu CHP Kadın Kolları Başkanı Burçin Çibel de, platform adına yaptığı basın açıklamasında, “Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu olarak hazırladığımız rapora göre 2015 yılında 303 kadın kardeşimizi kadın cinayetleri sonucunda kaybettik. Bu durum bize kadın cinayetlerinin durmadığını ve giderek arttığını gösteriyor. Kadın katillerine verilen iyi hal, aşırı sevgi, saygın tutum, haksız fiil, pişmanlık adı altında indirimler asla kabul edilemez. Bu indirimlerin kadın cinayetlerinde uygulanmaması için mücade ediyoruz. Ancak bu durumun mecliste gündeme gelmesi ve bunun kanunlaştırılmasını istiyoruz ve bunun mücadelesini veriyoruz. Diyanet’in açıklamaları kadın cinayetlerinin, kadına yönelik şiddetin ve cinsel saldırıların artmasına yol açıyor. Betül kardeşimiz için adalet arayışımızın süreceğini, katile hiç bir indirim uygulanmadan en ağır ceza verilene kadar davanın takipçisi olduğumuzu buradan bir kez daha belirtiyoruz. Tek bir kadın kardeşimizin öldürülmediği, eşit, özgür ve insanca yaşadığı günleri kurana dek mücadelemize devam edeceğiz” ifadelerine yer verdi.

    ZANLI İFADESİNİ DEĞİŞTİRMİŞ

    Öte yandan mahkeme çıkışı açıklama yapan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu gönüllü avukatlarından ve mahkemeyi takip eden Saime Zeynep Tezgin Esenkaya, şahsın emniyette verdiği ifadeyi değiştirdiğini ve Betül Erkenci’yi kazara öldürdüğü iddia ettiğini dile getirdi. Esenkaya, “Mahkeme bizi vekil olarak kabul etmedi ve bize Yargıtay’ın emsal kararlarını gösterdi. Biz bunu tekrar yargıya taşıyacağız. Zanlının durumun haksız tahriğe ve meşru müdafaaya sokmaya çalıştılar. Zanlı emniyetteki verdiği ifadeyi değiştirdi ve mahkemede farklı bir ifade verdi. Tabi bu konudaki takdir mahkemenindir” dedi.

    Öte yandan adliye önünde yapılan basın açıklamasına cinayete kurban giden kadınların aileleri de katıldı.