Etiket: Durumundayız”

  • Bakan Çelik: “Ülkemizi ırkçılık, mezhepçilik belasından korumak durumundayız”

    Beyoğlu’nda düzenlenen iş, sanat, spor, siyaset dünyasının önde gelen isimleri ile dini temsilcilerini iftar yemeğine katılan Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, “Ülkemizi ırkçılık belasından, mezhepçilik belasından korumak durumundayız” dedi.

    Beyoğlu Belediyesi tarafından düzenlenen iş, sanat, spor ve siyaset dünyasının önde gelen isimleri ile farklı dinlere ve kültürlere mensup birçok insanı bir araya getiren iftara, Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, Galatasaray Spor Kulübü Başkanı Dursun Özbek, iş adamı Sadettin Saran, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, konsoloslar, dini temsilciler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Aynı sofralarda bir araya gelen çok sayıda kişi ezanın okunmasıyla hep birlikte dualar eşliğinde oruçlarını açtı. İftar programında konuşan Bakan Çelik, Türkiye’nin birliğine ve beraberliğine dikkat çekti. Çelik, Avrupa ülkelerindeki ırkçılık, yabancı ve göçmen düşmanlığına karşın Türkiye’nin ırkçılık belasından, mezhepçilik belasından korunması gerekliliğini ifade etti.

    “Etnik kavgalar, ne büyük vahşetlere imza atıyor hep beraber görüyoruz”

    İftar programında birlik ve beraberliğin önemine dikkat çeken AB Bakanı Çelik, “Yakın zamanda Manchester’da Afganistan’da daha geçen gün İran’da gördüğümüz terör olayları barışın, kardeşliğin güvenliğin, özgürlüğün ne kadar kıymetli olduğunu ne kadar büyük bir hazine olduğunu bir kere daha gösteriyor. Güney sınırımızın aşağısındaki ülkelerde her gün karşılaştığımız mezhep kavgaları, inanç ve etnik kavgalar, ne büyük vahşetlere imza atıyor hep beraber görüyoruz. İnsanların etnik aidiyetlerini, mezheplerini, dinlerini birer zenginlik haline getirecekken birer ayrılık haline getirmesi, çatışma haline getirmesinin ne büyük katliamlara imza attığını görüyoruz. Avrupa’ya baktığımız zaman Avrupa’nın sınırları içinde hepimizi kaygılandıran bir biçimde yükselten İslam düşmanlığı, anti-semitizm, yabancı düşmanlığı, göçmen düşmanlığı yükselen ırkçılık gibi hareketlerin insanların barışını ve kardeşliğini nasıl tehdit ettiğini hep beraber görüyoruz” dedi.

    “Ülkemizi ırkçılık belasından, mezhepçilik belasından korumak durumundayız”

    Avrupa ülkelerinden yükselen ırkçılık, mezhepçilik ve göçmen düşmanlığından Türkiye’nin korunması gerektiğine dikkat çeken Bakan Çelik, “Irkçılık, yabancı, göçmen düşmanlığı mezhepçilik ve din adına birbirinin canına kast etmek bugün insanlığa çok büyük acılar, bedeller ödetiyor. Ülkemizi ırkçılık belasından, mezhepçilik belasından, yabancı ve göçmen düşmanlığından korumak durumundayız. Kardeşliğimizi daha çok güçlendirmek durumundayız. Türkiye’mizi tüm bu istikrarsızlıkların dışında bir istikrar gemisi olarak geleceğe yürütmekte kararlıyız. Bir yandan terörle mücadele ediyoruz, bir yandan ülkemizi daha ileriye götürmeye çalışıyoruz. Umarım ve dilerim ki her birinizin buraya katılarak gösterdiği kardeşlik sayesinde Türkiye’nin her tarafı Taksim’de paylaştığımız bu kardeşlik duygusu gibi olur” diye konuştu.

    “Bu sofraların verdiği mesaja tüm dünyanın ihtiyacı var”

    Ramazan ayında farklı dinlere mensup insanlarla iftarda buluşmanın çok önemli olduğunu ifade eden Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan ise, “Taksim Meydanı, yeni çehresiyle yeni düzenlenmiş haliyle bu organizasyonları yapmaya da çok müsait. Dünyada her yerde bir patlama oluyor, bir savaş var. Bu sofraların verdiği mesaja tüm dünyanın ihtiyacı var. Belki dünyanın ihtiyaç duyduğu o mesajı güçlü bir şekilde Beyoğlu’ndan Taksim’in orta noktasından hep birlikte bu akşam tekrarlamış olacağız. Yüzyıllardır bu topraklardaki birlikteliği en iyi anlatan fotoğraf karesi tüm dünyanın buna ihtiyacı var. O aranan ihtiyaç da Beyoğlu’nda zaten var” şeklinde konuştu.

    “Ramazan ayı Allah’ın İslam alemine verdiği bir hediyedir”

    Taksim Meydanı’nda düzenlenen iftar programına katılan hahambaşı İsak Haleva da, “Ahenk, sevgi, kardeşlik bütün dinlerden Müslümanı, Hristiyanı, Katoliği herkes bir masa etrafında şükrederek yemeğimizi yiyoruz. Ramazan Ayı Allah’ın İslam alemine verdiği bir hediyedir” diye konuştu.

    Taksim Meydanı’ndaki dev iftar havadan görüntülendi

    Beyoğlu Belediyesi’nin ev sahipliğini yaptığı programı havadan drone ile de görüntülendi. Meydana yakın zaman içerisinde ekilen çiçekler arasında gerçekleştirilen iftar programı, akşam ışıklarının da etkisiyle görsel bir şölene dönüştü.

    İftar programının ardından Bakan Çelik, Başkan Demircan, iş, sanat, spor ve siyaset dünyasının önde gelen isimleri ve dini temsilciler CVK Park Bosphorus Hotel’e geldi. Burada bir süre sohbet eden isimler sonrasında otelden ayrıldı.

  • Sergen Yalçın: “Maçlardan puan ve puanlar almak durumundayız”

    Kayserispor Teknik Direktörü Sergen Yalçın, “Maçlardan puan ve puanlar almak durumundayız.” dedi.

    Spor Toto Süper Lig ekiplerinden Kayserispor, Ziraat Türkiye Kupası’nda karşılaşacağı Beşiktaş maçının hazırlıklarını sürdürdü. Kulüp tesislerinde teknik direktör Sergen Yalçın yönetiminde antrenman yapan futbolcular, düz koşunun ardından ısınma hareketleri yaptı.

    Antrenman öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kayserispor Teknik Direktörü Sergen Yalçın, “Hepimiz için yeni bir dönem. Hem oyuncular için hem bizim için takımda bir sirkülasyon oldu. Ligdeki pozisyonumuz şu anda çok sağlıklı değil ama ligin bitimine uzun bir maraton var. Daha çok oynayacağımız maç var. Bu süre zarfında tek istediğimiz halkın bize destek olmasıdır. Özellikle takıma destek olmasıdır. Bu bizim için çok önemlidir. Bu süreçte taraftarımıza çok ihtiyacımız olacak. Taraftarlar, biz ve yeni yönetim güzel bir birlik ve beraberlik sağlayabilirsek inşallah Kayserispor’u olması gereken yere getirebiliriz diye düşünüyoruz. Türkiye Kupası, çok tercih ettiğimiz bir yer değil ama bir şekilde oynayacağız. Devam edebiliriz.” ifadelerini kullandı.

    Yalçın, “Şu anda lig bizim için daha öncelikli bir durumdur. Bundan dolayı hafta sonu oynayacağımız maç bizim çok değerli. Artık oynayacağımız maçların telafisi yok. Mutlaka puan ve puanlar almak durumundayız. Bu doğrultuda hazırlanacağız. Bu hafta iki tane zorlu maçımız var. Yeni transferler yaptık ve oyuncularımız aramıza katıldı. Son oynadığımız Akhisar maçı nispeten olumlu geçti. Bizim için çok zor geçmedi. Maçı kazanabilirdik. Bu maratonda deplasmandan 1 puan almak da bizim için önemli. İnşallah önümüzdeki süreç hepimiz için hayırlı olur.” diye konuştu.

  • Bosnalı; “Aydın İncirine Sahip Çıkmak Durumundayız”

    Aydın Ticaret Odası Başkanı Adnan Bosnalı, Türkiye de birçok incir çeşidi mevcut olduğu ve bunların içinde en iyi “Sarı Lop” türünün olduğunu belirtti.

    Türkiye de en fazla üretimi yapılan “Sarı Lop” incir çeşidin Aydın İnciri adıyla tescillendiğini belirten Bosnalı, “Türkiye de birçok incir çeşidi yetiştirilmesine rağmen, özellikle ‘Sarı Lop’ adı verilen incir çeşidinin, büyüklüğü, tadı, etli oluşu, açık rengi ve yumuşak kabuğu ile dünyada kurutmaya en uygun türlerden birisidir. Ülkemizde en fazla üretimi yapılan incir cinsi de olan sarı lop incirin, coğrafi işareti olarak Aydın inciri adıyla tescillenmiş durumdadır. Ülkemizden ihraç edilen kuru incirin yaklaşık yüzde 65²ini oluşturuyor. Özellikle Germencik, İncirliova, Efeler, Köşk, Sultanhisar, Nazilli, Kuyucak ve Bozdoğan da kuru incir işletmeleri faaliyet göstermektedir. Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğünce ilimizdeki kuru incir işletmeleri rutin olarak, üretim izni ve ihracat aşamasında 5179 sayılı ‘Gıda Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun’ gereği denetlenmenin yanı sıra, denetim ve izleme programları dahilinde numuneler alınmaktadır. Analiz sonucu uygun olmayan numuneler hakkında yasal işlem uygulanmaktadır. Yapılan denetimler sonucu, aflotoksin tespit edilen firmaya sonuçlar tebliğ edildiği gibi bunlardan idari para cezası uygulanmaktadır. Amaç; Aydın’ın ismiyle özdeşleşmiş olan ve iklim, toprak özellikleri, topoğrafik durumu ve yetiştirme tekniklerinin uygunluğu açısından isteklerini optimal düzeyde karşılayan ‘Sarı Lop’ incirinin, üstün kaliteli olarak yetiştirilmesinin yanı sıra kuru incirin sağlıklı olarak tüketiminin sağlanmasını temin etmektir. Aydın incirine bölgede sahip çıkmak durumundayız” diye konuştu.

  • Erdoğan: “Terörü Lanetlemek Ve Karşısında Tavır Almak Durumundayız”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gana Cumhurbaşkanı John Dramani Mahama ile gerçekleştirdiği basın toplantısında “Dini, dili, ırkı olmayan bu terörü dünyada tüm ülkeler hep birlikte lanetlemek ve karşısında tavır almak durumundayız” dedi.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, temaslarda bulunmak üzere geldiği Akra’da Gana Cumhurbaşkanı John Dramani Mahama ile görüştü. Erdoğan ve Mahama gerçekleştirdikleri görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Konuşmasına Gana’da gösterilen ev sahipliği için teşekkürlerini sunarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl gerçekleştirdiği Cibuti, Somali, Etiyopya ziyaretinin ardından 4 Batı Afrika ülkesini ziyaret düzenlediğini ve Gana’ya ilk kez geldiğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gana’nın 1957 yılında Sahra altı Afrika’da bağımsızlığını kazanan ilk Afrika devleti olduğunu kaydederek, “Gana’da yakılan bu özgürlük ateşi daha sonra diğer ülkelere sıçrama fırsatını verdi. bugün de Gana güçlü ve sağlam demokrasisi, siyasi, sosyal istikrarı, barışçıl dış politikası, aktif diplomasisi ile Afrika’nın ilham kaynağıdır” dedi. Gana’nın Türkiye’nin Batı Afrika’daki en yakın dostlarından biri olduğunu kaydeden Erdoğan, “İkili ilişkilerimizde son dönemde bir tarih yazıyoruz. Gana’yı kalkınma ortağımız olarak görüyoruz. Hedeflerimiz siyasi, askeri, ekonomi, kültürel, ticari bütün bu alanları kapsayacak şekildedir. Afrika’da yeni büyükelçilikler açamaya başladığımızda ilk etapta Gana yer aldı ve Akra Büyükelçiliğimiz 2010 yılında yeniden faaliyete geçti. ;Burada bir özelliği de vurgulamak istiyorum, Gana aynı zamanda bizim ECOWAS gibi bölgesel örgütlerle işbirliğimizin gelişmesinde yapıcı bir rol oynadı. önümüzdeki dönemde bölgesel barışa ve barışlara, dünya barışlara müşterek olarak karar sağlamakta kararlıyız. Türkiye ile Gana mevcut işbirliğinin kapsamını genişletme kararlığındadır” açıklamasını yaptı. Bu konuda iki ülke arasında siyasi iradenin mevcut olduğunu kaydeden Erdoğan iki ülke arasında 5 yıl içinde 18 anlaşma ve muhtıranın imzalandığını söyledi.

    “DIŞ TİCARET HACMİMİZİ 2020’DE 1 MİLYAR DOLARA ÇIKARACAĞIZ”

    Erdoğan’ın ziyareti sırasında imzalanan anlaşmaların iki ülke arasındaki mevcut işbirliğini daha da arttıracağını belirten Cumhurbaşkanı, “Gana halen Türkiye’nin Sahra Altı Afrika’da dördüncü ticaret orağı konumundadır. Şuan 400 milyon olan dış ticaret hacmimizi inanıyorum ki 2020’de 1 milyar dolara çıkaracağız. Bugün 150’yi aşkın firmamızla buradayız. Firmalarımız Gana’nın ihtiyacına binaen enerji, altyapı ve konut inşaatı olmak üzere özellikle Gana’nın ekonomik kalkınma çabalarına doğrudan yatırımları ile katkı bulunmaya kararlıdır. Biz de kendilerini teşvik edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    “GENÇLERİMİZ BİZİM GELECEĞİMİZDİR”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mahama ile bölgesel konuların da ele alındığını belirterek, “Gerek bizim bölgedeki gelişmelerimiz gerekse Afrika’daki bölgesel gelişmeler görüşmelerimizin önemli başlıklarını oluşturdu. Afrika’da özellikle Gana bunun yanında Nijerya, bu bölgedeki terörle ilgili sıkıntıları ele alırken aynı şekilde ülkemizdeki terör le ilgili yaşadıklarımızı da değerlendirme fırsatımız oldu. 35 yıldır bölücü terörle mücadele eden bir ülke olarak terör örgütlerinin hedeflerini, yöntemlerini çok iyi biliyoruz. Gençlerimiz bizim geleceğimizdir. Dini, dili, ırkı olmayan bu terörü dünyada tüm ülkeler hep birlikte lanetlemek ve karşısında tavır almak durumundayız. Türkiye, Gana’nın ve Ganalı kardeşlerinin yanındadır” açıklamasını yaptı.

  • Kılıçdaroğlu: “Ayranı Yok İçmeye Durumundayız”

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Suriye politikasını eleştirerek, “2 milyon 200 bin Suriyeli Türkiye’de. Bizim çocuklarımız işsiz, şimdi o çocuklara iş bulacağız diyorlar. Hani var ya meşhur sözümüz, ‘Ayranı yok içmeye’ diye. Aynı o durumdayız” dedi.

    CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, 1 Kasım seçim çalışmaları kapsamında Bilecik’in Osmaneli ilçesinde halka seslendi. Kılıçdaroğlu, ülkede herkese düşen görevler olduğuna dikkat çekti. Kendisinin hiçbir liderin yapmadığını yaptığını savunan Kılıçdaroğlu, “Günün 24 saati çalışıyorum. Benim bir tek derdim var. Bu ülkenin huzuru ve refahıdır. Benim tek derdim bunlardır. Hiçbir zaman benim saray, villa merakım olmadı. Sizler nasıl yaşıyorsanız ben de öyle mütevazi yaşıyorum. Çok şükür aldığım aylık da bana yetiyor. Çoluk, çocuk huzur içinde geçinip gidiyoruz. Kimseye muhtaç değiliz. Benim derdim, benim zengin olmam değil, benim derdim sizin zengin olması, halkın zengin olmasıdır. Ben rahmetli Ecevit’in geleneğinden geliyorum. Rahmetli Ecevit, ‘Ne ezen, ne ezilen insanca hakça bir düzen’ derdi. Ben de, insanca hakça bir düzen diyorum. Ezilen de olmasın ezen de olmasın” diye konuştu.

    “TERÖRÜ NEDEN BU ÜLKENİN BAŞINA BELA ETTİNİZ”

    Kılıçdaroğlu, terör olaylarına değinerek, “Fidan gibi çocuklarımız şehit geliyor, yazık günah değil mi? Terörü neden bu ülkenin başına bela ettiniz? Tutturdunuz çözüm, çözüm, çözüm. Ne yaptınız sonunda? Ülkeyi kan gölüne çevirdiniz. Ne diyorlar? PKK bizi kandırdı. Sen çocuk musun kardeşim? Sen devlet yönetiyorsun” ifadelerini kullandı.

    “ÖĞLE YEMEKLERİ İÇİN ARTIK BESLENME ÇANTASI HAZIRLAMAYACAKSINIZ”

    “Anneler, size sözüm var” diyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

    “Çocuğunuzu tam gün okula göndereceksiniz. Sabah gidecek akşam gelecek. Öğle yemekleri için artık beslenme çantası hazırlamayacaksınız. Öğle yemeklerini, öğretmenleriyle beraber okulda yiyecekler. Böylece bu dertte bitmiş olacak. Biliyorum yine, ‘parayı nereden bulacaksın’ diye bağıracaklar. Vallahi de billahi de bulacağım. Gerekirse kendi boğazımdan kesip o çocuklara öğle yemeğini vereceğim.”

    “İMAM HATİP OKULLARINI KURAN ZATEN CHP’DİR”

    Kılıçdaroğlu, CHP’nin iktidar olması halinde imam hatip okullarını kapatacağı yönündeki iddialara da cevap vererek, “Vay efendim CHP gelecek imam hatip okullarını kapatacak. Yahu neden kapatalım? İmam hatip okullarını kuran zaten Cumhuriyet Halk Partisi’dir. Kendi kurduğu okulu niye kapatsın? Tam tersine, ister imam hatip, ister lise, ister meslek lisesi, ister anadolu lisesi. Biz bütün çocuklarımızın kaliteli eğitim almasını istiyoruz” şeklinde konuştu.

    “AYRANI YOK İÇMEYE DURUMDAYIZ”

    Uygulanan Suriye politikasının yanlış olduğunu öne süren Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

    “Dedim ki; yahu Suriye’ye girmeyelim, Suriye’ye müdahale etmeyin, Suriye’nin iç işine karışmayın. Sana ne Suriye’den. Hayır efendim ben oraya gireceğim, ben şunu yapacağım, bunu yapacağım. 2 milyon 200 bin Suriyeli Türkiye’de. Bizim çocuklarımız işsiz, şimdi o çocuklara iş bulacağız diyorlar. Hani var ya meşhur sözümüz, ‘Ayranı yok içmeye’ diye. Aynı o durumdayız. 24 Ağustos 2012’de dönemin başbakanına bir mektup gönderdim. Suriye politikanız yanlıştır dedim. Orada kardeş kanını dökmeyelim dedim. Türkiye üzerinden silah göndermeyelim dedim. Yazık, günah. Hayır biz doğrusunu yapıyoruz dediler. Buyurun Amerika orada, Rusya orada, İran orada, Çin de yolda geliyor. Türkiye nerede? Türkiye’nin önünde fatura var. Başka hiçbir şey yok. Dış politikada bir hata yaparsanız, o hatayı 78 milyon vatandaş öder. İç politikada hata yapabilirsiniz, onu telafi etmek mümkündür. Ama dış politikadaki hatayı, bir kuşak değil birden fazla nesil o hatanın bedelini çeker. Bu hatayı yaptılar. Bütün Arap dünyası bize düşman. Mısır’la kavga ettik. Yahu bizim Mısır’la ne işimiz var? Niye kavga ediyoruz?”

    “SADECE 4 YIL YETKİ İSTİYORUM”

    CHP Lideri Kılıçdaroğlu, 13 yıl falan değil, sadece 4 yıl yetki istediğini belirterek, “4 yıl yetki verin bu ülke nasıl adam gibi yönetilirmiş göreceksiniz. Bu seçimler önemlidir. Sandığa giderken oturup düşüneceğiz. Ya baskıdan yana oy kullanacağız. Ya da refahtan, huzurdan yana oy kullanacağız. Tercih bu kadar açıktır” dedi.

    “SİYASET KİBİRLE OLMAZ”

    “Siyasette kavgayı bitireceğim” diyen Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Efendim o geldi, bu gitti. Bunları bitireceğim. Gelmezse de ben ayağına gideceğim. Ne olacak ki? Kibiri bitireceğiz. Siyaset kibirle olmaz. Siyasette inat olmaz. Siyasette kavga olmaz. Siyasetin görevi şudur. Çocuğumuz işsiz mi? O çocuğa iş bulacaksın. Çocuğa daha iyi eğitim imkanı, daha iyi hastane imkanı vereceksin. Dış politikanı ülkenin çıkarları üzerine inşa edeceksin. Siyasetin konusu budur.”