Etiket: Durumuna

  • Sağlık-Sen, kamu dışı aile sağlığı çalışanlarının durumuna dikkat çekti

    Sağlık-Sen, kamu dışı aile sağlığı çalışanlarının durumuna dikkat çekti

    Sağlık-Sen Manisa Şube Başkanı Mustafa Irgatoğlu, kamu dışı aile sağlığı çalışanlarının aynı işi yapmalarına rağmen kadrolu olan çalışanların sahip olduğu birçok haktan mahrum durumda olduklarını belirterek, “İnsan onuru ve insana yakışan bir yaşamdan bahsederken yok sayamayacağımız bu hakların bir takım düzenlemelerle hemen kamu dışı aile sağlığı çalışanlarına verilmesi kaçınılmazdır. Bu insan haklarının bir gereğidir.” dedi.

    “Aynı iş yerinde çalışan, aynı işi yapan, farklı statüler, statü kaynaklı işte amir, memur ilişkisini doğurur.” diyen Sağlık-Sen Manisa Şube Başkanı Mustafa Irgatoğlu, “İş güvencesi olan çalışan, güvencesi olmayan çalışanı güdümü altına almak ister. Sonuç olarak iş barışı bozulur. Fiili memur amir ilişkisi görünmese de istenmeden psikolojik baskı kaçınılmazdır. Psikolojisi bozulan aile hekimliğinde çalışan kamu çalışanı ASÇ (Aile Sağlığı Çalışanı) asıl kadrosuna geçerek farklı mekanda psikolojik travmadan kurtulabilir. Aile hekimliğinde çalışan kamu dışı personelin asıl kadrosu olmadığı için kaderine terk edilmekte psikolojik travmalarla hiç tasvip etmediğimiz sonuçlar doğabilmektedir.

    Aile hekimliğinde çalışan Kamu çalışanı ASÇ eş durumu tayin hakkını kullanmak için asli kadrosunun olduğu görev yerine geçerek tayin oluyor ve iş garantisi devam ediyor. Aile hekimliğinde çalışan Kamu Dışı ASÇ ise işten çıkarılıyor ve işsiz kalıyor. Aile hekimliğinde çalışan Kamu dışı ASÇ sözleşme hakkı devam ettirilerek gittiği ilde ya da ilçede mevcut boş birim ile sözleşme yapma hakkı verilmelidir. Bunun içinde Kamu dışı kadroları ilin emrine değil de, Bakanlığın emrine verilmelidir. Kesin çözüm kadro tahsisidir; Emsal teşkil etmesi amacıyla 04/06/2011 tarih ve 27954 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 4924 sözleşmelilerin kadroya alınması emsal alınabilir. Bu dönemde 4924 sözleşmeliler birçok maddi kayıplara rağmen seslerini çıkarmadılar ve tahsis edilen 657 kadrolara atandılar. Şimdide kamu dışı aile sağlığı çalışanlarının maddi kayıpları olmasına rağmen, sosyal hakların kazanılabilmesi adına onlar bu fedakarlığı yapmaktan kaçınmıyorlar. Bununla birlikte Aile hekimliğinde çalışan kamu çalışanı ASÇ doğum sonrası ücretsiz izin hakkını kullanmak için asli kadrosunun olduğu görev yerine geçerek iznini kullanıyor ve iş garantisi devam ediyor. Aile hekimliğinde çalışan kamu dışı ASÇ ise işten çıkarılıyor ve işsiz kalıyor. En az 3 çocuk denilerek, genç nüfusun artmasını hedefleyen hükumetimiz mevcut çalışma şartları ile aile hekimliğinde çalışan kamu dışı sağlık çalışanlarını evlenmemeye, evlenseler de çocuk yapmamaya itiyor. Aile hekimliğinde çalışan kamu dışı aile sağlığı çalışanlarına, sözleşme hakkı saklı kalmak şartı ile doğum sonrası ücretsiz izne çıkma hakkı, izin dönüşünde boş olan birim ile sözleşmesinin devam etmesi hakkı verilmelidir. Kesin çözüm kadro tahsisidir. Diğer bir konuda askerlik izni ile alakalıdır. Aile hekimliğinde çalışan kamu çalışanı ASÇ askere gideceği zaman ücretsiz izin hakkını kullanmak için asli kadrosunun olduğu görev yerine geçerek iznini kullanıyor ve iş garantisi devam ediyor. Aile hekimliğinde çalışan kamu dışı ASÇ ise işten çıkarılıyor ve işsiz kalıyor. Aile hekimliğinde çalışan kamu dışı ASÇ askere gittiğinde ücretsiz izin verilmeli, askerlik dönüşünde kendi birimi hala boş ise oraya, değilse boş olan birim ile sözleşme yapma hakkı tanınmalıdır. Kesin çözüm kadro tahsisidir.” dedi.

    Aile hekimliğinde çalışan kamu çalışanının asıl görev yerine dönerek emeklilik tazminatı hakkını kazandığına dikkat çeken Irgatoğlu şunları söyledi: “Ancak aile hekimliğinde çalışan kamu dışı aile sağlığı çalışanının emeklilik tazminatı hakkı bulunmamaktadır. Aile hekimliğinde çalışan Kamu dışı aile sağlığı çalışanlarına emeklilik tazminatı yolu açılmalıdır. Kesin çözüm kadro tahsisidir. Son olarak da Aile Hekimliği Sisteminde 180 gün heyet raporu sonrası izinlerde Aile Hekimliği sözleşmesi fesih olur ve kamu çalışanı ilk görev yerine dönerek rapor izni 657’ye göre devam eder. Aile hekimliğinde çalışan kamu dışı ASÇ ise işten çıkarılır. Aile hekimliğinde çalışan Kamu dışı aile sağlığı çalışanlarının hastalık nedeni ile aldıkları rapor sınırlaması kaldırılmalı, yada aile hekimliğinde çalışan kamu dışı aile sağlığı çalışanlarının sözleşme hakkı devam ettirilmelidir.”

  • Ankara Üniversitesi Rektörü İbiş’ten Baykal’ın sağlık durumuna ilişkin açıklama

    Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erkan İbiş, Deniz Baykal’ın durumunun hala ciddi olduğunu belirterek, “Yeni bir olumsuzluğu destekleyecek herhangi bir bulgu görülmedi” dedi.

    Ankara Üniversitesi İbni Sina Hastanesi’nde tedavisine devam edilen CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal’ın durumuyla ilgili bilgi veren Rektör Prof. Dr. Erkan İbiş, “Yoğun bakım altında, durumu hala ciddi. Bilinç yine kapalı. Ancak genel durumu stabil. Yaşamsal bulguları iyi. Spontan solunum kapasitesi iyi. Beyin sapı refleksleri iyi. Ağrılı uyarılara cevap dünkü düzeyde. Ödem çözülme süreci devam ediyor. Devam ettikçe Deniz Bey’in toparlanmasını daha iyiye gitmesini bekliyoruz. Bu sürecin iyiye gitmesi için yeni bir komplikasyonun da ortaya çıkmaması gerekiyor. Arkadaşlarımız görüntülü incelemeleriyle gerekli değerlendirmeyi yapıyorlar. Tomografi ve ardından bir emar çekildi. Biz onun da sonucunu bekleyelim, tümünü birden açıklayalım diye biraz gecikmeli açıklama yaptık. Her ikisinde de yeni bir komplikasyonu, yeni bir olumsuzluğu destekleyecek herhangi bir bulgu görülmedi. Bu süreç sabırla takip edilecek. Bu tür hastalıklarda süreç günler, haftalar alabiliyor. Umudumuz beynin kendisini toparlayacağı yönünde. Bunun için uyutulma işlemi çok önemli. Uyutulma işlemine devam edilecek. Beynin desteklenmesi tedavisine, genel destek tedavisine ve cihazlı solunum desteğine yine devam edilecek. Düne göre bir gerileme yok” ifadelerini kullandı.

  • Emrah Karaduman’ın sağlık durumuna ilişkin ilk açıklama

    Eskişehir’de dün gece bıçaklı saldırıya uğrayan ünlü sanatçı Emrah Karaduman’ın sağlık durumuna ilişkin tedavi gördüğü hastaneden ilk açıklama yapıldı. Doç. Dr. Nurdan Acar, Karaduman’ın tedavisinin yoğun bakımda sürdüğünü kaydetti.

    Konser vermek için Eskişehir’e gelen Emrah Karaduman (30), gece saatlerinde şoförü Volkan K. ile beraber etkinliğin yapılacağı gece kulübüne girerken bıçaklı saldırıya uğramıştı.Yaralıların sağlık durumu hakkında gazetecilere açıklamalarda bulunan Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Tıp Fakültesi Başhekim Yardımcısı ve Acil Tıp Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Nurdan Acar, “İlk müdahaleleri Acil Tıp Ana Bilim Dalınca başarıyla yapılıp, hastalarımız ameliyathanede başarılı geçen operasyonlar sonrasında şuan hastamızın biri serviste, diğeri ise yoğun bakımda takiplerine devam edilmektedir” dedi.

    Emrah Karaduman yoğun bakımda

    Emrah Karaduman’ın sağlık durumuna ilişkin detaylı bilgi veren Acar, “Yoğun bakımda. Şuan için yoğun bakımda olan hatalar için dikkatli konuşmak gerekir. Genel durumunun iyi olduğunu biliyoruz. Takipleri de inşallah iyi geçecek. Acil şifalar diliyoruz kendilerine” ifadelerini kullandı.

    “Herhangi bir sevk söz konusu değildir”

    Karaduman’ın başka bir hastaneye sevkinin söz konusu olmadığını da açıklayan Doç. Dr. Acar, “Herhangi bir sevk söz konusu değildir. Hastanemiz zaten 3’üncü basamak bir üniversite hastanesidir. Şuanda başarıyla tedavisi devam etmektedir” diye konuştu. Bir gazetecinin de, ‘Yakınlarından İstanbul’a götürelim diye bir talep geldi mi?’ sorusuna da Acar, “Henüz bir taleple karşılaşmadık” yanıtını verdi..

    Saldırgan adliyeye sevk edildi

    Öte yandan Karaduman ve şoförünü bıçaklayan E.D. de, Yunus Emre Devlet Hastanesinde yapılan sağlık kontrolünün ardından adliyeye sevk edildi.

  • Otyakmaz: “Bize karşı kumpas kuranlar sanık durumuna düştü”

    TFF 1. Lig ekiplerinden Sivasspor’a destek olmak amacıyla 50. yılı kutlama ve dayanışma gecesi düzenlendi. Gecede konuşan Kulüp Başkanı Mecnun Otyakmaz, “Bize karşı bu kumpasları yapanları da sanık durumuna düşürmüştür. 20 Şubat tarihinde bu kumpası kuranlarla yüce Türk adaleti önünde kozlarımızı paylaşacağız” dedi.

    Cumhuriyet Üniversitesi (CÜ) Çok Amaçlı Salon’da düzenlenen 50. yılı kutlama ve dayanışma gecesine Sivas Valisi Davut Gül, Belediye Başkanı Sami Aydın, İl Jandarma Komutanı Albay Sinan Şen, Cumhuriyet Başsavcısı Murat İrcal, Sivasspor Başkanı Mecnun Otyakmaz, Sivasspor Teknik Direktörü Mesut Bakkal, futbolcular ve bin liralık biletleri alarak Sivasspor’a destek olan yaklaşık bin kişi katıldı. Valilik ve çeşitli sivil toplum örgütlerinin katkılarıyla düzenlenen gecede 1 milyon lira toplandı.

    Programda konuşan Vali Gül, “Sivasspor mutlaka şampiyon olacaktır. Sivas’ın her bir tarafından gelerek Sivas’a destek vermek Sivasspor’un şampiyonlukta bir adım daha ileriye gitmesini sağlayacak. İlçelerimizin katkısı da en az merkezdekilerin verdiği katkı kadar önemli. Spor artık bir spor değil aynı zamanda bir endüstridir. Sivasspor Süper Lig’de olduğunda Sivas’ta Süper Lig’de olacak, Sivas’taki sanayicide Süper Lig’de olacak. Biz takımımıza desteklerken aynı zamanda kendimizi destekliyoruz. Dünyanın her tarafındaki Sivaslılardan bahsediyoruz. Bu güzel bir şey. 5 milyon, 3 milyon, 2 milyon Sivaslının olduğu yerde Sivasspor’un mutlaka Süper Lig’de olması lazım. Buna maça giderek destek olmamız lazım, para vererek destek olmamız lazım, lisanslı ürün kullanarak destek olmamız lazım, hiçbir şey olmazsa dua ederek destek olmamız lazım. Sivasspor’suz Sivas mutlaka çok eksik kalır” dedi.

    Kulüp Başkanı Mecnun Otyakmaz kendisinden önce kulübe hizmet edenlere teşekkür etti. Sivasspor’un herkesin ortak sevdası olduğunu söyleyen Otyakmaz, “Sivasspor Sivaslıların birlikte hareket ettikleri zaman ne kadar başarılı olacaklarının en güzel örneğidir. Sivasspor Sivas’ın en önemli markasıdır” dedi.

    “Anadolu takımlarının şampiyonluğa oynayabileceğini gösterdik”

    Sivas denilince akla ilk olarak Sivasspor’un geldiğini vurgulayan Otyakmaz, “Takımımızın şu an bulunduğu nokta taraftarımızı heyecanlandırmıştır. İkincilikte şampiyonluk mücadelesi verdiğimiz dönemde en büyük hayalim Sivas’a Chelsea’yi getirmek dediğimde birçok arkadaşımız idealimizi tebessümle karşılamıştı. Kimse inanmamıştı Avrupa kupalarında oynayan bir Sivasspor hedefine, 2-3 yıl içerisinde ulaşmamış mümkün oldu. Bugün sultan şehre Chelsea’yi getirme sözünü şimdilik tutamadık ama Shaktar Donetsk’i, Anderlecht’i buraya getirdik. Anadolu takımlarının şampiyonluğa oynayabileceklerini gösterdik” diye konuştu.

    Sivasspor’un Süper Lig’de şampiyonluk mücadelesinde direkten döndüğünü anlatan Otyakmaz, “12 yıl gibi uzun bir süre mücadele ettiğimiz Süper Lig’den düştüğümüz son karşılaşmamızı ve adı gibi yiğit insanlarımızın futbolcularımızı tribünlere çağırarak gözyaşları ve hüzün içerisinde dakikalarca alkışlamalarını unutmamız mümkün değildir. Sivasspor’umuz Türkiye’yi UEFA Şampiyonlar Ligi’nde temsil eden 5. Türk takımı olma başarısı göstermiştir” dedi.

    “Bize karşı kumpas kuranlar sanık durumuna düştü”

    Otyakmaz, “Türkiye’nin yaşadığı şike süreci kulübümüzü de olumsuz yönde etkilemiş Avrupa Kupasında ülkemizi temsil etme başarımıza gölge düşürmüştür. Hepimizin bildiği gibi Türk futbolu çok vahim bir süreç yaşamıştır. Futbolun yaklaşık 2 milyar dolarlık bütçesi kitlelere hitap etmek için popülerliği ve cazibesi ülkemizde her önemli kurumu ele geçirmek isteyen hain bir grubun ilgisini çekmiş ve maalesef akıl almaz kumpaslarla Türk futbolunu bir girdaba sokmuştur. Şahsım ve Sivassporumuz da bu kumpasa dahil edilmiştir. Bu noktada çok sevdiğim iki güzel vecizeyi hiç dilimden düşürmedim. Birincisi adalet topal karınca gibidir, ağır ve aksak gider ama sonunda menziline ulaşır. Gerçekten de 5 yıl sonra hak yerini buldu. İkincisi ise adaletin aksadığı yerde kader hükmedermiş, gerçekten bu sözü çok seviyorum. Gerçekten de kader bizi bugün mağdur, müşteki, bize karşı bu kumpasları yapanları da sanık durumuna düşürmüştür. 20 Şubat 2017 tarihinde bu kumpası kuranlarla yüce Türk adaleti önünde kozlarımızı paylaşacağız” diye konuştu.

  • Uz. Dr. Sedat Aksın: “Check-up kişinin özel durumuna ve hikayesine göre uzmanlık alanıdır”

    VM Medical Park Bursa Hastanesi Dahiliye ve Check-up uzmanı Uz. Dr. Sedat Aksın, check-up’ın kişinin özel durumuna ve kişilik hikayesine göre yönlendirilecek olan uzmanlık alanı olduğunu söyledi.

    Check-up tanımının tam bakım, sağlık yoklaması, sağlık denetimi ve kontrolü anlamına geldiğini ifade eden Aksın, “Hastalıklar, insanın yaşına, mesleğine, yaşadığı ülke koşullarına ve kişinin özelliklerine göre değişiklik gösterir. Hastalık belirtileri bazen umursanmaz ve kanıksanır. Ayrıca hastalığın şiddetine ve habasetine göre hafifler, kronikleşir ve öldürür. Arabalarımızı bizi ve ailemizi yolda bırakmasın diye düzenli olarak bakımını yaptırırız. Arabamızın bir yerinden normal olmayan bir ses duyduğumuzda hemen servise koşarız. Ama aynı gayreti, çabayı ve harcamayı kendi sağlığımız için göstermiyoruz” dedi.

    İnsanların vücutlarının bir yerlerinde ağrı hissettiğinde ağrı kesici aldıklarını belirten Aksın, “Hekime başvurmayı erteleriz. Ağrı kesiciler esasında hepsi kimyasal zehirlerdir. Önce mideniz etkilenir. Gastrit ülser ve kanamalara yol açar. Yıllarca süren bu gizli kanamalar sebebiyle kansızlık ortaya çıkar. Bütün organlarımız kansızlık sebebiyle yıpranır. Vücut sonunda yorgun, feri kaçmış, aküsü boşalmış bir araba gibi olur” diye konuştu.

    Check-up yaptırmanın genellikle insanlar tarafından bir külfet gibi algılandığını ve öneminin çok fazla bilinmemekte olduğunu ifade eden Aksın, “Oysa check-up hayat kurtaran bir işlemdir. Bir dizi teste tabi tutulmak sizin için sıkıntılı bir süreç olsa dahi, size kendinizi iyi hissettirecek bir süreçtir. Bir de eğer check-up önemini kavranırsa, henüz farkına varmadığınız bir belirtisi olan hastalığınız, neredeyse henüz başlamadan tedavi edilebilir. Bu da gelecekte yaşayabileceğiniz pek çok büyük sıkıntının daha en başında ortadan kaldırılması anlamına gelmektedir” dedi.

    Bugün check-up yaptırarak ölümcül hastalıkların kıyısından dönen pek çok insanın mevcut olduğunu belirten Aksın, “Erken teşhisin önemi ne yazık ki insan başına gelmeden pek anlaşılmıyor. Check-up, yaşa, cinsiyete ve yakınmaya göre belirli aralarla yaptırılması gereken işlemlerin ergonometrik dizisidir. Bazen check-up yaptığını ile süren kapsamı çok dar olan kurumlar vardır. Ama check-up, kişinin özel durumuna göre, kişilik hikayesine göre yönlendirilecek olan uzmanlık işidir. Her check-up birbirine benzemez ve kapsamı da değişiklik gösterir. Check-up, makinelere tıbbi cihazlara hapsetmek ve laboratuvar tüplerinde hastayı görmek değildir. Her insan özeldir” şeklinde konuştu.