IHAAW141337-SIY/10-11-2018
– Cumhurbaşkanı Erdoğan:”Mühimmatın miadının dolması gibi bir durumun olmadığını Savunma Bakanımız bana iletti”
10.11.2018 14:13:37 TSI
NNNN
IHAAW141337-SIY/10-11-2018
– Cumhurbaşkanı Erdoğan:”Mühimmatın miadının dolması gibi bir durumun olmadığını Savunma Bakanımız bana iletti”
10.11.2018 14:13:37 TSI
NNNN
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya’nın Türkiye ile Suriye’deki durumun çözümüyle ilgili dayanışma içinde çalıştığını belirterek “Ankara yükümlülüklerini yerine getirerek gerilimi azaltma bölgesinden militanların ve ağır silahların çekilmesine katkıda bulunduklarını görüyoruz” dedi.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Saint Petersburg’da düzenlenen basın toplantısında önemli açıklamalarda bulundu. Putin, Rusya’nın Türkiye ile Suriye’deki durumun çözümüne ilişkin konuşmalarının devam edeceğini ve Suriye sorunun çözümünün tamamlanacağını söyledi.
Rusya Federasyonu’nun Suriye’deki durumu çözmek için Türkiye ile birlikte çalıştığını belirten Putin, Suriye hükümetinin resmi makamları ve İran’ın desteği olmadan bu tür anlaşmaların koordine edilmesinin imkansız olduğunu bildirdi. Putin, İdlib’de kurulan çatışmasızlık bölgesinde Ankara’nın yükümlülüklerini yerine getirdiğini vurgulayarak “Biz ortaklaşa çalışıyoruz. Hedeflerimize ulaşacağımıza inanmak için her türlü nedenim var. Bu da orada büyük çaplı düşmanlıkların olmayacağı anlamına geliyor. Çatışma uğruna savaşmak gerekmediğinden, belli hedeflere ulaşmamız gerekiyor. Bu hedeflere ulaşmak için seçtiğimiz araçlar şu anda etkin bir şekilde çalışıyor” diye konuştu.
Medicana International Ankara Hastanesi’nden Klinik Psikolog Gizem Yağmur Çopur, travmatik olaylar sonrasında ortaya çıkacak belirtilerin neler olduğunu, ne kadar iyi tanınırsa, olağanlığı ve geçici oluşu fark edilebilirse onlarla baş edebilmenin de o kadar kolaylaşacağını söyledi.
Medicana International Ankara Hastanesi’nden Klinik Psikolog Gizem Yağmur Çopur, travmatik deneyimler yaşamış kişilere uygulaması basit ama sonuçları etkili bir takım önerilerde bulundu.
Klinik Psikolog Çopur, travmatik olaylar sonrasında ortaya çıkacak belirtilerin neler olduğunu, ne kadar iyi tanınırsa, olağanlığı ve geçici oluşu fark edilebilirse onlarla baş edebilmenin de o kadar kolaylaşacağını söyledi. Sağlıklı bireylerin de travmatik olaylardan sonra bir süre de olsa çeşitli depresif, kaygı taşıyan, iç huzursuzluk yaratan, acı veren olumsuz duygulara kapılabileceğine işaret eden Çopur, “Şok ve inkar, bunaltı, endişe, korku, panik, öfke, tahammülsüzlük, gerginlik, huzursuzluk, suçluluk, umutsuzluk, çaresizlik, utanç gibi duygular bunlara örnek verilebilir” ifadesini kullandı.
Bu duyguların olağan ve insani tepkiler olduğunu unutmamak gerektiğine vurgu yapan Çopur, “Bu belirtilerin görülmesi ruhsal olarak hastalanılacağının bir göstergesi de değildir. Tüm bu belirtiler olağan dışı/ anormal durumlarda verilen normal tepkilerdir. Bahsedilen belirtilerin bir ay gibi kısa bir süre içerisinde azalması beklenir. Belirtilerin azalmaması ve işlevselliği etkilemesi durumunda profesyonel bir destek alınması gerekmektedir” diye konuştu.
“Duyguları yazıya dökmek kişinin duygularını anlamlandırmasına, kabullenmesine, düzene sokmasına ve onlarla başa çıkabilmesine olanak tanır”
Çopur’un psikolojik travma sonrası kişilere önerileri ise şunlar oldu:
“Olumsuz duygulanımların zaman içerisinde sıklığının azalması ve kaybolması için günlük yaşam rutinleri sürdürmek, daha önce gidilen dış mekanlara gidişleri engellememek, katılmakta olunan etkinliklere yönelmeyi sürdürmek, rahatlamaya yönelik aktiviteleri gerçekleştirmek, çalışmakta olunan işe gitmek için çaba harcamak yardımcı olacaktır. Kişilerde maruz kalınan durum ile ilgili konuşma ihtiyacı ya da tam tersi konuyu hiç açmama ve içe kapanma görülebilir. Bu dönemde yakın çevreden sosyal destek almak, yakın çevre ile duyguları paylaşmak bu hislerin süresini ve şiddetini azaltacaktır. Yaşanan duruma yönelik akıldan geçen düşünceleri özellikle onların oluşturduğu duyguları yazıya dökmek veya günlük tutmanın kişinin duygularını anlamlandırmasına, kabullenmesine, düzene sokmasına ve onlarla başa çıkabilmesine olanak tanır. Bireylerin yardım toplantılarına ve anma törenlerine katılması suçluluk duygusunu azaltarak yalnız olmadığı ve kayıpları unutmadığını düşündürecektir.”
“Alkol, kahve tüketimi ve sakinleştirici ilaçlar sanıldığı gibi yardımcı olmayacaktır”
Klinik Psikolog Çopur, bu dönemde baş, boyun ve göğüs ağrıları, mide bulantısı, çarpıntı, baş dönmesi ve kasılma gibi bedensel bazı şikayetlerin meydana çıkabileceğini, bunlara ek olarak uykuya dalma ve sürdürmekte güçlükler, kabus görme ya da sürekli uyuma ihtiyacı görülebileceğini ifade ederek, “Bu nedenle kişilerin kendisini dinlemesi ve istirahat etmek için zaman ayırması gevşemeye yardımcı olacaktır. İştahta artış veya iştahsızlık, aşırı enerji ve uyanıklık hali ya da tam tersi uyuşukluk, hissizlik, bitkinlik hali süreç ile ilişkili olarak oluşabilir. Bunları ortadan kaldırmaya yönelik alkol/kahve tüketimi ve sakinleştirici ilaçlar sanıldığı gibi yardımcı olmayacaktır” şeklinde konuştu.
Dikkat dağınıklığı ve unutkanlığa karşı ne yapmalı?
Kişinin kendisini işine verememe durumu, odaklanmada güçlük, dikkat dağınıklığı ve unutkanlığın stres yaratan travmatik duruma bağlı olarak ortaya çıkabileceğine işaret eden Çopur, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yaşanan travmatik olayların tekrar yaşanıyormuş gibi olması, defalarca kişinin gözünün önüne gelmesi veya sesleri işitiyormuş gibi olması görülebilecek tepkilerdir. Bu nedenle zihinsel aktivasyonları ve dikkati başka yere çekmek, görsel eylemlere yönelmek (film seyretme, çiçekle uğraşma, ev işlerine yönelme, puzzle tamamlama, tamir etme, boyama, el işleri, kitap okuma, spor yapma, yürüyüş vb.), duruma yönelik haberleri izlemekten, fotoğraflara bakmaktan, görüntülere maruz kalmaktan uzaklaşmak, görüntülerin silinmesine ve zihnin dağılmasına katkıda bulunacaktır.”