Etiket: Durulmuyor

  • Arazi anlaşmazlığında sular durulmuyor

    Samsun’un Bafra ilçesi Fener Mahallesi ile Koşu Mahallesi arasından geçen Kızılırmak yatağının değişmesiyle ortaya çıkan arazi anlaşmazlığında sular durulmuyor.

    Bugün tekrar karşı karşıya gelen iki taraf arasında silahlar konuştu. Çıkan olayda şans eseri ölen ya da yaralanan olmazken, bazı araçlar hasar gördü. Silah atma konusunda iki taraf da birbirini suçladı. Olay yerine gelen jandarma ekipleri güvenlik önlemi alarak muhtemel bir olayı önledi.

    Devlet Su İşleri tarafından başlatılan çalışmalar sonucunda Kızılırmak’ın Karadeniz’e dökülen kısmında ırmak yatağının değişmesi ile 600 dönüme yakın araziyle ilgili iki mahalle arasında 3 yıl önce başlayan anlaşmazlık devam ediyor. İki mahalle arasındaki anlaşmazlıkta bugün taraflar yine karşı karşıya geldi. Her iki taraf da bir birbirlerini silah kullanmakla suçladı. Karşılıklı açılan ateş sonucu her iki tarafa ait traktör ve araçlarda hasar oluştu. Kurşun delikleri jandarma ekipleri tarafından incelenerek, birbirinden şikayetçi olan iki taraf hakkında yasal işlem başlattı.

    Traktörlerle toplanan Koşu Mahallesi sakinleri, “Bu arazi bizim mahallemize ait. Burayı Fener Mahalleliler kullanamaz” dedi. Mahalleliler, ekili arazileri traktörlerle sürmeye gelen Fener Mahallesi sakinlerine engel olmak için araziye giderek durumu jandarmaya bildirdi.

    Olay yerine çok sayıda Jandarma birlikleri gelerek güvenlik önlemleri aldı. İlçe Jandarma Komutanı Yüzbaşı Hüseyin Çamur ve Karakol Komutanı Koray Karaduman, taraflarla konuşarak sakinleştirdi.

    “Böyle giderse burada çok büyük olay olur”

    Koşu Mahallesi sakini Yusuf Gündüz, “Irmak eski yerine geçti. Kendi yerlerimiz bu tarafta kaldı. Bu yerleri şimdi Fener Mahalleliler ‘bizim yerler’ diyerek ekmeye uğraşıyorlar. Halbuki bu yer 50-60-100 senedir dedelerimizden beri Koşu Mahallesi’nin arazisi, merası. Buranın bir kısmı tespit dışı bir kısmı sit alanı. Sürdükleri yer çoğu tespit dışı. Bir yıldır bir şey yoktu. Bugün gelmişler sürmeye başlamışlar. Biz de köylü olarak toplanıp jandarmaya haber verip traktörlerle geldik. Bizim traktörler yaklaşınca öndeki traktöre ateş etmişler, bir kurşun isabet etmiş. Burada en az 100-150 tane silah atıldı. O silahlar biz tarafa doğru havaya, yere doğru 150 tane silah atıldı. Biz buraya müdahale etmeye çıktık. Hiçbir traktörümüz ne bir saban attı ne kimsenin üstüne gitti. Jandarma geldi, onlara söyleyeceklerimizi söyledik. Buranın soruna devlet el koysun. Yer devletinse devlet sahip çıksın. Koşu Mahallesi buradan kimseye bir karış yer vermez. Böyle giderse burada çok büyük olay olur. Biz buranın mera olarak, köy boşluğu olarak böyle kalmasını istiyoruz. Eğer devlet burayı satacaksa biz Koşu Mahallesi olarak biz alırız. Buraya başkasını sokmayız” dedi.

    “Devlet bize ektirmiyorsa onlara da ektirmesin”

    Fener Mahallesi’nden Mustafa Karagüzel ise “3 sendir toprağımızı işleyemiyoruz. Toprağımızı işlemeye geliyoruz, adamlar toplanıyorlar bize saldırıyorlar. Kızılırmak yatak değiştirdi, bizim araziler bu tarafta kaldı. ‘Bu köye gelmeyeceksiniz, kalan topraklar bizim olacak’ diyor. Devlet de bize ekemezsiniz, birinci derece sit alanı diyor. Tamam, sit alanı biz ekmeyelim. İki tarafımız da sit alanı. Diğer taraf ekiyor, sadece bize bu muamele yapılıyor. Türkiye Cumhuriyeti kanunları sadece bize mi geçerli, yoksa herkese mi geçerli. Tamam, devlet bize ektirmiyorsa onlara da ektirmesin. Buna razıyız. Bu arazileri 1956’dan beri biz kullanıyoruz. Bu konuda belgelerimiz, ecri misillerimiz, her şeyimiz var. Karşı taraf bir tane belge çıkartmıyor. Bizim her türlü belgelerimiz var.1956’dan beri babamlar bu memlekete geldiklerinden beri yıllardır bu toprakları kullanıyoruz. 3 senedir devlet bize kullandırmıyor. Çevre Şehircilik Müdürlüğü yetkilileri geldi, harita düzenledi. ‘Buradaki bütün sit alanlarını boşaltacağız’ dedi. Ay oldu hiç kimse işlem yapmıyor. Biz aslında hiç bir şey işletemiyoruz. Topraklarımızı işlemek istiyoruz. Herkes işliyorsa biz de işlemek istiyoruz. Biz de çoluk çocuğumuza bu topraklarla bakacağız. Bankalara borçlandık, her tarafa borçlandık, bütün işimiz geçimimiz bozuldu. Devlet bize sahip çıksın” diye konuştu.

    Aynı mahalleden Mehmet Karagüzel ve Turgay Bayram da “Yüz yıldır dededen babadan arazimiz. 25 yıldır da ecri mislini ödüyorum. Benim arazimin bir kısmı sit alanında kalabilir, bu bir başkasını alakadar etmez. Benim problemin devletle benim aramda. Biz kimseye bir karış toprak bağışlayacak adam değiliz. Eninde sonunda faturayı kimler gerekiyorsa ödeyecek. Arazimin 110 dönüm kadarı Kızılırmak seddesinin içinde kaldı. Devletin bize vurmuş olduğu darbe yetmiyormuş gibi arazimin yüzde 70’i Kızılırmak’ın karşı tarafında kaldı. Burası kadastroya bakıldığı zaman yine Fener Mahallesi’nin toprağıdır. Devletimiz bu işi çözsün illa burada birisinin ölmesi mi lazım. Arabalarımıza, traktörlerimize mermi atmayla bu iş olmaz. Atılacaksa biz en iyisini yaparız ama biz devlete güveniyoruz, devlete bırakıyoruz bu işi” şeklinde konuştu.

  • Bafra’da iki mahalle arasında sular durulmuyor

    Samsun’un Bafra ilçesinde, Fener ile Koşu Mahalleleri arasından geçen Kızılırmak yatağının değişmesiyle ortaya çıkan arazi yüzünden iki mahalle arasında sular durulmuyor.

    Devlet Su İşleri tarafından başlatılan çalışmalar sonucunda Kızılırmak’ın Karadeniz’e dökülen kısmında ırmak yatağının değişmesi ile 600 dönüme yakın araziyle ilgili iki mahalle arasında anlaşmazlık çıkmış, 23 Nisan 2016 tarihinde traktörlerle toplanan Koşu Mahallesi sakinleri, “Bu arazi bizim mahallemize ait. Burayı Fener Mahalleliler kullanamaz” diyerek Fener Mahallesi sakinleri tarafından ekilen araziler traktörlerle sürülmüştü. Kısa bir süre önce İncirdalı mevkisinde bulunan arazilerin Fener Mahallesi sakinleri tarafından sürülmesi üzerine çıkan arbedede, tarlayı süren şahsın aracına tabanca ile ateş edilmiş, silahla ateş ettiği iddia edilen bir kişi mahkemece tutuklanmıştı.

    “Burası devlete kalsın”

    Arazilerin kendilerine ait olduğunu iddia eden Fener Mahallesi sakinleri maliye memurları ile birlikte ölçüm yapmak için İncirdalı mevkisine geldi. Bunu duyan Koşu Mahallesi sakinleri arazide ölçüm yapılamayacağını söyleyerek traktörlerle İncirdalı mevkisinde toplandı. Ölçüm yapılmasına karşı çıkan Koşu Mahallesi sakinleri, “Burası böylece devlete kalsın. 350 haneli mahalle 3 kişiye burayı bırakmaz” diyerek ölçüm yapılmasına karşı çıktı.

    Bölgede sıkı güvenlik önlemleri alan İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri taraflarla görüşerek muhtemel bir olayın çıkmasını engelledi. Yapılan görüşmeler sonucunda maliye tarafından yapılması düşünülen ölçüm sona erdirilerek tarafların olaysız bir şekilde dağılması sağlandı.

    “İlgili makamlar sulhu sağlasın”

    Koşu Mahallesi sakinlerinden Yusuf Gündüz, bahsi geçen arazinin kendi mahallelerine ait olduğunu öne sürerek, “56-57-58 kadastro ölçümlerinde bu yer bizim sınırlarımız içerisinde kaldı. Bu ölçümlerden sonra burada ölçüm yapılmadı. Burası bu mahalleye aittir. Yerlerimiz ırmağın yer değiştirdiğinden dolayı bir kısmı karşıda kalmıştır. O arkadaşlar çalışmışlar, hatta tapulu yerleri de çalışmışlar, bugün gelip burada yer talep ediyorlar. Hiçbir hakları yoktur. Dedelerimizden beri bu yer Koşu Mahallesi’nin yerleridir. Bu yeri hiç kimse sahiplenemez. Biz 350 hanelik bir mahalleyiz, 3 kişiye burada yer bırakmayız. Bu yer böylece devlete kalsın. Biz devlete karşı değiliz, biz buraya yer tutmaya çıkmıyoruz, biz burayı müdafaa ediyoruz. Bizi burada sıkıntıya koymasın. Yarın burada bir cinayet olursa kaymakam ne yapacak, bu mal müdürü ne yapacak, burayı karıştırıyorlar. Artık canımız bezdi. Bundan sonra da devam edeceğim. Validen başlayacağım, Ankara’ya bakanlığa her yere gideceğim. Tarım Bakanlığına da gideceğim, İçişleri Bakanlığına da gideceğim. İlgili makamlar burayı sulh etsinler, men etsinler böyle kalsın” dedi.

    “Mahkeme kararı olmadan ölçüm yapacaklar”

    Devletin araziye el koyması gerektiğini söyleyen Eyüp Yanık, “Kaymakamımızın da, valimizin de gelmesini istiyoruz. Mahkeme kararı olmadan buraya ölçüm yapacaklar. Burada iki taraf bir olur da ölçüm yaparlar. Yoksa böyle ölçüm yapmak mümkün değil” diye konuştu.

    Mahalle sakinlerinden Hüseyin Karadeniz ise şöyle konuştu:

    “Devlet Su İşleri doğrusunu yaptı. Şimdi akan yer ırmağın yatağı. Ama eski yatak doldurulmadı, eski yatak boş. Buradan çıkan toprak nereye gitti, ne oldu. Niye eski yatak doldurulmadı? Biz onun mücadelesini veriyoruz. Bizim toprak almakta gözümüz yok. Sadece topraklarımıza sahip çıkmak istiyoruz. Bir başkasının gelip de kendi topraklarımıza müdahale hakkı yok.”

    Taraflar arasındaki uyuşmazlık Kızılırmak’ın zaman içerisinde yatak değiştirmesinden kaynaklanırken, DSİ tarafından yapılan Kızılırmak Islah Projesi kapsamından ırmak yatağı eski yerine alındı. Irmak yatağının ıslahı sonrası Koşu Mahallesi tarafında ortaya 750 dönümlük ekilebilir bir arazi çıktı. Bahse konu arazilerde ise tapu sahiplerinin olmadığı, arazilerin hazine arazisi olduğu biliniyor.

  • Giresunspor’da Sular Durulmuyor

    PTT 1. Lig ekiplerinden Giresunspor’da, Kulüp Başkanı Mustafa Temel Bozbağ, kulübün geçmişi ve geleceği açısından çarpıcı açıklamalarda bulundu.

    Mustafa Bozbağ, 2. Lig’de yaklaşık 16 milyon borçla devraldıkları kulübün bugün geldiği konumun bazı çevreleri rahatsız ettiğini söyledi. Hem mali anlamda hem de sportif başarı anlamda emin adımlarla yoluna devam ettiklerini belirten Bıozbağ, “Biz Giresunspor’u 14.8 Milyon lira borçla almıştık. Ardından bu borca ilaveten 1,5 Milyon lira civarında daha borç çıkmıştı ve toplam borç yaklaşık 16 Milyon liraydı. Şuanda geldiğimiz nokta da ise Giresunspor’un 3,5-4 Milyon lira geçmişten gelen futbolu borcu vardır. Bunun haricinde de borcumuz yoktur” dedi.

    ’Her Mart ve Mayıs ayında her takımın aldığı borçsuzluk yazıları Giresunspor içinde geçerlidir’ diyen Bozbağ, “Eski borçlar mahkemededir. Bu borçlar Mayıs ayına kadar bizim tahtamıza düşer ve bizde bu borçları ödemezsek Giresunspor’da diğer takımlar gibi 3 puan silme tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir. Ufukta bizi bekleyen tek tehlike bu ama şuanda böyle bir durum yok. Giresunspor’un birlik ve beraberliğini bozmak için bazı çevreleri harekete geçti. Ben buradan Giresunspor Başkanı olarak, yönetim kurulum adına şunu söylüyorum. Kim Giresunspor’a zarar verecek bir şeyi bilip de söylemiyorsa şerefsizdir, ahlaksızdır. Bu koskocaman camiayı 3-4 sene önceki kaos günlerine döndürmeye çalışıyorlar. Bunu yapmaya çalışan sosyal medyada 3-4 kişi var. Bunlar belli. Bunlarla ilgili Giresunspor yönetimi suç duyurusunda bulunmuştur. Giresunspor’u tırnaklarıyla kazıyarak geldiği bugünlerden tekrar eski kaos günlerine döndürmeye çalışanlar her zaman karşılarında Giresun halkını bulacaklardır” ifadelerini kullandı.

    Sonuna kadar hem sahada hem saha dışında mücadeleye devam edeceklerini belirten Bozbağ, “Bu zamana kadar Giresunspor camiası zarar görmesin diye sustuk, bekledik ama bundan sonra bu armayı tekrar aşağı çekmeye kim kafaya koymuşsa onlarla mücadele etmekte bizim boynumuzun borcudur. Ben bu insanları önce Türk adaletine sonra da Giresunspor taraftarına havale ediyorum. Camia neyin doğru, neyin yanlış olduğunu çok iyi biliyor. Her zaman söylüyorum; biz bu göreve geldiğimizde kulübün içmeye sodası yoktu. Bugün nelerle uğraşıyoruz. Düşündüğüm zaman hayretler içerisinde kalıyorum” diye konuştu.

  • Bilecik’te MHP’de Sular Durulmuyor

    Milliyetçi Hareket Partisi Bilecik Kurucu İl Yönetim Kurulu üyesi Mehmet Ali Keskin, bu görevinden istifa ettiğini belirterek, “Bundan sonra kendimi Ülkü Ocaklarına hizmet için adayacağım” dedi.

    Geçtiğimiz günlerde Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Merkezi tarafından Bilecik il ve merkez ilçe yöneticilerinin görevden alınmasının ardından kurucu başkanlık görevine Mehmet Karuk atanmıştı. Karuk’un listesinde en başında yer alan Mehmet Ali Keskin, il yönetim kurulu üyeliğinden istifa ettiğini açıkladı. Keskin ,İHA muhabire yaptığı açıklama, istifası yazısını parti binası kapalı olduğu için kapının altından attığı söyledi. Gençliğinden beri Ülkü Ocaklarında yetişmiş ülkücü ruhunu ve terbiyesini almış bir birey olduğunu söyleyen Keskin “Bugüne kadar hiçbir il yönetiminde ve merkez ilçe yönetiminde yer almadım. Kimseye de beni listenize yazın demedim. Geçtiğimiz hafta Milliyetçi Hareket partisi (MHP) Genel Merkezimiz tarafından kapatılan il ve merkez ilçe başkanlığına atama yapıldı. Kurucu İl Başkanlığı görevine Sayın Mehmet Karuk, merkez ilçe başkanlığına sayın Mustafa Poyraz atandı. Ben ise il yönetimi kurucu üye olarak ismim yazıldı. Daha görev dağılımı olmadan ortada bir şey yokken, kraldan önce kralcılar ortaya çıktığını gördüm. Ben hiç kimsenin yükselmesi için basamak olmadım, olmam da. Lakin zaten MHP üzerine oyunlar oynanmaktadır. Sayın Genel Başkanım Dr. Devlet Bahçeli beyimizin rahatsızlığı sebebi ile ortalığı boş bulan bazı kimseler, MHP’ye oyun oynayamaya kalkışmasınlar diye kurucu üye oldum. Ama gördüm ki sadece mevki, koltuk sevdalıları var” dedi.

    “ÜYELİKTEN DÜŞÜRENLERE VE ÜYE YAPMAYANLARA BEN HAKKIMI HELAL ETMİYORUM”

    Sözlerine, rahmetli Alparslan Türkeş’in “Ülkücüler insanlık alemi içinde ne uşak olmayı ne de başkalarını uşak olarak kullanmayı kabul etmeyen şerefli bir bayrağın taşıyıcısıdır. Türk milletinin yenilmez zinde hayat gücü ve yüce Türk milletinin teminatı ve istikbali ülkücü gençlerdir” sözlerine ile devam eden Keskin, “Bu sebeple ben daha önce eski Merkez İlçe Başkanı Mahmut Özbekar döneminde MHP üyeliğim düşürülmüştü. Geçtiğimiz 7 Haziran seçimleri öncesi üye kayıt formu, kimlik fotokopisi ve fotoğrafımı vermeme rağmen üye yapılmadım. Beni üyelikten düşürenlere ve üye yapmayanlara ben hakkımı helal etmiyorum. İl yönetimi daha kendisini basına tanıtmadan o ilçeyi görevden alalım, bu ilçeyi görevden alalım, yerine kimi atayalım işlerini başladılar. Ben hiç kimsenin özellikle seçilmiş kadroların görevden alınmasına karşıyım. Bu sebeple gördüğüm lüzum üzerine MHP kurucu üyelikten istifa ediyor. Bundan sonra hayatıma Ülkü Ocakları çatısı altında mücadeleme devam edeceğim” dedi.

  • Bilecik MHP’de Sular Durulmuyor

    Görevden alınan Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Bilecik İl Başkanı Ahmet Gürses, MHP Genel Merkezi’nin il ve merkez ilçe teşkilatlarını kapatmasıyla ilgili açıklama yaptıktan sonra parti binasının anahtarlarını masaya bırakarak gitti.

    Bilecik İl Başkanlığı Toplantı Salonu’nda düzenlenen basın toplantısında konuşan görevden alınan MHP Bilecik İl Başkanı Ahmet Gürses, ülkeyi 13 yıldır siyasi partiden çok çıkarlar birliği olan bir grubun yönettiğini söyledi. Gürses, “AKP, çıkarları örtüşenlerin ‘kazan-kazan’ stratejisi bağlamında el ele verdiği bir saadet zinciri gibi görünmektedir. Şahsi çıkarlarını din ve siyaset edinmiş olan bu yeni iktidar elitleri, çıkarlarına karşı çıkanları derhal dinsiz, terörist ve küfür içinde olmakla itham etmektedir. AKP’nin tek başına iktidar olduğu bu dönem, cumhuriyet tarihinin eşi görülmemiş yolsuzluk ve rüşvet yöntemleri icat edildi. Adalet ve hukuk tepetaklak oldu. Yolsuzlukları açığa çıkaranlar yargılandı, yolsuzluk yapanları tutuklayanlar tutuklandı, ayakkabı kutularında ele geçirilen paralara bir de faiz ilave edilerek, yolsuzluk ithamı altındakilere geri verildi. Üstelik imar rantları, ihale fesatları, sıfırlama işlemleri ve rüşvet iddiaları, doğrudan iktidarın bakanları ile alakalıydı. Bunların yanında bir de iktidardakiler ile birlikte sürekli olarak kazanan çeyrek aydın ve yarı eşraftan oluşan bir sınıf türedi. Bunlar da şahsi çıkarlarını ilke edinmiş gazeteci, akademisyen, sanayici, medya kuruluşları, sendikalar, iktidar ilahiyatçıları ve sivil toplum kuruluşu görünümlü yandaşlardı. Kaderlerini sadece iktidara bağlamış, iktidarı besleyen ve iktidardan beslenen bu gruplar, ülkenin tek sahibiymiş gibi davranıyorlardı” dedi.

    “ÜLKÜCÜLERE SEVR PARANOYASIYLA, KANDAN BESLENMEKLE VE MORG BEKÇİLİĞİ SUÇLAMASIYLA SALDIRILIYOR”

    Ülkenin teröristler tarafından yangın yerine çevrildiğini belirten Gürses, “İktidar terörün belinin kırıldığından bahsederek, siyasette suni gündem oluşturuyor, kamuoyunu yeni Anayasa ve Başkanlık tartışmaları ile meşgul ediyordu. Günlük ortalama 3-4 şehit haberi, toplumumuzda trafik kazası sınıfına indirgenip, alıştırılmaya çalışıyor, bu durumu topluma anlatmaya çalışan biz ülkücülere ise ‘Sevr Paranoyasıyla, Kandan Beslenmekle ve Morg Bekçiliği’ suçlamasıyla saldırılıyordu. Bu durumda ülkemiz insanını ortak hedeflerde bir araya getirme iradesine sahip tek siyasi kuruluş olan Milliyetçi Hareket Partisi’nin iktidarına ihtiyaç olduğu ayan beyan ortaya çıkmaktadır. İl başkanı olarak ülkücülüğün asgari şartının, nefsi ile davranmamak gerektiğine, partimiz tabanı ve ülkücü hareket ile istişare edilmesi gereğine inanıyorum. Bu inançtan yola çıkarak; Milliyetçi Hareket Partisi Büyük Kongre Bilecik delegeleri olan bizler, şeref ve sadakatle, mensup olduğumuz partimizin tüzüğünde tanımlanmış meşru haklarımızı kullanarak, hukuki ve vicdani temelde irade beyanı ile kurultayımızın toplanması çağrısında bulunduk. Bu doğrultuda irade beyan eden ve etmeyen bütün ülküdaşlarımızın ve teşkilatlarımızın kararına saygımız sonsuzdur” diye konuştu.

    “GÖREVDEN ALINSAK DA HAREKETİMİZ VE DAVAMIZIN EMRİNDEYİZ”

    Bilecik İl Başkanı Ahmet Gürses son olarak, Milliyetçi Hareket Partisi’nde her ahval ve şartta kararı ülkücülerin vereceğini de anlatarak, şöyle devam etti:

    “Bugün görevi bırakırken, davama olan aşkımdan ve sevdamdan hiçbir şey eksilmemiştir. Yeni göreve gelen arkadaşlarında, ülküdaşlık hukukunu zedelemeyeceklerine ve ülkücüleri birbirine düşürmeyeceklerine olan inancım tamdır. Görevden alınsak da hareketimiz ve davamızın emrindeyiz. Biz dün ülkücüydük, bugün de ülkücüyüz, yarın da ülkücü olarak davamıza elimizden geldiğince hizmet etmeye devam edeceğiz. Bu görevler kimseye baki değildir. Bugüne kadar birlikte görev yaptığımız ülküdaşlarım adına, yeni göreve getirilen arkadaşlara Cenab-ı haktan muvaffakıyet diliyorum.”

    Konuşmasının ardından Gürses, açıklama sırasında kendisine elden ulaştırılan bir dilekçeyi okudu. MHP Genel Merkezi tarafından MHP Bilecik Merkez İlçe Başkanlığına Kurucu Başkan seçilen Ali Tetik ise kendisinin haberi olmadan atama yapıldığını ve kurucu başkanlıktan istifa ettiğini söyledi. Bu istifanın ardından MHP Bilecik İl Kadın Kolları Başkanı Arzu Gülmüş Filoğlu da istifa ettiğini açıkladı.

    Öte yandan, açıklamanın ardından görevden alınan İl Başkanı Ahmet Gürses ve Merkez İlçe Başkanı Mustafa Aydemir de, parti anahtarlarını masanın üstüne bırakarak gitti. Bunun üzerine İl Genel Meclis üyesi Mehmet Yılmaz, anahtarları alarak il başkanlığı odasına bıraktı.