Etiket: Dünyaya

  • PAÜ’nün ilk tüp bebekleri dünyaya geldi

    2017 yılında hizmet vermeye başlayan Pamukkale Üniversitesi Hastanesi Tüp Bebek Merkezi’nin ilk bebekleri dünyaya geldi. Hasibe ve Osman Çelik çifti bebeklerine Elif ve Ramazan ismini koydu.

    Pamukkale Üniversitesi Hastanesi Tüp Bebek Merkezinde tedavi görerek gebe kalan ilk hasta Hasibe Çelik’in doğumu gerçekleşti. Hasibe Çelik, bir kız ve bir erkek bebek dünyaya getirdi. Sabırlı ve uzun bir bekleyişin ardından bebeklerini kucağına alan anne Hasibe Çelik, “ Eşimle çocuğumuz olabileceğine dair ümitlerimiz gün geçtikçe zayıflıyordu. Bu duygular içinde PAÜ Tüp Bebek Merkezi’ne başvurduk. Tüm merkez çalışanları bizimle her konuda ilgilendi, eşimle birlikte ilk günden beri kendimizi burada çok rahat hissettik. Bu tarifsiz annelik duygusunu yaşatan Pamukkale Üniversitesi’ne ve bu merkezin açılmasında emeği geçenlere teşekkürlerimi sunuyorum.” şeklinde konuştu.

    “Denizli’de bir kamu hastanesinde kurulan ilk Tüp Bebek Merkezi”

    Pamukkale Üniversitesi Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. İbrahim Türkçüer, Tüp Bebek Merkezinde dünyaya gelen ve sağlık durumları iyi olan Ramazan ve Elif bebeği ziyaret ederek, ailenin sevincine ortak oldu. Başhekim Prof. Dr. Türkçüer yaptığı konuşmada “ Başta Prof. Dr. İbrahim Veysel Fenkci ve Dr. Öğr. Üyesi Cihan Kabukçu hocalarımız olmak üzere, tüm tüp bebek merkezi ekibine teşekkür ediyorum. Tüp bebek merkezi Denizli’de ve çevre illerde bir kamu hastanesinde kurulan ilk merkez olması sebebiyle bir ilk olma özelliği taşıyor. Bu merkezde doğan ilk bebekler olan Ramazan ve Elif bebek sağlıklı olarak dünyaya geldiler. Başta Denizli olmak üzere tüm çevre illere hayırlı olmasını diliyorum. Halkımıza hizmet için bu merkezimize çok ciddi bir yatırım yaptık. Kamu hastanesinde böyle bir hizmet sunarak, tüp bebek tedavisinde özel merkezlerde yüksek harcamalar yapan hastaların, bu hizmetten yararlanmasını amaçladık. Bu sebeple hem gururlu hem de mutluyuz” diye konuştu.

    Tüp Bebek Merkezi sorumlusu ve PAÜ Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İbrahim Veysel Fenkci “Sabırlı ve özverili bir çalışmanın sonunda tüp bebek merkezimizin ilk bebekleri doğdu. Bu doğumların devamı da gelecektir. Tüm ekibimi yürekten kutluyorum. Hastanemiz bünyesinde kurulan tüp bebek merkezi, ailelere hem maddi hem de manevi açıdan kolaylık sağlayacak. Çocuk özlemi çeken aileler bundan böyle farklı illere gitmek zorunda kalmayacak. Tüp bebek tedavi giderlerinin raporlu hastalarda belli bir bölümü devlet tarafından karşılanıyor, tedavi olmak isteyen çiftlerin Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğine başvurmaları gerekiyor” dedi.

    Denizli’ye ve çevre illere hizmet veriyoruz

    PAÜ Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Cihan Kabukçu “Ekip olarak hepimiz çok mutluyuz. PAÜ Tüp Bebek Merkezi kurulmasından bugüne henüz bir yıl dolmadan, merkezin ilk bebekleri dünyaya geldi. Pamukkale Üniversitesi Hastaneleri çevre bölgelere de sağlık hizmeti veriyor. PAÜ Tüp Bebek Merkezinin açılmasıyla birlikte, bu birimimizle de Denizli’ye ve çevre illere hizmet vermeye başladık. Hastaları merkezimize bekliyoruz” şeklinde konuştu.

  • Efeler’den tüm dünyaya kardeşlik mesajı

    Azerbaycan Cumhuriyeti’nin 100. kuruluş yıldönümünde Efeler Belediyesi tarafından yapılan Bakü Parkı ve Hocalı Soykırım Anıtı düzenlenen törenle hizmete açıldı. Düzenlenen törende Azerbaycan Milletvekili Ganire Paşayeva ile Efeler Belediye Başkanı M. Mesut Özakcan tarafından dostluk ve kardeşlik mesajları verildi.

    Mimar Sinan Mahallesi’nde Efeler Belediyesince yapımı tamamlanan Bakü Parkı ve park içerisinde yapılan Hocalı Soykırım Anıtı’nın açılış törenine Azerbaycan Cumhuriyeti Milli Meclisi Milletvekili Ganire Paşayeva, Efeler Belediye Başkanı M. Mesut Özakcan, 23. Dönem Aydın Milletvekili ve İYİ Parti İl Başkanı Recep Taner, Azerbaycan Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Mesim Haciyev, Kültür ve Turizm Aydın İl Müdürü Murat Yılmaz, MHP Efeler İlçe Başkanı Mesut Gümüş, Aydın Türk Ocağı Başkanı Eyüp Doyuran, Aydın Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Semra Şener, Mimar Sinan Mahalle Muhtarı Sıraç Birol, diğer mahalle muhtarları ve çok sayıda vatandaş katıldı.

    Her iki ülkenin milli marşlarının okunması ve saygı duruşunun ardından açılış konuşmasında mahalle muhtarı Sıraç Birol, mahallesinde böyle anlamlı bir parkın açılmış olmasından dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirerek Efeler Belediyesi’ne teşekkür etti.

    Azerbaycan Cumhuriyeti’nin kuruluş yıldönümünde Efeler Belediyesi tarafından oluşturulan Bakü Parkı ve Hocalı Soykırım Anıtı nedeniyle, Belediye Başkanı Mesut Özakcan’a teşekkür eden Aydın Türk Ocağı Başkanı Dr. Eyüp Doyuran, “Aydın Türk Ocağı olarak böyle bir park ve anıt için girişimimiz olmuştu. Türkiye Türkleri için Azerbaycan’ın 100. yıldönümü önemliydi ve anlamlıydı. Sayın Belediye Başkanımız Özakcan ve meclis üyeleri talebimiz üzerine çok şık bir kararla Bakü Parkı’mız oluştu. Hocalı Katliamı insanlığa karşı oluşmuş bir suç kapsamında yapılan tanımlara uymakta. Biz de TBMM’nin bir meclis kararıyla soykırım olarak kabul etmesini Türk Ocakları olarak istiyoruz” dedi.

    “Azerbaycan ve Türkiye devletler hukukunda yer aldığı gibi iki dost ülke değildir. Bu iki devlet aynı atadan gelen dini, dili, kültürü aynı olan iki öz kardeştirler” diyen Efeler Belediye Başkanı M. Mesut Özakcan, “Çağdaş Azerbaycan kurucusu, Merhum Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev’in ‘iki devlet tek millet’ sözünde belirttiği gibi biz tek milletiz. Karabağ binlerce yıllık eski bir Türk yurduydu. Ermeniler Karabağ topraklarına ilk defa 1828 yılında ayakbastılar ve Çarlık Rusya’sı ile Azerbaycan topraklarını istila etmeye başladı” sözleriyle hatırlatmalarda bulundu.

    “Hocalı katliamını daima hatırlayacağız”

    Hocalı katliamını da unutmadıklarını belirten Başkan Özakcan, “Hocalı Soykırımı Anıtı ile 26 Şubat 1992 tarihinde Çarlık ve Sovyet Rusya’nın desteğini alarak bölgeyi kendi topraklarına katmak isteyen Ermenilerin, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Dağlık Karabağ Bölgesinde bulunan Hocalı kasabasında yaşayan 83 çocuk, 106 kadın, 70’den fazla yaşlı dahil olmak üzere, toplamda 613 kardeşimizin katledilişini daima hatırlayacağız. Dilerim Karabağ yine Azerbaycan topraklarına dahil edilerek tüm dünyanın gözü önünde gerçekleşen haksız işgal son bulur. Büyük Önderimiz Atatürk ‘Yurtta sulh cihanda sulh’ demiştir. Bizim hedefimizde insan var. Din, dil, ırk, renk, mezhep ayrımı gözetmeden barış içinde, kardeşlik içinde ve geleceğe umutla bakan toplum ve insanlar olmalarını temenni ediyoruz. İçinde bulunduğumuz 2018 yılı Azerbaycan Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100. yılı olması nedeniyle açılışını yaptığımız Bakü Parkı ve Hocalı Soykırım Anıtı’nın aramızdaki kardeşliği güçlendireceğini umuyorum” ifadelerini kullandı.

    “Özakçan Atatürk’ün fikirdaşı olduğunu bizlere gösterdi”

    Daha öceki bir ziyaretlerinde Azerbaycan Türkiye kardeşliği üzerine Başkan Özakcan ile sohbet ettiklerini belirten Azerbaycan Cumhuriyeti Milli Meclisi Milletvekili Ganire Paşayeva, parkın yapılmasından dolayı çok mutlu olduklarını söyledi. Bunun iki Türk devleti arasındaki bağı daha da artıracağını vurgulayan Paşayave, “Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır. Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır. Bugün Türkiye’de Mehmetçiklerimiz de terörle mücadelede ediyorlar. Allah onlara yardımcı olsun. İki devlet bir millet diyerek Allah Azerbaycan ve Türkiye’ye yardımcı olsun. Efeler Belediye Başkanı Mesut Özakcan ile bir sohbetimizde Azerbaycan adına bir parkın olmasını istemiştik. Orada Karabağ’ın Hocalı soykırımına anlatan bir anıtın olmasını söylediğimiz zaman belediye başkanımız ‘büyük memnuniyetle bunu yapacağız’ dedi. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ‘Azerbaycan’ın sevinci sevincimiz, kederi kederimizdir’ demişti. Belediye Başkanı Özakcan, Atatürk’ün fikirdaşı olduğunu bizlere gösterdi. Azerbaycan Cumhuriyeti’nin 100. yıl dönümünde bu güzel Efeler ilçemizde Azerbaycan adına, Bakü’nün adına, Hocalı adına güzel bir park hayata geçirdi, kendisine teşekkür ediyorum. Siz, Azerbaycan kardeşliğine verdiğiniz önemi bu parkla birlikte göstermiş oldunuz başkanım” dedi.

    “Türkiye’nin gücü bizim gücümüzdür”

    “Türkiye’nin gücü bizim gücümüzdür” diyerek konuşmasını sürdüren Paşayeva,”Biz tek millet iki devletiz. Bizim sevincimiz de bir acımız da bir. İster Aydın’da ister Bakü’de nerede doğmuş olursak olalım hepimiz Karabağlıyız, Hocalılıyız. Burada tüm dünyaya bu mesaj verilmiş oldu. Çanakkale’de Azerbaycan’dan şehitler var. Azerbaycan Cumhuriyeti’nin kuruluşunda Aydın’dan şehitlerimiz var. Edirne’den Kars’a dedelerimiz Azerbaycan’da göğüs göğse çarpışarak Ermenilere karşı zafer kazandı. Biz bu coğrafyanın en büyük milletlerinden biriyiz. Ama maalesef en çok acısı olan millet biziz. Ancak biz ne kadar birlik olursak o kadar güçlü oluruz, zafer kazanırız. Biz o zaferi Çanakkale’de kazandık. Ben hiçbir zaman Türkiye Azerbaycan ayrımı yapmadım. Azerbaycan için nasıl canımı vermeye hazırsam Türkiye için de gözümü bile kırpmadan canımı vermeye hazırım. Çünkü burası benim vatanım. Buranın ayağına değen taş beni üzer. Türkiye’nin gücü bizim gücümüzdür. Birimizin gücü, hepimizin gücü. Çocuklarımız atalarını, devletlerini bilsinler. O Yüzden bu park çok önemli bu nedenle tekrar başkanıma teşekkür ediyorum” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

    Yapılan konuşmaların ardından Azerbaycan Cumhuriyeti’nin 100. yıldönümü nedeniyle Efeler Belediyesi tarafından yapılan Bakü Parkı ve Hocalı Soykırım Anıtı protokol üyeleri tarafından kurdele kesilerek açılışı yapıldı.

  • ‘Bursa dünyaya ilahiyatçı yetiştiriyor’ programında yabancı öğrencilerden gösteri

    Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde eğitim gören 70 ülkeden yaklaşık 900 öğrencinin katılımıyla ‘Bursa dünyaya ilahiyatçı yetiştiriyor’ programı düzenlendi.

    Merinos AKKM’de bu yıl 7’ncisi düzenlenen gecede öğrenciler çeşitli skeç, şiir dinletisi ve sahne performansları sundu. Programa Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdurrahman Çetin, Bursa İl Müftüsü İzani Turan, çok sayıda yabancı uyruklu öğrenci ve konuklar katıldı. Yoğun katılımın olduğu gecede konuşan İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Abdurrahman Çetin, “Fakültemiz dünyanın dört bir tarafından ilgi görüyor. Biz 33 yıldır yabancı ülkelerden gelen öğrencilere de eğitim sunuyoruz. 1985 yılında sadece bir öğrenci ile çıktığımız bu yolda her geçen gün daha çok çalışarak, özveri ile öğrencilerimizin sayısını ve bilgi birikimini arttıracağız” ifadelerini kullandı.

    Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş da, “Çok kıymetli İlahiyat Fakültesi mezunu büyüklerimiz var. Ümit ediyorum ki burada eğitim gören öğrenciler ülkelerine geri döndüklerinde İslam dininin birleştirici, barış ve kardeşlik dini olduğunu en güzel temsil eden bireyler olacaklardır. Aldıkları eğitim karşılığında kendi coğrafyalarında bıkmadan, yorulmadan ilim ve irfan dağıtacaklardır” şeklinde konuştu.

  • Trimbox, online mağazaları ile dijital dünyaya kapılarını açtı

    Türkiye’nin ilk TSE belgeli icadı olup, yüzde 95 yerlilik oranı ile orta yüksek teknoloji sınıfında dünyanın yüzde 70’inde tescili bulunan, şebeke kaynaklı aşırı yüksek voltajın cihaz ve sistemlerde oluşturacağı hasar ve kayıpları önleyen Trimbox, online mağazaları ile dijital dünyaya kapılarını açtı.

    Trimbox, online mağazaları ile dijital dünyaya kapılarını açtı. Konuyla ilgili li Yurttaş Holding’te bir tanıtım toplantısı düzenleyen Yurttaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı Evren Yurttaş, online mağazaları şeklinde uygulanacak satış ortaklığı sistemi, dünyada uygulanan network marketing sistemini yerlilik modeliyle biraz farklılaştırarak uyguladıklarını belirterek “Bu sistemle Trimbox’ın, dünyada uygulanan network marketing sisteminin bize uygun modeliyle Türkiye’de ve dünyada insanların kullanımına daha fazla sunulabilmesi için dijital ortamda geniş kitlelere ulaştıracağız. Bu sayede insanlar hem kazanç elde edecek hem de ürünümüz her yere ulaşabilecek. Elektrik şebekelerinde sıkça yaşanan aşırı gerilimi engelleyerek, iş yerlerinde, fabrikalarda ve evlerde elektronik kartların ve cihazların hasarlarını bertaraf eden ürünümüzün bu sistemle daha geniş kitlelere ulaşması da yaşanacak olası hasarların ve yangın facialarının önüne geçilmesi adına önemli bir adım olacağını düşünüyoruz” dedi.

    Sistemi, Trimbox markasını doğru anlatabilecek 10 bin kişilik bir satış ağına benzeten Yurttaş şunları söyledi: “Dijital pazarlama çok hızlı büyüyor. Bizler de geniş kitlelere ulaşmanın yolunun dijital ortamdan geçtiğini biliyoruz. Bireysel olarak dokunabileceğiniz insan sayısı sınırlıyken dijital dünyada çok daha hızlı ve geniş kitlelere ulaşabiliyorsunuz. Dünyanın kullandığı ülkemizde de bilinen bir modeli uyguluyoruz. Biz vizyoner bir holding olarak bu konuda bir hamle yapmak istedik ve başarılı olacağımıza inanıyoruz. Tüm yatırımcılarımızı bu kazançlı sisteme dâhil olmaya davet ediyoruz. Dünya’daki tüm gelişmeleri yakından takip eden şirketimiz satış ortaklığı sistemini, Amazon gibi önemli markaların yıllardır başarıyla sürdürdüğü modellerinden yola çıkarak oluşturmuş ve tüm katılımcıların maksimum fayda sağlayacağı biçimde geliştirmiştir. Bu sisteme dâhil olacak yatırımcı, hedefine ve bütçesine uygun 6 ayrı paketten birini satın alıp sisteme giriş yapıyor. İkinci aydan itibaren satın alınan pakete tanımlı kar payı alınmaya başlanıyor. Yatırımcı gelirini arttırmak istiyorsa, içinde tüm Trimbox ürünlerinin olduğu özel online mağazasını internette ya da sahada çevresine tanıtıyor. Böylece hem kendi mağazanızdan hem de online mağaza satışıyla sisteme kazandırdığı yeni mağazaların ürün satışlarından pay elde edebiliyor”.

  • Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan dünyaya adalet çağrısı

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye’nin milyonlarca sığınmacıya sunduğu hizmetlere destek vermeyenler terör örgütlerine milyarlarca doları cömertçe akıtıyorsa bu durum ağaçların değil, dikenlerin sulandığı anlamına gelir. Bu düzenin adı adalet değil, zulüm düzenidir” dedi.

    Anayasa Mahkemesi 56. Kuruluş Yıl Dönümü Töreni’ne katılan misafirlerle Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde akşam yemeğinde bir araya gelen cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, “Bugün bizlere düşen görev, dünyanın, ülkelerimizin ve toplumlarımızın eski karanlık günlerine dönmesini beklemeden insanlığın adalet talebine kulak vermektir” ifadelerine yer verdi.

    “Bir yerde adalete olan özlem çok fazla ifade ediliyorsa orada zulüm vardır demektir”

    “Biz ‘adalet mülkün temelidir’ diyerek devletin odağına adaleti yerleştiren bir medeniyetin mensuplarıyız ifadesini kullanan Erdoğan, ecdadın bununla da kalmayarak, “insanı yaşat ki, devlet yaşasın” diyerek devletin görevini tarif ettiğini kaydetti. Erdoğan, “Dünyadaki önemli filozofların, devlet adamlarının çoğu adaletle ilgili görüşlerini ifade etmişlerdir. Ama bunların pek azı Mevlana Hazretlerinin adalet tanımı sevilesine ulaşabilir. Mevlana Hazretleri hayatın farklı alanlarındaki bakışına uygun şekilde birden fazla adalet tanımı yapmıştır. Mesela Mevlana Hazretleri hukuku ‘adalet denizinden bir katre’ olarak görür. Bununla birlikte ne kadar küçük olursa olsun denizin letafetinin bu damladan belli olacağını söyler. Yine Mevlana Hazretlerinin siz hakimlerle ilgili ilginç ve çarpıcı tanımlamaları vardır. Hakimleri tanrının ölçüsü ve terazisi olarak gören, düşmanlıkları ve uyuşmazlıkları kesen bir makas olarak tarif eden Hazreti Mevlana’nın adalet kavramı ile ilgili tanımlamaları da çok önemlidir. Mevlana’ya göre adalet, ayakkabının ayakta, külahın başta olmasıdır. Şayet bunların yeri değişirse adalet bozulur. Veya adalet suyu ağaca, zulüm ise dikene vermektir. Mevlana hakkı hak sahibine teslim olmak olan adaletin gönül huzuru, zulmün ise vicdan azabı getireceğini söyler. Buradaki asıl mesaj coğrafyamızın ve medeniyetimizin adalet konusundaki o geniş birikimidir. Bir yerde adalete olan özlem çok fazla ifade ediliyorsa orada zulüm vardır demektir” diye konuştu.

    “Mazlumların ahı eğer arşa yükseliyorsa ortada ciddi bir adalet sorunu vardır demektir”

    Hem doğuda hem batıda en büyük adalet reformlarının en büyük zulüm düzenlerinin ardından geldiğini ifade eden Erdoğan, “Bugün bizlere düşen görev, dünyanın, ülkelerimizin ve toplumlarımızın eski karanlık günlerine dönmesini beklemeden insanlığın adalet talebine kulak vermektir. Ortadoğu’dan Güney Asya’ya, Afrika’dan Güney Amerika’ya kadar dünyamızın her köşesinden mazlumların ahı eğer arşa yükseliyorsa ortada ciddi bir adalet sorunu vardır demektir” şeklinde konuştu.

    Suriye’de yerlerinden edilmiş 3.5 milyon insanın 7 yıldır topraklarında güven ve refah içinde yaşatan Türkiye’nin bu mücadelesinde yalnız kalıyorsa hep birlikte düşünülmesi gerektiğinin altını çizen Erdoğan, “Türkiye’nin milyonlarca sığınmacıya sunduğu hizmetlere destek vermeyenler terör örgütlerine milyarlarca doları cömertçe akıtıyorsa bu durum ağaçların değil, dikenlerin sulandığı anlamına gelir. Bu düzenin adı adalet değil, zulüm düzenidir. Mazlumların kanları ve gözyaşları üzerinde kurulan bu düzene itiraz etmek en başta adaletin temsilcisi olan sizlerin görevi olmalıdır. Küresel güç oyunlarının karmaşasında rotasını şaşıranlar için sizler kutup yıldızı gibi doğruya giden yolun kılavuzu olmalısınız. Biz her şeye rağmen umutluyuz. Çünkü bizim inancımızda umutsuzluğa asla yer yoktur” ifadelerini kullandı.

    “Sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır. Göğsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır.

    Senden umut kesmem kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır” mısralarını okuyan Erdoğan, “Kalbimizde o merhamet adlı çınar olduğu sürece daha güzel, adil, müreffeh bir dünya için umudumuzu hiç kaybetmeyeceğiz” açıklamasında bulundu.

    “Nice tehdidin üstesinden gelmeyi başardık”

    Türkiye’nin medeniyetinde ve kültüründe mevcut bulunan kadim adalet mirası sayesinde demokrasi ve hukuk devleti yolundaki atılımlarını güçlü bir şekilde hayata geçirme imkanına sahip olduğunu kaydeden Erdoğan, “Asırlardır yaşadığımız tüm olumsuzluklara rağmen her defasında süratle toparlanıp, yeniden demokrasi ve hukuk devleti yoluna girebiliyorsak işte bu sayededir. Son yıllarda bu durumun yeni ve tarihi örneklerini hep birlikte yaşadık. Demokrasiye ve hukuk devletine olan bağlılığımızdan taviz vermeden, vesayetten tutun, darbe teşebbüslerine ve terör saldırılarına kadar nice tehdidin üstesinden gelmeyi başardık. Hatta sadece tehditleri bertaraf etmekle kalmadık. Çok kritik bir yönetim değişikliği sürecini suhuletle neticeye ulaştırdık. Şimdi 24 Haziran’da yapılacak seçimlerin ardından tüm unsurları ile hayata geçecek olan yeni yönetim sistemimiz ile yürütmeyi daha güçlü, yasamayı daha itibarlı, yargıyı da daha bağımsız hale getirmeyi hedefliyoruz” dedi.