Etiket: Dünyaya

  • Tonlarca domates kurutulup dünyaya satılıyor

    Elazığ’da bir girişimci 60 kişilik ekiple ürettiği 200-300 ton domatesi kurutup başta ABD, Avustralya ve Çin olmak üzere dünyaya satıyor.

    Yurtbaşı Beldesinde yaklaşık 10 yıl önce 5 kişilik ekiple 10 bin dönüm alanda domates üretmeye başlayan Mehmet Tosun (48), devletten aldığı hibe desteği ile 100 bin dönüm alanda 60 kişilik ekiple çalışıyor. Domates üretimi yapan Tosun şimdi dünyaya kuru domates ihraç etmeye başladı. 100 bin dönüm arazide üretilen domatesler önce kadın işçiler tarafından toplanıp ikiye bölünerek güneşte kurutulmaya bırakılıyor. Daha sonra kükürtlenip makineyle tuzlanan domatesler, günlerce güneşte kurutuluyor. Ardından paketlenen kuru domatesler, ABD, Avustralya ve Çin olmak üzere dünyanın birçok bölgesine gönderiliyor. Yıllık 200 ile 300 ton yaş domates işleten girişimci, üretimin çok olduğu dönemlerde bu rakamın 500 tona kadar çıktığını ifade ediyor.

    “Bu yıl hedef 250 ton domates”

    Üretimin çok olduğu dönemlerde 500 ton yaş domates ürettiklerini dile getiren işletme sahibi Mehmet Tosun, “Güneydoğu, Doğu Anadolu’nun bir bölgesi, iç Anadolu, Karadeniz ve Akdeniz bölgesinde herhangi bir kurutma işlemi olmadığı için Elazığ bu konuda en cazip illerden bir tanesidir. İşletmemizi büyütebilir, ürünlerimizi yeterince çoğaltabilirsek bu bölge ege bölgesinden sonra Türkiye’nin en büyük sebze ve meyve işleme alanına dönüşebilir. Yaklaşık 10 yıldır bu işi yapıyorum. Yaptığımız çaba ve gayret sadece mücadeleyle alakalıdır. Yani çok büyük bir tonaj veya çok büyük bir ciro ile çalışmıyoruz ama bu işletmenin ya da yaptığımız kurutulmuş domatesin ilerde de kurutulmuş sebze ve meyvenin gelişmesi ve işlenmesi için, bu bölgede yerleşik olarak oturması için mücadelemizi hep devam ettireceğiz. Yıllık 200-300 ton yaş domates, bazen üretimin çok olduğu dönemlerde 500 tona kadar çıkabiliyor. Bu yıl ki üretimimiz yaklaşık 250 ton planlamasıyla yapmaktayız. Ekolojik sebeplerden dolayı bu yıl Elazığ’da domates üretimi yüzde 80 düştü. Bölgemizde sulu tarımın olmaması da bizim üretim anlamında sıkıntı çekmemize yol açmaktadır. Önümüzdeki günlerde devletimizin yapacağı bölgesel kalkınmalarla sulama projeleri faaliyete geçerse bizim üretimimiz daha etkin bir yol alırız” dedi.

    “Pazar sorunu yok”

    Kurutulmuş domatesin endüstriyel bir ürün olduğunu ve pazar sorununun olmadığına dikkat çeken Tosun,“ Başta Amerika, Avrupa ülkeleri, Avustralya ve Çin başta olmak üzere bu bölgelere gönderiliyor. Türkiye Çin’den birçok ithal ürün ithal ettiği halde genellikle petrol, kimya, endüstri ama tarım üretiminde Çin her zaman Türkiye’den kurutulmuş sebze ve meyve konusunda ithalat ve ihracat yapma potansiyeli var. Ülkemizdeki tarım faktörleri, girdi masrafları, üretim maliyetleri, onların istediği miktarda veya tonajda bir seviyeye maalesef gelemiyor. Bu malda Pazar sorunu yok. Türkiye’nin her yerinde kurutma şansı olmadığı ve ekolojik olarak belli bölgelerde bu ürünün kurutma ortamı olduğu için pazarla ilgili bir sıkıntı yok“ şeklinde konuştu.

    Mevsimlik işçilere ekmek kapısı

    Yaz mevsiminde çalışmaya geldiğini söyleyen mevsimlik işçilerden Havva Mutlu,“ Ergani’den geliyoruz. 4-5 aydır burada çalışıyorum. Domatesi hem ekmeye hem de toplamaya geliyorum. Bu iş bizim için destek oluyor çünkü çalışıyoruz harçlığımızı çıkarıyoruz. Biz sabah 5’te işe geliyoruz ve akşam 17’de paydos ediyoruz” diye ifade etti.

    Üretilen domatesin kurutmalığa dönüştürülmesinin hem iç piyasada hem de dış piyasada yer bulmasının kendileri için çok önemli olduğunu belirten İl Tarım ve Orman Müdürü Turan Karahan ise, “Çünkü bundan birkaç ay öncesinde cumhurbaşkanımızın himayesinde Çin ile yapılan Tarım Formu Konferansı’nda, özellikle Çin ülkemizde yapılacak olan kurutmalık sebzelik ve meyveliğin alımı ile ilgili ortaya ciddi bir irade koydu. Biz de Elazığ ili olarak bu yapılan çalışmalarda yerimizi almak ve burada üreticimizin kazancını arttırmak için inşallah bu sektöre önem verip ve bunun gelişmesi için elimizden gelen bütün gayreti göstereceğiz. Biz daha önce bu işletmeye 6’ıncı etapta kırsal kalkınma yatırımlarının desteklenmesi programında hibe desteği sağlamıştık. Ancak bugün işletmemizi gezdiğimizde özellikle işletmenin enerji maliyetlerini aşağıya çekmek için önümüzdeki etaplarda güneş enerji sistemleriyle işletmemizi tekraren desteklediğimizde, işletmenin en azından karlılığını biraz daha arttırmış olacağız” diye konuştu.

  • Karoseri sektörü UR-GE ile dünyaya açılacak

    Farklı sektörlerde yürüttüğü 10 ayrı Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) projesi ile şehrin ihracatına katkıda bulunan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), karoseri sektörü için de proje çalışmalarına başladı.

    Projenin tanıtım ve istişare toplantısında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay iş dünyası olarak ihracat yapmak zorunda olduklarını belirterek, “UR-GE projeleri ile firmalarımızı ihracata yönlendiriyoruz. Maksadımız ihracat yolculuğunda sektör temsilcilerimizin uyum içinde hareket etmelerini sağlamak” dedi.

    Kurumsallaşma çalışmaları ve yurt dışı tanıtım faaliyetleri ile sektörlerin dünyaya açılmasına öncülük ettiklerini belirten Burkay, “Projelerimizde yer alan firmalarımızın ihracat performansları ve çalışma kararlılığı, bakanlığımızın UR-GE projeleri için her bir kuruma tanıdığı 10 proje hakkı sınırlamasını kaldırmasında da belirleyici oldu” diye konuştu.

    Sınırlamanın kaldırılması sonrasında yeni UR-GE projeleri için çalışmaya başladıkları bilgisini veren Başkan Burkay, “Oda olarak UR-GE konusunda Türkiye’deki en uzman kurumuz. Hedefimiz toplamda 20 UR-GE projesine ulaşmak ve sektörlerimizin ihracat potansiyellerini en üst düzeyde artırmak. Bu kapsamda katma değeri yüksek sektörler arasında yer alan karoseri sektöründe faaliyet gösteren firmalarımız için de UR-GE projemizi hayata geçirmeyi planlıyoruz” dedi.

    Karoseri sektörünün potansiyeli büyük

    Bursa’nın karoseri sektöründe Türkiye’nin önde gelen kentlerinden biri olduğunu ve sektörde faaliyet gösteren çok sayıda yetenekli firma bulunduğuna dikkat çeken Başkan Burkay, UR-GE desteğinin sektör için büyük bir fırsat olduğunu vurguladı. İş dünyası olarak ihracat yapmak zorunda olduklarını belirten Burkay konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Uluslararası arenada çok büyük rakiplerimiz var. Bu noktada Oda olarak arayüz görevi üstlenerek ihracat yolculuğunda sektör temsilcilerimizin uyum içinde hareket etmelerini sağlıyoruz. Ortak akıl, ortak vizyon ve ortak strateji ile firmalarımız uluslararası pazarlarda çok daha rekabetçi olacaktır”.

    4,5 milyon dolar kaynak

    BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Muhsin Koçaslan, eğitim, danışmanlık, yurt dışı pazarlama ve alım heyetleri gibi etkinliklerde kullanılmak üzere bakanlık tarafından toplam 4,5 milyon dolarlık destek sağlandığını söyledi. Karoserinin özel el işçiliği ve ustalık isteyen bir sektör olduğunu kaydeden Koçaslan, bilhassa Avrupa Birliği ülkelerinin sektörde faaliyet gösteren firmalar için önemli bir pazar olabileceğine dikkat çekti.

    BTSO Meclis Üyesi Haluk Sami Topbaş ise sektörün güç birliği yapması ve dünyada marka haline gelebilmesi adına UR-GE projesinin bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti.

    Toplantı, firma temsilcilerinin görüşlerini belirtmesinin ardından sona erdi.

  • Robotik dünyaya merhaba dediler

    Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) ve Samsun İl Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliğiyle düzenlenen “TÜBİTAK 4004 İlk-Okul Robot Maceram Projesi”nde 30 ilkokul 3. sınıf öğrencisi robotik dünyaya merhaba dedi.

    Altı gün süren eğitimlerde öğrenciler robotik kodlama, bilgisayarsız oyun etkinlikleri, sanat ve drama etkinlikleri gerçekleştirdiler. Kodlamayı öğrenen öğrenciler görme engellilere kolaylık sağlayan baston, elektronik aletlere fazla yaklaşınca uyaran robot, çizgi izleyen tırtıl robot, kitap tanıtan robot, trafikte otomatik ilerleyen robot tasarladılar. Robotlarına bowling oynattılar, dans ettirdiler, tavşan gibi hareket ettirdiler.

    Proje yürütücüsü, OMÜ Sınıf Öğretmenliği Araş. Gör. Elif Güven Demir, “Projemizde amacımız, ilkokul 3. sınıf öğrencilerinde robotik dünya ile ilgili farkındalık oluşturmaktı. Robotların, sanat, spor, fen, matematik, tarih ile ilişkilendirebileceklerini göstermek istedik. Öğrencilerimizin ve velilerimizin olumlu dönütleri bizi çok mutlu etti. Öğrencilerimizin robotik dünyaya ilgilerinin arttığını gözlemledik. Bu eğitim sadece bir başlangıçtı. En önemli kısım bundan sonra başlıyor. Öğrencilerimiz burada öğrendiklerini geliştirmeli, yaptıkları çalışmalarla okullarında ve çevrelerindeki herkese örnek olmalılar. Onlar artık bizim ‘Robot Bilim Elçilerimiz’. Bundan sonraki süreçte okullarında farkındalık oluşturacaklarına inanıyoruz” dedi.

    Projenin kapanışında öğrenciler ziyaretçilere ürünlerini sergilemenin mutluluğunu yaşadılar. Öğrencilere “Robot Bilim Elçisi” rozetlerini kendi kodladıkları robotları getirdi.

    Proje eğitimlerini ziyaret eden İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun Esen, proje ekibine teşekkür etti. Esen, “Kodlasam Projemiz kapsamında ortaokul öğrencilerimizin algoritmik düşünme becerilerinin gelişmesi için ilçelerimize kodlama atölyeleri kuracağız. İlk-okul Robot Maceram Projesi’nin katkısıyla sürece ilkokul öğrencilerimizi de dahil etmeyi planlıyoruz. Burada eğitim alan öğrencilerimiz okullarında robot bilim elçisi olacaklar. Onların örnek olması ve desteğiyle robotik eğitimler ilkokul düzeyinde de yaygınlaşacak” diye konuştu.

  • Sprey kına ile başladı dünyaya geçici dövme boyası satıyor

    Tüm dünyada büyük ilgi gören geçici dövme merakı Türk girişimciyi ihracatçı yaptı. Türkiye’de ilk defa kınayı sprey haline getiren One Spray Tattoo, şimdi de Airbrush olarak adlandırılan geçici dövme boyalarının imalatını tamamladı. Tamamı ithal olarak yurt dışından getirilen Airbrush boyaları artık yerli imalatla ve helal sertifikalı üretilerek yurt dışına ihraç edilmeye başlandı.

    Türkiye’de büyüklüğü 360 milyon dolara ulaşan geçici dövme ve hint kınası pazarı Türk girişimciyi ihracatçı yaptı. Kınanın Türk kültüründe vazgeçilmez bir yeri olduğunu anlatan One Spray Tattoo Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kemal Yalçınkaya, “Kendi kültürümüze ait kına desenlerini dahi Çin’den ithal eder hale geldik. Biz tamamen yerli ve milli desenleri kullanarak sağlıklı dövme boyaları, dövme şablonu ve sprey kınalar üretiyoruz. Türkiye’de ilk defa dövmecilere ve hint kınası dövmesi yapanlara özel body paint adı verilen yerli airbrush boyamızı ürettik” dedi.

    “Hedefimiz 150 milyon dolara ulaşan dövme malzemeleri ithalatının tamamını yerli hale getirmek”

    1 yılık Ar-Ge çalışmasının ardından Amerika’da Çin’de üretilen boyaların daha kalitelisini tamamen yerli imkanlarla seri üretime soktuklarını kaydeden Yalçınkaya, “İlk etapta 100 ml ve 6 renk olarak 50 bin tüp dövme boyasının imalatını tamamladık. İlk üretimin büyük kısmını Azerbaycan, Irak ve Libya’ya ihraç ettik. Hedefimiz 150 milyon dolara ulaşan dövme malzemeleri ithalatının tamamını yerli hale getirmek ve Avrupa’ya ihracat yapmak” diye konuştu.

  • Dünyaya VIP rahatlığı satıyorlar

    Otomobilde VIP araç dizaynı yapan Ertex Otomotiv’in Yönetim Kurulu Başkanı Salih Malkoç, “Dünyanın dört bir yanından gelen taleplerle sipariş rekorları kırıyoruz. Yerli üretimimizle dünya pazarının yüzde 40’ını domine ediyoruz” dedi.

    Yaklaşık 30 yıldır mevcut araçları VIP rahatlığına kavuşturan Türk şirketi Ertex’in Yönetim Kurulu Başkanı Salih Malkoç, dünyanın dört bir yanından gelen taleplerle sipariş rekorları kırdıklarını belirtti. Malkoç, “Yerli üretimimizle dünya pazarının yüzde 40’ını domine ediyoruz” dedi. Malkoç, gelecek dönemde sürücüsüz VIP araçlar tasarlayıp, hizmete sunmayı hedeflediklerinin de altını çizdi.

    Yılda 200 araç üretiliyor

    Kişisel zevke göre verilen siparişleri yetiştirebilmek için 3 vardiya ile tam kapasite çalıştıklarına dikkat çeken Salih Malkoç, “Bir aracın yapımı ortalama 1,5 ay sürüyor. Yılda yaklaşık 200 aracı VIP’e çeviriyoruz ve tasarladığımız her iki araçtan birini sipariş kapsamında ihraç ediyoruz.”

    Dünyaya VIP rahatlığı

    Avrupa’da başta Fransa, Almanya, Hollanda olmak üzere tüm AB ülkelerinden; Asya ve Orta Doğu’da ise ağırlıklı olarak Azerbaycan, Dubai, Katar ve Suudi Arabistan’dan ciddi talep aldıklarını kaydeden Malkoç şu bilgileri verdi: “Bu yılın ilk 6 ayında satışları ikiye katlayarak 47 araç ihracı gerçekleştirdik. Yaptığımız tasarımlar, Türkiye’ye büyük katma değer artışı ve döviz girdisi sağlıyor. Almanya’dan gelen araçları VIP tasarımına çevirip, 3 katı değer kazandırarak ihraç ediyoruz.”

    “Orta Doğu’nun konfor, rahatlık ve lüks tutkusu limuzine ilgiyi arttırdı”

    Orta Doğu ülkelerinin daha çok limuzin modellerine talip olduğunu kaydeden Salih Malkoç, “Limuzin modeli, Ertex Otomotiv’in dünyada ilk defa minibüsleri uzatıp, VIP limuzin haline getirmesi ile geliştirildi. Limuzin modelinde araç uzatılarak daha geniş ve konforlu kullanım alanı sağlıyoruz. Bu modelimiz Orta Doğu ülkelerindeki müşterilerimizden yoğun ilgi görüyor. Avrupa ülkelerindeki müşterilerimiz ise daha çok Business Edition modelimize ilgi gösteriyor. Bu modelde keskin hatlar bulunmuyor. Tamamen Ertex Otomotiv’in tasarladığı, sade görünümlü ve fonksiyonel özelliklere sahip bir araç sınıfı. Ertex olarak biz, tasarımı, ’Geleneğin ve teknolojinin birlikteliği, ultra-lüks ambiyans ve ideal ofis ortamının kaynaşması’ olarak tanımlıyoruz.”

    “Sürücüsüz VIP araçlar tasarlayıp, hizmete sunmayı hedefliyoruz”

    Birçok otomobil üreticisinin 2020’de en az bir adet sürücüsüz araç modelini pazara sunacağını ifade eden Malkoç, “Gelecek elektrikli ve sürücüsüz araçlarda. Müşterilerimizin büyük çoğunluğu, ihtiyaç duyduğu özel alanı temin etmek için sürücü kabini ile arasında izolasyonu tercih ediyor. Müşteri kitlemizin sürücüsüz araçlara da yoğun talep göstereceğini öngörüyoruz ve bu araçlar yola çıktığında biz de en az bir üretici ile birlikte çalışarak sürücüsüz VIP araçlar tasarlayıp, hizmete sunmayı hedefliyoruz.” açıklamasında bulundu.

    VIP helikopter

    Firma, 2017 yılında TAI işbirliği ile ilk yerli VIP helikopteri ‘Ertex VIP Helikopter T625 – V (VIP)’i üretti. Bunun yayında ise, zırlı VIP minibüs üretimi de gerçekleştiriliyor.