Etiket: Dünyaya

  • Bakan Kurum: “Elazığ ve Malatya’da dönüşüm süreci tüm Türkiye ve dünyaya örnek olacak”

    Bakan Kurum: “Elazığ ve Malatya’da dönüşüm süreci tüm Türkiye ve dünyaya örnek olacak”

    Elazığ ve Malatya’daki dönüşüm sürecinin tüm Türkiye ve dünyaya örnek olacağını belirten Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, “Elazığ ve Malatya’da 26 bin konutluk, Türkiye tarihinin en büyük kentsel dönüşüm projesini başlattık. 2 bin 500 konutun teslimini yapıp, vatandaşlarımızın bu konutlarda oturmasını temin ettik. Yarın da depremin üzerinden bir yıl geçmiş 25 Ocak’ta Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle ilimizdeki 8 bininci konutu teslim edeceğiz. Söz verdiğimiz gibi diğer konutlarımızı da etaplar halinde teslim etmeye devam edeceğiz” dedi.

    Geçtiğimiz yıl bugün meydana gelen 6.8’lik depremde Elazığ’da 37, Malatya’da 4 olmak üzere 41 kişi hayatını kaybetti, iki şehirde 25 binden fazla konut ise hasar gördü. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un koordinesinde Elazığ’da 20 binden fazla konutun inşa edilmesi için çalışma başlatıldı. Bu kapsamda tamamlanan yüzlerce konut ise hak sahiplerine kura ile teslim edildi.

    Depremin yıl dönümü kapsamında Elazığ’a gelen Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, yapımı tamamlanan TOKİ konutlarını gezerek incelemelerde bulundu. Bizmişen bölgesinde yapımı tamamlanan konutları inceleyen Bakan Kurum, burada basın açıklamasında bulundu.

    “7 bin 200 arkadaşımızla sahada bilfiil çalıştık”

    24 Ocak günü tüm Türkiye’yi derinden yaralayan bir depremin meydana geldiğini anımsatan Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, “Sivrice merkezli depremde Elazığ ve Malatya’da 41 canımızı yitirdik. Hem Elazığ’da hem Malatya’da hissedilen deprem sonrasında da hızlı bir şekilde çalışmaları başlattık. Depremde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet yakınlarına başsağlığı diliyorum. Türk milletinin, 83 milyonluk büyük ailemizin başı sağ olsun. Depremin hemen ardından Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla, İçişleri Bakanlığımız, Sağlık Bakanlığımız, biz de bakanlık olarak Elazığ’a hareket ettik. Depremin olduğu o andan itibaren hızlı bir şekilde çalışmalarımızı başlattık. Toplamda 4 bin 700’ü arama kurtarma personeli olmak üzere 7 bin 200 arkadaşımızla sahada bilfiil çalıştık. Gerek enkaz kaldırma çalışmaları gerekse hasar tespit çalışmalarını eş zamanlı yürüttük” şeklinde konuştu.

    “Türkiye tarihinin en büyük kentsel dönüşüm projesini başlattık”

    Vatandaşları sağlam ve güvenli konutlarda oturtmak amacıyla inşa sürecini başlattıklarını aktaran Bakan Kurum, “Toplamda Elazığ ve Malatya’da 26 bin konutluk, Türkiye tarihinin en büyük kentsel dönüşüm projesini başlattık. Bu çerçevede 6 ay gibi kısa bir zamanda Sürsürü, Bizmışen, Yazıkonak, Akçakiraz, Aksaray, Abdullahpaşa ve Gümüşkavak mahallelerimizde tam 2 bin 500 konutun teslimini yapıp, vatandaşlarımızın bu konutlarda oturmasını temin ettik. Yarın da depremin üzerinden bir yıl geçmiş 25 Ocak’ta Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle ilimizdeki 8 bininci konutu teslim edeceğiz. Söz verdiğimiz gibi diğer konutlarımızı da etaplar halinde teslim etmeye devam edeceğiz. Bu süreçte salgın koşullarına rağmen zor şartlara rağmen, TOKİ, AFAD, bakanlığımızın tüm genel müdürlükleri, ilgili tüm STK, belediyemiz ve milletvekillerimiz el birliği içerisinde bu süreci Elazığlı kardeşlerimizle geçirdi” diye konuştu.

    “Elazığ ve Malatya’da bu dönüşüm süreci tüm Türkiye ve dünyaya örnek olacak”

    Kendilerini Elazığ ve Malatyalı olarak gördüklerini dile getiren Bakan Kurum, “Onlarla birlikte olmak suretiyle bu süreci hızlı bir şekilde götürmeye çalıştık. Onların rızası çerçevesinde bu dönüşüm projesini gerçekleştirdik. Bittiği zaman Elazığ ve Malatya’da bu dönüşüm süreci tüm Türkiye ve dünyaya örnek olacak. Önemli bir dönüşüm projesi olarak hafızalara kazınacaktır. Artık Elazığımız depreme daha dayanıklı, sağlam konutlarıyla giriyor. Vatandaşlarımızla da görüşmeler yapıyoruz. En son ki yaşanan 5.3 şiddetindeki depremi evlerinde hissetmemişler. Bu bize gurur veriyor ve mutlu ediyor. Çünkü biz 12 ay önce nasıl Elazığlı ve Malatyalı kardeşlerimizin hüznün, acısını yaşadıysak şimdi de mutluluklarını şahit olacağız. Onlarla birlikte güvenli bir geleceğe, Elazığ’ın yarınlarına hep beraber hep beraber imza atmış olacağız. Yine bu süreçte 77 bin binada hasar tespit çalışması yapıldı. 4 bin 700 binanın yıkımı tamamlandı. Hızlı bir şekilde bu inşa sürecini tamamladık” diye kaydetti.

    Bakan Kurum’a, Vali Erkaya Yırık, Belediye Başkanı Şahin Şerifoğulları, AK Parti Elazığ milletvekilleri Zülfü Tolga Ağar, Sermin Balık, Metin Bulut, Zülfü Demirbağ ile ilgili kurum müdürleri eşlik etti.

  • “Türk sağlık sektörü pandemide tam not aldı, dünyaya örnek oldu”

    “Türk sağlık sektörü pandemide tam not aldı, dünyaya örnek oldu”

    Salgınla mücadelede tedbirler kadar sağlık sistemleri de baş rol oynuyor. Vaka sayıları arttıkça sağlık ekosistemi üzerindeki baskı da artıyor. Bunu kaldırabilen ülkeler salgında avantaj sağlıyor. Türk sağlık sektörünün bu anlamda diğer ülkelere göre fark oluşturduğu düşünülüyor.

    Türkiye, koronavirüs (Kovid-19) salgınının yayılmasını engellemek için aldığı sıkı tedbirler ve güçlü sağlık sistemi ile dünyada örnek ülke konumuna geldi. Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında birçok hastane ciddi anlamda bir sınav verdi. Amerika ve birçok Avrupa ülkesinde sağlık sistemi zorlanırken, Türkiye’deki kamu ve özel hastaneler gerek alt yapıları gerekse de verdikleri hizmetler ile vatandaşları mağduriyetten kurtardı. Avrupa Şafak Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Seçim Öztürk, son yıllarda gerçekleşen yatırımlarla birlikte Türkiye’deki sağlık sisteminin dünyada önemli bir konuma yükseldiğini belirtti. Özellikle pandemi sürecinde bunun net bir şekilde görüldüğünü ifade eden Seçim Öztürk “Ülkemiz pandemi sürecinde çok hızlı aksiyon aldı. Dünyanın en gelişmiş ülkelerinde bile hastane koridorlarında tedavi olmaya çalışan insanlar gördük. Hem özel sektör hem de devletin yaptığı yatırımların ne kadar önemli olduğunu bu süreçte daha iyi anladık. Türkiye bu süreçte dünya nezdinde tam not aldı” diye konuştu.

    “Özveri ile çalışmaya devam ediyoruz”

    Öztürk, kendilerinin de bu dönemde ciddi yatırımlara imza attığını belirterek “Kendi PCR laboratuvarlarımız kurduk. Kısa sürede hizmet vermeye başladık. Adeta bu dönemde seferberlik ilan ettik. Özellikle çalışanlarımız ve doktorlarımız büyük özveri gösterdi. Birçok doktor arkadaşımız salgına yakalandı. Adeta hayatlarını hiçe sayarak, mesleklerini gereğini yerine getirmek için uğraş verdi. Yoğun bakım ünitelerimiz tam kapasite hizmet verdi” diye konuştu.

  • Türk Deri ürünleri e-ticaretle dünyaya ulaşacak

    Türk Deri ürünleri e-ticaretle dünyaya ulaşacak

    Pandemi döneminde 1-4 Haziran 2020 tarihlerinde Türkiye’nin ilk sanal fuarı Shoedex2020 Ayakkabı ve Saraciye Fuarını düzenleyerek Türk ihracatçısının dijital pazarlama yolculuğunda yeni bir dönemi başlatan Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği, şimdi de “Deri Sektöründe E-Ticaret Yönetimi” isimli eğitim programını başlatıyor.

    “Deri Sektöründe E-Ticaret Yönetimi Eğitim Programı” ile deri sektörünün dijitalleşmesinde yeni bir adım atmayı hedeflediklerini söyleyen Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Erkan Zandar, 8 ayrı başlıkta eğitim programı planladıklarını, online yapılacak eğitimlerle deri sektörüne özel terzi işi bir eğitim programı planladıklarını kaydetti.

    Shoedex Fuarları sürecinde deri sektörünün dijitalleşme konusunda büyük bir gelişim gösterdiğini anlatan Zandar, “Pandemi sonrasında Mart-Nisan-Mayıs aylarında deri sektörünün ihracat rakamlarında yüzde 60-70’lere varan düşüşler yaşadık. Haziran ve Ekim aylarında gerçekleştirdiğimiz Shoedex Sanal Fuarları sayesinde bugüne kadar ihracat yapamadığımız yeni pazarlara giriş yaptık. Bazı ihraç pazarlarımızda büyük artışlar yakaladık. Kasım ayı sonunda ihracattaki düşüşü yüzde 14 seviyesine kadar indirdik ve 117,5 milyon dolar ihracat rakamına ulaştık” diye konuştu.

    “Konteynırla ihracat dönemi bitiyor”

    E-ticaretin son yıllarda büyük gelişim gösterdiğini, pandemiyle birlikte e-ticaretteki artışın baş döndürücü bir hıza ulaştığını ifade eden Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Halil Gündoğdu ise tüketicinin e-ticaret konforuna alıştığını telefondan, bilgisayardan kısa sürede alışverişini yaptığını, üretici ihracatçı firmaların ayakta kalabilmek için bu değişime uyum sağlamaları gerektiğini vurguladı. Gündoğdu, “Konteynerlerle ayakkabı, çanta, deri ceket satma devri bitiyor, dünya genelinde tüketiciye tek tek ürün satabilecek konuma gelmemiz gerekiyor. Bu eğitim programı sonunda ihracatçı firmalarımızın internetten dünyanın dört bir tarafına e-ticaret aracılığıyla ihracat yapabilecek donanıma kavuşmasını hedefliyoruz” dedi.

    “2022 yılında e-ticaret 6.5 trilyon dolara ulaşacak”

    Tüketici tercihlerinin e-ticarete yatırım yapmayı zorunlu hale getirdiğini vurgulayan Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Erhan Onay ise da “Tüketici bizleri e-ticaret konusunda donanımlarımızı güçlendirmeye zorluyor. Dünya genelinde e-ticaret 2022 yılında 6.5 trilyon dolarlık büyüklüğe ulaşacak. Bizim bu gelişmeye sırtımızı dönme lüksümüz yok. ‘Deri Sektöründe E-Ticaret Yönetimi’ başlıklı eğitim programımızda, ‘E-Ticarete Giriş, Deri Sektörüne Uygun Pazaryerlerinde Satış, E-Ticarette Lojistik ve Tedarik Yönetimi, Deri Sektöründe Dijital Pazarlama ve Satış, Deri Sektöründe Müşteri Hizmetleri Yönetimi, E-Ticaret Sitesinin Kurulumu, E-İhracat Temel Bilgiler ve E-Ticaret Girişimciliği-Başarı Hikayesi’ başlıklarında 8 gün süren eğitimlerimiz olacak. Eğitim sonrasında firmalarımızda e-ticaret konusunda donanımlı insan kaynağı oluşacak” şeklinde konuştu.

    “Deri Sektöründe E-Ticaret Yönetimi” isimli eğitim programında Ege Deri ve Deri Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Halil Gündoğdu ve Yönetim Kurulu Üyesi Erhan Onay tecrübelerini eğitime katılacak isimlerle paylaşacak.

  • Türk ürünleri dünyaya pazarlanacak

    Türk ürünleri dünyaya pazarlanacak

    Kurulma aşamasında olan uluslararası alışveriş portalı ile Türkiye’deki ürünlerin Avrupa, ABD, Kanada ve Orta Doğu pazarında online olarak satışa sunulması amaçlanıyor.

    47 yıldır lojistik ve taşımacılık sektöründe hizmet veren Azure Grup, yabancı ortaklarıyla 250 milyon Euro’luk anlaşma imzalayarak bölgenin en önemli lojistik projelerinden birini hayata geçirdiğini duyurdu. Çin’in tarihi İpek Yolu’nu canlandırmak amacıyla başlattığı “Bir Kuşak, Bir Yol” projesi kapsamında, Grup tarafından ülkedeki 11 noktada toplama ve operasyon merkezinden sevkiyat yapılan bir altyapı kuruldu.

    Azure Grup Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Gül, “Tren ve TIR taşımacılık modeli ile dünyanın en büyük lojistik organizasyonu olan bu projeyi hayata geçirdik. Başladığımız günden bu yana iyi bir yol aldık. Şu anda Çin’den 50 ülkeye demir yolu ile taşımacılık yapmaktayız. Avrupa’daki yeni yatırımlarımız ile bundan sonra daha çok e-ticaret alanına yoğunlaşacağız” dedi.

    “Alışveriş portalı için çalışmalar sürüyor”

    Yeni bir alışveriş portalı üzerinde çalıştıklarını belirten Gül, “Kurulmakta olan uluslararası alışveriş portalımız ile Türkiye’deki ürünleri Avrupa, ABD, Kanada ve Orta Doğu pazarında online olarak satışa sunacağız. Türk ürünlerinin ihracatı, nakliyesi, gümrüklemesi ve teslimatının hızlıca çözümlendiği bir portal olacak” diye konuştu.

    “Öğrencilere iş fırsatı oluşturacağız”

    Erkan Gül, aynı zamanda dev bir sosyal sorumluluk projesini de hayata geçirdiklerini açıkladı. Proje kapsamında üniversite öğrencileri hem yeni bir kazanç kapısı elde edecek hem de yurtdışında eğitim alma fırsatı bulacak. Yurtdışındaki dört üniversiteyle anlaşma imzaladıklarını belirten Gül, detayları şöyle anlattı: “Türkiye’de istihdamı büyütmek ve özellikle öğrencilerimize iş imkânı sağlamak için son 1 yıldır özel projeler geliştiriyoruz. İlk etapta 500 öğrenciyi, sonrasında her yıl 500 öğrenciyi ailemize katacağız. Uzun zamandır üzerinde çalışmakta olduğumuz sosyal sorumluluk projemizle çok sayıda öğrenci kardeşimize okudukları dönem içerisinde çalışma, gelir elde etme ve iş tecrübesi kazanma fırsatı sunacağız. e-ticaret ve e- lojistiği kapsayacak bu yeni projemiz için ülkemizin önde gelen üniversitelerinden biriyle anlaştık. Aynı zamanda Almanya, Kanada, İngiltere ve İtalya’daki dört ayrı üniversiteyle de anlaşma sağladık. Öğrencilerimiz, son eğitim dönemlerini yurtdışındaki bu okullardan birinde ücretsiz olarak okuyabilecek, böylece yurtdışıdeneyimi kazanmış olacaklar.”

  • 5 milyon dolarlık yatırımla kekiğin yağı çıkarılıp dünyaya satılıyor

    5 milyon dolarlık yatırımla kekiğin yağı çıkarılıp dünyaya satılıyor

    Bağışıklığı kuvvetlendirmek amacıyla bitkisel ürünlerden elde edilen yağlar ön plana çıktı. İlaç firmaları yatırımlarını bu yönde hareketlendirerek hem iç pazarda hem de dış pazara ürün gönderimi yapıyor.

    Tüm dünyayı etkisi altına alan koronavirüs pandemisi devam ederken, virüsten korunmak için gıda takviyelerine de talep artıyor. Kekik bitkisindeki faydalı yağlardan oluşan bileşenler bağışıklık sistemini güçlendirebiliyor. Kekik gibi bitkilerden elde edilen esansiyel yağlardan oluşan takviye ürünler üreten CARMED İlaç firmasının Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Can, konuya ilişkin açıklamalarda bulundu.

    “Türkiye’deki yatırımlarımız 5 milyon dolara ulaştı”

    Can, Anadolu topraklarında kekik ve lavanta gibi bitkilerin bulunduğuna işaret ederek, “Bu bitkilerden çıkan yağlar ve elementlerle bütün hastalıklarla baş edilebileceğini öğrendim. Bu yağlar birçok hastalığa iyi geldi. Ekibimizde çok sayıda profesör, kimyacı ve eczacı bulunuyor. Çok ciddi bir Ar-Ge çalışması yaptık. Üretilen ve esansiyel yağlardan oluşan ürünlerimiz bulunuyor. Türkiye’deki yatırımlarımız 5 milyon dolara ulaştı. Yurtdışında sadece pazarlamayla ilgili yatırımlar yapmaktayız. Amacımız tüm dünyaya ulaşmaktır. Tüm Anadolu endemik bitkilerle dolu, bunları dünya pazarlarına sunmamız gerekiyor. Bu yağların içindeki faydalı elementleri alıyoruz” ifadelerini kullandı.

    Bağışıklık sistemini güçlendirmek için bitki yağlarından üretilen bu bileşikleri kullanmanın faydalı olacağına değinen Can, “Doğadaki bu bitkilerle bağışıklık sistemimizi yükseltebiliriz. Almanya, Rusya, İtalya, Filipinler ve ABD’ye ihracat yaptık. Bitkilerden alınan bu yağlara birçok ülkeden talep var” diye konuştu.