Etiket: Dünyasının

  • Kösemusul’dan Büyüme Açıklaması: “İş Dünyasının Morali Yükseldi”

    Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası (SATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Kösemusul, TÜİK tarafından açıklanan Türkiye ekonomisi 3’üncü çeyrek büyüme rakamlarını değerlendirdi.

    Başkan Kösemusul, yaptığı açıklamada, ikinci çeyrekte olduğu gibi üçüncü çeyrek büyüme rakamlarının da yüzde 3’ün üzerinde olmasının iş dünyasının hedefleri doğrultusunda çalışmalarını daha da yükselteceğini vurguladı.

    3’üncü çeyrekte piyasa beklentilerinin oldukça üzerinde yaşanan yüzde 4’lük büyümenin çok önemli olduğunu belirten Kösemusul, “Piyasa beklentileri gerçekleştirilen anketlerde daha düşük seviyelerdeydi. TÜİK’in açıkladığı yüzde 4’lük sonuç, olumlu bir sonuçtur. Yılsonuna ilişkin büyüme rakamlarının da ortalamanın altında kalmayacağını tahmin ediyoruz. Global ekonomide yaşanan son gelişmeler ve sınır komşularımızdaki karışıklıklara rağmen büyümenin artarak devam etmesi iş dünyamızın moralinin yüksek olması açısından oldukça önemlidir.” diye konuştu.

    Ekonominin büyüme performansının bir yükseliş trendine girdiğini ancak bunun yeterli olmadığını vurgulayan Başkan Kösemusul, otomotiv sektörünün önemine de dikkat çekti. Kösemusul, “Açıklanan rakamlara baktığımızda sanayi üretimimizin yükseldiğini görüyoruz. Ekim’de bir önceki yıla göre yüzde 4,6’lık bir artış var. İş dünyamızın gayretli çalışmalarını ve pazar arayışlarını sürdürdüğüne memnuniyetle şahit oluyoruz. Son açıklanan büyüme rakamının iç tüketimdeki artışın meydana getirdiği canlanmayla oluştuğunu söyleyebiliriz. Ayrıca otomotiv sektöründeki rekor talep ve üretim de bu sonuçlarda yüksek bir etki oluşturmuştur. Cari açığın düşmesi ve büyümenin yükseliş trendine girmesi önemli gelişmelerdir ve tabii ki yeterli değildir. İnşallah yılsonunda ve 2016 yılında daha olumlu rakamlarla karşılaşmak istiyoruz.” şeklinde konuştu.

    Başkan Mahmut Kösemusul açıklamasının son bölümünde ise “Ülkemizin ve şehirlerimizin hedeflerine ulaşması iş dünyamızın omuzlarındadır. 4 yıl seçimsiz bir dönemdeyiz. Güven ve istikrarla, iş dünyamızın talepleri dikkate alınarak gerçekleştirilecek ekonomik ve yapısal reformlarla önümüzdeki dönemde daha olumlu sonuçlarla karşılaşacağımıza inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

  • Yer Altı Dünyasının Ünlü İsmi Yusuf Özbir Yakalandı

    Ünlü televizyon programcısı Esra Erol’un eşi Ali Özbir’in amcası Yusuf Özbir, “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma” suçundan Başakşehir’de yakalanarak adliyeye sevk edildi.

    “Kürt İdris” olarak bilinen İdris Özbir’in kardeşi Yusuf Özbir, İstanbul 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi tarafından hakkında çıkarılan yakalama emri üzerine, Organize Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından İstanbul Başakşehir’de yakalandı. Özbir, sabah saatlerinde Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edildi. Özbir, hakkında yakalama kararı çıkarılan İstanbul 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi tarafından sorgulanacak.

    İstanbul 9’uncu Ağır Ceza Mahkemesi’nde 119 sanıklı davanın firari sanıklarından Yusuf Özbir, “Suç örgütü oluşturma, korkutucu güçten yararlanma, suç örgütü yararına yağma”, “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçlarından yargılanıyor.

  • İş Dünyasının Yeni Hükümetten Beklentileri

    Elazığ Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Başkanı İdris Alan, Türkiye’nin yeniden kalkınma hamlesi yapabilmesi ve iş dünyasının önündeki engellerin kaldırılmasıyla dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri haline getirecek önerileri TOBB öncülüğünde hazırladıklarını belirterek, 11 ana başlıkta 17 sayfadan oluşan raporun Başbakan Ahmet Davutoğlu’na verildiğini söyledi.

    ETSO Başkanı İdris Alan, 1 Kasım tarihinde yapılan seçimlerde yüzde 50’ye yakın oy alarak, tek başına yeniden hükümeti kurma yetkisini alan Başbakan Ahmet Davutoğlu’na, TOBB öncülüğünde odaların katkılarıyla hazırlanan beklentiler raporunun takdim edildiğini belirterek, sundukları “Özel Sektörün İlk 100 Günde Beklediği Reformlar” dosyası hakkında değerlendirmelerde bulundu. Reformların hayata geçirilmesi halinde Elazığ, bölge ve Türkiye’nin yeni bir kalkınma hamlesi yapacağını ve çağ atlayacağını anlatan Alan, “Tek başına kurulacak güçlü bir hükümetin ülke sorunlarına çare olacağı milletimizin tek ve yegane beklentisidir. İş dünyası olarak, ülkemizin yeniden kalkınma hamlesi yapabilmesi ve iş dünyasının önündeki engellerin kaldırılarak, ülkemizi dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri haline getirecek önerileri TOBB öncülüğünde hazırlamış bulunuyoruz. 11 ana başlık altında 17 sayfadan oluşan raporda özetle, ekonomide güven artırıcı adımlar, çalışma hayatı, vergiler, hukuk, rekabet, KOBİ’lerin finansmana erişimi, teşvikler gibi birçok önemli konu bulunmaktadır. Hazırlanan rapor TOBB Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu tarafından, Başbakanımız Ahmet Davutoğlu’na takdim edilmiştir. İş dünyası olarak şimdi ivedilikle yeni hükumetin kurularak ilk 100 gün içerisinde büyük bir titizlikle hazırlanmış olan raporumuzu hayata geçirmesini beklemekteyiz” dedi.

    İLK 100 GÜNDE BEKLENEN REFORMLAR

    En önemli başlıklardan birinin ekonomide güven artırıcı adımlar ve ekonomi yönetimi olduğunu kaydeden Alan, “10. Kalkınma Planındaki öncelikli dönüşüm programlarını ve eylem planlarını hareketlendirmeye odaklanmış bir çalışma mekanizması tasarlanmalıdır. Reformların izleme ve değerlendirmesini yapacak özel bir yapı kurulmalıdır. Kamu-özel sektör istişare platformları etkin bir şekilde çalıştırılmalıdır. Yatırım ortamının İyileştirilmesi Koordinasyon Kurulu’nun (YOİKK) daha etkin çalışması sağlanmalıdır. Ekonomi politikalarına eş güdüm ve etkinlik kazandırmak için ekonomi ile ilgili bakanlıklar yeniden düzenlenmelidir. Merkez Bankası başta olmak üzere ekonomiye yön veren kuruluşların etkin bir şekilde ve siyasi mülahazalardan uzak çalışması sağlanmalıdır. Düzenleyici ve denetleyici kurullarda özel sektörün temsil edilmesi sağlanmalıdır. Sanayi sektörlerinin geliştirilmesi için kamu-özel sektör birlikteliğiyle TBMM’de ihtisas komisyonları kurulmalıdır. Bölgesel Kalkınma Ajansları Politikası Türkiye’nin mekansal stratejisinin bir parçası olarak yeniden tasarlanmalıdır” diye konuştu.

    RAPORDA MESLEKİ EĞİTİM DE YER ALDI

    Raporda yer alan mesleki eğitimlerle ilgili de açıklamalarda bulunan Alan, şunları kaydetti:

    “Mesleki eğitim okulları yeniden düzenlenmelidir. Meslek liselerini cazibe merkezi yapmak için, meslek lisesi öğrencilerine ve mezunlarına destek verilmelidir. Mesleki eğitim kursları düzene sokulmalı, çok başlı ve verimsiz yapı ortadan kaldırılmalıdır. Mesleki eğitim kurslarının mutlaka ‘ulusal mesleki yeterlilik’ çerçevesinde eğitim vermesi sağlanmalıdır. Suriyeli sığınmacıların mesleki eğitimden geçirilerek istihdam edilmeleri sağlanmalıdır.”

    ÇALIŞMA HAYATINDA BEKLENİLEN DEĞİŞİKLİKLER

    Asgari ücret artışına da değindiklerini ifade eden Alan, şu ifadelerde bulundu:

    “İstihdam üzerindeki vergi yükleri, kıdem tazminatı ve zorunlu istihdam uygulamaları birlikte ele alınarak iş gücü piyasası reformlarının tamamıyla birlikte hayata geçirilmelidir. Gelir Vergisi dilimleri yükseltilmelidir. Turizm sektörüne yönelik sezon dışı zamanlarda istihdam üzerindeki vergi yükü kaldırılmalıdır. Eksik olan ulusal meslek standartları hazırlanıp yürürlüğe girmelidir. Sosyal yardım alan çalışabilir durumdaki nüfusun istihdamı sağlanmalıdır. Kadın istihdamını artıracak uygulamalar hayata geçirilmelidir. Tarımda çalışanların sosyal güvence altına alınması sağlanmalıdır. KDV oranları değiştirilmemelidir. Damga Vergisi kaldırılmalıdır. Gelir ve Kurumlar Vergisini düzenli ödeyen şirketlere vergi indirimi getirilmelidir. Gelir Vergisi tasarısı yeniden ele alınmalıdır. Elektrik üzerindeki TRT fonu, Belediye fonu gibi eklentiler kaldırılmalıdır. Girdi ve çıktılardaki KDV farkları giderilmelidir. Gelir Vergisi ve Kurumlar Vergisi ile Türk Ticaret Kanunun uyumu sağlanmalıdır. Geçici Vergi Beyannameleri sayısı kademeli olarak düşürülmeli ve yılda bir veya iki defa alınmalıdır. Tevsi yatırımlarda indirimli Kurumlar Vergisi uygulamasındaki sorunlar giderilmelidir. Vergi ve ihracat rakamları üretim yerine göre kayda geçirilmelidir. Belediyelerin imar değişikliği sonucunda elde edilen arsa rantıyla ilgili düzenleme yapılmalıdır.”

    “TEŞVİKLERİN ETKİ ANALİZİ YAPILMALI”

    Hukuk, Rekabet ve KOBİ’lerin finansmana erişimi konularında da beklentilerin olduğunu dile getiren Alan, teşvik sistemi ve üretimi destekleme konularının da önemini aktardı. Bugüne kadar verilen teşviklerin etki analizinin yapılması gerektiğini vurgulayan Alan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Yeni bir teşvik mekanizmasıyla sadece yeni yatırımlara değil, mevcut yatırımlara da sektörel teşvik uygulanmalıdır İl ve ilçe bazlı teşvik sistemi hayata geçirilmelidir. Teşvik edilecek sektörler belirlenirken şehirlerin ihracat potansiyelleri en önemli verilerden biri olmalıdır. Genç ve kadın girişimcilere ilk 3 yıl vergi muafiyeti getirilmelidir. Kamu ihalelerinde yerli ürüne fiyat avantajı kadın girişimciler için 5 puan artırılmalıdır. Ülkemizde yatırıma uygun arazi envanteri yatırımcılara elektronik ortamda sunulmalıdır. OSB’lerin idari yetkileri artırılmalıdır. Maden ruhsatlarının bölünebilmesi imkanı getirilmelidir.”

  • 3d Yazıcı Eğitim Dünyasının Keşfini Bekliyor

    İş dünyası 3D yazıcıları kullanarak hızlı ve ucuz parça üretimine geçerken, başta özel öğretim kurumları olmak üzere eğitim dünyası yeni teknolojiyle henüz tanışmadı. Öğrencilerin hayal gücünü geliştiren, kişisel, zihinsel ve mesleki gelişimi açısından son derece önemli olan 3D yazıcılar, eğitim dünyası tarafından keşfedilmeyi bekliyor.

    Son yılların en önemli buluşlarından birisi olan 3D yazıcıların kullanımı dünya genelinde hızla yayılırken, Türkiye’de istenilen seviyeye ulaşmadı. Tüm dünyada imalat sektörü başta olmak üzere sanayide, savunmada, eğitimde, sağlık ve inşaat sektöründe yaygın olarak kullanılan 3D yazıcılar, Türkiye’de ise sınırlı oranda sanayiciler tarafından kullanılıyor. Üretim alanında maliyetleri düşürmesi ve üretim hızını artırmasıyla bilinen 3D yazıcılara en az talep eğitim dünyasından geliyor.

    Üç boyutlu yazıcıda 3D4E markasını üreten EMESYS Genel Müdürü Hakan Ertan, Türkiye’de 3D teknolojisine en hızlı uyum sağlayan kesimin sanayi çevreleri olduğunu belirterek, 3D yazıcı konusunda dünyanın bir hayli gerisinde olan Türkiye’de bu tür yeniliklere öncelikli olarak eğitim kurumlarının uyum sağlaması gerektiğini söyledi. Marifetleriyle insanları şaşırtan bu cihazların pahalı olacağı gibi bir önyargı olduğunu ifade eden Ertan, “Biz bu önyargıyı yıkmak için ürettiğimiz yerli 3D yazıcıları 750 ila bin 500 dolar arasında satıyoruz. Her fırsatta özellikle eğitim sektörünün bu buluştan faydalanması gerektiğini dile getiriyoruz. Türkiye’de bunca özel okul var. Üçüncü sanayi devrimi olarak nitelendirilen bu buluşu okullar pek çok alanda değerlendirebilmeli” dedi.

    ÖĞRENCİLER HAYAL EDECEK, 3D YAZICILAR GERÇEĞE DÖNÜŞTÜRECEK

    Okullardan gelen talepleri karşılama konusunda daha yapıcı ve duyarlı olduklarını aktaran Ertan, “Öğrencilere ders anlatılırken 3D yazıcılardan yararlanılabilir. Öğrenciler bir hücrenin yapısını 3D yazıcıyla basabilir, bir organı birebir kopyalayarak üretebilirler. Ya da çocukların hayal dünyasına sınırlama getirmeden kendileri ne istiyorsa onu yapmaları sağlanabilir. 3D yazıcılar okullara girdikten sonra öğrencilerin fiziksel, zihinsel, mesleki ve sosyal gelişimlerine katkı sağlayacaktır. Özellikle eğitim sektörünün 3D yazıcıların önemini kavrayabilmesi için yakın zamanda workshoplar düzenleyeceğiz. Bu workshoplara katılan çocuklar 3D yazıcıları yakından tanıyacak ve kendi istedikleri ürünleri kendileri üretme fırsatı yakalayacaklar. Hatta kendi 3D yazıcılarını bile kendileri üretecekler. Düzenleyeceğimiz bu etkinliklerden sonra eğitim dünyasının da 3D yazıcılara kayıtsız kalamayacağını düşünüyorum” şeklinde konuştu.

  • Nihat Zeybekci: “Hazine Yardımıyla İş Dünyasının Yükünü Hafifleteceğiz”

    Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Hazine yardımıyla iş dünyasının yükünü hafifleteceklerini söyledi.

    Zeybekci, “Şuanda başbakanımızın talimatıyla hükümetimiz şirketlerimizin, üretimlerimizin, KOBİ’lerimizin, ihracatçılarımızın uluslararası rekabet güçlerine, rekabet avantajlarına zarar verebilecek bir durum varsa eğer, maliyetleri arttıran bir durum varsa eğer ki var, bunun bir kısmını hazine olarak karşılamayı ve yükü hafifletmek anlamında da bir anlayışımız var” dedi.

    Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Belarus Cumhuriyeti Başbakanı Andrei Kobyakov ile birlikte Türkiye -Belarus Yatırım Forumu’na katıldı. Bakan Zeybekci toplantının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

    7 Haziran seçimlerinde siyasi partilerin 5 bin TL gibi yüksek asgari ücret vaatlerinin iş dünyasından tepki görmediğini, fakat AK Parti’nin bin 300 TL asgari ücret vaadinin iş dünyası temsilcileri tarafından tartışılmasının sorulması üzerine Bakan Nihat Zeybekci açıklamalarda bulundu.

    Bakan Zeybekci, asgari ücret tartışmalarıyla ilgili şunları söyledi: “Bununla ilgili iki açıdan yaklaşmak lazım. O dönemde iş dünyası o uçuk rakamları ciddiye almamıştı ve toplumda ciddiye almamıştı. Çünkü iş dünyası ve gerekse kamuoyu iktidara gelme ihtimali olmayan birinin söylediği sözleri bence ciddiyetten uzak olarak algıladı. Ama biz ne zaman ki bu konuyla ilgili çalışmalarımızı detaylı hale getirerek, bin 300 TL rakamını sayın başbakanımız telaffuz ettiği anda bu anında karşılık buldu. Çünkü kamuoyuna sorduğunuz zaman anketlerde ’tek başına iktidara yakın parti hangisi’ dediğiniz zaman yüzde 75 oranında AK Parti olarak cevap veren bir sonuç vardı ortada. Dolayısıyla böyle bir karşılık buldu. Biz iş dünyasına şunu söyleyemeyiz: ’o gün niye itiraz etmediniz.’ Kaldı ki bunu söyleme hakkımız da vardır. O gün insanların çok uçuk rakamları dahi söyleyebilmesinin siyaseten de zararları olmuştur ama eminim ekonomide de bazı şeylerin zarar verdiğine inanıyorum. Özellikle ekonomiyle ilgili sivil toplum kuruluşlarının bu konuda açıklama yapan siyasi partilere, siyasi kişilere ciddiyete davet eden ve ekonominin dengelerini rahatsız eden açıklamalardan uzak durmalarıyla ilgili bir çağrıda bulunabilirlerdi. Bununla ilgili sitemimiz yok.”

    “ÖZEL SEKTÖRÜN ENDİŞE ETTİĞİ RAHATSIZLIKLAR OLABİLİR”

    Asgari ücretle ilgili çalışmalara öncelik verdiklerini belirten Bakan Nihat Zeybekci, “Dün akşam sayın başbakanımızın katılımıyla gerek işveren temsilcileri, gerek iş dünyası temsilcileri, gerekse Türkiye İhracatçılar Meclisi ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği gibi önde gelen kuruluşlarımız da saat 7’de başlayıp da gece saat 2’de biten bir toplantı yapıldı. Hükümet olarak vaatlerimizin hemen hemen tamamı kanun gerektirmeyenlerin il 3 ay içinde yerine getirileceği ile ilgili sayın başbakanımızın ve hükümetimizin iradesini ortaya koymasını dün akşam tekrar gördük. Asgari ücret de bunlardan en önde gelenlerinden ilk önce yapılacak olanlarından bir tanesidir. Tabi bunun özel sektörümüzün endişe ettiği gibi bir rahatsızlıkları da mutlaka olabilir” dedi.

    “HAZİNE OLARAK İŞ DÜNYASININ YÜKÜNÜ HAFİFLETME ANLAYIŞINDAYIZ”

    Hükümet olarak iş dünyasına destek vereceklerini ifade eden Zeybekci, “Şuanda başbakanımızın talimatıyla hükümetimiz şirketlerimizin, üretimlerimizin, KOBİ’lerimizin, ihracatçılarımızın uluslararası rekabet güçlerine, rekabet avantajlarına zarar verebilecek bir durum varsa eğer, maliyetleri arttıran bir durum varsa eğer ki var, bunun bir kısmını hazine olarak karşılamayı ve yükü hafifletmek anlamında da bir anlayışımız var. Öyle bir çalışma yapılıyor. Yakin bir sürede de rakamlar netleşecektir. Nerelerden bazı yüklere katlanabiliriz? Ne şekilde biz de katkıda bulunabilirizle ilgili biz de hükümet olarak net rakamlarımızı teknik çalışmalar bitince çok kısa bir sürede duyuracağız. Biz bu görüşe katılıyoruz. Rekabetçilik anlamında şirketlerimizin özel sektörümüzün ve ihracatçılarımızın şuandaki hali hazırdaki durumuna negatif katkı varsa buna da destek verme konusunda bir çalışmamız var” şeklinde konuştu.

    “FED FAİZ ARTTIRIMI YAPMAYACAK”

    Faiz arttırımı ile ilgili de değerlendirmelerde bulunan Bakan Nihat Zeybekci, “Bu konuda en net duranlardan bir tanesiyim. FED’in faiz arttırımı ile ilgili beklentim; arttırmayacağı, arttırırsa bile bu çok minimal seviyede olacağı ve bir kereye mahsus olacağı yönünde. Kaldı ki diğer taraftan 2013 başından itibaren o parasal gelişmenin durdurulması, parasal daralma ve doların o kadar bol bir şekilde piyasalarda olmasını istememek ve faiz arttırımını da düşünebileceklerini ilk başlarken bu cümleyle başladım. Faiz arttırımını bile düşünebiliriz diye başlayan sonra faiz arttırımı beklentilerini arttıran bu süreçte FED’in yapacağı faiz arttırımı şuan itibariyle zaten fazlasıyla satın alındı. Kaldı ki geçtiğimiz 2014 yılının ilk 9 ayı ve bu yılın ilk 9 ayına bakacak olursak Dolar, Euro karşısında 1.36’lık hatta 1.40’lar seviyesinden 1.07’ler seviyesine geldi. Bu, Amerikan ekonomisini, milli gelirini yüzde 20’sini dış ticaretten sağlayan Amerikan ekonomisi için, Amerikan ihraç ürünlerinin uluslararası piyasalarda rekabet gücünde dezavantaj oluşturan bir gelişmedir. Yani yüksek değerli dolar ABD ekonomisi için ve ihracatı için sürdürülebilir değildir. Üretim, istihdam artışı için sürdürülebilir değildir” ifadelerini kullandı.

    “NEGATİF SONUÇLAR TÜRKİYE İÇİN SÖZ KONUSU OLMAYACAKTIR”

    Türk ekonomisinin diğer ülkelerden faklı olduğuna dikkat çeken Nihat Zeybekci, şunları söyledi: “Dünyadaki gelişmekte olan ülkeler doların pahalılanmasıyla, faizlerin belki 0.25’lik bir çeyreklik artışıyla bunda negatif anlamda bir katlanmaları olacaktır. Ama Türk ekonomisi farklı. İhracatımızın yüzde 43’ünü Avrupa Birliği ile yapan bir Türkiye. Şuan itibariyle ilk 9 ayda yüzde 32, 33 oranında arttı ki dünyada yüzde 20 seviyesinde aşağı giderken bu artışı yaşadık. Bu doğrudan yabancı sermaye girişinin yüzde 72’sini Avrupa Birliği’nden yapıyoruz. Dünyada Avrupa Birliği ile Gümrük Anlaşması olan tek ülkeyiz. Amerikan Merkez Bankası faiz arttırım beklentisi ve parasal daralma açıklamalarında bulunurken Avrupa Birliği merkez bankası defalarca faiz indirimine gitti. Avrupa Birliği Merkez Bankası, Amerikan Merkez Bankası parasal daralmaya doğru giderken her ay 60 milyar Euro’luk varlık alımıyla parasal gelişmeye devam ettiğini ve 2016’nın sonuna kadar devam edeceğini söyledi. Avrupa Merkez Bankası’ndaki faizleri -0.75’e kadar da çekebileceğini söyledi. Benim burada altını çizerek Türk ekonomi dünyasına ve para piyasalarını şunu söyleyeyim. Türkiye ABD Merkez Bankası’nın açıklamalarından maliyet anlamında bir maliyete katlanırken Avrupa Birliği Merkez Bankası’nın açıklamalarından pozitif anlamında daha çok bir avantaj elde edecektir. Bu Brezilya, Şili, Hindistan, Malezya için negatif sonuçlar Türkiye için söz konusu olmayacaktır.”

    Seçim sonrası Merkez Bankası’nın para politikasında değişiklik yapıp, yapmayacağı ile ilgili soruya Bakan Zeybekci, “Şuanda böyle bir çalışma yok” diye cevap verdi.