Etiket: Dünyasındaki

  • SAÜ’de ‘İş dünyasındaki yerimiz’ konulu konferans düzenlendi

    Sakarya Üniversitesi Fikir ve Gelecek Öğrenci Topluluğu tarafından “İş Dünyasındaki Yerimiz” konulu konferans düzenlendi.

    Sakarya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Sabahattin Zaim Konferans Salonunda yapılan konferansa Ford Trucks Satış Müdürü Murat Bakış, Ford İnsan Kaynakları uzmanları Gamze Süner ve Nurten Dalkıç, Kiğılı Pazarlama Müdürü Gül Sağır Aydın, Toyota Üretim Planlama Müdürü İrfan Sarıcı ve Kariyer.net Kıdemli Etkinlik Yöneticisi Semih Gümüş konuşmacı olarak katıldı.

    “CV’yi ciddiye alın”

    Ford Trucks Satış Müdürü Murat Bakış, konferansta işe giriş süreci, nasıl staj başvurusunda bulunulacağı ve staj başvurularında nelere dikkat edilmesi gerektiği konularında bilgiler verdi. Başvurularda ilk bakılan yerin öğrencilerin CV’leri olduğunu vurgulayan Bakış, “Bir CV oluştururken mutlaka ciddiye alın. Sizi yansıtacağına emin olduğunuz bir CV hazırlayın. Çünkü ilk baktığımız yer CV oluyor. Özenli bir şekilde yazılmış, imla kurallarına dikkat edilmiş, hiçbir hatası olmayan bir CV, bizim için sizin benzer karakter özelliklerinizi gösterdiğiniz bir belge haline geliyor. Aynı zamanda yapmış olduğunuz stajları ve projeleri büyük küçük demeden detaylı bir şekilde anlatmanızı istiyoruz. Çünkü bunlar bizim için çok kıymetli” dedi.

    “Mezun olmadan karar verin”

    Kiğılı Pazarlama Müdürü Gül Sağır Aydın, 20 yıl içerisinde yükselişe geçecek mesleklerden bahsetti. Aydın, “Mezun olduktan sonra hepimizin bir hedefi oluyor. Doğru işi bulayım, kariyer hayatına başlayayım, kendi paramı kazanayım, ekonomik özgürlüğümü elime alayım diye düşünüyorsunuz. Bu noktada sadece diplomanın yeterli olmayacağını farkediyoruz. Zorlayıcı yeni dünyada deneyim, yetkinlik ve bağlantılarımız önemli hale geldi. Mezun olmadan önce birçok yerde staj yapmalısınız. Mezun olana kadar hangi alanda ilerlemek istediğinize ve hangi alanı sevdiğinize karar verip, o yönde ilerlemelisiniz” diye konuştu.

    “Yurt dışında da çalışan çalışanlarımız var”

    Toyota Üretim Planlama Müdürü İrfan Sarıcı, konuşmasında Toyota’nın üniversiteli çalışanlarının dâhil edildiği programdan bahsetti. Sarıcı, “Üniversiteli çalışanlarımızın hepsini bir programa dâhil ederiz. Bu, 18 ay süren yeni mezun geliştirme programıdır. Bunun içerisinde temelde sıralı eğitimler vardır. Üniversiteli çalışanlarımız şirket içi değişim programı kapsamında farklı işler yapabilir. Mezun olduğunda ise otomatik olarak yükselerek uygun bir kadroda işine devam eder. Bu ister insan kaynakları olsun, ister işletmeci, isterse kaynakçı olsun aynıdır. Bu program kapsamında yurt dışında da çalışan çalışanlarımız var” ifadelerini kullandı.

  • Prof. Dr. Waghid NEÜ’de İslam dünyasındaki eğitimi ele aldı

    Stellenbosch Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusef Waghid Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) İlahiyat Fakültesinde düzenlenen programlara konuşmacı olarak katıldı.

    Prof. Dr. Waghid ilk olarak Ahmet Keleşoğlu İlahiyat Fakültesinde (AKİF) düzenlenen ‘İslam Dünyasında Eğitim: Sorunlar, Zorluklar ve Potansiyel Çözümler’ konulu konferansta konuştu. Waghid, İslam dünyasındaki eğitimin en büyük problemlerinden birinin uygulama olduğunu belirterek, “İman sadece kalpteki inanç değildir. Aslında bu iman bir dünya görüşü de demek. Gelişen olaylara, dünyaya bu gözle bakmak demek. Merkezinde tevhit olan bir dünya görüşüyle olayları, konuları değerlendirmektir. Sadece böyle düşünerek ciltler dolusu kitap yazmak da yetmez. Teoride kalan bu bilgiler uygulanmadığı sürece bunun bize hiçbir faydası olmaz. Bugün İslam dünyasındaki eğitimin en büyük problemi ciltler dolusu kitap yazılıp bunların gerçek hayatta karşılığının, pragmatik sonuçlarının ortaya konmamasıdır. İmanlı bir dünya görüşü ile o dünya görüşünün hayata yansıması ki bunun neticesi salih ameller ve güzel eylemlerdir, işte bunlar pratiğe dökülür, gerçek hayatta yaşanmaya başlarsa yazılanların karşılığının olduğunu ve etkili olduğunu söyleyebiliriz” şeklinde konuştu.

    NEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Tahir Yüksek, Selçuklu Kaymakamı Ömer Hilmi Yamlı, İl Milli Eğitim Müdürü Mukadder Gürsoy, AKİF Dekanı Prof. Dr. Ramazan Altıntaş, Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bilal Kuşpınar, Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bülent Dilmaç, Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Çaycı, akademisyenler ve öğrencilerin katıldığı konferans hediye takdimi ve fotoğraf çekimiyle sona erdi.

    Prof. Dr. Yusef Waghid ayrıca Uluslararası Rumi Medeniyetler Uygulama ve Araştırma Merkezinin düzenlediği İngilizce Yuvarlak Masa Seminerine katıldı. Prof. Dr. Waghid burada, “İslam Eğitiminde Özerklik, Toplum ve İnsanlık” konulu sunumunu gerçekleştirdi.

  • ARUCAD Üniversitesi’nin Türk dünyasındaki yetenek avı başladı

    Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde kurulan ve dünyanın önemli sanatçılarını bünyesine katan ARUCAD Üniversitesi’nin Türk dünyasındaki yetenek avı start aldı. Öğrencilere burs vermek için oluşturulan yetenek avının ilk durağı Azerbaycan olurken, sınava ilgi ise büyüktü.

    Arkın ailesi tarafından kurulan ARUCAD Üniversitesi; Türk dünyasında yetenek avına çıktı. Öğrencilere burs vermek için oluşturulan yetenek avının ilk durağı ise Azerbaycan oldu. Bakü’deki Odlaryurdu Üniversitesi’nde toplanan çok sayıda öğrenci, güzel sanatlar ağırlıklı KKTC ARUCAD Arkın Yaratıcı Sanatlar ve Tasarım Üniversitesi’nin İç Mimarlık, Plastik Sanatlar, Endüstriyel Tasarım gibi yeteneğe dayalı bölümlerine girebilmek için kıyasıya yarıştı. Sınav öncesi üniversitenin Öğretim Görevlisi Korhan Akbaytogan, öğrencilere kurumun ve yapılan yetenek sınavının prensiplerini anlatan kısa bir bilgilendirme toplantısı yaptı. Sınav organizasyonunu sağlayan Master Kariyer Akademi Anonim Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Cihan Yıldız, ilgiden büyük mutluluk duyduklarını ifade ederek, “Azerbaycan’da müthiş bir sanat merakıyla karşılaştık. Ancak maalesef bu gençlerin heyecanını karşılayan gerçek sanat üniversitesi bulmak kolay değildi. Yaptığımız araştırma sonrasında Türkiye’deki bir üniversite yöneticisi olan Sayın Ekrem Çalkılıç vasıtasıyla ARUCAD’ı bulduk ve gördük ki Azerbaycanlı öğrencilerin yeteneğiyle bu üniversitenin sanat aşkı birleşirse çok güzel şeyler olabilir. Hemen üniversiteye müracaat ettik. Sağ olsunlar onlar da bizi kırmadı ve Azerbaycanlı çocuklara burs vererek kucak açtılar. Sonunda binlerce öğrenci arasından ilk elemeleri yapıp sanatkar gençleri bulduk. Şimdi onlardan en iyilerine bir dünya üniversitesi olan ARUCAD’lı olmanın keyfini yaşatacağız” diye konuştu.

    ARUCAD Arkın Yaratıcı Sanatlar ve Tasarım Üniversitesi’nin Türk dünyasındaki yetenek avı önümüzdeki günlerde Özbekistan, Türkmenistan, Kazakistan’da da devam edecek.

  • Türk Gençlik Vakfı’ndan, İslam dünyasındaki mezalime tepki

    Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Ardahan İl Temsilcisi Tolgay Gökdemir, İslam dünyasında yaşanan mezalime tepki gösterdi.

    İslam dünyasında yaşanan mezalime dünya ve İslam ülkelerinin sessiz kalmalarına anlam veremediklerini söyleyen Gökdemir, “Her geçen gün İslam coğrafyası küresel sömürü düzeninin kıskacında kan gölüne çevrilmektedir. Yakın komşumuz Suriye’de her gün ayrı bir insanlık dramı yaşanmaktadır. Kimyasal silahlarla masum çocuklar ve kadınlar katledilirken; milyonlarca insan yerlerinden yurtlarından ayrılmak durumunda kalmıştır. Bombaların menşei dünyanın kan emici vampirleri olan küresel sömürü ülkeleri arasında değişirken; ölenlerin hep savunmasız Müslümanlar olduğu açık bir şekilde görülmektedir.

    Halep’e yapılan son bombardımanda çoğu çocuk ve kadın 500’ü aşkın sivil katledilirken kendisini muasır medeniyet olarak gören ülkelerin ve onların hükümranlığını koruyan birliklerin sessizliği, Müslüman ölümleri üzerinden yeni bir sömürü imparatorluğu kurulmasının planlandığına işaret etmektedir.” dedi.

    Müslümanlar olarak masum insanların ölümlerini ırk, din ve mezhep ayrımı gütmeden eşit gördüklerinin altını çizen Gökdemir, “Ölümlerin mukayesesi yapılmaz; ancak batıda öldürülen 5 kişi ile savunmasız halde bombardıman altında katledilen, çoğu çocuk ve kadın 500 kişinin ölümünün dünya kamuoyunda edindikleri yer hepimizin malumudur. Gösterdiğimiz bu hassasiyeti diğer milletlerden de insanlık namına beklemekteyiz” şeklinde konuştu.

    Dünyadaki bütün bu düzensizliğin müsebbibi Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi olduğunu söyleyen Gökdemir, “Kendini dünya güvenliğinin ve barışının teminatı olarak gören, aynı zamanda dünyanın en büyük silah üreticisi olan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyini, dünyadaki bütün bu düzensizliğin müsebbibi olarak görüyoruz. Müslümanlar hunharca katledildiğinde sessiz kalan, güçlünün haklı olduğu bir uluslararası hukuk sistemini ve onun ikiyüzlü araçlarını reddediyoruz. Yeni üretilen silahların tatbikatını İslam coğrafyası üzerinde yapan, ancak İslam’ı ve Müslümanları terörizmin kaynağı olarak gören tüm ülkelere sesleniyoruz; bombalasanız da darbe yapsanız da susmayacağız, direneceğiz ve Hakkı savunacağız. Bizler, yeniden en güçlü şekilde adil ve yaşanabilir bir dünya için çalışmaya ve sömürü ülkelerini rahatsız etmeye devam edeceğiz. Kurulacak yeni bir adil dünyanın harcı, Halep’te bombardıman enkazından çıkarılan parçalanmış bebeğinin cesedini kucağına alan annenin akıttığı gözyaşıyla karılacaktır” ifadelerini kullandı.

  • Medya Dünyasındaki Seri Cinayetlerin Sır Perdesi Bu Romanla Aralanıyor

    Gazeteci cinayetleriyle medya dünyasının korkulu rüyası haline gelen bir seri katil ve bu cinayetlerin ardında yatan büyük bir komployu anlatan Cinayetin Peşinde kitabı raflardaki yerini aldı.

    Erdoğan Eyrik’in ikinci kitabı olan Cinayetin Peşinde, 1980 öncesi yaşanmış gazeteci cinayetlerini ve ses getiren komploları günümüze uyarlayarak anlatıyor. Hiç Yayınları tarafından basılan kitapta ünlü bir gazetecinin asistan muhabirliğini yapan Sedat’ın bir komplo sonucu patronunu öldürmekle suçlanması ve daha sonra ardı ardına işlenen gazeteci cinayetleri anlatılıyor.

    İlk kitabı Dehliz ile yazarlığa başlayan Erdoğan Eyrik’in polisiye gerilim temalı ikinci kitabı Cinayetin Peşinde Sır Perdesi yayınlandı. Hiç yayınları tarafından basılan kitap D&R’lar başta olmak üzere tüm kitabevlerinde ve internet kitap satış sitelerinde satılmaya başlandı. Kitapta kurgulanan pek çok olayın gerçek bir hikayeden uyarlandığını anlatan Yazar Erdoğan Eyrik, “Yakın tarihimizde yaşanan ve ses getiren önemli cinayetler arasındaki bağı anlatan ve gerçekte yaşanmış pek çok olayı barındıran bir polisiye gerilim romanı oldu. Okuyucu kitapta bir gazeteci cinayetiyle başlayan fakat kitabın derinlerine daldıkça akıl almaz olaylar örgüsüyle karşılacak. Kahramanımızla birlikte İstanbul’un arka sokaklarında dolaşırken karşınıza tahmin dahi edemediğiniz kişiler çıkacak. Yakın tarihimizde yaşanan pek çok ünlü gazeteci cinayetini, önemli olayların arka planlarını kurgusal olarak bu kitapta göreceksiniz. Klasik polisiye eserlerde olduğu gibi katili tahmin etmek yerine okuru gizemli bir seyahate çıkarmayı amaçladık” diye konuştu.