Etiket: Dünyasına

  • Forum Gaziantep’ten Çocukların Hayal Dünyasına Masalsı Bir Dokunuş

    Henüz karın düşmediği kentlerden Gaziantep’te çocuklar, kar hasretini tasarladıkları kar küreleri ile giderdi.

    Yeni yıla sayılı günler kalmasına rağmen henüz kar yağışının yaşanmadığı kentte, çocuklar kar hasretini tasarladıkları kar küresi ile giderdi. Forum Gaziantep Çocuk kulübü tarafından gerçekleştirilen etkinlikte, sıcak bir ortamda hayallerindeki kar kürelerini tasarladı. Etkinlikte çocuklar hem tasarım yeteneklerini geliştirirken hem de eğlenceli bir gün geçirdi. Etkinliğin sonunda ise karların yağdığı rengarenk kar küreleri, çocuklara verildi.

    Birbirinden eğlenceli ve eğitici atölyelere ev sahipliği yapan Forum Gaziantep Çocuk Kulübü’nün etkinlikleri, her hafta sonu farklı çalışmayla devam edeceği bildirildi.

  • Zihinsel Engelli Öğrenciler Dinozorların Dünyasına Yolculuk Yaptı

    Kahramanmaraş’ta zihinsel engelli çocuklar, dinozorlar alemini konu alan filmi izleyip, hayal dünyasında keyifli bir yolculuk yaşadı.

    125. Yıl Özel Eğitim Mesleki Eğitim Merkezi Okulu’nun zihinsel engelli öğrencileri “Dünya Engelliler Günü” kapsamında Kahramanmaraş Piazza AVM’nin sinema etkinliğine konuk oldu.

    Öğretmenlerin eşliğinde AVM’ye gelen özel çocuklar, Cinemaximum’da vizyonda olan “Pırdino Sürpriz Yumurta” adlı filmi izledi. Kahramanların dinozor müzesine yaptıkları gezi ile başlayan hikayeyi konu alan animasyon filminde Pirdıno’nun maceralarını gözlerini kırpmadan seyreden zihinsel engelli çocuklar, zaman tünelinde yolculuk yapıp, milyonlarca yıl öncesinde dair yaşamla ilgili izlenimler edindi.

    Günay Koker’in yönettiği 1 saat 26 dakikalık Pırdino Sürpriz Yumurta filmiyle keyiflenen çocuklar, sinema s alonundan mutlu bir şekilde ayrıldı.

  • Bodrum İş Dünyasına ’Res’ Brifingi

    Bodrum’da Yalıkavak Geriş tepeleri ile Akyarlar’a yapılması planlanan rüzgar enerjisi santralinin inşaatına başlayan şirketle mücadelesini sürdüren Bodrum Yarımadası Çevre Koruma Platformu üyeleri, Bodrum Ticaret Odası’nda işadamlarını RES süreci ile ilgili bilgilendirdi.

    Toplantıya BODTO Meclis Başkanı İlhan Ersan, BODTO yönetim kurulu üyeleri ve işadamları katıldı. Bodrum Yalıkavak’ta arazileri kamulaştırılmaya çalışan mülk sahiplerinin ve Bodrum Yarımadası Çevre Koruma Platformu üyelerinin hukuki temsilciliğini yapan Avukat Remzi Kazmaz, RES projesinde neye karşı olduklarını ve bir yıllık süreçte neler yaşandığını BODTO üyelerine anlattı. BODTO Meclis toplantısı öncesinde, işadamlarına konu ile ilgili brifing veren Kazmaz, Bodrum Yarımadası’nda Akyarlar ve Geriş tepelerine kurulan RES’lerin yerleşim yerlerine 250-350-500 ve 700 metre gibi mesafelerde olduğunu, RES türbinleri için seçilen bölgelerin 1. derece arkeolojik ve doğal SİT alanları olarak tescillendiğini ve en önemlisi de şirketin proje dosyasında RES türbini için seçilen arazilerin ’farklı amaçlarla da kullanılabileceği’ yönünde ayrıntılar yer aldığını anlattı. Av. Kazmaz, Bodrum’da RES projesine değil, kurulacak olduğu alana karşı olduklarını vurgulayarak, süreçle ilgili şunları söyledi:

    “10 milyon metrekare alan üzerinde sadece 1 milyon metrekareyi kullanmak kaydıyla RES türbinleri yapacaklar. Sormaya devam ediyoruz. Geri kalan 9 milyon metrekare ile ilgili ne yapacaksınız? Biz bugüne kadar cevap alamadık. Sormaya devam ediyoruz. ÇED gerekli değildir raporuyla birlikte, tarihi ve kültürel varlıkların bulunduğu, 1. derece SİT alanı olan bölgede RES türbinleri yapmaya çalıştıklarını fark ettik, hukuki mücadelemizi başlattık. Biz her zaman hukuka saygılıyız. Ama bir de halkın meşru müdafaası vardır. Bu insanlar buraya iş makineleriyle geldiler. Neden girdiniz buraya diye sorduk. Cevap alamadık. Belge gösterin, izin belgelerinizi gösterin dedik. Gösteremediler. Geri adım attılar. Kaymakamımıza gittik. O da şirket yetkililerinden belge istedi. Acele kamulaştırma kararı ile ilgili yürütmeyi durdurma kararını gösterdik. Mülki amirin hukukun ’dur’ dediği durumla ilgili görevini yapmasını istedik. Ne yaptı şirket? İl Müdürlüğüne gittiler, yazı aldılar. Kaymakam’a verdiler. Hazine arazilerinde çalışıyoruz dediler. Yine çalışmaya başladılar. biz yine engel olduk. Sonra Bodrum Belediyesi geldi zabıt tuttu. Dozerlerini mühürledi. Bir saat sonra yeniden çalışmaya başladılar. Gece gündüz orada insanlar nöbet tutuyor. Akyarlar, Geriş halkı RES istemiyor.”

    Şirketin acele kamulaştırmasının Danıştay tarafından durdurulduğunu ve ÇED raporunda da ’kamulaştrıma bitmeden çalşma yapılmaz’ ibaresi olduğunu söyleyen Kazmaz, şirketin aynı zamanda İmar Kanunu’na da aykırı davrandığını ileri sürdü. Belediyeden çalışma ruhsatı almadan iş makineleriyle bölgeye girdiklerini kaydeden Kazmaz, “Sayın Mehmet Kocadon, kendine ve Bodrum’a yakışanı yaptı, yürekli davrandı ve bugün sabah 10.00’da mühürlendi o iş makineleri. İmar Kanunu’nun 6. maddesine muhalefetten dolayı. Ama bu hukuk tanımazlar, midesi doymaz bu sermaye çalışmaya devam ediyor. Biz bu ülke yararına, kamu ve halkın yararına mücadele eden kişiler olarak buradayız. Biz sermaye düşmanı değiliz. Asla ve asla. Biz, turizm kentinde, böyle bir yatırıma karşıyız. İnsanları yoksullaştırmaya, fakirleştirmeye çalışan sermayeye karşıyız” dedi.

    Avukat Remzi Kazmaz, RES şirketlerinin Bodrum Yarımadası’nad sadece Yalıkavak ve Akyarlar’ı değil, Güvercinlik ve Karaova tarım bölgelerini de gözüne kestirdiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Tıpkı Çeşme Karaburun gibi, burayı da res çöplüğüne döndürecekler. Oraya da 13 adet RES türbini diyerek başlamışlardı. Çeşme halkı da, ’ne olacak 13 türbinden, estetik görünüyor’ diye karşı çıkmamıştı. Bugün 80 türbin var orada ve artık çalışmıyor. Ve bu türbinleri sökecek bir inşaat firması aranıyor, ama bulunamıyor. Bodrum’da bu doğa katliamına tanık olmamak için bu mücadeleyi birlik olarak sürdürmemiz şart. RES gölgesinde ne tarım yapılabilir, ne turizm. Bütün bunların ötesinde, yapacakları 13 RES türbininin Bodrum’a hiçbir faydası olmayacak.”

    ŞEHİR PLANCILARI TEKNİK BOYUTUNU ANLATTI

    BODTO’daki toplantıda, işadamları da RES konusunda merak ettiklerini platform üyelerine sordular. Şehir Plancıları Odası Temsilisi Banu Özberk, işadamlarının ’RES şirketlerinin rant beklentisi ne olabilir’ şeklindeki bir sorusuna, “Akyarlar’da santral sahası içinde 553 parsel var. Teknik olarak hepsinin kamulaştrılıması gerekiyor. Ama sırf bu projeyi bir an önce yapabilmek için inşaat firmaları, kaç türbin varsa, o parselleri acele kamulaştrıyor. Geri kalanları kamulaştırabilir, ama yapılmıyor. Şu hesabı yaptık. 49 yıllık üst hakkı irtifakı veriyor. 49 yıl sonra ne olacağı belli değil. Yüzde 40 kapasiteyle işlettiğinde kazanacağı para, yaptığı yatırımı karşılamıyor. 5 yıl sonra, parayı kazanamıyorum dediğinde, 49 yıllık bir kullanım hakkı kalıyor ona. İmar Kanunu’na göre şu anda enerji yatırımı için kamulaştrılan yer farklı bir amaçla kullanılamaz. mevzuatta yok. enerji lisansı olarak kalıyor. Ama bu kamulaştırmaların parasını devlet ödemyior, RES firması cebinden ödüyor. Neden ödüyor? İnşaat rantı için. Üç gün sonra bunu yapamadım deyip, orayı turizm alanına çevirmeyeceğinin hiçbir garantisi yok” şeklinde yanıt verdi.

    RES mücadelesini sürdürenlerden Mustafa Tanışık da, Bodrumlu işadamlarının “Bodrum rüzgarı neden tercih ediliyor?” şeklindeki bir sorusuna şöyle yanıt verdi: “Türkiye’nin rüzgar haritası ortada. Gelibolu yarımadası ve Karadeniz’in bir kısmı en güçlü rüzgarların olduğu yer. İKincisi Ege’nin kuzeyi ve AKdeniz. Bodrum, rüzgar kademesinde sondan bir önceki yer. Türkiye rüzgar elektrik potansiyelinde Avrupa’nın açık ara birinci ülkesi. Rüzgardan elde edeceği elektrik 166 milyon terabaytlık bir kapasitesi var. Bunu Almanya izliyor 24 milyon terrabayt ile. Bu firmalar, Datça, Bodrum gibi yerleri tercih ediyor. Aynı rüzgar Erzurum’a kadar uzanan bir hatta var. Ama bu firmalar nedense, buraları seçiyor. Neden? Rüzgarı iyi diyor. En önemlisi, türbinlerin ekonomik ömründen sonra bu alanlar farklı amaçlar için kullanılabilir diyor. En iyi ihtimalle türbin ömrü 15 yıl. Geri kalan 35 yılı farklı amaçlarla kullanabilir. Çok büyük bir tehlike var bunun arkasında. Ve biz bunun artık görülmesini istiyoruz. Bu firmalar, Bodrum’u, Çeşme’yi, datça’yı bunun için tercih ediyorlar.”

    Brifingi dikkatle dinleyen iş adamlarından bazıları, bugüne kadar RES türbinleriyle ve Bodrum’a yapılmak istenen yatırımlar konusunda yeterli bilgi sahibi olmadıklarını belirterek, RES mücadelesinde, Yalıkavak ve Akyarlar halkına bundan sonra destek olacaklarını söylediler.

    BODTO’daki RES toplantısının ardından, bugüne kadar açılan davalar, alınan bilirkişi raporları ve Bodrum Çevre Koruma Platformu tarafından yürütülen RES mücadelesiinn her aşamasının yer aldığı birer dosya, BODTO üyesi iş insanlarına dağıtılarak, konunun hukuki boyutu hakkında ayrıntılı bilgiler verildi.

  • Bakan Topçu’dan Türk Dünyasına Birlik Ve Beraberlik Çağrısı

    Kültür ve Turizm Bakanı Yalçın Topçu, Türk dünyasına seslenerek, “Biz dünyanın kocaman bir ailesiyiz. Sadece oturduğumuz hanelerin adları farklı. Bu şuur inşallah hepimizin üzerinde duracağı bir şuur olur” dedi.

    Bakan Topçu, Yerli Düşünce Derneği’nde düzenlenen “Azerbaycan çay sofrasında buluşuyor” programında Türk dünyası öğrencileriyle buluştu. Azeri, Türkmen, Kırgız, Kazak ve diğer Orta Asya ülkelerinden genel öğrencilerin katıldığı programda konuşan Topçu, “Biz dünyanın kocaman bir ailesiyiz. Sadece oturduğumuz hanelerin adları farklı. Bu şuur inşallah hepimizin üzerinde duracağı bir şuur olur. Ülkemize gittiğimizde oradaki arkadaşlarımıza, dostlarımıza da bu şuuru anlatmalıyız” dedi.

    Öğrencilere “Nerede olursak olalım bizim büyük bir millet olduğumuzu, farklı devletlerimizin olduğunu, bir ve beraber olduğumuzu unutmayalım” mesajı veren Topçu, “Bunu unutmazsak o devletlerimize de katkıda bulunabiliriz. Bizim birlikteliğimiz, devletlerimizin de bulunduğu yerde güçlü olmasına, o devletler içerisinde yaşayan kardeşlerimizin daha adaletli, daha huzurlu, daha refah ve barış içerisinde yaşamasına vesile olur” diye konuştu.

    “BAYIRBUCAK’TAKİ KARDEŞLERİMİZ 4 DEVLETİN SALDIRISIYLA KARŞI KARŞIYA”

    Suriye’nin Türkmen Dağı bölgesinde Türkmen güçlerine yönelik saldırıları değerlendiren Topçu, “Bakın, Bayırbucak’ta kardeşlerimiz dört devletin saldırısıyla karşı karşıya. Örneğin bir Kerküklü Türkmen’in meselesi, Türkiye’de Türk’ün meselesi veyahut Azerbaycan’ın, Türkmenistan’ın meselesi olmamalı, Adriyatik’ten Çin Seddi’ne nerede bir Müslüman varsa ve nerede bir Türk varsa Gagavuz’un da meselesi olmalı. Neticede onlar bizim soydaşımız. Biz, aynı kanı taşıyoruz. On bin yıl evvel Tanrı Dağı’ndan hep beraber inmişiz. Biz indiğimiz sırada o dünya serüveninde yeryüzünün çeşitli kıtalarına yayılmışız. Ama neticede hep beraber bir atadan geliyoruz. Bizim birlikteliğimiz daha büyük birlikteliklere vesile olacak” ifadelerini kullandı.

    “YAPTIĞIMIZ HER ŞEY ALLAH RIZASI İÇİN OLMALI”

    “Biz önce bulunduğumuz yerlerde güçlü olacağız” diyen Topçu, öğrencilere şu tavsiyelerde bulundu:

    “Ailede birliği sağlayacağız. O ülke ile birlikte diğer ülkelerde de birliğimizi sağlayacağız. Kendi soydaşlarımızda sağladığımız birliği dindaşlarımıza kavuşturacağız. Tıpkı ecdadımızın geçmişte yaptığı gibi ortak atamız Alparslan’ın yaptığı gibi, Selçuklu’nun, Osmanlı’nın yaptığı gibi, Çanakkale’de yapılan gibi. Ama orada da kalmayacağız. Hepimiz bileceğiz ki neticede bu dünyada en çok Nuh Peygamber yaşamış. Ama onun için de dünya son bulmuş. Bu dünyada yaptığımız her şey Allah rızası için olmalı. Biz niye bu birliktelikleri yapalım diyoruz? Allah’ın Ayetullah’ı da böyle. Komşuya, akrabaya yardımı emrediyor. Biz de akrabayız, birbirimize yardım edip, birbirimize sahip çıkacağız. Bizim birbirimize yardım etme şuurumuz bizim devletimizi de güçlendirecek. Güçlü bir Azerbaycan, güçlü bir Türkmenistan, Kazakistan, Kırgızistan, güçlü bir Türkiye dünya barışına da hizmet edecek. O yüzden sizler öncelikle çok iyi okuyun. Ne iş yaparsanız o işin en iyisini yapın. Mutlaka birkaç dil bilin. Önce akrabalarınızın dilini iyi bilin.”

    “BİN YILDIR BERABER YAŞAMIŞIZ AMA DİLİNİ BİLMİYORUZ”

    Kadının dünya kurulduğundan bu yana iffetin, namusun, kutsalın temsilcisi olduğunu vurgulayan Topçu, Türk töresinde kadının önemine ve yönetimdeki yerine dikkat çekti. “Bütün bunlara rağmen bizim geldiğimiz şu noktada aşağı yukarı bin yıldır beraber yaşamışız, kız alıp kız vermişiz, aynı çocuğa amca, dayı olmuşuz ama biz Kürtlerin dilini bilmiyoruz” ifadesini kullanan Topçu, “Biz, onların dilini bilemediğimiz, onlarla doğru ilişkiler kuramadığımız için Turani bir kavim olmalarına rağmen bulundukları yerlerde onlar kendilerini o dil üzerinde başka bir millet gibi görmeye başlamışlar. Böyle olunca da artık tarihi hakikatler de bir şey ifade etmemeye başlıyor. Şu andaki birlikteliğimiz, bizim daha önce ifade ettiğim gibi şuurumuzu kaybetmememize, o şuuru bizden sonraki nesillere taşımamıza vesile olacak. Onun için bu birliktelikler var” dedi.

    “ZAMAN ÇOK ZALİM VE ACIMASIZ AMA”

    Gerçekleştirilen etkinliklerin milli bilinç ve şuuru güçlendirdiğini belirten Topçu, şunları söyledi:

    “Burada başlatılan Azerbaycan günü ümit ederim ki yarın Kazakistan günü, Kırgızistan günü olsun. Burada inşallah kendi geleneklerimizi, kendi göreneklerimizi, yaşadıklarınızı birbirinize aktarasınız. Zaman çok zalim ve acımasız ama on bin yıl bile bize çok şeyi unutturmamış. Aslında kültür, insanın adeta bir genetiği de oluyor. Zaman içerisinde onu siz anlayamıyorsunuz ama fiziğinizden, genetiğinizden bir parça oluyor. İnşallah bunları yaşayacak dolu dolu fırsatlarınız olur. Önce hepinizin kendisi başarılı, sağlıklı, sıhhatli olur. Sonra da bulunduğunuz ülkeler başarılı, huzurlu, kalkınmış bir hale gelmiş bir ülke olur. Sonra da hep birlikte kocaman bir Türk dünyası oluruz. Bu da yetmez kocaman Türk-İslam dünyası oluruz. O da yetmez inşallah bu birlikteliklerin hepsi ebedi hayatımız için olur.”

  • Bursa İş Dünyasına İleri Kompozit Malzemeleri Eğitimi

    Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), geleceğin sektörü olarak gösterilen kompozit alanındaki eğitimlere start verdi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, başta uzay, havacılık ve savunma gibi stratejik sektörler için önemli bir malzeme olan kompozit alanında katma değerli üretimi arttırmayı hedeflediklerini söyledi.

    BEBKA’nın da desteğiyle gerçekleştirilen ‘İleri Kompozit Malzemeler Temel Eğitimi Projesi’, Altıparmak hizmet binasında başladı. BTSO öncülüğünde yapılan eğitimlerde, kompozit alanında önemli çalışmalara imza atan Uludağ Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Mehmet Karahan, kompozit malzemenin uygulama alanları, genel özellikleri ve gelecekteki kullanımına dair bilgiler verdi. 21 Kasım 2015 Cumartesi gününe kadar devam edecek olan eğitimlere 30’a yakın firma temsilcisi katıldı. Eğitim programı ile Bursa iş dünyasının kompozit malzemeler konusundaki yetkinlikleri ve beceri düzeylerinin artırılması hedefleniyor.

    GELECEĞİN SEKTÖRLERİ ARASINDA

    BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, kompozitin geleceğin sektörleri arasında gösterildiğini belirtti. Burkay, Bursa’nın da bu sektörden hak ettiği payı almasını hedeflediklerini vurguladı. ‘İleri Kompozit Malzemeler Temel Eğitimi’nin firmaların üretimlerine büyük fayda sağlayacağını kaydeden Burkay, “Ülkemiz kompozit üretiminde dünya arenasında istenilen seviyede değil. Türkiye sanayiinin dinamosu olan Bursa, kompozit malzeme üretiminde önemli bir potansiyel taşımaktadır. Gerçekleştirdiğimiz çalışmalarla bu potansiyeli harekete geçirmeyi hedefliyoruz” dedi.

    Burkay, uzay ve havacılık, otomotiv, taşımacılık, denizcilik, yapı sektörü, spor ekipmanları, askeri uygulamalar ve tüketim malları üretiminde kompozit malzemelerin önemli ölçüde kullanıldığını kaydetti.

    “KOMPOZİT MÜKEMMELİYET MERKEZİ’NDE HAZIRLIKLAR SÜRÜYOR”

    Bursa’ya ‘İleri Kompozit Malzemeler Araştırma ve Mükemmeliyet Merkezi’ kazandırmak amacıyla çalışmalarını sürdürdüklerini belirten İbrahim Burkay, “Merkez sayesinde kompozit ile ilgili olarak firmalarımızın Ar-Ge ve know-how ihtiyacının karşılanmasını ve bünyelerinde gerçekleştiremedikleri çalışmalarına katkı sağlamayı hedefliyoruz. Merkezimiz aynı zamanda uluslararası düzeyde kaliteli ve özgün bilgiye ulaşabilme hedeflerimize uygun olarak bilimsel ağ yapıları içinde üniversitelerin ve araştırmacıların desteklenmesine katkıda bulunacaktır” dedi.

    FİRMALARA 40 SAATLİK EĞİTİM PROGRAMI

    Uludağ Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Mehmet Karahan da firmalara 5 gün boyunca 40 saate yakın eğitim verileceğini belirtti. Karahan, kompozit malzemelerin sanayi için birçok avantaja sahip olduğunu söyledi. Uygulama alanına bağlı olarak malzemelerin istenen yönde farklı performans seviyelerine ayarlanabileceğini ifade eden Karahan, kompozitin ürünlerde özellikle yüksek mukavemet, hafiflik, tasarım esnekliği, üretim kolaylığı sağladığını dile getirdi.