Etiket: Dünyadaki

  • Dünyadaki Pamuk Üretimi Beklentilerin Altında Kaldı

    Şanlıurfa Ticaret Borsası (ŞUTB) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cemal Yıldız, dünyadaki pamuk üretiminin başka ülkelere kayabileceğini belirtti.

    Hindistan’ın Mumbai şehrinde düzenlenen ve pamuk sektöründekileri buluşturan International Cotton Advisory Commitee (Uluslararası Pamuk Danışma Kurulu) toplantısına katılan Şanlıurfa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cemal Yıldız, Cotton Advisory Commitee (İCAC) tarafından yayımlanan sonuç bildirgesini değerlendirdi.

    İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ PAMUK ÜRETİMİNİ ETKİLİYOR

    Pamuk sektöründe, dünya pamuk ticaretinin ekonomik sürdürülebilirliği için Uluslararası ticareti kolaylaştıracak önlemlerin alınması gerektiğini kaydeden Yıldız, iklim değişikliklerinin de pamuk üretimini etkilediğini söyledi. Bazı ülkelerde yaşanan iklim değişikliği ile pamuk üretiminin daha kararsız hale geldiğini aktaran Yıldız, uzun vadeli toprak verimliliğini arttırmak için çeşitli çalışmaların yapılması gerektiğini ifade etti.

    PAMUKTA ÜRETİM BEKLENTİLERİ DÜŞTÜ

    İCAC’ın 2015/2016 dönemi için pamuk üretim ve stok beklentilerinin bir önceki tahmine göre düştüğünü hatırlatan Yıldız, ICAC’ın yayınladığı son rapora göre, global pamuk üretim tahmini 81 bin ton azaltılarak 23.11 milyon tona, tüketim tahmininin 67 bin ton azaltılarak 24.37 milyon tona çekildiğini söyledi.

    Böylece stokların 8 bin ton düşüşle 20.65 milyon tona ineceği tahmin edildiğini ifade eden Yıldız; “Pamukta toplama ve tasnifteki kirlilik sorunu kalite açısından önem arz ediyor. Pamuktaki standardizasyonu yakalayabilmek için özellikle üreticilerin pamuğun temiz toplanması konusuna önem vermesi gerekiyor. Pamukta yaşanan sorunların devam etmesi durumunda, pamuk üretimi başka ülkelere kayabilir” şeklinde konuştu.

    Yıldız, dünyadaki pamuk üretiminin talebin altına düştüğünü ve bu düşüşün sebebinin ise sentetik ve polyester liflerin kullanımından gelen yüksek rekabet olduğunu sözlerine ekledi.

  • SOHRAM-DER Başkanı Mim Yavuz Binbay, Dünyadaki 10 İnsan Hakları Savunucusu Arasına Girdi

    Diyarbakır’da 15 yıl önce kurduğu İşkence ve Şiddet Mağdurları İçin Sosyal Hizmet, Rehabilitasyon ve Adaptasyon Merkezi Derneği (Sohram-Der) ile bölgede göç, işkence ve çatışmalardan etkilenen binlerce kişiye psikolojik ve hukuksal hizmetler veren Mim Yavuz Binbay, Uluslararası İşkenceyle Mücadele Örgütü tarafından dünyadaki 10 insan hakları savunucusu arasına seçildi.

    İnsanlık dışı uygulamaların yaşandığı 1980 askeri darbesi döneminde Diyarbakır 5 Nolu Cezaevi’nde yıllarca kötü muamele ve işkencelere maruz kalan ve tanıklık eden Yavuz Binbay, 1994 yılında kendisine yönelik düzenlenen ’öldürme’ amaçlı saldırının ardından İsviçre’nin daveti üzerine Cenevre kentine yerleşti. Buradayken Diyarbakır ve bölgede yaşayan insanların sorunlarına kayıtsız kalamayan Binbay, 5 arkadaşıyla birlikte maaşlarının yarısını koyarak, 15 yoksul ve dar gelirli çocuğa eğitim desteği vermek amacıyla Sohram-Der’i kurdu. Binbay ve arkadaşlarının kurduğu dernek, Diyarbakır’da yaşayan yoksul ve dar gelirli aileler ile işkence, şiddet ve göçten etkilenmiş ailelere umut oldu. 15 yıldır Diyarbakır’da faaliyet yürüten SOHRAM sayesinde, eğitimlerini yarıda bırakmış ve bırakma riski olan bin 200 çocuk eğitimi tamamladı. Bazı çocuklar üniversitelerin çeşitli bölümlerini kazanarak, başarıyla hayata atıldı. Dernek bunun yanı sıra, 2 bin 583 kişiye de psikolojik destek vererek, bu alanda Diyarbakır ve bölgede yaşanan boşluğu da giderdi.

    Binbay, gerek Sohram-Der üzerinden gerekse bireysel olarak insan hakları alanında yaptığı çalışmalarla dünyanın en prestijli ödüllerinden birine layık görüldü. Uluslararası İşkenceyle Mücadele Örgütü tarafından dünyadaki 10 insan hakları savunucusu arasına seçilen Binbay, büyük bir başarıya imza attı.

    İHA’ya açıklamalarda bulunan Binbay, insan haklarına gerek Türkiye’de gerekse uluslararası alanda devletten ve siyasetten bağımsız ve somut katkılarda bulunmasından dolayı dünyadaki 10 insan hakları savunucusunun arasına girdiğini belirterek, “Seçici kurul, uluslararası bir komisyondan oluşuyor. Bu komisyonda yer alanlar dünyadaki uluslararası sivil toplum örgütlerinden oluşan bir komisyon tarafından seçiliyor. Bunun en önemli kıstası, o kişinin yaptığı çalışmalarından, siyasetten ve devletten bağımsız olması, yaptığı çalışmaların somut karşılığı olan sadece söylemde değil somut karşılığı olan ve süreklilik arz eden, bu çalışmalarının sonuçlarını, topluma somut katkıları olan çalışmaları baz alarak değerlendiriyor. Benim 40 yıllık insan hakları mücadelesinde yaptığım önemli katkılar, özellikle Türkiye’de fikir özgürlüğünün toplumda yer etmesini ve topluma bir değer olarak, bir ilke olarak yer almasını sağlaması yönünde yaptığım çalışmalar ve katkılar değerlendirildi” dedi.

    Türkiye’nin bir kültürler ve dinler mozaiği olduğuna dikkat çeken Binbay, “Özellikle bu dinler ve kültürler arasındaki diyaloglara yaptığım katkılar, somut olarak yaptığımız çalışmaların, gelenekselleşmesi ve toplumda bir gelenek haline dönüşmesi, işkencenin önlenmesinde, işkence mağdurlarını tedavisi ve rehabilitasyonu ile bu mağdurların topluma yeniden kazandırılması alanında yaptığımız somut çalışmalar bu listeye girmemizde büyük önem arz etti. Bunun yanı sıra siyaset mağduru, savaş mağduru ve zorunlu göç mağdurları için yaptığımız özellikle reformist diyebileceğimiz çok değişik yöntemlerle yaklaştığımız çalışmalarımızın da bu kararda büyük önemi oldu” diye konuştu.

    Binbay, Uluslararası İşkenceyle Mücadele Örgütü tarafından 9 Aralık’ta Lozan’da yapılacak toplantıda onur konuğu olarak konuşacak.

  • Dünyadaki Diyabetli Sayısı 2025’te İki Katına Çıkabilir

    Dünyada 350-400 milyon civarında diyabetli olduğunu kaydeden Endokrinoloji Uzmanı Dr. Ahmet Görgel, 2025 yılında bu rakamın iki katına çıkabileceğini söyledi.

    Medical Park Elazığ Hastanesi tarafından Dünya Diyabet Günü nedeniyle Muharip Gaziler Derneği’ne ve İşçi Emekliler Derneği’ne ziyaret gerçekleştirildi. Ziyarette Medical Park Elazığ Hastanesi Endokrinoloji Uzmanı Dr. Ahmet Görgel, dernek üyelerine diyabet hakkında bilgi verdi. Diyabetle ilgili bilgi veren Endokrinoloji Uzmanı Dr. Ahmet Görgel, herkesin bildiği gibi diyabetin yüksek kan şekeri olduğunu fakat sadece bununla sınırlı kalmadığını ifade etti. Diyabet denildiği zaman sadece yüksek kan şekerinin akla geldiğini belirten Uz. Dr. Ahmet Görgel, “Evet kısmen bu doğru kan şekeri yüksekliği diyabetin temel sonuçlarından bir tanesidir. Ama aslında şeker hastalığı bir çok farklı bozukluğun içinde bulunduğu bir grup hastalığının ortak ismi yani tek bir şeker hastalığı, tek bir diyabet yok. Birçok farklı hastalık aynı grupta ele alınır ve diyabet ismi ile adlandırılır. Temel 4 farklı diyabet türünden biz bahsederiz. Bizim her şeker hastalığı deyince, diyabet deyince anladığımız klasik şeker hastalığı ki bu tüm diyabetlilerin yaklaşık yüzde 90’ını ifade eder. Geri kalan yüzde 90’ının dışında kalan grubun büyük bir kısmını da tip bir diyabet dediğimiz daha çok çocukluk yaşlarında, erken yaşlarda ortaya çıkan ve mutlaka insülin kullanmak zorunluluğu olan diyabet grubu oluşturur. Bazı özel diyabet türleri vardır. Çok ender görüldüğü için onlardan çok az bahsedeceğiz. Bir takım ilaçlara bağlı, bazı genetik hormonal rahatsızlıklara bağlıdır. Bazı pankreas hastalıklarına bağlı özel diyabet türleri nadirdir. Bunu bir üçüncü grup olarak ele alabiliriz. Dördüncü grupsa tamamen gebelikte ortaya çıkan, gebelik döneminde ki kadınları ilgilendiren bir diyabet türüdür. Bizim diyabet dediğimizde, kastettiğimiz daha çok anlamamız gereken nokta tip iki şeker hastalığıdır” dedi.

    “DÜNYA GENELİNDE 350-400 MİLYON DİYABETLİ VAR”

    Dünya geneline bakıldığı zaman, diyabet hızındaki artışın en fazla yaşandığı ülkelerden birinin Türkiye olduğunu vurgulayan Görgel, “2000’li yılların başında dünyada 200 milyon civarında diyabetli olduğu biliniyordu. Bu artışın 2025’e gelindiğinde 300-350 milyona ulaşması bekleniyordu. Bu hızlı bir artıştır. Ama aslında gidiş beklenenden daha kötüdür. Yani 2025’te ulaşılması beklenen hedeflere biz 2010 yılında çoktan ulaştık ve dünya genelinde geçtik. Yani şuanda bilinen dünya genelinde 350-400 milyon diyabetli var. Bunun önümüzdeki 10 yıl 15 yıl içerisinde neredeyse ikiye katlanacağı tahmin ediliyor” diye konuştu.

    “ÇOK SUSAMA, SIK İDRARA ÇIKMA, GÖRME PROBLEMİ VARSA DİKKAT EDİN”

    Diyabetin belirtiler hakkında bilgi veren Görgel, “Peki diyabetle ilgili hangi durumlarda şüphelenmemiz lazım yani ne zaman acaba bende diyabet hastalığı var mı, acaba ben şeker hastası mıyım sorusunu kendimize sormamız lazım? Özellikle üç dört tane belirgin bunların vasfı var. Özellikle halsizlik, bitkinlik, çok susama, sık idrara çıkma, sık sık su içme isteği, görme ile ilgili problemler, görme problemleri, gece idrara sık çıkma gibi bu tür şikayetler diyabet kuşkusu yaratan durumlardır. O yüzden mutlaka bu şikayetleri olan kişilerin kan şekerlerini en azından bir kere ölçtürmelerinde fayda var” ifadelerini kullandı.