Etiket: Dünyada

  • Şükrü Nazlı: Dünyada Mazot Ve Benzinle İlgili Sübvansiyon Uygulaması Sadece Hindistan’da Var

    AK Parti Kütahya Milletvekili Şükrü Nazlı, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) vermiş olduğu 12 ton ve üzeri nakliyecilik yapan esnafa mazot desteğinde indirim sağlanmasıyla ilgili meclis araştırma önergesi aleyhinde, AK Parti Grubu adına söz aldı.

    Mazot ve benzinde sübvansiyonun dünyada sadece Hindistan’da uygulandığını kaydeden Nazlı, “Milletvekileri mazot desteğinden bahsettiler; nakliyeci esnafına verilen benzin ve mazotta destek sağlanmasını istiyorlar.Nakliyeci esnafına verilen benzin ve mazotta destek sağlanmasını istiyorlar. Konular, aslında, birbiriyle bağlantılı. Bütün dünya ülkelerinde bu konulara bakış açışı açısından bazı farklılıklar var, temel bazı anlayışlar var; bunların bir yönü mazot desteğidir, bir yönü de nakliyeci esnafına verilen mazot ve benzindeki sübvansiyondur, yani ikisini birden vermiyor, ya birini tercih ediyor ya birini tercih ediyor. Hatta son olarak ben bu konuyla ilgili genel değerlendirmeye geçmeden önce, tam da sorunun cevabını şu notla vermek istiyorum; Aslında bu uygulama, bahsettiğiniz, mazot ve benzindeki sübvansiyon dünya genelinde vazgeçilen bir uygulama; sadece Hindistan bu uygulamayı devam ettiriyor. Çünkü, tabii, benzindeki, petrol fiyatlarındaki yükselişten dolayı bu cazip olmaktan çıktı. Ve bu ülkeler, G20’nin son toplantısında alınan ortak önergede ülke başkanları yakıt sübvansiyonlarının kesilmesi yönünde ortak karar aldı. Ve G20, ayrıca, dünyada Kyoto Sözleşmesi var, biliyorsunuz. Fosil yakıtların çevreye verdiği karbondioksit ve benzeri zararlardan dolayı Kyoto Sözleşmesi’ne, Türkiye’nin de taraf olduğu ve imza attığı sözleşmeye göre artık bundan sonra enerji ihtiyacımızı neyle karşılıyoruz? Daha çok, yenilenebilir enerji kaynaklarından. Dolayısıyla, G20 ülkeleri de fosil yakıtlardaki teşviklerini keserek bundan sonra biyoyakıt destekleme kararı alıyor. Cumhuriyet Halk Partisi gibi yenilikçi ve çağdaş olduğunu iddia eden bir partinin herhalde gündemi daha yakinen takip etmesi.Bu, şimdi, daha çok popülist bir siyasete giriyor” diye konuştu. (EFE)

  • Dünyada En Az Süt Tüketen Ülkelerden Biri Türkiye

    Süt hakkında toplumu bilinçlendirmek ve tüketimin artmasını teşvik etmek amacıyla her yıl çeşitli etkinliklerle gündeme getirilen “Süt Haftası” İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü’nce farklı yönleriyle ele alındı.

    Sempozyumda süt tüketiminin her yaş döneminde sağlıklı bir yaşam için vazgeçilmez olduğu, sütün sağlıklı bir vücudun sırrı olduğu kadar pek çok hastalıktan korunmanın da temel unsurlarından biri olduğuna dikkat çekildi. Süt üretiminde dünyanın ilk 10 üreticisi içinde yer alan Türkiye’nin süt içme oranların da Avrupa ülkelerinin çok gerisinde yer aldığı bilimsel çevrelerce vurgulandı.

    İKÇÜ Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Yrd. Doç. Dr. Dilek Ongan Sempozyum başkanlığını üstlenirken; Onur Kurulunda Rektör Prof. Dr. Galip Akhan ile Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bumin Nuri Dündar yer aldı.

    Sempozyumu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Turan Gökçe başta olmak üzere akademisyenler, sektör temsilcileri ile öğrenciler takip etti.

    Açılış konuşmasında sütle ilgili bilimsel çalışmalara her zaman yenisinin eklendiğini ifade eden İKÇÜ Beslenme ve Diyetetik Bölümü Başkanı Yrd. Doç. Dr. Dilek Ongan, besinsel açıdan “mükemmel besin” olarak nitelendirilen sütün, insan sağlığı açısından büyük önem taşıdığına vurgu yaptı. Yrd. Doç. Dr. Dilek Ongan, “Süt, dünya gündemindeki güncelliğinin de giderek arttığı önemli bir besin. Bu besinin en çok merak edilen özelliği son zamanlarda zayıflamaya olan etkisidir. Çok sayıda araştırmada besin alımını kontrol etmeye yardımcı olabileceği ortaya konmuştur. Araştırmaların ortak noktasında, süt ve süt ürünlerinin diyetin enerjisi kısıtlandığında vücut ağırlığı kontrolündeki ve Tip 2 Diyabet hastalığında kan şekerinin kontrolündeki olası etkisi yer alıyor” dedi.

    Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bumin Nuri Dündar ise obezite başta olmak üzere kanser gibi birçok hastalığın bilimsel araştırmasında süt ve süt ürünlerinin katkılarının ön plana çıktığını kaydetti. Sütlerin en değerlisinin anne sütü olduğuna işaret eden Prof. Dr. Dündar, “Teorik olarak söylüyoruz ancak pratikte hep gerilerde kalıyoruz. Birçok bebek dostu hastanemiz var. Ama bu hastanelerde maalesef hala mama öneriliyor” diye konuştu.

    Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Neslişah Rakıcıoğlu, süt ve süt ürünleri tüketimi ile ilgili dünyadaki sayısal verileri aktardı. En yüksek süt ve süt ürünleri tüketen Avrupa ülkelerinin Norveç, Finlandiya ve Hollanda olduğunu kaydeden Prof. Dr. Rakıcıoğlu, en düşük tüketimin ise Avusturya, Polonya ve Çek Cumhuriyeti olarak sıralandığını söyledi. Prof. Dr. Rakıcıoğlu, ülkemizdeki tüketimin arttırılması için stratejilerin geliştirilmesi ve tüketime erken yaşlarda başlanması gerektiğini vurguladı.

    Tire Süt Kooperatifi Başkanı Mahmut Eskiyörük de kooperatifleşmenin sektöre olan katkılarını aktardı. Tire Süt Kooperatifi’ni dünyanın en başarılı kırsal kalkınma modellerinden biri haline getirdiklerini söyleyen Eskiyörük, açlığın önüne geçmek, dünya barışının sağlam temellere oturması için kooperatifleşmenin şart olduğunu vurguladı. Pınar Süt’ten Can Gürbüz ise süt ve süt ürünleri üretim teknolojisi hakkında bilgilendirme sunumu yaptı.

    Bilimsel programın yanı sıra bilgilendirici standların da öğrencilerle buluştuğu etkinlikler; ilki düzenlenen “Süt Koşusu” ile son buldu.

  • Esra Albayrak: “Adaletsiz Bir Dünyada Yaşamanın Burukluğunu Yaşıyoruz”

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kızı Esra Albayrak, savaşlar yüzünden çocukların ve annelerin acı çektiğini belirterek, “Binlerce çocuğu annesi bırakan uluslararası toplumları vicdana davet ediyorum. Adaletsiz bir dünyada yaşamanın burukluğunu yaşıyoruz” dedi.

    Esenler Belediyesi tarafından dünyada ilk defa gerçekleştirilen Ninni Festivali’nin bu yıl ikincisi düzenlendi. Anneler Günü’nde  ’Bana Bir Ninni Söyle Anne’ sloganıyla Esenler Dörtyol Meydanı’nda gerçekleştirilen festivalin kapanış proramına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kızı Esra Albayrak, Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu, Kadın ve Demokrası Derneği (KADEM) Başkanı Doç.Dr. Sare Aydın Yılmaz’ın yanı sıra çok sayıda anne bebekleriyle birlikte katıldı.13 gün süren festival kapsamında yapılan bilgi ve ninni yarışmalarında kazananlara hediyeleri verildi.

    “ULUSLARARASI TOPLUMLARI VİCDANA DAVET EDİYORUM”

    Yaşanan savaşlara dikkat çeken Esra Albayrak yaptığı konuşmada, “Anneyle çocuğun bu kadar yakın ilişki kurduğu ninnilerden söz ederken adaletsiz bir dünyada yaşamanın burukluğunu da yaşıyoruz. Bir anne olarak doğrusu içimi acıtan bir şeydir. Binlerce çocuğu annesiz, babasız, kardeşsiz, ninnisiz bırakan savaşları kınıyorum. Annelerin huzur dolu rahatlatan ninnilerini dinleyerek büyümesi gereken çocukları Akdeniz’in azgın dalgalarına teslim eden uluslararası toplumu vicdana davet ediyorum. Bizler de fiili ve kavli dualarımızla annelerinden, babalarından yoksun kardeşlerimizi yeniden kucaklamamız gerektiğini, onları kucaklarken şartlı kucaklama yapmamamız gerektiğini, zira bu dünyada hepimizin misafir olduğunu, bu misafirlikte ne kadar paylaşırsak nimetin o kadar arttığını,sevgi ne kadar paylaşırsak o kadar artacağını unutmamak gerektiğini hatırlatıyorum bu konuda annelerimize güvenimiz sonsuz” ifadelerini kullandı.

    Ninnilerin insan üzerindeki etkisine dikkat çeken Albayrak, “Ninnileri bugün buraya gelirken düşündüm de sadece çocukları uyutmak için araç ya da onları sakinleştirmekten öte başka şeyler de başardığını fark ettim doğrusu. Zira ninniler dil olarak baktığımızda değerli şiirler, müzik olarak baktığınızda nağmeler ve çocuklarımızın aslında Türkçe’mizle, musikimizle, duygu dünyamızla ilk karşılaştıkları an. Dolayısıyla farkında olmadan içselleştirdikleri kültürel kod adeta. Bu türküleri dinleyen çocukların 6-7 yaşına geldikleri zaman aslında yaşadıkları dünyayı anlamlandırmak için ellerinde ne kadar değerli kavramsal bir harita kazandıklarını, yaşadıkları adaletsizliklere bakarken onlara nereden bakacaklarını gösteren bir duygu haritası olduğunu fark ettim” şeklinde konuştu.

    “ANNEYLE ÇOCUĞU BİR ARADA TUTAN FAALİYETLER ÖNEMLİ”

    Ses ve iletişimin çocukla anne arasında en önemli olduğunu söyleyen Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) Başkanı Doç. Dr. Sare Aydın Yılmaz, “Kadın ve Demokrasi Derneği olarak geçen yıl da bu programı desteklemiştik bu yıl yine destekliyoruz. Belediye Başkanımıza böyle yaratıcı, unuttuğumuz, geleneğimiz ve göreneğimizde çok değer verdiğimiz bizi ayakta tutan faaliyetleri yeniden hatırlattığı için çok teşekkür ediyorum. Ses, iletişim çocukla anne arasındaki en önemli bağdır. Biz çocuğumuz doğduğunda ona önce ninniyle sesleniriz, ninniyle duygularımızı ifade ederiz, sevgimizi gösteririz. Popüler kültürün yaşandığı bu dönemde ailenin temel direği olan anneyle çocuğu bir arada tutan faaliyetler üretmek son derece önemli” dedi.

    “ANNELERİMİZ NİNNİLERİ IPHONE’A TERCİH ETTİLER”

    Ninninin sadece bu topraklarda değil yeryüzündeki her annenin tınısı olduğunu söyleyen Esenler Belediye Başkanı Mehmet Tevfik Göksu, “Hepimizin muhtemelen karşılaşacağımız temel bir sorunumuz var. Dünya gittikçe sanallaşıyor. Bu sanallaşan dünyada annelerimiz maalesef ninnilerini Iphone’a terk ettiler. Google’dan ninni yazarak çocuklarının kulağına Iphone’u koyarak o güzel ve berrak sesleriyle ninni söylemek yerine oradan gelen sesi çocuklarının kulağına verdiler. Oysa ninni sadece bu toprakların tınısı değil, ninni yer yüzündeki her bir annenin tınısı olarak her çocuğun kulağıyla işitmesi gereken annesiyle kurduğu ilk iletişimdir” dedi.

  • Dünyada Bir İkinci Mahmudiye’de Yapılacak

    Dünyada sadece Türkmenistan’da yapılan At Bayramı’nın ikincisine Eskişehir Mahmudiye ilçesi ev sahipliği yapacak.

    Mahmudiye ilçesi, 250 yıllık atçılık geçmişini “At Bayramı” ile Türk atlı kültürünü ülkemizde ve dünyada tanıtmayı amaçlıyor. 22 Mayıs tarihinde yapılması planlanan At Bayramı’nın, Eylül ayında yapılacağını belirten Mahmudiye Belediye Başkanı İshak Gündoğan, Türkmenistan’da her yıl Nisan ayında at bayramı yapıldığını ve bu bayram aracılığı ile ülkede atçılık kültürünün dünyaya en güzel şekilde tanıtıldığına dikkat çekti. Mahmudiye’ de Eylül ayı içerisinde At Bayramı yapacaklarını belirten Başkan Gündoğan, ilçeye gelecek olan misafirlere unutulmaz bir gün yaşatacaklarını ve Mahmudiye’nin ismini atçılık ile yeniden şahlandıracaklarını söyledi.

    Başkan Gündoğan, Mahmudiye’nin 250 yıllık bir at kültürünün öncülüğünü yaptığını anımsatarak günümüzde bu kültüre yeterince sahip çıkılmamasının üzücü olduğunu belirtti. Gündoğan, atçılık alanında acil olarak bir kalkınma ve şahlanma yaşanmasının büyük bir ihtiyaç olduğunun altını çizdi.

  • Dünya’da Eşi Olmayan Bitki Yok Olma Tehlikesiyle Karşı Karşıya

    Dünyada sadece Kumluca’ya bağlı Belen Mahallesinde yetişen “Belen Bezelyesi” yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Belen Bezelyesi, 1987 yılında botanikçi İngiliz bilim adamları tarafından Antalya’nın Kumluca ilçesine bağlı Belen Mahallesi bölgesinde yetiştirilmeye başlanmıştı.

    Belen Bezelyesi, halkın bitkiyi tanımaması, henüz olgunlaşmadan hayvanlara ot olarak yedirilmesi, diğer bezelye türleriyle karıştırılması ,kuraklık ve koruma altında bulunmaması sebebiyle her geçen gün azalıyor. Halen farklı alanlarda bin dekarlık bir alanda kendiliğinden yetişen Belen bezelyesi, tedbir alınmaması durumunda yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.

    Belen Bezelyesini incelemek üzere Kumluca’ya gelen ve bölgede geniş çaplı bir araştırma yürüten İngiliz Prof. Dr. Alan Harrington, Lathyrus Belinensis (Belin Bezelyesi) bitkisinin endemik bir bitki olduğunu ve yer yüzünde sadece Kumluca’ya bağlı Belen Mahallesi bölgesinde yetiştiğini söyledi. Bulunduğu bölge ve bezelyegiller ailesinden olması dolayısıyla adının Belen Bezelyesi olarak literatüre geçtiğini ifade eden Harrigton, bitki tohumlarının geçmiş yıllarda İngiltere’ye götürülerek burada çiçekçilerde bahçe ve süs bitkisi olarak satıldığını belirtti. Diğer bezelye türlerine göre bitki yapısı daha narin olan Belen bezelyesini diğer bezelye türlerinden ayıran en önemli iki özelliği sarı kırmızı çiçekleri ve kalıcı hoş kokusu olduğu bildirildi.

    Kumluca Belediye Başkan Yardımcısı Ramazan Çataltepe de, Belen Mahallesinin ilçenin iklim ve bitki çeşitliliği açısından önemli bir bölgesi olduğunu ve mahalle sınırları içerisinde başka bitkilerinde endemik olarak yetiştiğini söyledi. Belen Bezelyesinin ise dünyada sadece bu bölgede yetiştiğini yeni öğrendiklerini ifade eden Çataltepe, “1987 yılında ilk kez Belen bölgesinde bu bitki keşfedilmiş. Bölgemiz için önemli bir bitki, bu bitkinin korunması, çoğalması için bazı çalışmalar yapacağız. Özellikle yöre halkımızın bu bitkinin korunması için çalışması gerektiğini düşünüyorum” dedi.