Etiket: Dünyada

  • Türkiye ve dünyada uydu projeleri semineri

    Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) tarafından düzenlenen ’Türkiye ve dünyada uydu projeleri’ konulu seminer büyük ilgi gördü.

    BTÜ Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’unda gerçekleştirilen seminerde, üniversite öğrencilerin kişisel gelişimlerine katkı sağlamak ve araştırmalar arasında etkin bir paylaşım platformu oluşturmak için farklı alanlardan uzman kişileri konuşmacı olarak davet edildi. TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Lokman Kuzu, seminerde önemli konulara değindi. Lokman Kuzu, evren, uzay ortamı, uydular, uyduların fırlatılması ve yörüngeye yerleşmesi, yörünge bozucu etkiler, uzay teknolojileri gibi pek çok konu hakkında bilgi verdi. Kuzu bu alandaki gecikmelerden dolayı çok daha fazla çalışılması gerekildiğini her ne kadar uydu projeleri çok büyük bütçeler gerektiren pahalı projeler olsa da kendine ait uydu sistemi olan ülkelerin küreselleşen dünyada açıkça söz sahibi olduğunu söyledi. Göktürk-1 uydusu hakkında bilgi veren Kuzu, bu tür projelerin artık ülkemizde başarıldığını ancak fırlatma tesisi konusunda çalışmaların hızlandırılması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin mühendislerine güvendiğini belirten Kuzu, imkan verilirse yapılamayacak şeyin olmadığını ifade etti.

    Türkiye’de gerçekleştirilen uzay çalışmaları hakkında Batı Toroslar’da bulunan TÜBİTAK Ulusal Gözlem Evinin ziyaret edilmesi gerektiğini belirten Kuzu, “Samanyolu Galaksisi, Uluslararası Uzay İstasyonu ve yıldızları çok güzel bir şekilde izleyebilirsiniz. Türkiye’nin uzay alanındaki çalışan sayısı 600-700 civarında ve bu sayı uzay çalışmaları yürüten diğer ülkelere nazaran düşük bir sayı. Uzay alanında çalışanların sayısına bakılınca ülkemizde ve tüm dünyada uzay çalışmaları iş imkanı yüksek olan bir alan. Elektrik-Elektronik, Bilgisayar, Mekatronik, Mühendislerine, Fizikçilere, Kimyacılara ve bu tür disiplinlerde çalışan insan kaynağına ihtiyaç var” konuştu.

    TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsünün yalnızca haberleşme ve uydu projeleri üzerine çalışmadığını son dönemde pek çok farklı alanda projelerin yürütüldüğünü de anlatan Kuzu, Türkiye’de uzay teknolojileri alanında çok daha hızlı yol almasını ve çeşitli kuruluşlar tarafından yürütülen projelerin koordinasyonunu sağlamak amacıyla uzun süredir çalışmaların sürdürüldüğünü de ekledi.

  • Süper Ay dünyada böyle görüntülendi

    Gökyüzünde sıra dışı bir görüntü oluşturan ’Süper Ay’, dünyanın birçok ülkesinde insanların objektiflerini süsledi.

    Yılın en önemli olaylarından biri olan ’Süper Ay’ hemen hemen tüm dünyada insanların ilgi odağı oldu. Başta Türkiye olmak üzere Almanya, Fransa, Güney Afrika, Japonya, İran, Lübnan, İtalya, Polonya, İspanya gibi dünyanın farklı ülkelerinden insanlar, ayın unutmaz görünümünü objektiflere yansıtma yarışına girdi.

  • Zeybecki: “Milli gelirine oranla, dünyada en yüksek asgari ücretle olan bir ülkedeyiz”

    Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, yeni dönem asgari ücretle ilgili, “İstemenin sonu yok biliyorsunuz. Ama ekonominin realitelerini de unutmamak lazım. Zeytini silkelerler dikkat etmek lazım. Dalını budağını kırmamak lazım ki, seneye de zeytin verebilsin. Alanı da korumak lazım. O anlamda Türk ekonomi olarak da, Türkiye ekonomi olarak dikkat etmemiz gereken şu, milli gelirine oranla, dünyada en yüksek, asgari ücretle olan bir ülkedeyiz. Bundan şikayet etmek anlamında söylemiyorum ama buna da dikkat etmek lazım” dedi.

    Denizli’de bir dizi ziyaretler gerçekleştiren ve incelemelerde bulanan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Merkez Bankasının faiz indirimi, cari açık ve asgari ücretle ilgili açıklamalarda bulundu. Çameli ile Acıpayam arasındaki 46 kilometrelik yol incelemesi yaptı. Beraberindeki heyetle Karayolları 2.Bölge Müdürlüğü Şantiye Şefliğine gelen Bakan Zeybekci, yol hakkında yapılan sunumu dinledikten sonra kara yolu çalışmalarını inceledi. Daha sonra Çameli Kaymakamlığı, Belediyesi ve AK Parti ilçe teşkilatı Acıpayam, Serinhisar ilçelerinde ziyaretlerde bulundu.

    Merkez Bankasının faizlerle ilgili kararı değerlendiren Bakan Zeybekci, “Merkez bankamızın tüketim kanallarındaki, tüketim boyutundaki aşırı boyutlu tedbirliği, değiştirmek, tüketimi destekleyecek, teşvik edecek adımları atması sonuna kadar destekliyoruz. Hane halkı tüketimde onda bir olduğumuz ülkeler var. Beşte bir, dörtte bir olduğumuz ülkeler var, yani biz o anlamda şu anda en tedbirli ülkeyiz. Bu kapsamda baştan beri aşırı tedbirli yapıyı desteklemedik. Bu anlamda gerek merkez bankamızı, gerek diğer bankaları gerek diğer finans grupları, kamuya disiplin, kamu harcamalarına disiplin, kamuda tasarrufa sonuna kadar, bütçe disiplininden asla taviz vermeyeceğiz. Mali disiplininden asla taviz vermeyeceğiz, cari açığı arttırıcı hiçbir adımı, hiçbir şekilde müsaade etmeyeceğiz” diye konuştu.

    Üretim sürdürülmesi konusunda da konuşan Bakan Zeybekci, sanayi üretimini yapmak istediklerini, bunu yaparken de özel sektör eliyle yapmaya çalıştıklarını, özel sektörün bu anlamdaki her türlü adımlarını destekleyecekleri ile ilgili hükümet programında olduğunu söyledi. Zeybekci, “Önümüzdeki günlerde genel kredi faizlerinin ucuzlamasıyla ilgili Merkez Bankası’nın muhtelif zamanlarda daha adımların olacağını belirtmiştir. Merkez Bankasının orada bir boş alan oluşturmakla ilgili hükümet olarak da, reformlarda, kapsamlı aldığımız tedbirlerde, gerek enflasyonu düşürücü tedbirler almada da kararlı adımlarımızı devam ettireceğiz” ifadelerini kullandı.

    Bütçe açığında hedeflerinin orta vadede bütçe açığını yüzde birlere doğru indirmek olduğunu söyleyen Zeybekci, “Bütçe ağımızda açığımız 1.2, bu mastri kriterlerine göre, genel kabul görmüş kriterlere göre makul görünen üçtür. Biz 2017-2018 ve 2019 orta vadeli programda, 2017’yi 1.9 olarak öngördük. Tabi bu maksimum tavan. Yani 2017-2018 ve 2019 orta vadeli programda ortaya koyduğumuz rakamlar, negatif anlamda bizim için en son sınırlar. 2017’de kamu yatırımlarında, bakın kamu harcamalarında demiyorum, kamu yatırımlarında bilinçli bir adım atıyoruz. Kamu yatırımlarında bir artış ön görüyoruz. Onun için bütçe açığında kabul edilebilir, kontrollü 2018’de 1.6’ya, ondan sonra da kontrollü bir şekilde birlere doğru çekme gibi kararlığımızı sürdüreceğiz. Cari açıkla ilgili muhtelif zamanlarda hep dile getirmeyi faydalı gördüm. 2016’da yüzde 4.3 seviyesinde bir cari açık vereceğiz. Ben bunun biraz daha altta olacağına inanıyorum, yani 4’e biraz daha yaklaşacağına inanıyorum. Çünkü iyileştirmelerimiz devam ediyor. İthalatla ilgili iyileştirmelerimiz hala devam ediyor. Bunun etkilerini Ekim, Kasım ve Aralık aylarında daha net bir şekilde göreceğiz” şeklinde konuştu.

    Son on yıl içinde dış ticarette Türk Lirasının kullanımı yüzde 6 civarında arttığını vurgulayan Zeybekci, “Bundan 10 yıl önce Türk Lirasının dış ticarette kullanımı yüzde birlerdeydi. 2016 yılı sonu itibariyle yüzde 7’ler seviyesine girecek. Bu hakikaten çok başarılı bir rakam. Bunu şunun için söylüyorum, cari açığımız yüzde 4.3 olsa dahi, burada önemli cümle şu, cari açığın yabancı finansman ihtiyacı duyan bölümü, bu da yüz 3, hatta daha altında olacak. Çünkü, milli parayı kullandığınız zaman, bu size rezerv para özelliği veriyor. Kendi paranızla finanse ettiğiniz bir cari açık verdiğiniz zaman, bu hiç problem değil. Bunu şöyle söyleyeyim, toplamda yüzde 4 civarında cari açık dediğimiz zaman, cari açığın milli gelire oranı dediğimiz zaman, yaklaşık 30 milyar dolar civarında. Yani yüzde 10’un üzeri seviyesine çıktığı zaman, dış ticaretimizdeki ithalat-ihracattaki, yani 400 milyar doların yüzde 10’unu milli parayla yaptığımız zaman, cari açığın yabancı finansman ihtiyacı olan bir açık, tehlikeli bir açık olmaktan çıkıyor. Hizmet gelirlerimizde beklenmedik düşüşler yaşadık. İthalat düştü, ihracat düştü, ama turizm gelirleri çok daha düştü, gelirlerimizde böyle bir düşme olmasına rağmen, enerji fiyatları 2015 yılındaki baza göre, hemen hemen eşit dengede devam etmesine rağmen, cari açığımızı düşürmeyi başardık” diye kaydetti.

    Son olarak cari açıkla ilgili konuşmasını sürdüren Zeybekci, “Şimdi aslında sendikalarımız bunu talep edebilir, bunda bir mahsur da yok. İstemenin sonu yok biliyorsunuz. Ama ekonominin realitelerini de unutmamak lazım. Zeytini silkelerler dikkat etmek lazım. Dalını budağını kırmamak lazım ki, seneye de zeytin verebilsin. Alanı da korumak lazım. O anlamda Türk Ekonomi olarak da, Türkiye ekonomi olarak dikkat etmemiz gereken şu, milli gelirine oranla, dünyada en yüksek asgari ücretle olan bir ülkedeyiz. Bundan şikayet etmek anlamında söylemiyorum ama buna da dikkat etmek lazım, istemenin sonu yok” diye konuştu.

  • Dünyada 382 milyon diyabetli var

    Uluslararası Diyabet Federasyonu (IDF) 2013 yılı verilerine göre, dünyada 382 milyon diyabet hastasının olduğu, 2035 yılında bu sayının 592 milyona ulaşacağı tahmin ediliyor. 2035 yılı tahminlerine göre Türkiye diyabetli nüfus itibarı dünyada ilk 10 ülke arasında olma tehlikesi ile karşı karşıya.

    Medical Park Trabzon Yıldızlı Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. İnan Anaforoğlu, diyabet konusunda uyarılarda bulunarak diyabetin cinsel yaşamı etkilediğini söyledi.

    Hastalığın belirtileri arasında kilo kaybı ve çok su içme gibi nedenlerin geldiğini belirten Dr. Anaforoğlu, “Hastalar kilo kaybı, çok su içme, çok tuvalete gitme, ağız kuruluğu, gece tuvalete gitme, idrar kaçırma, sık enfeksiyon (özellikle idrar yolu enfeksiyonları, deri enfeksiyonları, mantar enfeksiyonları sıktır), halsizlik, bitkinlik, ellerde-ayaklarda uyuşma gibi bulgularla başvurabileceği gibi uzun zaman tanı almamış hastalar, ilerlemiş aterosklerotik hastalık dediğimiz damar harabiyetine bağlı kalp krizi, beyin kanaması gibi şikayetlerle de başvurabilir. Bunun yanında insülin eksikliğine bağlı koma tablosu (karın ağrısı, bulantı, kusma, halsizlik, sık idrara çıkma, ağızda aseton kokusu, bilinç bulanıklığı) ile de hastalar başvurabilir” dedi.

    Kimler risk altında

    Diyabete bağlı şikayetler ve kimlerin risk altında olduğuna dair bilgiler veren Dr. Anaforoğlu, “Tip -1 diyabet dediğimiz insüline bağlı diyabet için net olarak gösterilmiş risk faktörleri yoktur. Çocuklukta geçirilen çeşitli viral enfeksiyonlar, bağışıklık sistemi ile ilgili bozukluklar suçlanmaktadır. Tip-2 diyabetin ise gösterilmiş ve bir kısmı önlenebilir risk faktörleri vardır. Ailesinde tip 2 diyabet hastalığı olması, fazla kilolu olmak, geniş bel çevresine sahip olmak, kan basıncının yüksek olması, kan yağlarının yüksek olması, kıllanma-adet düzensizliği gibi bulguların eşlik ettiği polikistik over sendromuna sahip olan kadınlar, iri bebek (4 kg) doğuran kadınlar, gebelik şekeri geçiren kadınlar, ’sedanter’ hayat tarzı dediğimiz hareketsiz hayat tarzına sahip kişiler ve 45 yaşın üzerinde olmak diyabet için risk faktörleridir. Bu kişilerin özellikle kilolarına dikkat etmeleri, düzenli egzersiz yapmaları ve düzenli doktor kontrolüne gitmeleri gereklidir” diye konuştu.

    “Diyabet hastalığı uzun zaman herhangi bir belirti vermeyebilir”

    Diyabet hastalığının uzun zaman herhangi bir belirti vermeyeceğine dikkat çeken Dr. Anaforoğlu, “Diyabet hastalığı uzun zaman herhangi bir belirti vermeyebilir. Hatta hastalar karşımıza direkt komplikasyonlarla gelebilir. Örneğin göz muayenesi sırasında ortaya çıkan retinopati, kalp krizi, inme gibi. Şeker hastalığı kontrol altında olmadığı sürece hayati organlarımızda harabiyet yapmaktadır, bu nedenle hastaların hedef değerlerinin belirlenerek, bu değerlere ulaşılmaya çalışılmalıdır. Hastalar komplikasyonlar açısından düzenli olarak takip edilmelidir. Diyabet tedavisinde kan şekerini normal seviyelerde tutmanın yanı sıra hastaları diyabetin olası komplikasyonlarından korumak hedeflenmelidir. Nedir bu komplikasyonlar diye bakacak olursak; makrovasküler ve mikrovasküler olarak ikiye ayırabiliriz başlıca. Makrovasküler komplikasyonlar ateroskleroz dediğimiz damar sertliğine bağlı kalp damar hastalıklarını kapsar; koroner arter hastalığı, kalp krizi, inme, bacak veya boyun damarlarında tıkanma başlıcalarıdır. Mikrovasküler komplikasyonlar ise gözler, sinir sistemi ve böbrekleri ilgilendirir. Gözlerde, göz damarlarının harabiyetine bağlı görme kaybı, glokom, katarakt görülebilir. Sinirlerin harabiyetine bağlı, ellerde-ayaklarda uyuşma hissizlik, yaralar, ishal-kabızlık atakları, baş dönmesi, hazımsızlık, baş-boyun bölgesinde terleme, erkeklerde cinsel problemler görülebilir. Böbreklerde süzme fonksiyonlarında bozulma, protein kaçağı ve böbrek yetmezliği görülebilir. Tüm dünyada ve ülkemizde körlüğün, diyaliz ihtiyacı olan kronik böbrek yetmezliğinin ve ekstremite (el-ayak) kayıplarının en önemli sebebi diyabet hastalığıdır” şeklinde konuştu.

    Diyabet cinsel yaşamı nasıl etkiler

    Dr. Anaforoğlu, “Sinir ve damar harabiyeti nedeniyle cinsel fonksiyonlarda azalma görülebilir. Yine diyabetli bireylerde sıkça görülen kaygı, depresyon, hastalık korkusu gibi faktörler de cinsel yaşamı olumsuz yönde etkileyebilir. Stresin hastalığa etkisi konusunda ise, diyabet kronik bir hastalık olduğundan ve ömür boyu tedavi ve takip gerektirdiğinden bu gerçekle tanı anında karşılaşan hastalarda panik ve kaygı duyguları görülebilir. İlerleyen zamanlarda sürekli ilaç alma, diyet eve egzersize dikkat etme, düzenli doktor kontrolü zorunluluğu kişilerde kaygıya sebep olabilir. İlerleyen yıllarda komplikasyonlarla baş etme de kişilerde strese yol açabilir. Bu durumda doktor, diyabet eğitim hemşiresi, diyetisyen takibinin yanında gerekli görülürse bir psikiyatrist ve psikolog yardımı da alınabilir. Böyle zamanlarda hastanın aile desteği de son derece önemlidir” dedi.

    “Diyabet hastanın tek başına mücadele etmesi gereken bir hastalık değildir”

    Diyabetin hastanın tek başına mücadele etmesi gereken bir hastalık olmadığını ifade eden Dr. Anaforoğlu, “Diyabet hastanın tek başına mücadele etmesi gereken bir hastalık değil, bir takım işidir. Bu takım içinde hekim, diyabet eğitim hemşiresi ve diyetisyen mutlaka bulunmalıdır. Hastaların yaşam tarzları, çalışma hayatları, sosyal yaşantılarına göre bireylerin diyabet tedavisi kişiselleştirilmelidir. Hastalar düzenli olarak takiplerine gitmeli, ilaçlarını düzenli kullanmalıdır. Olası komplikasyonlar açısından ayak bakımı, cilt bakımı konusunda hasta bilgilendirilmelidir. Hipogliseminin ne olduğunu bilmeli ve hipoglisemi anında yapılacaklar hakkında hastanın kendisinin ve yanında yaşayanların yeterli bilgisi olmalıdır” ifadelerini kullandı.

    Dünyada 382 milyon diyabetli var

    Öte yandan, Uluslararası Diyabet Federasyonu (IDF) tarafından yayınlanan verilere göre, 2013 yılı itibariyle dünyada 382 milyon diyabetli yaşadığı ve 2035 yılında bu sayının 592 milyona ulaşacağı tahmin ediliyor. Buna göre dünya nüfusunun yüzde 8.3’ünde diyabet mevcut olduğu, 2035 yılı tahminlerine göre Türkiye diyabetli nüfus bakımından dünyadaki ilk 10 ülke arasında olma tehlikesi ile karşı karşıya. Geçtiğimiz yıllarda Türkiye’de yapılan bir araştırmada, 20 yaş ve üzerinde 26 bin 499 kişi incelenirken diyabet sıklığının yüzde 16.5’e ulaştığı görüldü. Genel olarak, toplumun yüzde 7.5’inde bilinen diyabet varken, yüzde 6.2’si diyabet hastası olduğunu biliniyor. Bir başka ifadeyle diyabetli bireylerin yaklaşık yarısı diyabetli olduğunun farkında değil.

  • Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci:“Türkiye, dünyada ortalama ömrün artmasında bir numara oldu”

    Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, “Türkiye’nin en ücra köşesindeki bir yaşlının, o son nefesini daha kaliteli alması için, eğer bu devlet milyarları, eski parayla katrilyonları, düşünmeden gözden çıkarabiliyorsa, ancak o zaman devlet olur” dedi.

    Yapımı Pamukkale Belediyesi tarafından üstlenen ve 2 bin kişiye sağlık hizmeti verecek olan ‘Dokuzkavaklar Sağlık Kompleksi’nin temel atma töreni gerçekleştiren Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, ardından yapımı Merkezefendi Belediyesi tarafından üstlenen ve 200 öğrenciye hitap eden anaokulu, 4 mahalleye hitap edecek kapalı pazaryeri ile işyerlerinin bulunduğu kompleksin açılışını yaptı.

    Kompleksin hakkında bir konuşma yapan Pamukkale Belediye Başkanı Hüseyin Gürlesin, “Pamukkale Belediyesi olarak bilindik belediyecilik hizmetlerinin dışına çıkıp, sağlık, kültür, eğitim ve her türlü konularda hizmet veriyoruz. Arsasını Büyükşehir Belediyesi’nin tahsis ettiği 2 bin 747 metrekarelik bu alanda 7 katlı dev sağlık kompleksi Pamukkale Belediyesi olarak biz yapıp, işletmek üzere Sağlık Bakanlığı’na devredeceğiz. Yaklaşık 10 bin metrekare kapalı alana sahip olan bu sağlık kompleksi sadece Pamukkale Belediyesi’nde yaşayan vatandaşlarımıza değil tüm Denizli’ye hizmet edecektir. 20 polikliniğin yer alacağı kompleks günde 2 bin kişinin sağlık hizmeti almasını sağlayacak. ‘Dokuzkavaklar Sağlık Kompleksi’ Pamukkale ilçesinde 45 mahalleye, Merkezefendi sınırları içinde de 10 mahalleye, yaklaşık 350 bin kişiye sağlık hizmeti sağlayacak. Denizli Devlet Hastanesi günde 7-8 bin kişi poliklinik hizmeti veriyor. Hastane tamamlandığında günde 2 bin kişiye sağlık hizmeti verirken, Denizli Devlet Hastanesinin de yükünü yüzde 30 oranında azaltmış olacak. Kompleksin inşaatı belediyemize 18 milyon TL’ye mal olurken, toplamda 30 milyon TL’ye mal olacağı tahmin edilmektedir. Bu sağlık projesi normal ihale süresine göre 2018 yılının Mayıs ayında tamamlanacak” dedi.

    “Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde dünyada sağlık destanı yazdı”

    Pamukkale Belediyesi’nin ardından konuşan Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, “Türkiye’nin en ücra köşesindeki bir yaşlının, o son nefesini daha kaliteli alması için, eğer bu devlet milyarları, eski parayla katrilyonları, düşünmeden gözden çıkarabiliyorsa, ancak o zaman devlet olur. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde dünyada, Türkiye bir sağlık destanı yazdı. Türkiye, dünyada ortalama ömrün artmasında bir numara oldu. Türkiye’nin ortalama yaş artış hızında dünyada bir numara oldu. Bütün dünyanın takdir ettiği bir sağlık devrimi gerçekleştirildi. Emeği geçen herkesten Allah razı olsun” diye konuştu.

    Daha önce bir belediyenin sağlık ile eğitim alanlarında yatırım yapmasının mümkün olmadığını belirten Zeybekci, HDP’nin elinde bulanan belediyelere yüklendi. Zeybekci, “Başka yerlerde, başka zihniyette olanlar, buna başka şey diyor olabilirler. Belediye, dağdaki teröriste hizmet etmek varken, millete böyle hizmet etmek gibi saçma sapan işlerle uğraşırlar mı? Onların işi gücü ihanet etmek. Ama dertli oldun mu, ama sevdalı oldun mu, bu milletin sevdasındaysan eğer, ne yaparsan, ne edersen, dağları delersin ‘Ferhat’ gibi, bu hastaneleri yaparsın” şeklinde konuştu.

    “Devlet ‘lağım farelerini’ mahkemeye teslim etti”

    Tutuklanan HDP’li milletvekilleri ve onların tutuklanmasına karşı çıkan AB ülkelerine yüklenen Bakan Zeybekci, “Şimdi bu milletin gittiği mahkemelere gitmeyiz diyenler, tanımayız diyenler, CHP’nin, MHP’nin genel başkanı, AK Parti dahil olmak üzere, birçok milletvekili gidiyor hesap veriyor, mahkemede ifade veriyor. Çıkıyor yağma yok diyor, o kadar da kolay olmaz o işler diyor. gitmeyeceğiz, haydi gelin götürün bakalım diyor. Türkiye Cumhuriyeti devleti, lağım faresi gibi, ensesinde tuttuğu gibi mahkemeye götürdü. Bu ülkenin bağımsız mahkemeleri, hakimleri gereğini yaptı. Gereğini serbest bıraktı, gereğini tuttu. Biz lağım faresinin ensesinden tutuyoruz, ciyaklaması başka yerden geliyor, Avrupa’dan geliyor” ifadelerini kullandı.

    Konuşmaların ardından “Dokuzkavaklar Sağlık Kompleksi”nin temeli İl Müftüsü Mehmet Aşık’ın dualarıyla protokol üyeleri tarafından atıldı.

    Anaokul, Kapalı Pazaryeri açılışı yapıldı

    Zeybekci daha sonra Merkezefendi Belediyesi tarafından 2 bin metrekarelik alana inşa edilen Yenimahalle Anaokulu ve kapalı pazaryeri ve işyerleri ile bir adet alışveriş merkezinin bulunduğu kompleksin açılışına katıldı.

    Burada kısa bir konuşma yapan Bakan Zeybeci, “Dünya’nın en modern şehirlerinde ne varsa, bu şehirde olacak. Bugün Almanya’sında, İsviçre’sinde, Fransa’sında böyle pazar yerleri, böyle anaokulları yok. Adalet Parkı gibi, İncirlipınar Parkı gibi, Çamlık gibi, Teleferik gibi, bunlar yok. Bu kadar şehirlerin içinde eksiklerimiz yok mu, tabi var. Bunlar da yavaş yavaş olacak. yavaş yavaş derken de, onlarca yıl değil, inşallah birkaç sene içinde her şey farklı olacak” dedi.

    Konuşmaların ardından Bakan Zeybekci ve Vali Altıparmak tarafından Merkezefendi Belediye Başkanı Muhammet Subaşıoğlu’na bir plaket verildi.

    Yapılan açılışın ardından anaokulu protokol üyeleriyle gezen Zeybekci, çocuklarla bir araya gelerek sohbet etti, hediye verdi.

    Dokuzkavaklar Mahallesindeki temel atma töreni ile Yenimahalle’de yapılan açılış törenine Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Ak Parti Denizli Milletvekilleri, Garnizon Komutanı Topçu Kurmay Albay Gültekin Yaralı, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, Pamukkale Belediye Başkanı Hüseyin Gürlesin, PAÜ Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Bağ, İl Emniyet Müdürü Mevlüt Demir, Merkezefendi Belediye Başkanı Muhammet Subaşıoğlu, ilçe belediye başkanları, belediye meclis üyeleri, mahalle muhtarları ve çok sayıda vatandaş katıldı.