Etiket: Dünü

  • “Muhtarların dünü, bugünü” konulu konferans düzenlendi

    Türkiye Muhtarlar Konfederasyonunun 37. İstişare ve Yönetim Kurulu toplantısında muhtarların dünü, bugünü konuşuldu.

    Türkiye Petrolleri Kültür Merkezinde gerçekleşen Konfederasyonunun 37. İstişare ve Yönetim Kurulu toplantısında, “Muhtarların dünü, bugünü” konulu konferans verildi. Saygı duruşu, İstiklal Marşı ve Kuran’ı Kerim okunmasıyla başlayan konferansın açılış konuşmasını Adıyaman Köy ve Mahalle Muhtarları Mesleki Dayanışma Derneği Başkanı Abdulkadir Geylani Taş yaparak, muhtarlık görevinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte yeniden önem kazandığını vurguladı.

    Abdulkadir Geylani Taş, son yıllarda muhtarların sosyal haklarının arttığına vurgu yaptı ancak bunların yeterli olmadığını ifade etti.

    Muhtarlar Derneği Güneydoğu Federasyonu Başkanı Hatip Şeran ise, Osmanlı Döneminde muhtarlığın şuan ki durumundan çok daha önemli olduğuna işaret ederek, Cumhuriyet dönemiyle birlikte muhtarlığın her gecen gün önemini yitirdiğini söyledi.

    Hatip Şeran, Köy Kanunu ile muhtarlık görevinin yapıldığını ancak 5 yıl önce 37 bin olan köy sayısının 16 bine düştüğünü aktararak, kanun değiştirilmesi gerektiğini dile getirdi.

    Daha sonra Alevi Kanaat Önderi Ali Büyükşahin, Emniyet Müdür Yardımcısı İbrahim Kaba, Garnizon Komutanı Albay Davut Kulalar’ın konuşmasının ardından Muhtarlar Konfederasyonu Genel başkanı Hüseyin Akdeniz, “Muhtarların dünü, bugünü” ile ilgili konferans verdi.

    Muhtarlar Konfederasyonu Genel başkanı Hüseyin Akdeniz konferansta, muhtarlık mesleğinin bu günkü durumu, güçlü ve zayıf yönleri, yapılması gerekenler ile ilgili bilgiler verdi.

    Konferans sonrasında konuşan Adıyaman Valisi Nurullah Naci Kalkancı ise, Türkiye’nin değişik illerinden gelen yaklaşık 150 muhtarı kadim medeniyetler şehri, huzur ve hoşgörü kenti Adıyaman’da ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

    Vali Kalkancı, “Türkiye’de muhtarlık Cumhuriyet dönemiyle birlikte ihdas olunmuş bir şey değildir. Bizim geleneklerimizde geçmişe doğru baktığımızda muhtarlık şehir ve köy yerleşik hayata başladığımızdan beri var olan bir şeydir. Bu zamanla bir müessese haline bir kurumsal kimliğe günümüzde de muhtarlığa dönüşmüştür. Bizlerde mesleğe ilk başladığımızda 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu ile 4541 sayılı kanunu öğrendik. Muhtarlarımız vatandaş ile devlet arasında bir köprü görevi üstlenmektedir. Bundan dolayı muhtarlarımızı çok önemsiyoruz. Muhtarlarımız devlete karşı halkı, halka karşı ise devleti temsil eder. Cumhurbaşkanımızda muhtarlarımızı külliyede ağırlayarak, muhtarlığın ne kadar değerli ve önemli olduğunu gösteriyor. Bizlerde vatandaş ile olan ilişkilerimizde ilk aradığımız kişi muhtar oluyor. Bu köy muhtarı veya mahalle muhtarı oluyor. Bu vesile ile Türkiye Muhtarlar Konfederasyonu tarafından ilimizde gerçekleştirilen 37. İstişare ve Değerlendirme Toplantısına Türkiye’nin dört bir tarafından katılan tüm muhtarlarımızı ilimizde ağırlamaktan duyduğum memnuniyeti ifade ediyorum” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından plaket ve hediye takdimi gerçekleşti.

  • Adana Emniyetinin acı dünü

    Adana’da dün 3 polis memuru talihsiz olaylarla hayatını kaybetti. Şehit cenazesine yetişmeye çalışırken kaza yapan motorize ekiplerden bir polis memuru şehit olurken, mesai dönüşünde bir polis kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti, borçlarından dolayı da bir polis memuru intihar etti.

    Adana’da 3 aile, son 24 saatte acı haberlerle yıkıldı. Art arda gelen üzücü olaylar, Hatay’daki Amanos dağlarında PKK ile girdikleri çatışmada şehit olan Uzman Çavuş Salih Kayan için tören düzenlenen saatlerde başladı.

    Geride gözü yaşlı eş ve evlat bıraktı

    Sabah saatlerinde şehit Salih Kayan’ın cenaze konvoyuna katılmak için yola çıkan motorize ekip kaza yaptı. Kaldırıma çarptıktan sonra 12 metre sürüklenen motosikleti kullanan Fırat Ulaş (27) şehit oldu. Ulaş’ın cenazesinde akıllarda kalan, 3 yaşındaki oğlunun tabutuna son kez bakışı ve geride bıraktığı gözü yaşlı eşi oldu.

    Mesaiden dönerken hayatını kaybetti

    Bir başka acı haber de hemen arkasından geldi. Mesaiden dönerken otomobilde kalp krizi geçirerek hastanede tedavi altına alınan Adana Emniyet Müdürlüğü Ekipler Amirliğinde görevli polis memuru Ramazan Saçan, yapılan müdahalelere rağmen hayatını kaybetti.

    ’Polisi intihara sürüklemeyin’ demişti

    Borçlarından dolayı bunalıma girdiği iddia edilen evli ve 2 çocuk babası Kenan B. de, Facebook’ta “Buruk Mezarlığı’nda çaresiz hissediyorum” diye paylaşım yaptıktan sonra babasının Buruk Mezarlığı’ndaki kabri başında beylik tabancasıyla başına ateş ederek intihar etti. Polis memurunun intihar etmeden 6 gün önce sosyal medya hesabında “Polisi intihara sürüklemeyin” paylaşımı yaptığı öğrenildi.

  • Bursa’nın Dünü Ve Bugünü Konuşuldu

    Ekonomi Gazetecileri Derneği’nin düzenlediği panelde, Bursa’nın ekonomik açıdan dünü ve bugünü masaya yatırıldı.

    “Ekonomik Gelişmeler Perspektifinde Bursa’nın Dünü, Bugünü ve Yarını” konulu panel Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nda yapıldı.

    Bursa Ekonomi Gazetecileri Derneği Başkanı Orhan Çelik, “Derneğimiz hakkında 2015 yılı Ağustos ayında şahsiyet kazandı. 6 ayda genel kurulumuzu yaptık, maksadımız meslektaşlarımızın gelişimine katkı koymak ve çıtayı yukarıya taşımak. Bu faaliyet bunun bir adımıdır. Çok daha gelişmiş, doğasıyla, çevresiyle, tarım alanıyla barışık, potansiyeli yüksek bir Bursa hedefliyoruz. Bunu başarmak zorundayız. Yoksa gelecek nesillerimiz ne ekecek toprak ne de yiyecek ekmek bulamaz” dedi.

    BTSO Meclis Başkanı Remzi Topuk ise, “Bursa’mız ve iş dünyamız adına hayırlı olmasını diliyorum. Geçmişte ipek ticaretinde önemli bir şehir olan Bursa, her zaman önemli bir ticaret kenti oldu. Ekonominin yeni ivme kazanmasına önemli yeri olan bursa ilklere ev sahipliği yaptı. İlk OSB burada kuruldu. Ülkemize katma değer sağlayacak kararlara sahip çıkıyoruz. Oda olarak geçmişten aldığımız gücü taşıyoruz. Çarşı ve hanlar bölgesini canlandırmak için projemiz sürüyor. Sektörel konsey yapılanmamızda küresel fuar acentemizle firmaları yurtdışına taşıyoruz. Ticari safariyle yabancı heyetleri ağırlıyoruz. Sektörlerin ihtiyacı olan yeni fuarları harekete geçiriyoruz. Daha çok otomobil tekstil ve tarımın konuşulduğu Bursa’da artık raylı sistemler, havacılık da konuşuluyor. Bursa’nın alt yapısı çok daha üretim yapmaya müsait. Teknosab ile Bursa’yı yüksek yatırım merkezi haline getireceğiz. 1961 yılında ilk OSB kurularak Bursa’Nın geleceğine yön verildi. Böyle bir projeye daha ihtiyacımız var” dedi.

    Paneli yöneten Necmi Gürsakal ise, “Bu şehir tarihinin ne kadar eski olduğu konusunda tereddüdümüz yok, hepimiz biliyoruz ki her gün önünden geçtiğimiz kozahan Amerika’dan daha eski, kraliçenin orayı görmek istemesi boşuna değil. Bu geçmişi uzak uzadıya anlatmak yerine bugüne ve hatta daha fazla geçmişe bakmak gerek, ihtiyacımız bu. Ekonominin geçmişteki başarıları konusunda kaygımız yok, dünyanın en önemli kentiydi. Çok uzun uzadıya tartışılmış bir konu değil, ama Bursa’nın ekonominin Rönesansında etkili olduğu yazılır. Geleceğe bakmak lazım. Geleceği görme yeteneğimiz yok elbette ama, gelecekte bu toplum ne kadar” şeklinde konuştu.

    Eski BTSO Genel Sekreteri Ergun Kağıtçıbaşı da yaptığı konuşmada, “Bu şehrin övgüyle bahsedilen ekonomik, sosyal, sınai gelişmişliği bir anda olmadı, uzun zamana yayıldı. Bu övücü sıfatlarla anılmasında yalnızca çevrelerin değil, her sınıftan, sokaktaki yurttaştan yöneticiye kadar herkesin emeği var. Ekonominin dünü dedik, ama iyi kavramak için, 3. cildini hazırlayıp 1000 sayfada zor anladık. Sıradan bir şehir değil, çok özellikleri olan bir şehir. Ben evvelki günden gelmek istiyorum, amacım övmek değil, hangi koridorlardan geçildiğini bilirsek doğru noktaya gelebiliriz. İnsanlar başarılarla değil, farkına vardıkları yanlışlarla olgunlaşır. Bursa’nın ekonomik gücünde ticaret parasının rolü vardır” dedi.

    MÜSİAD Başkanı Mustafa Gürses de, “Tarihe hızlı bir göz atınca bu şehrin tarihi yönünü görüyoruz. Allah her şeyi vermiş, dağı, ovası, denizi var. Evliya Çelebi Bursa sudan ibaret demişti, şimdi taştan ibaret. Bunun vebali hepimizin. Bunlardan ders alırsak, bundan sonrasını daha güzel yaparız. Osmanlı’nın kuruluşu bu topraklarda oldu. Çözülme sonrası hem Balkanlar, hem Kafkaslar, mübadele ile Yunanistan’dan ve son zamanlarda Anadolu’nun değişik yerlerinden gelen insanlarımız var. Bu yapımız sanki Osmanlının bir bakiyesi gibi, barış içinde yaşayan bir Bursa’yı oluşturdu. Bu insan yapımız, sanayimizin gelişmesinde ve huzur şehri olmamızda etkili oldu. 70-80’li yılların sıkıntılarının uğramamış olması da bu huzur kentindendir. Bursa terör hadisesini de atlatacaktır” diye konuştu.

    BUKİAD Başkanı İpek Yalçın ise, “Sınırlarımızda yaşanan terör olaylarıyla tansiyon yükseldi ama iç taleplerin artmasıyla da yüzde 14 büyüme gerçekleştirdik. Sınır komşularımızla gerginlikler var. Suriye’deki savaşla sıkıntılıyız, ama İran’a ambargonun kalkması ile denge sağlandı. İhracatta 2, ithalatta 4. sıradayız. Çalışan sayımız 4. sırada. Katma değerde 3. sıradayız. Lokomotif sektörüz” dedi.

  • Devrek’te Türk El Halı Ve Kilim Dokumacılığının Dünü Bugünü Söyleşisi Yapıldı

    Bülent Ecevit Üniversitesi Devrek Meslek Yüksekokulu El Sanatları Atölyesinde 27-28 Nisan 2016 tarihlerinde “Türk El Halı ve Kilim Dokumacılığının Dünü Bugünü ve Yarını” konulu söyleşi ve workshop etkinliği El Sanatları Uzmanı İhsan Akkuş tarafından gerçekleştirildi.

    Etkinlik kapsamında öğrenciler Akkuş tarafından Türk El Halı ve Kilim tarihçesi ve günümüzdeki durumu ile sektörün gelecekteki konumu hakkında bilgilendirildi. Workshop etkinliğinde öğrencilere dokumanın pratik noktaları öğretildi ayrıca halı ve kilim dokuması yapılmaya başlandı.

  • Kırklareli’de “Cumhuriyetimizde Kadının Yeri Dünü, Bugünü” Söyleşisi

    Kırklareli’nin Babaeski ilçesinde Cem Vakfı Şubesi tarafından “Cumhuriyetimizde Kadının Yeri Dünü, Bugünü” konulu söyleşi düzenlendi.

    Tansa Düğün Salonu’nda düzenlenen panele CHP Tekirdağ Milletvekili Dr. Candan Yüceer, Babaeski Belediye Başkanı Av. Abdullah Hacı, Büyükmandıra Belediye Başkanı Sertaç Balyemez, CHP Kırklareli İl Başkanı Ünal Başkur, Cem Vakfı Babaeski Şube Başkanı Hayati Dağlıoğlu,CHP ve sivil toplum kuruluşları üyeleri ile vatandaşlar katıldı.

    Cem Vakfı Babaeski Şube Başkanı Hayati Dağlıoğlu, yaptığı konuşmada, “Türklerde kadın, toplumda geri planda değildir. Kadını aşağılayan, toplum dışına iten, küçük gören anlayış gerçek Türk töresinde yoktur. Alevi Bektaşilik’te cinsiyet ayrımı yapılmadan insana insan olduğu için değer verilir” dedi.

    CHP Milletvekili Yüceer de, “Cumhuriyet bir kadın devrimidir diyebiliriz. Gerçekten öyle ülkemizde bir kadın devrimi niteliğinde olmuştur. Çünkü cumhuriyet ile beraber kadınlar toplumsal yaşamın her alanında, kamuda, sokakta, siyasette, ekonomik hayatın içinde olabilmişlerdir. İlk kıvılcımlar Tanzimat Fermanıyla oluşuyor. Kadınlar ilk kez konuşulmaya başlanıyor. Asıl haklarını Tanzimat’tan sonra ilan edilen İkinci Meşrutiyetle alıyorlar. Kadın mücadelesi 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyoruz. Biz tam tersi mevcut haklarımızı almamız için, konuşmamız için, farkındalık yaratmak için ve eksikliklerimi belirtmemiz için bugünler bir fırsat. Bu günleri böyle görüyoruz. 1977’den beri bunu kutluyoruz” diye konuştu.

    “İLK İMZACISI DA BİZ OLDUK”

    İstanbul Sözleşmesinden bahseden Yüceer, “Gerçek şu an imzaladığımız ve yürürlüğe giren İstanbul Sözleşmesi diye bir şey var. İlk imzacısı da biz olduk. Sayın Fatma Şahin döneminde bundan önceki bakan 2011’de imzaya açıldı, Biz imzaladık şimdi yürürlüğe girdi. Gerçekten ayrımcılığı önleme eşitliği sağlama özellikle kadın cinayetlerini engelleme adına uluslararası yaptırımı, baskısı çok olan bir sözleşme. Bizde sonuna kadar destek verdik AKP’ye niye olumlu bir şeydi çünkü. Niye hayır diyeyim en büyük desteği biz olduk. Sonra 2012’de bende parlamentodayken kadının korunmasıyla ilgili bir kanun geldi hemen imzaladık. Destekledik sonuna kadar. Allah razı olsun dedik. Kadınların bu yasaya ihtiyacı vardı. Türkiye’nin nüfusuna baktığımızda yarısını kadınlar oluşturuyor” şeklinde konuştu.