Etiket: dul

  • Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimler Derneği Başkanı Recep Akgül ve yönetimi, TSK Mehmetçik Vakfı Erzurum temsilciliğini ziyaret etti

    Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimler Derneği Başkanı Recep Akgül ve yönetimi, TSK Mehmetçik Vakfı Erzurum temsilciliğini ziyaret etti

    Türkiye Harp Malulü Gaziler-Şehit Dul ve Yetimler Derneği Erzurum Şubesi Başkanı Recep Akgül ve yönetimi, TSK Mehmetçik Vakfı Erzurum temsilciliğini ziyaret etti.

    Ziyarette; Vakıf Temsilcisi Alp Arslan Eryılmaz, Mehmetçik Vakfı’nın çalışmaları hakkında bilgiler verdi. Eryılmaz, 1982 yılında kurulan vakfın, vatan hizmeti esnasında şehit olan veya herhangi bir nedenle hayatını kaybeden Mehmetçiklerin bakmakla yükümlü oldukları yakınları ile gazi ve engelli Mehmetçiklere belirlenen esaslara göre ölüm ve maluliyet yardımı yaptığını ifade etti.

    Ayrıca vakfın; Gazi ve engelli Mehmetçiklerin çocuklarına bakım ve öğrenim desteği sağladığı kaydeden Eryılmaz, söz konusu Mehmetçiklerin kendilerine sürekli bakım yardımında bulunduğunu belirtti.

    Eryılmaz, Mehmetçik Vakfı’nın icra ettiği faaliyetler ile ülke düzeyinde sosyal adaletin, toplumsal barışın ve ulusal birliğin güçlenmesine katkıda bulunduğunu vurgulayarak, hedeflerinin Vakıf’a bağışta bulunanlar ile kendilerine yardım edilen Mehmetçik ve aileleri arasındaki sevgi ve güven duygularını, sosyal destek faaliyetleri ile güçlendirerek, yüce Türk ulusunun takdirine layık, örnek bir yardım kuruluşu olduğunu açıkladı.

    Türkiye Harp Malulü Gaziler-Şehit Dul ve Yetimler Derneği Erzurum Şubesi Başkanı Recep Akgül ise; Vatanımızın bölünmez bütünlüğü için canlarını hiçe sayan Şehit ve Gazi Mehmetçik aileleri adına Mehmetçik Vakfı Erzurum İl Temsilcisi Alp Arslan Eryılmaz ve yönetimine nezaketlerinden dolayı teşekkür etti.

  • Tüm İşçi Emeklileri Dul ve Yetimleri Derneği Genel Başkanı Çalışkan: “25 sene bilfiil hizmeti tamamlayanın emekli olabilmesi lazım”

    Tüm İşçi Emeklileri Dul ve Yetimleri Derneği Genel Başkanı Satılmış Çalışkan, 25 sene bilfiil hizmetini tamamlayanın emekli olabilmesi gerektiğine vurgu yaptı. Çalışkan, “25 sene bilfiil hizmet çalışmışsa bir kişi, bilhassa işçi daha fazla ondan bir şey beklenemez. 50 yaşındaki bir işçiyi direğe çıkartıp elektrik bağlatamazsın” dedi.

    Tüm İşçi Emeklileri Dul ve Yetimleri Derneği Genel Başkanı Satılmış Çalışkan, derneğin Zonguldak Şubesinin 13. Olağan Genel Kuruluna katılmak üzere Zonguldak’a geldi. Kongre öncesi gazetecilerin sorularını yanıtlayan Çalışkan, erken emekliliğe ilişkin de açıklamalarda bulundu. 25 sene bilfiil çalışan kişinin emekli olabilmesi gerektiğini söyleyen Çalışkan, “Memleketimizin gündemi çalışanın 3600 göstergesi ve erken emeklilik dedikleri emekliliği bekleyenler yaştan büyük bir sorundur. Kişi 45 yaşına gelmiş, 50 yaşına gelmiş. Bulunduğu iş yerinden herhangi bir şekilde ayrılmış veya kapanan iş yerlerimiz mevcut. Bunlardan dolayı vatandaş işsiz kalmış. Çalışamıyor, geliri bitiyor. Bu vatandaşa büyük bir yük. Erken emekliliğin çözümü bizce şöyle bir şekil olması lazım. Bu sosyal güvenliğin 5510 sayılı Yasa’da bu değişikliğin yapılması gerekir. 25 sene bilfiil hizmeti tamamlayanın emekli olabilmesi lazım. 25 sene bilfiil hizmet çalışmışsa bir kişi, bilhassa işçi, daha fazla ondan bir şey beklenemez. 50 yaşındaki bir işçiyi direğe çıkartıp elektrik bağlatamazsın. Arabanın altına yatırıp araba tamir ettiremezsin. 25 sene bilfiil ile bu sorun ebedi çözülür. Diğer taraftan 3600 gösterge polislere, öğretmenlere, imamlara gibi birkaç mesleğe veriyorlar. Aslında biz şunu isteriz. Bütün personel kanunu bu şekilde değerlendirilip herkesin hakkı neyse bunun eşit şekilde verilmesini istiyoruz” dedi.

    “Emeklilerin maaş ve sağlık sorunları var”

    Emekli maaşları arasındaki farklılıklara da dikkat çeken Çalışkan, “Emeklilerimizin iki sorunu vardır. Maaş ve sağlık sorunları. Maaş sorunları biliyorsunuz bugün tavanla taban arası çok muazzam açıldı. Bugün tabanımız 900 liraya kadar düştü. Tavandan da 4 bin liraya kadar emekli olanlar var. Bu kadar farklı bir uygulama haliyle huzursuzluk oluşturmaktadır. Biz diyoruz ki bir intibak yasası yapalım. Bütün tüm emekliyi kapsayan bir intibak yasası olsun. Bu yasa geçmişteki gibi hatalı olmaması gerekir. Geçmişte yapılan kısmi iyileştirmeydi. Bu yasada taban aylık belirlenmesi lazım, taban aylık açlık sınırının bir lira da olsa üzerinde olacak. Yani bugün 800-900 lira dediğimiz aylıklar. Bundan sonra aylık bağlama oranlarını belirlemek için taban aylığın üzerine aynı yine yasamızda mevcut olan 240 güne bir puan verilerek aylık bağlama oranları belirlenecek. Aylık bağlama oranı belirlendikten sonra kim hangi dereceden prim ödediyse bunun karşılığında o belirlenen aylık bağlama oranı mesela 3-5 kişinin aylık bağlama oranı yüzde 70 ile belirlendi ama prim ödedikleri dereceleri farklı. Herkes kendi ödediği derecesinin yüzde 70’ini alarak işte bizim bugün senelerce söylediğimiz hizmet ve prime dayalı standart birliği budur. O gün kimse kimseye hakkı geçmez, kimse kimseye bugün caminin avlusunda, parklarda ‘niye çalışırken sen benden az alıyordun, şimdi çok alıyorsun’ diye emekliler birbiriyle kavga etmez. Bunun için bir an önce hükümetten bunları talep ediyoruz. Çıkarılmasını istiyoruz” diye konuştu.

    2019 ikramiyeleri ve maaş zamları

    TÜFE’den yüzde 20 beklediklerini belirten Çalışkan, maaşlarının haricinde refah payı da istediklerini ifade ederek, “2018 sonu, 2019 başlangıç artışlarına gelince bugün malum Mecliste görüşülen bütçemizde yüzde 26 artışlar veriliyor. Buna göre biz şunu diyoruz; bizim TÜFE’mizden yüzde 20 bekliyoruz. Ayrıca yüzde 5 de refah payı bekliyoruz. Her dönem ayrı olarak bize refah payı neden verilmez, biz bunu her zaman söylüyoruz. Çünkü diyorlar ki ‘Efendim geçen seneki maaşınızdan bugüne kadar yüzde 10, yüzde 20 artış geldi, TÜFE’den bunu veriyoruz.’ Ama bizim bir de refah olması lazım. Bunu talep ediyoruz. İki zam falan değil, bugün tabii ki ikramiyelerimizi şu anda yeterli bulmuyoruz. Bizim talebimiz birer maaş ikramiye talep etmiştik. Ama şu anda biner lira gibi bir ikramiye verdiler. Yine de talebimiz bir maaş ikramiye olmasıdır. Maaşa da aynı oranda artış gelmesini bekliyoruz. İnşallah gelecek. Bu hususta çalışmalarımız devam ediyor” şeklinde konuştu.

  • Şehitkamil’de şehit, gazi, dul ve yetimlerin yaşadığı sorunlar konuşuldu

    Şehitkamil Belediye Başkanı Rıdvan Fadıloğlu, Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit, Dul ve Yetimler Derneği Gaziantep Şube Başkanlığına seçilen Cebbar Cücük’ü ağırladı. Ziyarette şehit yakını, gazi, dul ve yetimlerin yaşadığı sorunlar konuşuldu.

    Yapılan seçim sonrası göreve yeni başlayan Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit, Dul ve Yetimler Derneği Gaziantep Şube Başkanı Cebbar Cücük ve yönetim kurulu üyeleri, Şehitkamil Belediye Başkanı Rıdvan Fadıloğlu’nu ziyaret etti. Ziyarette şehit, gazi, dul ve yetimlerin yaşadığı sorunlar ve çözüm önerileri konuşuldu. Dernek Başkanı Cebbar Cücük şehit, gazi, dul ve yetim ailelere yaklaşımı dolayısıyla Başkan Rıdvan Fadıloğlu’na teşekkür etti. Başkan Rıdvan Fadıloğlu ise yeni seçilen Başkan Cebbar Cücük ve yönetim kurulu üyelerine yürütecekleri çalışmalarda başarı diledi.

    “Memleketimize hayırlı hizmetler yapacağız”

    Ziyarette açıklamalarda bulunan Şehitkamil Belediye Başkanı Rıdvan Fadıloğlu, birlik ve beraberliğin önemine işaret etti. Fadıloğlu, “Türkiye’deki en eski derneklerden biri olan Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit, Dul ve Yetimler Derneği Gaziantep Şubesi’nde bir görev değişikliği oldu. Bugün yeni yönetim ile beraberiz. Öncelikle yeni Başkan Sayın Cebbar Cücük’ün şahsında tüm yönetim kurulu üyesi arkadaşlarımı kutluyorum. Allah, hep birlikte hayırlı hizmetler yapmayı nasip etsin. Sivil toplum kuruluşlarıyla belediyeler bir arada olduğu müddetçe, bu memlekete hizmet edecek herkes tek çatı altında toplanınca yapılamayacak hiçbir şey yok. Bu tek çatı nedir? Öncelikli olarak Türkiye daha sonra da Gaziantep bayrak şemsiyesi altında birleşmektir. Allah, kendilerinden razı olsun, daha önceki yöneticilerimizle birlikte Gaziantep’e hep birlikte hizmet ettik. İnşallah yeni seçilen yönetim ile birlikte de memleketimize hayırlı hizmetler yapacağız. Konuklarımızın şahsında şimdiden tüm şehit yakını, gazi, dul ve yetimlerin Ramazan Bayramlarını yürekten kutluyorum” şeklinde konuştu.

    “Başkanımız her konuda bize destek oluyor”

    Ziyaret sonrası açıklamada bulunan Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit, Dul ve Yetimler Derneği Gaziantep Şube Başkanı Cebbar Cücük, “Başkanımıza, bizi makamında kabul ettiği için dernek adına teşekkür ederim. Başkanımız her konuda bize destek oluyor. Biz de her zaman Başkanımızın yanındayız. Allah, Başkanımızı başımızdan eksik etmesin” ifadelerini kullandı.

  • Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Genel Başkanı Uran:

    Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Genel Başkanı Gazi Taner Uran, terör konusunda Avrupa’nın ikiyüzlü davrandığını belirterek, kendi başlarına bu türlü olaylar geldiğinde Türkiye’den daha sert tedbirler aldıklarını söyledi.

    Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Genel Başkanı Gazi Taner Uran, Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Kastamonu Şubesinin davetlisi olarak Kastamonu’ya geldi. Kastamonu’da Şube Başkanı Berat Satıoğlu ve şehit ailelerini ziyaret eden Uran, Türkiye Harp Malulü Gaziler, Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Kastamonu Şubesinin yeni binasını gezdi. Daha sonra basın toplantısı düzenleyen Uran, 15 Temmuz’da FETÖ terör örgütü mensupları tarafından devlete karşı büyük bir kalkışma hareketinin yapıldığını ifade ederek, “Türk milleti dirayetli davranarak bu hainlere gereken dersi verdi. Tabi bunun karşılığında da maalesef şehitlerimiz ve gazilerimiz oldu. Bir defa şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Bunun karşılığında devletimiz de özlük hakları konusunda bir çalışma yaptı. Tabi biz bunları söylerken, bu fedakarlık yapan arkadaşların fedakarlıklarını önemsizmiş gibi gösterme niyetimiz yok. Bizler için Kurtuluş Savaşı’nda Şanlıurfa’da yaşanan, Kahramanmaraş’ta yaşanan, bir Erzurum’da yaşanan ne ise tüm Türkiye genelinde de 15 Temmuz’da o yaşandı. Bizler Cumhuriyeti kurduk, savunduk. Demokrasiyi de 15 Temmuz’da şehit olanlar, gazi olanlar ve Türk milleti dirayetli bir şekilde FETÖ’cülere gereken cevabı verdi. Halen terörle mücadelemiz devam ediyor. Bunun neticesinde de olsa üzülerek de olsa şehitlerimiz gelmeye devam ediyor. Hakkari Çukurca’da yine şehidimiz var. Biliyorsunuz ki şehitler arasında ayrım olmaz. Biz bu konuda ayrım yapılmasına karşıyız. FETÖ de bir terör örgütüdür, PKK da bir terör örgütüdür. Terör örgütüne karşı verilen mücadelede ayrımcılık yapılmasını bir defa biz kabul etmiyoruz. Tabi bu yaşanan süreçte şunu da gördük. Maalesef özlük hakları konusunda bilgisi olan devlet yöneticileri de az. 15 Temmuz’da şehit olanlara, gazi olanlara verilen nakdi tazminat 17 Temmuz’da PKK’ya karşı şehit olan veya 20 Temmuz’da ya da bugün şehit olanlara verilen nakdi tazminatın 5 katı. 5 katı nakdi tazminat veriliyor. Bir defa bunu kabul etmemiz mümkün değil. Bunun yanında Kanun Hükmünde Kararname ile gazilik unvanı verildi. Bir defa biz verilmesini kabul ediyoruz. Bundan önce maluliyet şartı aranıyordu. Şimdi maluliyet şartı kaldırıldı. Fakat ne yazık ki terörle mücadelede yaralanıp iyileşen bizim kahraman askerlerimize gazi unvanı verilmiyor. Ama çıkan kanunda direk gazi denmiş. Yani onda da bir terim karmaşası var. Bunlar malul gazi mi sayılacak, muharip gazi mi sayılacak? O belli değil. Sadece gazi diye düz bir ifade geçmişler. FETÖ’ye karşı mücadele eden, bu konuda hayatını veren, gazi olanlara sağlanan özlük hakları ile bölücü terör örgütüne karşı yapılan mücadelede şehit ve gazi olanlara aynı özlük hakları verilmiyor. Bunu üzülerek de olsa kınıyoruz. Yani diyelim iyileşmiş, ayağı veya kolu kesildi. Pansuman yapıldı. İyileşti. Buna gazi unvanı verildi. Maaş hariç gazilere sağlanan tüm imkanlardan yararlanıyor. Ücretsiz seyahat hakkından yararlanıyor. Toplu konut kredisini kullanma hakkı var. Eğitim ve öğretim yardımı alma hakkı var. Ama diyelim ki terörle mücadelede çatışmaya girmiş, kolundan yaralanmış ama herhangi bir sakatlığı olmamış. Buna bu hakkı vermiyorsunuz” dedi.

    Terörle mücadele kapsamındaki suçlara idam cezası getirilmesi çağrısını yineleyen Taner Uran, “Biz idam istiyoruz. Bunun yanında seçilenler seçildiği zaman yemin ediyorlar. O yemin de Türkiye Cumhuriyeti’ne sağdık kalacaklarına yönelik yemin ediyorlar. Yani oraya gelip devletten aldıkları maaşlarla terör örgütünün sözcülüğünü yapmak onların hakkı da değil, haddi de değil. Bir defa bu durum yasalara aykırı. Yani siz seçildiniz diye terör örgütünün sözcülüğünü yapma hakkını nereden alıyorsunuz? Kanunlar var. Kanunlar herkese eşit şekilde uygulanır. Bugün terörü kim överse onun kanunda bir karşılığı vardır. Bu bedeli de ödeyecektir. Onun seçilmiş olması ona bu ayrıcalığı vermez. Avrupa konusuna gelince bizim camiamız Avrupa Birliği üyesi ülkelerinin terör konusunda samimi olduklarına inanmıyoruz. Çünkü onlar Türk milletinin güçlü olmasını istemiyor. Bugün sadece bölücü terör örgütü PKK değil FETÖ’yü de himaye etmiş durumdalar. Yani Avrupa Birliği terör konusunda ikiyüzlüdür. Ve bu ikiyüzlülüğünü de biz kınıyoruz. Türk milleti bu konunda uyanık. Bizler bu konuda uyanığız. Acaba Avrupa parlamentosunda, Almanya’da, Fransa’da, İspanya’da çocukları katleden, okulları yakan, hizmet götürmek için gelen sivil vatandaşları öldüren bir grubun sözcülüğünü Avrupa’da herhangi bir ülke, parlamentoda seçilmiş bir kişi bunlarla ilgili konuşsa başına ne gelebilir. Bizden daha sert önlemler alacağına bizler inanıyoruz. Ve şimdiye kadar da bu vekillere gereken yapılmamıştı ve geç de olsa yapıldı. Biz bu konuda memnunuz. Geç oldu ama ihanetin da bir bedeli var. Bedelini de inşallah ödeyecekler” diye konuştu.

    “Bu ülkede OHAL gerekiyorsa OHAL uzatılmalıdır” diyen Uran, şöyle konuştu:

    “Öyle şeyler duyduk, gördük, yaşadık ki bu FETÖ’cüler her yere sızmış durumdalar. Öyle insanlar ortaya çıkıyor ki biz hayretle karşılıyoruz. Benim meslekte geçmiş dönemlerde görev yaptığım arkadaşlarımdan da hain çıktı. Bizim bu hainleri temizlememiz lazım. Bizim bu ülkeyi korumak için, demokrasimizi korumak için, Cumhuriyeti korumak için bu hainlere gereken dersin verilmesi gerekiyor. Bunun için de OHAL gerekiyorsa devam etmelidir. OHAL bizlerin hayatını çok etkilemedi. İstediğiniz gibi dolaşıp, yurt dışına çıkabiliyorsunuz. Kimler etkilendi? Bylock kullanan, eagle kullanan, FETÖ’nün peşinden gidenler etkilendi. Aralarında suçsuz olabilir mi? Milyonda bir de olsa olabilir. Cumhurbaşkanımız ’at izi it izine karıştı’ şeklinde açıklamalarda bulundu. Bizim temennimiz bunların tespit edilmesi, adil bir şekilde yargılanması, gereken ceza ne ise o cezanın verilmesi. Bugün PKK ne ise bizim gözümüzde FETÖ’nün de hiçbir farkı yok. Biri Marksist, Leninist düzeni savunup Kürt milliyetçiği yapıyor, diğeri insanlarımızın dini duygularını sömürüp kendini mehdi ilan eden, peşinden ilkokul mezunu bile olmayan, ne mezunu olduğu bilinmeyen sümüklü birinin peşinden profesörler, valiler, kaymakamlar, askerler, generaller gitmiş. Gereken ne ise o yapılmalı. Biz Cumhuriyeti kolay kurmadık. Mücadele ettik. Bunun için fedakarlıklar yaptık. Şehitlerimiz var, gazilerimiz var. Yani ülkeyi onlara mı teslim edeceğiz. Buna izin verebilir miyiz? OHAL uzatılması gerekiyorsa uzatılmalı. Bizim için sıkıntı yok.”

    Şube Başkanı Satıoğlu, ziyaretin ardından Genel Başkan Uran’a Kastamonu’nun yöresel ürünlerinden oluşan hediye sepeti takdim etti.

  • 15 bin TL parasını aldılar ’Bize dul erkek bul’ dediler

    Hatay’ın Kırıkhan ilçesinde aracılar vasıtası ile tanıştığı Suriyeli gelin için 8 bin TL para veren, ayrıca 7 bin TL değerinde altın takı alan 45 yaşındaki Fazıl Küçükyılmaz, “Suriyeli Ceylan, hasta annesini ziyarete gideceğini söyledi ve bir daha kendisini bulamadım. Aracılar ise beni arayarak hala para istiyorlar ve benden kendilerine dul erkek bulmamı istiyorlar” dedi.

    Kayseri’nin Sarız ilçesine bağlı Ayranlık Mahallesi’nde çiftçilik yapan 3 çocuk babası Fazıl Küçükyılmaz, 2015 yılında eşinin geçirdiği kalp krizi sonucunda hayatını kaybettiğini söyleyerek, “Sarız’da Suriyeliler ile evlenen tanıdıklarım vardı. Onlar Hatay’dan birilerini aradılar ve bir kaç gün sonra bizi Kırıkhan’a çağırdılar. Komşum ile birlikte ile Hatay’ın Kırıkhan ilçesine gittik ve burada beni Ceylan isminde bir Suriyeli ve Mehmet S. isminde biriyle tanıştırdılar. Burada Ceylan için pazarlık yaptık ve 5 bin 500 TL peşin, 2 bin 500 TL’yi ise daha sonra bankadan havale ettim. Bu arada Ceylan’ı da alarak Sarız’a getirdim” dedi.

    Ceylan ismindeki Suriyeli’ye yüzük, küpe ve bilezikten oluşan 7 bin TL değerinde altın takı aldığını anlatan Fazıl Küçükyılmaz, “10 gün sonra Ceylan, ’Annem hasta, yanına gitmem gerek’ diyerek İskenderun’a gitti. Birden İskenderun’da kayboldu ve bir daha kendisinden haber alamadım. Daha sonra ben de telefon numaraları ve TC kimlik numaraları bulunan aracılarla görüştüm. Bana ’bize dul erkek bul’ dediler. Ben dul erkeği nereden bulayım, köyde yaşayan bir insanım. Karımı sorduğumda aracılardan İbrahim T., ’200 dolar gönder, karın 4 saat sonra yanında olur’ diyor” diye konuştu.

    Jandarmaya başvuruda bulunduğunu söyleyen Fazıl Küçükyılmaz, kendisinden 15 bin TL para alanların TC kimlik numaralarının ve adreslerinin bulunduğunu belirterek, “Yetkililerin bu şahısları bulmasını ve gerekenin yapılmasını istiyorum. Ben 15 bin TL harcadım. Benim 5 yıllık gelirim gitti. Köy yerinde ne yapacağımı bilemiyorum. Bakmakla yükümlü olduğum 3 çocuğum ve bir de yaşlı annem var. Evimize gelin geldi diye çok sevindik ama şu anda perişan bir haldeyiz” ifadesinde bulundu.